Bana Göre Candy'nin Hikayesi( Hİkayenin 115. bölümünden sonra devamı...)
Şu kişiden alıntılanmıştır: reyhansenel tarhinde 07/08/2018, 17:15ÖNCELİKLE BU SİTEDE YAZAN ARKADAŞLARA VERY THANKS CANDY NİN YAZARINA SİNİR OLDUM BAHTSIZ BEDEVİ CANDY NİN SONU BÖYLEMİ OLMALIYDI ÇOK EKSİK VAR. NEYSE BEN KENDİMCE BİR ROMAN YAZIYORUM. BİR YAZAR DEĞİLİM AMA OLMAK ÇOK İSTİYORUM. BUNUN İÇİNDE ÇABALIYORUM. AYRICA HAZIRLADIĞIM BİR ROMANIM VAR FAKAT TEKRAR DÜZELTMELER YAPACAĞIM AMA YAZILANLARI OKUYOR SİZİN DÜNYANIZDAKİ BU TATLI HİKAYENİN İÇİNDE SÜRÜKLENİYORUM. CANDY HAYATIMDA İZLEDİĞİM EN GÜZEL HİKAYELERDEN BİRİ ROMANIN YAZARINA BİR SAYGIM VAR . HER NE KADAR KIZSAM DA BÖYLE BİR HİKAYE İLE BİZİ BİRBİRİMİZE BULUŞTURDUĞU İÇİN ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM. BU ONUN ROMANI ONUN HİSLERİ BÖYLE BİTİRDİ. BELKİDE SIKILDI. BİLEMİYORUM. AMA YAZAR, CANDY NİN HALA ONUNLA KONUŞTUĞUNU SÖYLEDİ. DEMEK Kİ HİKAYE BİTMEDİ. ŞİMDİ CANDY BİZİMLE KONUŞUYOR. BİZİM YAZMAMIZI İSTİYOR. ZATEN BİR DEVAMI OLMALI.SİZ DE BÖYLE DÜŞÜNÜYORSUNUZ. BEN HİKAYE Yİ DEĞİŞTİRMEK YERİNE DEVAM EDİYORUM. ÇÜNKÜ UCU AÇIK PARÇALAR VAR. YAZARINA SEVGİLER.
BÖLÜM: 1
CANDY NİN YENİ DÜNYASI
Sabahın erken ışıkları Bayan Ponny nin evini aydınlatıyordu. Her yer taze çiçek kokusu ile doluydu. Candy uyanır uyanmaz,üzerini değiştirdi. Kurin ile beraber koşarak tepeye çıktı.Taze havanın kokusunu içine çekti. Tatlı bir rüzgar saçlarını ve yüzünü okşuyordu.Huzur dolu bir sesle içinden;
-Ah ne güzel! harika bir bahar kokusu burası benim cennetim ve hep öyle kalacak dedi. Candy i seyreden bayan Ponny arkasından seslendi.
-Candy !Candy!
Candy arkasını dönerek cevap verdi.
-Geliyorum bayan Ponny!Hadi kurin gidelim.
Candy,bayan Ponny nin yanına gittiğinde bay Albert ı görünce sevinçle;
-Ah! Bay Albert ne hoş bir süpriz dedi.Bay Albert gülümseyerek cevap verdi.
-Günaydın! Candy seni görmek çok güzel iyi dinlendin mi?
-Çok iyiyim Bay Albert şimdi işe başlama zamanı
Bay Albert emin bir tavırla;
-Ama bugün değil Candy dedi.
Candy şaşırdı.
-Neden Bay Albert?diye sordu.
-Bugün seninle çok önemli bir konuya imza atacağız
Candy meraklı gözlerle Bay Albert a baktı.
-Nasıl bir konu acaba?
-Şu çalıştığın berbat klinik Candy orasını acil olarak restore edilmesi gerektiğini düşündüm.Ben orasının çok da sağlıklı olduğunu düşünmüyorum.Bu nedenle restore ettirmeye karar verdim.Sen ne düşünüyorsun?
-Harika! bir fikir Bay Albert
-Sen yokken biz çalışmalara başladık bile hatta bitmek üzere Candy
Ah sahi mi? Ne güzel
-Ben Bay Martin ile konuştum. O da çok sevindi. Hastalar daha sağlıklı bir ortamda tedavi olacaklar Candy hem yeri bir az daha büyüttük. Daha çok hastan olacak. Şimdi den hazırlansan iyi olur.
-Harika !ne güzel !Çok mutluyum.Bay Albert
-Daha bitmedi Candy sana bir süprizim de var.
-Nedir Bay Albert ?
-Ah Candy sen hiç değişmeyeceksin. Süpriz dedim ya süpriz söylenmez.
-Haklısınız. Bay Albert üzgünüm
Candy kahvaltısını yapar yapmaz.Bay Albert ile birlikte kliniğin yolunu tuttu. Huzurlu ve mutluydu..Acılarını arkada bıraktığı için kendini çok daha hafiflemiş hissediyordu. Candy kliniğe vardığında Bay Martin'i bir grup işçi ile çalışma yaparken gördü.Klinik tamamlanmış gibi görünüyordu.Bay Martin Candy i gördü ve koşarak yanına geldi.Heyecanla;
-Candy Candy! diye seslendi. Candy gülerek cevap verdi.
-Bay Martin! Nasılsınız? Sizi görmek çok güzel
-Seni de öyle Candy Gördün mü? Yeni klinik nasıl? diyerek kliniği gösterdi. Candy sevinçle;
-Burası harika olmuş Bay Martin dedi.Bay Albert ise;
-Bitmiş gibi görünüyor sanırım 3 gün sonra açılışa hazırız.
-Evet Bay Albert dedi piposunu üfleyerek Bay Martin. Candy merakla sordu.
-Ne açılışı bu?
-Çarşamba günü en güzel halinle burada ol Candy büyük bir süprizimiz var sana büyük bir kutlama dedi Bay Martin.
-Kutlamalara bayılırım.Tamam Bay Martin
Bay Albert :
-İstersen içeri girelim Candy bir bakalım yeni yerimiz nasıl olmuş.
-Elbette Bay Albert zevkle
Candy içeri girer girmez gördükleri karşısında neredeyse sevinçten uçacaktı. Her şey yeniydi.Taze boya kokusu içeriyi doldurmuştu. Duvarlar bembeyazdı. Etraf aydınlıktı.Kliniğe getirilen yeni malzemelerde ışıl ışıl parlıyordu. Üstelik tavana doğru baktığında üstte bir kat daha olduğunu fark etti. Merdivenlerden koşarak çıktı.
-İşte bu harika! Ne kadar da büyük bir yer olmuş dedi.Bambaşka bir dünyaydı burası.Hastalarına daha iyi bakabileceğini hayal etti. Yüzünde tatlı bir tebessüm vardı.Sevinçle bağırdı.
-Burası muhteşem! Bay Albert benim yeni dünyam dedi.
Bay Albert
-Sakin ol ! Candy Sanırım sen hiç büyümeyeceksin dedi ve güldü.
-Aslında hiç büyümeye niyetim yok bay Albert dedi Candy neşeyle
Bay Albert pencerenin önüne gelerek bir an düşüncelere daldı.Kısa bir sessizliğin ardından,
-Sana bir haberim var Candy dedi. Candy Albert ın yüzündeki ciddiyeti gördüğünde merakla sordu.
-Nedir? Bay Albert
-Bana sadece Albert de lütfen Candy dedi ve derin bir nefes alarak Terry dedi .
-Terry mi? Ona ne oldu Albert?
-O artık annesi ile çalışıyor Candy gruptan ayrıldı. Candy bir an şaşırdı.
-Sahi mi? Albert şimdi nerede peki?
-Annesi Elenor Baker ile kalıyor.Birlikte yaşıyorlar. Elenor Baker Chicago da kendi adına bir tiyatro kurdu.Profesyonel oyuncularla birlikte bir grup oluşturdu.
Candy derin düşüncelere daldı.Kendi kendine ''o annesi ile birlikte ya Susanna oda onunla ne güzel Terry adına sevindim''.dedi. Bay Albert Candy e baktı ve ne düşündüğünü tahmin edebiliyordu.
-İstersen onu izlemeye gidelim Candy ne dersin dedi. Candy içinde duyduğu özlem hissi ile;
-Sahi mi? Bay Albert bu olabilr mi?Acaba... Candy duraksadı. Hala Terry i sevdiğini anlamıştı. Kurtulamamıştı.Bay Albert
-Tabii Candy siz arkadaşsınız dedi. Candy sevinçle;
-Tamam onu göreceğim dedi.
Akşam olduğunda tiyatronun önü kalabalıktı. İzleyiciler sırayla içeri giriyordu.Az sonra yeşil bir araba yanaştı. İçinden Elenor Baker tüm zerafetiyle arabadan indi. Üzerindeki mavi renkli bir elbise ile bir prenses gibi görünüyordu. Bay Albert Elenor Baker ın yanına giderek merhaba dedi.Bu akşam muhteşemsiniz. Elenor Baker zarif bir edayla karşılık verdi.
-Teşekkür ederim. Bay Albert çok naziksiniz dedi.
Bayan Elenor Candy i gördüğünde gözleri hüzünle doldu.Tatlı ve yumuşak sesiyle;
-Merhaba Candy dedi. Candy üzgündü.
-Merhaba efendim diyerek karşılık verdi. Elenor Baker oğlu Terry nin Candy e olan derin aşkının farkındaydı.Başına gelenleri biliyordu.Yavaşça Candy e doğru yaklaştı ve omuzlarından tutarak,
-Terry ile ayrılmana çok üzüldüm.dedi Candy şaşırmıştı. Konuşmak üzereyken Candy i susturan Elenor Baker sakince;
-Hiç konuşma çocuğum her şeyi biliyorum.Oğlumun Susanna ile mutlu olmadığını mecbur kaldığı için onunla olduğunu seni sevdiği halde vicdanının sesiyle aşkı arasında kaldığını biliyorum. Ama kimse vicdan bile olsa sevmediği biriyle mutlu olamaz Candy inan bana Terry çok acı çekti sende öyle ona gitmelisin. dedi.
-Fakat ya Suzanne bu iyi bir fikir değil efendim.
-Merak etme Candy onlar ayrıldı. Susanna kendisini sevmeyen biriyle yapamayacağını anladı. Terry nin kalbi sendeyken bu nasıl olabilirdi. Hiç bir şey söyleme Candy benimle gel, yoksa onu sevmiyor musun? Onu seviyorsun Candy
Candy nin birden bire gözleri doldu. Elenor Baker gözlerinin içine bakıyordu. Gözyaşları içinde Elenor Baker a sarıldı.
-Evet onu seviyorum. Onu hiç unutmadım efendim.diyerek hıçkırıklara boğuldu.
Elenor Baker:
-Öyleyse gel benimle dedi.Seni ona götüreyim.
-Ama..
-Hadi Candy
Candy bir an durakladı. Duyduklarına inanamıyordu. Terry ve Susaana artık ayrıydı.Birleşmek için hiçbir engel kalmamıştı. Bu bir mucize miydi? dedi Candy kendi kendine Elenor Baker Candy nin gözlerine baktı. Elinden tuttu ve arka taraftaki giriş kapısından kulise götürdü. Kapı açıldığında Terry koridorda Candy i gördü. Şaşkındı.Adeta dona kalmıştı. Candy ise Terry i gördüğünde gözyaşlarını tutamamıştı.Bayan Elenor her ikisinin de elini tuttu ve ellerini bir araya getirdi. Terry Candy nin ellerini avucunda hissediyor ona sarılmak için can atıyordu. Bu bir hayal mi yoksa gerçek miydi. diye düşündü .
Elenor Baker;
-Artık birbirinizi hiç bırakmayın dedi.
Terry, Candy e sıkıca sarıldı. Candy bu anı ne kadar bekledim.Şimdi kollarımdasın bu hayal değil şimdi hiç olmadığım kadar mutluyum dedi içinden Candy ise Terry nin sıcaklığını, kokusunu duyuyor yüreği sevgiyle doluyordu. Bay Albert buna çok sevinmişti.Bayan Elenor a şükranlarını sundu. Elenor Baker artık daha mutlu olduğunu oğlunun mutluluğundan dolayı huzur duyduğunu söyleyerek kulise girdi. Terry Candy e
-Artık birlikteyiz çilli tarzan diyerek kulağına fısıldadı.Her zaman bu sözüne kızan Candy
-Bunu söylemeni bile özlemiştim Terry dedi.Bay Albert onları izliyordu. Birden Terry ile göz göze geldi Terry utanarak,başını kaşıdı.
-Albert seni görmek ne güzel dedi ve sarıldı.
-Seni de öyle koca adam Uzun zamandır görüşmüyorduk. Biliyorsun ben gezmeyi seviyorum.
-Evet öyle ama bir akşam bir yerlerde bir şeyler içeriz değil mi?Albert
-Tabiki Terry eski günlerdeki gibi artık Candy de var.
Terry Candy nin elinden tuttu.Evet artık hiç ayrılmayacağız dedi.
Oyun başlamak üzereydi izleyiciler yerlerini almışlardı. Terry acele ile gitmesi gerektiğini söyleyerek Candy i elinden öptü.
-Görüşürüz çilli tarzan dedi. Koşarak perde arkasına geçti. Candy ve Albert da koltukta yerlerini aldılar.Büyük bir heyecanla oyunu izlediler .Candy oyunun sonunda kapıda Susanna ile karşılaştı.Şaşkındı.Yumuşak bir sesle Susanna
-Merhaba Candy dedi.
Candy başını eğerek karşılık verdi.
-Merhaba Susanna !
Susanna Candy e karşı mahçuptu. Onu Terry den ayırmakla bencilce davranmıştı. Candy ise artık bunların geride kaldığını dost kalabileceklerini umuyordu.
-Seni Terry den ayırmakla bencilce davrandım. Candy
-Bunlar geride kaldı. Artık dosttuz değil mi ? Suzanna
-Zaten hiç düşman değildik Candy dedi.Bay Albert Suzanna yı gördü.
-Nasılsın Susanna diye sordu. Susanna ise
-İyi olmaya çalışıyorum.dedi. Candy e dönerek
-Buralardan gitmeye karar verdim Candy dedi. Candy şaşkınlıkla sordu.
-Neden Susanna?
-Burada tedavi olmam hiçbir işe yaramadı.Tek bacakla yürümek zor üstelik sandalyeye mahkum oldum.dedi. Candy yaşadığı tecrübelere dayanarak Suzanna yı teselli etti.
-Bunun için kendini üzmemelisin Susanna dünyada sakat kalan birçok insan hayat a tutunuyor Ben bir hemşireyim. Çok hasta gördüm.Yaşadığın için Tanrıya şükretmelisin, Seni ayağa kaldıracağım.Sandalyeden kurtulacak en azından tek bacakla yürüyebilecek kimseye muhtaç olmayacaksın.dedi. Susanna gülümseyerek
-Teşekkür ederim Candy sen iyi birisin dedi.
-Artık dostuz Susanna dedi Candy ve ona sarıldı.
Elisa ,ertesi akşam Terry i izlemeye gelmişti.Kulise girmeye çalışıyordu Fakat görevliler onu içeri almamakla beraber kolundan tutup,dışarı çıkarmışlardı.Bu duruma bozulan Elisa sinirinden dişlerini sıkıyordu ki tam bu sırada arkasında duran zarif kumral bir gence çarptı. Genç Elisa yı selamlayarak'' dikkat edin leydim'' dedi Elisa arkasını döndü ve gencin yakışıklılığı karşısında dili tutulmuştu.Bu asil çocuk da kim böyle dedi içinden Genç Elisa' ya yaklaştı.
-Bir sorununuz mu var leydim.dedi. Elisa yakınarak;
-Terry benim arkadaşımdır. Kendisi ile görüşmek istiyorum.Ama izin vermiyorlar dedi.Genç şaşkınlıkla
-Hımm demek Terrius Grandchester sizin arkadaşınız O benim de arkadaşım onunla çok yakınız ben de onu görmeye gidiyordum isterseniz sizi de götüreyim.leydim dedi. Elisa şaşırmıştı.
-A evet ama vazgeçtim.Adınızı bahşeder misiniz beyefendi diye sordu.
-Adım Richard Astor Uluslar arası ilişkilerde Astor ailesi adımızı duymuşsunuzdur. Ya sizin ki leydim
Elisa bu ismi duyunca soylu bir ailenin oğlu olduğunu anladı.
-Adım Elisa Leagon. Leagon ailesinin kızıyım.
-A öyle mi?Sizinle tanışmak benim için bir şeref Leydim.Madem ki içeri girmiyorsunuz o zaman izninizle leydim diyerek uzaklaştı.
Elisa bu gence ilk görüşte aşık oldu.Eve giderken yol boyunca Richard ı düşündü. Richard ise Terry i Kuliste görmüştü.
-Merhaba Terry dedi.
-Merhaba dostum seni burada beklemiyordum.
-Ününü her yerde duymak güzel Terry hayranların kapıda içeri girmek için çabalıyorlar.Güzel leydiler kapılardan kovularak uzaklaştırılıyor.
Terry şaşırmıştı.Kim ?bu acaba diye düşündü.Aklına Candy geldi. Heyecanla kim olduğunu sordu.
-Kimdi? Richard
-Ha adı şey demişti. Leagon ailesinin kızı olduğunu.. ah hatırladım Elisa dedi.
Terry şaşkınlıkla
-Elisa mı? O şeytanın buraya girmediği iyi oldu.
-Bana kalırsa Terry hiç de öyle biri değil
-Ah! dostum insanlar konusunda ne kadar da peşin düşünen birisin onu tanısan böyle düşünmezdin. İnan bana o kızdan uzak dur.Yoksa başın ciddi anlamda belaya girer. diye uyardı Terry
Richard güldü.
-Ah! Terry hiç değişmemişsin dostum.
-Ben senin iyiliğin için konuşuyorum dostum. Richard
-Tamam tamam Terry sen beni hep düşünürsün. Hazırsan çıkalım.
-Hazırım.
Richard ile Terry kulisten çıkıp arabaya binerek uzaklaştılar.
Elisa eve varmıştı. Dalgın ve gülümsüyordu. Neil onu görünce onda garip bir hal olduğunu gördü.
-Neyin var? Elisa çok düşüncelisin.Kardeşim.
-Bu gün soylu ve centilmen bir erkekle tanıştım. Neal O çok yakışıklı biriydi. Astor ailesinin bir üyesi zengin ve asil
-Ah Elisa yine mi aşık oldun. Bana kalırsa çabaların boşa çıkacak.
-Nedenmiş o ?
-Onu nerede gördün Elisa
-Terry nin arkadaşı olduğunu söyledi. Onunla tiyatronun önünde tanıştım.
Neal şaşkınlıkla Elisa ya baktı.
-Terry mi? O zaman bunun olmayacağına garanti ederim. Kardeşim Çünkü onun arkadaşı Candy e yaptıklarından dolayı seninle asla ilgilenmez. Mutlaka seninle konuşmaması için onu tembihlemiştir. Biliyorsun Terry Candy e çıldırıyor.O tam bir belalı okulda Candy i korumak için beni birçok kez tartaklamıştı. Elisa yüzünde sinsi bir ifadeyle Neil a baktı.
-O zaman ben de iyi bir kız gibi davranır Richardın kalbini kazanırım. Terry ide Candy den ayırmak ve Candy nin ağladığını görmek çok güzel olacak dedi.
Neal gülerek;
-Richard Candy den etkilenebilir benim aşık olduğum gibi Elisa
Elisa Neil ın sözlerine sinirlenmişti. Öfkeyle ;
-Ah çok zevksiz birisin Neil O Candy gibi pasaklı birini asla sevmez.dedi. Neil emin bir tavırla kollarını birbirine bağladı.
-Elisa ,geçmişe bir bak Anthony Terry şimdi de Richard sen aşk da hep kaybettin unutma
-Hıh !Bu sefer böyle olmayacak Richard ı ona vermeyeceğim. Onu benden alamayacak
Neil rahat bir tavırla devam ediyordu.
-Elisa, Candy almasa da Richard onu sever emin ol dedi. Elisa bunu duyunca daha da öfkelendi. Bağırarak;
-Sen ne zamandan beri Candy den yanasın söylesene Neil dedi . Neil sakince;
-Ben gerçekleri söylüyorum. Güzel kardeşim sadece gerçekleri hoşça kal Elisa ben odamdayım Annem sorarsa söylersin.diyerek odadan ayrıldı.
-Ah! Neil senden herkesten en çok da Candy den nefret ediyorum.dedi. Elisa nın gözleri öfke doluydu. Ama Richardı düşününce yüreğinde ılık bir sıcaklık hissediyordu. Acaba Richard onu sevecek miydi?
Bayan Leagon eve döndüğünde Candy nin Bay Williamın koruması altında olduğu için ondan kurtulamamaktan şikayetçiydi. Bay Leagon Candy e hak vermişti. Aslında onu sevmişti. Ama bayan Leagon a söz geçiremiyordu. Candy i koruduğu için eşiyle ters düşüyordu. Kimseyi istemediği bir evliliğe zorlayamazdı. Neal, Candy i unutmaya çalışıyordu. Daisy' le vakit geçiriyordu.Öğleden sonra Archie den Candy e bir zarf içinde şık bir davetye ve mektup gelmişti. Archie evde Elroy halanın baskısından sıkıldığı için Annie ile evlenmeye karar verdiği yazıyordu. Candy haberi alır almaz Arhie ' yi ziyarete gitti. Archie Candy i gördüğünde onu sevinçle karşıladı.
-Merhaba Candy seni görmek çok güzel şu kasvetli malikane seninle huzur buluyor dedi.
-Archie teşekkür ederim. Sen iyi bir dostsun. Haberini aldım ve buraya geldim. Demek damat oluyorsun.
-Sence olabilecek miyim?Candy
-Ah! Neden olmasın Archie sen harika, centilmen bir erkeksin sana çok yakışacak.
-Beni rahatlatmayı her zaman başarmış sındır Candy
-Annie nerede?Archie
-O düğün için hazırlık yapıyor kadınları bilirsin.
-Bana neden söylemedi Ona yardımcı olurdum.
-Ah !Candy Brighton ailesini bilirsin küçük kızları büyüdü şimdi evleniyor,bu nedenle her şeye burunlarını sokuyorlar. Annie yi rahat bırakmıyorlar. Evlendiğimde de rahat bırakacaklar mı acaba?
Candy şaşkındı.İlk defa Archie yi böyle görüyordu.
-Archie ,Annie ile evleneceğine memnun değil gibisin.
Archie düşüncelere dalmıştı.Kısa bir sessizlikten sonra Candy nin gözlerine baktı.
-Aslında bunu söylemek pek doğru değil Candy Belkide beni kınayacaksın .Annie senin en iyi arkadaşın üzülmesini istemezsin biliyorum sana yalan söyleyemem sana karşı hep dürüst oldum Candy bunu bilmeni istiyorum.Ben hayatımda bir defa gerçekten sevdim. Oda sendin Candy eğer Anthony ilk seninle karşılaşmasaydı inan seni ona vermezdim. Anthony nin ölümüne çok üzüldüm. Biz kardeş gibiydik ama Candy seni seviyordum. Hem de çok Anyhony öldükten sonra belki bir umut beni seversin sandım sen Terry i seçtin. Annie yi kendi mutluluğum için değil Annie beni sevdiği için evleniyorum.Kalbimde her zaman sen olacaksın Candy bu sırrımı seninle paylaşıyorum. Beni affet Candy ama elimde değil seni daima seveceğim.
Candy duydukları karşısında şoktaydı. Archie nin kendisini bu denli sevmesine şaşırmıştı. Terry olmasına rağmen sevmeye devam etmesine derin bir üzüntü duymuştu. Annie nin sevgisi Archie yi mutlu etmemişti. Candy Archie ye Terry den bahsetti.
-Terry ile tekrar bir aradayız Archie üzülmeni istemiyorum. Lütfen benim için acı çekme seni anlıyorum sen harika bir insansın beni hep korudun yanımda oldun sana minnettarım.Lütfen bir daha bundan bahsetme biz sadece akrabayız ve iki iyi dostuz. Annie üzülmesin.
-Peki Candy bu aramızda bir sır olarak kalacak Terry ile sana mutluluklar dilerim. Umarım mutlu olursun Candy sen bunu hak ediyorsun.
-Teşekkürler Archie
-Hadi içeri gel de birer çay içelim Candy
-Olur seninle çay içmeyeli çok oldu öyle değil mi ?Archie
-Ha hah hafızan çok iyi Candy bu bana Saint Paul okulunu hatırlattı. Saint Paul okulunda az kalsın yakalanıyorduk hatırladın mı?
-Evet Archie Stear la çok korkmuştunuz.
-A evet Stear bazen hatta her zaman itiraf etmek gerekirse onu çok özlüyorum Candy
-Bende öyle
-Neyse bu acı konuları bırakalım. Şimdi düğün zamanı öyle değil mi?
-Haklısın Archie Adleylerde düğün var dedi neşeyle Candy
ÜÇ GÜN SONRA
Candy Albert ile birlikte arabayla kliniğin kapısına yanaştı. Candy kliniğin üzerinde büyük beyaz bir örtünün olduğunu gördü.Restorenin tamamlanmadığını düşündü.
-Albert henüz bitmemiş anlaşılan dedi Candy
Bay Albert gülümsedi.
-Bekle Candy sadece bekle dedi.Kliniğin arka kapısından Archie Annie,Rahibe Maria, Tom ve Bay Martin Şeker kız Candy şarkısı ile ön tarafa geldiler. Candy şaşkındı.
Bay Albert iki işçi ile birlikte beyaz örtüyü yavaşça açtı.Kliniğin adının ''Candy Candy'' olduğunu gören Candy gözyaşlarını tutamadı.
-Çok mutluyum Bay Albert benim adıma bir klinik artık benimde bir işim var. Gerçek bir iş dedi.
-Evet Candy süprizim bu artık sen başarılı bir hemşiresin. Yeni hastalarınla sana hayatta başarılar dilerim.
-Teşekkür ederim Albert bu hayatımdaki en güzel hediye dedi Candy Archie ve Annie şarıkyı söyleyerek Candy i tebrik ettiler.
Güzel bir kutlamanın ardından Terry Candy le tiyatroda buluştu. Romeo ve juliet sahnelenecekti.Ani bir çığlık sesi duyuldu.Karen fenalaşmıştı. Oyunun sahnelenmesine 4 saat kalmıştı.Tiyatroda bir kargaşa oldu. Candy Terry e ne olduğunu sordu.
-Neler oluyor Terry bu kargaşada nedir.
-Candy Kareni tanıyorsun
-Evet Terry
-Fenalaşmış. Durumu ciddi 4 saat sonra oyun başlayacak bütün biletler satıldı. Eğer oyun sahnelenmez ise mahvoluruz.
-Bu çok kötü ama yerine bir başkası oynayabilir öyle değil mi ?
-Evet ama günlerdir hazırlanıyoruz.Oynayacak kimse yok.Ayrıca olsa bile ezberlemek zaman alır.
-Ben oynayabilirim Terry zaten bu eseri o kadar çok okudum ki yapabilirim. Hem seni seviyorum. Bu duyguyu daha iyi yansıtırım. Saint Paul de Juliet olmuştum hatırladın mı?
Terry şaşkınlıkla Candy e baktı.
-Ama Candy Bunu yönetmenle konuşmalıyım.
-Sen hiç merak etme senaryoyu bana bırak
-Ama...
Candy kulise girdi Juliet kostümünü giydi. Karenin masa üzerindeki senaryosunu aldı ve okumaya başladı.Üzerinde yaptığı tekrarlardan sonra yönetmenle konuştu.Yönetmen buna karşı çıkmıştı. Ama Candy ısrar etti.Oyuna 2 saat kalmıştı. Candy ısrarla
-İzleyiciler salonu doldurmaya başladı bile lütfen bırakın oynayayım.dedi
Yönetmen perdenin köşesinden salona baktı. Salon neredeyse dolmak üzereydi. Tüm hazırlıklar tamamdı.Yönetmen ;
-Peki Candy yapabilecek isen sahne senin dedi.
-Teşekkür ederim. Bu harika gidip juliet olayım artık diyerek sevinçle perdenin arkasına geçti.
Perde açıldı. Romeo ve juliet oyunu başlamıştı. Karen hayranları onu sahne de göremeyince şaşırmışlardı. Meraklı gözlerle bakıyorlardı. Candy izleyicilerin bakışlarını yok sayarak oyuna odaklandı. Kendini Juliet gibi düşündü. Onun yaşadığı bu acı aşk hikayesinin ruhunu Terry den uzakta kaldığı süre acı çektiği duygularla birleştiriyordu. Tıpkı Juliet gibi sevdiği kişiden o da ayrılmıştı.O zamanlar ne kadar acı çektiyse bu hisleri sahneye taşıdı ve bu onun müthiş bir performans sergilemesine neden oldu. Son ölüm sahnesinde Terry nin okuldan ayrıldığı günü aklına getirmiş gözyaşlarını tutamamıştı.Tüm seyirci bu gerçekçi sahnelerden etkilenmiş ve ayağa kalkmıştı.Herkes;
-Bravo Bravo!diyordu.Yönetmen şaşkındı.Oyundan sonra teşekkür etti.
-Size teşekkür ederim genç bayan bizi kurtardınız Beklediğimizden de daha iyi bir performans oldu. Karen bile bu kadar iyi oynayamazdı. Size minettarım.
-Bir şey değil.
-Terry gülümsedi.Benim güzel Julietim harikaydın Seni seviyorum Candy tebrik ederim.Bunu kutlayalım ne dersin dedi .Candy mutlulukla,
-Elbette Terry dedi.
Oyundan sonra Candy ve Terry Chicago da şık bir restoranta gittiler. Candy Archie nin düğününden bahsediyordu.
Archie evleniyor Terry dedi Candy
-Ah sahi mi?
-Evet sende gelmelisin
-Bana bir davetye gelmedi.
-Bende senin adına bir davetye var. Terry al bunu Archie sana vermemi istedi.
Terry davetye yi eline aldı ve inceledi.
-Mutlaka geleceğim. Düğünden sonra bizde baş başa bir yerlere gidelim ne dersin Candy uzun zamandır görüşemedik.
-Bu harika olur. Seninle olmayı özlemiştim. Terry
-Juliet rolünde harikaydın. Candy senden böyle bir oyunculuk beklemezdim. Çok gerçekçiydi. Candy üzgündü.
-Aslında senden ayrıldığımda hissettiğim duygulardı Terry Juliet in ruhunu şimdi daha iyi anlayabiliyorum.
Terry Candy nin ellerini avuçlarının arasına aldı.
-Artık ayrılık yok Candy gülümse bakalım çilli tarzan dedi
-Tamam Terry dedi Candy ve neşeyle güldü.
DÜĞÜN ZAMANI
Aradan bir hafta geçmişti. Candy acele ile klinikten çıkıp eve gitti. Üzerini değiştirdi. Su yeşili bir elbise giydi.Uzun sarı saçlarına su yeşili ve beyaz çiçeklerle süslü bir taç taktı. Tıpkı peri kızlarını anımsatıyordu.Aynaya bakıp hazırım dedi.Kapıda Terry vardı. Candy i görünce şaşırdı. Güzel görüntüsünden etkilenmişti. Candy ise Terry i beklemiyordu.Onu evden alacak kişinin bay Albert olduğunu sanıyordu.
-Harika görünüyorsun Candy dedi Terry
-Ah Terry seni beklemiyordum Beni Bay Albert alacaktı sanıyordum.
Terry sitemle kollarını birbirine bağladı.
-Demek öyle çilli genç bayan Albert ı bekliyorsunuz. Ama Bay Albert burada bekleyen bir lady olduğunu söyledi onu almam için de benim gibi genç ve yakışıklı bir şovalye yi görevlendirdi.
-Ah Terry o şovalye sensin demek Peki! genç şovalye ben hazırım. Atınıza atlayıp gidebiliriz.
Terry arabanın kapısını açarak;
Buyrun leydim dedi. Candy ve Terry arabaya bindi. Kiliseye doğru yol alıyorlardı .Az sonra yol kenarında Albert ı gören Candy Terry e durmasını söyledi.Bay Albert arabaya binerek
-Merhaba dedi.
Candy ve Terry aynı anda
-Merhaba Albert dediler.
Terry:
-Albert senin arabanla geleceğini sanıyordum.
-Arabamı tamire bıraktım.Ne yazık ki beni yarı yolda bıraktı. George a bir araba ayarlamasını söyledim.Oda olmadı .Yolda kaldım.İyi ki size rastladım.
-Seni Candy gördü Albert yoksa ben fark edemezdim.
-Teşekkürler Candy
-Bir şey değil Albert Annie ve Archie nasıl çok heyecanlı olmalılar.
-Evet Candy Archie çok heyecanlıydı.
-Peki Annie
-Oda öyle Candy
Candy Annie ve Archie yi düşünüyordu.Özellikle de Archie nin düğün öncesi söylediklerini... Umarım mutlu olurlar. diyerek iç geçirdi.-Terry seni beklemiyordum. Albert nerede?
Kiliseye geldiklerinde içeri girip ön sıralara oturdular. Annie ,Candy ve Terry i görünce gülümsedi. Candy ,Annie nin beyazlar içinde ne kadar güzel ve asil göründüğünü düşünüyordu. Birbirlerine sonsuza dek evet diyen çift çiçeklerle süslü arabaya bindiler. Archie ve Annie çok mutluydular. Davetliler başlarına beyaz ve pembe gül yaprakları atıyordu. Candy, Annie nin gelinliği içinde kendisini hayal etti.Tatlı hayallere daldı. Terry Candy nin bu halini görünce tatlı tatlı güldü.Düğünden sonra evlerine dönen çifti Bayan Elroy karşıladı. Archie ve Annie için yeni bir ev yaptıran bayan Elroy onları odasına çıkardı. Elisa ve Bayan Leagonda oradaydı. Annie nin yeni evinin düzeni için Bayan Elroy a yardım etmişlerdi. Bayan Leagon ve Bayan Elroy odadan çıkarak genç çifti yanlız bıraktılar. Elisa Archie yi ve Annie yi tebrik etti.Ama yine o iğnelemeli laflarını söylemeden geçemedi.
-Tebrik ederim. Archie ve Annie Sanırım Ponny nin evinden gelen bir kız için fazla ihtişamlı bir ev öyle değil mi?
Archie sinirlendi.
-Elisa kapa çeneni!
Annie Archie nin kolunu tuttu.
-Lütfen Archie artık umursamıyorum. Seninle çok mutluyum.dedi.
Archie şaşkınlıkla Annie ye baktı.
-Peki Annie sen artık bir Adleysin. Bence de umursamamalısın. Kahrolası Elisa!
-Ah Archie hoşçakal diyerek odadan çıktı Elisa
-Boşver Archie bugün bizim en mutlu günümüz dedi Annie
-Evet Annie Evet.
Ertesi sabah Bay Leagon a şirketten bir mektup geldi. Acil paraya ihtiyacı vardı.Bankaları aradı ama kredi alamadı.Ne yapacağı konusun da derin düşüncelere dalmıştı.Bir arkadaşını ziyarete gitti.Elindeki acil ödeme yapılması gereken bir senedi ödeyememe endişesiyle doluydu. Fakat oda çok sıkışıktı. Arkadaşı veremeyeceğini elinde yeterli kredi bulunmadığını söylüyordu.Ailesinden gizli İngiltere de Elisa için satın aldıkları küçük bir evi ipotek ettirdi. Bay Leagon ı ancak kısa bir zaman durdurabilirdi.
Öğleden sonra saat dördü gösteriyordu. Terry Candy e bir süprizi olduğunu iş çıkışında Ponny tepesinde buluşmak istediğini yazan küçük bir not gönderdi. Candy notu okur okumaz Ponny tepesine gitti.. Terry i görememişti.Bayan Ponny e onun nerede olduğunu sordu. Bayan Ponny büyük ağacı gösterdi. Terry ağacın arkasında saklanıyordu. Yanında kurin de vardı. Candy i görünce
-Buraya gel çilli tarzan dedi. Candy koşarak yanına gitti. Terry tepenin başında rüzgarda uçuşan saçları arasında Candy e baktı. Candy süprizi merak ediyordu. Terry yere diz çöktü. Cebinden içinde tek taş bir yüzük olan şık kırmızı kadife bir kutudan bir yüzük çıkardı. Candy e verdi. Ardından
-Benimle evlenir misin? Leydim dedi.
Candy şaşkındı. Ne söyleyeceğini bilemiyordu.Gözleri dolmuştu.
-Evet dedi.Sonsuza kadar evet. Terry Candy e sarıldı.Daha sonra da oturup güneşin batışını izlediler.Güneş kızıl rengiyle tepeyi renklendiriyordu. Ponny Tepesi huzurla doluydu.
BÖLÜM :2
CANDY ROMANTİK TATİLDE
Öğle vakti güneşin sıcaklığı ortalığı kasıp kavuruyordu .Archie salonda oturmuş elinde tutuğu bir seyahat gazetesine bakıyordu.
-Annie! Balayına Venediğ 'e gidelim ne dersin dedi.
-Bu çok güzel bir fikir Archie oraya gitmeyi hep istemişimdir. Patty' le tatilde sevgililerimizle Venedik 'e gitmeyi hayal ederdik.
-Öyleyse oraya gidelim.
-Sahi mi ?Archie
-Elbette! Hatta Terry ve Candy nin de bize katılmasını istiyorum. Senin için sakıncası yoksa tabi...
-Ah! bu muhteşem olur.Hemen Candy 'e haber vermeliyim.
-Annie bu kadar aceleci olma istersen bu akşam onları yemeğe davet edelim. Ne dersin?Böylece bu konuyu da konuşuruz. Hep birlikte muhteşem bir akşam yemeği yeriz.
-Tıpkı eski günlerdeki gibi ne güzel peki Archie
Annie Candy i aradı. Terry i de alarak akşam yemekte kendilerine katılmalarını söyledi. Candy de Terry e haber verdi. Terry yeni evli çiftin davetini kırmak istemiyordu. Hemen kabul etti. Akşam hizmetkârlar masayı en güzel şekilde donatmışlardı.Beyaz örtülü yemek masasın da duran pembe güllerin ve yasemin çiçeklerinin kokusu salonu doldurmuştu.Pencereden içeri süzülen yaz melteminin esintisi huzur veriyordu.Az sonra Candy ve Terry içeri girdi. Candy Archie ve Annie nin yeni evini gördüğünde sevinçle;
-Burası bir harika Annie tıpkı bir rüya gibi dedi.
-Evi beğendiği ne sevindim Candy hadi içeri gel
Salona giren Candy i Archie karşıladı. Archie her zamanki tatlı bir ses tonuyla konuşuyordu.
-Evime hoş geldin Candy dedi.
Candy nin arkasında duran Terry seslendi.
-Bana hoş geldin yok mu? Archie
-Ah özür dilerim Terry tabiki sen de hoş geldin. Masaya oturun lütfen
-Masa harika görünüyor Annie dedi Candy
-Annie bu yemekleri sizin için yaptı umarım beğenirsiniz.Bugün tam bir mutfak kuşuydu.diye atıldı Archie
Annie gülümseyerek
-Evet başlayabiliriz Hepimize afiyet olsun. dedi.
Yemekten sonra oturma odasına geçen Annie Terry Candy ve Archie birer çay içerek seyahat konusunu konuştular. Archie ,Annie nin Venedik'e gitmek istemesinden söz etti.
-Biz Annie ile balayına Venedik'e gitmeye karar verdik. Çocuklar Annie oraya gitmeyi çok istiyor. dedi. Candy heyecanla ;
-Venedik mi?
-Evet Candy Annie ye sizin de bize katılmanızı istediğimi söyledim.Siz de bize katılır mısınız.?
Terry ve Candy birbirlerine baktılar.
Terry :
-Aslında bilemiyorum.dedi.
Candy şaşkınlıkla;
-Ama benim bildiğim evli çiftler seyahate baş başa çıkarlar.
-Evet Archie Candy doğru söylüyor.dedi Terry
Archie gülerek;
-Bu doğru ama biz sizinle yani hep birlikte çok daha iyi vakit geçiriyoruz. Hem uzun zamandır birlikte güzel bir seyahat yapmadık. İskoçya da güzel vakit geçirdik ama bu bir okul tatiliydi.Şimdi ise gerçek bir seyahat olacak.Bizim için sizin olmanız da bir sakınca görmüyoruz. Hem Annie ile daha çok balayı yapmak için zamanımız olacak.Siz ne diyorsunuz.
-Ben gelmek isterim. Ya sen Terry
-Mademki sen isteklisin Candy öyleyse peki. Zaten restorant da konuşmuştuk.
-A evet Terry bu bizim için iyi bir fırsat
-Aynen öyle Candy dedi Achie
-O zaman beklesin bizi Venedik geliyoruz. diyerek neşelendi. Candy
Annie:
-Evet Candy ha hah ha
O akşam geçen güzel sohbetten sonra eve dönen Candy tatlı hayallere daldı. Venedik'e gideceği için çok mutluydu.Nasıl bir yer olduğunu merak ediyordu.Hemen odasındaki büyük seyahat kitaplarından birini aldı ve inceledi.Resimlere bakarak Terry ile kendisini hayal etti.
Öğleden sonra Bayan Elroy Leagonlara ziyarete gittiğinde Archie ve Annie nin Venedikte tatil yapacağını söyledi. Salonda onları konuşurken duyan Elisa kıskanmıştı.Kendi kendine;
-Venedik te balayı ha! güzel acaba bende Richard la tatil e gitsem ah muhteşem olurdu.dedi.Bayan Elroy'un kısa ziyaretinden sonra Elisa annesine ısrarla Venedik'e kendisinin de gitmek istediğini söyledi.Kızının ısrarcı tutumuna karşı koyamayan Bayan Leagon
-Peki Elisa orada oturan büyük teyze Ruth un yanında kalabilirsin. dedi.
-Ah anneciğim teşekkür ederim.diyerek odasına çıktı.Saçlarını düzeltti.
Az sonra da aşağı inen Elisa şoföre Richard ın evinin adresini bulması konusunda emirler verdi. Neal ise eve geldiğinde Daisy le kavga ettiklerini Daisy nin kendisini çok kıskandığından bahsediyordu. Elisa kendi kendine derin hayallere dalmıştı.Kardeşinin konuşmasını dinlemiyordu. Bunu fark eden Neil kardeşine
-Neyin var Elisa senin böyle hayallerdesin anşılan..
Elisa:
-Evet çünkü Venedik e gidiyorum.
-Ah evet sende mi?Elisa Duyduğuma göre Annie ve Archie de balayına oraya gidiyorlarmış.Hatta Terry ve Candy de onlara katılacakmış.dedi. Elisa kıskançlık ve öfke ile;
-Ne! Candy de mi?Aman tanrım o pasaklı kızı her yerde görmek zorunda mıyım?Ondan kurtulamıyorum. Hıh ben odama çıkıyorum.
-Ah Elisa ne zaman sakinleşeceksin güzel kardeşim.
Akşam saati Leagonların şoförü dönmüştü. Elisa koşarak kapıya geldi.Merakla sordu.
-Adresi aldın mı?
-Evet efendim. Buyurun
-Peki gidebilirsin. dedi. Rihard ın adresini öğrenen Elisa ona içinde Venedik e gelmesi için bir davet mektubu gönderdi.Ayrıca mektup da kendisinden açıkça hoşlandığından da söz etti..Mektubu alan Richard cevabında şöyle yazdı.
Sayın Bayan Leagon,
Nazik davetiniz ve bana olan ilginiz beni çok onurlandırdı.Bu davetinizi kabul ediyor,saygılarımı sunuyorum.
Richard Astor
Elisa mektubu okur okumaz sevinç den havalara uçtu.Hemen hazırlıklara başladı. Ruth teyzesini aradı. Geleceğini haber verdi. Candy ile Annie de hazırlık için bavullarını düzenliyordu. Candy çok heyecanlıydı. Çünkü ilk defa Terry ile olacaktı. Bu onun ilk gerçek seyahati idi.
-Ah Annie ne kadar mutluyum bilemezsin. Terry ve ben düşünebiliyor musun?
-Evet Candy harika olacak.
Sabah saat 5'i gösteriyordu. Candy erkenden kalkmış kendine bir fincan çay hazırlamıştı. Odasına girdi bir yandan çayını
içerken bir yandan da hazırlanıyordu. Bavulunu kontrol etti.Az sonra kapıya bir araba yaklaştı. Bu bay Albert ve Terry idi. Candy onları görünce hemen kapıyı açtı ve içeri aldı.Bay Albert;
-Hazır mısın? Candy dedi. Candy heyecanla;
-Hazırım .Bay Albert dedi.
-Öyleyse gidelim. Candy
-Tamam
Terry Candy i gördüğünde
-Merhaba Candy dedi.
-Merhaba Terry dedi.Candy
-Archie ve Annie bizi bekliyorlar.Hadi hemen gidelim.
-Peki!dedi Candy sevinçle
Candy ,Terry ,Albert arabaya bindiler ve İtalya ya gidecek olan gemiye binmek üzere yola
koyuldular.Limana vardıklarında Annie ve Archie onları karşıladı. Gemiye bindiklerinde şık bir kamaraya yerleştiler . Candy havanın çok güzel olduğunu güverteye çıkmak istediğini söyledi. Annie Archie ve Bay Albert onlara katıldı.Martılar pırıldayan denizin yüzeyinden dans ederek uçuyorlardı.Rüzgar ın esintisini duyan Candy nin aklına Terry ile ilk karşılaştıkları akşam geldi.Gülümsedi. Candy i gören Terry neden gülümsediğini sordu.
-Terry seninle böyle bir gemide karşılaşmıştık hatırladın mı?
-Evet Candy pek hoş bir zamanlama değildi. Öyle değil mi?
-Haklısın ama o zaman ben de sen de pek mutlu değildik.
-Ama şimdi mutluyum Candy
-Ben de öyle Terry
-Bu seninle geçireceğim en güzel seyahat olacak.
-Evet Candy Benim de
Bir süre güvertede vakit geçiren Terry Annie Archie Candy ve Albert yemek yemek için geminin büyük yemek salonuna indiler.Güzel bir akşam yemeği yediler.
-Harika bir yemekti. Siz ne düşünüyorsunuz?dedi Archie
-Evet güzeldi dedi. Candy ve Terry
-Siz yemeği beğenmediniz mi Bay Albert dedi.Annie
-Ah! çocuklar ben seyahat yemeklerini pek sevmem fena değil sanırım.
-Ya sen Annie
-Ben de öyle midem hassas olduğu için biz de yemekler farklı yapılır.
Archie gülerek;
-Brightonlarda böyle alıştın Annie zamanla bu yemeklere de alışırsın.
Archie nin bu sözüne herkes gülmeye başladı.
-Artık Adleylerden biriyim. dedi. Annie
Güzel bir akşamın ardından odalarına çekilen Candy ve Annie , Terry Archie ve Bay Albert ın kendi aralarında fısıldadığını duydu.
-Neler konuşuyorsunuz siz söyleyin bakalım dedi Candy
Bay Albert gülümsedi.
-Candy aşağıya inip birer brendy içmek istiyoruz. Şöyle erkek erkeğe konuşacağız.
-Demek erkek erkeğe peki öyleyse size iyi eğlenceler ama sakın fazla kaçırmayın.
-Olur Candy dedi Bay Albert
-Öyleyse bende biraz Annie ile kalayım.Döndüğünüzde haber verirsiniz.
-Peki Candy sen hiç merak etme Hadi gidelim beyler.dedi Bay Albert
Annie Candy nin yanına gelerek;
-Hep böyle seninle seyahat etmek isterdim dedi.
-Evet Annie ben de öyle çok güzel mekanlar ve tarihi yerler göreceğiz.
Şimdiden sabırsızlanıyorum Annie Ah ! Roma ve Venedik ne romantik hep kitaplarda görmüşümdür.
-Şimdi ise yakından göreceğiz.Harika olacak Gondolla gezinti muhteşem Candy
-Gondolla gezinti mi? Annie
-Evet Candy Orada harika bir kanal var. S şeklinde ilerleyen nehir üzerinde gondol ve birbirine sıralı evler
-Annie sen çok bilgilisin. Ben de biraz kitaplara baktım ama daha okuyamadan uyuyup kalmışım.
Annie gülmeye başladı.
-Candy sen hiç değişmeyeceksin
Candy o akşam hep Venedik te olmayı hayal etti. Archie Terry ve Albert da çok eğlenceli vakit geçirmişlerdi.
Gemi İtalyanın Venedik şehrine vardığında Candy Heyecanla;
-İşte sonunda dedi.
-Bay Albert ve diğerleri güldüler.
-Evet sonunda dedi. Bay Albert
Terry Albert Annie ve Candy San Marco
meydanına yakın en iyi otellerin birine gittiler .Odalarına yerleştikten sonra dinlenen Candy hemen Annie nin odasına koştu.
-Hadi Annie hazır mısın?
Annie
-Ah hazırım Candy Archie yi alıp hemen geliyorum Sen beni aşağıda bekle
-Tamam
Archie ve Annie aşağı iner inmez Candy i de alarak San Marco meydanına çıktılar. Bay Albert ı hazırlanmış beklerken gördüler.
-Hadi Venedik turu atmanın tam zamanı dedi. Archie
Bay Albert da yol boyunca onlara rehberlik etti.
-İçinde bulunduğumuz meydanın adı San Marco meydanıdır. Şu karşınızda gördüğünüz harika sanat eseri de San Marco Bazilikası ama buna ''Altınların Kilisesi diyorlar.Öyle anılıyor.
-Neden? Bay Albert dedi. Candy
-Çünkü altın renginde mozaikleri olması nedeniyle böyle deniyor.
-Çok güzelmiş.
Archie;
-Dahası var Candy sarayın bahçesine ilk olarak dönemin şehir yöneticilerinin emriyle 828 yılında inşası başlanmış.Aziz Mark ın naaşının ve eşyalarının yerleştirildiği kilise önce (832) sonra da (976) yılında yeniden yapım sürecine girmiş.
Bay Albert
-En çok gezilen yerlerden biri.
Terry ;
-Dükler Sarayını duymuş muydunuz?
-Hayır dedi. Annie
-Hadi oraya gidelim.
Annie
-Tamam
-Terry:
-Burası da Dükler sarayı (PALAZZO DUCALE) Venedik Cumhuriyetinin yönetim merkezi olarak 9.yy da inşası edilmiş. Ruskin in dediği gibi Dünya nın merkezindeki yapı
Candy
-Oda kim? Terry
-İngiliz bir eleştirmen,yazar ve şairdir.Bu saray görkeminin asıl kaynağı 1309 1424 yılları arasında gerçekleştirilen genişletme çalışmasıdır.
Bay Albert;
-Aferin Terry babanla olmak sana pek çok şey kazandırmış.
Annie,
-Canal Grande ye gidelim.Orasını çok merak ediyorum.
Candy:
-Orasıda neresi ?
-Orası büyük kanal Candy İşte şurası..Gördün mü?
Albert:
-Geldik .Saint Mark Basin ile Santa Lucia tren garı arasında uzanan su hattı ile ünlü kanal burası işte Candy
Candy:
-Vay! çok güzel bayağı derin olmalı..
Albert:
-5 metre derinlik de ve 90 m genişlikte
-Sahi mi?
-Evet Candy
-Ama hiç öyle değil gibi.Burada evler su üstünde nasıl duruyor?
Albert:
-Ahşap kazıklar üzerinde Candy
-Ahşap kazıklar mı?Onlar çürümez mi?
-Hayır Candy Ahşap kazıklar su altında olduğu için oksijen almıyor ve tam tersi kaya gibi sağlam oluyor.
-Ah ne iyi sağlam demek
-Evet Candy binalara dikkatli bak hepsi birbirine bağlı.
-Doğru Bay Albert
Archie;
-Ahlar köprüsü (Ponte dei sospiri) nü gördünüz mü?Bayanlar
-Hayır dedi Annie ve Candy
- Bayanlar baylar gelin gidelim Gondola binelim orada anlatayım.
Candy:
-Gondol' a bineceğiz .Bu harika!-Çok güzel
Archie onları köprüye götürdü. Gondollara bindiler ve anlatmaya başladı.
-Bakın bayanlar 19.yy da Lord Byron tarafından 1602 yılında beyaz kalker taşı kullanılarak yapılmış bu yapıyı Antoni Contino tasarlamış. Köprünün hakkında yerel halk tarafından bir inanışa göre sevgili yada evli çiftler gün batımın da köprünün altında öpüşürse aşkları ölümsüz oluyormuş.
-Ah! ne güzel Archie dedi Candy ve bu köprüden hoşlandığını gören Terry nin aklına gün batımında buraya gelip öpüşme fikri geldi. Annie ise
-Evet gün batımın da buraya gelelim dedi.
Archie;
-Elbette hanımlar
Bay Albert
-Sonra turumuza Rialto Köprüsüyle devam edelim.
-Tamam Bay Albert dedi Archie
Bay Albert onları köprüye götürürken Candy kendisini bir rüya içinde hissediyordu.Bu şehre gelip ziyaret etmediği hiç aklına getiremeyeceğini düşündü.
Rialto Köprüsü yani (Ponte di Rialto ) dedi Bay Albert
-Burası da 16 yy da inşa edildi.Büyük kanal üzerindeki bu harika köprü bir yarışma sonunda Sansovino, Palladio ve Michelangelo arasından , Antonio de Ponte kazanmış. San Polo ve San Marco yu birbirine bağlıyor.İnşası 1181 yılına kadar sürmüş.
Annie:
-Çok güzel değil mi? Candy
Candy
-Evet Annie
-Santa Maria della Salute Bazilikasını göstereyim sizlere diyerek işaret etti Bay Albert
-İşte şurası Bu kilise kenti veba salgınından kurtardığına inanılan Hz Meryem adına 1687 de inşa edilmiştir. ''Veba Kilisesi '' olarak da anılır. Venedik senatosunun açtığı yarışmada kazanan Baldassare Longhena tarafından yapılmış.Bizans ve Yahudi binalarının mimari özelliklerinden esinlenmiş ama bitmesine 5 yıl kala ölünce Vincenzo Scamozzi ye tamamlanmak üzere verilmiş.
Candy Bay Albert i dinlerken Çan sesi ile irkildi.
-Bu çan sesi Aziz Markın çan kulesinden geliyor. dedi. Bay Albert
Çan sesi Candy e Anthony i hatırlatmıştı. Sessizce Anthony dedi.
-Oraya gidelim Bay Albert dedi. Candy
-Pekala gidelim.Çocuklar
Candy kulenin önüne geldiğinde uzun uzun baktı.Bay Albert anlatmaya başlamıştı ki Candy Anthony le ilgili anıları düşünüyordu. Archie durumu fark etmiş, Candy e bakıyor onun Anthony i unuttuğunu sadece anıları hatırlayarak hüzünlendiğini düşünüyordu. Terry ise içeri girmeyi düşünüyordu.
-Acaba içeri girebilir miyiz?
-Bence girmeyelim dedi Albert
Archie
-Neden?
-Çünkü bu kule bana göre uğursuz.
Candy:
-Ne! uğursuz mu? Neden Bay Albert?
-Çünkü pek çok kez depremde ve yangında felaketler yaşadı. 99 metre yüksekliğinde 9.yy da inşa edildi. Felaketler nedeniyle 1902 yılında tamamen çöktü. 1912 de de yenilendi.
Candy:
-Vay canına yeni yapıldı sayılır.
-Neredeyse Candy
Albert:
-İsterseniz Accademia(Galeri) ye girelim.
Annie:
-Orası bir sanat galerisi değil mi? Bay Albert
-Evet Annie
Candy:
-Resim,heykel traş ve mimari alanda eğitim veriliyormuş. diye okumuştum.
Albert
-Aferin Candy
-1750 yılında kurulmuş. Ama Napolyo nun emri ile Scuola Della Carita' ya taşınan okul içerisindeki eserler düzenlenerek kraliyet müzesi haline getirilmiş.Hadi içeri girelim.
Terry Candy Archie ve Annie içeri girdiler. Bir çok esere tanık oldular. Candy Venedik e geldiği için ayrı bir huzur duyuyordu. Galeri gezisinden sonra Bay Albert onları Venedik de şık bir restorant a götürdü.Akşam olduğunda da ''Ahlar köprüsüne'' gittiler. Bay Albert restorant da bir arkadaşıyla bir işi olduğunu söyleyerek genç çiftleri yanlız bırakmak istedi. Terry ,Candy nin elinden tuttu ve onu gondola bindirdi. Archie de Annie yi gün batımını birlikte izlediler. Terry Candy e
-Hadi Candy bana ellerini ver ve yavaşça ayağa kalk dedi.
-Neden Terry diye sordu Candy
-Çünkü zamanı geldi dedi. Terry
-Candy anlamıştı. Aklına Terry nin iskoçya daki öptüğü an geldi.
-Bu sefer tokat atmayacaksın değil mi? Çilli tarzan dedi Terry sessizce
Candy gülerek
-Hayır Terry dedi. Terry köprünün altından geçerken nazik bir şekilde eğildi ve Candy 'i öptü. Archie ve Annie de öpüştüler. Gün batımına doğru sürüklenirken yumuşak bir rüzgar hafifçe esmekteydi.Bu güzel akşam böyle son buldu.
OTEL DE SÜPRİZ KARŞILAŞMA:
Ertesi sabah güzel bir kahvaltının ardından resepsiyona inen Candy Karen ile karşılaştı ve heyecanla seslendi
-Karen !Karen!
Karen Candy i gördüğünde sevinç ile
-Ah Candy bu ne büyük süpriz dedi.
-Nasılsın Karen?
-İyiyim Candy neler yapıyorsun burada
-Terry ve arkadaşlarımla buraya geldim. Tatildeyim.
-Bu çok iyi oldu. Ben ve arkadaşlarım da burada oynadığımız oyunun başarılı performansından dolayı bir kutlama partisi yapıyoruz.
-Bu akşam mı?
-Hayır Candy yarın akşam
-Ne kadar süre buradasın?
-İki gün sonra döneceğiz.Karen
-Öyleyse partiye sen ve arkadaşlarında davetli.Hem davet bu otelde olacak.Üstelik seni tebrik etmek ve teşekkür etmek istiyorum. Romeo ve Juliet oyununda çok başarılıydın. Benim yerime oynayan başka biri olsaydı, üzülürdüm. Ama rolü senin almana sevindim.
-Sadece Terry i kurtarmak istedim.
-Sen ve Terry birliktesiniz. Sonunda Candy utanarak ;
-Evet çok mutluyum Karen dedi.
-A bu arada Elisa yı buralarda gördüm. Dikkali ol.
-Elisa mı?
-Evet sonra görüşürüz Candy
-Görüşürüz Karen
Candy Elisa nın Venedik de olmasından endişelenmişti. Onun bu güzel tatili berbat etmesini istemiyordu. Tekrar lobiden yukarıya çıkıp diğerlerine söyledi. Archie öfkeyle;
-O aptal burada mı? Bu olamaz.
Annie:
-Sakin ol !Archie
-Nasıl olabilirim Annie o çok kötü bir kız canımızı sıkmaya geldi. Bizi kıskandığına bahse girerim..
-Archie haklı olabilir Annie .Kesin bir şeylerin peşinde
Archie:
-Terry nerede?
Candy:
-Odasında Archie
-En azından aynı otelde değiliz.
-Annie:
-Umarım.
Archie:
-Lanet olası Elisa burada da çıktı karşımıza...
Bay Albert aradan geçen 2 saatin ardından Annie Archie Terry ve Candy i alarak şehir turuna devam etti.Onları ''Ca'd'oro''(altın ev ) adı verilen saraya götürdü.
-Burası Büyük Kanal kıyısındaki en gösterişli yapılardan biri olup, zenginlerin Marino Contarinin hikayesini okuduğu, imparator Neronun romadaki altın evlerinden etkilenerek 1438 -1430 yılları arasında ,Bartlomeo ve Giovanni Bona tarafından tamalanmış bir saraydır. Candy ve Annie bu sarayı çok beğenmişlerdi. Archie Murano Adasından söz etti.Bay Albert orasının Avrupanın en büyük üretim merkezi olduğundan bahsetti.. Candy ;
-Bay Albert burada evler rengarenk tıpkı bir tablo gibi ne güzel sokaklar çok dar ama çok şirin
Bay Albert
Evet Candy Bundan sonraki ziyaret...
Terry, araya girerek
-Tabiki Burano adası dedi.
Annie :
-Burano adasını duymuştum.Güzel bir yer olduğu söylenir.
Archie
-Evet Annie hatta 7 kilometre uzağında da San Martino kilisesi var.
Candy :
-Ben burada en çok eylül aylarında geleneksel Burano Regattayı duydum.
Annie
-O nedir Candy
-Yüzyıllık bir gelenek ,balıkları yakındaki adalara götürmenin en güzel yolu
Terry:
-Evet Venedikli Kürek diyorlar. İsterseniz ada ziyaretini bırakıp biraz da tiyatro 'ya götüreyim sizi.
Archie ;
-Şu büyük tiyatrodan mı söz ediyorsun Terry
-Evet.'' Fenice'' tiyatrosundan
Archie:
-Pekala hadi çocuklar gidelim.
Tiyatro ya vardıklarında bay Albert anlatmaya devam ediyordu.
-İşte çocuklar burası
Annie :
-Harika!
Candy :
Muhteşem ne kadar da büyük böyle içeride hangi oyun sergileniyor acaba?
Terry :
-Burada ben de bir oyun sergileyeceğimi umuyorum.
Archie
-Ah evet Terry seni burada görmek bizim için gurur verici bir şey olurdu.
Bay Albert
Umarım olur Terry. Burası ismini mitolojik anka kuşundan almış.San Marco daki San Benedettonun yerine 1792 yılında hizmete alınmış.Ancak tıpkı adını aldığı anka kuşu gibi tarih boyunca yangın felaketleri yaşamış.
Candy:
-Tıpkı o çan kulesi gibi
-Evet Candy doğru.
Terry:
-1820- 1839 yılları Arasında Francesco Bagnara 'nın görev yaptığı 1844 de Giuseppe Verdinin de bir çok eserinin promiryerine ev sahipliği yapmış. Zamanla da Venediğin baş tiyatrosu olmuş.
Bay Albert :
-Sırada Torre dall Orologia (Saat Kulesi )var.
Archie :
-Şu kanatlı aslan figürü olan kule
Bay Albert:
-Evet Archie Yanlış hatırlamıyorsam orası 15.yy sonlarına doğru inşa edildi.1499 da tamamlandı.Kudretli bir yapıya sahip.
Annie
-San Zaccaria Kilisesini merak ediyorum.
-Orası Kent yöneticisi Giustiniano Partici Pazionun emriyle 9 yy da yapılmış.1444 -1504 yılları arasında 60 yıllık bir süreç de tamamlanmış.
Annie:
60 yıl mı?Çok uzun bir süre
Terry :
-Rialto Pazarların a bakalım.
Candy :
-Gidelim.
Bay Albert:
-Bu pazarı daha önce de görmüştüm. 1097 yılından beri kurulur.San Polo da kuruluyor.
Candy.
Nerede? Bay Albert
-Kentin en eski köprüsünün kuzey batısında sebze,meyve ve balık satışı yapılır.
Archie gelmişken pazarı da gezelim.
-Pekala hadi çocuklar!
Archie Annie Candy ve Terry rialto pazarlarını gezdikten sonra otele döndüler.
Candy:
-Harika bir gündü değil mi? Annie
-Evet Candy Çok eğlendim.
Candy:
-Akşam burada bir davet var. Ünlü oyuncu Karen davet etti. Tüm oteldekiler davetliymiş. Ne güzel
-O zaman akşam için hazırlık yapalım. Candy
-Tamam
Annie dolabı açtı ve sarı renkli bir elbise çıkardı. Candy elbiseyi görünce çok beğendi.
-Bu çok güzel Annie
-Akşam bu elbiseyi giymek istiyorum.
Candy heyecanla panikledi.
-Eyvah! Ben yanıma davet için elbise almadım.Ne yapacağım şimdi
-Merak etme Candy senin için de var.Sana bu mor renkli elbiseyi vereceğim. Gözlerinle uyumlu olur. Mor menekşeler gibi...
-Teşekkür ederim. Annie Hemen denemek istiyorum.
-Saçlarına da mor ve yeşil ipek kurdelalar nasıl?
-Harika Annie
-Candy akşam seni hazırlama işini bana bırak bundan sonra moda danışmanın benim
-Peki Annie
-Akşam tam bir Lady olacaksın.
-İkimizde Annie
Akşam saat 8 i gösteriyordu. Annie hazırlanmıştı. Candy i hazırlıyordu.Saçlarına kurdelasını bağladı.Ellerine eldivenlerini taktı. Aynada son kez kendisine baktı.
-Hazırım. Dedi.
Kapıda Terry ve Archie onları bekliyordu. Annie kapıdan çıktı. Ardından da Candy, Archie ve Terry onları görünce uzunca bir ıslık çalmayı ihmal etmemişlerdi. Terry Candy i koluna, Archie Annie yi koluna takarak davetli salonuna indiler.Salonda konukların arasına girdikleri sırada Karen Terry i gördü ve yanına geldi.Konuklardan bazıları Terry i tanımıştı.
-İşte o Terry şu yetenekli oyuncu dediler.
Karen tatlı bir ses tonuyla
-Merhaba Terry seni burada görmek ne güzel
-Sizi de genç bayan dedi Terry
Karen Candy i de selamladı.
-Candy, Elisa burada diyerek salonun köşesini işaret etti.
-Aman tanrım o burada Terry her yerde karşıma çıkıyor.
Terry Elisa yı yanında Richard ile görünce çok şaşırdı. Archie yanına gelerek sinirle;
-Ah! Terry kahrolası Elisa da burada yanında Astorların oğlu ile gelmiş.
-Evet Archie Astorların oğlu Richard arkadaşım olur.
-Elisa ile çıkıyor sanırım.
Annie:
-Evet duymuştum. Onu Roma ya davet eden Elisa .Elisa, Ruth teyzesini ziyarete gelmiş. Teyzesi San Marco Meydanının yukarısında oturuyormuş. Richard a da bir arkadaşı buradaki parti için davetye göndermiş. Elisa ile gelmesinin sebebi bu
Terry
-Aslında Richard ın peşine takılmıştır.Onu uyardım ama beni dinlemedi işte ne yapalım.
Archie:
-Onlar yokmuş gibi davranalım.
Annie:
-Bu olabilir işte
Elisa ile kolkola olan Richard Terry i gördü ve Elisa yı alarak yanına geldi. Elisa Candy i gördüğünde;
-Merhaba Terry sana Merhaba demiyorum Candy dedi küstah bir şekilde Elisa
Candy umursamadı. Candy i gören Richard ondan etkilenmişti.Elini alarak;
-Siz güzel bayan adınızı bahşeder misiniz?Benim adım Richard dedi.
Candy şaşkınlıkla
-Adım Candy Terry nin nişanlısıyım.
Elisa:
-O yalan söylüyor. Richard onun böyle dediğine bakma sadece sevgililer
Terry:
-Yanılıyorsun Elisa biz Candy ile aramızda nişanlandık.Bu geçici bir ilişki değil dedi.
Richard
-Tebrik ederim Terry Görünüşe göre iyi bir seçim yapmışsın.
-Teşekkürler dostum.
Elisa:
-Richard o her zaman kaba bir kız asil bir lady olamadı.
Terry sinirlendi.
-Elisa şu an seninle konuşma zahmetine giriyorsam bu dostum Richard ın hatırı için yoksa seninle asla muhatab olmam biliyorsun. Sen sadece insanları hor görmeyi bilirsin.
-Onun gibi biri ile olduğun için sana acıyorum Terry dedi. Elisa konuklara dönerek seslendi.
-Sayın bayanlar ve baylar size birini tanıtmak istiyorum. dedi. Candy i göstererek
Archie durumu fark etmişti. Elisa Candy i küçük düşürmek istiyordu ki Karen araya girdi.
-Sayın konuklar Elisa nin da dediği gibi sizleri Chicago da sergilediği Romeo & Juliet rolünü başarı ile oynayan Candy White Adley i tanıştırmak istiyorum dedi.
Konuklar alkışlayarak Candy nin etrafına toplandılar.Hepsi tek tek Candy i tebrik ettiler. Terry ve diğerleri şaşkındılar. Archie gülerek
-Elisa fena bozuldu. Bu ona iyi bir ders oldu dedi ve kahkahalarla gülmeye başladı. Annie sevinçle
-Onu Karen kurtardı.Bu ne hoş dedi.
Archie:
-Ah evet Annie kızı küçük düşürmeye çalıştı ama başarılı olamadı.
Karenin bu hareketine şaşıran Candy ve Terry ona teşekkür ettiler. Karen ise
-Siz beni kurtardınız dostlarım asıl ben size minettarım. dedi. Candy e dönerek
-Candy arada sırada Terry ile rol alsan fena olmaz ne dersin diyerek göz kırptı. Candy gülümsedi.
-Olabilir dedi ve hep birlikte güldüler.
Elisa Candy i küçük düşürememenin hırsıyla boğuşurken Richard da konuklarla sohbet ediyordu.Akşam güzel bir vals ile devam ederken Archie Annie Candy ve Terry yarın gidecekleri Roma şehri ziyaretini konuşuyorlardı.
BÖLÜM 3 -
ROMANTİK TATİL ROMA DA DEVAM EDİYOR:
Sabah olduğunda Candy hazırdı. Annie hala uyuyordu. Candy kapısına gelerek yavaşça tıkladı. Achie kapıyı açarak
-Günaydın Candy Sessiz ol !Annie hala uyuyor dedi.
-Ne! uyuyor mu? Ama erken kalkacaktı.
-Akşam laf aramızda beyaz şarabı fazla kaçırdı.Ben hazırım aşağıda biraz hava alacağım sen onunla kal
-Tamam Archie
Candy içeri girdi. Annie nin yatağına yaklaştı ve onu biraz sarsarak
-Kalk bakalım uykucu Annie bugün Romaya gidiyoruz.dedi.
Annie uyandı ve gözlerini ovuşturdu. Candy e baktı.
-Ah Candy sen hazırsın Archie de hazır mı? acaba
-Evet Annie aşağı da
-Ya Terry ?
-O da Bay Albert ile aşağıda kahvaltı için bizi bekliyorlar. Hadi Annie
-Tamam Candy
Candy Annie nin hazırlanmasına yardım etti. Az sonra aşağı indiklerinde Archie Terry ve Albert ı aşağıda sohbet ederken buldular.
Archie
-İşte geldiler.dedi.
Albert:
-Günaydın hanımlar hazırsanız kahvaltıya dedi.
Candy:
-Günaydın!
Albert :
Hanımlar bugün ki seyahatimiz Roma da dedi.
Candy
-Evet Bay Albert gitmek için sabırsızlanıyorum.
Annie
-Ben en çok Trevi yi merak ediyorum.
Candy
-O nedir?Annie
-Aşıklar çeşmesi anlamı bu oraya gidenler çeşmenin başına giderek dilek dilerler. Candy
Terry
Ben Candy i Gianicolo Tepesi yani aşıklar tepesine götüreceğim.
Annie
-Ah çok Romantik
Candy:
-Tıpkı ponny tepesi gibi
Terry ve diğerleri Candy nin ponny tepesi benzetmesine güldüler.
Bay Albert ilk önce Kolezyum a gideceğiz.dedi.
Annie:
-Orası neresi Bay Albert
Terry:
-Eskiden tiyatro ve gladyatör dövüşlerinin sergilendiği bir yerdi.
Archie:
-O zaman vakit kaybetmeyelim.dedi
Sabah yenilen güzel bir kahvaltının ardından arabaya binen Albert, Terry Candy Archie ve Annie Kolezyuma vardılar. Bay Albert onları bilgilendirmeye devam ediyordu.
-Ünü tüm dünya ya yayılan Filavianus amfitiyatro adıyla tanınır.
Archie:
-Görkemli bir yapıya sahip yüksekliği aşağı yukarı 25 m olan Colossus Neronis heykelinden alıyor.
Bay Albert :
-Hayır 30 metre Archie 188m uzunluğunda 156m genişliğinde buranın inşasına İmparator Vespasianın tahta olduğu ms.72 yılında başlamış.
Annie :
-Vay canına
Teryy:
-55000 kişi burada tiyatro ve dövüş sahnelerini izlerlermiş aynı zaman da idamları da
Candy:
-Ne idam mı?Aman Tanrım bu çok kötü
Bay Albert:
-Hayvanları da unutmamak gerek açılışı imparator titus tarafından 8 yıl sonra gerçekleşmiş. 450 yıl boyunca kalmış sonrası depremden dolayı böyle kaldı.Şimdi de Roma Formuna bakalım.
-Romalılar buraya Forum Magnum diyorlar. 1000 yıl boyunca imparorun siyasi ve kültürel merkezi haline gelmiş .MÖ.5 MS. 7 yüzyıl a kadar pek çok dini yapı anıt ve yönetim binası inşa edilmş. Gelelim Novana Meydanına evet bu üzerinde bulunduğumuz meydan ise Novana meydanı şu karşıdaki çeşmeyi görüyor musunuz?
Annie:
-Harika
Candy:
-Çok güzel
-İçlerinde Bernini'nin de tasarladığı dört nehrinde bulunduğu 3 çeşme ile süslenmiş barok stili meydan burası Papa X. İnnocent in isteği üzerine MS. 1. yya kadar İmparator Dominitian tarafından bir stadyum yerine inşa edilmiş.
Candy
-Ne kadar güzel bir sanat çalışması peri masalı gibi
Terry
-Evet
Annie Trevi çeşmesine ne zaman gideceğiz.
Bay Albert
-Pantheon dan sonra
Archie:
-Tüm tanrıların tapınağı
Bay Albert
-İmparator Hadrian tarafından yapılmış.Pagan Roma tanrılarına adanmış bir tapınak nedeni MS.80 yılında yanan eskisinin yerine geçmesiymiş.609 yılında Meryem e adanmış ve kiliseye çevrilmiş.Evet genç hanımlar ve beyler şimdi Trevi ye gidebiliriz.
Annie
-Sonunda Bay Albert
Annie ve diğerleri Trevi çeşmesine vardıklarında orad
a duran bir fotoğrafçıya önünde bir fotoğraf çektirmek istediklerini söylediler. Candy çeşmeyi görür görmez aşık oldu. Bay Albert
-Buranın bir geleneği var ama onu söylemeden önce size bir küçük bilgi vereyim. Şurası poli sarayı ve ana teması deniz olan bu çeşme 1732 de heykeltraş Nicola Salvi tarafından çok sayıda sanatçının desteği ile 30 yılda tamamlanmış.Orta kısmında ana temasını vurgulayan iki deniz ulağının çevrelediği Neptün figürü var.Geleneğe gelince sağ el ile sol omzunuzun üzerinden bozuk para attığınızda dilekleriniz kabul görüyor.
Candy :
-O zaman biz de atalım.Bay Albert sizden rica etsem bozuk para alabilir miyim.?
A tabi Candy al bakalım.
Terry:
-Ben de de var Candy istersen birlikte atalım.
-Tabiki Terry Ben seninle sonsuza kadar olmayı diliyorum.
-Bende öyle
Archie:
-Dördümüz birlikte atalım ne dersiniz?
Terry
-Hadi öyleyse bir iki üç şimdi
Candy , Terry Annie ve Archie çok güzel zaman geçirmişlerdi.Görecekleri birçok sanat eseri ve mekan vardı.
Terry
-Sırada Gianicolo tepesi yani aşıklar tepesine gidiyoruz.dedi.
Albert
-Çocuklar isterseniz siz oraya yanlız gidin Archie ve Terry siz yolu biliyorsunuz. Ben dönüş de sizi ilerideki restorant da bekliyor olacağım.
Terry ve Archie bir ağızdan merak etmeyin Bay Albert dediler ve tepenin yolunu tuttular.Tepeye vardıklarında Candy heyecanla gördüğü manzara karşısında bağırdı.
-Aman tanrım burası benim cennetim ponny tepesine benziyor. Harika!
-Evet Candy hadi dans edelim
-Tamam tıpkı İskoçya daki gibi Terry
Archie :
-Biz de dans edelim Annie
-Elbette sayın şovalye
Candy aşıklar tepesinin kendisi ve Terry ile arkadaşları Archie ve Annie için özel bir yer yapmıştı.Hayatında hiç olmadığı kadar bir mutluluk daha yaşamıştı. Dans dan sonra tepede oturarak rüzgarın ve güzel manzaranın tadını çıkardılar. Elisa ise Candy ve diğerlerinin ne yaptığını merak ediyordu. Richard la Venedik de olan Elisa onu güzel ve şık bir restorant a yemeğe davet etti.Fakat Richard ın hiç keyfi yoktu. Elisa
-Neyin var Richard dedi.
Richard:
-Birşey yok Elisa Bugün kendimi biraz yorgun hissediyorum. Buraya gelmeyeli zaman oldu. Havası beni sarstı anlaşılan Candy ve diğerleri onlar nerede senin arkadaşların olduğunu söylemiştin.
Elisa Richard ın sevgisini kazanmak uğruna her türlü yolu deniyordu. Bu nedenle onlar hakkında iyi konuşuyordu.
-Ah evet onlar bugün Romadalar benim gelmem için çok ısrar ettiler ama seninle baş başa kalacağımı söyledim. Seni neşelendirmek için ne yapabilirim. Söyle bakalım.
-Ah Elisa otele gitsek daha iyi kendimi kötü hissediyorum. Özür dilerim.Gitmem gerek
Richard masadan kalkarak arabacıyı çağırttı ve otele dönmek için yola koyuldu. Elisa yanlız kalmıştı ve bu mutsuz durumundan dolayı Candy i suçladı.Öfke ile;
-Ah kahrolası Candy yine o her şeyi berbat etti.Ondan nefret ediyorum. Hıh onlar Roma da mutlu vakit geçiriyorlar. Bense burada mutsuzum bu hiç adil değil hiç.dedi kendi kendine
Elisa ile İtalya ya gelen Neil bir restorant da oturuyordu. Karşısındaki masada oturan bir kıza aşık olmuştu.Yanına yaklaşarak tanışmak istedi.
Neil:
-Merhaba güzel bayan adım Neil sizinle tanışmak bir şeref dedi.
Genç bayan:
-Merhaba benim adım da Britany
Neil:
-Tanıştığıma memnun oldum.diyerek elini öptü. Fakat Britany elini hızla çekerek
-Bu kadar samimi olmaya nasıl cürrret edersiniz.Lütfen uzak durun dedi ve gitti.Olduğu yerde şaşkın bir halde kalan Neil ne yapacağını bilemedi.Ama peşini bırakmak da istemiyordu.Kendi kendine
-Onu mutlaka elde edeceğim.dedi.Doğruca çiçekçinin yolunu tuttu ve ona bir buket kırmızı gül gönderdi.Gülleri alan Britany onları geri göndermesi için hizmetçilerden birini görevlendirdi. Neil bu duruma çok üzülmüştü. Akşam Britany nin kaldığı otel odasının kapısı önünde durdu.Karşısında Neil ı gören Britany sitemle
-Sizin burada ne işiniz var beyefendi.Neden beni izliyorsunuz.dedi.
-Senden çok hoşlandım. Arkadaş olmak istiyorum.
-Hah güldürmeyin beni lütfen bir daha da kapıma gelmeyin. Yoksa şikayet ederim.
Neil :
-Sizden hoşlandığımı söyledim.Kötü bir niyetim yoktu.Lütfen Leydim. Bana bir şans verin.dedi.
Britany ,Neil konuşmasını sürdürürken kapıyı yüzüne kapatmıştı. Fakat Neil in vazgeçmeye niyeti yoktu.Ona şık bir dükkandan değerli bir broş aldı.Hizmetliler aracılığıyla odasına gönderdi. Ama ne yazık ki Britany onu da geri gönderdi. Neil ne yapacağı konusunda düşüncelere daldı. Eve döndü odasına çekildi. Az sonra da Elisa geldi. Richard la geçirdiği kötü öğle yemeği onu çok üzmüştü. Bu nedenle de morali bozuktu.Odasında uzandığı sırada kapı çalmıştı. Gelen Bayan Ruth du. Elisa ya annesinden bir telgraf getirmişti. Elisa merakla telgrafı okudu.Telgraf da hemen eve dönmesi gerektiği yazıyordu. Elisa meraklanmıştı. Annesini aramak istedi.Fakat Ruth teyzesi çok önemli bir konu olduğunu fazla vakit kaybetmemesi gerektiğini söyledi. Elisa kardeşi Neil ile birlikte bavullarını toplayıp gitmek için hazırlanmaya başladı. Neil yakınarak,
-Anlamıyorum Elisa daha geleli ne kadar oldu ki hem Brtitany i göremeyeceğim.
Elisa
-O da kim Neil
-Aşık olduğum kız
-Ah Candy i unutmana sevindim.
-Annemin bizi apar topar çağırmasına anlam veremedim. Elisa
-Ben de Neil Çok önemli bir konu olmalı ki bizi çağırıyor.
Neil Britany den uzak kalacağı için üzgündü.Otel e gitti ve resepsiyonist e Britany nin kişisel bilgilerini sordu. Resepsiyonist kişisel bilgileri vermese de Neil gizlice almıştı. Anahtarı alıp Britany yokken odasına çıktı ve çekmecelerini karıştırdı. Ev adresini öğrendi not aldı.Acele ile o gelmeden dışarı çıktı .Eve döndü ve odasına gidiyordu ki , Neil ı gören Elisa merakla sordu.
-Neyin var? Neil nefes nefese kalmışsın.Birinden kaçıyor gibisin.
-Yoo birşey yok Elisa bir şey unuttum. Şimdi gidiyorum zaten
-Çabuk ol bavullar araba da şoför bizi bekliyor.Gemi kalmak üzeredir hadi Neil
-Peki Elisa
Elisa ve Neil arabaya geçtiler ve Amerika ya gitmek de olan gemiye bindiler. Candy ve arkadaşları ise bu durumdan habersiz geziye devam ediyorlardı.Aşıklar tepesi gezisinden sonra kendilerini bekleyen bay Albert ile restorant da güzel bir akşam yemeği yiyerek günü tamamlamışlardı.Otele döndüklerinde odalarına çıkıp dinlenmeye koyuldular. Candy ve Annie günlüklerine geçirdikleri tatilin anılarını yazmayı ihmal etmemişlerdi.
Ertesi sabah Bay Albert onları sabah kahvaltısına çağırdı.
-Çocuklar biliyorsunuz bu gün son günümüz Bunu iyi değerlendirin.Yarın yola çıkıyoruz.dedi.
Candy:
-Ama Bay Albert daha 3 gün oldu.
-Çocuklar işlerim dolayısıyla gitmemiz gerek yine geliriz meraklanmayın.
Terry:
-Canınız bir şeye mi sıkıldı. Bay Albert
-Aslında evet Terry ticaret piyasası kötü durumda iflas eden iş adamı sayısı artmaya başladı.Bay Leagon dan bir telgraf aldım.Sanırım borç için kredi taleb ediyor. Elisa ve Neil ı geri gelmeleri için telgraf göndermiş. Onlar da akşam gemiyle geri dönmek üzere yola çıktılar.Bu durumu şimdilik onlardan gizlediğini de belirtmiş.
Candy üzülerek;
-Ah bu çok kötü olmuş.Bay Albert
Archie
-Leagonlar için pek üzülmüyorum doğrusu onlar her şeyi hak ediyorlar.
Bay Albert:
-Bu kadar katı olma Archie Bay Leagon la iş anlaşmalarımız var.Üstelik iş ortaklıklarında böyle şeyler olur.Neyse çocuklar geri dönmek için şimdiden hazırlanın.
Annie
Peki Bay Albert
Candy
-Bu gün madem son günümüz o zaman biraz Palatino Tepesi ve Aziz Petrus meydanına gidelim.
Terry :
-Bu çok güzel fikir
Archie.
-Pekala hanımlar ve Terry
Annie ,Candy ,Archie ve Terry önce Palatino Tepesine gittiler. Her yer taze otlarla ve antik eserlerle çevriliydi. Candy ve Annie burayı çok beğenmişlerdi.
Archie:
-Harika bir manzara Stear ında görmesini isterdim dedi. Terry Archie ye baktı.
-Seni anlıyorum dostum.Ama yapılacak bir şey yok her şey anılarda kaldı. Ara sıra yanıma gel konuşuruz.Böylece kendini yanlız hissetmezsin.
-Ah sağol Terry senin hakkında yanılmışım.
-Yapma Archie o kavgalarımız geride kaldı. Çocukça şeylerdi.
-Haklısın. Annie ve Candy buraya geldiklerine çok sevindiler.
-Evet.
-Hadi onların yanına gidelim.
-Tamam
-Terry !
-Evet Archie
-Candy ile tekrar bir arada olmanıza sevindim. O çok iyi ve dürüst bir kız .Çok acı çekti. Umarım mutlu olur. Onu bırakma Terry ne olursa olsun bırakma o mutlu olmayı hak ediyor.
-Candy e çok değer veriyorsun.
-Evet Terry bir zamanlar ben ve Anthony hatta Stear bile onu sevdik. Ama o anlaşılan hiçbirimize ait değilmiş.Seni tercih ettiği için çok şanslısın.
Terry Archie nin konuşmalarından dolayı Candy e ne kadar değer verdiğini anlamıştı.
-Peki Archie nasiyatın için sağ ol dostum.dedi.
Archie ve Terry Candy ve Annie nin yanlarına geldiler.
Terry:
-İşte bu şu tepedeki mağarayı görüyor musunuz.?diye sordu.
-Evet dedi Annie
-Orası Roma mitolojisine göre imparatorluğun kurucusu iki kardeşler Romulus ve Remus bir dişi kurt tarafından bu mağarada büyütülmüş.
Candy
-Sahi mi? Çok ilginç
Archie:
-Ben bir kurt tarafından büyütülmek istemezdim doğrusu
Annie:
-Neyse çocuklar vakit kaybetmeden Aziz Petrus Meydanını da gezelim.
Archie
-Oradan otel e döneriz.
Terry
-Peki çocuklar
1656 -1667 yılları arası Papa vııı. Alexander için yapılan iki çeşmenin yer aldığı meydana gelmişlerdi. Candy merakla sordu.
-Ne çeşmesi bu?
-Şuraya bak Candy diye işaret etti. Terry
-Sağında Domenico Fontananın sağında Bernini nin tasarladığı iki çeşme var. Bunlar özenle yapılmış birer baş yapıttır.
Candy
-Burada sanata çok değer veriyorlar.Burası ne kadar da büyük bizim ponny tepesindeki çocukların burada olmasını görmesini isterdim.
Archie
-Kesinlikle öyle Candy
-Burada ne çok şey öğrendim. Harika bir gezi oldu. Bunu hiç unutmayacağım.dedi Candy sevinçle
Annie,Archie ve Terry
-Biz de öyle dediler.
Archie Candy Annie ve Terry gezi sonunda otele döndüler.Bavullarını hazırladılar. Bu arada Bay Albert yolculuk için tüm hazırlıkları tamamlamıştı. Leagonlar da ise Bayan Leagon , Bay Leagonın para sıkıntısını gizlediği için tartışmışlardı.Bayan Laegon öfke ile;
-Bu nasıl olur ?Hayatım söyler misin?Nasıl benden gizlersin?
Bay Leagon:
-Bak sevgilim bunu gizlemek pek doğru değildi. Biliyorum ama düzeltebileceğimi sandım.Savaş sandığımdan da kötü gidiyor.Ekonomi sarsılmış durumda Ancak Bay William dan yardım istedim. Şu an seyahatte olduğu için mektupla haber verdim.Yarın dönüyor.Ondan biraz kredi almayı talep ettim. Oda makul karşıladı.
-Ama bana yine de söylemeliydin.
-Harcamalarımızı biraz kısmak zorundayız.
-Harcama mı? Sorun bununla mı çözülüyor?
-Sen ve Elisa sürekli alışveriş yapıyorsunuz? Neal ise arabayla birçok defa kaza yaptığı için bana pahalıya mal oldu.Üstelik yardım yapmamız da gerekliydi Sürekli savaş malzemeleri için tüm zenginlerden yardım talebi istendi.
Bayan Laegon sitemle elindeki yelpazesini sallıyor,olanlara inanmak istemiyordu.
-Mutlaka bu durum çözüme ulaşmalı mutlaka dedi.
Bay Albert, Candy ,Terry ,Annie ve Archie yi otelden alarak Amerika' ya gitmek üzere olan gemiye binmek için yola koyuldu.Limana vardıklarında Candy İtalya ya içinden;
-Hoşça kal görüşmek üzere... dedi ve arkadaşları ile beraber gemiye bindi. Candy ve arkadaşları kamaralarına geçerek bavullarını yerleştirdiler. Annie:
-Güzel bir seyahatti değil mi Candy diye sordu.
-Evet Annie .
-İstersen güverteye çıkalım.Ne dersin.?Candy
-Tabi !Archie ve Terry e de haber verelim.
-Tamam Annie!
Annie ve Candy, Terry nin odasının kapısı önüne gelerek yavaşça tıkladı ama ses yoktu.Ne olduğunu merak etti.Arkasından yaklaşan gölgeyi gören Candy korku ile çığlık attı. Arkasındaki kişi
-Merak etme çilli tarzan benim Terry dedi.
Candy Terry nin olduğunu anladığında derin bir nefes aldı ama kızmayı da ihmal etmedi.
-Terry çok kötüsün.Beni ve Annie yi çok korkuttun.
Terry gülerek;
-Burada ne işiniz var. Siz uyumadınız mı?diye sordu.
-Hayır Terry kamaramızda çok sıkıldık. Annie ve ben size bakmaya geldik.
Terry:
-Ben,Archie ve Bay Albert aşağıda biraz iş konuşması yaptık.Tabi birer brendy içdik.
Candy:
-Bizde içemez miyiz?
Annie;
-Candy! Bir hanımefendi çok içki içmez.
-Sahi mi? Annie içki içmek ayıp mı? yani
-Hayır tabi ama bayanlara pek yakışmadığı söylenir.Sonra sosyetede dedikodu olur.
-Gelmemeniz daha iyi hanımlar dedi Terry
Annie:
-Neden Terry ?
-Çünkü aşağıda konuşulanlar pek iç açıcı değil savaş yüzünden bankalarda kriz dönemi yaşanıyor.Şirketler zor durumda
Candy:
-Olamaz.Bu kötü işte!
Terry:
-Moralimizi yüksek tutmak zorundayız.Hadi hanımlar odalarınıza
Candy:
-Bunun için dua edeceğim.
-Annie:
-Ben de öyle
Terry :
-Odama gidip,uyusam iyi olacak çok yorgunum iş konuşmaları beni yordu. Hanımlar iyi geceler
Annie veCandy:
-İyi geceler Terry dediler ve odalarına çekildiler.
Candy odasına girdiğinde yatmadan önce dua etti ve savaşın biteceğini umut etti. Annie ise bir an evvel eve dönmek istiyordu. Candye ve Annie bu düşüncelerle uykuya daldı.Bay Albert işlerin bazı şirketlerin sıkıntıda olduğunu görünce Bay Leagon a ödeme yapması için bir miktar para yardım etti. Bunu bir mektup ile bildirdi. Candy e Leagon ailesi ile yaşadığı zamanlarda ona destek olduğu için yardım ettiğini de mektup da anlattı.Bay Leagon mektubu alır almaz çok sevindi.Hemen banka ya giderek kendisi adına gönderilen bu parayı borçlarına kullandı ve Elisa ya aldığı evi ipotekten kurtardı.
BÖLÜM 4 -
TATİL DÖNÜŞÜ VE YAZIŞMALAR
Candy ve arkadaşları gemi limana yanaşır yanaşmaz derin bir nefes almışlardı. Annie sevinçle;
Tanrı ya şükür Amerika ya döndük dedi.Güneş ışıkları gemiyi aydınlatıyordu.
Candy:
-Evet Annie?Keşke Patty de bizimle olsaydı.
-Evet ama biliyorsun Stear
-Haklısın onu kaybetmek Patty i çok üzdü. Patty i de çok özledim.Eve gidip ona mutlaka yazmalıyım.
-Ah bu iyi fikir bende öyle...Candy
Candy ve Annie Patty e yazacakları mektubu düşünürken Terry Achie ve Bay Albert iş hakkında konuşuyorlardı.Bay Albert Candy ve diğerlerini eve bıraktıktan sonra dinlenmek üzere odasına çekildi. Candy eve döner dönmez üzerini değiştirip yatağına uzandı.
-Ah ne uzun bir yolculuktu.Ama sonunda evdeyim dedi kendi kendine
Terry ile yaşadıklarını düşündü.Sonra aklına Patty e yazacağı mektup geldi.Hemen yatağından kalkarak yazı masasına yöneldi. Çekmeceden kağıtlarını ve süslü zarflarını çıkardı ve yazmaya başladı. Annie de Patty e yazıyordu. Archie de koltuk da oturmuş, Annie nin yazdıklarını okuyor ve gülümsüyordu.
-Archie:
-Annie şu köprü altından geçerken seni öptüğümü yazdığına inanamıyorum. Elisa nın zor durumdaki şu parti haha ha! Aklıma geldikçe gülüyorum. Karen nin onun oyununu bozması harikaydı.Neden bunu da mektuba eklemedin. Eminim Patty buna çok gülerdi.
-Haklısın Archie düşündüm ama yazmaktan vazgeçtim. Onu buraya davet ettiğimi yazdım. Gelince bol bol konuşur,eğleniriz.
-A evet Annie doğru düşünmüşsün.
Elisa ise eve döndüğün de annesi ve babasının anlatıkları yüzünden morali bozulmuştu. Ama Bay Leagon durumu düzelttiği haberini alınca haberi ailesine vererek mutluluğunu paylaştı.
Bayan Leagon:
Ah Tanrıya şükür! Çok sevindim. Bay William a minnetarım.
Elisa:
-Bu iyi oldu. Rahatladım anne ama tatilim yarım kaldı. Diğerleri Roma da çok iyi vakit geçiriyorlar.
-Merak etme Elisa onlar Roma dan döndü.
-Sahi mi?Anne
-Evet Elisa Bay William mektubun da döndüğünü bildirmiş.
-Bu iyi bir haber işte Archie ve Annie döndüler demek
-Durum düzeldiğine göre bu akşam bunu kutlayalım Elisa. Ben hizmetçilere haber vereyim.Güzel bir kutlama sofrası hazırlasınlar.
Elisa kendi kendine düşüncelere dalmıştı. Annie ve Archie nin Candy ve Terry nin geri dönmesine memnundu.
-Hımm demek geri döndüler dedi Elisa Ya Richard o da döndü mü? Hıh onu hiç affetmeyeceğim. Ya da onu tekrar ziyaret edebilirim. Dönüp dönmediğini öğrenebilirim.dedi.
Neil :
-Bence de bu güzel bir haber dedi.Ben odama çıkıp hazırlanayım.Hadi Elisa sen ne düşünüyorsun öyle
-Tamam Neil geliyorum.
Akşam Leagonlar güzel bir kutlama yemeği yemişlerdi. Elisa odasında Richard ı düşünüyordu. Neil da ev adresini aldığından beri Britany i düşünüyordu.
Neil sabah olduğunda erkenden kalktı ve onun evini bulmaya gitmişti.Arabayı alıp hızla evden ayrıldı.
Candy ise sabah erken kalktığında saçlarını taradı üzerini değiştirdi.Pencereyi açıp,gökyüzüne bakarak sevinçle;
-Bugün güzel bir başlangıç olacak ne güzel bir pazartesi dedi.
Çantasını alarak dışarı çıktı.Taze havayı içine çekti.Heyecanla kliniğine koştu. İçeri girdi.
Merhaba Bay Martin işte döndüm.dedi.
Bay Martin:
-Oh Candy hoş geldin. Tatilin nasıl geçti bakalım. Umarım iyi eğlenmişsindir.
-Bay Martin size anlatacağım çok şey var.dedi Candy
Klinik de her şey yeniydi .Candy için de yeni bir gündü. Etrafı gezdi ve yeni malzemelere dokundu.Huzurluydu. Tatilde gittiği yerleri anlatıyordu. Terry ise tiyatro da yeni oyunu için hamlet rolünü üstlenmişti.Annesi Elenor Baker ile sahne de rol üzerinde denemeler yapıyordu.
Elenor Baker:
-Ah Terry bu rolü almana çok sevindim.Başaracaksın. Bunu da başaracaksın.Oğlum!
-Umarım Anne
-Moralini bozma Terry Artık Candy de var.
-Yine de içim de bir sıkıntı var.
-Gereksiz endişeler can sıkar. Unutma oğlum.
Yönetmen ve diğer oyuncular sahne de yerlerini alarak provalara başladılar.Sahne ve dekor çalışmaları yapan işçiler yoğun bir şekilde çalışıyorlardı. Kulis de kostümler prova ediliyordu. Terry eline hamlet oyununu aldı ve okumaya başladı.
-Olmak veya olmamak işte bütün mesele bu dedi.
-Harika oğlum İşte bu diyerek Elenor Baker oğlunu alkışlıyordu.
-Bana kalırsa biraz daha çalışmalıyım.Anne en iyisini yapmak için uğraşıyorum.
-Ah Terry çok güzel gidiyordun.Devam et
-Peki!
Candy Venedik ve Roma yı anlatırken Bay Martin de onu dinliyordu.
-Ah görmeliydiniz Bay Martin muhteşemdi.
-Senin adına sevindim. Candy
-Kahvaltı yaptınız mı Bay Martin
-Henüz vaktim olmadı Candy
-Benim de öyle evde yanlız yapmayı sevmiyorum.
-Birlikte yapmaya ne dersin şu köşedeki dükkandan birer çörek ve peynir al istersen ben de çayı hazırlayayım.
-Tabi ki hemen dönerim.
Candy köşedeki dükkandan bir kaç çörek ve peynir almaya çıktığı sırada bir kaç adam bir at arabasının içinde yaşlı bir kadını acil olarak kliniğe getiriyorlardı.İçlerinden biri içeri girdi.
-Bay Martin Bay Martin kadın yaralı acile almalıyız. diye bağırdı.
Bay Martin hemen müdahale ederek;
-Hemen yatırın dedi.
Yaşlı kadının her yeri yara içindeydi.Bay Martin ona ne olduğunu sordu.Aralarından bir adam
-Ona kırmızı bir araba çarptı ve gitti.Çarptığı sırada kaldırıma sürüklendi.Yarası ağır
-Neden en yakın hastaneye götürmediniz?
-Fakir bir kadın kimse almadı.
-Bu nasıl olur.Korkunç bir şey.. Tamam siz çıkabilirsiniz Onunla ben ilgilenirim. Candy kliniğe geri döndüğünde Bay Martin i
yaşlı bir kadına acil olarak bakmak da olduğunu görünce telaşla;
-Bay Martin neyi var? diye sordu.
-Hemen bana yardım et Candy kanaması var.
-Ah tabi Bay Martin.
Bay Martin kanamayı durdurmayı başarmıştı.Yaralarını temizledi ve merhem sürdü.Yaşlı kadın sürekli sayıklıyordu.Yüzü terlemeye başlamıştı. Candy başında duruyor, terini siliyordu. Merakla sordu.
-Ateşi var. Ona ne oldu ?Bay Martin
-Bir trafik kazası Candy bir araba çarpmış.Büyük hastaneye fakir olduğu için almamışlar.
-Bu nasıl olur. Hastalara ne olursa olsun bakmak zorundalar.
Onu buraya sokaktan birkaç kişi getirdi.Söylediklerine göre acele ediyormuş.Karşıdan geçerken kırmızı bir araba ona doğru gelmiş.Çarpınca kaçıp gitmiş.
-Ona böyle kim çarpıp kaçabilir.Kim böyle acımasız olabilir.
-Onu getirenler sadece kırmızı bir araba dediler.
Candy çok şaşırmıştı.
Umarım iyileşir.
Bay Martin
-Bilemiyorum. Candy bir süre burada kalması gerekli
-Peki Bay Martin
Patty ,dışarı çıktığında posta kutusunu yokladı.Eline aldığı zarflarda Annie ve Candy yazıyordu.Heyecanla eve girdi.
-Büyük anne! büyük anne !
-Ne oldu?Patty sakin ol!
-Annie ve Candy den mektup var.
-Ah ne güzel Patty oku bakalım ne yazmışlar.
Patty heyecanla mektubu açtı.İlk okuduğu Candy nin yazdığı mektuptu. Patty okumaya başladığı sırada Büyük annesi heyecanlanıyordu.
Sevgili Patty ,
Görüşmeyeli uzun zaman oldu. Annie ve ben seni çok özledik.Üç gün önce Venedik de idik.Burada ben, Terry ,Archie ve Annie çok romantik ve güzel zamanlar geçirdik. Senin de burada olmanı çok isterdim.Bu arada Terry ile tekrar birlikteyiz.Aşıklar köprüsünden geçerken aşkımızı sonsuzlaştırmak için öpüştük.Gondolla gezinti yapmak , gün batımını izlemek çok romantik ve güzeldi.Ayrıca Archie ve Annie de öyle bunu yazarken utanacağını gözümde canlandırabiliyor ve gülümsüyorum.Daha sonra Roma da devam eden gezimiz de Trevi çeşmesinde dilek diledik.Burada kitaplarda okuduğun o güzel tarihi eserler var. Hepsi bir birinden ilginç ve güzel Şu an Amerikadayım. Bu arada eskiden harap halde çalışmış olduğum klinik şimdi daha da büyük ve yeni Bay Albert baştan aşağı restore ettirdi. Adına benim adımı verdi.Yeni bir dünya burası çok mutluyum. En kısa sürede görüşmek dileği ile seni çok seven arkadaşın
CANDY WHİTE ADLEY ' den SEVGİLER
Patty mektup da yazılanları büyük annesine okudukça büyük annesi neşeleniyor.Tatlı bir romantizm duygusuyla;
-Ah Patty ne romantik büyük babanla ben de gitmek isterdim.diyordu.
-Ah büyük anne sen ve şu aşık ruhun
-Patty benim güzel torunum artık kabuğundan çıksan da dünyayı görsen, keşke sen de onlarla gitseydin.
-Ben de bunu çok isterdim. Büyük anne ama onlarla olmak bana Stear ı hatırlatıyor. Arkadaşlarımla olmayı ve ben de onlar gibi romantizm dolu dakikalar yaşamayı gerçekten isterdim. Ama hala Stear ı unutamadım. Onu özlüyorum.Hem de çok
-Üzülme Patty hayat devam ediyor. Hayatının sonuna kadar Stear ı düşünemezsin öyle değil mi?Neşelen bakalım benim tatlı torunum Hadi Annie ne yazmış onu oku bakalım. Patty
-Peki büyük anne
Sevgili Patty
Archie ve ben evlendik. Senin düğünüme gelememene çok üzüldüm.Seni anlıyorum.Sana kızgın değilim. Balayımız da Candy ve Terry i de yanımıza alarak harika bir balayı tatili geçirdik.Roma ve Venedik çok güzel şehirler her yer sanat eserleri ile dolu Venedik deki büyük kanaldan gondolla gezinti yaparak birbirine bağlı rengarek evleri izleyerek kanal gezintimizi tamamladık. Köprünün altından geçerken Archie ve ben aşkımızı birer öpücük ile sonsuzlaştırdık. Candy ve Terry de öyle. Sonra aşıklar tepesine gittik Orada dans ettik.Çok romantikti Akşam otelde tiyatro sanatçılarından ve sosyeteden konuklar arasında bir partiye katıldık.Seninde yanımızda olmanı isterdim.Mutlaka beni ziyarete gelmeni
bekliyorum.
Sevgiler Annie
-Ah! ne güzel ne güzel! demek Archie ve Annie evlendi.Senin de üzülmemen ve yeni birini bularak hayata devam etmen gerekiyor. Torunumun evlendiğini görmek beni çok mesut ederdi. Patty
-Büyük anne ! Daha bunun için çok erken
-Hadi ama Patty sen artık küçük Patty değilsin.
-Tamam büyük anne anşılan bu gece bu konudan vazgeçmeyeceksin.Her neyse ben odama gidip bu mektuplara birer cevap yazacağım.Görüşürüz büyük anne
-Peki benim güzel torunum ben den de selamlarımı ilet.
-Tamam büyük anne sen hiç merak etme...
Patty odasına çıktı ve mektuplara cevap yazmaya başladı.
Candy ise yaşlı kadının başında kendine gelmesi için bekliyor onun iyileşmesi için dua ediyordu. Hastaneye almadıkları için çok sinirlenmişti.Yaşlı kadın sürekli Elenor diyordu. Candy Elenor ismini duyunca şaşkın bir halde kadına baktı. Haline çok üzülmüştü.Acaba bu Terry nin annesi Elenor olabilir mi? diye düşündü.Kim olabilirdi?bu kadın
BÖLÜM: 5
TERRY’NİN ANDREASI
Candy ve Bay Martin tüm gün yaşlı kadının yanındaydılar.Ama bir türlü kendine gelemeyen kadın hala sayıklıyordu. Candy çok üzgündü.
-Bay Martin acaba iyileşecek mi?diye sordu.
-Bilemiyorum Candy sadece bekleyeceğiz.dedi.
Saatler saatleri kovalıyordu Bay Martin ve Candy kadının kendisine gelebilmesi için tüm geceyi yanında geçirmişlerdi. Candy kadının terini siliyor,bir yandan sayıklamalarını dinliyordu. Bu kadının kim olduğunu da içten içe merak ediyordu. Bir süre sonra yaşlı kadın kendine gelmeye başladı. Candy sevinçle
-Kendine geldi Bay Martin.dedi.
Yaşlı kadın:
-Ah kostümler Elenor1 Elenor!
Candy:
-Tamam bayan sakin olun.İyileşeceksiniz.dedi.
Kadın yavaşça gözlerini açtı ve karşısında duran Candy e baktı. Sakin bir ses tonuyla
-Ah siz kim siniz?Neredeyim.?dedi.
-Bir kaza geçirdiniz.İyi misiniz.?Beni anlayabiliyor musunuz.?Bayan
-Bayan Elenor o benden...
-Lütfen heyecanlanmayın.
-İyiyim ben gitmeliyim.Beni bekliyorlar.
-Bütün gece bayan Elenor dediniz. Bayan Elenor kim? Siz kimsiniz?
Yaşlı kadın derin bir nefes aldı ve anlatmaya başladı.
Adım Katleen Ünlü yıldız Elenor Baker ın yanında uzun bir süredir hizmetkarıyım.Bana sabah çok sevdiği bir kostümünü terziden almam için beni görevlendirmişti Biz sabahları çok erken kalkarız.Onun özel bir terzisi vardır.Tüm değerli kostümlerini ona diktirir. Öğle ye yakın bir saatte de tiyatro dan gelip alırlar.İşim yoğundu. Almayı unuttum. Saate baktığımda saat 09.00 u gösteriyordu. Acele ile evden çıktım.Yol kenarında ilerliyordum. O sırada köşeden gelen hızlı bir araba evet o bana çarptı ve ben sonrasını hatırlamıyorum. Candy Elenor Baker ismini duyduğunda çok şaşırmıştı.
-Bu Terry nin annesi ama dedi.
-Evet Terry Elenor Bakerın oğludur.
-Fazla konuşmasanız iyi olur.Henüz iyileşmediniz.Şimdi dinlenmeniz gerek efendim.
-Teşekkür ederim.
Bay Martin:
-Birkaç gün burada kalacaksınız. Bayan dedi. Candy telaşla
-Evine haber vermeliyiz. Onu merak etmişlerdir.Ben nerede kaldığını biliyorum.
Bay Martin:
-Haklısın Candy
Candy Elenor Baker ın evine gitmek için hazırlanıyordu ki yaşlı kadını getiren adamlardan biri kliniğe girdi.Heyecanla
-Ona çarpanı buldum.dedi
Candy şaşkınlıkla adama bakıyordu.
-Kim peki?diye sordu.
-Araba, ona çarpan araba Leagonlara ait etraftan öğrendim.Bir çocuk onu görmüş ve tanımış. Arabayla köşeden çıkarken yaşlı kadına çarpıp kaçmış.Ona vuranın genç bir erkek olduğunu söyledi.Kumral orta boylarda...
Candy tarif edilen kişinin Neil olduğunu anlamıştı. Kızgınlıkla;
-Neil! Bunu Neil yaptı. Bundan eminim pis korkak.Ona bunu ödeteceğim.Nasıl böyle bir şey yapabilir. Bir insanın hayatı söz konusu.
-Sakin ol Candy!
-Nasıl sakin olabilirim Söyler misiniz Bay Martin bu bir suç onu Bay Leagon a şikayet edeceğim.
Candy kazayı yapanın Neil olduğunu anlamıştı.Bay Laegon a içinde şikayetler bulunan bir telgraf gönderdi. Neil ise yaptığı kazadan ötürü çok korkmuştu.Eve acele ile dönmüş odasına kapanmıştı.Bay Laegon telgrafı alır almaz Candy e haber verdiği için teşekkürlerini ve bu konuyla derhal ilgileneceğini yazan bir cevap gönderdi. Bay Leagon ,Neal ı çalışma odasına çağırdı. Neil ne olduğunu anlamamıştı.Kapıyı yavaşça tıkladı ve içeri girdi.
-Evet Baba beni çağırtmışsın.
-İçeri gel Neil ve otur lütfen
-Peki Baba
-Neil ,sen dün sabah bir kabahat işlemişsin.
-Ne kabahati baba ne demek istediğinizi anlamadım.
-Dün sabah neredeydin Neil?
-Dün sabah ve bütün gün evden hiç çıkmadım.
-Bana yalan söylemeyi kes Neil seni ve arabanı görmüşler. Yaşlı bir kadına çarpıp kaçmışsın. Bunu ancak aciz ve korkaklar yapar Neil
-Ama baba
-Konuşurken beni dinle! Bu kabahatlerin sınırı aştı. Bundan sonra arabayı kullanmana izin vermiyorum.Ayrıca iki gün odandan çıkmayacaksın.Anlaşıldı mı?
-Peki baba!
Neil babasından aldığı ceza ile odasına çıktı.
Akşam olduğunda yaşlı kadın kendisini iyi hissediyordu. Evine gitmek istediğini söyledi. Candy onu evine bırakmak için bir araba çağırdı ve yola koyuldu.Eve geldiğinde Elenor Baker özel bir davet vermekteydi.Hizmetçilerden biri kapıyı açtığında yaşlı kadını hemen içeri aldılar. Candy hala iyileşmediğini ve başından geçenleri anlattı. Hizmetçilerden biri merakla sordu.
-Onu çok merak ettik. Neyse ki Bayan Elenor kostümü daha sormadı.
Candy:
-O bir kaza geçirdi. Onu hemen yatırın. Daha iyileşmedi.
-Pekala! Siz de içer gelin küçük hanım kapı da kalmayın.
-Peki Bay Terry içeride mi?Ben onun arkadaşıyım.
-İçeride Bayan Elenor un özel konukları var. Madem ki arkadaşısınız salona girin lütfen
-Hayır ben salona girmeyeyim.
-Peki Küçük hanım
Hizmetçiler,yaşlı kadını odasına götürdüler. Candy ise davetlilerin kahkahalarını duyunca meraklanmış salon kapısına yönelmişti.Kapı aralığından Terry i gördü. Terry çok şık giyinmişti. Candy heyecanla
-Ah Terry ne güzel olmuş.dedi. Candy Terry i süzdüğü sırada onun yanına yaklaşan güzel,zarif ve son derece şık olan bir kız gördü.Kız Terry e iltifatlarda bulunuyordu.
-Dün gece ki oyunun çok güzeldi. Terry Sen o kostümün için de çok yakışıklı görünüyordun.
-Teşekkür ederim. Andrea
-Terry yarın gece seninle baş başa bir yemek yiyelim istiyorum. Böylece daha yakın oluruz. ne dersin?
-Ama... ben ...bilemiyorum.
-Lütfen Terry tüm sosyetenin dilindeyiz. Herkes bizi birbirimize yakıştırıyor.
-Lütfen Andrea bunu daha önce konuşmuştuk.Sana karşı...
Candy ne olduğunu anlamamıştı.Kim di? bu kız ..Terry ile ne işi vardı?Neden onunla bu kadar samimiydi?Candy bu düşüncelerle boğuşurken iki hizmetçi koridorun köşesinde arsızca dedikodu yapıyordu.Onların konuşmalarına şahit oldu.
-Ah şu Andrea tam bir erkek avcısı sosyete de birlikte olmadığı erkek kalmadı.Çok ahlaksız bir kız o şimdi de Terry i esir almış. Duyduğuma göre çok kıskanç ve kendini beğenmiş biriymiş.Sık sık Terry i tiyatro da ziyaret ediyormuş.Hatta bir kere öpüştüklerini bile gören olmuş.
-Sahi mi? Nereden duydun?
-Orada kulisin temizliğini yapan bir arkadaşımdan öğrendim.
-Aman Tanrım demek Terry ha işte buna şaşırmamak gerek Terry bu kızdan etkileniyor desenize
-Hem de ne etkilenme kız ona sırnaşıyor ,Terry de annesinin sosyetik arkadaşlarından birinin kızı diye ona ilgi gösteriyormuş.
-Yakında nişanlanırlar...
-Belkide...
Candy duydukları karşısında şoktaydı. Göz yaşlarını tutamıyordu. Kalbi paramparça olmuştu. Terry nin kendisini aldattığını düşünüyordu.Ağlayarak oradan uzaklaştı.Arabaya bindi.Eve döndüğünde yatağına uzanıp hıçkırıklara boğuldu.
-Senden nefret ediyorum Terry dedi.
BÖLÜM :
TOM'UN ZİYARETİ
Candy dün akşam Terry hakkında duyduklarını kafasından atamıyordu.Kliniğe giderken bile aklı hep Terry deydi.Klinikten içeri girdi ve karşısında koltuk da oturan Tom u gördü.Şaşırmıştı.Bir an üzgün olduğunu Tom a belli etmemek için neşeli davranmaya çalıştı.
-Ah Tom bu ne güzel bir süpriz çok sevindim.
-Ben de öyle Candy Nasılsın?Yeni iş yerinden memnun musun?Burası eskisinden daha güzel oldu.
-Evet Tom sen neler yapıyorsun?
-Çiftlik işleri Candy bilirsin.Bu sene yetiştirdiğimiz çok iyi atlar var. Onları yarışma için daha iyi bir fiyata satmayı düşünüyoruz.Hem sana iyi bir haberim var. Artık rodeo da birinciyim. Beni tebrik etmelisin Candy
-Sahi mi? Tom bu çok güzel bir haber.
-Candy bugün senin neyin var?
-Neyim mi? Hiç bir şey Tom ben iyiyim.
-Ah yapma! Candy seni iyi tanıdığımı bilirsin Sen de bir şeyler var.İstersen öğle yemeğinde konuşalım ne dersin.
-Sana yakalandım.Peki zaten anlatacağım bir dosta ihtiyacım vardı.Gelmen iyi oldu. Tom
-O zaman seni burada bekliyorum.
Öğle saati geldiğinde Candy saat e baktı.
-Hadi Tom gidelim. Ben hazırım.dedi
-Gidelim Candy Şu arka sokak da çok güzel bir restorant biliyorum.Oraya gidelim.
-Tamam
Candy restorant a girdiğin de Tom la bir masa ya gelerek sandalyelere oturdular. Menüden sipariş verdiler. Candy nin Üzgün olmasına üzülen Tom merakla sordu.
-Anlat bakalım Candy seni üzen şey ne doğrusu merak ettim.
-Tom dün akşam Terry i ziyarete gittim.
-Terry mi?
-Evet Sen onunla daha tanışmadın.Benim erkek arkadaşım.
-Anladım. Candy sevgilin yani
-Evet öyle de denebilir.Dün yaşlı bir kadını araba çarpmış ve kliniğe getirmişlerdi.O kadın Terry nin annesinin hizmetkarıymış.
-Çok zengin olmalılar.
-Terry, Grandchester dükünün ve aynı zaman da ünlü yıldız Elenor Baker ın oğludur.Neyse yaşlı kadın kendini iyi hissettiğini söyledi Bende evine bıraktım.Orada bir davet vardı.
-Yoksa seni içeri almadılar mı?Candy
-Yoo hayır ben içeri girmek istemedim.Ama koridorda iki hizmetçinin Terry hakkındaki konuşmalarını duydum.Çok üzüldüm.
-Ne diyorlardı .Candy
-Terry Andrea adında bir kızla konuşuyordu.Hizmetçiler onların birlikte olduğunu söyledi.Beni aldattı. Tom
Candy gözyaşlarını tutamamıştı.Ağlıyordu. Tom Candy e üzülmüştü Onu neşelendirmeye çalışıyordu. Hemen bir kahkaha attı. Candy Tom un gülmesine çok sinirlenmişti.
-Tom neden güldüğünü sorabilir miyim ?Acımla alay ediyorsun.Çok kötüsün.
-Candy sen sadece o iki arsız hizmetçinin dedikosunu duymuşsun Bunu Terry ile konuştun mu?
-Hayır Tom
-Öyleyse artık ağlama bunu Terry e anlat Siz kızlar her şeyi abartırsınız.Böyle şeylere kesinlik kazanmadan inanma
-Öyle mi dersin Yani Terry o kızla ilgilenmiyor öyle mi?
-Bunu bilemem ama peşin hüküm verme Candy En azından bir konuş.
-Peki Tom rahatladım.İyi ki senin gibi dosta sahibim.
-Candy biz kardeşiz unutma!
-Tamam Hadi yemeğimizi soğutmadan yiyelim.
-Haklısın Karnımda acıkmıştı.
-Seni Terry ile tanıştıracağım
-Tamam ama yemekten sonra..hahha
Candy ,Tom la yediği öğle yemeğinden sonra kliniğe dönmek üzere yola koyuldu.. Terry ise Tiyatro daki provalarını erken bitirmiş öğleden sonra Candy i ziyarete gelmişti. İçeri girdiğinde Candy i göremeyen Terry merakla sordu.
-Merhaba Bay Martin Candy i ziyarete geldim. Kendisini görebilir miyim?
-Tabi birazdan döner öğle yemeğine çıkmıştı. Bir arkadaşı geldi. Candy i alıp gitti.
-Peki Beklerim.
-Bir şey içer misin ?Candy dönene kadar birer fincan çay içeriz.Nasıl olur.
-Teşekkür ederim.Lütfen
Tom Candy e çiftlikten bahsediyordu. Archie ve Annie nin ziyarete gelmelerini istedi.
-Archie ve Annie evlendiler ha ve balayı... onları çiftliğe davet etmek istiyorum Yeni rodeo turnuvaları düzenleniyor.Gelip beni izleyin.
-Müsait bir zamanda ortak bir kararla gelebiliriz. Tom
Candy saatine baktı.Saat yemek paydosunu geçmişti. Telaşla
-Ah Tom hemen gitmeliyim. Geç oldu.Öğle paydosu geçti.dedi.
-Meraklanma Candy kestirme bir yol biliyorum.Oradan gidelim.
-Tamam bu iyi işte
Klinikte bekleyen Terry annesi Elenor Baker ın oyununa geç kalmak üzere olduğunu anlamıştı.Saatine baktı.Oyunun başlamasına 20 dk kalmıştı. Terry Bay Martin e
-Candy gecikti.Sanırım daha fazla kalamayacağım.Gitmeliyim dedi.
-Pekala evlat görüşmek üzere dedi Bay Martin
Kliniğin kapısından çıkan Terry arkasını döndüğünde karşı kaldırımda Candy i Tom la görmüştü. Tom ile Candy birbirlerine sarılıyordu.
Terry bunu görünce çok sinirlenmişti.Koşarak yanlarına gitti. Tom u Candy den uzaklaştırıp ona yumruk attı. Yere düşen Tom şaşkındı.Ne yapacağını bilemiyordu. Candy kızgınlıkla,
-Sen ne yaptığını sanıyorsun Terry bu yaptığın çok ayıp!
-Senin bu çocukla ne işin var. Candy
Tom:
-Sen bana çocuk mu dedin?
-Evet ne olmuş.
Candy:
-Dur !Terry kavga etmeyi kes.lütfen
-Terry:
-Candy sen ona sarılmıştın. Bu ne demek oluyor söyler misin?
-O benim kardeşim Tom aynı yetimhane de büyüdük. Aramızda bir şey yok.
Terry duydukları karşısında hem şaşkın hem de mahçuptu. Elini Tom a uzattı.
-Ne kardeşin mi?Özür dilerim.Beni affedebilecek misin?Gerçekten üzgünüm.Bana elini ver lütfen
Candy Tom un düştüğü bu zor durum için utanmış ve üzülmüştü. Ne diyeceğini bilemiyordu. Tom yanağına dokunarak onlara bakıyordu. Aklına Candy nin Terry i Andera dan kıskanması ve Terry nin de Candy i kıskanması durumu gözünün önüne geldi.Gülmeye başladı. Terry , Tom'un gülmesine bir anlam veremedi. Ama Candy anlamıştı.Ayağa kalktı ve siz birbirinizi çok kıskanıyorsunuz dedi.
Terry :
-Şey evet Candy benim nişanlım olur.
-Benim de kardeşim diyerek Tom Terry e bir yumruk attı ve onu yere düşürdü.
-Bu bir kovboy selamıdır Terry Anthony le de böyle selamlaşmıştık.dedi ve Gülmeye devam etti. Terry ayağa kalktı.
-Demek siz kovboylar böyle selamlaşıyorsunuz. ha!
-Evet Terry
-Öyle mi? O zaman
Terry Tom a vurmak için yöneleceği sırada Candy araya girdi.
-Yeter Terry ,Tom yumruklaşmanıza bir son verin.
-Ah Candy biz sadece şakalaşıyorduk.
-Tom seni uğurlasam iyi olacak.Anlarsın ya dedi Candy , Tom a göz kırptı.
-A tamam Candy anladım.Görüşürüz Candy dedi Tom ve uzaklaştı.
Terry :
-Bana bir kardeşin olduğundan bahsetmedin Candy dedi.
-Sormadın ki sorsaydın söylerdim. Terry
-Yumruğu hiç fena değildi.
-Aslında bir yumruk da ben atmak istiyorum sana Terry
-Ooo çilli tarzan beni dövmek istiyor demek neden acaba?
-Sen nedenini bilirsin.Yalancı pis serseri
-Aa bu sözler senin gibi bir kıza hiç yakışmıyor doğrusu Benim çilli tarzanım ı kızdıran nedir?
-Hıh senin burada ne işin var.
-Annemin oyununa seni de götürmek istedim.Seni almaya geldim. Klinikte kimse yoktu.Bay Martin e seni sordum Öğle yemeğinde olduğunu söyledi.İstersen annemin yeni oyununa beraber gidelim.O zaman Tom'a vurduğum için affedersin beni
-Pekala Bay Martine haber vereyim.
Candy kısa bir an kliniğe giderek izin alıp geri dönmüştü. Candy asıl kızgınlığının Andrea olduğunu söyleyemiyordu.Çok üzgündü. Terry üzgün olduğunu fark etmişti.
-Neyin var? senin Candy Tom için üzülüyor isen özür diledim işte hala konuşmayacak mısın?
-Asıl kızgınlığım bu değil
-Neymiş peki
-Dün gece hoş bir kadınla davetteydin değil mi?Terry
Terry şaşırmıştı
-Söyleyin çilli tarzan şimdi de falcı mı oldunuz.
-Hayır Terry seni görmek istedim. Ama sen salonda güzel bir kızla çok samimiydin.Üstelik bu kız sana iltifatlar yağdırıyordu.Öyle değil mi bayım Sevgiliniz Andrea ile çok yakışırsınız birbirinize...
-Candy neler söylüyorsun? Hımm Sen beni kıskanıyorsun. Ha haha!
Terry kahkahalarla gülüyordu. Candy ise gülmüyordu. Terry bir an sustu. Candy nin ciddi olduğunu anladı.Üzgün bir tavırla konuşmasına devam ediyordu.
-Bak Candy Andrea dan hoşlanmıyorum. Annemin çevresindeki sosyetik insanlardan da... Andrea sadece annemin çok da sevmediği benim gibi katlandığı bir arkadaşının kızı o kadar şöhret dünyasında çok dedikodu var. Her şeyi uydurabiliyorlar.
-Ama hizmetçiler onun senden çok hoşlandığını söyledi.
-Evet bu doğru ama ben değilim Candy seni ne kadar sevdiğimi biliyorsun.
-Hıh hiç sanmıyorum.dedi Candy hızla yürüdü. Terry peşinden gitti.
-Buraya gel çilli tarzan sen benim tek sevdiğim kızsın. Tamam mı?
Candy nin elini yakalayan Terry Candy nin gönlünü almayı başarmıştı. Candy Terry e sarıldı ve sokağı aydınlatan sokak lambaları arasında birbirlerine sarılarak romantik oyunu izlemeye gittiler.Yol boyunca Terry Candy e onu gerçekten çok sevdiğini söyledi.
BÖLÜM :7
PATTY 'NİN GELİŞİ
-Patty !Patty!
-Efendim büyük anne Hazır mısın?
-Evet Hazırım büyük anne
-Dikkatli ol Patty
-Merak etme Büyük anne
-Bana oraya vardığında mutlaka haber ver.
-Tamam Büyük anne
Patty Annie nin evine gitmek üzere arabaya bindi. Yola koyuldu.Yolculuk süresi boyunca yanına aldığı birkaç romanı okudu.
Annie ise Patty için evde hazırlık yapıyordu.
-Archie Biliyorsun. Bu akşam Patty geliyor.
-Evet Annie onun için hazırlık yapıyorsun.Sana yardım edebileceğim bir şey var mı?
-Hayır Archie
-Öyleyse biraz dolaşmaya çıkıyorum.Hava bu gün güzel görünüyor.Hem Candy i yeni kliniğinde ziyaret etmek istiyorum.
-Peki Archie
Annie hazırlıkları tamamladıktan sonra Patty i almak için istasyona gitti.Biraz beklemenin ardından istasyon kalabalıklaşmıştı. Trenin düdüğü çalıyordu.Tren istasyona yanaştığında Patty trenden iner inmez gözlüklerini düzeltti etraf da Annie yi aradı. Patty i gören Annie sevinçle bağırdı.
-Patty! Patty !buradayım.
Patty Annie nin sesini duyduğunda onu farketmişti. Yanına koştu ve birbirlerine sarıldılar.
-Ah Annie seni tekrar görmek ne güzel dedi Patty
-Seni de Patty dedi Annie
-Candy ve Archie nerede?
-Candy e senin geleceğini haber vermedim. Süpriz .Archie nin haberi var.O bizi baş başa bıraktı. Erkekleri bilirsin.Kadınlar arasında durmaktan hoşlanmazlar.
-A evet Annie
-Hadi arabaya binelim. Araba bizi bekliyor.
-Tamam
-Nasılsın Annie? Evlendiğini söylemiştin.Evlilik nasıl gidiyor?
-Ah çok mutluyum. Patty Her şey tam da hayal ettiğim gibi oldu. Sen nasılsın?
Patty bir an sustu. Aklına Stear gelmişti.
-Ben iyi sayılırım. Annie Biliyorsun. Stear onu bazen hatta çok özlüyorum.Onunla yaşadığım anıları unutamıyorum.
-Seni anlıyorum Patty ama acılarımıza katlanmak zorundayız.Hayatta kalmanın kuralı bu
-Ama ben her seferinde onu düşünmeden edemiyorum. Annie ,her şey onu hatırlatıyor.Buraya gelirken dayanabileceğimi düşündüm.Ama...
Patty Stear ın ölümüne hala alışamamıştı. Annie ile konuşurken göz yaşlarını tutamamıştı. Annie onu sakinleştirdi.Araba eve geldiğinde Annie;
-İşte benim evim Patty dedi.
Annie nin evi büyük bir bahçe için de güller ve yasemin çiçekleri ile doluydu.Çiçekler rüzgar da uçuştukça kokuları etrafa yayılıyordu. Anni eve Patty büyük merdivenlerden çıkarak kapıdan içeri girdiler.Koridordan yukarı çıktıklarında Annie Patty nin kalacağı odanın önünde durdu.
Annie:
-Senin odan burada Patty senin için özel hazırladım. Çok beğeneceksin.dedi.
-Teşkkürler Annie
-Hadi içeri gir.
Patty odaya girdiğinde yüzünde tatlı bir gülümseme belirdi.
-Burası bir prensesin odası gibi dedi.
-Sen de bir prensessin Patty hadi kendini evinde hisset.
-Eşyalarımı yerleştireyim.
-Sana yardım edeyim.
-Ah zahmet etme Annie ben halledebilirim.
-Ne zahmeti hadi bavulunu bana ver.
-Tamam Annie
Annie ve Patty eşyaları çıkarıp dolaba yerleştirdiler.Daha sonra da salona inip sohbet ettiler.Bu sırada Archie eve dönmüştü. Patty i görünce
-Ah hoş geldin Patty seni gördüğüme sevindim. dedi.
-Ben de Archie
-Eee anlat bakalım Patty neler yapıyorsun?
-Aynı, pek de değişen bir şey yok Büyük annemle beraberim. O da evde olmaktan sıkıldığında yine kendine yapacak bir iş buluyor.
-Ah Patty! Umarım yine başını belaya sokmuyordur.
Annie ve Patty güldüler.
-Hayır Archie artık dersini aldı.Akıllandı.
-Buna sevindim.Baksana Patty istersen bir daha ki ziyarete onu da getir. Bize tecrübelerini anlatır.Hep birlikte dinleriz.
Ah Archie büyük annem burada olsa seni kucaklardı.O da anlatmaya bayılıyor. Günde üç saat onu dinliyorum.
Archie ve Annie Patty nin durumuna güldüler.
Akşam olduğunda sofra hazırlanıyordu. Patty merakla Candy i sordu.
-Candy nerede?Onu görmek istiyorum.
Archie:
-Merak etme!Patty bugün ona uğradım. Bir hastası vardı.Bende bay Martin e ona vermesi üzerine bir not bıraktım. Notu almış olmalıydı.
-Ah bu güzel işte onu ve neşesini çok özledim.Canım arkadaşım,görmek için sabırsızlanıyorum.
Candy öğle saatinde yatalak olan bir hastasını ziyarete gitmiş ve geri dönmüştü.Masasında üzeri Archie yazılı bir not gördü. Merak edip hemen okudu.Notta;
Sevgili Candy ,Patty bu gün bizi ziyarete geliyor.Senin de bize katılmanı rica ediyoruz.
Sevgiler Archie
Candy notu okuduğunda yüzünde bir tebessüm belirdi.Kendi kendine
-Demek Patty geliyor. Bu harika! Hemen hazırlanmalıyım.dedi. Klinikten çıkar çıkmaz eve koştu. Üzerini değiştirdi.Sonra da bir arabaya binerek Annie ve Archie nin evinin yolunu tuttu.Kapıya geldiğinde Annie onu karşıladı.
-Hoş geldin Candy hadi hemen içeri gel.
-Bana bırakılan notu aldım ve hemen buraya geldim. Patty nerede?
-İçeride...
Candy heyecanla salona girdi. Patty i uzun süre görmüyordu. Patty ona baktı ve gülümsedi.
-Merhaba Candy dedi.
Candy nin gözleri dolmuştu.
-Patty seni çok özledim diyerek ona doğru koştu.Birbirlerine sıkıca sarılan arkadaşlar doyasıya kucaklaştılar.
Patty:
-Ben de seni çok özledim. Candy
-Ah Patty
Annie:
-Evet Bayanlar şimdi masaya bakalım.Dedi.
Archie
-Sıkı dostlar artık bir arada... A Candy yemekten sonra gitme lütfen Senin de bizimle kalmanı istiyoruz.
-Memnuniyetle! Bu harika hep beraber güzel bir akşam geçireceğiz.
Archie bir an duraksadı. Düşüncelere daldı. Candy ne olduğunu anlayamamıştı. Annie;
-Ne oldu Archie bir den...
-Bir an kendimi yanlız hissettim Annie Stear ı özledim. Bayanlar arasında yanlız kaldım.
Candy:
-Merak etme Archie ben bu akşam senin için erkek olurum.Tamam mı?
-Archie ve diğerleri Candy e bu sözlerinden dolayı güldüler.
-Candy her zaman bizi neşelendirmeyi başarırsın.Seni seviyorum Candy
Patty ve Annie
-Evet Candy
-Ben de sizleri seviyorum.Unutmayın benim olduğum yerde hüzün olmaz.
Archie:
-Haklısın Candy
Güzel bir akşam yemeğinden sonra herkes odasına çekilmişti. Patty ,Candy ile aynı odayı paylaşmak istedi.Odaya süzülen ayışığı
içeriyi aydınlatıyordu.Her ikisi de bundan huzur duymuşlardı.Ertesi sabah hep birlikte yapılan güzel bir kahvaltının ardından Patty Annie ve Candy şehri dolaşmaya çıktılar.Dükkanlardan alışveriş yaptılar. Patty Büyük annesi için şık bir şapka aldı. Candy de bayan Ponny için güzel bir şal.Dükkan dan çıktıklarında Patty merakla sordu.
-A Candy sakıncası yoksa bir şey sormak istiyorum.
-Evet Patty seni dinliyorum.
-Terry, Şu son gönderdiğin mektup da bir arada olduğunuzu ve güzel bir tatil yaptığını yazmıştın.Başka neler yaptınız anlatsana
-Aslında tatilden sonra bir şey oldu. Kliniğe acilen gelen yaşlı bir kadına yardı ettim Yaşlı kadın Terry nin annesi Elenor Baker ın uzun yıllar yanında çalışan yardımcısıymış.
-Bir saniye Candy Elenor Baker şu ünlü aktrist Terry nin annesi mi?
-Özür dilerim Patty bu bir sırdı.Ama sonra ortaya çıktı. Aziz paul okulunda Terry nin yanlışlıkla odasına girdiğim o akşamı hatırlıyor musun ?Patty gülmeye başladı.
-Evet Candy yakalanacaksın diye korkudan kalbim durmak üzereydi.
-Haklısın Patty işte Terry nin odasına girdiğim de annesinin fotorafını görmüştüm.Oda bana kimseye söylememi tembihlemişti.Bu yüzden size de söyleyemezdim.Her neyse Elenor Baker ın yardımcısını eve götürdüğüm sırada Terry ile Andera adındaki bir kızı samimi bir şekilde konuşurken gördüm. Patty gözlerini açarak
-Ne yoksa onunla beraber mi?
-Hayır Patty kızın ondan hoşlandığını söyledi.Ama Terry onu sevmiyor.
-Bana kalırsa Candy Terry o cemiyetten kimse ile olmaz.Ona güvenmelisin. Terry iyi biri bence
-Umarım.
-Yapma Candy Sen de biliyorsun ki...
Patty nin konuşması yarım kalmıştı. Candy o sırada vitrinde duran elbiseyi görmüştü.Parmağı ile işaret ederek, heyecanla bağırdı.
-Ah bu muhteşem!
Patty ve Annie de görmüşlerdi.Onlar da Candy nin heyecanına katılarak:
-Evet Gerçekten muhteşem! kızlar diyerek dükkandan içeri girdiler. Candy o heyecanla dükkandan içeri girdiği sırada uzun boylu güzel ve zarif olan bir kadına çarpmıştı.Kadınla yüz yüze gelen Candy öylece baka kalmıştı.Kadın da ona bakıyordu.Bu kısa bakışmanın ardından kadın kibarca
-Dikkat edin genç bayan dedi. Oradan uzaklaştı. Candy dona kalmıştı.Ne söyleyeceğini bilemedi. Annie ve Candy merakla ne olduğunu sordu.
Annie:
Ne oldu? Candy
Patty:
-Sen iyi misin Candy
-Gördünüz mü?Ne kadar da güzel bir bayandı.Ona çarpmakla büyük kabalık ettim.Bir özür bile dileyemedim. Ne yazık
Annie:
-Sen de güzelsin Candy
-Evet Candy sen de onun kadar güzelsin.Tabi kendine bakmayı ihmal etmediğin sürece
-Ne demek bu şimdi.Ben...
Annie ve Patty Candy nin ellerinden tutarak elbiselerin asıldığı bölüm e götürdüler. Patty aldığı bir elbiseyi Candy e verdi.
-İşte bu sana çok yakışacak .Candy hadi onu dene sonrada vitrindekini denemelisin.
-Ne yani söyleyin bakalım ben bakımsız biri miyim.? Terry beni böyle beğeniyor. Hıh
Annie ve Patty gülmüşlerdi.
Patty:
-Bak !Candy erkekler kadın gibi kadınlardan hoşlanırlar.Üzgünüm ama sen erkek gibisin .Erkeklerin gizli dünyalarında bakımlı ve zarif kadınlar vardır.Unutma!Terry seni kırmamak için beğendiğini söylüyor olabilir Ayrıca Andrea dan bahsettin Ona kaptırmak istemezsin değil mi?Artık genç bir kadınız unutma Çocukluk geçmişte kaldı.Eğer şık ve bakımlı olmazsan erkekler senden uzaklaşabilir, sen de bakımlı olmalısın.
-Sahi mi? Patty
-Elbette Candy dedi Annie
Patty:
-Büyük annem olsaydı İnan bana seni hemen hazırlamıştı.
Candy, Annie ve Patty ile birkaç elbise ve ayakkabı aldıktan sonra saçlarını da değiştirmişti.Çok güzel ve kibar bir lady gibi görünüyordu.
Patty:
-Terry seni yeni halinle gördüğünde bayılacak.
Annie :
-Evet Candy Muhteşem Eve dönelim artık geç oldu. Archie bizi merak etmiştir.
Eve döndüklerinde Archie yi salonda gazete okurken görmüşlerdi. Annie telaşla
-Üzgünüm Archie geciktiğimiz için özür dilerim
-Ah Hanımlar sizi az kalsın aramaya çıkacaktım.
Patty:
-Candy i nasıl buldun Archie bir erkek gözüyle bak ona
Archie Candy i gördüğünde ağzı bir karış açık kaldı.
-Bu muhteşem Çok güzel ve zarif bir lady olmuşsun Candy Terry seni gördüğün de tekrar aşık olacağına bahse girebilirim.
-Teşekkürler Archie
Annie
-Hadi Candy çayları hazırlayalım,balkona çıkıp birer fincan çay içelim.
Patty:
-Evet bu güzel bir fikir size yardım edeyim kızlar.
Archie Candy nin bu yeni görüntüsünden etkilenmişti.Kendi kendine:
-Candy çok güzel bir kadın oldu. Bir zamanlar ona neden aşık olduğumu daha iyi anlar gibiyim. Terry yeni Candy i gördüğünde acaba onun yeni halini nasıl bulacak. Terry çok şanslı bir adam hemde çok... diyerek düşüncelere dalmıştı.
BÖLÜM =8
İŞ HAYATINA ATILAN GENÇ ADAM
Sabah ın ilk güneş ışıkları Archie ve Annie nin odasına süzülüyordu. Sessiz ve sakin görünen oda hizmetçinin kapıyı vurması ile bozuldu. Archie sesi duyar duymaz yatağında doğrulup,
-Girin! dedi.
Hizmetçi içeri girdi.
-Bey efendi size bay William dan bir mesaj var.dedi.
-Peki masaya bırakın lütfen
Hizmetçi:
-Peki efendim.
Archie yatağından kalktı ve sabahlığını giydi. Bay Williamın gönderdiği mesajı okudu.
Mesajda;
Sevgili Archie,
Seninle bugün önemli bir konuyu görüşmek üzere evimde bekliyor olacağım. Mutlaka gelmen gerekiyor.
Sevgiler Bay William
Archie mesajı okur okumaz üzerini değiştirdi ve arabayı hazırlattı.Bay William ı görmeye gitti. Archie yol boyunca Bay William ın ne söyleyeceğini merak ediyordu.Araba Bay Williamın evine yanaştığında Bay George Archie yi kapıda karşıladı.
-Hoş geldiniz .Bay Archie
-Hoş bulduk .George
-Nasılsınız Efendim?
-İyiyim George Bay William beni çağırtmış. Sen ne olduğunu biliyor musun?
-Hayır Efendim. Yukarıda yazı odasında sizi bekliyor. Buyrun Lütfen
-Teşekkürler George
Archie heyecanla Bay Williamın odasına doğru ilerliyor ne konuşacağını merak ediyordu.Kapıyı çaldı .İçeriden
-Girin lütfen diye bir ses geldi. Archie içeri girdi.Bay William onu gördüğünde sevinçle karşıladı.
-Hoş geldin Archie ben de seni bekliyordum.
-Hoş bulduk Bay William Beni bu kadar acil olarak çağırmanıza sebep nedir? Merak ettim doğrusu
-Lütfen otur Archie biliyorsun. Adley ailesinin tüm işlerini ben devraldım. Uzun zamandır da yanımda çalışanlarla ilerlemeye devam ediyoruz. Düşündüm artık genç bir erkeksin Archie senin de bizimle çalışmanı istiyorum.İşin hazır bile aile işlerini birlikte yürüteceğiz.
Archie şaşırmıştı.
-Ama Bay William benim henüz bir tecrübem yok.
-Biliyorum Archie benimde yoktu.Hatta senden daha küçüktüm. Her şeyi öğreneceksin.Banka hesaplarını şirketteki iş akışını vs. Sen artık iş hayatına atılan genç bir adamsın.Anlaştık mı?Archie Merak etme sana yardımcı da olacağım .Bu konu da yanlız olmayacaksın.
-Peki William amca Teşekkür ederim.
-Sadece Bay William demen yeterli.Amca demek için çok gencim.
-Peki Bay William
-Bir şey içer misin?Archie
-Teşekkür ederim.Bay William ama fazla kalamıyacağım.
-Peki Archie nasıl istersen
Archie Bay William ın kendisini şirkette görev vermesine çok sevinmişti. Artık Adley ailesinin önemli bir üyesiydi.Eve gidip bunu Annie ile paylaşmak istedi. Arabaya bindi ve eve doğru yol almaya başladı. Annie ise Archie nin evde olmadığını acil bir iş için erkenden çıktığını öğrendi. Patty i uyandırarak birlikte kahvaltı yaptılar. Annie, Chicago da bir resim atölyesi olduğunu bir çok kişinin orada resim eğitimi aldığını söyledi. Patty bunu duyunca heyecanla
- Bende gitmek isterdim.dedi.
Annie:
-Ama uzakta oturduğun için birlikte gidemeyiz. Patty
-Büyük annemin burada küçük şirin bir evi var. Burada kalır o zaman seninle birlikte gideriz. Annie
-Archie ye bundan bahsettim.O da kabul etti.
-Güzel Candy de bize katılırsa çok iyi olur.Hadi hemen gidelim .Candy i de ziyaret edelim.
Kahvaltının ardından Annie ve Patty evden ayrıldılar ve Chicago daki sanat atölyelerine gittiler.Burada bir kursa yazıldılar.Daha sonra da Candy nin yanına kliniğe gittiler. Candy küçük bir çocuğu muayene ediyordu. Annie ve Patty i görünce sevinçle
-Çok güzel bir zamanlama hoş geldiniz. Bayanlar dedi.
-Merhaba Candy burası çok güzel olmuş dedi Annie
Patty:
-Evet eskiden daha berbat mı görünüyordu.
Candy:
-Bayanlar şöyle oturun.Size birer çay ikram etmek istiyorum.
Annie.
-Zahmet etme Candy biz kendimiz hazırlarız.Senin işine mani olmayalım.
-Peki
Candy muayne ettiği küçüğü giydirdi ve ilaçlarını yazdı annesine uzattı.Çocuk ve annesi teşekkür edip klinikten çıktılar. Candy ise Patty ve Annie nin yanına gelerek sohbette katıldı.
Annie :
-Bugün Chicago da bir resim kursuna yazıldık. Patty ile birlikte gideceğiz. dedi. Candy
-Güzel bir haber bende katılmak isterdim.Sizce de olabilir mi?
Patty:
-Tabiki neden olmasın Öyleyse sen de bizimle gel Candy
-Sahi mi? O zaman öğleden sonra gidip yazılayım.Boş zamanları da değerlendirmiş olurum.
Annie:
-Tamam anlaştık kızlar.Tıpkı eski günlerdeki gibi diyerek Candy ve Patty e sarıldı.
Archie eve dönmüştü. Annie nin evde olmadığını görünce odasına çıktı ve yatağına uzandı.Düşüncelere daldı.Yeni işi düşünüyordu.Endişeleri vardı.Acaba Elroy Hala buna nasıl karşılık verecekti.diye iç geçirdi.Akşam olunca Annie ve Patty resim malzemeleri almak için dükkana uğradılar Birkaç fırça boya ve tual aldılar.Eve dönmek üzere bir arabaya binip yola koyuldular.
Leagonlarda ise durum;Neil, babasının arabayı kullanmasını yasakladığından beri canı çok sıkılmıştı.Oda hapsinden de kurtulmuştu.Odasında kaldığı sürece sevdiği kız Britany e aşk sözleri ile dolu mektup yazıyordu.Mektuplarında ünlü şairlerin şiirlerinden de faydalanıyordu.Böylece Britany i daha iyi etkileyebileceğini düşünüyordu. Elisa kardeşi Neil in uzun süre odasından çıkmadığını görünce merak için de yanına gitti.İçeri girdiğinde Neil i yazı masasında mektup yazarken buldu. Yavaşça arkasından yaklaştı ve hızlı bir hamle ile elindeki mektubu aldı. okumaya başladı. Neil kardeşinin bu hareketine çok kızmıştı.
-Neil , bu bir aşk mektubu mu?Kardeşim
-Elisa ver onu bana..
-Gel de al o zaman
-Elisa ver dedim.
-A pekela al bakalım.
-Elisa insanların özel mektupları okunmaz.Bu yaptığın çok ayıp ve utanç verici
-AA annem bunu biliyor mu?Neil
-Bundan sakın anneme bahsetme Elisa
-Pekala Neil
-Şimdi beni yanlız bırak
-Tamam çıkıyorum. Seni o aptal mektuplarınla baş başa bırakıyorum.Sersem aşık hıh
Elisa odadan çıktı ve kendi odasında yatağında uzanarak Terry nin yakın arkadaşı Richard ı düşünmeye başladı.Kendi kendine;
Richard dan hala bir haber yok henüz dönmedi.Acaba şimdi ne yapıyor.Onunla mutlaka görüşmeliyim.dedi.
Richard ise İtalya dan sabah dönmüştü.Ama Elisa nın bundan haberi yoktu.Tiyatro ya Terry nin Hamlet oyununu izlemeye gelmişti.Oyundan sonra Terry ile bir barda sohbet etti.
-Biliyorsun Terry İtalya dan yeni döndüm.Buradaki resim çalışmalarım orada büyük ilgi gördü. Burada da bir sergi açmayı düşünüyorum. Elisa yı davet edeceğim. A birde piano çalışmalarım tabii
-Burada sergi açman iyi bir fikir uzun zamandır sergiye gitmemiştim.Evet Candy ide alır gelirim.
-İyi fikir. Candy ,şu güzel hemşire onunla aranız çok iyi birbirinizi çok seviyorsunuz.Çok tatlı bir kız ama gördüğüm kadarı ile Elisa ondan hoşlanmıyor.
-Evet bu doğru. Elisa kıskanç ve kötü ruhlu biri
-Ben kötü ve kibirli insanlardan nefret ederim. Elisa da bunu görmedim Sadece kıskanıyor o kadar .Ama Candy hayat dolu bir kız insana huzur veren bir yapısı var.
-Benim için çok değerli Richard
-Anlıyorum Terry onu çok seviyorsun o da sevilmeyi hak ediyor.Hadi Candy nin ve birlikte olmanızın şerefine
-Tamam Richard Candy nin şerefine
Terry ve Richrd o akşam ki sohbetlerinin ardından evlerine döndüler. Boş ve yarı içen insanların bulunduğu sokakta ilerlerken Terry Candy i ne kadar sevdiğini düşündü.Kendi kendine;
-Acaba benim güzel tarzanım şimdi ne yapıyor dedi.Eve geldiğinde annesi onu sarhoş gördü ve azarladı.
-Terry oğlum bu kadar içmemeliydin. Sabah uyanamayacaksın.
-Ben iyiyim anne merak etme iyi geceler dedi ve odasına girdi.Yatağına uzanıp derin bir uykuya daldı. Üzerini bile değiştirememişti.
Annesi arkasından baktı ve sessizce
-İyi geceler oğlum.dedi.
BÖLÜM =9
BAYAN ELROY UN ÖFKESİ
Sabah olduğunda ,Annie Archie ve Patty birlikte kahvaltı ediyordu. Archie ,Bay William ın kendisine sunduğu iş teklifinden söz ediyordu. Annie ve Patty bu habere çok sevinmişlerdi.
Annie:
-Bu çok güzel bir haber Archie senin adına sevindim.
Patty:
-İsterseniz bunu kutlayalım.
Archie:
-Elbette hanımlar
Bay William ın bu kararından dolayı öfkelenen Bayan Elroy arabasını hazırlatıp Bay Wiliam ı ziyaret etmişti.Bayan Elroy u salonda ağırlayan Bay William ;
-Hoş geldiniz Bayan Elroy dedi.
-Aslında hiç hoş gelmedim. Willam
-Sorun mu? var.
-Sorun mu? Nasıl olur da en ufak bir tecrübesi bile olmayan bir gence bu şirkette görev verirsin.
-Kimden bahsediyorsunuz?
-Elbetteki Archie den o daha çok genç
-Bakın Bayan Elroy ben de bu işin başındayken çok tecrübesiz ve gençtim.Ama bakın şimdi uzmanlaştım.
-Eğitimini tamamlamayan bir genç öyle mi?
-Bu bir sorun olmamalı değil mi? Bayan Elroy
-Ah! nasıl düşünemezsin bunu Archie eğitimini tamamlamalı ve şirkette ancak böyle yer almalı eğitimsiz bir Adley üyesi şirketin onurunu zedeleyebilir. Adley ailesinin asil soyu tecrübesiz ve eğitimsiz kişilerle yürütülemez.Anlaşıldı mı?
-Bakın Bayan Elroy Archie hem eğitim alıp hem de işini devam ettirebilir.Hem ona hemen ciddi bir sorumluluk vermeyeceğim. Archie zeki bir genç işi kolayca kavrayabilir. Bunu başaracağından eminim.
-Bu nasıl olacak Bay William söyler misiniz?
-Siz bunu bana bırakın lütfen! Unutmayın ki! kararları ben veriyorum.Ayrıca tecrübesi olmayan birine bir şans vermezseniz nasıl tecrübe edinebilir.
-Pekala Bay William istediğiniz gibi olsun. Dilerim bir sorun çıkmaz
-Bundan emin olabilirsiniz.
-İzninizle
-Buyrun Bayan Elroy
Bayan Elroy Bay Williamla yaptığı kısa görüşmenin ardından Bayan Leagon ı ziyarete gitmişti.Bayan Leagon Archie nin şirkette görev almasını garip bulmuştu. Neil 'ın da yapabileceğini düşündü.Öğleden sonra da Annie Patty ve Archie ye Saint Paul okulundan birer mektup gelmişti. Patty nin mektubunu büyük annesi teslim almış Annie nin evine postalamıştı. Annie ve Patty mektupları açtılar.Her ikisinde de savaş yüzünden eğitime devam edemeyen öğrencilerin İskoçya da devam edebilecekleri yazıyordu. Archie ne yapacağını bilemedi.Durumu Bay William a bildirdi.Bay William bu durum üzerine verdiği karar da yaz tatillerinde yanında çalışabileceğini okuluna da eğitimini tamamlaması açısından devam edebileceğini yazan bir mektup gönderdi. Annie ve Patty ise gitmeye karar vermişlerdi. Annie Archie ve Patty sabah erkenden , Candy i de alarak çay evinde buluştular.
Annie:
-Candy ,Ben Archie ve Patty Saint Paul okulundan birer mektup aldık.
-Mektup mu?
Patty:
-Evet Candy Savaş yüzünden eğitimimiz yarım kalmıştı.Şimdi de bizi İskoçya daki yaz okulunda devam ettirmemizi istiyorlar.
Archie:
-Aslında orada iyi bir eğitim verdikleri söylenemez.Ben açıkçası gitmeyi düşünmüyorum.
Annie:
-Ben de bilmiyorum. Ama eğitimi mi tamamlamak istiyorum.
Patty:
-Ben de öyle
Candy:
-Sizden yine ayrı kalacağım öyle mi?
Archie:
-Ah Candy böyle söyleme bizler senin her zaman yanındayız. Unutma
-Evet ama...
Annie:
-Ne oldu Candy daldın birden
-Aklma Terry işle yaşadığım şu skandal geldi.
Annie:
-Candy artık bu geçmişte kaldı. İskoçya da çok güzel zamanlar geçirdik.Bunu hatırlamaya çalış
Archie:
-Evet Bu Elisa nın düzenlediği sinsi bir oyundu.Senin bunda bir suçun yok ki
-Evet yine de ben de eğitimime devam etmek isterdim.
Patty:
-Aklıma bir şey geldi çocuklar Neden eğitime Amerika da devam etmiyoruz. Burada da okuyabiliriz.
Candy:
-Olabilir mi?
Annie:
-Neden olmasın Böylece seni de yanlız bırakmayız.
-Harika
Annie:
-Okul üç ay sonra başlıyormuş.
Candy:
-Aslında daha iyi hemşire olmak için yüksek lisans okuyabilirim.Bu işte uzman olmak istiyorum.Bu konuyu bay William a açabilirim.
Annie:
-Güzel fikir Candy bizde bu konuyu bir düşünelim Ne dersin Patty
-Aslın da evet düşünmek gerekli.
-Öyleyse hanımlar hep birlikte okumaya...
Archie:
-Candy yaramaz kız gibisin.
-Az kalsın unutuyordum. Benim gitmem gerek görüşürüz.
-Nereye Candy
-Terry ile buluşmaya Archie
Saat 15:00 i gösteriyordu. Candy tiyatroda sergilenen oyunu izlemeye gitmişti.Oyunun sonunda Terry ile kapıda karşılaşmıştı. Candy nin yeni görüntüsünden etkilenmiş ona bakıyordu. Kendince düşüncelere dalmıştı.
''Hımm benim çilli tarzanım harika bir lady olmuş.''dedi.
Candy:
-Terry ben de seni bekliyordum. Acil konuşmamız gerekli
-A öyle mi? Pekala hava çok güzel şurada bir park var oraya gidebiliriz.
-Peki
Terry ve Candy yemyeşil ağaçların altındaki kadife gibi görünen çimenlerin üzerine oturdular. Terry Candy nin ne söyleyeceğini merak ediyordu.
-Anlat bakalım nedir önemli olan...
-Terry ,Annie Archie ve Patty e Saint Paul okulundan eğitimlerine devam etmeleri için İskoçya daki yaz okuluna gitmelerini bildiren birer mektup geldi.. Ben devam edemedim. Biliyorsun.
Terry bunu duyduğunda alaycı bir şekilde gülmeye başladı.
-Candy şu işe yaramaz okul için kendini bu kadar üzme dedi. Candy sinirlenmişti.
-Terry !Bu hiç de gülünecek bir konu değil
-Aslında ben hiç de bunu önemsemedim. Candy
-Ama ben önemsiyorum Terry işim de başarılı olmam için uzman olmak istiyorum.Ayrıca belki ileride uzman bir hemşire olabilirim.Kendi adıma büyük bir hastahane açabilirim.Tıpkı Marry Jane gibi.
Terry Candy e baktığında onun işini ne kadar önemsediğini anlamıştı.
-Doğru söylüyorsun. Senin bir kliniğin var Neden bir hastanen olmasın.
-Aslında okuldan ayrı olmasaydık belki
-Yapma Candy o okul sıkıcı kurallarla doluydu.
-Sen zaten okulda derslerine çalışmıyordun.Üstelik yaşadığımız o olay beni gerçekten kötü bir duruma soktu.
-O olayı unut Candy Elisa nın bir oyunu idi. Eğer orada olsaydın inan çok mutsuz olurdun.Oradan ayrılman hemşire olmana yol açtı.Bir de bu açıdan bak.
-Evet ama yine de...
Terry Candy nin o olayı hatırlamasını kendisini ne kadar etkilediğini anlamıştı.Onu teselli etmek için evine davet etti.
-İstersen akşam bize gel Candy birlikte yemek yeriz.Annem bu aralar konuk ağırlamıyor.Ev sakin olacak Hem annem sen ve ben güzel bir akşam geçiririz.Ne dersin gelir misin?
-Ah sahi mi? Terry gerçekten gelebilir miyim?
-Tabi ki Candy sen yabancı değilsin.Her zaman, istediğin her zaman gelebilirsin.Annem çilli kızı neden eve davet etmiyorsun diyordu.
-Terry! çilli kız demekten vazgeç lütfen
-Tamam tamam kızma Candy seni kızdırmaya bayılıyorum biliyorsun.
-Peki saat kaçta geleceğim.
-Akşam ben seni alırım.
-Tamam Terry
BÖLÜM :10
TERRY NİN YEMEK DAVETİ
Akşam olduğunda Terry Candy i evden almak için arabayla kapıya gelmişti. Candy üzerine koyu pembe renginde güzel bir elbise giydi. Terry onu gördüğünde çok şaşırdı.
-Çok güzel ve zarif görünüyorsunuz Leydim dedi.Elini öptü.
-Teşekkürler Terry
Candy ve Terry arabaya bindiler. Terry nin yaşadığı eve doğru yola çıktılar. Candy köşede bir çiçekçi gördü Terry e durmasını söyledi.
-Dur! Lütfen Terry
-Neden ?Candy
-Şu köşedeki çiçekçiden bir demet çiçek almak istiyorum. Annen için..
-Peki Candy
Candy seçtiği bir buket beyaz orkideyi aldıktan sonra yola devam ettiler. Eve vardıklarında hizmetçi onları selamladı.
-Hoş geldiniz? Bay Grandchester
-Hoş bulduk. Emily Annem içeride mi?
-Evet koltukta yeni bir makale okuyor.
-Öyle mi?
Terry içeri girdiğinde koltukta oturan annesine sarıldı.
-İşte sana Candy i getirdim anne dedi.
Bayan Elenor Candy i ve yeni halini baştan aşağı süzdü.
-Candy olduğundan emin misin Terry bu kız tam bir lady Candy yaramaz görünümlü bir hemşire idi.
Terry gülümsedi.Bu candy anne artık yaramaz kızdan tam bir hanım efendiye dönüştü.
-Ah çok güzel olmuşsun tatlım Ama ben her iki Candy i de seviyorum.Evimize hoş geldin. Küçük Hanım
-Teşekkür ederim efendim. İltifatlarınız beni mutlu etti.
Candy elindeki bir buket orkideyi uzattı.
-Bu sizin için efendim. Zerafetinizin bir göstergesi lütfen alın
-Ah çok zarifsin Candy teşekkür ederim. Hayranlarımdan sonra aldığım en güzel çiçekler
-Bir hayranınız da benim efendim.
-Candy Teryy bu akşam sizleri yanımda görmek bana huzur veriyor. Oturun bakalım .Yemekler hazırlanana kadar ben de üzerimi değiştireyim.
-Peki anne
Candy evi baştan aşağı süzdü.Gülümseyerek
-Eviniz güzelmiş Terry dedi
-Öyledir.İleride evlendiğimiz de sen de bu evde oturacaksın Candy
-Terry bunu konuşmanın sırası değil
-Ne yani yoksa benimle evlenmeyecek misin? çilli tarzan
-Terry! Tabiki evleneceğim ama daha yapmamız gereken çok şey var.
-Peki anlaşılan bu tarz konular seni utandırıyor Candy
-Terry !
-Pekala genç bayan artık sustum.
-Bu evde mutlu musun?Terry
-Babamla olduğumdan daha çok Candy
-Bay Grandchester ile konuşuyor musun Terry
-Hayır Candy ondan bahsetme lütfen
-Peki Terry
Terry babası hakkında konuşmak istemiyordu. Onunla yaşadığı zamanlar onu çok yıpratmıştı. Terry bir an sessizliğe gömüldü.Aradan geçen kısa bir süre Bayan Elenor üzerini değiştirip aşağı inmişti.Hizmetçilerden Emily kapıyı vurdu ve içeri girdi.
-Efendim yemek hazır sizi salona alabilirim.dedi.
-Peki Emily geliyoruz.Dedi Bayan Elenor
Terry:
-Yemekte ne var anne ?
-Senin sevdiğin şeyler oğlum
Candy ve Terry Bayan Elenor ile birlikte büyük salona geçti. Masaya oturduklarında Candy bir masanın ucunda Terry ve diğer masanın ucunda Bayan Elenor u görünce kendini hiç olmadığı kadar huzurlu hissetmişti.Bir an hayallere dalmış kendisini Terry ile evli bir hanım gibi ve bu ailenin bir üyesi olarak hayal etti. Kendi kendine gülümsedi.Bayan Elenor masadaki sessizliği bozarak
-Evet Candy Terry nin söylediğine göre klinikte hemşire olarak çalışıyormuşsun.
-Evet Efendim.
Terry:
-O gerçek bir hemşire anne
Candy:
-Başarılı bir hemşire olabilmek için daha çok çalışacağım. Bu yüzden eğitimimi daha ileri ki seviyeye taşımak istiyorum.
-Ah evet Candy Terry için de öyle
Terry :
-Anne ben devam etmek istemiyorum Zaten iyi bir oyuncu olduğumu kanıtladım.
Candy:
-Sadece oyuncu olmak yetmez Terry eğer edebiyat konusunda kendini eğitirsen bir gün Shakesphare gibi kendi oyunlarını da yazar bir tiyatro okulu kurabilirsin.
Bayan Elenor:
-Aferin Candy .Benim oğlumda başarılı bir oyun yazarı ve öğretmeni olabilir.Oyunculuğu başardıysa bunu da başarır.Hangi meslekte olursak olalım hayatta öğreneceğimiz çok bilgi var.Eğitim her aşamada önemli gelecekteki çocuklarımıza daha iyi bir gelecek sağlamak için bunu yapmak bir görev
Terry:
-Evet okulda geçirdiğim yanlızlık ... o berbat kurallara sahip okulda sadece öğrendiğim buydu.Kendi başımın çaresine bakmak.O olayın ardından okulu terk etmek en iyi düşünceydi.Babam Grandchester ın sadece Grandchester onurunu korumak için yaptığı bir sözleşmeydi.Benim için değil
-Böyle söyleme oğlum
-Ne yani yalan mı?bu beni başından atmak için yapılmış bir plan senin bir oğlun olduğumu saklaman babamın sayın müstakbel eşi bu ikilem arasında kalan yanlız bir çocuk işte.Ondan en son istediğim Candy i okuldan atmamaları için bir yardımdı.Ama bunu elinin tersi ile geri çevirdi. Hem de düşünmeden beni bir kere olsun anlamadan o okuldan ayrılmakla en iyi şeyi yaptığımı şimdi daha iyi anlıyorum.
Bayan Elenor:
-Candy nin okuldan atılmasına çok üzüldüm.Senin onun için yaptığın fedakarlığı biliyorum Baban bir mektupla bunu bana bildirmişti.Ama hepsi geride kaldı.Artık bir işin var yeni bir amacın bunu daha iyi yerlere taşımak zorundasın. Terry Ben senin için...
Bayan Elenor bir an susmuştu.Aklına eşi ile yaşadığı o tartışmalar geldi.Kendisi de oyuncu olmak için Grandchester soy adını terk etmişti. Bunu çizdiği yol için yapmıştı.Evde oturan, sadece bir lady gibi davranarak Grandchester ailesinin tüm sınıf görevlerini yerine getiren sıradan bir lady den farksız olacaktı.Mutlu bir evliliği olmayan kurallarla yaşayan bir kadın... bu düşüncelerle boğuşurken konuşmasına devam etti.
-Terry seninle çok fazla ilgilenemedim.Biliyorum. Babanın da hayatta yüklendiği sorumlulukları var.Unutma !Sen bir Grandchester sın sen onunda oğlusun.
-Bu konuyu kapatalım anne yemeğimizi yiyelim.Bu konuyu ve onun adını duymak istemiyorum.
Candy Bayan Elenor un düştüğü durumu anlamıştı.Şimdi o okuldan ayrıldığı için doğru bir karar verdiğini lady olmanın hiçbir işe yaramadığını görmüştü.Çok zengin ve soylu olmak ve bu ad altında şımarık hazırcı biri gibi görünmek sadece asalakların yaptığı bir şeydi.Önemli olan topluma daha faydalı insani şeyler yapmaktı.Hemşire olmakla gurur duydu.İçinden kendisini bir kez daha tebrik etti. Terry nin ne kadar yanlız olduğunu neden bu ad altında bunaldığını daha iyi anlayabiliyordu.Zenginlerin büyüklük takıntısı altında ezilmek hayatı istediği gibi yaşayamamak ne korkunç bir şeydi. Terry annesinin üzülmemesi için onu teselli etti.
-Tamam anne bunu da başaracağım. Sıradan bir oyuncu olmayacağım.
-Aferin oğlum.
-Ama hem iş hem okul zor bir durum
Candy nin aklına Patty nin büyük annesi gelmişti.O da özel ders almıştı.
-Terry aklıma bir şey geldi.
-Nedir o Candy
-İstersek özel öğretmenlerle eğitim alabiliriz.Başka yerlere gitmemize gerek yok.
-Güzel bir fikir Candy
Bayan Elenor:
-Öyleyse birlikte ders alabilirsiniz.
-İşte bu gerçekten güzel bir haber Terry ve ben harika
Terry Candy nin bu kadar istekli olmasına çok şaşırmıştı. Bunu okuldan ayrıldıktan sonra yaşadığı acı tecrübelere bağlamıştı.Sadece Candy nin isteği üzerine bile olsa bunu kabul etti.
-Sen istiyorsan Lady im ben de kabul ediyorum.
-Ben de seni gelecekteki başarıların için şimdiden kutluyorum.
-O zaman şerefe bayanlar!
Bayan Elenor ,Terry ve Candy ile keyifli bir akşam yemeğinden sonra odasına çekildi. Onları baş başa bırakmıştı.
-Candy! odamı görmek ister misin?dedi Terry
-Ama bu doğru olur mu?
-Merak etme! Candy annem uykuya dalmıştır bile hem sadece odamı görmeni istiyorum. Yoksa benden korkuyor musun? çilli tarzan
-Terry !tabiki korkmuyorum.
-Ah Candy, Candy lütfen bana güven hadi bana elini ver.
Terry Candy i odasına çıkarmıştı. Terry nin odası özenle düzenlenmişti.Tavandan yere inen kırmızı ipekli kadife perdeler,yaprak yontmalarla süslü , altın varaklı beyaz bir yatak yine aynı desen ve süste bir gardrop Hemen pencereye yakın duvarın köşesinde de bir kitaplık bulunuyordu.Çeşitli tiyaro eserleri ve makaleler kitaplıkta özenle yerini almıştı. Ayrıca çeşitli romanlar da vardı. Tam bir prensin odası gibiydi. Candy
-Odanı beğendim Terry Burası tıpkı bir prensin odasına benziyor.dedi ve kitaplığa yöneldi.Kitaplıkta Shakespeare ın ''Bir Yaz Gecesi Rüyası ''adlı eserini görmüştü.Eline aldı ve yavaşça sayfalarını açtı.Tam o sırada kitabın içinden kapalı bir zarf düştü. Candy yere eğilip zarfı aldı ve üzeri yazılı bir mektup olduğunu anladı.Üzerinde ''aşkım Terry e ''yazıyordu. Candy yazıyı okuduğunda çok şaşırmıştı.İçinde ne yazdığını merak ediyordu.Aynada boynundaki fuları düzeltmekte olan Terry yansımadan Candy i gördü. Candy nin yüzündeki ifade hiç hoşuna gitmemişti.Yanına gitti ve merakla sordu.
-Ne oldu Candy?
Candy kızgındı. Sitemle arkasını döndü. Mektubu ona uzattı.
-Söyler misin ?Terry bu ne anlama geliyor.
Terry mektubu eline aldı. Candy nin elindeki esere bakınca aklına bu kitabı Andrea 'nın, annesinin verdiği özel davette kendisine hediye ettiğini anımsadı .Andrea kitabın arasına bu mektubu da sıkıştırmıştı.İçindeki mektubu hediyeyi aldığı gün fark edemediğinden şimdi görebilmişti.Ne diyeceğini bilmiyordu. Candy öfke dolu gözlerle Terry e bakıyordu.
-Hadi Terry söyle bu ne anlama geliyor.Bu mektup da nedir dedi.
Terry şaşkındı.
-Candy inan bu mektuptan hiç haberim yok.Ben de yeni fark ettim.
-Hıh yeni fark etmiş.Oradan bakınca kolaylıkla kandırabileceğin saf bir kız gibi mi görünüyorum.Sizin hakkınızda yanılmışım Bayım
-Candy lütfen onu sevmiyorum ben
-Bunu külağıma anlat Andrea adındaki bu kız ,onu daha önce de gördüm ve seni uyardım.Demek söylediklerin yalanmış.Ne kadar da budalaymışım sana hemen inandım.
-Bak Candy benden hoşlandığı bir gerçek ama ben onu sevmiyorum.İnan en ufak bir ilgim bile yok.
-Onunla aranda bir şey varsa söyle aranızdan çekilirim.
Terry şaşkın ve çaresizdi. Candy i tekrar kaybetmek istemiyordu.
-Bu asla olamaz Candy benim kalbim sana mühürlü sonsuza kadar seninleyim Bir kere Suzanna yüzünden ayrıldık biliyorsun çok mutsuz oldum.Aynı şeyi bir daha yaşamak istemiyorum. diyerek ona sımsıkı sarıldı.
Benden şüphe etme Candy daima inan Candy diye kulağına fısıldadı.
-Terry ben de seni kaybetmek istemiyorum.dedi Candy
-Bunu unut Candy aptal bir mektup Andrea benden hoşlandığını anlatmak için bunu arasına koyarak hediye etti.Ama o ve mektubu umrumda bile değil. Yemin ediyorum Bende yeni gördüm.Arasında olduğunu tahmin edemezdim. Hadi gel benimle gökyüzü çok güzel yıldızlar ve ay nasıl da parlıyor. Candy balkona yöneldi.Gökyüzü berrak ve koyu lacivertti. Candy gökyüzünü ilk defa böyle berrak ve güzel görüyordu.
-Dilek tutmak istiyorum. Terry dedi
-Bende Candy Senden hiç ayrılmamayı diliyorum.
-Bende Terry sonsuza dek...
Candy ve Terry o akşam balkonda dilek dilerken gökyüzünde ayı ve yıldızları seyrettiler.Gece yi böyle tamamladılar.
BÖLÜM :11
EN İYİ ARKADAŞLAR BİR ARADA
Candy, Terry ile akşam yediği yemekten sonra geceyi Terry nin evinde geçirmişti. Terry ona misafir odalarından birinde kalmasını söyledi.Sabah uyandığında saat e baktı.Heyecanla bağırdı.
-Olamaz! Geç kaldım. Bay Martin bana çok kızacak.Hemen giyinmeliyim. Ama bir dakika giysilerim, giysilerim evde bu davet elbisesi ile kliniğe gidemem.Ne yapacağım şimdi. Candy kendi kendine söylenirken,Terry yavaşça kapıyı vurdu ve seslendi.
-Candy uyandın mı?
Candy ,Terry nin sesini duyunca heyecanlanmıştı
-Aman Tanrım şimdi ona ne söylemeliyim. dedi kendi kendine
-Terry geliyorum.diye bağırdı.
-Aşağıda bekliyorum. Candy
-Dur Terry gitme! Rica etsem anneni buraya çağırır mısın?
-Üzgünüm Candy annem erkenden tiyatroya gitti. Evde yanlızız
-Yoo! bu olamaz ne yapacağım şimdi diye düşündü Candy
Terry merakla kulağını kapıya dayadı.Ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
-Ne oldu? Candy sorun nedir?diye seslendi.
Candy yatağın üzerinde duran yorganı vücuduna doladı. Terry e içeri gelmesini söyledi.
-İçeri girebilirsin Terry
Terry içeri girdiğinde Candy i vücudu yorgana dolanmış vaziyette görünce şaşkınlıkla ona baktı.
-Ne oldu? Candy neden hala giyinmedin?
-Üzgünüm Terry giysilerim gündüz için uygun değiller.Acaba hizmetçilerden biri evden giysilerimi alabilir mi?
Terry gülmeye başladı.
-Ah çilli tarzan bunun için eve hizmetçi göndermeye gerek yok. Anneminkiler ne güne duruyor.Bekle sana onun dolabından bir kaç parça giysi getireyim.
-Sahi mi? Terry
-Hemen dönerim.
Candy kısa bir bekleyişin ardından Terry nin kapı önünde ayak seslerini duydu.Kapıyı yavaşça tıklayan Terry e içeri girmesini söyledi. Tery nin elinde bir kaç elbise vardı.
-Al bakalım Candy bunlar sana olur sanırım.dedi.
Candy elbiseleri görünce sevinçle:
-Ah Terry bunlar çok güzeller acaba hangisini giysem karar veremedim.
-Bence şu kırmızı elbiseyi giy bu renk sana çok yakışıyor.
-Peki bir deneyelim bakalım.İzin verirsen giymek istiyorum Terry
-Pekala sayın prenses hemen çıkıyorum.
Candy kırmızı elbiseyi giydi.Üzerine tam oturmuştu ama biraz uzundu.Bayan Elenor benden daha uzun sanırım.dedi kendi kendine Dışarı çıktı Terry e baktı.
-Nasıl oldu Terry dedi.
-Mükemmel annem ile ölçüleriniz aynıymış. Candy
-Neredeyse
-Hazırsan kahvaltıya Candy
-Ah üzgünüm Terry işe geç kaldım Bay Martin beni merak etmiş olmalı Kahvaltıya kalamayacağım.
-Tamam o zaman biz de kahvaltıyı klinikte yaparız.
-İşte bu olabilir Terry
Candy ve Terry arabaya binerek kliniğe gittiler.Araba kliniğe vardığında , apar topar inen Candy koşarak içeri girdi.
-Üzgünüm Bay Martin geciktim.dedi.
-Günaydın Candy
-Günaydın Bay Martin şeyy..
-Geç kaldın değil mi?
-Evet uyuya kalmışım.
-Merak etme! Candy henüz acil bir durum yok. Çayı yeni hazırladım.Kahvaltı yapmamışsındır umarım.
-Hayır Bay Martin.
-O zaman birlikte yapalım.
-Terry de burada
-Hani nerede?
-Ah bir dakika bay Martin.
Candy dışarı çıktığında Terry e içeri gelmesini söyledi. Terry arabadan indi ve kliniğe girdi.
-Günaydın Bay Martin dedi.
-Günaydın Terry! Candy kahvaltı yapmadığınızı söyledi.Birlikte yapalım Ne dersin?
-Tabi olur.
-Ben hazırlayayım Bay Martin siz Terry ile oturun Lütfen
-Peki Candy
Candy masayı hazırlıyordu..Bay Martin Terry ile sohbet ediyordu.
-Eee Terry tiyatroda işler nasıl?
-Çok iyi Bay Martin bu sefer yeni oyunumuza sizi de bekleriz.Adı ''Bir yaz gecesi rüyası ''
-Evet fırsat bulursam bir akşam izlemek isterim
-Bekleriz.
-Sofra hazır beyler! diye seslendi Candy
Güzel bir kahvaltının ardından Terry tiyatronun yolunu tutmak için hazırlandı. Tiyatro ya vardığında Andrea ile kapıda karşılaştı.
-Merhaba Terry dedi. Andrea
Terry şaşkındı.
-Seni burada beklemiyordum. Andrea
-Yarın akşam bir yaz gecesi rüyası adlı oyun sergilenecekmiş.Onun için geldim.
-Evet bugün provalar var.
-Sana hediye ettiğim kitabı hatırladın mı? Terry
-A evet şu kitap hatırladım.
-İçinde bir mektup vardı.Umarım okumuşsundur.
-Evet ama biliyorsun ki ben bir başkasını seviyorum
-A tabi Terry o aptal kız Candy
Terry sinirlenmişti.Bir den öfke ile Andrea nın yüzüne baktı.
-Onun hakkında böyle konuşamazsın. Hoşça kal dedi.
-Terry! dur lütfen
-Güle güle Andrea
Andrea Terry nin Candy ile olmasına çok kızmıştı.Kendi kendine
''Şu Candy lanet olası kız ondan kurtulmalıyım''.diye söylenmeye başladı. Terry içeri girdiğin de arkadaşı Richard ı gördü.Sevinçle
-A Richard dostum nasılsın dedi. Richard sevinçle karşılık verdi.
Merhaba Terry çok iyiyim.Yeni oyun için sahne düzenlemeleri var dekor için resimleri hazırlıyorum.yeni sahne dekorumuz nasıl?
-Harika olmuş çok gerçekçi bunlar canlı renkler sen tam bir sanatçısın Richard
-Beğenmene sevindim.
-Ben kulise gidip hazırlanayım.
-Tamam Terry sonra görüşürüz.
-Görüşürüz dostum.
Candy öğleden sonra Archie ,Patty ve Annie ile buluştu.Heyecanla
-Arkadaşlar size güzel bir haberim var dedi.
Archie:
-Seni dinliyoruz Candy
-Terry ve ben özel öğretmenlerden ders almaya karar verdik.
Archie:
-Nasıl yani okula gitmeden mi?
-Evet Archie Okula gitmeden... Hatırladığım kadarı ile Patty nin büyük annesi özel ders almıştı.Evde eğitim gördü. Biz de böyle tamamlayabiliriz.
-Bu çok güzel bir fikir Candy Böylece sıkıcı okul kurallarından da kurtuluruz.Tamam Candy ben de seninle aynı fikirdeyim.
Annie:
-Öyleyse bende varım.
Patty çenesini kaşıdı .Düşüncelere daldı kısa sessizliğin ardından gözlüklerini düzeltti.
-Çocuklar ben bunu önce bir büyük annem ile konuşmalıyım Ona haber vermeden yapamam dedi
-Candy:
-Peki Patty sonra bize haber verirsin. Bende Bay William la konuşacağım. Archie istersen sende hem özel eğitim alarak hem de iş yerindeki staja devam ederek eğitimini tamamlayabilirsin.
-O zaman birlikte onu ziyarete gidelim Candy
-Tamam yarın olsun mu? Archie
-Bana kalırsa akşam Candy genellikle akşamları müsait olur.İkimiz birlikte Bay William ı ziyarete gideriz ve konuyu açarız. Annie de Patty ile kalır.
-Anlaştık.
Patty :
Ben de büyük annem ile konuşmalıyım.Size öyle haber veririm.
Annie :
-Bu akşam bir mektup yada telgraf yazalım Patty
-Peki!
Akşam olduğunda Archie ve Candy Bay William ı ziyarete gitmek için hazırlandılar. Archie çok heyecanlıydı.Sormadan duramadı.
-Candy acaba bay William bunu kabul eder mi?
-Bana kalırsa eder.Çünkü; Bay William a iş konusunda daha verimli olacaksın Archie
-Haklısın bu doğru
-Merak etme Bay William bizim kararımıza onay verecek
-Nereden biliyorsun?
-Ah Archie sence bizim gibi kendini geliştirmek isteyen gençler için hayır der mi? Evde eğitim almak daha eğlenceli ayrıca özel öğretmenlerle daha iyi kavramış olacağız.Diplomamızı erkenden alır.Sen işe ben de daha deneyimli bir hemşire olur kademe atlarım.
-Şimdi onay vereceğine inandım.
-Hadi Archie rahatla lütfen gereksiz endişeler insanın içindeki zehirdir unutma
-Tamam rahatladım Candy
Archie ve Candy Bay William ın evine varmışlardı. Kapıyı hizmetçilerden biri açtı. Bay William Bay George la koridorda konuşuyordu. Candy ve Archie yi görünce şaşırdı.
-Çocuklar bu ne süpriz beni şaşırttınız.
Candy:
-Merhaba Bay William nasılsınız?
-İyiyim Candy Söyleyin bakalım çocuklar sizi buraya hangi rüzgar attı.
Archie:
-Aslında Bay William sizinle şu okul meselesini konuşmaya geldik.
-Elroy Hala mı gönderdi sizi
Candy:
-Elroy Hala mı? Hayır Bay William
Archie:
-Bana ve Annie ye Saint Paul okulundan bir mektup geldi.
-Ah evet şimdi anladım.Gelin içeride konuşalım Çocuklar
Archie:
-Peki Bay Willam
Bay William ve Archie içeri geçtiler.Koltuklara oturup Bay William ı dinlediler.
-Şöyle oturun gençler Birer fincan çay ve çörek ister misiniz?
Archie:
-Olabilir
Bay William çay için hizmetçilere görev verdi ve derin bir nefes alarak bacak bacak üzerine attı.
-Okuldan gelen mektuptan haberim var.Bayan Elroy da biliyor. Okula gitmeniz gerekiyormuş.
Archie:
-Evet ama biz okula gitmek yerine evde hep birlikte özel ders almak istiyoruz. Annie ve Candy de öyle
Candy:
-Bay William lütfen bize izin verin.Hem Archie şirkette çalışıp eğitimine de devam edebilir Bende öyle birbirimize daha çok yardım edebiliriz.
-Özel eğitim. Aslında bu kulağa hoş geliyor.Olabilir.Duyduğuma göre Saint Paul de çok iyi eğitim vermiyorlarmış
Archie:
-Lütfen Bay William o sıkıcı okula gitmeyelim.Özel eğitim alalım.
-Evet Lütfen size söz veriyoruz.Başarılı olacağız.
-Pekala çocuklar kabul
Candy ve Archie Bay William ın kararına çok sevindiler. Candy neşeyle
-Çok mutluyum. Bay William bu harika teşekkürler inanın bu sefer sizi mahçup etmiyeceğim.
-Candy sen beni hiçbir zaman mahçup etmedin.Sonuçta bu senin hayatın kararları sen veriyorsun.
Hizmetçinin kapıyı tıklaması ile Bay William konuşmasını durdurdu.
-Gelebilirsin. dedi Hizmetçi çay servisini tamamlarken Candy konuşmaya devam etti.
-Bay William Terry de özel ders alacak biliyor musunuz.
-A bu çok güzel birlikte çalışırsınız.
-Ben de öyle düşünüyorum.Hatta hep birlikte Annie Terry ve Patty
Archie:
-Daha Patty büyük annesinden onay almadı Candy
-Bana kalırsa onay verecek Archie Patty nin büyük annesini iyi tanırım.Hem bizimle olmasını isteyecektir.
Archie ve Candy Bay William la sohbet ederken Annie ve Patty de Patty nin büyük annesine bir telgraf yazmışlardı. Patty endişeliydi.Büyük annesi de özel eğitim almıştı ama arkadaşları olmadan okumuştu.Kendisine izin verebilecek miydi.?diye düşündü. Candy ve Archie Bay William la olan görüşmelerinden sonra eve dönmek üzere yola çıktılar Archie ve Candy çok sevinçliydi.
-Ah Candy çok rahatladım O okula geri dönmek istemezdim doğrusu
-Benim için o okul çoktan bitti Archie
-Evet Candy o olayı hatırlattım sana özür dilerim.
-Önemi yok Archie artık umursamıyorum.Şimdi daha iyiyim artık eğitime devam edeceğim.Amaçlarım için çalışmalıyım. Terry de yanımda ah ne güzel
-Candy Terry i çok seviyorsun değil mi?
-Evet Archie Sen Annie yi sevmiyor musun?
-A tabi Annie
-Archie hala beni sevmiyorsun umarım
-Candy hayır bu konuyu kapatalım.Lütfen Bu beni üzüyor.
-Archie ama..
-Lütfen Candy Unutmaya çalışıyorum.Beni anla
-Peki Archie Çok eğleneceğiz
-Özel öğretmenler de katı olabilir Candy unutma
-Sahi mi?
-Elbette sınıfta değil evde olacağız bu kişiye özel bir durum olacak
-Ben böyle düşünmemiştim. Yani katı olabileceklerini... Neyse sonuçta öğreneceğiz.
-Ah Candy her öğretmen dersine özen ister
-Tamam buna çalışırım.
-Geldik Candy hadi müjdeyi verelim.
-Tamam ama il ben söylemeliyim.
-Peki
Annie ve Patty salonda oturmuş okul günlerini konuşuyorlardı. Archie ve Candy içeri girdiler. Candy üzgündü. Annie merakla sordu.
-Ne oldu?Bay William izin vermedi mi?
Archie:
-Hadi söyle onlara Candy
Annie ve Patty merakla bakıyorlardı. Candy yavaşça gülümsedi ve neşeyle bağırdı
-Bay William kabul etti.
Annie:
-Bu çok güzel bir haber demek okula gitmeden özel ders alacağız.
Candy
-Üstelik kız erkek bir arada
Patty:
-Ah çok iyi ben daha büyük annemle konuşmadım.Bir telgraf gönderdim. Umarım kabul eder.
Candy:
-Merak etme Patty bizim özel ders alacağımıza onay verdilerse sana da verecektir.
-Umarım Candy
Archie hadi bunu kutlayalım. Bayanlar
Candy:
-Tamam
Archie içki dolabından bir şişe şarap aldı ve kadehlere koydu. Elindeki kadehi havaya kaldırdı.
-Herkes havaya kaldırsın Şimdi tüm arkadaşlar bir arada şerefe hanımlar! dedi.
Bay William ertesi sabah Bayan Elroy a özel eğitim konusunu açtı Bayan Elroy a savaş yüzünden uzak kalmadıkları için bu cazip geldi.Özel ders almalarına onay verdi.Hatta eğer çok başarılı olurlarsa Annie ve Archie ödülde vereceğini söyledi. Patty nin de telgrafına cevap gelmişti.Büyük annesi de kabul etmişti.Bu haberi diğerleri ile paylaştı.Herkes çok sevinçliydi.Hep birlikte Terry ide alarak bir kutlama yemeği düzenlediler. Terry kutlamayı kendi evinde yapmak istedi. Archie ,Patty , Annie ve Candy de kabul etti. Elisa ve Neil da haberi annelerinden almışlardı.Onlarda eğitime özel olarak devam etme kararı aldılar.Fakat Candy ve diğerleri ile olamayacakları için çok kıskanmışlardı.Özellikle Terry Candy ile olacağı için sinir olmuştu. Okulda onları ayırmak ve Candy i mutsuz etmek için plan da yapamayacaktı.Bunları düşünürken aklı Richard a gitmişti. Onun döndüğünü şoföründen öğrenmişti.
Neil!
-Evet Elisa Candy ve diğerleri özel ders alacaklar ama biz ise burada yanlız olacağız.Bu Bay William ın kararı ne kötü bu tam bir ayrımcalık Kesin Candy yüzündendir.
-Ah Elisa bu hiç umrumda değil Ben böyle rahatım.Acaba Britany ne yapıyor ona mektup gönderdim ama bana yazmadı.
-Ya Richard o ne yapıyor acaba Neil
-Elisa Richard beni ilgilendirmiyor?
-Britany de beni Neil hıh Ben odama çıkıyorum. Sen o şımarık kızı düşünmeye devam et.
Elisa odasına çıktı. Yatağına uzandı. Her zaman ki gibi Richard ı düşündü. Candy ise kutlamadan sonra eve döndü.Mutlu olduğu için Tanrı ya şükretti.
BÖLÜM :12
GÜZEL BİR KADIN ŞOVALYE
Candy ellerini yıkadı ve malzemeleri düzenledi. Üzerini değiştirdi. Bay Martin saate baktı. Candy e dönerek
-Candy epey geç oldu saat on a geliyor bence artık eve gitsen iyi olur. Hava karardı.
-Peki Bay Martin amma yorulmuşum eve gidip bir güzel dinleneyim. Yarın yeni bir gün olacak.
-İyi Akşamlar Candy
-İyi akşamlar Bay Martin.
Candy paltosunu giydi. Çantasını da alarak ve elleri cebinde dışarı çıktı.Sokak sessiz ve karanlıktı. Birkaç ışığı cılız yanan sokak lambası etrafı ancak aydınlatıyordu. Candy derin hayallere dalmıştı. Kendi gölgesini takip ediyor gibiydi. Terry ve kendisini beraber ders alacakları günü düşünüyordu.Tam sokağın köşesinden dönerken bir kaç serseriye rastladı. Biri kısa boylu esmer ve iri idi.Diğerleri de sarışın ve uzundu.Kısa olan Candy e doğru yürüdü ve sert bir ses tonuyla;
-Hey! sen bizden kaçma! şu elindeki çantayı hemen bize ver bakalım dedi.
Candy korkmuştu.Ne yapacağını bilemiyordu.
-Hayır! vermem rahat bırakın beni dedi.
Serseriler ısrarcıydı.Kısa olan
-Hemen onu bize ver! yoksa seni döveriz. dedi.
Candy etrafına baktı.Kimse yoktu.Ortalık tenhaydı.Geri geri gitmeye başladı ve sonra da koşmaya.. serseriler de peşinden gittiler. Candy bir bahçe duvarının önünde duran çöp bidonunun yanına saklandı hızlı nefes alıp veriyordu. Serseriler etrafta onu arıyorlardı ki uzun olanlardan biri onu gördü.Diğerlerine söyledi.
-Hey! buraya gelin o burada !
Candy koşmaya başladı.''İmdat '' diye bağırıyordu. Kaldırım kenarında koşarken kısa olan önüne çıktı.Bir bıçak çıkardı.
-Çantanı boşalt bayan bizi zorlama yoksa fena olur.dedi. Candy daha da korkmaya başlamıştı ki Arkadan bir bayan sesi duydu.
-Siz pislik herifler onu rahat bırakın hemen yoksa sizi vururum!
Serserilerden biri arkadan gelen sese baktı ve bir kadın olduğunu görünce üzerine yürüdü.Diğerleri Candy i tutuyorlardı.Kadın ince,zarif uzun boylu çok güzel ve sarışındı. Kendisine doğru gelen serseriye sert bir yumruk attı ve onu yere düşürdü.Diğerleri de kadına doğru ilerlediler fakat bu genç ve güçlü kadın onları birer yumrukta yere serdi.Serseriler korkup koşarak uzaklaştılar. Candy korku dolu gözlerle kadına bakıyordu.Şaşkındı.''Kimdi bu kadın ve nasıl bu kadar iyi dövüşe biliyordu. ''diye düşünüyordu.Kadın Candy e yaklaştı.
-Bu saatte sokaklarda dolaşmamalısın küçük hanım dedi.
-Teşekkür ederim Beni kurtardınız.
-Senin adın ne?
-Candy efendim
-Benim adımda Carolayn tanıştığıma memnun oldum.
Candy başını memnun olduğunu belirtircesine eğdi.
-Nerede oturuyorsun? Seni evine götüreyim.
-Teşekkür ederim efendim.Evim şurada geldim zaten
-Seni çok sevdim tatlı bir kıza benziyorsun adın gibi.. Ben iki sokak arkadaki yolun yukarısında büyük yeşil bir arazi var Carolyn nın evi adında işte orada oturuyorum.Mutlaka beni ziyarete gel hem de ne zaman istersen
Candy şaşkındı ama memnundu da bu güzel kadın onu etkilemişti.Yeni tanıştığı halde kendisini davet etmesine bir anlam veremedi.
-Mutlaka efendim dedi.
-Hoşça kal tatlı kız kendine dikkat et dedi Carolayn ve uzaklaşıp gözden kayboldu. Candy bir süre kadının arkasından baktı sonra da yürüyüp eve girdi.Hala olayın şokunu üzerinden atamadı .Kapıyı kilitledi.Bir fincan bitki çayı hazırlayıp, içti.Daha sonrada yatağına uzanıp tanıştığı kadın Carolayn ın ne kadar güçlü ve cesur biri olduğunu düşündü.
''Carolayn'' ne güzel ve zarif bir isim üstelik çok da güçlü bir kadın o serserilere çok iyi bir ders verdi.Ben de öyle olmak isterdim.Neyse çok uykum var Hemen uyusam iyi olacak yarın yeni bir gün beni bekliyor.diyerek tatlı bir uykuya daldı.
Ertesi sabah Candy güzel bir uykunun ardından kahvaltısını yaptı. Üstünü değiştirdi ve kliniğe doğru yol aldı.Dün akşam yaşadıklarının etkisi ile etrafına bakınarak gidiyordu. Sokağın köşesini döner dönmez yaşlı,ton ton görünümlü bir adam gördü. Nefes almakta güçlük çekiyordu.Göğsünü sıvazlamaya başladı. Candy adamı görür görmez endişelendi.Kalp krizi geçirdiğini düşündü.Hemen kontrol etti ve bir araba çağırdı.Adama bakarak endişeyle;
''-Lütfen bayım nefes alın lütfen ''diye bağırıyordu.Yoldan geçen bir araba durdu.İçinde genç kumral uzun boylu bir adam vardı. Candy ve arabayı kullanan genç adam yaşlı adamı arabaya taşıdı ve kliniğe götürdüler. Candy yaşlı adama baktığında onun iyi giyiminden soylu biri olduğunu anladı.Araba kliniğe yanaştığında Candy ve genç adam onu apar topar içer götürüp sedyeye yatırdılar.Nabzını kontrol ederek oksijen verdiler.Aradan geçen 2 saatin ardından yaşlı adam kendine geldi. Candy yavaşça;
-İyi misiniz beyefendi diye sordu?Yaşlı adam etrafına bakındı.
-Burası bir klinik ne oldu bana.dedi.
-Rahatsızlandınız biz de sizi buraya getirdik.Efendim
-Sen de kimsin?
-Adım Candy White efendim.Ben burada hemşireyim.Yolda fenalaştınız. Şimdi benim kliniğimde tedavi altındasınız.
-Ah öyle mi teşekkür ederim.Ama ben iyiyim
-Hemen kalkmayın lütfen biraz dinlenin
-Teşekkür ederim.Adım Arthur Flecther .Flecther ticaret şirketlerinin sahibiyim.Bir torunum var.Adı Hank yakışıklı bir çocuk sen de güzel bir kızsın
-Teşekkür ederim Efendim.
Yaşlı adam saat e baktı. Acele ile doğruldu.
-Saat öğle ye geliyor.Ben iyiyim eve gitsem iyi olacak yoksa torunum beni merak eder.
-Ama dinlenmelisiniz.
-Yoo hayır güzel kız burada kalacak kadar kötü değilim.
-O zaman evinize bırakayım sizi
-Ah bu olabilir.Küçük hanım
Candy ,yaşlı adamı evine götürmek için yanında ona yardım eden gencin arabasına tekrar binerek Bay Arthur un evine gitmek üzere yola koyuldu.Bay Arthur Kendisinden bahsetmeye devam ediyordu.
-Candy ismin gibi tatlı bir kızsın.Benim torunumda tatlıdır .Bay Arthur bir an durdu ve ağlamaya başladı. Candy bu ani duygu değişimine çok şaşırdı.
-Fakat o ne yazık ki tekerlekli sandalyeye mahkum.Çok iyi bir çocuk Candy ama mutsuz tek yaptığı şey keman çalmak onun hiç arkadaşı yok Candy yaşlı biriyim.Fazla ömrüm olduğunu sanmıyorum.
Candy adama acımıştı.Yardım etmek istiyordu.
-Üzülmeyin lütfen onunla tanışmak isterim.dedi.
Bay Arthur göz yaşlarını sildi ve Candy nin elini tuttu
-Sahi mi?Söylüyorsun.Küçük hanım
-A tabi Bay Arthur torununuzla ilgilenebilirim.Belki mutlu edebilirim.
-Pekala Candy sanırım eve geldik.Seni ona götüreyim.
Araba kapıya geldiğinde Candy, genç adama yardımları için teşekkür etti ve onu uğurladı. Ardından bay Arthur ile bahçe kapısından içeri girdi. Bay Arhur un evi çok güzel inşa edilmişti, büyük bir bahçe ve ortasında dev harika bir fiskiye vardı. Evi de tıpkı masallarda anlatılan o harika düş bahçelerinin arasında duran bir şatoya benziyordu.
-Candy ben çocukları çok severim. Hank benim gözümde hala bir çocuk annesini de babasını da bir kaza da kaybetti.O günden beri de mutsuz bir genç aksi ve anlaşılmaz biri yaşadığı olay onu böyle katı yaptı.
-Çok üzüldüm. Ben de yanlız büyüdüm yani bir anne ve babam olmadı. Ne demek olduğunu bilirim.
-Sen nerede yaşıyorsun?
-Ben Adley lerle yaşıyorum.Evlatlık çocuklarıyım.
Bay Arthur bunu duyunca şok olmuştu ve Candy e bakarak;
-Adley mi? Yoksa Bayan Elroy senin...
-Halam olur efendim.
-Aman Tanrım onun gibi bir kadın seni nasıl evlat edinir.
-Onu tanıyor musunuz?
-Elbette Öyleyse sen Dolaresi de tanırsın.
-O kim efendim.
Yaşlı adam bir an durdu ve düşüncelere daldı. Candy nin Dolaresi tanımamasına şaşırmıştı.Susmayı tercih etti.
-Hiç Candy hadi eve girelim de Hank le tanış.
-Peki
Candy ve Bay Arthur bahçeden eve girene kadar yürüyüp sohbet ediyorlardı.Kapıyı açıp içeri girdiklerinde hoş bir keman melodisi etrafa yayılmıştı. Candy büyülenmişcesine merdivenleri takip etti.Bay Arthur odanın önüne geldiğinde kapıyı tıklamasıyla bu güzel dinlendirici melodi kesildi yerini ''girin lütfen'' diyen bir sese bıraktı.İçeri girdiklerinde Hank pencerenin önünde duruyor onlara bakıyordu. Bay Arthur tatlı ve sevecen ses tonuyla
-Merhaba benim güzel torunum nasılsın? dedi.
-İyiyim büyük baba
-Oh oh buna sevindim.
-Yanındaki bu bayan da kim büyük baba
-Ah özür dilerim Bu Candy sabah rahatsızlandım.Bana yardım etti ve buraya gelmem de eşlik etti.Seni onunla tanıştırmak istedim.
Hank Candy i baştan aşağı süzdü. Candy ise yanına yaklaştı ve elini uzattı.
-Memnun oldum.Bay Arthur sizden çok bahsetti.dedi. Hank de elini uzattı ama hiç konuşmadı.Öylece Candy e bakıyordu.Ondan etkilenmişti.Ama sadece arkadaşça bir etkilenme idi. Candy de sessizce Hank e bakıyordu.Onu mutlu etmek konusunda düşüncelere daldı.Soğuk ve donuk bakışları arasında kalmıştı.Acaba onu mutlu edebilir miyim diye düşündü. Candy Bay Arthur ve Hank le birlikte bir fincan çay içti. Biraz sohbetin ardından Bay Arthur Candy e evi gezdirdi. Hank e arkadaşlık etmesi için rica da bulundu ve fırsat buldukça onu ziyaret etmesini de istedi. Candy kabul etti.Bay Arthur Candy e güvendi. Güzel bir zaman diliminin ardından Candy kliniğe döndü. Yarım kalan işlerine devam etti.
DÜK GRANDCHESTER IN TERRY İLE BULUŞMASI
Bay Grandchester ,Amerikaya gelmişti. Önemli işlerini yaptıktan sonra akşam üzeri çalışma odasında oturuyordu. Saint Paul okulunun savaş yüzünden kapalı olduğunu duyduğundan beri Terry i merak ediyordu.Başarılarını gazetelerden sosyeteden özellikle yakın arkadaşlarından öğreniyordu.Savaşın getirdikleri onu da etkilemişti. Terry nin okulu terk etmesine hak vermişti.Mutlu bir aile ortamında olmadığını anlamıştı. Elenor Baker a onunla görüşmek istediğini yazan bir mektup gönderdi.Mektup sabah saatlerinde Bayan Elenor un eline geçmişti. Terry ise odasında oturmuş makaleleri okuyordu ki kapı çaldı.
-Girin!
-Günaydın! Terry
-Günaydın anne
-Nasılsın? oğlum
-İyiyim.
-Ya sen anne bir şey mi? oldu.
-Şey...
-Ne oldu anne?
-Bak Terry babandan bir mektup aldım.Seninle görüşmek istediğini yazmış.
Terry babasının kendisi ile görüşmesine hem şaşırmış hemde kızmıştı. Pencereye yöneldi ve kollarını birbirine bağladı.
-Neden? Bay Grandchester benimle konuşma zahmetine katlanıyor?dedi sitemle
-Seni merak ediyor oğlum.
-Ben onunla konuşmak istemiyorum.
-Yapma Terry o senin baban
-Artık değil
-Lütfen Terry sadece onunla konuşmanı istiyorum.Ona gitmeni değil
Terry bir an düşündü.Babasıyla konuşmak ondan kaçmaktan daha iyi olacaktı.
-Peki anne bunu sen istediğin için yapıyorum.dedi
-Bu gün öğleden sonra gemi limana yanaştığında her zaman kaldığı otelde olacak.Birkaç gün kalıp gitmeyi planlıyor.Seninle sosyetenin her zaman uğradığı çay evinde buluşmak istediğini belirtmiş.
-Tamam
-Senin onu karşılamanı istiyor.
-Peki anne
Terry aslında babasıyla görüşmek hiç istemiyordu.Onun yanında kendini emir aldığı bir esir gibi hissediyordu.Şimdiden neler söyleyeceğini merak ediyordu. Öğleden sonra saat 12 yi gösteriyordu. Terry dışarı çıktı.Rüzgarda uçuşan saçları arasında düşüncelere dalmıştı. ''Bana ne söyleyeceksin garandchester yine bir babam olduğunu mu hatırlatacaksın. Yine onur şeref ve güçten mi söz edeceksin.''dedi.kendi kendine...Terry babasının kaldığı otele geldi ve babası ile karşılaştı.
Soğuk bir bakışla;
-Merhaba dedi.
Bay Grandchester oğluna uzunca bir baktıktan sonra
-Seni iyi gördüm oğlum dedi.
-Ben de öyle sayın grandchester dedi.
-Arabaya binelim. Terry
-Peki
Bay Garndchester ve Terry arabayla çay evine geldiler.Masalardan birine oturup karşılıklı sohbet ettiler.Bay Grandchester ellerini ovuşturuyor konuya girmeye çalışıyordu. Derin bir nefes aldı.
-Bak oğlum dedi.
-Terry
-Terry evet oğlum olduğunu kabul etmek istemiyorsun.
-Artık öyle hissetmiyorum.
-Pekala seninle iyi bir baba oğul ilişkisi yaşamadık biliyorum.Anneni senden uzak tutmak bir yana evde de pek huzurlu olamadın.
-Üvey annem bayan grandchesterdan mı söz ediyorsun.Bana o kadından söz etme!
-Evet üvey annen. Bak Terry benimde zor bir hayatım var.İşime ve yapacaklarıma karşı görevlerim ben bir düküm ve bu saygınlığı korumak zorundayım. Hayat bir oyun alanı ve bende bana düşen oyunu oynuyorum.Bu işte kazanmak da var kaybetmekte savaşın getirileri ve götürülerinden biz devlet adamları sorumluyuz. Etraf da senin tiyatroyu seçmen konusunda ve başarıların hakkında olumlu sözler duyuyorum.Seni tebrik ederim. En azından kendi yolunu buldun.
- Sonunda takdir edilecek bir yanım olduğunu görebildin.
-Lütfen Terry seninle kavga etmeye gelmedim.
-Peki ne için geldin.Okulu bıraktığım için ve ismini terk ettiğim için beni azarlamaya mı?
-Sadece sana ve anne ne mutluluk dilemeye geldim. Elenor la birbirimizi sevmiştik.Ama o tiyatroyu seçti. Seçimler ve dünyalarımız farklıydı.Güzel bir evliliğim olmadığını biliyorum. Üvey annenle de mutlu değilim.Sadece adımı korumaya ve işimi yapmaya çalışıyorum.Senin bana yardımcı olacağını sanmıştım. Ama sen de gittin. Elenor da sen de beni bıraktınız.
-Üzülmemi beklemiyorsun umarım
-Hala aynısın Terry hiç değişmeye niyetin yok!
Terry öfkelenmişti.
-Ne söylememi bekliyorsun Sana sarılmamı mı?Ben de yanlızdım korkularımla acılarımla yapa yanlız bir baba olarak beni anlamadın
Bay Grandchester üzgündü. Terry e baktı.Ona şevkat ve sevgi vermemişti.Gözyaşlarını tutamadı. Terry e yaklaştı.
-Haklısın seni anlayamadım.Şimdi bunun farkına vardığım için geldim.Oğlum
Terry babasının ağladığını ilk kez görüyordu.Şaşırmıştı.Babası ise ona doğru yaklaştı ve sarıldı.Hıçkırıklara boğuldu. Terry ise babasının ne kadar mutsuz olduğunu fark etmişti.Ona acımıştı.Onuru yüzünden kötü evliliğine katlanmak zorunda olduğunu biliyordu.Babasına sarıldı.Sakince;
-Ne zaman istersen görüşebiliriz baba dedi.Bay Garandchester gözyaşlarını sildi.
-Sağol evlat bu beni çok mutlu etti. dedi.Her neyse Candy ne yapıyor. O kızla görüşüyor musun?
Terry şaşırmıştı. Candyden ona bahsetmişti.Ama hiç tanıştırmamıştı.
-Bunu nereden biliyorsun.?dedi.
Bay Grandchester bir sigara yaktı.Birkaç nefes çektikten sonra
-Onunla sen okuldan ayrıldıktan sonra görüştüm senden ayrıldığı için mutsuzdu.Bana senin o okulda mutlu olmadığından bahsetti.
-Evet o hapishaneden kurtulduğum için şanslıyım.
-Candy i seviyor musun?
-Evet, onunla evlenmeyi düşünüyorum.
-Demek öyle o ne yapıyor?
-Başarılı bir hemşire oldu.
-Güzel, sanırım insanlara faydalı bir iş yapıyor.
-Evet bir kliniği var.
-Güzel sana onunla mutluluklar dilerim.Her neyse Terry fazla vaktim yok gemi kalkmak üzere gitmeliyim.
-Annem bir kaç gün kalacağından söz etmişti.
-Evet ama gerek kalmadı.
-Seninle gelmemi ister misin?Baba
-A tabi zevkle
Terry babası ile yaptığı görüşmeden sonra onu limanda kalkmakta olan gemiye uğurladı.Birbirlerine sarıldılar ve Bay grandchester gemiye binerken
-Candy e selamlarımı ilet dedi .
Terry babasının Candy hakkındaki görüşlerinin bu denli olumlu olmasına şaşırmıştı. Candy ona da dokunmuştu.Herkese mutluluk veriyordu.Babasıyla ne konuştuğunu merak etti. Arkasından bir süre baktı ve onun için dua etti.''Umarım bir gün mutlu olursun Grandchester'' dedi. Terry bu düşüncelere daldığı sırada hemen arkasından bir elin omuzunu tuttuğunu hissetti.Başını çevirdiğinde arkadaşı Richard ıgördü.
-Richard!
-Terry seni gördüğüme sevindim dostum Burada ne arıyorsun?
-Babam beni ziyarete geldi. Onu uğurladım.
-Bay Grandchester buradaydı demek Terry babanla sorun yaşadığını duydum.
-Evet.
-Çocukken ebeveynlerle sorun yaşadığımız da seninle buluşur ormana göle giderdik rahatlamak isterdik.
-Evet Richard güzel günlerdi.
-Hatırlıyor musun baban yaramazlık yaptığında seni odana hapsederdi ve sen pencereden kaçardın.Bir keresinde gölde bir kulübede saklandın.Bir kız vardı Sorakine rus bir kızdı.Babanın özel davetlisiydi. Kız senden çok hoşlanmıştı ve öpmüştü.Bütün gün seninle alay etmiştim.Kız senin peşini bırakmamıştı.
-O gün utancımdan odamdan çıkmadım.
-Evet seni çağırdım ama sen gelmedin.Bu arada Candy O nerede?
-Klinikte
-Onu seviyor musun?
-Elbette sana daha önce de söyledim. İyi bir ilişkimiz var.Çok mutluyuz.
-Bende Elisa ile beraberim
-Richard onun hakkında hiç birşey bilmiyorsun.Okuldan onun yüzünden ayrıldım. Candy ile onun yüzünden ayrı kaldım.Seni de mutlu edemeyecek.Ondan vazgeç.
-Terry abartıyorsun.Onunla zaman geçirdiğimden beri bana karşı çok nazik.Belki biraz kıskanç olabilir.Bu her kadında var.
-Ah lütfen Richard bana ondan bahsetme o kızdan nefret ediyorum.
-Peki peki sana şu köşedeki yeni açılan bardan söz edecektim.Oraya gittin mi?
-Yo hayır
-İstersen benimle gel içmeyi severim. Bilirsin.
-Hadi öyleyse gidelim.
Terry ile Rihard yolda ilerlerken Bay Albert ı gördüler.Heyecanla atılan Terry
-Ah bu Bay Albert hadi onu da alalım.
-Merhaba Albert nasılsın?
-Terry sen! Ne işin var burada
-Bar a gidiyoruz.
-Şu yeni açılan mı?
Terry;
-Evet sen de bize katılmak ister misin?
-Elbette orayı ben de duymuştum.Gitme fırsatı bulamamıştım.
Terry:
-İşte fırsat!Hadi gidelim. A bu arada seni dostum Richard ile tanıştırayım.Çocukluk arkadaşım
-Memnun oldum. Richard
-Ben de Albert
Albert:
-E söyle bakalım Terry burada limanda ne arıyordun?
-Babam beni ziyaret etti.Onunla aramızdaki buzları erittik.
-Bu güzel bir haber Terry Babanla barışman a sevindim.
-Tüm yüklerimden kurtuldum.Artık daha iyi bir adam olmaya gayret edeceğim.
-Evlenmeyi de düşünüyorsun herhalde Terry. Ne zaman evleniyorsun?Candy çok tatlı ve güzel bir kız öyle değil mi?
Terry şaşırdı. Richard ın Candy i bu kadar beğendiğini bilmiyordu.Bir an ne cevap vereceğini bilemedi. Şüphelenmişti. Sormadan edemedi.
-Candy i bu kadar beğendiğini bilmiyordum.Yoksa ona karşı hislerin mi? var. Richard
-Hayır dostum. Sen olmasan belki ama sen çok şanslı bir adamsın. Candy harika bir kız.Şımarık kendini beğenmiş,burnunu dik tutmaya çalışan kızlardan değil.O güçlü bir kız.
-Seni duyan da Candy i çok iyi tanıyor sanır.Merak ettim. Onunla ne zaman tanıştın.
-Onunla sadece davette tanıştık. Sen de vardın ve sen tanıştırdın.Hatırlasana
-Hatırladım.Fakat sadece bir tanışmaydı.Oysa ki sen onunla uzun süredir tanışıyor gibisin.
-Haklısın Ama etrafına iyi baksan onu tanıyan çok hastası olduğunu hakkında çok başarılı sevgi dolu bir hemşire olduğunu söyleyen bir çok insan görürsün.Herkes ondan çok memnun
Terry gülümsedi.
-Onun adına teşekkür ederim. Richard
-Bir şey değil.Neyse gelecek akşam bir sanat galerisinde resimlerim sergilenecek. Chicago da harika bir galeri senin ve Candy nin gelmesini istiyorum. dedi.
Richard ceketinin sol tarafındaki iç cebinden birer davetye çıkardı. Terry ve Bay Albet a uzattı.
-Buyrun bay Albert sizi de bekliyorum.
Terry :
-Mutlaka geleceğim Richard.
-Bekliyor olacağım.
-Ben de Richard
-Beklerim Bay Albert
Bay Albert barın önüne geldiklerin de işaret ederek
-Sanırım geldik.Burası öyle değil mi?
Terry:
-Sanırım öyle
Richard:
-Evet beyler kesinlikle burası.Şimdiden söylemeliyim.İçkiler benden
-Terry:
-Pekala Richard
Bay Albert:
-Bir daha ki sefere de benden
Terry:
-Üçüncü buluşmada benden
-Bay Albert ve Richard güldüler.İçeri girdikleri andan itibaren bir çok insanla kaynaşıp arkadaş edindiler. En çok da Terry ününden dolayı tanınmıştı. Candy ise klinikten erken ayrılmıştı. Fazla hastası yoktu. Terry i tiyatroda ziyarete gitti.Ama orada olmadığını erken çıktığını öğrenince evine gidip penceresinin önünde oturdu. Gökyüzünde parlayarak etrafa loş ama güzel bir dinginlik veren ayı izleyerek zaman geçirdi hayallere daldı.
BAYAN LEAGON IN ÖZEL ŞAPKASI
Bayan Leagon erkenden uyanmıştı.Hizmetçilerine emirler yağdırıyordu.
-Ah bu evin hali nedir?Nasıl çalışıyor bunlar Hepsini kovacağım. Teresa !Teresa!
-Evet Efendim
-Hemen etrafı topla akşam için hazırlanmam gerekiyor. Şoföre söyle arabamı hazırlasın.
-Peki efendim.
Bayan Leagon etrafa emirler verirken Elisa odaya girmiş merakla annesinin telaşını anlamaya çalışıyordu.
-Neler oluyor? anne neden bağırıyorsun?
-Elisa bu akşam çok özel,tüm sosyetenin göz doldurduğu ayrıca tanınmış ünlü sanatçıların da yer aldığı bir davet bunun için özel bir kıyafet ve buna uygun bir şapka alacağım. Akşam davette çok güzel görünmeliyim.
-Evet anne mutlaka istediğin modeli bulacağına eminim.sen her zaman şık olmayı başarmışsındır.
-Teşekkür ederim Elisa hemen zaman kaybetmeden çıkmalıyım.
-Ben sana eşlik edeyim. İstersen
-Hayır Elisa sen abin ile kal.Sakın yanlış şeyler yapmayın.
-Anne ben artık küçük bir kız değilim.
-Sana söylediklerimi unutma Elisa ben çıkıyorum.
-Peki anne
Bayan Leagon evden çıktı ve arabasına bindi.Yol boyunca sıralı dükkanlara bakıyordu. Şoförüne bir aksesuar dükkanının önünde durmasını söyledi.Arabadan indi ve içeri girdi.Rafta duran şapkalara bakarken,iki bayanın yeni açılan bir aksesuar dükkanını ne kadar beğendiğini işitti.Hemen merakla arabasına binerek söylenilen dükkana gitti. İçeri girdiğinde dükkanın tasarımına da hayran kalmıştı.Özel şapkalar ve takı tasarımcısı olan aynı zaman da çok kibar, asil sanatçı bir ruha sahip olan bay Gabriel ile tanıştı.Tüm sosyetenin gözde tasarımcısıydı.
Bayan Leagon:
-İyi günler beyefendi Dükkanınızın ve sizin ününüzü duydum.Harika şapkalar tasarlıyor muşsunuz. Benim içinde bir tane vardır. umarım
-Ah elbette madam gelin benimle lütfen
Bay Gabriel bayan Leagon a birkaç model gösterdi.Daha sonra da çok özel bir tasarım olan tavus kuşu figürlü şapkayı önüne sundu.Bu şapkanın üzerine kırmızı yakut taşlar özenle yerleştirilmişti. Son derece asil ve şık görünüyordu.Yakutlar ışıltısı ile göz kamaştırıyordu.Bayan Leagon çantasını açtı ve bu şapkaya yüklü miktarda bir para ödedi.Bay Gabriel e teşekkür ederek eve dönmek üzere oradan ayrıldı. Bun arada Elisa ve Neil da bahçede oturuyordu. Elisa yeni aldığı bir aşk romanını okuyor,Richadrd ı düşünerek tatlı hayallere dalıyordu.Çok beğenerek okuduğu romandaki karakteri kendisiyle özdeştirmiş,kendini kaptırmıştı.Tam bu sırada bahçede üzerinde oturduğu ahşap kanepenin altından siyah büyük bir örümceğin yanına doğru yaklaştığını farketmemişti. Bunu fark eden Neil olmuştu.Heyecanla Elisa ya seslendi.
-Elisa!Dikkat et siyah iri bir örümcek sana doğru geliyor.
-Ne! Örümcek mi? Neil
Elisa çığlık atmıştı.Bir mermi gibi oturduğu ahşap kanepeden fırladı. Neil a sarıldı.Hala çığlık atmaya devam ediyordu. Neil onu sakinleştirmeye çalışıyordu.
-Elisa lütfen sakin ol Artık yok gitti.Hızlıca kaçtı.
-Gerçekten gitti mi abi ah bu durumdan nefret ediyorum.
-Tamam Elisa geçti artık.
Ben eve giriyorum.Odamda okuyacağım.Anneme bunu söylemeliyim.
Elisa sinirle ilerliyordu ki Bayan Leagonın eve döndüğünü gördü.Hemen yanına koştu.
-Anne anne
-Ne oldu Elisa sinirden kıpkırmızı olmuşsun.
-Anne neler oldu bir bilsen bahçede oturmuş kitap okuyordum.Ahşap kanepenin üzerinde iri siyah bir örümcek Çok korktum. sanırım zehirli olabilir.
-Ne örümcek mi?Derhal bahçıvanı çağırıp bahçeyi ilaçlamasını söyleyim.
-İyi olur anne ben odama çıkıyorum.
Bayan Leagon bahçeyi ilaçlaması için bahçıvana görev vermişti.Odasına girdiğinde ise şapkasını pencerenin yanında duran ayaklı askıya astı. Pencere açıktı.Hava da yumuşak bir meltem esiyordu.Evin duvarından pencere kenarına akan sarmaşıklar neredeyse içeriye doğru uzanmaktaydı.Siyah örümcek bu sarmaşıkları kendisine bir yol edinmiş yavaşça içeri süzüldü ve bayan Leagonın şapkasının üzerindeki tüylerin arasına gizlendi. Akşam olduğunda ise Elisa ve Neil davet için hazırlanmış alt salonda bekliyorlardı. Az sonra da bayan Leagon yeni elbisesi ve özel şapkasıyla salona indi.Göz alıcıydı. Elisa şapkayı çok beğenmişti.
-Anne harika görünüyorsun.Çok asil bir şapka Davetin en şık kadını sen olacaksın.Bundan eminim.Yarın şu tasarımcı ile bende görüşmek istiyorum.
-Teşekkür ederim Elisa Hadi hazırsanız çıkalım çocuklar Geçikmek bize yakışmayan bir davranış olur.
-Tabi anne hemen çıkalım.
Neil:
-Araba hazır anne bizi bekliyor.
Bayan Leagon :
-Babanız nerede?
Neil:
-O arabada
Bayan Leagon ve diğerleri arabaya bindiler ve davet edildikleri bay Leagonın çok sevdiği bir dostunun evine gittiler. Bayan Leagonın salona girmesi ile davetlilerin gözleri bayan Leagonın şapkasına yönelmişti. Herkes hayranlıkla bakıyordu.Çok meraklı aynı zamanda da modaya büyük ilgi duyan bir bayan olan kontes Alberta dan övgüler almıştı.
-İyi akşamlar Bayan Leagon bu akşam davetlilerin en şık olanı sizsiniz Şapkanıza hayran kaldım.
-Teşekkür ederim.
-Yakından bakmamın bir sakıncası var mı?
-Hayır tabiki bakabilirsiniz.
Güzel ve özel bir tasarım tasarımcısı kim?
-Bay Gabriel ünlü bir şapka tasarımcısı
-Ah! Şu ünlü tasarımcı bay Gabrielbu beyefendi harika bir sanatçıdır.Bende ilk fırsatta onu ziyaret edeceğim.
Bayan Alberta elindeki gözlüğünü gözlerine yaklaştırdı. Dikkatlice şapka üzerindeki yakutları inceliyordu ki o da ne?Elisa ve Neil ın bahçede gördükleri iri siyah örümcek bayan Leagonın şapkasına gizlendiği yerden çıkıvermişti.Bayan Alberta örümceği görür görmez çığlık atarak;
-O da nedir? Bir örümcek aman Tanrım!
Bayan Leagon:
-Neden söz ediyorsunuz?
-Başınızda şapkanızda bir örümcek var
Bayan Leagon örümceği gördüğünde çığlık attı ve ani bir hareketle fırlatarak davetliler için hazırlanmış yemek masasının üzerindeki büyük kokteyl kasesinin içine düşürmüştü.Salondaki davetliler ne olduğunu anlamaya çalışıyor,şaşkın şaşkın bakıyorlardı.Odadaki hizmetçiler şapkayı masadan aldılar ve örümceği gördüklerinde aralarından biri örümcek diye bağırdı.Diğer hizmetçilerde örümceği yakalamaya çalışıyordu.Masada kovalamaca başlamıştı.En sonunda erkek hizmetçilerden biri onu yakalamayı başarmıştı.Etkisiz hale getirip dışarı atmışlardı.Bu olayı gören davetliler tedirgin olmuştu.Kendi aralarında konuşmaya başlamışlardı. Bayan Leagon masanın üzerinden şapkasını aldı tüyleri sırılsıklam olmuştu.Ne yapacağını bilemiyordu.Utanmıştı.Eşini ve çocuklarını alarak salonu terk etti. Elisa mahçuptu.
-Anne rezil olduk. Lanet olası örümcek.
-Tamam Elisa bu konuyu duymak istemiyorum.Eve gidiyoruz.
Neil:
-Bahçeyi ilaçlatmıştık oysaki
Elisa:
-Kendimi çok kötü hissediyorum.
Bayan Legon:
-Elisa kes artık sesini
-Ama Anne
-Elisa!
-ıhh tamam
Bayan Leagon eve vardığında hemen odasına çıktı ve üzerini değiştirdi.Hizmetçilerine sıcak bir banyo hazırlamalarını söyledi.Elisa ve Neil da odalarına çekildi.Bay Leagon da çalışma odasına geçti.
Ertesi gün Archie bayan Alberta yı ziyarete gitmişti.Kocası ile de iş konuşuyordu.Bayan Alberta davette yaşadığı olayı Archie ye de anlattı. Archie olayı öğrendiğinde şaşırmıştı.İçten içe gülüyordu.Eve geldiğinde kahkahalarla gülmeye başladı.Gülmekten kendini alamıyordu. Annie onun gördüğünde meraklanmştı.
-Ne oldu? Archie seni bu kadar güldüren şeyi merak ettim.
-Annie dün Leagonlar özel bir davettelermiş. Bayan Alberte Bayan Leagonın şapkasında iri siyah bir örümcek görmüş.
-Aman Tanrım sonra
-Tabi şapkayı korkudan fırlatıp atmış.doğru şapka kokteyl kasesine
-Olamaz Archie!
-Olmuş işte anlayacağın Leagonlar rezil olmuşlar. Elisa ve Neil ı düşünsene Ahahah
-Peki örümcek zehirlimiymiş?
-Hayır tabiki zavallı örümcek... Bütün konuklar tedirgin olmuş.Apar topar oradan ayrılmışlar.
-Zavallı Bayan Leagon
-Hem de ne zavallı sükse yaparlarsa olacağı budur.Bunu Candy e de anlatmalıyım. Hhah
-Archie çok muzursun.
-Ah yapma Annie biliyorsun Leagonların başına her zaman böyle olaylar gelmiyor.
-Haklısın Archie Elisa çok bozulmuştur.
-Akşam Candy ve Annie yi eve davet edelim.Bu olayı konuşalım.Onlarda güleceklerdir eminim.
-Tamam Ben onları ararım.
-Annie akşam olduğunda Candy ve Patty i evine davet etmişti. Birlikte yenilen akşam yemeğinden sonra Archie Bayan Albertanın başına gelen olayı anlatıyor,gülmekten kendini alamıyordu. Candy ve Patty bu olayı öğrendiklerinde hem şaşırmış hemde kahkahalarla gülmüşlerdi.
EVDEKİ GİZEMLİ HAYALET
Gece olduğunda gök yüzü koyu lacivert elbisesini giymiş, yıldızları da üzerine örtmüştü. Bayan Elroy baş ağrısı yüzünden uyuyamamıştı. Yatağından yavaşça doğruldu sabahlığını giydi.Salona inmek üzere merdivenlerden aşağı indiği sırada siyah bir gölgenin hızlıca salondan geçtiğini gördü.Çığlık atmaya başladı.
-Hırsız var! Hırsız var! Hizmetçiler hemen buraya gelin!
-Hizmetçiler Bayan Elroy un çığlıkları arasında salona geldiler. Merak dolu bakışlarla Bayan Elroy a bakıyorlardı. İçlerinden birisi
-Ne oldu? Bayan Elroy dedi.
-Hırsız var!
-Nee! hırsız mı?
-Evet şu tarafa doğru gitti.
-Efendim hemen etrafa bakalım.
Hizmetçiler etrafa baktılar ama kimseyi göremediler.Tekrar salona geldiler.
-Efendim kimsecikler yok.
Bayan Elroy sinirlerinin bozulduğunu düşünmüştü.Birden gördüğü şeyin bir yanılsama olabileceğine karar verdi.
-Pekala herkes odasına çekilsin.Sanırım baş ağrım beni hayal görmeye zorladı.Odama çıkıp ilaçlarımı alsam iyi olacak.
-Efendim size yardım edeyim.
-Hayır teşekkür ederim gidip yatabilirsin.
-Peki efendim.
Bayan Elroy odasına geri dönmüştü. Komidinin üzerindeki ilaçlarını içti ve yatağına yatarak uykuya daldı.Ertesi sabah Bayan Elroy kahvaltı yapmak için alt salona inmişti.Hizmetçiler üst kata çıkmışlardı.Acele ile aralarından birisi koşarak bayan Elroy un bulunduğu salona geldi.Bağırarak;
-Bayan Elroy korkunç bir şey oldu!dedi.
-Neyin var ?senin neden bu kadar bağırıyorsun?
-Efendim üst katı temizlemeye çıkmıştım.Bay Stear ve Bay Antoni nin odalarının açık ve dağınık olduğunu gördüm.Sanırım dün eve hırsız girdi.
-Aman Tanrım neler söylüyorsun? Derhal bakın bir şey alınmış mı?Diğer odalar ne durumda?En üst kattaki oda oraya baktınız mı?
-Evet efendim. O oda da kapalı.
-Başka devam et.
-Sadece bir kaç kıyafet efendim.
-Gece iki kişiyi nöbette bırakıyorum. Her yeri kontrol edin. Archie ve Annie ye haber verin. Hemen buraya gelmelerini söyleyin.
-Peki Efendim.
Archie ve Annie sabah erkenden uyanmış bahçede kahvaltı yapıyorlar ve temiz havanın tadını çıkarıyorlardı. Archie temiz havayı içine çekti.Bu gün çok güzel bir gün değil mi?Annie
-Evet Archie eğer öyleden sonra biraz zaman kalırsa gezmeye çıkalım ne dersin?
-Elbette Annie Hatta Candy e de haber verelim.Akşam yemeğini birlikte yeriz.
-Evet Archie
Annie derin bir iç çekti.
-Archie nedense içimde bir sıkıntı var.dedi.
-İyi şeyler düşün Annie
Archie ve Annie konuştukları sırada Bayan Elroy un yardımcısı arabadan iner inmez koşarak içeri girdi. Archie ve Annie çok şaşırmıştı.Ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı.
Archie:
-Buyrun Bay Wilson neden bu kadar telaşlısınız? Yoksa halama bir şey mi? oldu.
-Hayır efendim. Ama Bayan Elroy acil sizi ve eşinizi malikaneye çağırmamı söyledi.
Archie:
-Sorun nedir?
-Sanırım dün eve hırsız girdi.Efendim.
-Ne! Hırsız mı?
Annie:
-Aman Tanrım.
-Sakin olun .Tehlikeli bir şey yok Ama Bayan Elroy sizleri yanında görmek istedi.
-Pekala Wilson bizi bekle hazırlanalım.
-Tamam efendim.
Archie ve Annie hızlıca hazırlanmışlardı. Arabaya bindiler ve eve vardıklarında bayan Elroy u alt salonda endişeli bir şekilde koltuğunda otururken buldular. Archie ilk defa Elroy halayı böyle telaşlı görmüştü.
Archie içeri girdi.Heyecanla;
-Hala iyi misin?
-Ah Archie çok şükür seni gördüğüme sevindim.Oturun lütfen çocuklar size anlatacaklarım var.Dün gece baş ağrım nedeniyle uyuyamadım.Eve hırsız girmiş. Önce bir şey anlamadık ama ertesi sabah hizmetçiler temizlik yaptıkları sırada fark etmişler. Hırsız Anthony ve Staer ın odalarını açıp karıştırmış. Staer ın dolabından bir kaç kıyafet çalınmış. Anthony nin odası çok fazla karıştırılmamış. Nedense oradan bir şey almamış. Değerli bir şeylere dokunulmamış.Bu evde neler oluyor anlamıyorum.Bu gece sizden benimle kalmanızı rica ediyorum.
-Elbette hala seni yalnız bırakmamalıyız.
-Sağ olun çocuklar size yukarıda yanımda bir oda hazırlattım. Orada kalacaksınız
-Peki hala
Bayan Elroy konuşmasının ardından Archie bahçeyi dolaşmak istedi. Annie ile beraber bahçeye indiklerinde Archie nin gözleri Anthony nin güllerine takılmıştı.Derin düşüncelere daldı.Tatlı bir meltem yüzünü ve saçlarını okşuyordu. Annie ,Archie nin dalgın olduğunu görünce merakla sordu.
-Ne oldu ?Archie
Archie derin bir çekerek;
-Bir zamanlar ben ,Anthony, Staer burada birlikte olmaktan çok mutluyduk. Buraya geldiğimde anılar gözlerimde canlanıyor.İçimi derin bir hüzün kaplıyor.Çocukluğumda o günlerimiz renkli ve güzel geçerdi. Ne kadar kızsak da birbirimize kırılmazdık. Sater la tartıştığımızda bizim aramızı düzelten Anthony idi.Şimdi ikisi de yok Anılarda kaldı.Bu yüzden buraya gelmek istemiyorum.Acı hatıraları hatırladığım için bu evde oturmak yerine başka bir eve taşınmak istedim. Annie
Annie Archie yi anlamıştı.Ona sarılarak;
-Archie üzülme lütfen Yanlız değilsin yanında ben varım her zaman da olacağım.
-Biliyorum Annie seni seviyorum.
-Ben de Archie
Archie , birden bire bir sesle irkildi.Ardından arka bahçedeki köpeğin havladığını duydu.Telaşla koşarak arka tarafa geldi.Bahçe duvarı üzerinden genç ince yapılı bir adamın atladığını gördü.
-Dur! Kaçma diye seslendi. Archie peşinden gitse de yetişemedi. Öylece baka kaldı. İçinden bu Elroy halamın söz ettiği hırsız olabilir. dedi.Hizmetçiler sesi duyunca bahçeye indiler. Etrafı aradılar.Ama görünürde kimseyi bulamadılar. Archie ve Annie tekrar içeri girdiler. Salona geçtiler. Bu sırada Elisa ve Bayan Leagon Elroy halayı ziyarete gelmişlerdi.Bayan Elroy onları üst kattaki salonda ağırladı. Annie eve Archie de Elisa yı gördüklerinde alt salonda kalmak istediler. Elisa ile konuşmak istemiyorlardı. Ama Elisa onları pencereden görmüş ve alt salona inmişti.Böylece bayan Leagon ve Bayan Elroy başbaşa kalmışlardı. Elisa kendini beğenmiş tavrı ile salona geldi ve çantasından iki adet davetye çıkarıp,Archie ye uzattı.
-Archie bu davetyeler sergi için sizleri de davet ediyorum.
Archie:
-Ne davetye mi?
-Evet Richard Astor benim erkek arkadaşım Kendisi Chicagoda bir resim sergisi düzenliyor.Tüm sanatçılar orada olacak sizleri de bekliyorum.
Archie:
-Elbette Elisa gelmeye çalışırız.
Annie:
-Teşekkür ederiz Elisa çok naziksin.
-Eğer gelmezseniz Richard çok kırılır.Biliyorsun. O ve ben birlikteyiz.
Annie:
-Biraz evvel zaten bunu söyledin. Elisa
-Bunu kafanıza iyi yerleştirin diye söylüyorum. Candy de bilsin.O kız herkesin sevgilisini elinden alıyor.
Archie:
-Elisa, Elisa Richard iyi bir genç sana nasıl katlanıyor anlamıyorum.
Annie:
-Merak etme Elisa Candy Terry ile unuttun mu?
Archie:
-Evet neden Richard ile olsun.
-Kabalaşma Archie o beni seviyor. Sizin gibi değil soylu ve asil bir genç üstelik başarılı ve yetenekli
-Ah tabi Elisa seni de en çok ilgilendiren bu sanırım.
-Seninle tartışmayacağım. Archie her zaman böyle ukala ve kabasın. Ee Annie sen nasılsın O pasaklı Candy ile görüşüyor musunuz? Demek Terry onunla hala
Annie:
-Bildiğin halde neden soruyorsun.Hem Candy hakkında böyle konuşma o benim en yakın arkadaşım.
-Evet Evet ikinizde Pony nin evinde büyümüştünüz. Hep unutuyorum.
Archie:
-Çok küstahsın Elisa Richard bu söylediklerini duysaydı seninle asla olmazdı.
Elisa küstah bir kahkaha attı.
-Richard beni seviyor ve beni tanıyor. O candy gibi bir kızla konuştuğunuzu bilse ayrıca ponny nin evinden geldiğini de öğrense kesinlikle sizinle konuşmak istemezdi.
Archie gülmeye başladı.
-Ah Elisa Elisa yanılıyorsun. Richard Candy i tanıyor. Terry e Candy hakkında çok iyi şeyler duyduğunu söylemiş.Onlar sıkı dostlar biliyorsun. Terry nin bir dükün oğlu olduğunu da unutuyorsun. Bana kalırsa sen Candy hakkında konuşmaya dikkat etsen iyi olacak.Yoksa Richard ile olan birlikteliğin bir anda sona erer. Terry senden nefret ediyor. Sana dostu hatırına katlanıyor.
-Ne !Richard la Candy tanışıyor mu?
-Evet onunla balayımızda tanışmışlardı hatırlasana davette Candy i küçük düşürmeye çalıştın.
-Bu doğru ama o sadece kısa bir tanışmaydı. Onunla konuştuğunu söylemediniz.
-Annie:
-O Candy hakkında ki tüm söylenenleri biliyor.Etrafta onun çok başarılı bir hemşire olduğunu halk tarafından sevildiğini biliyor.Bu yüzden Candy i de Terry i de sergiye davet etti.
Archie:
-Yoksa bundan haberin yok mu Elisa
Elisa:
-Hayır olamaz.O basit kızı davet edemez.Bunu nasıl yapar.
Annie:
-Richard Terry e söyledi. Terry de Candy e bir davetye verdi.Dün akşam Terry Candy i ziyarete gitti.Birlikte güzel bir yemek yediler. Terry Richardın Candy i bu kadar takdir ettiğini ona söyleyince Candy de kabul etti.
-Yine o kız ondan nefret ediyorum.
Archie:
-Emin ol Elisa o da sana karşı aynı hisleri besliyor.
-Senden de nefret ediyorum.
-Ah Elisa teşekkür ederim. Çok nazik bir ladysin. Saint Paul akademisinden aldığın eğitim sana bir hayli yaramış.Bayan Leagon ve Elroy halam olmasa sana asla tahammül edemezdim.
-Ihh ben gidiyorum.
-Güle güle Elisa umarım hiç görüşmeyiz.
-Bunu Elroy halama söyleyeceğim.Kaba adam!
-Elisa ben kocaman evli bir erkeğim. sence bu şikayetler çocuklukta kalmadı mı?Ben kimseye hesap vermiyorum.Bilmiyor musun?
-Hıh sizi davet etmemeliydim.
-Merak etme boşuna zahmet ettin. Biz davetyemizi çoktan aldık. Terry ve Candy sayesinde bize de birer davetye gelmişti. Ama senin verdiğini görünce söylemedik. Çok zarifsin. Elisa
-Ben gidiyorum. Daha fazla kalmayacağım.
-Güle güle Elisa nazik davranışların için ve davetin için teşekkürler.
-Hıh! Anne anne!
Elisa sinirle odadan çıktı. Bayan Elroy ve Bayan Leagon ın yanına gitti. Bayan Leagon ve Bayan Elroy un sohbetlerine katıldı. Archie ve Annie de odalarına çekildiler. Aradan geçen zamanın ardından Hep birlikte bir akşam yemeği yediler Archie ve Elisa tüm akşam boyunca birbirileri ile konuşmadılar. Candy ise akşam sergi için ne giyeceğini düşünüyordu.Dolabından birkaç giysi seçti. Yatağının yanındaki ayaklı askıya astı. Yarın güzel bir gün olacak dedi.
CHİCAGO DA BAŞARILI BİR RESSAM
Candy, sabah ışıltılı güneş ışıklarının yüzünde dans etmesi ile uyanmıştı.Kollarını açarak;
-Ah ne güzel bir gün Bay Albert ile kahvaltı yapacaktık.dedi.Saatine baktı.
-Eyvah! Gelmek üzere hemen kalkmalıyım.dedi. Mutfağa girdi. Taze sıcak ekmek ve krepler pişirdi.Masayı düzenledi. Tam bu sırada Bay Albert kapıda göründü ve yavaşça kapıyı tıkladı. Candy sesi duyar duymaz Heyecanla;
-Geldi.Bu Bay Albert olmalı dedi.Kapıyı açtı.Bay Albert ın elinde bir buket orkide ve sıcak taze çörekler vardı.Gülümseyerek;
-Günaydın Candy özür dilerim. Sanırım biraz geciktim.
-Sorun değil Bay Albert gecikmeniz iyi oldu. Ben de geç uyandım.Biraz daha uyusaydım,size kahvaltı hazırlıyamayacaktım. Öyleyse kahvaltıya başlayalım. Candy içeriden taze ekmek kokusu geliyor.
-Çok acıkmış olmalısınız.Bay Albert lütfen buyrun.
-Evet Candy haha
Bay Albert masaya oturdu. Candy ise çay servisi yapıyordu. Candy çayları koyduğu sırada Bay Albert sergiden bahsediyordu.
-Candy Chicago 'daki sergiyi merak ediyorum.Uzun zamandır sergilere katılmamıştım. Astor ailesini biliyor musun?Onların biricik oğlu Richard Astor sergide eserlerini sergileyecek.
-Ben de ilk defa oraya gideceğim.Bay Albert daha önce sergiye hiç gitmedim. Terry öğle saatinde gelip beni alacak.Birlikte gideceğiz.
-Öyleyse üçümüz gideriz. Candy
-Sergi sanatsal bir mekanda yapılıyor.Birçok başarılı ressam da burada. Richard ın adı Chicago da daha çok duyuldu.
-Terry ile gideceğim için çok heyecanlıyım.Bay Albert
-Umarım iyi vakit geçirirsiniz. A bu arada Candy söyleme fırsatım olmadı.Dersler ne durumda?
-Çok iyi Bay Albert Klinikte boş kaldığım zamanlarda sürekli alıştırma yapıyorum.Bir yandan da kendimi geliştiriyorum.
-Buna sevindim Candy Eğer imtihanlara girersen doktor bile olabilirsin.
-Ah evet Bay Albert neden olmasın.
-Annie ve Patty ne durumda?
-Onlarda çok iyi bay Albert Haftaya Patty lerde ders çalışacağız.Bir ay sonra sınavlar başlayacak.
-Patty nerede kalıyor?
-Patty büyük annesinin Chicago da küçük bir evleri var. Oraya taşındı. Patty hep burada.
-Bu güzel bir haber Candy. Peki hastalara yetişmekte zorlandığın oluyor mu?İstersen yanına birini tayin edebilirim.
-Teşekkür ederim Bay Albert buna şimdilik ihtiyacım yok.
-Pekala Candy
Candy saat e baktı. Bay Albert la yaptığı koyu sohbetle ve bu güzel kahvaltıyla öğle saatini getirmişti.
-Bay Albert saat öğleye geliyor hemen hazırlanmalıyım. Terry birazdan gelir.
-Tamam Candy ben seni salonda bekliyorum.
Candy odasına çıktı ve hazırladığı kıyafetlerini giydi.Üzeri çiçek ve dantel süslü şapkasını taktı.Tam bu sırada bir korna sesi duydu.Pencereye koştu.Gelen Terry idi. Sevinçle;
Geldi. Hazırım şimdi gidebiliriz.Bay Albert
-Bay Albert o zaman buyrun bayan Candy dedi. Kapyı açtı.Bay Albert ve Candy kapıdan çıktılar ve Terry nin arabasına bindiler.Bay Albert Terry i gördüğünde;
-Merhaba! Terry Nasılsın? dedi.
-İyiyim Albert ya sen?
-Ben de iyiyim.
Terry Candy e baktı. Benim güzel leydim nasıl bakalım dedi. Candy kızardı.
-İyiyim Terry Çok heyecanlıyım.dedi Sevinçle
Bay Albert ve Terry güldüler. Candy onların gülmesine sitemle karşılık verdi.Kollarını birbirine bağlayarak
-Neden güldünüz beyler?Komik olan nedir?
Albert:
-Sadece bir sergi Candy abartmaya gerek yok
-Ama ben ilk defa katılıyorum.
Terry:
-Haklısın Candy Özürdileriz.
-Affedildiniz beyler?
Yolda geçen uzun bir sessizlikten sonra Bay Albert Terry Candy Chicago ya varmışlardı.Uzun geçen yol Candy nin heyecanını iki katına çıkarmıştı.Araba kapıya yanaştığında Archie ve Annie yi gördüler yanlarına giderek;
-Merhaba dediler.
Archie:
-Merhaba çocuklar sizi gördüğüme sevindim.Sıkılmaya başlamıştım.
Candy:
-Neden Archie?
-Erken geldik. Kimse yoktu.Bekledik.
Bay Albert diğerlerine kısa bir merhaba dedikten sonra ünlü iş adamlarından bay Thomas' ı gördü.
-Çocuklar siz içeri girin yanınıza gelirim dedi.
Archie:
-Tamam Bay Albert
Terry:
-İçeri girelim. Richard geldi mi acaba?
Archie:
-Henüz görmedim.
Annie:
-Candy daha önce sergiye katılmadım.
-Ben de Annie
Annie:
-Tüm sanatçıların en güzel eserleri burada sergileniyormuş.
-Evet ben de öyle duydum.
Annie:
İçerisi çok kalabalıkmış.
-Sahi mi?
Terry ,Candy Archie ve Annie Elisa yı ve arkadaşlarını kapıdan içeri girerken Richard la kolkola gördüler. Terry Elisa yı gördüğüne hiç memnun olmamıştı.Kızgınlıkla
-Elisa nın burada ne işi var?çocuklar dedi.
Archie:
-Elisa ile Richard birlikteler bundan haberin vardır sanıyordum.
-Evet birlikte olduklarını biliyorum,ama onu davet edeceği aklıma gelmemişti.
Annie:
-Kız arkadaşı olduğuna göre onu da davet edecektir. Terry öyle değil mi?
-Yine neler saçmalayacak acaba ?Umarım sorun çıkarmaz.
-Annie:
-Elisa dan bunu beklerim doğrusu
Archie:
-Merak etme Terry Richard a kendisini iyi bir kız olarak tanıtıyor.
-Nereden biliyorsun?
-Elisa bu kendisini bir lady olarak toplumda göstermeyi bilir.Rezil olmak onun en büyük korkusu
-Pekala öyleyse içeri girelim.
Salona giren Terry ve Candy Elisa nın kötü bakışları ile karşı karşıya kalmıştı.Bunu fark eden Richard Terry nin Elisa dan hoşlanmadığını söylediği o konuşma aklına gelmişti. Elisa ya arkadaşlarının yanında kalmasını söyledi.Hemen Terry nin ve diğerlerinin yanına giderek;
-Hoş geldiniz baylar ve bayanlar dedi.
Terry ve diğerleri :
-Hoş bulduk dediler.
Richard dostu Terry e baktı.Yüzündeki ifadeyi görüyordu.
-Seni gördüğüme çok sevindim. Terry dedi.
-Bende öyle Richard dedi Terry
Richard Candy i gördüğünde elini alarak zarif bir şekilde öptü. Candy her zaman ki gibi kızardı.
-Hoş geldiniz Leydim. Demek başarılarıyla ve tatlılığıyla insanları kendine hayran bırakan o güzel bayan sizsiniz.Bayan Candy dedi.
Candy:
-Çok zarifsiniz teşekkür ederim. Bay Richard diye cevap verdi.
Richard Terry i kolundan tutarak benimle gel dedi.
Terry:
-Nereye gidiyoruz? diye sordu.
-Sana en güzel tablomu göstereyim.
-Peki!
Richard diğerlerine baktı.
-Sizler rahatınıza bakın biraz sonra döneriz.Çocuklar
Archie:
-Peki Richard
Annie:
-Elisa geliyor.
Archie:
-Yine ne zırvalayacak acaba?
Candy.
-Haklı olabilirsiniz çocuklar?
Elisa arkadaşlarını yanına alarak Annie ve Candy nin yanına gelmişti.Küçümseyici bir bakış ile Candy i süzüyordu.Eldivenlerini düzeltti. Kollarını birbirine bağladı.Başını kaldırdı.
-Demek sende buradasın Candy senin gibi sonradan görme bir kızın burada ne işi var. Sanki sanattan anlıyormuş gibi bir de sergiye geliyor.Öyle değil mi? Hanımlar
Archie kızgınlıkla atıldı.
-Elisa! bu yaptığın çok utanç verici
Candy:
-Bırak konuşsun Archie artık umrumda değil Elisa bu her zaman ki gibi kendisini küçük düşürüyor.
Elisa:
Senin gibi bir kız buranın havasını kirletiyor.
Archie:
-Giderek küstahlaşıyorsun Elisa sen çok kötü bir kızsın.
Candy:
-Sinirlenme Archie Ben Terry' nin yanına gidiyorum. Archie siz burada kalın.
Candy ,Richard ve Terry nin yanına gitmişti. Gözü bir tabloya takıldı. Üzerinde duran çok hoş ve zarif bir kadın resmi dikkatini çekti.
Ne güzel duruyor.Çok zarif bir kadın dedi. kendi kendine tam bu sırada Richard ve Terry arkasında belirdi.
Richard:
-Candy nasıl buldun? Ah özür dilerim. Diğerlerini tamamen unuttum.Yanlarına gidelim.
Candy:
-Onlarda birazdan gelir. Elisa ile sohbet ediyorlar.Tabloların harika sen tam bir sanatçısın. Richard
-Resimden anlıyor musun? Candy
-Aslında senin kadar olmasa da biraz anlıyorum.Bunun için de arkadaşlarımla resim kursuna gidiyoruz. Annie ve Patty de öyle
-Demek resimle ilgileniyorsun.Buna çok sevindim. Bir gün resimlerimizi yemyeşil tepelerde yaparız.
Candy:
-Yemyeşil tepeler mi?
-Evet huzur dolu yemyeşil bir ortamda resim yapmak gibisi yok.
-Benim öyle bir tepem var. Adı da Ponny tepesi.
Candy birden derin hayallere dalmıştı.Bayan Ponny i görmeyeli uzun zaman olmuştu. İşler ve ders yoğunluğu nedeniyle hiç fırsatı olmuyordu. Ponny tepesini ve oradaki çocukları anlatmaya başladı.
- Rahibe Maria Bayan Ponny ve şirin çocuklar onların bu tepede koşmaları şarkı söylemeleri o kadar güzel ki sende orada olsaydın onları ve ponny tepesini çizerdin.Temiz harika bir hava yeşil,kadife gibi görünen çimenlere uzanmak huzur verici.
Bu çok güzel Candy beni heyecanlandırdın. Benimde yeni peyzaj resimler yapmam için yeni mekanlara ihtiyacım var.Bana çok güzel bir fikir verdin.Teşekkür ederim.
Elisa, Archie, Annie Richard ın yanına geldikleri sırada Elisa,Candy nin Ponny tepesinden bahsettiğini duymuştu. Hemen araya girerek;
-Orası felaket bir yer Richard İlham almak için güzel bir yer olmadığını söyleyebilirim.Pasaklı çocuklar ve iğrenç ponny tepesi hıh
Candy bunu duyduğunda öfkesini gizleyememişti.Sürekli ponny tepesi yüzünden aşağılanmasına artık dayanamıyordu.Öfkeyle doğruldu.Ama Terry onu engelledi.Bir elini asil bir edayla beline koydu diğer elinde kadehi vardı.
-Sen ona aldırma Richard ponny tepesine gittim. Elisa abartıyor.Huzur dolu bir yer.Kadınları bilirsin. Her şeyi beğenmezler dostum. Mutlaka görmen gerekli Elisa resim sanatından anlamıyor.İnsanları kalıba sokmayı kendisine rol çizmiş. Sanat her yerde var öyle değil mi Elisa
Elisa:
-Ben seninle konuşmuyorum Terry
Terry:
-Benimle konuşmadığını biliyorum Elisa ama sevdiğim kız hakkında konuşmalarına dikkat et. lütfen Kıskançlık hastalığı geçirdiğini biliyorum.Sanırım bugün kıskançlık önleyici hapını almamışsın Yine yüzün sararmaya başladı.
Elisa Terry nin söyledikleri karşısında şaşkınlıktan öylece kalakalmıştı sesini bile çıkaramamıştı. Richard durumu anlamış,ortamı yumuşatmaya çalıştı.
-Ah çocuklar gerçekten bizde sanat üzerinde böyle tartışmalar yaparız.Bu aralar peyzaj resimler çok daha rağbet görüyor.Diğer ressam dostlarımla bu konu ve mekan konusu üzerinde sıksık tartışırız. Chicago da birçok ressam bu konuda anlaşamaz.Hatta Robert Henri gibi başarılı bir ressamın kompozisyonlarında şehir hayatının sefaletini çizdiği için '' kül kovası''adını verdiklerini biliyor muydunuz?Fikirler her zaman beğenilmeye biliyor.
Terry:
-Onlarda Elisa gibi sanattan anlamıyor da ondan Richard
-Terry lütfen dostum.
-Peki peki
Candy Richard ın sözlerinden resim sanatının zor bir meslek olduğunu anlamıştı. Richard baktı.
-Resim sanatı anlattıklarına bakılırsa hiç de kolay bir meslek değilmiş.Her sanatta olduğu gibi bunun da zor yanları varmış.
-Evet Candy
Annie:
-Tabloların çok güzel Richard benim ve Archie nin de resmini yapar mısın?
-Portre istiyorsunuz.Ama ben şu aralar peyzaj ile uğraşıyorum.çocuklar ama fırsat bulursam seve seve yaparım.
Archie:
-Teşekkürler Richard
Richard:
-Bir atölyem var yeni yaptırıyorum.Size de göstermek istiyorum.
Candy :
-Ah bu çok güzel hep merak ederdim. Ressamların çalışma yaptıkları atölyeleri görmek isterdim.
Elisa:
-Bu kadar meraklı olma Candy
Richard:
-Seni de yeni eserlerimle tanıştırırım Candy Hatta senin gibi hoş ve güzel bir lady ile resim yapma şerefine erişmek benim için bir gurur kaynağı Candy
-Bu harika olur Richard Teşekkür ederim.
Annie:
-Ben ve Patty de size katılabilir miyiz?
-Elbette Annie zevkle...
Richard ın bu sohbeti sırasında sergide görev alan sanat danışmanlarından biri yanına gelmişti. Richard ın kulağına eğilerek tablosunun yüksek fiyata satıldığını öğrenmişti.Heyecanla diğerlerine döndü.
Beyler ve bayanlar biraz evvel aldığım habere göre tablolarımdan ikisi satılmış.
Terry:
-Bu çok güzel bir haber dostum.
Candy :
-Çok sevindim Richard
Elisa:
-Bu başarını kutlamak için seni bir akşam yemeğe davet ediyorum.Birlikte baş başa bunu kutlarız.Değil mi hayatım
-Elbette Elisa
Annie ve diğerleri şaşırmıştı.
Annie:
-Elisayı görüyorsun değil mi Candy
-Evet sanırım ona sırılsıklam aşık onu hiç böyle görmedim.
Archie:
-Sanırım onu kendisine böyle bağlıyor.
Candy:
Evet haklı olabilirsin.
Archie:
-Ben daha çok Richard ın başarısına gölge düşürmesinden korkuyorum.Bu konu da ciddi endişelerim var.
Annie:
-Merak etme Archie Elisa işini bilir.
Archie Elisa ya uzun uzun baktı.Derin düşüncelere daldı. Bu kız tam bir baş belası Richard bu şeytan da ne buluyor anlamıyorum.Dedi içinden Candy ise Richard la olan sohbetine devam ediyordu.
-Gerçekten çok mutlu oldum. Richard atölyeni ve çalışmalarını mutlaka görmek isterim. Annie ve ben senden çok şey öğreneceğiz.
Candy sen zarif ve tatlı bir genç ladysin. Böyle neşeli nasıl olabiliyorsun.bu kadar neşeyi nereden buluyorsun.Sen tam da resmi yapılacak bir kızsın.Hayat dolusun.
Terry:
-Adı gibi herkese neşe verir.
Elisa duydukları karşısında Candy i çok kıskanmıştı ve yeni planlar düşünmeye başladı... Candy i ondan uzak tutabilmek için ne yapabilirim diyerek düşüncelere daldı.Kıskanç bakışlarını Candy den alamamıştı. Annie bunu fark etmişti. Ama bir şey söylemedi. Acrchie ise dün gece yaşadığı hırsızlık olayını düşünüyordu.Bunu fark eden Candy merakla sordu.
Neyin var Archie bir den daldın.
-Şey Candy sanırım aklıma birşey geldi.
-Yüzün bir den bire soldu iyi misin?
-İyiyim Candy sonra anlatırım.
Richard Terry ile koyu bir sohbete dalmıştı. Elisa arkadaşlarıyla Candy hakkında dedikodu yapmaya başlamıştı.Bir yandan da davetin tadını çıkartıyordu. Annie ve Archie onlara baktılar. Candy i sessizce alarak salonun diğer kısmına geçtiler. Candy bir anlam veremedi iyice meraklanmıştı.
-Neler oluyor Archie
-Candy seni telaşlandırdığım için üzgünüm ama dün gece neler olduğunu bir bilsen
-Ne oldu anlatır mısın lütfen
-Peki sakin ol! Dün gece Elroy halamın evine hırsız girdi.
-Ne ! Hırsız mı?
Annie:
-Evet Candy ve Anthony Stear ın odalarını karıştırmış ama değerli bir şey almamış
Archie:
-Sadece birkaç kıyafet o kadar
Candy:
-Ama neden değerli eşyalara dokunmamış şüphelendirici bir durum
Archie:
-Benim de kafamı kurcalayan bu işte neden kıyafet bu işte bir iş var.Amacı farklı olmalı.
Candy:
-Archie başka bir şeyin eşinde olmalı Evi çok iyi bilen biri ki kolayca kaçabilmiş.
Archie:
-Doğru söylüyorsun Candy Kesinlikle evi çok iyi biliyor.
Annie:
-Bu gece de gelir mi? dersiniz çocuklar
Archie:
-Ben nöbette olacağım.
Annie Archie konuştukları sırada Terry ve Richard onların yanına geldi.
Terry :
-Nereye kayboldunuz çocuklar
Archie:
-Salon kalabalıktı Terry biraz sıkıldık .
-Archie Richard la konuşuyorduk bir akşam şöyle erkek erkeğe bir araya gelelim.Ne dersiniz?
Candy:
-Demek bizi istemiyorsunuz hıh!
Terry yaptığı hatayı fark etmiş hemen elindeki kadehi kaldırarak
-Beyler kadehlerimizi bu güzel başarıya ve hanımlara kaldırıyorum.dedi.
Archie ve Richard güldüler. Kadehlerini tokuşturdular. Candy ve Annie de gülerek onlara katıldılar.
Candy:
-Başarılı ressamımızın şerefine dedi.
SEVGİ DOLU DUYGUSAL BİR KARŞILAŞMA
Sergiden sonra akşam eve dönen Archie ve Annie bayan Elroy ile yemekteydi.Bayan Elroy kadehinden bir yudum aldı.
-Bu ev çok sessizleşti. Çocuklar eskiden Anyhony ve Stear ın tatlı sesini duyardım.Onların burada olmaları beni neşelendiriyordu.
Bayan Elroy un bu konuşması Archie yi şaşırtmıştı. Çünkü bayan Elroy asla duygusal yönünü göstermeyen bir kadındı. Son günlerde de sık sık rahatsızlanıyor, baş ağrılarından şikayet ediyordu.Başını ovuşturdu ve yavaşça masadan kalktı.
-Çocuklar sizlerle kalamayacağım için üzgünüm Odama çıkmak istiyorum. Ağrılar beni zorluyor.
Annie:
-Peki Elroy hala siz nasıl isterseniz
Archie Bayan Elroy un ardından şaşkınlıkla öylece kala kalmıştı Annie ye baktı.
-Halamı hiç böyle görmedim. Annie bu aralar dalgın ve içine kapanık duygusal konuşmalar yapıyor.
-Ben de ilk defa böyle görüyorum Sanırım yalnızlık ona birçok şeyi görmesini sağladı. Archie
-Sanırım haklısın zaman herkesi ve herşeyi değiştiriyor.Neşe dolu olan bu evi şimdi kasvet ve sukûnet sardı.
-Üzülme Archie ben yanında olacağım.
Yemekten sonra odalarına çekilen Archie ve Annie ani bir gürültü ile uyandılar. Archie hırsız olduğunu düşünüyordu.Hemen ayağa kalktı. Annie korkuya kapılmıştı.
-Archie çok korkuyorum.
-Korkma Annie burada kal hemen dönerim.
Archie ikinci sesin ardından bir mermi gibi odadan fırladı ve koridora baktı.Yine o siyah silüeti gördü.Hızla koşan bu silüetin peşinden gitti ve ardından bağırdı.
-Dur! Kimsin sen?
Archie hızla koşarak silüeti takip ediyordu. Bu siyah silüet genç bir erkek bedeninden başkası değildi.Evi çok iyi biliyordu ki uzun koridorlardan koşarak bahçeye çıktı. Bu gencin hızına yetişemeyen Archie tıkanıp kalmıştı.Hızla nefes alıp veriyordu. Fazla beklemeden koşmaya devam etti.Hizmetkarlardan birinin tek el ateş ettiğini işitti.Acele ve heyecanla ne olduğunu öğrenmek için bahçeye çıktı. Annie ise silah sesini duyduğunda Archie ye bir şey olduğunu düşündü ve korkuyla odadan dışarı çıkarak merdivenlerin başına geldi.Bir süre öylece bekledi. Aşağıya doğru baktı ve bağıran hizmetkarları görünce koşarak aşağıya indi. Archie bahçenin arka tarafına doğru ilerlediğinde bahçe duvarına yakın bir mesafede siyahlı gencin yerde uzanmış incecik bedenini gördü. Hizmetkarlardan biri atıldı.
-Efendim onu vurmadım yerde birbirine dolanmış sarmaşıklara takılıp yere düştü ve başını duvara çarptı.
-Aman Allahım ölmüş olabilir.
Archie endişelendi. Ölmüş olup olmadığını kontrol etti. Sağ bacağından akan kan sızıntısını gören Archie bu gencin kim olduğunu merak etti. Yüzündeki siyah maskeyi yavaşça sıyırdı ve gördüğü yüz karşısında donup kaldı. Bu nasıl olabilirdi. Bu genç Stear dan başkası değildi. Annie merak ve korku içinde Archie yi izliyordu. Arkasından seslendi.
-Archie ne oldu?
Archie cevap vermiyor Stear a bakıyordu. Adeta kendinde değildi. Annie bulunduğu yerden koşarak yanına geldi. Archie yi sarsmaya başladı.
-Archie! Archie cevap ver
Annie yerde uzanmış yatan gence baktı Heyecanla Stear dedi. Annie de şaşırmıştı.
-Bu nasıl olur Archie lütfen kendine gel
Archie sessizce bu Stear Annie o yaşıyor. dedi
-Evet Archie ama o ölmüştü.
-Sanırım bu bir rüya Annie
-Hayır Archie lütfen kendine gel o Stear ölmemiş.
Bahçıvan hemen atıldı.
Efendim Onu hemen içeri taşıyalım. Yaralanmış.
Archie zor da olsa kendine geldi ve Stear ı hizmetçilerle odasına taşıdı.
Archie:
-Hemen bir doktor çağırın! halam uyandı mı?
-Hayır efendim
-Ona henüz haber vermeyin.
-Peki efendim.
Bayan Elroy içtiği ağrı kesiciler nedeniyle derin bir uykudaydı. Bu nedenle hiçbir şey duymamıştı. Archie ve hizmetkarlar Stear ı odasına taşıdılar. Kısa bir süre sonra da doktor geldi, Stear ı tedavi etti. Ama kendine gelmemişti. Archie ve Annie sabaha kadar başında beklediler. Sabah a karşı saat 4 ü gösteriyordu. Archie ,Stear ın bacağındaki yaranın kanama yaptığını fark etti. Bu arada Annie hizmetkarlardan ilk yardım çantasını istedi. Archie durumu Candy e anlatmaya karar verdi. Bu saatte doktor bulamayacağını anladı ona en iyi Candy yardım edebilirdi.Ne de olsa o başarılı bir hemşireydi.Arabayı alarak acele ile yola çıktı.Bu arada Annie hizmetkarların getirdiği ilk yardım çantasıyla kanamayı durdurmaya çalıştı.Kısa bir süre sonra Bayan Elroy uyandı, hizmetçilerin koşuşturmalarını görünce ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Koridorda ilerlerken Stear ın odasının açık olduğunu fark etti. İçeri girip baktığında onu görünce kendi kendine;
-Bu nasıl olur Stear aman Allahım bu Stear hayır rüya görüyor olmalıyım. İlaçlar bana yan etki yapmış olmalı dedi ve düşüp bayıldı.
Annie yardımcılara haber verdi. Bayan Elroy u odasına taşımalarını söyledi. Archie ise Candy nin evine geldiğinde heyecanla kapıyı çaldı. Yatağından uyku sersemi kalkan Candy kapıyı açar açmaz Archie yi karşısında görünce hem şaşırmış hem de ne olduğunu anlamamıştı.
-Candy bu saatte geldiğim için üzgünüm seni rahatsız ettim. Hemen gelmelisin.
-Ne oldu? Archie
-Lütfen hiçbir şey sorma ve benimle gel Çantanı da al Bir yaralı
-Bir yaralı mı ?
Archie Candy nin paltosunu ve çantasını alıp hızla onu elinden çekti telaşla apar topar arabaya binmesini söyledi.Arabaya bindiklerinde hızla malikanenin yolunu tuttular. Archie yaralının Stear olduğununu söylememişti.
-Neler oluyor? Archie anlatmayacak mısın? diye sordu Candy
-Lütfen Candy eve vardığımızda anlayacaksın.
-Pekala Archie seni ilk defa bu kadar gergin görüyorum.
-Üzgünüm Candy
Malikaneye vardıklarında Archie Candy i hızla koridorlardan geçirerek Stear ın odasına götürdü. Candy Annie yi görünce şaşkınlıkla
-Neler oluyor artık söyler misin Annie dedi.
Annie Stear ı gösterdi Candy korku ile irkildi Ellerini yanaklarına kapadı ve heyecanla
-Stear bu dedi. Bayıldı.
Archie telaşla Candy i ayıltmaya çalışıyordu.
-Candy lütfen şimdi bayılmanın sırası değil uyan lütfen dedi.
Annie :
-Uyan lütfen Candy aç gözlerini...
Kendine gelen Candy kendisini toplayarak :
-Çocuklar o Stear değil mi gördüklerim doğru mu? Hala uyuyor olmalıyım.
Archie:
-Hayır Candy uyumuyorsun bu rüya değil o Stear hadi kalk ve bize yardım et o yaralı
-O yaşıyor ve yaralı ha! Nesi var? Yarası nerede?
-İşte burada Candy ona ilk müdehaleyi yapmaya çalıştım kanama biraz durdu ama tekrarlayabilir.
-Bu nasıl oldu?
-Duvarı çıkarken taşlardan biri bacağını yardı.Kanama tekrar başladı Candy işte..
-Tamam merak etmeyin işin bu kısmını bana bırakın Candy yarayı pansumanlayıp, uyuşturucu iğne yaptı.Yarayı dikmesi gerekiyordu. Bunun için zor da olsa bunu başardı ve yarayı sardı.Aradan geçen bir saatin ardından Stear yavaşça kendine geldi. Gözlerini açar açmaz Archie ile göz göze geldi. Stear yavaşça doğruldu ve Archie nin boynuna sarıldı.Göz yaşlarını tutamadı. Hıçkırıklara boğuldu.
-Yaşıyorum Archie artık evime döndüm.diyerek bağırdı. Buradayım kardeşim eve döndüm.
Candy Stear ı izliyordu.
-Savaşta yaşadıkları sinirlerini yıpratmış olmalı dedi.
Archie de aynı şeyleri düşünüyordu.
-Evet Candy haklısın.Üzülme Stear ben buradayım bitti. Savaş bitti.Birlikte iki kardeş eski günlerdeki gibi...
Stear bacağındaki uyuşturucunun etkisinin geçmesiyle canının acıdığını hissetmeye başlamıştı. Bağırmaya başladı.
-Çok acıyor dayanamıyorum.
Candy hemen bir iğne daha yaptı. Stear sakinleşmeye başladı. Yavaşça uzandı. Archie odaya yemek getirmeleri için hizmetkarlara haber verdi. Yemeğin ardından biraz da olsa kendini toparlayan Stear yaşadıklarını anlatmaya başladı.
-Çok kötüydü Archie yaşananları hayatım boyunca unutmayacağım. Etrafta yaralı insanlar ve kolu bacağı kopmuş bir grup askerler vardı.Biri kopan bacağını yerine takmaya bile çalışıyordu.Kan gölüne dönen topraklar acıyla bağıran çocuklar kadınlar gözlerimin önünde ölen asker arkadaşlarım Hissettiklerimi tarif bile edemem Savaş sırasında uçağım bir düşman askeri tarafından vuruldu ve düşürüldü. Çok ciddi yaralandım. Kan kaybından bayıldım. Hayatımı kurtaran o hemşireye minettarım. Disiplinliği ve soğuk kanlılığı ile başarılı bir hemşire olan Franny e çok şey borçluyum .
Candy Franny nin ismini duyunca şaşırmıştı.Aklına pek de anlaşamadığı kendisi tarafından hiçbir sebebi yokken sevilmediği oda arkadaşı Franny geldi. Heyecanla atıldı.
-Yani Franny onu gördün demek
Stear:
-Evet Candy bizim Franny senin arkadaşın o çok cesur bir hemşire yaralılarla tek tek ilgilendi. Hiç düşünmeden kanını verdi. Ona hayatımı borçluyum.
-Aslında gönüllü olarak benim yerime o katıldı. Ona ben de teşekkür borçluyum
Candy pencere önüne yaklaştı ve sessizce ona teşekkür etti. Tanrıdan onu koruması için dua etti.
Archie heyecanla atıldı.
-Bize senin öldüğün söylendi Bu zamana kadar ne yaptın? Neden gizlendin?
-Savaş sırasında kargaşa yaşandı.Sedyeye askerleri yerleştirirken yanlışlıkla üniformaları karıştırdılar. Kimi askerin yüzü tanınmaz haldeydi. Ölen arkadaşım Phillip ti. O cesur biri Yanlışlıkla benim öldüğüm sanıldı. Yaralarımızı sararken benim üniformamı çıkardılar onun cesedi üzerine örttüler onun üniforması olduğunu düşündüler. Böylece benim adımı aldı.Bu yanlışlığı anlamaları zaman aldı.İşte bu kadar
Archie:
-Artık her şeyi unut hepsi geride kaldı. Sen artık yaşıyorsun hayat devam ediyor. Seni gördüğüme nasıl sevindim anlatamam
Candy:
-Stear bana verdiğin müzik kutusunu bir veda olarak verdiğin için sana kızgınım İyileştikten sonra bunun acısını çıkaracağım.
Stear bir kahkaha attı.
-Ah Candy haklısın çok üzgünüm seni üzmek istememiştim. Yoksa çok üzülürdün eminim.
-Evet ama o müzik kutusunu ben Patty e verdim. Seni kaybettiği için mahvolmuştu Bir daha kimseyi sevemeyeceğini düşünüyordu. Derin bir yasa boğuldu.
Stear bu sözler karşısında derin düşüncelere daldı. Sessizce ;
-Onunla nasıl yüzleşeceğimi bilemiyorum.
Archie gülmeye başladı. Diğerleri şaşırmıştı. Archie bunu fark etti.
-Ah özür dilerim çocuklar ama Patty i biliyorsunuz. Stear ı karşısında görürse kesin panikler ve hortlak görmüşçesine bayılır.
Annie ve Candy güldüler. Stear ın yüzünde ise acı bir tebessüm vardı.
-Evet bayılır. Ama benim ona veda etmem ve şimdi tekrar yüzleşmem nasıl olacak beni affedebilecek mi Ya hayatında başka biri varsa bilemiyorum.
Annie:
-Benim aklıma bir şey geldi. çocuklar
Candy:
-Nedir Annie ?
-Bir kutlama partisi yapalım Böylece tüm sevdiklerimizi bir araya toplayarak ve Patty ile Stear ı karşı karşıya getirerek ... Anladınız sanırım.
Candy:
-Ben anladım bu harika bir fikir.
Archie:
-Bunu Elroy hala ile konuşmalıyım.
Annie:
-Evet şimdi uyuyalım Stear da dinlenmeli.
Archie:
-Sen bu gece burada kal Candy Stear a göz kulak ol Elroy hala bir şey söylerse ben ilgilenirim.
-Olur Archie sabah beni gördüğün de çok kızacak ama Stear için buna katlanmaya değer
-Merak etme Candy sen rahat ol Halam Stear ı gördüğünde sana kızmayı aklına bile getirmeyecektir.
Candy gülerek cevap verdi.
-Umarım Stear ı görünce yine bayılmaz.
Archie:
-Bayılacağına bahse girerim. Biz odamıza çıkıyoruz bir şey olursa bize haber ver iyi geceler..
-İyi geceler
STEAR İÇİN GÜZEL BİR KUTLAMA PARTİSİ
Archie ve Annie güzel bir günle başlayan kahvaltının ardından Elroy hala ile konuştular. Candy ve Stear ise uykudan uyanmış kahvaltı ediyor,odada sohbet ediyorlardı.Bayan Elroy odaya girdi. Stear ı görüce çok mutlu oldu. Candy i gördüğünde ise yüzündeki mutlu ifade ciddiyete dönüştü.Onun burada olmasından hoşlanmamıştı. Fakat Archie tarafından Candy nin Stear a yardım ettiğini öğrendiği için hiçbir şey söylemedi. Stear ın yaşadığı haberini aldığı ve onu canlı gördüğünden beri morali yükselmiş tanrıya dua etmek üzere kiliseye gitmişti. Archie ve Annie de Stear ın odasına girdiler.
Archie:
-Günaydın sevgili Stear
-Günaydın Archie
-E nasılsın bu sabah bakalım
-Gayet iyiyim.
-Ya sen Candy
-Ben de çok iyi uyudum.
Archie:
-Elroy halam için üzgünüm Candy
-Üzülme Archie ben alıştım.
Archie:
-Şimdi ne yapıyoruz.
-Ben gitmeliyim Archie klinikte bir hastamla randevum vardı.
-Peki Candy ben de seni bırakayım. Şu parti işini akşam konuşuruz.
-Tamam Archie bana haber verirsiniz
-Anlaştık. Elroy halam a henüz bahsetmedim.Onunla konuşur konuşmaz haberi alırsın.
-Peki
Candy eve bile uğramadan doğruca kliniğe gitmeye karar verdi. Genç ve yakışıklı bir hastası onu beklemekteydi.İçeri girdiğinde karşısında Terry i gördü. Terry yolda gelirken küçük bir kaza geçirmişti.Kolundan yaralanmış Bay Martin tarafından tedavi görüyordu. Candy Terry i karşısında görünce endişelendi.
-Terry!sana ne oldu?
-Ah! telaş yapma Candy sadece ufak bir kaza
-Nasıl oldu bu?
Yolda giderken kaydım. Yerde duran muz kabuğunu görmedim.Kolum sıyrıldı. Burada insanlar pasaklı olmalı.
-Pasaklı mı?
-Evet.
-Terry bir muz kabuğu parçası seni bu hale getirdi. ha haha
-Ne o çilli tarzan demek gülüyorsun.
-Tamam özür dilerim.Canın çok acıyor mu?
-O kadar değil
-Biraz istirahat et.
Bay Martin
-Candy kahvaltı ettin mi?
-Evet Bay Martin
-Ben yukarı çıkıyorum Candy bir hastam var. Sen Terry ile ilgilen
-Peki Bay Martin. Terry sana anlatacaklarım var. Duyunca çok şaşıracaksın.
-Seni dinliyorum.
Stear o yaşıyor Terry
-Ne! Gerçekten mi?
-Evet onun için bir kutlama partisi hazırlayacağız.
-Ama bu nasıl oldu.
-Anlatayım.
Candy Terry e Stear la nasıl karşılaştıklarını eve giren gizli hayaletin de o olduğunu anlattı. Terry duydukları karşısında kahkahalarla gülüyordu.
-Stear ın yaşıyor olmasına çok sevindim. Tıpkı eski günlerdeki gibi yine bir aradayız.
-Bunun için bir parti vereceğiz. Archie den haber bekliyorum.
-Öyleyse hemen hazırlık yapmalıyım. Candy kolum iyi oldu. Tiyatroya dönmeliyim. Prova için
-Peki Terry ama bu kolla çalışma yapabileck misin?
-Sadece bir sıyrık Candy çok zorlanmam
-Pekala öyleyse sana kolay gelsin. Terry
Archie Bayan Elroy ile parti meselesini konuşmuştu. Candy e bir haber gönderdi. Candy bu haber üzerine Archie ve Annie ile birlikte hazırlık yapmaya başladı.Liste hazırlandı. Candy, Terry ,Bay Albert ve Bay Martin e de birer davetye gönderdi.Tüm hazırlıklar tamamdı. Stear Patty ile karşılaşacağı için çok heyecanlıydı. Annie Patty e gönderdiği mektuba bir cevap almıştı.Geleceğini yazıyordu.Bir kaç günlüğüne büyük annesinin yanında kalan Patty sonunda eve geri dönmüştü.Kapıda davetyeyi gördü. Fakat Stear ın yaşadığından haberi yoktu.Bunun kendi aralarında kutlayacakları özel bir parti olduğunu sanıyordu.Bunun için de fazla heyecanlı değildi. Elroy Hala da büyük bir davet yapmayı düşünüyordu. Fakat Archie nin ısrarı üzerine başka bir zamana ertelendi.Şimdilik kendi aralarında özel bir kutlama yapmak istemişti.
Parti zamanı
Candy üzerine yeni aldığı gülkurusu pembesi elbisesini giydi.Şarap rengi şapkasını başına başına taktı. Aynı renkteki çanta ve ayakkabı ile tıpkı bir lady gibi görünüyordu. Annie de lila elbise ve mor bir şapka takmıştı. Archie ve Staer da çok şıktılar. Asil birer bey efendi gibi görünüyorlardı.Bay Albert Terry ve Bay Martin de hazırdı. Patty i bekliyorlardı. Patty salona girmek üzereyken Staer yemek dolabının yanına saklandı. Candy kısa bir konuşmadan sonra bir süprizi olduğunu açıkladı.Meraklı gözler üzerine toplanmıştıki Stear ı yanına çağırdı. ve gözler ona çevrildi. Patty onu gördüğünde donup kalmıştı. Bayılacağını sanıyorlardı. Archie ve Annie endişelenmişlerdi. Genelde sürekli bayılan Patty nin donup kalması öylece Staer a bakması onları korkutmuştu. Bu Patty de nadir görülen bir davranıştı.Hiçbir şey söylemiyordu. Candy ve Archie ona baktılar Candy yavaşça seslendi Archie de koluna dokundu
-İyi misin? Patty dedi.
Candy.
-Patty lütfen konuş. dedi.
Patty Staer a doğru yürüdü. etrafında dönerek onu inceliyordu. Staer da ona bakıyor, ne yaptığını anlamaya çalışıyordu. Patty gözlüklerini düzeltti. Elinde tuttuğu pembe işlemeli çantasından bir zarf çıkardı.Zarfın içinde bir mektup bulunuyordu.Mektubu okuması için Candy e verdi.
-Oku lütfen Candy .dedi.
Candy mektubu aldı ve okumaya başladı. Mektupda şöyle yazıyordu.
Sayın Bayan Patty Bu mektubu karargahtan yazıyorum.Arkadaşınız Staer hayattadır.Ailesine ulaşamadığımız için bu mektubu size gönderiyoruz.Yanlışlıkla karışan üniformalar yüzünden bir yanlış anlaşılma sonucu öldüğü sanıldı.Bu durum için çok üzgün olduğumuzu belirtiyoruz.Yapılan bu hatayı en kısa zamanda telafi edeceğiz.
Saygılar Komutan Langford
Candy mektubu bitirdikten sonra şaşkınlıkla
-Yani onun hayatta olduğunu biliyordun.dedi
-Evet ama inanamıyordum. Henüz ailesine de bildiri gelmemişti. Ne yapacağımı bilemiyordum.Bana inanmayacaklarını düşündüm. Ayrıca mektubun bana acımasızca yapılan bir şaka olduğunu düşünmeye başladım. Ama mektup resmi bir yerden geliyordu.O zaman bunu paylaşmanın bir yolunu bulmak için Bayan Elroy ile konuşmam gerektiğini anladım Fakat Bayan Elroy son günlerde çok rahatsızlanıyordu. Bunun onu daha kötü yapabileceğini düşünerek sessiz kaldım.Beklemeyi tercih ettim. Sonrada şimdi karşımda olduğunu görünce aman Allahım Staer bu sensin ...
Patty göz yaşları içinde Staer a sarıldı. Bu sarılma herkesi duygulandırdı.Bay Albert bu hüzünlü havayı dağıtmak için harekete geçti. Annie ye baktı. Annie durumu anlamıştı. Piyanonun başına oturdu. Staer aramıza hoş geldin diyerek şarkı söylemeye başladı diğerleri de ona eşlik etti.Güzel bir yemeğin ardından Terasa geçen gençler bolbol sohbet ettiler. Staer yaşadığı tatlı acı komik ne varsa anlatıyordu. Bay Albert ve Bay Martinde komik anılarını anlatarak bu güzel akşama renk kattılar. Archie kardeşine sarıldı tekrar burada olduğun için çok mutluyum dedi.
Terry:
-Tekrar yanımızda olman çok güzel aramıza hoş geldin dostum dedi. Terry elindeki kadehi kaldırdı.
-Şerefinize çocuklar dedi.
Archie:
-Tekrar hayatta olman şerefine! dedi diğerleri de ona eşlik etti.Akşam böyece son buldu.
HANK İLE BULUŞMA
Bayan Elroy dün akşam ki kutlamanın ardından sabah erken saatte dua etmek için kiliseye gitmişti. Yolda dönerken şoförüne Bayan Leagon a verilmek üzere bir mektup teslim etti. Mektup da Stear ın hayatta olduğuna dair bir mesaj yazılıydı.Bay ve Bayan Leagon haberi aldıklarında hem çok şaşırmış hemde çok sevinmişlerdi. Hemen Adley malikanesine geldiler. Elisa ve Neil içeri girer girmez Staer ın odasına çıktılar. Elisa kapıyı açtığında ve Patty i gördüğün de çok şaşırmıştı.
-Ah! Patty demek sen de buradasın ne zaman öğrendin?
-Dün akşam bana da haber geldi. Elisa
-Demek öyle
Neil çiçeklerle Staer a yaklaştı.
-Hayatta olmana sevindim. Staer her ne kadar anlaşamasak da dedi. Staer şaşırmıştı. Neil da ki bu değişim ve nazik davranışa alışık değildi.
-Teşekkür ederim Neil çok zarifsin.
Elisa:
-Staer aramıza hoş geldin. Yaşıyor olmana sevindim. Fazla kalamayacağım. Bugün önemli bir randevum var. Daha sonra yine kuzenler bir arada konuşuruz.Anlatacak çok şeyin olmalı. Patty ile seni baş başa bırakıyorum. Hoşça kal
Neil:
-Ben de çıkıyorum. Hoşça kal Staer
Neil ve Elisa odadan ayrıldılar. Staer Patty e baktı
-Onları görmeyeli bir hayli değişmişler.dedi.
-Sanırım bir parça haklısın.
-Seni seviyorum Patty
-Ben de Staer
Onlar konuşurlarken bir kapı sesi duyuldu .Gelen Bayan Laegon dı. Staer içeri girmesini söyledi. İçeri giren Bayan Leagon
-Merhaba Staer dedi.
-Merhaba Bayan Laegon
-Hayatta olduğunu görmek güzel Staer bu güzel saati senin için aldım.Güzel günler de kullanman dileği ile
-Teşekkür ederim. Bayan Laegon Çok naziksiniz.
-Arkadaşın Patty de burada demek
Merhaba Bayan Leagon
-Merhaba Patty sizi yanlız bırakalım Zaten Konuşacak çok zamanımız olacak.Görüşmek üzere Staer
-Görüşmek üzere Bayan Laegon
Bayan Laegon ın bu gösterişli edayla saati vermesine çok şaşıran Staer Laegonlar günah çıkarıyor herhalde iyilik saçıyorlar dedi. Patty bunu duyunca gülmekten kendini alamadı.
Candy ise klinikteki işlerini bitirir bitirmez öğleden sonra daha önce söz verdiği gibi Hank i görmeye gitti. Hank salonda büyüleyici bir sesle keman çalıyordu. Candy kapı aralığından kemanın büyüsüne kapılmış dinliyordu .Candy nin geldiğini ve kendisini dinlediğini fark eden Hank kısa bir merhabalaşmanın ardından içeri gelmesini söyledi.
-Kapıda öyle durmayacaksın değil mi Candy hadi içeri gir ve otur lütfen.
-Bu güzel melodi.Çok güzel çalıyorsun.
-Beğendiğine sevindim. Bu parça Çaykovski ye ait adı kuğu gölü
Çaykovski mi?
-O da kim?
-Büyük bir rus bestekar Tanımıyor musun?
-Hayır Hank
-Anlaşılan Klasik müzik dinlemiyorsun
-Klasik mi?
-Evet sana bununla ilgili çok şey öğreteceğim anlaşılan
-Betthowen, Bach,Brahms,Chopin ,Mozart vs.
Bunlar ünlü kalsik müziği yaratan sanatçılardır.
-Galiba bu konuda sen çok bilgilisin.
-Merak etme sana hepsini öğreteceğim. Sana çalmanda yardımcı da olurum.
-Ah sahi mi ?
-Elbette biz artık dostuz Candy
-Bu harika Diğerleri de buna bayılacak
-Diğerleri mi?
-Evet Seni arkadaşlarımla tanıştıracağım.Sevgilim Terry ile de o çok iyi biri
-Demek bir sevgilin var
-Evet
-Senin gibi tatlı ve güzel bir kız yanlız kalamazdı herhalde
Candy kızarmıştı.
-Teşekkür ederim Hank dedi.
-En kısa zamanda diğerleri ile de tanışalım.
-Benim de bir sevgilim vardı Ama beni terk etti.Neyse bunu anlatıp canını sıkmak istemem.
-Ne zaman anlatmak istersen dinlerim.
Şimdi sana piyano da güzel bir parça çalmak istiyorum.
-Beethowen ''ayışığı ''parçasını çalacağım.
-Peki seni dinliyorum.
Hank Candy e çaldığı tüm parçaları ve onlara ait bestekarları tek tek anlattı. Candy dinledikçe kendini farklı bir dünyada bulmuştu. Hayatında öğrenmesi ve renk katması için ne çok şeyin var olduğunu anlamıştı. Hankle hiç tatmadığı bir huzur yakalamıştı.Onunla harika bir arkadaşlık kuracağını anladı.Güzel geçen günün ardından Hank Candy i uğurladı. Candy eve dönmek için yola koyulduğunda Terry ile karşılaştı. Terry yeni biten kısa bir gösteriden geliyordu. Candy i orada görünce şaşırdı.
Candy! Senin burada ne işin var?Klinikte olduğunu sanıyordum.
-Bir arkadaşımı ziyarete geldim. Adı Hank
-Hank mi? O da kim?
-Şey onunla hastam Bay Arthur sayesinde tanıştım.Çok iyi ve tatlı biri
-Demek tatlı iyi öyleyse sana onunla mutluluklar.
Terry lütfen yanlış anladın. O sadece benim arkadaşım Sen de tanıyınca seveceksin.
-Onunla asla görüşmeni istemiyorum.
-Terry! dur lütfen o çok yanlız Terry hiç arkadaşı yok. Bunun ne demek olduğunu bilirsin.
Terry bir an durdu ve Candy nin ona nasıl mutluluk verdiğini yanlızlıktan kurtardığını hatırlamıştı.O bir hemşire idi ve hastalara şifa vermek için görevini yapıyordu.Onu anladı.
-Pekala onunla konuşmana izin veriyorum ama dikkat et onunla çok samimi olma
-Sen ne zamandan beri bu kadar kıskanç oldun Terry
-Seni sevdiğim ilk günden beri çilli bayan
-Terry seni seviyorum.
-Hank sana çilli bayan dediğimi biliyor mu?
-Terry! yine beni kızdırma
-Tamam tamam kızma Hadi bize gidip birer çay içelim. Sen bana Hank i anlat bakalım.
-Bu harika seninle çay içmeye bayılıyorum.
-Bende..
Candy Terry e Hank i ve öğrendiği bestekarları anlattı. Terry Hank hakkında fazla ön yargılı davranmıştı. Onu daha yakından tanımak istedi.Bunun içinde onunla en kısa zamanda tanışmaya karar verdi. Laegonlar ise Adley lerden ayrıldıktan sonra evlerine dönmüşlerdi. Akşam saatlerinde Neil kız arkadaşı Britany i ailesi ile tanıştırmak için yemeğe davet etti. Neil ,Britany ile geçen uzun yazışmalar ve buluşmalar sonucunda onunla ciddi bir ilişkiye hazırlanmıştı.Bunu ailesinden gizli tutmuştu. Annesine bir ilişkisi olduğunu söylediğinde Bayan Leagon çok sinirlenmişti.Ama Britany nin soylu ve zengin bir aileden olduğunu öğrenince hemen onay verdi. Elisa Britany e odasını ve birbirinden şık elbiselerini gösterdi. Onunla iyi arkadaş olmuşlardı. Neil yemekte Britany ile nişanlanmak istediğini açıkladı.Bayan Leagon ise bu kararın erken olduğu kanısındaydı. Oğlu için öncelikli planları vardı.Bunu şimdilik askıya aldı. Neil gece boyunca Britany i ve aşkını düşündü. Elisa da Richard la geçirdiği güzel zamanları günlüğüne aktarmayı ihmal etmedi.
BAŞ BELASI ANDREA
Hava kapalıydı. Yağmur çiseliyordu. Terry arabasına bindi. Oyunun son provasına yetişmek için çabalıyordu. Araba tiyatroya geldiğinde koşar adımlarla merdivenlerden çıktı.Kulise girdi.Kostümünü giydi.Üzerini değiştirerek eline aldığı piyesi okumak için sahneye çıktı.Bu Andrea nın kitabını hediye ettiği yeni oyunun adı Shakespeare ın''Bir Yaz Gecesi Rüyası'' adlı oyundu.Saatler sürmüştü.Yoğun geçen provaların ardından Terry yorgun düşmüştü.Eve gitmek için sabırsızlanıyordu.Kulise girdi ve tekrar üzerini değiştirdi.Makyajını temizliyordu ki birden kapının açılması ile Andrea içeri girdi. Terry çok şaşırdı.Kızgınlıkla;
-Burada ne işin var?Andrea lütfen çık dışarı.
Andera Terry nin söylediğini hiç dikkate bile almadan yanına geldi.
-Sana bayıldığımı biliyorsun. Terry Böyle davranmak sana hiç yakışmıyor.
Andrea kötü kalpli ve dişiliğini erkekler üzerinde kullanan ahlaksız bir kızdı. Terry onun bu özelliğini biliyor,gün geçtikçe hakkında duyduğu ve bilhassa gördüğü şeylerden ötürü ondan nefret ediyordu.Etrafında onun gibi bir sürü insan vardı. Bu cemiyette her şey vardı. Andrea hem kıskanç hem de kendini çok beğenen biriydi. Elisa dan bile daha kötüydü. Terry öfke ile;
-Sana dışarı çıkmanı söyledim Andrea!
-Bu imkansız Terry bana bir öpücük vermezsen çıkmam.
-Seni öpmek mi?Ölürüm daha iyi Senden nefret ediyorum. Sana annem yüzünden katlanıyorum.Yaptıklarına tahammül edemiyorum.
Terry odadan çıktı ve hızla merdivenlerden koşarak aşağı indi. Arabasına bindi.Evine doğru yol alıyordu. Kafasında derin düşünceler vardı. Her şeyden soğuyordu sanki tiyatro onu mutlu etmiyordu. Annesinden ayrılmak kendi kendine bir şeyler yapmak istiyordu. Onunla kalmak etrafındaki arkadaşlarına dayanmakta zorlanıyordu. Bu düşüncelerle eve vardı.Odasına kapandı. Son günlerde yaşadığı stres de sinirlerini yıpratmıştı.Bayan Elenor Baker da Bayan Carolayn ı ziyarete gitmişti.Onunla geçmişe dayalı derin bir dostlukları vardı.Bu Candy i serserilerin elinden kurtardığı bayan Carolay nın ta kendisiydi.Aslında bayan Carolayn çok zengin ve hanımefendi bir kadındı.Hayat ona ayakta tek başına kalmayı öğretmişti. Birçok kez bayan Elenor un hayatını kurtarmıştı.Bayan Carolayn yıllar önce bebeğinin zorla elinden alınmasının ardından derin bir ızdıraba sürüklenmiş,bebeğini bulma umudu ile hayata sıkı sıkı tutunmuştu. Teselli bulacağı tek dostu bayan Elenor du. Birbirlerini ziyaret ederek dertleşiyorlardı.
-Elenor bugün nasılsın ?Bakalım
-İyiyim Carolayn yeni oyun için provalar yaptık .Haftaya gösteriye başlıyoruz.
-Umarım yine başarılı olursun. Oğlun Terry onun da başarısı dillerde sanırım seni bu işte geçecek.
-Artık yaşlanıyorum sanırım. Emekliye ayrılma zamanım geldi. Terry benden daha başarılı olacak buna eminim.
-Sen nasılsın? Carolayn
-Ben hala onu bulma umuduyla yaşıyorum.
-Bir gün bulacaksın Carolayn. Hayatına neden birini almıyorsun?
-Ah bir de bununla uğraşamam. Onun ölümünden sonra kimseyi sevemedim.Sevmek de istemiyorum.
-Böyle yapmamalısın.
-Çocuğumu bulmak istiyorum. Tek düşüncem bu. François onu da çok özlüyorum.
-O artk yok Carolayn bu gerçeği kabul etmek zorundasın.
-Yapamıyorum.
-Yapmalısın.Başka elden ne gelir.
Caraolyn içinde sevdiği adama karşı derin hisler besliyordu. Çocuğunun babasını kaybetmek ona acı vermişti.Çocuğunu da bulmak istiyor,tek dileğinin ona kavuşmak olduğunu söylüyordu.
Öğleden sonra Elisa Richardla buluştu.Hava öğleden sonra güneşin açması ile canlandı. Birlikte bahar havasının tadını çıkarmak için göl kenarına inmişlerdi. Elisa Richard ve kendisi için küçük bir piknik sepeti hazırlamıştı.Ona taze kurabiyeler ve vişneli turtalar yapmıştı. Üzerine de yeni aldığı bahar elbisesini giymişti. Richard Elisa nın Candy den neden bu kadar nefret ettiğini anlamıyordu.Bunun basit bir kıskançlık olduğunu düşünüyordu.
-Elisa Candy den neden bu kadar nefret ediyorsun.
-Richard lütfen ondan bahsetme o çok kötü biri göründüğü gibi değil
-Elisa çok ön yargılısın. O çok nazik ve güzel biri üstelik hakkında çok iyi şeyler duyuyorum. Eğer senle tanışmasaydım. Ona çıkma teklif ederdim.
-Richard bunu bana nasıl söylersin?
-Ah Elisa lütfen seni seviyorum. Sen olmasaydın dedim. Ama şimdi sen varsın öyle değil mi?
-Pekala bu konuyu kapatalım Richard Senin için yaptığım taze kurabiyelerden almalısın.Bayılacaksın.
-Tamam Elisa
Richard Elisa nın yaptığı kurabiyelerden bir tane aldı.
-Harika olmuş Elisa dedi.
-Beğenmene sevindim. Richard
O gün Richard Elisanın Candy den ne kadar nefret ettiğini bir kez daha anlamıştı.Onun hakkında güzel şeyler söylemesi bile Elisayı çıldırtmaya yetmişti. Elisa ise Richard ın Candy den hoşlanmasından korkuyordu. Anthony onun olmamıştı. Terry de ama Richard onu kaybetmeyi göze alamazdı.Bu güzel saatlerin ardından eve döndü. Yeni bir plan hazırladı. Richard dan onu uzak tutmak için aralarını açmayı düşünüyordu. Richardın sanat merkezindeki ünü herkes tarafından takdir ediliyordu.Bu yüzden Elisa Candy nin adını ve imzasını taklit ederek Richard hakkında kötü bir mektup yazdı.Mektupta onu taklit resim yapmakla suçlayan bir sahtekar olarak değerlendirmişti.Mektubu bitirir bitirmez Postalamak için acele ile arabaya bindi. Postaneye vardığında kapıdan içeri girdi.Görevli memura mektubu acil postalamasını söyledi. Eve döndü.Aradan bir hafta geçti. Richard kahvaltı sırasında hizmetçisi tarafından sanat merkezinden gelen bir telgraf aldı. Richard telgrafı alır almaz acil olarak merkeze gitti. Candy nin imzası olan o mektubu gördü ve okudu.Çok sinirlenmiş,öfkeden deliye dönmüştü.Merkezle konuştuktan sonra hemen Candyle konuşmak için kliniğe gitti.Öfkeyle Richard ı kapıdan içeri girdiğini gören Candy çok şaşırdı.
Merhaba Richard neyin var çok sinirli görünüyorsun.dedi Candy
Benimle konuşma Candy nasıl böyle bir şey yaparsın.
-Ne oldu?Richard Neden bağırıyorsun?
-Yazdığın şu iğrenç mektup Candy al oku.
Candy mektubu okuduktan sonra ne söyleyeceğini bilemedi.Çok şaşkındı.
-Ama bu nasıl olur Bunu ben yazmadım.ki
Candy el yazısını tanımıştı Bu Elisa nın el yazısı idi.
-Bunu ben yazmadım Elisa yazdı. Richard
-Sus lütfen Candy Elisa benim kız arkadaşım neden benim hakkımda böyle bir şey yazsın Sen gerçekten kötü biriymişsin.
Ama Richard inan bana bunu Elisa yazdı Bu yazı onun...
-Elisa böyle bir şeyi sevdiği erkeğe yapacak biri değil Candy senden nefret ediyorum Seni görmek istemiyorum.
Richard söylediği sözlerden sonra öfkeyle dışarı çıktı. Candy düştüğü bu durum karşısında ağlamaya başladı.Bay Martin Candy nin ağladığını görünce çok üzülmüştü.
-Ağlama Candy hadi sil göz yaşlarını dedi.
-Ama bay Martin ben yapmadığım bir şey için suçlanmaktan bıktım. Bunu Elisa yaptı.Biliyorum.
-Tamam Candy eve git dinlen biraz
-Peki Bay Martin
Candy paltosunu giydi.Çantasını koluna taktığı gibi evinin yolunu tuttu ve yol boyunca bu durumu nasıl düzeltebileceğini düşünüyordu. Elisa değil de kim neden yapmış olmalıydı. Archie ve Annie ile konuşmak istiyordu.Onlarla konuşmak kendisine iyi gelecekti.
***
Andrea ise Terry i elde etmeye kararlıydı. Bayan Elenor u ziyaret etme bahanesi ile evine gitti.Fakat Bayan Elenor un evde olmadığını erkenden tiyatroya gittiğini, Terry nin yanlız olduğunu hizmetçilerden öğrenmişti. Andrea sessizce Terry nin odasına çıktı. Kapıyı açarak içeri girdi. Terry sesi duyduğunda annesi sanmıştı.Hemen yatağında doğruldu ve onu gördüğünde endişelenmeye başlamıştı.
-Buraya kadar gelmeye ve odama girmeye nasıl cürret edersin.dedi öfke ile;
-Terry lütfen Candy i bırak ve benim ol.
-Kapa çeneni Andrea!
-Eğer benimle olmazsan Candy e birlikte olduğumuzu söylerim. Tüm sosyete ye bunu anlatırım.
-Artık çok oldun Andrea çık dışarı evimden de odamdan da çık seni bir daha görmek istemiyorum.
Terry Andrea yı apar topar kolundan tutarak dışarı çıkardı. Hizmetçiler Terry i hiç böyle görmemişlerdi. Andrea arabasına bindi ve evine gitmek üzere yola koyuldu. Yolda Richard ı gördü. Şoförüne durmasını söyledi. Tatlı bir ses tonuyla;
Merhaba Richard Sinirli görünüyorsun.dedi.
-Merhaba Andrea burada ne işin var.Seni tiyatro da sanıyordum.
Terry e uğradım.Sen neler yapıyorsun?
-Sanat galerisinden geliyorum. Candy Terry nin kız arkadaşı onun hakkında yanılmışım.
-Ne oldu? Ne yaptı?
-Hakkımda bir sahtekar olduğumu yazan bir mektup yazmış.
-Bu korkunç bir şey ne ayıp!
-Elisa yı dinlemeliydim. Beni uyarmıştı.
Elisa mı? O da kim?
-Kız arkadaşım.
-Senin bir kız arkadaşın olduğunu bilmiyordum.
-Leagonları bilirsin Onların kızı
-Ah tamam Leagonlar sinirlenme şekerim. Kendine iyi bak. Candy için canını sıkma
-Sen de Andrea
Andrea şoförüne yola devam etmesini söyledi.Yol boyunca Terry i düşündü. Onu seviyordu. Terry ise bir haftadır. Tiyatro çalışmaları yüzünden strese girmişti. Kendisinin bile anlayamadığı bir depresyon geçiriyordu. Kendisini odasına kapattı. Kahvaltı bile yapmamıştı.
CANDY NİN HÜZNÜ
Candy yaşadığı olay yüzünden uyuyamamıştı. Kendini üzgün hissediyordu. Sabah klinikte muayne ettiği birkaç hastasının ardından Archie ve Annie ile konuşmaya gitti. Yolda kaldırım kenarında yürürken köşeyi döndüğünde Bay Albert ile karşılaştı.
Bay Albert Candy deki hüznü hemen anlamıştı.
-Merhaba Candy seni mutsuz görmeye alışık değilim. Biliyorsun.
-Merhaba Bay Albert sizi görmek ne güzel inanın çok mutlu oldum.
-İşte bu Candy beni görünce mutlu olacağını bilseydim daha önce gelirdim. Söyle bakalım Candy nereye gidiyorsun?
-Archie ve Annie ile konuşmaya gidiyordum.
-Eğer vaktin varsa bir kahve içelim seninle
-Şey ben...
-Candy bir sorunun varsa benimle de konuşabileceğini unutma
-Elbette Bay Albert bir sorunum var.Bunu nereden anladınız?
-Seni iyi tanıyorum Candy .
-Tamam Ama Annie ve Archie
-Sonra görüşürsünüz.
-Pekela Bay Albert
-Öyleyse hadi bakalım. Seninle güzel bir restorand da yemek yiyelim ve sonrada kahvelerimizi içelim.
Candy Bay Albert ile birlikte restorand a girdi. Güzel bir yemeğin ardından kahvelerini içerek anlatmaya başladı.Bay Albert duydukları karşısında hem şaşkın hemde üzgündü. Ne söyleyeceğini bilemiyordu. Elisa dan şüphelendiği düşüncesinde hem fikirdi.Ama yeterli kanıtı yoktu. Candy e nasıl yardımcı olabilirim diye düşündü. Aklında tek isim vardı oda Terry
-Candy bunu Terry ile konuşmayı düşünmedin mi?
-Evet aslında bu konuda bana Terry yardım edebilir onunla çok iyi arkadaş
-Durumu Terry e anlat Candy arayı yumuşatabilir.
-Hemen gidip Terry ile konuşmalıyım.
-Sakin ol Candy
-Özür dilerim Bay Albert
-Archie ve Annie ile konuşmayacak mıydın?
-Evet ama önce Terry ile konuşmalıyım.
-Kahvelerimizi bitirelim sonra Terry ile konuşmaya gidersin.Akşam da Archie ve Annie ile konuşursun.
-Yoo Bay Albert Annie ve Archie ye daha sonra anlatırım.
-Tamam Candy
Candy e Bay Albert ile konuşmak iyi gelmişti.Rahatlamıştı.Masadan kalktığı sırada yan masa da olan bir genç bitkin bir şekilde yüzü koyun yatıyordu. Bu Terry den başkası değildi. Geçirdiği depresyonla evden uzaklaşmak ve içmek için buraya gelmiş içkiyi fazla kaçırmıştı. Dün akşamdan beri de oradaydı. Tanıdıkları içinde kimse karışmamıştı. Candy onu görür görmez hemen yanına gitti. Bay Albert da ona yardım etti.
-Terry ! Sen..
-Onu kaldıralım Candy
-Evine götürelim.Bay Albert
-Evet Candy
Candy ve Bay Albert Terry i kaldırarak araba ya bindirdiler.Evine götürüp odasına çıkardılar ve yatağına yatırdılar. Candy onu muayine etti ve şiddetli bir depresyon geçirdiğini anladı.Bir süre başında bekledi.Bayan Elenor gösteri için sahnedeydi ve oğlundan haberi yoktu.Ne olduğunu bilmiyordu.Evine de uğramamıştı Arkadaşlarından birinin evinde kalmıştı. Candy Terry nin sayıkladığını soğuk soğuk terler döktüğünü gördü. Ateşi yükseliyordu. Gece boyunca restorant da kalmıştı üşütmüştü. Candy ona ilk müdahaleyi yaptı.Beklemeye başladı. Bay Albertda bekliyordu. Aradan geçen saatlerin ardından Terry yavaş yavaş kendine geldi ve gözlerini araladı. Karşısında Candy i gören Terry sevinçle doğruldu.
-Candy sen buradasın Andrea o o yok Tanrıya şükür.
-Sakin ol Terry Andera nın ne işi var burada söyler misin.
-Ah Candy o kız bir şeytan ondan nefret ediyorum.
-Sana ne oldu? Çok içmişsin. Neden bu kadar içtiğini söyler misin? Bana içmeyeceğine söz verdin.
-Özür dilerim Candy Sanırım fazla kaçırdım. Lütfen bu gece benimle kal Candy sana ihtiyacım var.
Bay Albert :
Bence de kal Candy Terry çok mutsuz görünüyor.Hem şu meseleyi de konuşursunuz.
-Pekela Bay Albert
-Ben gidiyorum Candy Terry sana emanet.
-Tamam Bay Albert
Bay Albert oradan ayrıldı.Evine doğru yola koyuldu. Terry ve Candy baş başa kaldı.
Candy:
-Terry bir daha içmeyeceğine söz ver.Yoksa asla yüzüne bakmam.
-Tamam çilli tarzan Sen nasıl istersen.
Terry Candy nin yanında kalmasından mutlu olmuştu.Fakat içinde Andrea nın onu tuzağa düşürme endişesi vardı.Ondan nasıl kurtulacağını düşünmeye başladı.Fakat bu durumu Candy i üzmemek ona hissettirmemek düşüncesi vardı. Candy i kaybetmek istemiyordu. Candy ise Terry e Richard dan bahsetti. Ona olan biteni anlattı. Terry bunu duyunca çok şaşırdı ve üzüldü.
-Candy kesin bu Elisa nın marifeti seni Richard dan kıskandığı için yapmış olmalı bunun başka bir açıklaması yok.
-Nereden biliyorsun? Yeterli kanıtımız yok ki
-Sen merak etme Candy ben bu olayı çözeceğim.
-Richard bana inanmayacak
-Ben ona Elisa nın kötü bir kız olduğunu ispat edeceğim.
-Korkuyorum Terry sana her zamankinden daha çok ihtiyacım var.
-Korkma Candy ben yanındayım.
Candy Terry nin tesellisi karşısında biraz da olsun rahatlamıştı.İkisi de zor günler geçiriyordu. Ama atlatacaklarına inanarak geceyi birlikte geçirdiler.
STEAR IN YENİ HAYATI
Stear geçen zamanın ardından iyice toparlanmış,artık tamamen iyileşmişti. Bayan Elroy ,Annie Stear ,Archie ile yaptığı kahvaltının ardından Bayan Leagon ı ziyarete gitmişti. Annie ve Pattie ise resim kursuna gitmek için hazırlanmış yola çıkmışlardı. Stear Archie ile baş başa kaldığı sırada Archie hizmetçiye söylediği kahvelerin birini Stear a uzattı ve konuya girdi.
-Staer dün bay William la senin hakkında konuştum.Seni de şirkete almaya karar verdik.
-Şirkete mi?
-Evet benimle beraber çalışacaksın.
-Birlikte sen ve ben bu harika!
-Stear buna karşı çıkmayacağını bildiğim için benimle aynı çalışma odasında çalışacaksın.
-Aynı ofiste öyle mi?
-Evet güzel abicim. Eşyaların her şeyin hazır.Önce iş hakkında gereken bir eğitim alacaksın.
-Pekala hazırım.Bay William bana bu konu da güvenebilir.
-Merak etme Stear birlikte her türlü zorluğun üstesinden gelebiliriz.
-Seninle çalışmak güzel olacak kardeşim.
-Ben de aynı fikirdeyim. Kardeşler bir arada ha hah ha
-Tıpkı eski günlerdeki gibi Staer
-İstersen şimdi şu ofisi bir görelim.
-Bugün öğleden sonra Bay William la görüşeceğiz. George bizi almaya gelecek.
-Tamam. Madem vakit var. Öyleyse odamın düzeni için plan yapalım.
-Bu konuda sana yardım edebilirim.
-Eşyalarımı atmadınız değil mi?
-Ah Stear Elroy halam birçoğunu attı diyebilirim.
-Ne! Bu olamaz. Umarım değer verdiğim şeyleri atmamıştır.
-Merak etme! Ben onları aldım.
-Sen bir harikasın Archie
-Yeni oda düzenin için alışveriş yapalım.Sonra da Bay William la olan görüşmemize gideriz. George un gelmesine 4 saat var.
-Haklısın. 4 saat boş boş oturmak yerine odan için yeni fikirler üretelim.
-Hadi o zaman alışveriş zamanı
Staer, Achie ile birlikte yeni odasının düzeni için hazırlık listesi hazırladı. Yeni icadları için de bazı malzemeler de alacaktı. Askerde iken birçok şey düşünmüştü. Bunlardan Archie' ye henüz söz etmedi. Dışarı çıktıklarında Staer taze havayı içine çekti.
-Ne güzel bir hava öyle değil mi?
-Evet.
-Burada olduğuma şükrediyorum.
-Ben de Staer
-Arabamın yeni halini görmelisin.
-Yeni hali mi?
Staer garaja girdi ve örtüyü kaldırdı.İncelemeye başladı.Derin bir iç çekti.
-Arabamı özlemişim kardeşim. Onunla gezmeyeli uzun zaman oldu.
-Ah olamaz bu külüstür ile mi gideceğiz.
-Archie lütfen ona böyle söyleme
-Yapma Stear biliyorsun.Geçmişte onunla çok yolda kaldık.
-Evet ama dediğin gibi geçmişte kaldı.
-Onun bütün parçalarını yeniledim. Dün sabah temizlemesi ve tamiri için onu bir ustanın ellerine bıraktım.Bütün gece bununla uğraştı.
-Umarım iyi tamir etmiştir ve bizi yolda bırakmaz.
-Merak etme kardeşim. Hadi bin bakalım.
-Tamam Staer
Staer ile Archie yola çıkmışlardı. Yolda ilerlerken virajı döndükleri sırada ağaçların arasından bir sincap yola atıldı. Staer aniden fren yaptı.
Archie:
-Dikkat et Staer
-Benim suçum değil aniden yola atıldı.
-Tamam sakin olalım.
-Moral bozmaya gerek yok değil mi? Archie
-Evet kardeşim
-Neyse yolumuza devam edelim.
-Ha ha ha
Stear ile Archie yola devam ettiler. Candy ise sabah erken kalktığında saat 09:00 u gösteriyordu. Candy Terry ile yaptığı kahvaltının ardından hazırlandı ve kliniğin yolunu tuttu. Kapıya doğru yöneldiği sırada sedyelerden biri içeri giriyor diğeri dışarı çıkıyordu.Büyük bir koşuşturma vardı. Yaralıları taşıyan hemşireler Bay Martinle birlikte acil odasına girip çıkıyor.Yaralıları pansuman ediyorlardı. Candy telaşla koşarak içeri girdi.Hemen üzerini değiştirip, Bay Martin e yardım etti.Yaralılardan biri genç bir kızdı.Ağır yaralıydı. Candy onunla ilgilendi.Yüzü kandan seçilmiyordu.Yapılan ilk müdahalenin ardından acil odasına alındı. Candy yüzündeki kanı temizlemeye başladığı sırada koluna serum bağladı.Acil kana ihtiyaç olduğunu anladı ve hemen kan torbalarından birini yerleştirdi. Kanama kısa bir süre sonra durdurdu.Genç kızın yüzündeki kanı temizlemeye devam etti. Onu getiren görevlilerden birine kim olduğunu sordu.Fakat kimse bilmiyordu.Bay Martinle konuşmaya çalıştı. Candy ondan da bir cevap alamadı. Üzerinde işçi,elbiseleri bulunan bir kadın Candy e yaklaştı.
-Merhaba Bayan Candy ben iki sokak arkada çamaşırhane de çalışan bir görevliyim.Orada şeflik yapıyorum. Kazan dairesinde patlama oldu. Ağır yaralı var.Yaklaşık 50 kişi yaralı.Hastane de fazla yer bulamayınca size getirdik.
-Anlıyorum.Peki bu genç bayanın adı nedir? Ailesine haber verelim.
-Onun adı Louise
-Peki siz şöyle oturun.Tüm yaralılar hakkında birer rapor istiyorum.Lütfen bu konuda bana yardım edin.Kimlik tespiti yapılanların ailelerine haber verelim.
-Peki! Efendim.
-Bayan Candy demeniz yeterli
-Ah özür dilerim. Adım Carlotte
-Peki Carlotta başlayalım.
Candy çamaşırhane şefi Carlotta ile birlikte yaralıların tüm bilgilerini tek tek kayıt etti.Fakat Louise nin yüzü ona yabancı gelmiyordu.
Carlotta a onun hakkında sorular sordu.
-O yanlız Bayan Candy kimsesi yok.
-Kimsesiz demek nerede yaşıyor.
-Louise zengin bir ailenin kızıydı. Okuldan ayrılmış.şu Londra daki büyük okul Aziz Paul Kraliyet Okulu babası iflas edince annesi ile çalışmaya geldiler. İş istediler .Çok fakirdiler.Bir süre benimle yaşadılar. Ama annesi dayanamadı.Öldü. Louise benimle kalıyordu. Sonra küçük bir eve yerleşti. Bildiğim bu.
-Teşekkür ederim. Carlotta
Candy Louise e yaklaştı. Dikkatle yüzüne baktı.Çalışmaktan yüzü çökmüş ve saçının ön kısımları ağarmıştı.Derin düşüncelere daldı.Birden heyecanla bağırdı. Onu tanımıştı.Kendi kendine;
-Aman Allahım bu Elisa nın arkadaşı Louise Aziz Paul Okulundan Babası iflas etmişti. Demek aileni kaybettin. Louıse ne acı
Louise derin bir uykudaydı. Candy diğer hastalarla ilgileniyor.Bir yandan da Louise e bakıyordu. Yoğun geçen zamanın ardından yaralıların yakınlarına tek tek ulaşılmıştı. Candy biraz dinlenmek için üst kattaki odasına çıktı.Bay Martin de yorgun düşmüştü. Carlortta ile birlikte beklemeye başladı. Aradan 1 saat geçti.
Candy odasından çıktı. Hemşire ile yer değiştirdi. Bay Martin dinlenme odasına çıktı. Carlotta da eve gitmek için klinikten ayrıldı. Candy Louise nin kendine gelmesini bekliyordu. Aradan saatler geçmişti. Louise yavaşça gözlerini araladı.Karşısında Candy i görünce şaşırdı.
-Candy sen!
-Evet Louise lütfen sakin ol.Yaralısın.Yaran çok taze her an kanama yapabilir.
-Demek buradasın Candy
-Evet yaran ağır kıpırdama lütfen Çok kan kaybettin.
-Peki Candy
-Candy ben çok üzgünüm
Louise ağlamaya başladı. Candy anlamıştı.
-Üzülme Louıse dinlen konuşacak çok şeyimiz var. Düşünmemeye çalış.
-Yanımda kal Candy
-Tamam Louise ben yanındayım.
Öğleden sonra Archie ve Staer alışverişin ardından Bay Williamla buluştu.Bay William Staer ı gördüğünde gülümseyerek
-Hoş geldin. Staer yeniden aramızda olman çok güzel dedi.
-Teşekkür ederim. Bay William
-Sana yeni masanı ve çalışma odanı göstereyim. Hadi beyler benimle gelin
Bay William onları odaya çıkarıp kapıyı açtığında Staer ihtişam karşısında çok şaşırmıştı. Her yer özenle ve büyük bir işçilikle hazırlanmış mobilyalarla ve dolaplarla donatılmıştı. Geniş varak süslemeleri ve birbirinden değerli heykeller Bay William gittiği ülkelerden aldığı antika heykeller göz dolduruyordu. Staer kendini bir kontun sarayında gibi hissetti.
-Burası bir ofisten çok saraya benziyor.
Archie:
-Evet fazla gösterişli Adley ailesi hakkında öğreneceğin çok şey var. Staer Adley ailesine değer doğrusu
-Öğle mi?dersin.Bence fazla abartılı Archie,
Bay William :
-Hadi geç bakalım koltuğuna otur şöyle
Stear koltuğuna oturdu ve gülümseyerek ;
-Fazla rahat insan burada uyuya kalır.
Archie:
-Hahhah arada işten fırsat kalırsa kestirirsin Staer
-Hahahah haklısın Archie
Bay William:
-Çok çalışmaktan olabilir.Birer kahve içelim mi?Beyler erkek erkeğe şu ticaret meselelerini konuşalım.
Archie:
-Hayır demem doğrusu
Staer:
-Bende öyle
Archie Staer ve Bay William kahvelerini söyledikten sonra koyu bir iş muhabbetine girmişlerdi.Savaşın getirmiş olduğu kriz yüzünden bankalarda para işleyişi biraz durgundu.Bazı küçük şirketler tek tek kapanıyordu.Bay William yeni fırsatlara kapı açmak düşüncesindeydi.Aklına büyük bir at çiftliği kurma fikri geldi. At yetiştirecek ve onları satacaktı. Bunun için Tom un çiftliği bir yatırım olacaktı.Büyük at yarışı hipodromlarına satış sağlanacaktı.Ayrıca yurt dışına pazarlamayı da düşünüyorlardı. Onlar böyle konuşurken kahveler geldi.ve Staer tam bir iş adamı edasıyla koltuğuna yerleşti.Kahvesinden bir yudum aldı.
-Kahve tek kelime ile harika dedi.
Archie:
-Bay William şu senet işi ne olacak?
-Onu ben halledeceğim Archie
-Yarın çiftliğe bakmaya gideceğiz değil mi?
-Elbette Staer ı da alırız.O da görmüş olur.
Staer:
-Akşam bunu kutlayalım.
Archie:
-Bu aralar fazla içmiyor muyuz beyler?
Bay William:
-Evli olmanın zor yanları sürekli izin almak
Staer:
-Patty ile ben de böyle olacağım.herhalde
-Anlaşılan bayanlar bize çok çektirecek.Hah hah
Archie ve Staer Bay William la geçirdikleri güzel bir günün ardından eve döndüler. Candy ise hala hastanedeydi.Uzun uzun hastalarla ilgilendi.Geçen karmaşıklığın yerini sükunet almıştı. Candy Louisa ile birlikte kaldı. Geceyi onun başında geçirdi.
LOUİSA NIN YENİ EVİ
Sabah olduğunda Louısa gözlerini araladı. Candy ona bakıyordu. Gülümseyerek
-Nasılsın? Louısa diye sordu.
Louısa:
-İyiyim Candy Bu sabah kendimi daha iyi hissediyorum.
-Louısa bayan Carlotte bana başından geçenleri anlattı.Çok üzgünüm.Gidecek yerin olmadığını da söyledi. İstersen benimle kalabilirsin.
Louısa şaşırmıştı.
-Candy onca yaptığım kötü şeylerden sonra ben...
-Merak etme Louisa onlar çocukça şeylerdi Artık geride kaldı. Ben hepsini unuttum.
Louısa Candy nin ellerine sarıldı. Ağlamaya başladı.Geçmişte Candy e yaptığı onca şeyden sonra çok pişman ve üzgündü.
-Çok özür dilerim Candy sen aslında iyi biriydin.
-Üzülme Louisa ağlama lütfen hepsi geride kaldı. Şimdi senin için hayata yeni bir sayfa açma zamanı
Sen çok iyisin Candy hayatımı sana borçluyum. Her şeyimi kaybettim.Annem Babam ve kardeşim. hiç kimsem yok Candy Sende öksüzdün Candy sana yaptığım ve söylediğim kötü şeylerin cezasını çektim. Artık seni daha iyi anlıyorum.
-Bak Louısa şimdi beni iyi dinle güzelce iyileş Daha sonra benim evime taşınırsın.Birlikte yaşarız. Ben de yalnızım Tabi bir de kurin var.
-Sahi mi? Beni kabul edecek misin ? Candy
-Elbette hatta artık yeni bir işin var. Louisa Candy nin ellerine sarıldı.
-Sana minettarım Candy dedi.
-Birlikte çok güzel günlerimiz olacak Louisa
Candy Louısa ya ikinci bir şans vermişti.İnsanlar ne kadar kötü de olsalar bir şans daha hak ettiklerine inanıyordu. Çünkü Tanrı merhametini esirgemezdi.Rahibe Maria ve Bayan Ponny ona bunu öğretmişlerdi.
1 Hafta sonra
Saat sabah 10:00 u gösteriyordu. Stear ve Archie kahvaltıdan sonra Stear ın odasına çıkarak tüm detayları tamamlamışlardı. Yeni eşyalar icad yapmak için malzemeler, hepsini hizmetçiler yardımıyla düzenlemişti. Archie de her zaman ki gibi ona yardım etmişti. İşleri bitince de havanın güzelliğinden faydalanmak için gölde balık tutmaya gitmişlerdi. Archie olta takımını çıkardı. Yemi yerleştirdikten sonra oltayı fırlattı. Derin bir nefes alarak işte hayat bu dedi.
-Hava harika! Staer
-Evet kardeşim keşke kızları da alsaydık.
-Yoo birlikte vakit geçirmeyeli çok oldu.
-Haklısın ne zaman olsa onlarla geliriz.
-Temiz hava ve güneş
Birden Archie nin oltasında büyük bir hareketlenme oldu.Heyecanla bağırdı.
-Staer şuna bakmalısın kocaman bir balık dedi.
-Evet tebrikler Archie ben de bir şey yok şimdilik istersen eve gidip bunu ne yapabileceğimizi düşünelim.
-Yemeği ben yapacağım. Bu akşam ki aşçınız benim
-Tamam Archie eve dönme vakti. Sonra yine geliriz. Bu güzel hava uykumu getirdi.Biraz dinlenmek istiyorum.
-Yapma Staer yeni geldik.
-Archie inan şu düzenlemeden sonra şimdi yorulduğumu anladım. Hem bu balık burada beklerse kokmaya başlayacak.
-Sanırım Haklısın Stear Hem halamı bilirsin Benim için endişelenmeye başladı.
-Şu yaşadıklarımız onu fena sarstı. Baş ağrıları azalıyor
-Bana kalırsa daha da artıyor. Bazen de Archie geceleri üst katta dolaşıyor.
-Uyku problemi var.
-Evet. Ama nedense aşağı da dolaşmıyor.
-Yorulmamak için olabilir.
-Hahaha Staer sen çok kötüsün
-Ne yani üst katta neden dolaşıyor.
-Bilemiyorum Staer hadi eve gidelim dediğin gibi bu balık kokmaya başladı.
-Haha ha ha!
Archie ve Stear balık avından sonra eve vardılar.Güzel bir zaman diliminin ardından biraz dinlenmek için odalarına çekildiler.
Candy ise Patty ile yapacakları ders çalışma randevusunu iptal etmişti. Louisayla ilgilenmek zorundaydı. Nasıl olsa sınavlara bir ay vardı. Louisa ya yeni odasının göstermek için eve götürmüştü. Louisa çok mutlu olmuştu. Candy e sarıldı.Ağlamaya başladı. Yaşadığı olaylar sinirini bozmuştu.
-Ah Lütfen artık üzülmek yok Louisa yanındayım birlikte güzel günlerimiz olacak ben de yanlızlıktan çok sıkılmıştım.
-Yeni ve temiz bir odada uyumayalı çok oldu. Candy inan zor zamanlar geçirdim.
-Seni anlayabiliyorum. Louisa ben de okuldan kovulduktan sonra çok sıkıntı çektim. Bir çok işte çalıştım.
-Hayat insana çok şey öğretebiliyor.Ben bir restorant da bir aşçının yanında çalıştım.Çok güzel yemekler biliyorum.
-Sahi mi? Louisa
-Evet sana da öğretebilirim.
-Harikasın!Ama önce yemek yapmak için alışveriş yapalım.
-Ben de seninle gelebilir miyim? Candy
-Elbette bir liste hazırlayalım.
-Ben harika hauçlu mantarlı sebze yemeği ve domates çorbası yapıyorum.
-Öyleyse biraz domates ve sebze yemeği için havuç ve mantar alalım.Ben de elmalı turta yapacağım tatlı da ben den
-A Candy brokoliyi de unutma!
-Tamam diğer malzemeleri de yazdım. Hadi gidelim.
Louisa ve Candy yemek yapmak için dışarı çıkıp taze sebze ve meyve almak için dışarı çıktılar. Yolda ilerlerken Elisa ya rastladılar. Elisa yı şık bir dükkandan şoförü ile birlikte çıkarken gördüler.Fakat Elisa onları görmemişti. Louisa onu görünce çok üzüldü.Çünkü eskisi gibi arkadaş değildiler. Elisa okuldan ayrıldığından beri arkadaşı Loıisa yı hiç aramamıştı.Hatta bir kart bile atmamıştı.Bu yüzden artık onunla dost değildi. Candy durumu anladı ve Louisa yı teselli etti.
-Üzülme Louisa Yeni bir hayatın olacak ve yeni bir de işin
-Ne iş mi?
-Evet seni kliniğimde çalıştıracağım birlikte hastalarla ilgileneceğiz.
-Ama nasıl olur Candy ben hiçbir şey bilmiyorum ki
-Öğreneceksin.Üstelik eğitimine de devam edeceksin.
-Ama ben eğitim nasıl alacağım bu nasıl olacak?
-Merak etme dışarıdan özel öğretmenlerle eğitim alıyorum Ben de Patty Annie Archie ve Staer içinde bir şeyler hazırlayacağız. Sen de bize katıl Louıisa ne dersi?
-Candy bu çok güzel ne diyeceğimi sana nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum.
-Merak etme her şey yoluna girecek Şimdi alış-verişimizi yapalım. Şu sokakta harika bir pazar var taze sebze ve meyveyi orada bulabiliriz. Alış verişten sonrada güzel bir çay demler turtamızı yeriz tamamı moral bozmak yok.
-Tamam Candy hadi gidelim.
Candy Louisa yı neşelendirmeyi başarmıştı. Birlikte taze sebze ve meyve aldılar.Eve döndüklerinde Louisa yemek yaparken Candy de turtayı hazırlamaya başladı. Birlikte çok eğlendiler. Louisa daha önce Candy ile arkadaşlık etmediği için ne kadar pişman olduğunu anlamıştı. Gerçek dostlar insanın her zaman yanında olmalıydı.
Elisa,Louisa yı görmemişti ama Yolda araba ile giderken Andrea ya rastladı. Henüz tanışmıyorlardı. Elisa onun ününü duymuş,hemen bir imza istemek için şoförüne arabayı durdurmasını söyledi.Arabadan inerek yanına yaklaştı.
Ah! Merhaba Adım Elisa Leagon efendim. Sizin bir hayranınızım Bir imzanızı rica edebilir miyim? Lütfen dedi.
Andrea ismi duyar duymaz hemen aklına Richard gelmişti. Leagon ailesinden ve kız arkadaşı Elisa dan söz etmişti. Andrea bunu fırsat bilmiş ve hemen elini uzatarak
-Siz Richard Astor un kız arkadaşısınız değil mi ?dedi.
Elisa heyecanla;
-Evet Richard Astor benim erkek arkadaşım olur. Siz onu nereden tanıyorsunuz?
Andrea Elisa nın bu sözüne biraz küstah bir tavır takınarak cevap verdi.
Bayan Leagon bu cemiyette herkes birbirini tanır.
-Ah özür dilerim düşünemedim.
-Her neyse sizi bir akşam evime davet ediyorum. Öğleden sonra saat 4 de şoförüm sizi gelip alacak.
-Kendi şoförüm de getirebilir. Bayan Andrea
-Davetlerime geç gelenlerden hoşlanmam. Bayan Leagon bu nedenle şoförümün sizi almasını istedim. Yarın öğleden sonra saat 5 de çay a bekliyorum.
-Buyurun bu da istediğiniz imzalı resmim iyi günler...
-İyi günler Bayan Andrea
Elisa resmi imzalatır imzalatmaz hemen çantasına koydu. Kendisini bekleyen arabasına bindi.Yol boyunca Richard la olmanın onu ünlendirdiği hissine kapılarak kendini önemli hissetmeye başladı. Eve döndüğünde yaşadığı bu durumu annesi Bayan Leagon a anlattı. Bayan Leagon Elisa adına çok sevinmişti.
Elisa ertesi gün öğleden sonra saat 5 de Andrea ile buluştu. Andrea onu salona aldı.
-Hoş geldin Elisa
-Ah hoş bulduk Andrea
-Seni buraya davet etmemin bir sebebi var. Elisa
-Öyle mi?Nedir peki
-Evet şu Candy denen kız onu çok iyi tanıyormuşsun
-Evet bir zamanlar evimizde hizmetçiydi.
-Sahi mi?
-Evet neden onunla ilgileniyorsunuz?
-Ondan nefret ediyorum. Bu nedenle onu Terry den ayırmak istiyorum.
-Ah üzgünüm ama bu imkansız
-Neden?
-Çünkü onlar birbirlerini çılgın gibi seviyor.
-Sen bana yardım edersen artık sevmeyebilirler.
-Ne demek istiyorsunuz?
-Onları ayırmam da bana yardım edeceksin.
-Hayır Richard la Terry arkadaş bunu yaparsam benden uzaklaşabilir.Üzgünüm bayan Andrea bunu yapamam.
-Öyleyse hemen git buradan
Elisa şaşkın bir halde baka kaldı.İçinden bu kız tam bir şeytan dedi.Gaddar ve bencil
-Pekala iyi günler.
Elisa Andrea nın evinden hızla ayrılarak bir arabaya bindi.Evine gitti.Bu olayı unutmak için bir roman okumaya koyuldu.
TERRY NİN HEDİYESİ
-Terry yaşadığı stres ve yoğun provalardan sonra artık yeni oyun için hazırdı. İlk günden büyük alkış ve beğeni alan Terry çok mutluydu. Ön koltuk da yerini alan Richard çok etkilenmiş, ayakta alkışlamıştı. Oyunun sonunda arkadaşı Terry i tebrik etmek için yanına gitti.
-Merhaba ! Terry harikaydın. Dostum.
-Merhaba Richard beğenmene sevindim.
-Bunu kutlayalım.
-Yoo mâlesef eve gidip dinlenmeliyim.Hem Candy ile buluşup onu yemeğe götüreceğim.Akşama hazır olmalıyım.
-Candy senin kız arkadaşın bana kalırsa onunla ilişkine dikkat etmelisin.
Terry şaşkınlıkla
-Ne demek istiyorsun? Richard Elisa ile onu birbirine karıştırıyorsun. Candy çok iyi biridir.
-Pekala bunun için tartışmayalım.
-Bak Richard seni anlıyorum.Aranızda geçen olaydan da haberim var.
Sahi mi?Demek anlattı. Öyleyse beni anlamalısın.
-Kadınlar konusun da inan yeterli bilgiye sahibim Candy bizim cemiyetteki kızlara benzemez. Onun bu olayda suçu olduğunu sanmıyorum.
-Peki mektubu kim yazdı? Hayaletler mi?Onun imzası var.
-Richard lütfen
-Neyse sana yarın yeni atölyemi göstereceğim. Yarına kimseye söz verme
-Tabi ki söz verdiğim gibi geleceğim. Yarın öğleden sonra görüşürüz.
-Görüşürüz.
Richard tiyatrodan ayrıldıktan sonra arabasına binip atölyesinin yolunu tuttu. Terry de Candy ile buluşmadan önce ona şık bir dükkandan pembe renk de bir eldiven aldı ve güzel bir paketleme yaptırdı. Sonrada arabasına bindi. Kliniğe gitti. Candy hazır bekliyordu. Üzerinde onu zarif gösterecek bir elbise giymişti.Arabaya binerek daha önce randevu verdikleri restoranta vardıklarında Candy heyecanlıydı.
-Çok şık bir yer Terry dedi.
-Burası en gözde yerlerden biridir.Uzun süren provalar ve senin işlerinden dolayı baş başa kalamamıştık.
-Evet Terry bu iyi oldu.
Candy ve Terry kendilerine özel olarak ayrılan masalardan birine oturdular.Yemek ve içki servisinin ardından Terry harika bir şarap ustasıyımdır diyerek elindeki kadehi yudumladı.
-Güzel Candy
-Başarın için de kadeh kaldıralım Terry senin adına mutluyum.
-Ben de öyle ama bazen tiyatro dışında başka bir iş yapmak istiyorum.
-Nasıl bir iş?
-Aslında hep bir çiftliğim olsun ve sakin bir yaşam sürmek isterdim Candy
-Ben de öyle Terry çiftlikleri bu kadar seviyorsan seni Tom' un çiftliğine götürebilirim.
- Tom beni kabul eder mi?
-Elbette Terry Tom iyi biridir.
-Tamam bunun için daha sonra bir plan yapalım.
-Anlaştık.Diğerleri de gelir. Archie ,Staer ,Annie Patty, Loıusa bile
-Evet birlikte güzel zamanlar geçirebiliriz.
-Pekala çiftlik ve başarının şerefine kadeh kaldıralım. Şerefe Terry
Candy ve Terry aralarında yaptıkları bu kutlamanın ardından Terry konuşmasına devam etti.
-Bugün Richard la karşılaştım.
Candy üzgündü.Cevap veremedi.
-Üzülme Candy seni üzmek için söylemedim. Seni onunla barıştıracağım.
-Bu olmaz Terry benden nefret ediyor.O mektubu benim yazdığımı düşünüyor.
-Merak etme yarın öğleden sonra yeni atölyesine gideceğim. Kimsenin bilmediği gizli bir atölye
-Sahi mi? Gizli bir atölyesi mi? varmış.Çok esrarengiz görünüyor. Terry
Terry güldü.
-Bu bir tiyaro eseri olabilir.Esrarengiz ressamın gizemi
-Ha hah Terry senin hayal gücün çok geniş.
-Aslın da bunu yazabilirim. Bir oyunda ben yazmalıyım.
-Olabilir.
Aradan geçen zamanın ardından saat 5 i gösteriyordu. Candy ve Terry sohbet ettikleri sırada Neil ve Britany i arka masalardan birinde gördüler. Candy onları gördüğünü söylediğinde Terry rahatsız olmuştu.
-Her yerde bunları görmek beni rahatsız ediyor. Hep Elisa ve Neil kardeşlere rastlıyoruz.
-Bir banka soyguncusundan söz eder gibisin Terry Hah hah
-Hadi Candy gidelim.Biraz açık havada yürüyelim.
-Tamam yemek güzeldi. Terry yine geliriz.
-Elbette
Candy ve Terry masadan kalktıkları sırada Neil onları görmüştü. Ama umursamadı. Britany e olan aşkından artık eskisi gibi Candy ile uğraşmıyordu. Terry arabasını restorant ın özel bölümüne park etmişti. Candy ile yol kenarındaki parklardan birine oturdu. Elindeki paketi arkasında saklıyordu. Candy fark etmişti.
-Ellerin neden arkada Terry bir şey mi? Saklıyorsun.
-Evet Candy senden bir şey kaçmıyor.Bu senin Candy sana küçük bir hediye
-Teşekkür ederim. Terry
-Aç bakalım beğenecek misin?
Candy kutuyu açtı ve içinde bir çift eldiven gördü.Gülümseyerek;
-Bunlar çok şık Terry .Harika teşekkür ederim Çok zarif bir hediye
-Bir şey değil Candy Sana çok yakışacaklar.
-Hemen takmalıyım.
Candy eldivenleri eline geçirdi.Zarif bir eda ile uzattı. Terry de uzanan eli zarifçe öptü. Güzel sonbahar havasında yürümeye devam ettiler. Daha sonra da arabayı park ettikleri alana dönerek eve gitmek üzere binip uzaklaştılar. Candy eve döndüğünde Louisa pencereden dışarı bakıyordu. Terry onu fark etmiş.Kim olduğunu sordu.
O Louisa Terry hatırladın mı?Şu babası iflas eden ünlü iş adamının kızı
-Louisa Elisa nın kız arkadaşı
-Evet
-Candy ona nasıl güvenebilirsin?
-Merak etme Terry o artık iyi biri
Candy Terry e Louisa nın yaşadıklarını anlattı. Terry duydukları karşısında çok şaşırmış ve üzülmüştü. Ama bir yandan da Candy e yaptığı onca şeyin cezasını ödediği için de adaletin yerini bulduğunu düşünüyordu. Kapıya vardıklarında Louisa Terry ile karşılaştı ve korku ile geri çekildi. Candy kolundan tutarak
-Gel Louisa korkma! Terry erkek arkadaşım sana zararı dokunmaz.
Terry atıldı.
-Merhaba Louisa merak etme her şey geçmişte kaldı.
-Terry özür dilerim. Çok karmaşık bir dönemden geçtim.
-Candy bana anlattı. Artık iyisin. Buna sevindim.
-Teşşekkürler Terry
-Neyse bayanlar ben gidiyorum.Size iyi akşamlar
Candy :
-İyi akşamlar Terry
Candy Terry i yolcu ettikten sonra Louisa ya baktı. Louisa biraz üzgündü.
-Nasılsın? Louisa Umarım ben yokken kurin seni üzmemiştir.
-Hayır üzmedi Candy gayet iyiydi.Güzel vakit geçirdik. Kurin iyi bir dost
-Bir de poppy var.O bayan Ponny nin yanında Kurin benimle kalıyor.Aslında Kurini orada bırakmıştım. Kurin beni özlediği için yer değiştirdim. A bu arada poppy bir kokarca
-Ne! Kokarca mı?
-Evet
-Candy onlar pis kokarlar.
-Merak etme poppy eğitimli
-Neyse ki burada değil.
-Korkma o iyi bir hayvan senin hiç evcil hayvanın olmadı mı?
-Hayır Candy Annem evde böyle şeyler istemezdi. Çay yapmıştım Candy hadi birlikte birer fincan içelim.
-Harika olur. Evde sohbet edecek birinin olması ne güzel Şimdi sen varsın Louisa Artık birlikteyiz.Yarın izinliyim.Seninle alış-veriş e çıkıp yeni elbiseler alalım. Ne dersin Louisa
-Sahi mi? Candy
-Elbette sonra da Bay Albert ı ziyaret e gideriz.
-Ne için?
-Senin okul meselen için .
-Okul mu?
-Louisa sen de bizimle birlikte eğitim alacaksın. Haftaya da Patty e gidip ders çalışacağız.Daha önce çalışma ayarlamıştık ama olmadı.Bu sefer çok çalışmalıyım. Sınavlar başlayacak. İlk sınav bu sen de geç kalmadan bizimle mezun olursun.
-Bay Albert kabul edecek mi?
-Merak etme ben her şeyi halledeceğim.
-Bu çok güzel Candy artık hayatım düzene girecek.
-Hadi çaylarımızı içelim.
RİCHARD IN ATÖLYESİ
Elisa sabah uyandığında kahvaltıya inmek üzere hazırlandı ve salona inerek sandalyesine oturdu. Annesi bayan Leagon Neil ın kız arkadaşı Britany den söz ediyordu.
-Elisa bugün evde olmayacağım. Neil ın kız arkadaşı Britany nin ailesi ile tanışacağım.Annesi benimle tanışmak istedi. Bu önemli bir ziyaret
-Bu iyi haber anne bende Richard ı ziyaret edeceğim.
-Peki Elisa geç kalma olur mu?
-Merak etme anne
Kahvaltının ardından Elisa Richard ı ziyaret edeceği için çok heyecanlı ve mutluydu. Rihard ise Elisa ya önemli bir işi çıktığını buluşmayı ertesi güne ertelediğini yazan bir telgraf gönderdi.Fakat Elisa nın henüz eline geçmemişti. Bundan habersiz olan Elisa üzerine yeni aldığı elbiselerinden birini giydi ve Richard ın evine gitmek üzere yola koyuldu.Yolda ilerlerken Candy ve Louısa yı gördü. Çok şaşkındı.
-Bu Candy ve Louısa Candy nin onunla ne işi olabilir. Louısa onunla nasıl konuşur.Onları takip etmeliyim. Candy bir iş çeviriyor olmalı.
Elisa Candy ve Louısa yı takip etmeye başladı.Cadde kenarında ilerlerken Terry nin onları arabasıyla yoldan aldığını gördü.Çok mutlu görünüyorlardı. Elisa onları mutlu gördüğünde kıskançlık duygusu içini sarmıştı.Onları takip etmeyi bırakıp yolunu değiştirmek üzereydi ki Richard ı az ileride yolda beklerken buldu. Terry nin arabayla onu da yoldan almasına şaşırmıştı. Saat e baktı. Randevu verdiği saat le aynıydı. Elisa buluşacakları saatte Richard ın onlarla gitmesine çok kızmıştı. Kendisini kandırdığını düşündü.
-Bu olamaz Richard neden onlarla benimle randevusu vardı. Beni kandırdı.Benimle oynuyorlar.dedi.
Onları takip etmeye devam etti. Candy Terry nin hediye ettiği eldivenleri takmış boynunda da şalını bağlamıştı. Richard arabaya bindiğinde Candy e soğuk bir bakış atmış, konuşmuyordu. Terry onları barıştırmak istiyordu.Bu yüzden atölye ye varmayı bekliyordu. Atölye ye vardıklarında arabadan inerek atölye ye yönelen Richard nazik bir edayla kapıyı açtı.
-İçeri buyrun bayanlar dedi.
Elisa arkalarından bir rabayala onları takip etmiş,gizlice izliyor ve dinliyordu. Terry Candy Louısa Richard ın daveti ile içeri girmişlerdi. Terry atölyenin içerisini gördüğünde çok beğenmişti.
-Burası çok güzel dostum.
-Beğendiğine sevindim. Daha çok düzenlemeler yapılacak burası alt kat hadi gelin size eserimi göstereyim.Adı'' Trevi de aşk ın rüyası''
Candy tabloyu görür görmez heyecanla atıldı.
-Ah ne güzel bir tablo dedi. Ama Richard kırgındı. Candy e buz gibi baktı. Candy nin ,onun bu tavrına karşı yüzü asıldı. Terry durumu kurtarmak için hemen araya girdi.
-Richard lütfen bu kırgınlığa bir son verelim. Ne dersin? Hadi benim hatırım için barışın lütfen
Richard Terry nin ısrarlarına karşılık istemsizce elini uzattı. Candy kendisine uzanan eli sevinçle kavradı ve mahcup bir halde özür diledi.
-Özür dilerim Richard aslında bu mektuptan hiç haberim yoktu. Taki sen bana gelene kadar inan bana ben yazmadım. Bu benim yazım değil.
-Peki kim yazabilir?Elisa mı?
-İnanmadığını biliyorum.Ama Bu yazı Elisa nın yazısı
-Tamam Candy birbirinizden nefret ettiğinizin farkındayım.
-Yoo Hayır ben ondan nefret etmiyorum. O benden ediyor.Neden yapıyor anlamıyorum.
-Tamam Candy seni affediyorum. Tabloma yaptığın iltifattan dolayı seni affediyorum.
-Teşekkür ederim Richard sen iyi arkadaşsın.
Terry :
-Barıştığınıza göre artık gezmeye devam edelim.
Richard yanında duran tabloyu gösterdi.
-İşte bu en iyi manzara resmim İtalya da yapmıştım.''sahilde iki adam'' arkadaki binaları görüyor musun?renklerin dokunuşları güneş ışığının verdiği renkler yansımaların denize vuruşu harika!
-Richard çok güzel dostum.Yaz geldiğinde yine gidelim. Olur mu?ne dersin?
-Tabi bayanlarda bize eşlik eder sanırım. Bayanlar!
Candy:
-Elbette Louısa da bize katılır.
Louısa :
-Şey ben Candy
Candy:
-Neden olmasın sen,ben,Patty,Archie,Annie,Stear,Terry,Richard
Terry:
-Tabi Elisa da olacaktır.
Candy:
-Richard varsa oda olacaktır.
Richard:
-Sanırım Elisa ile başka zaman gideriz.
Terry:
-Niçin başka zaman?
Richard soruyu cevapsız bırakmıştı. Elisa ise dışarıda duvara yaslanmış açık pencereden onları dinliyordu. Richard ın düşünceli hali onu tedirgin etmiş kendisini sevmediği hissine kapılmıştı. Öfkelenmişti. Candy Richard ı etkilemiş olmalı o artık beni umursamıyor. Anthony,Terry şimdide Richard o herkesi elimden alıyor.Bir şeyler yapmalıyım.dedi. Kendi kendine Richard Terry Louısa ve Candy atölyeyi gezdikten sonra dışarı çıkmışlardı. Candy Louisa ile birlikte alış veriş yapmak için onlardan ayrıldı. Terry ve Richard da Bay William ı ziyarete gitmek için arabalarına bindiler. Elisa da Candy ve Louisa nın peşine takılmış onları takip etmeye koyulmuştu. Candy ve Louisa şık dükkanlardan birbirinden güzel elbiseler aldılar.Birlikte gezdiler,sonbahar mevsiminin tadını çıkardılar.Havalar gitgide soğumaya başlamıştı.Gökyüzünde parlayan güneş sonbaharın turuncu ve sarı renkleri sokakları süslüyordu.Kuru ağaçlardan düşen sarı ve turuncu yapraklar etrafa güzel bir görüntü vermişti. Louisa uzun süredir mutsuzdu.Ama Candy nin ona hayat vermesi ile bu mutsuzluğu son buldu.
-Candy çocukluğumdan bu yana hiç mutlu olmamıştım. Harika bir zaman geçirdim.Senin yanında vaktin nasıl geçtiğini anlamıyor.
-Sahi mi? Louisa teşekkür ederim.Şuradan biraz şekerleme alalım mı? İster misin?
-A tabi Candy
Elisa Candy ile Louisa nın arkadaşlıklarını görünce çok kıskanmıştı.Kendi kendine söylenmeye başlamıştı.
-Candy hayatımdaki her şeyi çalıyor. Arkadaşımı da çaldı. O çok arsız biri ondan nefret ediyorum.Dedi. Üzüntü ile eve geri döndü.Hızla merdivenlerden çıkarak odasına kapandı ve ağlamaya başladı. Bayan Leagon ve Neil eve henüz dönmemişlerdi. Candy ve Louisa da alış verişten sonra evlerine geldiklerinde hemen mutfağa geçerek sıcak bir fincan çay ve taze çörek yiyerek tatlı sonbahar havasını pencereden izlediler ve sohbet ettiler.Daha sonra da aldıkları birbirinden şık elbiseleri deneyerek bir lady taklidi yaptılar. Kurin de onlara bakarak ne yaptıklarını izliyordu.
KÖTÜ BİR PLAN
Candy ve Louisa sabah saat 08 :00 de buluşarak, Bay Albert ı ziyarete gittiler. Louisa çok heyecanlıydı.Bay Albert olanları öğrendikten sonra Louısa ya yardım etmeye karar verdi. Artık eğitimine devam edecekti. Candy ve Louisa çok mutlu oldular. Candy Louisa yı kliniğe götürdü. Bir iş de sağladı. Bay Martin Louisa ya küçük hemşire adını koydu ve yapacağı işler konusunda da bilgi verdi. Üst kattaki hastaların yemekleri ile ilgilenecekti.Bir kaç saatliğine kalarak kısa süreliğine de olsa klinikte bazı bilgiler edindi. Candy ise klinikte çocuk hastalarla beraber zaman geçirdi.Onlara moral verdi. Aradan geçen iki günün ardından Bay Albert Louisayı bir takım evraklar için yanına çağırdı. Eğitimini üslenmek için birkaç imza ve bilgi gerekliydi. Candy sabah uyanır uyanmaz güzel bir kahvaltı masası hazırladı. Loisayı ve Kurini çağırdı. Kurin sepetinden koşarak masaya oturdu. Louısa da onun yanındaki sandalyeye yerleşti.
Louisa:
-Krepler harika Candy dedi.
-Teşekkür ederim. Ama ben size katılamayacağım.
-Neden? Candy
-Geç kalıyorum da ondan bu sabah daha erken gitmeliyim. Aşı günü, kasabadaki çocuklar aşı için gelecek hazırlık yapmalıyım.
-Benim de Bay Albert ile randevum var.Acaba bir sorun mu oldu?
-Çok güzel olacak endişe etme neyse ben çıkıyorum.
-Bir şeyler atıştırsaydın Candy
-Klinikte bir şeyler yerim.
-Eldivenlerin çok hoş. Terry nin hediyesi zevkliymiş.Dur ona uygun bir de şal takmalısın Candy Geçen alış verişe gittiğimiz gün taktığın şalı boynuna sar hava serin biliyorsun.
Louisa Candy e eldivenlerinin renginde bir de şal verdi. Candy hemen boynuna sardı.Sevinçle
-Teşekkür ederim Louısa Hoşça kalın. dedi ve çıktı.
-Görüşürüz Candy dedi Louısa
Candy hızlı adımlarla ilerlerken yolda arabası ile Stear a rastladı.
-Merhaba Candy
-Merhaba Stear
-Hadi bin Candy seni işe bırakayım.
-Teşekkür ederim. Araban çok güzel Staer sanırım yeni
-Yeni sayılır Benim eski arabamdı baştan aşağı yeniledim.
-Sahi mi? Staer sanki yeni gibi boyası ve cilası harika olmuş
-Bizi eskisi gibi yarı yolda bırakmayacak.
Candy gülmeye başladı.
-Umarım Staer hahaha
Candy kliniğe vardığında Staer a teşekkür etti ve içeri girdi.
Günaydın Bay Martin dedi.
-Günaydın Candy Kahvaltı ettin mi?
-Hayır Bay Martin geç kalmak istemedim.Bu nedenle yapmadım.
-Merak etme daha bir saat var.Aşı kampanyası için ben tüm hazırlığı tamamladım. Sen sadece aşı yapacaksın.
-Bu çok güzel keşke size yaptığım krepleri de getirseydim.
-Ben köşedeki dükkandan aldım. Hadi vakit kaybetmeyelim. Ha şu arkadaşın Louısa o da gelecek mi?
-Bugün Bay Albert ile randevusu var.
-Peki Candy
Candy Bay Martinle kahvaltı yaptı ve ardından hemen üzerini değiştirdi. Hastalarla tek tek ilgilenmeye koyuldu.
***
Bayan Leagon ise sabah kahvaltı da Britany den övgü ile söz ediyordu.
-Neil, Britany ve ailesi çok asil insanlar
-Evet anne bugün buluşmayı planlıyorduk. Fakat bugün tüm hastanelerde aşı kampanyası var. Yollar kalabalık olacak .Bu nedenle yarın görüşeceğiz.
-Aşı kampanyası mı?
-Evet anne klinikler de dolu yoğun bir çalışma var.Şu hastalıklara karşı bilirsin.
-Anladım. Neil.
Neil çok mutluydu. Elisa herkesin mutlu olduğunu görünce sinirden lokmalarını daha hızlı çiğniyordu.Ne yapmalıyım diye düşündü.Ben neden mutsuzum.dedi kendi kendine sonra yüzünde sinsi bir ifade belirdi. Aklına bir fikir geldi. Masadan kalkarak;
-İzninizle çok özel bir işim var. diyerek salondan ayrıldı.
Bayan Legon şaşkındı. Arkasından seslendi ise de Elisa çoktan odasına çıkmıştı.Hızla hazırlandı.Aşağıya indi.Hemen şoförüne kendisini kostüm satan bir dükkanın önünde bırakmasını söyleyerek bindi.Araba dükkanın önüne geldiğinde Elisa içeri girdi ve saatler sonra yaşlı bir kadın kılığında çıktı.Sonra da Candy nin çalıştığı kliniğe gitti. Candy çocuklarla ilgileniyordu. Bay Martin de bir çocuğu muayne ediyordu. Tam bu sırada kalabalıktan istifade eden Elisa Candy nin çalışma odasına girdi. Masanın yanında duran sandalye üzerindeki eldiven ve şalı gördü. Gizlice çantasına koydu,odadan ayrıldı.Hastaların arasına karışarak yavaşça kapıdan süzüldü. Richard ın atölyesinin yolunu tuttu.Şoföre hızla ilerlemesini söyledi. Richard ın atölyesine vardığında arka kapısından içeri girdi. Onun en çok severek ve özenle yaptığı tablosunu,çantasında daha önceden hazırladığı bir bıçakla haince saplayarak parçaladı. Bıçağı şovalenin yanına koydu yere de eldiven ve şalı bıraktı.Hızla çıkarak oradan ayrıldı.Fakat atölyenin kapısı önünden geçerken
bir çocuk onu gördü. Elisa onu fark etmedi. Hızla arabaya bindi.Çocuk da arkasından bagaj kısmına atladı ve gizlendi. Elisa eve varmadan yol ağzında sıralı duran çalıların ve ağaçların arasında şoföre durmasını söyledi.Arabadan inerek çalılara koştu üzerindeki kostümü çıkarıp oraya bıraktı.Bunu gören çocuk şaşkınlıkla Elisa yı izliyordu. Elisa geri döndü arabaya binerek eve gitmek üzere yola devam etti.Araba eve vardığında hiç bir şey olmamış gibi içeri girdi Odasına çıktı. Bayan Leagon a da yeni bir kitap almak için çıktığını ama istediği kitabı bulamadığını söyledi.
Çocuk bir saat içerisinde gördükleri karşısında kendi kendine
-Vay canına bu yaşlı bir bayan değilmiş. Acaba neyin peşindeydi. dedi.
Kapıda duran levhada ''Leagon malikanesi'' yazıyordu.Çocuk buranın Leagonlara ait olduğunu öğrenmişti. Ayrıca yerde parlayan sarı ve pembe taşlı bir küpe gördü.
-Değerli bir şey sanırım bu küpe bu bayanın olmalı dedi. Cebine koydu kostümlerin bulunduğu yere geldi. Çalıların arasından alarak,tekrar bulunduğu yere dönmek için yol kenarında bekledi.Kısa bir bekleyişin ardından bir araba gördü.Durması için işaret etti.Araba yanaştığında
-Bayım lütfen beni cadde üzerindeki sanat atölyelerinin olduğu yerde bırakabilir misiniz?diye sordu.
-Tabi bin bakalım.
-Teşekkür ederim efendim.
-Bir şey değil.
Çocuk sanat atölyelerinin önüne vardığında arabadan inerek iki sokak arkasında olan Richard ın gizli atölyesinin kapısından içeri girdi.Tabloyu ve bıçağı fark etti.Şüpheleri doğru çıkmıştı.Kendi kendine;
-Evet bunu o genç bayan yaptı.Bay Richard a söylemeliyim.dedi.Koşarak oradan ayrıldı. Richard ise tüm hazırlıkları tamamlamıştı.
Yeni tablolarını galeriye göndermek için atölyenin yolunu tuttu.İçeri girdiğinde en sevdiği tablosunun bıçaklanmış olduğunu gördüğünde dehşete düştü. Yanında duran şalı ve eldiveni bulunca bunu Candy nin yaptığını anladı. Atölyeyi kilitleyerek arabasına bindi ve kliniğe gitti. Oysa ki Candy klinikten ayrılmış,acil de yatan hastalar için hastanelerden birine serum almaya gitmişti. Tam bu sırada Terry de Candy e akşam Louısa ile kendisini izlemek için ona tiyatro biletlerini getirmişti.Kapıda Richard la karşılaştı. Richard ın telaşlı olduğunu görünce merakla sordu.
-Richard senin burada ne işin var?Dostum çok gerginsin.Ne oldu?
-Candy o kız bir şeytan
Terry şaşırmıştı.
-Ne demek istiyorsun?
-Candy benim atölyeme girip tablomu parçaladı.
-Bu olamaz Candy asla böyle bir şey yapmaz.
-Öyle mi?Peki bu şal ve eldiveni tablomun yanında buldum.
-Ama bu Candy e hediye ettiğim eldiven
-Evet Terry atölyemi sen, ben, Candy ve Louisa dan başkası görmedi. Biliyordu. Öyle değil mi?
-Evet ama Candy bunu yapacak kadar vahşi ve kötü olamaz.
-Olmuş dostum.Hem de şeytan olacak kadar
-Hayır bunu Candy ile konuşmalıyım.
-Richard sakin ol.
-Sakin olmak mı?Nasıl olabilirim.Bir hafta kaldı.Daha çok işim var.Ne yapacağım şimdi?
Terry endişelenmişti. Candy e inanıyordu.Fakat bunu kim yapmıştı. Mektup ve şimdi de bu resim dedi kendi kendine Elisa dan şüphe ediyordu.Ama Elisa gizli atölyenin yerini nereden bilecekti. Bu düşüncelerle boğuşurken Candy kliniğe döndü ve acele ile içeri girdi. Richard onu gördüğünde öfke ile atılacaktı ki Terry onu durdurdu.
-Candy seninle acil konuşmam gerekli
-Terry senin oyunda olduğunu sanıyordum.
-Hayır. Akşam saat 9 da. Sana bu biletleri getirdim. Louisa ile seni alacağım. Fakat bir şey oldu.
-Ne oldu? Terry
-Candy biri Richard ın atölyesine girip onun en önemli tablosunu parçalamış.Açıkçası bunu senin yaptığını düşünüyor.
-Hayır bu doğru değil Ben yapmadım. Asla böyle bir şey de yapmam Richard her nedense hep beni suçluyor.
Richard atıldı.
-Öyleyse kim yaptı.Bunu sadece sen ve Louisa biliyordu. Terry ve kendimden şüphe edecek değilim ya!
-Bilmiyorum. Richard ama yemin ederim. Ben yapmadım.
-Peki bu şal ve eldiven senindi. Tablomun yanında buldum.Hatırladığım kadarıyla onu takmıştın.
-Evet ama şal başımdaydı.Onu hiç çıkarmadım.Eldivenlerde elimdeydi.
-Ama bu nasıl olur.Onları çıkarmadın ise orada nasıl olabilirler?
Terry:
-Hatırladım.Evet Richard Candy doğru söylüyor.Onu hiç çıkarmadı. Ayrıca Louisa ile alışveriş 'e gittiklerinde başındaydı.Elinde de eldivenler vardı.
Richard:
-O zaman daha sonra girmiş olabilir misin?Girdin Parçaladın ve bizden sonra eşarbı orada bıraktın.
Candy :
-Hayır bu doğru değil sizden sonra atölyeye gitmedim. Buna Louisa şahit sizden sonra tüm gün benimle idi.Ona sorun.
-Öyleyse sen yapmadıysan kim yaptı?
Terry.
-Atölyeye gidelim. Belki bir ip ucu buluruz.
Richard:
-Pekala gidelim.
Terry ve Richard apar topar arabaya binerek atölye ye gittiler.Kapıda onları gören çocuk koşarak Richard ın yanına geldi.
-Bay Astor!Bay Astor! durun lütfen
-Sen de kimsin?
Benim adım Thomas buralarda bana hafiye Thomas derler. Ayrıca sizin bir hayranınızım.
-Ne hayran mı? Sen burayı nereden biliyorsun?
-Sizi tanıyorum. Atölyenizi de gördüm.Meraklı bir çocuğum ben sizi takip ettim. Sizinle konuşmak eserlerinizi de görmek istedim.
-Yoksa içeri giren sen miydin?
-Yoo bayım yanıldınız.Ben bir hafiyeyim.
Richard, bunu duyunca gülmeye başladı.
-Demek hafiyesin. Öyleyse söyle bakalım.
Thomas gördüklerini esrarlı bir biçimde anlatıyordu.
-Bakın bayım bu sabah buraya bir kadın geldi.Yaşlı bir kadındı.
Richard:
-Yaşlı mı?
-Evet. Atölye ye girdi ve 15 dk sonrada çıktı.Onu gizlice takip ettim Arabasına bindi.Araba yol kenarındaki ağaçların arasında durdu.Çalıların arasına girdi ve üzerini değiştirdi.Kostümünü çıkarmıştı. Yani ben onu gerçekten yaşlı bir kadın sandım. Arabaya bindi. Yola çıkmadan ben de arabanın arka tarafına saklandım.Nereye gideceğimizi merak ediyordum.Bir süre sonra araba Leagon malikanesinde durdu ve kumral genç bir bayandı. Arabadan indi.Çok heyecanlıydı. Acele ediyordu.
Terry:
-Leagon malikanesi mi?
Thomas:
-Evet Bayım.Gelin size kostümleri de göstereyim. Onu takip ettikten sonra geri döndüm.Kostümleri çalıların arasından alıp çuvala koydum. İşte buyrun o kostümler
Thomas atölyenin arkasına koyduğu kostümleri çıkardı.
-Çuvalı açıp bakın isterseniz. İlginç bir bayan doğrusu
Terry ve Richard çuvalı açıp içine baktılar. Kostümler içindeydi.
Terry:
-Anlaşıldı. Elisa bu
Richard:
-Bu olamaz O bunu nasıl yapar?
Thomas.
-İşte buyrun bu küpe o bayandan düştü.
Richard, küpeyi görünce Elisa nın olduğunu anladı. Şaşkınlıktan ne yapacağını bilmiyordu.Biraz düşündükten sonra Leagonların malikanesine gitmeye karar verdi.
Terry:
-Sağ ol Thomas büyük bir iş başardın. Al bakalım sana bir peni
Richard yıkılmıştı. Kadınlara güvenilmeyeceğini bir kere daha anlamıştı. Terry de dostuna çok üzülmüştü.
Terry:
-Richard onunla konuşmalısın.
-Evet şimdi oraya gidiyorum. Kostümleri bana ver.
-Lütfen kötü bir şey yapma Richard.
-Merak etme ben ne söyleyeceğimi biliyorum.
Richard arabasına binerek Leagon malikanesinin yolunu tuttu. Elisa Richard' ı pencereden gördü, heyecanla kapıya koştu.
-Ah! Richard hoş geldin. Canım.Seni görmek ne güzel
-Merhaba Elisa ben de seni gördüğüme sevindim.
-Nasılsın?
-Çok merak ettiysen söyleyeyim. Hiç iyi değilim.
Elisa şaşırmıştı.
-Neden bana bağırıyorsun?Ne oldu?
-Sen ne olduğunu biliyorsun.
-Neyi?
-Daha ne kadar iyi kız rolü yapacaksın Elisa
-Ne demek istiyorsun?
-Bu sabah erkenden atölyeye geldin.Tablomu parçaladın.
-Sana inanmıyorum Richard bunu nasıl söylersin. Benim böyle bir şey yapabileceğime nasıl inanırsın.
Richard cebinden çıkardığı küpeyi uzattı.
-Bu küpe sana ait değil mi?
Elisa korkuya kapılmıştı.
-Şey ben..
-Kostümlerini de al bunlar senin olmalı.
-Ama ben
-Hiç bir şey söyleme Elisa sen gerçekten kötü birisin.Masken düştü.Nasıl yapabildin?
-Ben yapmadım.
-Yalan söyleme seni görmüşler. Suçu Candy e atmak istedin.Amacın onu kötü göstermekti.
-Hayır bunu o yaptı.
-Kapa çeneni Elisa hala yalan söylüyorsun. İtiraf et.
-Şey ben ne söyleyebilirim.
-Ama neden Elisa seni sevdiğim halde bu kötülüğü niçin yaptın? Senden nefret ediyorum.
-Hayır bu Candy nin suçu bizi birbirimizden ayırmak için yaptı.
Richard öfkeden çılgına dönmüştü. Şiddetle Elisa ya vurdu.
-Hala bana yalan söylüyorsun. Elisa sen çok kötü birisin. İnsanların mutluluklarını kıskanan biri
Elisa ağlamaya başladı.Dudakları titriyordu. Hizmetçi onları görmüştü. Yanına geldi.
-Ah Bayan Elisa ne oldu size?dedi.
-Richard ,senden ayrılıyorum Elisa dedi ve koşarak arabasına bindi.Oradan ayrıldı.Hizmetçi Elisa yı alarak odasına çıkardı. Yatağına yatırdı. Çok kötü görünüyor, ağlıyordu.Yaşadığı bu durum yüzünden depresyona girmişti. Tüm gün boyunca odasından çıkmadı. Richard Candy' e kendisini suçladığı için özür diledi. Sergiye katılmaktan vazgeçti.Evine gitti. Odasına kapandı. Derin düşüncelere daldı. Terry arkadaşının düştüğü duruma çok üzüldü. Candy de bu olayı akşam olduğunda Louisa ya anlattı. Louisa hiç şaşırmamıştı.
-Bak!Candy Elisa yı çok iyi tanıyorum.Bunu neden yaptığını da iyi biliyorum.
-Neden acaba Louisa neden?Ben ona ne yaptım?
-Anlamıyorsun Candy Elisa evin tek kızı. Tek bir kız olmak şımarık olmaktır. İlgiyi kendi üzerine çekmediği zaman kıskançlık yapıyor.Çünkü sen ilgi odağısın.
-Ben ona bir şey yapmadım ki!
-Evet yapmadın ama mutlusun Candy insanlar kendileri mutlu olamadığında başkalarının mutluluğunu kıskanır.
-Sanırım haklısın şimdi anlayabiliyorum.
-Elisa ile yaptığım arkadaşlık boyunca onu iyi tanıdım. Annesi onu şımarttı. Bir Lady olabilmesi için ona yüklendi. Bayan Leagon ın katı kuralları vardır. Bir çok kez ona sert ve kuralcı davrandığını gördüm.İşin derinliklerinde sevgisizlik yatıyor. Candy Elisa yı kimse sevmiyor. Richard onu seviyordu ama kıskançlığı yüzünden onu da kaybetti.
Candy birden onunla geçirdiği zamanları hatırladı. Annesinin onu yetiştirdiği tarzı ve bayan Ponny nin kendisine olan yetiştirme tarzı farklıydı. Anthony de annesinin sevgisi ile büyümüştü. Terry anne sevgisinden uzak kalmıştı. Her şey de sevgi yoksunluğu vardı. Elisa Anthony i seviyordu. Ama o Elisa yı sevmiyordu. Terry de onu sevmemişti. Richard da şimdi ondan nefret ediyor. Candy bu düşünceler arasında heyecanla;
-Louisa ben Elisa ile konuşmak istiyorum.dedi.
-Neden?
-Bunlara sebep benim ondan
-Hayır Candy bu doğru değil,bunu yapma eğer yaparsan daha kötü olacak. Bırak bunu kendisi halletsin.
-Ama..
-Hayır Candy beni dinle buna sebep annesi onu bu hale getiren o Yıllar boyunca lady olma kuralları yüzünden kaç genç kız aynı acıları yaşadı biliyor musun? Candy zengin bir çok ailenin kızı olmadığın için şanslısın.
-Sanırım haklısın Louisa Annie de bu durumdan şikayetçi oldu. İlk başlarda güzeldi ama sonra...
-İşte şimdi beni anladın Candy. Bu Leagonların sorunu bırak onlar halletsin.
Candy Louisa nın söylediklerini kısa bir an düşündü.
-Pekala Louisa senin söylediğin gibi olsun dedi.
-Şimdi yemeğimizi yiyelim. Harika bir çorba ve soslu makarna yaptım.
-Sahi mi? Makarnaya bayılırım. Salata da benden..
-Öyleyse mutfağa Candy .
-Peki ha ha ha
ELİSA GÜNAH ÇIKARIYOR
Candy ,Louisa ile yemekte iken Elisa ise yaşadığı olay yüzünden büyük üzüntü duyuyordu. Yemek yemedi.Kimse ile konuşmadı. Annesi onunla konuşmak istedi. Ama odasına kimseyi almadı.Aradan geçen bir günün ardından Neil da Elisa ile konuşmak istese de Elisa istemiyordu. Günlerdir yemek yemiyor,uyuyamıyordu.Giderek ciddi anlamda depresyona girmeye başlamıştı.Annesi ve babası durumu anlamış,hastaneye götürmüşlerdi.Bayan Leagon,Bayan Elroy a haber verdi.Aynı zaman da Archie ve Annie de haberi almışlardı. Stear ve Bay Albert da hastaneye gelerek Elisa yı görmek istediler.Fakat Elisa kimse ile görüşmek istemedi.Bu durum karşısında bayan Leagon Richard ı ziyeret etmeye karar verdi. Fakat Richard görüşmeleri reddetti. Bayan Leagon çaresizce hastaneye döndü.Doktorlarla görüştü. Annie Archie ve Staer ,Candy e olan biteni anlattıklarında Candy durumu anlamıştı. Elisa yı ziyaret etmeye karar verdi. Louisa onu durdurmaya çalışsa da Candy onu dinlemedi.
Archie:
-Elisa yı hiç böyle görmemiştim.
Annie:
-Ben de öyle sanırım büyük bir duygusal travma geçiriyor.
Candy :
-Onu ziyaret etmeliyim.
Louisa :
-Hayır Candy senden nefret ediyor. Yanına gidersen daha kötü davranabilir. Hırçınlaşabilir.
Candy:
-Öylece bu duruma sessiz kalamam benden nefret etse de ona yardım etmeliyim.Bu benim görevimin bir parçası ben hemşireyim. Hastalara duygusal olarak da dokunmak zorundayım.
-Hastalara bakmak görevin Elisa ya değil.
-Bunu nasıl söylersin.Ona öfkeli olduğun için böyle söylüyorsun.
-Hayır Candy sana daha önce de söyledim. onu iyi tanıyorum.
-Bana kalırsa çok fazla değil. Gidip onunla konuşacağım.
-Pekala Candy şans seninle olsun.
Candy üzerini değiştirdi. Elisa 'yı ziyaret etmek üzere yola çıktı. Yoldan geçerken bir buket çiçekte almayı ihmal etmedi.Hastaneye vardığında bayan Leagon onu görür görmez öfke ile karşıladı.
-Senin burada ne işin var Candy Her şeye sen sebep oldun. Defol git buradan seni görmek bile istemiyorum.
-Lütfen bayan Leagon onunla konuşmama izin verin.
-Asla! Hemşire! Hemşire!
-Buyurun efendim bir sorun mu? var.
-Derhal bu kızı buradan çıkarın.
-Ama bayan Leagon lütfen bu çok önemli..
-Hayır! git buradan Candy ve asla geleyim deme!
Candy apar topar hemşireler tarafından odadan çıkarıldı. Elisa ise derin bir uyku halindeydi.Kabuslar görüyordu.Kabuslarında şeytanların onu rahat bırakmadığını,bugüne kadar yaptığı kötülükler yüzünden onu rahatsız ettiklerini görüyordu.Günlerdir bu böyle devam etti. Elisa bir sabah büyük bir çığlıkla uyandı.Annesi çığlığını duyar duymaz yanına koştu.
-Elisa iyi misin? Elisa lütfen bana bak. Buradayım.
-Anne beni yalnız bırakma çok korkuyorum.
-Buradayım Elisa sakin ol.Hepsi geçecek.
-Anne su istiyorum.
-Tamam Elisa
Bayan Leagon komidin üzerinde duran sürahiden bir bardak su alıp, Elisa ya verdi. Elisa ter içindeydi. Hemen hemşireleri çağırdı. Onlardan Elisa nın üzerini değiştirmelerini istedi.Hemşireler Elisa nın üzerini değiştirip yemek yedirmeye çalıştılar sadece sıvı gıda alabilen Elisa aldığı ilaçların ardından tekrar uykuya daldı. Geçen on dakikadan sonra durumu ağırlaşıyordu. Candy haberi alır almaz. ona Richard ın yardım edebileceğini düşündü ama Richard onu görmemekte gururlu davranıyordu. Candy çaresiz her şeye kayıtsız kaldı. Elisa tekrar kötü kabuslar görmeye başladı.Sürekli bağırıyor,terliyor ve inliyordu.Bayan Leagon kiliseden acil olarak bir rahip getirdi.Bayan Leagon ve rahip Elisa için dua etmeye başladılar.
Rahip :
-Evet Bayan Leagon şimdi onun için dua edelim. Söylediklerimi tekrar edin lütfen
Bayan Leagon:
-Peki efendim.
Rahip ve Bayan Laegon Elisa için dua etmeye başladılar. Bu sırada Elisa kötü kabuslar görmeye devam ediyor, yaptığı kötülüklerin cezasını çekiyordu. Bırakın beni bir daha asla yapmayacağım diye bağırıyor, terliyor ve titriyordu. Rahip durumu anlamıştı.
Rahip:
-Neden olduğunu anladım.Bu kız tanrı tarafından cezalandırılıyor. Kötü şeyler yapmış olmalı Bayan Leagon
-Bu olamaz benim kızım öyle şeyler yapmaz.
-Lütfen saygılı ve sessiz olun.Dua etmeye devam edin. Yada beni onunla yalnız bırakın.
Bayan Leagon endişeliydi.Rahibi yalnız bırakıp doktorlarla görüştü.Doktorlar sadece beklemekten yanaydı. Archie Stear ve Annie yaşananları öğrendiklerinde Candy e anlattılar. Candy Bayan Ponny nin dua ederken ona söylediklerini hatırladı.Tekrar Elisa yı ziyaret etmeye karar verdi. Ne olursa olsun onu görmeliydi.Gizlice hastaneye odasına girdi.Hemşire ve bayan Leagon odada yoktu. Dışarıda bekliyorlardı. Candy Elisa nın vücudunu muayine etti. Saçlarını okşadı ve yüzündeki teri sildi. Boynun da taşıdığı Bayan Ponny nin verdiği meryem ana kolyesini yastığının yanına bıraktı.Tanrıdan onu affetmesi için dua etti.Sessizce odadan ayrıldı.Ertesi sabah Elisa gözlerini araladı. Pencereden süzülen güneş ışıkları yüzünde dans ediyordu.Hemşire odaya girdi.Doktoru çağırdı.
-O uyandı efendim.dedi.
Bayan Leagon bunu duyduğunda hemen odaya girdi.
-Elisa iyi misin? Yanındayım canım dedi.
Doktor içeri girdiğinde Elisa nın sağlığının iyi olduğunu söyledi.Hemşirelere;
-Artık iyi durumu atlattı.Şimdi yemeğini getirebilirsiniz.dedi.
Bayan Leagon :
-Nasılsın Elisa iyi misin?diye sordu
Elisa annesine baktı ve sessizce;
-Candy i görmek istiyorum anne dedi. Bayan Leagon şaşkınlıkla
-Bu olamaz hayır bunlara o sebep oldu. Elisa
-Lütfen anne!
Rahip ve doktor Elisa nın yanına geldi ve isteğinin yerine getirilmesini istediler.Bayan Leagon kızının tekrar hastalanmaması için kabul etti. Candy haberi alır almaz hemen hastaneye geldi. Elisa nın yanına vardığında ona baktı.
-Merhaba Elisa nasılsın? Beni görmek istediğini söylediler.dedi.
Elisa yatağında doğruldu.Annesine sadece Candy ile kalmak istediğini söyledi. Archie Staer Annie ve Bay Albert da hastaneye gelmişlerdi ve onlarda Elisa nın Candy i görmek istemesine çok şaşırdılar. Hatta endişe ettiler. Elisa Candy e tebessüm etti.
-Lütfen yanımda otur Candy
-Pekala Elisa
Elisa kısa bir an düşündükten sonra;
-Ben çok kötü biriyim Candy sana çok kötü şeyler yaptım.
Candy şaşkınlıkla ;
-Elisa ama..
-Lütfen dinle Candy biliyorum ve kötü olmamın bedelini ödüyorum.
-İyi olacaksın Elisa ben onları unuttum bile..
Elisa:
-Hayır Candy bana dürüst ol lütfen yıllardır kendimi tanıyamamışım.Hep bir lady olma üstün olma arzusu yüzünden mutluluğun ne olduğunu anlayamamışım.Sen neşeli en ufak şeyden bile mutlu olabilen birisin.Ben bunun ne olduğunu anlayamadım. Anthony Terry Richard seni sevdiler.
-Elisa Richard bana aşık değil o seni seviyor.Sen bunu yanlış anlıyorsun.
-Candy eğer Terry olmasaydı,Richard sana ilgi duyabilirdi.Kimse beni sevmiyor,çünkü ben kötü biriyim.İçimdeki şeytan beni ele geçirdi.Bunun nedeni sevgisizlik bunu anlayabiliyorum.Tanrı beni cezalandırdı. Candy Artık değişmeye karar verdim.Bundan sonra dost olalım.
Candy Elisa nın dost olmak istemesine çok şaşırdı.Ne diyeceğini bilemiyordu. Bir şans vermek istedi.
-Dost mu? Sahi mi?Beni kandırmıyorsun değil mi? Elisa
-Hayır Candy
-Elbette Elisa artık dostuz.
Elisa gülümseyerek;
-Teşekkür ederim Candy Lütfen beni ziyarete gel.
-Tabi Elisa
Elisa nın bu ani değişimi Candy ve diğerlerini büyük bir şaşkınlığa uğrattı. Archie ve Louisa bu duruma şüpheyle bakıyordu. Annie ve Staer da gerçekçi olmadığını ,ama bir yandan da yaşadıklarından dolayı dersini aldığını düşünüyorlardı. Elisa gerçekten değişmiş miydi? Yoksa geçici bir durum muydu? Bilemiyorlardı. Fakat Elisa gerçekten değişmişti.Aradan geçen günler ve Candy nin sık ziyaretlerinden sonra Elisa bambaşka biri olmuştu.Sağlığına kavuşmuş,yenilenmiş,mutlu görünüyordu. Candy i evine bile davet etmiş, yaşadıklarını paylaşıyordu. Candy ise ona hala güvenmiyor,şaşkınlıkla bakıyor,iyi davranmaya özen gösteriyordu.Bayan Leagon bu duruma şaşırmıştı ama Candy den de hoşlanmıyordu.Eve gelmesinden rahatsızlık duyuyordu. Archie ve diğerleri de Elisa nın Tanrı tarafından cezalandırıldığını anlamışlardı Elisa nın anlattıklarından bunu çıkarıyorlardı. Richard ise Elisa nın iyi olduğunu öğrendiğinde bu duruma sevinmişti.Ama hala güvenemiyor,affetmekte kararsız kalıyordu. Candy ısrarla Richard ı ziyaret ederek ondan Elisa yı affetmesini rica etti.Artık tamamen değiştiğini söyledi. Richard biraz düşündükten sonra Candy nin ısrarı üzerine Elisa yı ziyaret etti. Elisa bu ziyarete çok sevindi. Candy e de teşekkür etti. Elisa ile bir süre sohbet eden Richard ondaki değişikliği görünce ilişkisine devam edeceği konusunda bir karar verdi. Candy bunu kutlamak için bir parti düzenlemek istedi. Elisa çok mutlu oldu. Annesi de onun bu mutluluğuna ilk defa şahit oluyordu.
CANDY NİN SINAVI
Candy sınavları yaklaştıkça geriliyordu. Elisa nın parti kutlamasını 1 hafta ertelemişlerdi. Patty Candy nin yoğun çalışma temposu yüzünden onu aralıksız çalıştırıyordu.
-Ah Patty seninle bir türlü bir araya gelemedik. Sana gelip ders çalışıp güya hazır olacaktım.
-Merak etme! Candy ben seni hazırlayacağım. Zaten ben çok çalıştım. Sana da anlatırken tekrar etmiş olacağım. Louısa da bizimle oda öğrenmiş olacak.
-Annie ne durumda
-O hazır Candy evde tekrar yapıyor.Hem bu ilk sınav diğer sınav iki hafta sonra merak etme başaracaksın Candy
-Umarım Patty
Candy Patty ile birlikte gece gündüz çalıştı, bu arada Bay Martin de hastalarla Louisa ile birlikte ilgileniyordu. Louisa akşamları onlara katılıyor, gündüzleri de Bay Martinle çalışıyordu.Sınav günü geldiğinde Candy dua etti ve sınav sorularını rahatlıkla cevapladı. Patty ve Annie de sınavdan sonra soruların kolay olduğunu iyi sonuçlar alabileceklerini söylediler. Candy soruları rahatlıkla cevaplamasına rağmen yine de tedirgindi.
Patty:
-Neyin var? Candy
-Umarım hepsi doğrudur.Kolay sorulardı ama yine de tedirginim. Patty
-Yapma Candy bitti işte bütün bir hafta çalıştık.Haftaya sonucu öğreniriz.Hem diğer sınav var.ona çalışacağız.
Annie:
-Elisa için bir parti hazırlığı yapacağız.
-Evet belki bu bizi rahatlatır.
Patty:
-Merak etmeyin bu sefer ki sınav daha kolay olacak.
Candy:
-Umarım.
ADLEY MALİKANESİNDE GİZLİ BİR ODA
Staer odasında yatağına uzanmış bir türlü uyuyamıyordu. Yatağından kalktı ve pencereye yöneldi. Gökyüzünde ay ve yıldızlar parlıyordu. Patty i düşünüyordu. Birden bir kapı açıldı. Merdivenlerden yukarı çıkan ayak sesleri
duyuldu. Staer seslere kulak verdi.Yavaşça ayak uçlarına basarak kapıya yöneldi.Kulağını kapıya dayadı ve sessizce sesleri takip etti.Sesler bittiği anda kapıyı açmak üzereydi ki,bir kapı kilidi sesi duyuldu.Kapı yavaşça açılıp kapandığı anda Staer kendi odasının kapısını açtı ve kapısının aralığından kim olduğuna baktı.Kimsecikler yoktu.Tekrar kapıyı kapattı.Bir süre düşündükten sonra saatine baktı.Saat gecenin yarısını çoktan geçmişti.Tekrar kapıyı açtı ve koridora çıktı.Sessizce merdivenlerden çıkarak sesin geldiği yöne doğru ilerlemeye başladı. Merdivenin yukarısına baktığında en üst kattan bir ışık süzmesinin merdiven boşluğunu aydınlattığını gördü.Işığı takip etti ve koridorun sonuna vardığında bir odanın olduğunu fark etti. Çok güçlü bir ışık yanıyor ve kapı altından süzülüyordu. Staer bu odanın varlığını yeni fark ediyordu.Parmak uçlarında ilerlemeye devam etti. Odaya yaklaştı. Kapı hafif aralıktı. Aralıktan içeri baktı. Bayan Elroy u gördü.Çok şaşırdı. Bayan Elroy kendi kendine konuşuyor,ağlıyordu. Staer şaşkın bir halde kalakaldı.Nefesini tuttu ve izlemeye devam etti. Kendince düşüncelere daldı.
-Elroy hala neden burada ve niçin ağlıyor.? O duygusuz bir kadındı.dedi Bayan Elroy elinde kalın ve büyük bordo renkte kitaba benzeyen bir şey vardı. Sayfaları çeviriyor,neden diyor ve ağlamaya devam ediyordu. Staer ne olduğunu anlamaya çalışsa da çözemiyordu. Bir süre izledikten sonra bayan Elroy ayağa kalktı elindeki bordo renkli kitaba benzeyen şeyi kasaya koydu. Staer bunu görünce merakla baktı. O da ne dedi? kendi kendine bir kasa burada ne işi var?Halam bir şey saklıyor olmalı dedi.Bayan Elroy kasayı kapatıp,tam kapıya yöneliyordu ki Staer yavaşça oradan ayrıldı ve hızla odasına koştu.Aradan geçen kısa bir zamanın ardından Bayan Elroy odayı kilitleyerek kendi odasına girdi. Staer korkuya kapılmıştı.Odada ne vardı?Bunu Archie ile paylaşmalıyım.dedi. Yatağına yattı ve uyumaya çalıştı. Sabah uyandığında, kahvaltıdan sonra Archie yi ziyaret etti. Archie onu karşıladığında yüzündeki ifadeyi gördü ve merakla sordu.Olanları anlatmaya başlayan Staer bir yandan anlatıyor.Bir yandan kahvesini içiyordu.
Staer:
-Halamı gördüğümde ağlıyordu.Üstelik elinde kitaba benzeyen bir şey vardı.Tam olarak göremedim. Bu yüzden ne olduğunu anlayamadım.
-A yapma Stear halamı hiç ağlarken görmedim. O duygusuz biridir.Kardeşim inan bana..
-Hayır Archie o ağlıyordu.Bana kalırsa sakladığı bir şey var.Bir sır. Üstelik o odayı ilk defa görüyorum.Üst katta böyle bir odanın varlığını bile bilmiyordum.Yeni öğrendim.
Archie hafızasını taradıktan sonra aklına bir şey gelmiş olduğunu belirten bir ifade ile cevap verdi.
-Hatırlıyor musun? Halam küçük yaşlardan beri yukarı çıkmamamızı söylerdi.
-Evet Archie hatırlıyorum.
-İşte bir gün halam evde yokken o odaya girip bakacağız.
-Ama anahtar onda nasıl alacağız?
-Orası kolay odasını araştırırız.
-Anahtarı aldığımızı anlarsa,hem anahtar nerede saklı bilmiyoruz.
-O zaman o yokken bir anahtarcı çağırıp,kilide uygun olanını yaptıracağız.
-İşte bu olabilir.önce halamı evden nasıl göndereceğiz bir onu düşünelim.
-Aklıma bir şey geliyor ama o kişi bunu yapar mı?
-Kim?
-Elisa
-Elisa mı?Bunun Elisa ile ne ilgisi var?
-Bak Staer halam Leagonlara ziyarete giderse bayan Leagon ve Elisa onu davet ederlerse bizi de o sırada bu işi hallederiz.
-Ama bunu Elisa ya nasıl söyleyeceğiz. Ona güvenebilir miyiz?
-Ben onunla konuşurum.
-Pekala bir dene bakalım kardeşim.
Staer ve Archie bu konuşmanın ardından Elisa yı ziyarete gittiler. Elisa onları sevinçle karşıladı. Bir o kadar da şaşkındı.Neden ziyarete geldiklerini merak ediyordu.
-Ah Hoş geldiniz kuzenler sizi hangi rüzgar attı.Söyleyin bakalım.
Archie:
-Elisa sana söyleyeceklerimiz var bizimle gel.
Elisa Archie ve Starın yüzündeki ifadeden endişelenmişti. Merakla onlara bakıyordu.
-Çocuklar neler oluyor? Neyiniz var?
Archie ve Staer Bay Leagonnın çalışma odasına girdiler. Elisa yı içeri çektiler ve sessizce anlattılar. Elisa duydukları karşısında şaşkındı.
-Elroy hala gerçekten ağlıyor muydu? Staer dedi.
-Evet Elisa o odada bir şey var.Bunun ne olduğunu çözmeliyiz.
-Haklısınız ben de merak ettim. Fakat size nasıl yardımcı olabilirim.
Archie:
-İşte biz de senden yardım istedik. Sen halamı ziyaret etmesini rica edeceksin.Biz de o sırada odayı arayacağız.
-Hımm güzel bir fikir.Fakat bir bahanem yokki ne için davet edeceğim.
-Beş çayına ne dersin.Hem bayan Leagon da katılır.
-Ah evet bu olabilir.Ama Annie de gelmeli Onu lafa tutmak kolay olur.
-İşte bu süper bir fikir.
Elisa:
-Pekala diyelim ki geldi.Siz o sırada bu işi tamamlayabilecek misiniz? Ya bir sorun olursa..
-O haklı anahtarcı hemen ölçüyü alabilecek mi?
Elisa güldü.
-Ah çocuklar siz çok safsınız.Yapmanız gereken anahtarcı 'dan ona uygun bir anahtar alabilmek. Ellerinde kapıları açabilecek yüzlerce anahtar olacaktır. Anahtarcıya şöyle diyeceğiz. Üst kattaki odanın anahtarlarını kaybettik. Acil açmamız gerekiyor.Bize yardımcı olun diyeceğiz. Sonra o uyurken sessizce gireceksiniz.
Staer:
-Sen de o gece benimle kalırsın. Kardeşim beni özlemiş bahanesi ile..
Elisa:
-Yemekte Elroy halaya uyku hapı içireceksiniz. Derin bir uykuda anlamayacak. O uyuduktan sonra oadaya girceksiniz.
Stae:
-Sen gözcülük edersin Archie
-Anlaştık.
Elisa:
-Ben şimdi kendisine bir çay daveti göndereyim. Anneme de söylemem gerekli.
Stear.
Ben de anahtarcı ile konuşayım.
Elisa:
-Yarın saat 4 de davet edeceğim.Bayan Elroy un gelmesi 5 i bulur.En fazla 3 saat kalır. Siz de bu sırada anahtarcıyı çağırın bakalım açabilecek mi?
Staer:
-En geç 8.5 da gelir.Eve gelmeden bir anahtar bulursunuz. yada ellerinde yoksa yapılmasını beklersiniz.
Archie:
Teşekkürler Elisa
-Bir şey değil çocuklar dikkatli olun.
Archie.
-Görüşmek üzere..
Archie ve Staer konuşmalarının ardından şirkete döndüler. Archie Elisa ya güvenmek konusunda biraz şüpheciydi.Staer ise kardeşine hak vermiyor değildi.Bir aksilik çıkmasından endişe ediyordu. Elisa akşam yemekte annesine;
-Yarın Bayan Elroy un bize gelmesini istiyorum dedi.Annesi şaşkınlıkla cevap verdi.
-Neden Elisa Bir sorun mu? var
-Hayır anne biraz değişiklik olur. Annie de gelmeli.Güzel bir 5 çayına ne dersin? Elroy halay a yeni keşfettiğim pastamdan yapmak istiyorum.Ayrıca Richard ı da davet etmek istiyorum. Elroy hala ile de tanışmış olur.
-Peki Elisa bu güzel bir düşünce aferin sana bir haber gönderelim.
-Ben o işi sabah yaptım anne Richard ve Elroy halaya şoför arcılığı ile birer haber gönderdim.geleceklerini söylediler.
-Hımm neden bunu yaptığını daha önce haber vermedin?
-Ah anne bunu kabul edersin diye düşündüm.
-Elisa bundan sonra karar alırken bana da sormayı ihmal etme.
-Özür dilerim anne seni kızdırmak istemedim.Çok ani oldu.
-Tamam Elisa bunu sonra konuşuruz.Hazırlık için hizmetçileri bilgilendirmeliyim.
-Ben onlara haber veririm anne zaten pastamı yapmaya başlayabilirim.
-Ben de biraz dinlenmeye çıkıyorum.
-İyi uykular anne
Elisa Richard ve bayan Elroy un geleceğine dair haber alır almaz Archie ve Stear a haber verdi. Archie ve Staer çok sevinmiş ve heyecanlanmışlardı. Akşam yemek de bayan Elroy bayan Leagon ın davetine gidebileceğini öğrendiğin de birbirlerine bakıp gülümsediler.
Bayan Elroy bunu farkettiğin de merakla sordu.
-Siz neden birbirinize sırıtıyorsunuz bakıyım.
Archie:
-Şey halacım Stear la yarın gölde balık tutmaya gidecektik. Bunun sevinci ile gülüyorduk. Yarın hava çok güzel olacakmış.
-Sakın geç kalmayın çocuklar akşam sizi evde görmek istiyorum.Archie:
-Siz merak etmeyin Elroy hala
-Peki çocuklar ben kütüphanedeyim.
Staer:
-Bizde çalışma odasında olacağız.
-Kolay gelsin çocuklar
-Teşekkürler Elroy hala..
SIR PERDESİ ARALANIYOR
Sabah olduğunda Archie ve Stear bayan Elroy un evden gitmesinin ardından hemen anahtarcının yolunu tuttular.Bay Alberttan da işe gelemiyecekleri için de izin aldılar.Bay Albert a okul ile ilgili işleri olduklarını söylediler. Bayan Leagon ve Elisa tüm hazırlıkları tamamlamışlardı. Annie de kimseye bir şey söylemeden Archie nin söylediklerinden yola çıkarak Elisa ile ne yapacaklarını konuştular. Archie ve Staer anahtarcıya vardıklarında anahtarcıya ne yapacağı konusunda bilgi verdiler.Aradan geçen bir saatin ardından Archie,Stear ve anahtarcı malikaneye vardı ve odaya çıktı.Kilide göre bir anahtar uydurmayı başardı. Archie ve Stear çok sevindiler.Ödeme yapıp anahtarcıyı gönderdiler. Archie ve Stear saate baktıklarında daha çok erken olduğunu düşündüler.Bayan Elroy un gelmesine daha çok vakit vardı.Bu yüzden geceyi beklemek yerine hemen odaya bakmaya karar verdiler. Archie odayı aydınlatmak için kapı kenarında,duvarda duran düğmeye bastı. O da aydınlanır aydınlanmaz,özenle dizilmiş bir takım tozlu eski eşyalar gördüler.Bir kadına ait olduğu süslü olmasından belli oluyordu.
Archie:
-Burası nedir? böyle kime ait?
-Bilmiyorum Archie
-Burada bir kasa var.
-Evet bu o kasa halamın içini açtığı ve o kitaba benzer şeyin olduğu kasa
-İyi ama nasıl açacağız?
-Stear cebinden bir anahtar seti çıkardı.
-İşte bununla
-Onu nereden buldun?
-Ahatarcıdan aldım.Tabi ödünç
-Yani çaldın Stear
-İnan bana kötü bir niyetim yoktu. Halamın evde olmaması büyük bir şans geceyi bekleyip ona yakalanma riskini göze alamam.
Sanırım haklısın. Ama bu anahtarlar başımıza dert olacak.
-Merak etme anahtarcıya düşürdüğünü söyler veririz.
-Bu iyi bir fikir.Pekala ne duruyoruz. Aç bakalım.Bu sır neymiş görelim.
Stear kasayı açtı. İçinde büyük bir albüm gördü.Bu bayan Elroy un baktığı albümdü.Heyecanla;
-İşte Staer bu o dedi.Hemen içinden çıkarıp kapağını açtı ve sayfaları çevirdi. Stear açar açmaz daha önce aile albümünün içinde yer almayan aileden kişiler gördü.Çok şaşırdı.Sırayla sayfaları özenle çevirdi.Yüzü tanıdık birine benzeyen yirmili yaşlarda bir kadın yüzü gördüler.Son derece güzel ve alımlı olan sarı saçlı,mavi gözlü, zarif ve naif bir bedene sahip,bir bayan fotoğrafı vardı. Archie şaşkınlıkla ve hayranlıkla;
-Çok güzel bir kadın bunu daha önceki albümlerde görmedim.Hani şu halamın bize ezberlettiği albüm aile üyeleri bulunan
-Evet kardeşim altta bir isim var ama tozlu olduğundan tam seçemiyorum.
Ben bakabilir miyim?Belki seçebilirim.
-A tabi Archie gözlerim eskisi gibi görmüyor.
-Staer seni kırmak için söylemedim.
-Yoo kırılmadım.
-Pekala öyleyse bir bakalım
Archie resmin altındaki yazıya doğru eğildi.İsmi okudu.
-''Dolares Adley'' yazıyor dedi.
-Bu ismi hiç duymadım Archie
-Evet ben de öyle
-Ama benim merak ettiğim halamın neden ağladığı bu genç bayanı tanıyor olmalı.
-Evet tanıyor,bu isim senin de söylediğin gibi şu bize gösterdiği albüm herkesin ismini bilmek zorunda olduğumuz.
-İşte şimdi oldu deminden beri söylüyoruz.
-Neyi?
-Bu genç bayan aileden biri görünen o ki halamın bizden sakladığı ve bizim de bilmememizi istediği bir sır var.
Bunu öğrenmenin tek yolu bu ismi araştırmak nasıl yapacağımızı da biliyorum.
-Anlamadım nasıl olacak.
-Şirkete gidip aile ile ilgili dosyalara bakıp,bu isim de biri var mı diye bakacağız.
-Güzel kardeşim ama ben nerede olduğunu bilmiyorum.
-Ben biliyorum. Alt katta adleylere ait bir oda var tüm gizli bilgiler burada Albert eğitim konusunda bilgi verirken bana söz etmişti. Yarın Albert toplantı da iken biz de bu odaya girip araştıracağız.
-Tamam hadi halam gelmeden çıkalım.
-Daha gelmesine 1 saat var.
-Biz işimizi hallettik.Yapacak başka şey yok.
-Pekala.
Archie ve Staer odadan çıkıp kapıyı kilitlediler. Herşeyi yerli yerinde bırakmışlardı.Sanki hiç dokunulmamış gibi.Archie evine dönmek istedi. Staerla kalmaktan vazgeçti. Annie yi yanlız bırakmak istemedi.Bayan Elroy eve döndüğünde çok mutlu görünüyordu. Keyifli vakit geçirdiği her halinden belliydi. Archie nin gittiğini bile fark etmemişti. Staer hatırlatma yaptığında cevap bile vermemişti.Yemeği Leagonlarda yemişti. Staer da bunu duyunca bayan Elroy un kuralları ihlal ettiğini fark etti.Ona göre herkes saatin de masada olmalıydı. Bu kuralı unutmuş görünüyordu. Staer hiç bozuntuya vermeden yemeğini yedi ve odasına çekildi. Aklında Dolares adındaki o genç bayan vardı.Bayan Elroy un ise Annie ve Elisa nın güzel zarif ve terbiyeli genç bayanlar olması ile ilgili güzel düşüncelere dalmıştı. Adley ailesi asaletini devam ettirecekti.
ELİSA İÇİN BİR PARTİ
Candy tüm sınavlarını başarı ile tamamladı.Tüm yüklerimden kurtuldum dedi. Annie ve Patty sonuçları öğrendi ve mutluluktan çığlık atıyorlardı.Artık bitti. diye haykırıyorlardı. Archie ve Staer da derslerinin bir kısmını başarmışlardı. Geri kalanlar için tatilde çalışmak zorundaydılar. Sadece 2 hafta daha uzatılmıştı. Candy Annie Patty Elisa ile buluştular. Parti için hazırlık yaptılar.Güzel bir liste hazırladılar. Louısa da öğrendiği tarifleri hazırlamaya koyuldu. Çörekler,pastalar,birbirinden lezzetli yemekler,balonlar ,süsler hazırladılar.Parti Leagonların arka bahçesinde yapılmasına karar verdiler Masalar sandalyeler çiçeklerle süslendi. Neil kız arkadaşı Britany e de haber verdi.Oda çeşitli kanepeler hazırladı.Baharın gelmesi ile her yeri taze çiçek kokusu sarmıştı.Bahçe süslerle ve çiçeklerle cennet gibi olmuştu. Elisa bu parti hazırlığı içindeyken aklına bir piknik yapma düşüncesi geldi.
-Kızlar hazır bahar gelmişken neden bir piknik yapamayalım.
Candy:
-Harika Elisa resimlerimizi de getirir yaparız.
Elisa:
-Resim mi?Ah evet Candy ben ve Richard ne güzel..
-Elisa nın bu sözüne herkes güldü.
Annie:
-Öyleyse resim malzemelerimizi getirip pikniğin tadını çıkaralım.
Patty:
-Ben bir yer biliyorum.Tam bir cennet hatta bir göl kenarı.
Candy:
-Neresi? Patty
-Aslında tam bir göl denemez orasına ''Kuğu Gölü'' diyorlar. Çok zengin bir iş adamı araziyi satın alıp dev bir göle çevirmiş.İçinde kuğular var Çok güzel ve zarifler.Ben birkaç defa gittim. Büyük annemle birlikte sizleri de götürbilirim.
Elisa:
-Harika Patty Beylere de haber verelim Onlar da bize eşil ederler.
Annie :
-Evet bunu için bir gün ayarlayalım.
Annie Patty Candy ve diğerleri tüm hazırlıkları tamamlamışlardı. Parti akşamı herkes doyasıya eğlenmişti.Elisa nın bu kadar mutlu olduğunu daha önce kimse görmemişti.Annesi Bayan Leagon da fark etmiş Elisa yı bu güne kadar fazla sıktığını anlamıştı. Archie Staer la kaldı. Annie de çok yorgundu. Elisa partiden sonra arkadaşlarını bırakmayıp üst katta bir misafir odası ayarladı. Britany bay Albert Patty ve büyük annesi evlerine dönmüşlerdi. Candy Annie ve Staer Archie de Leagonlarda geceyi geçirmişlerdi.Bayan Elroy da Bayan Legon nın yanındaki misafir odasında kaldı.Archie Staer la yapacakları işi konuşuyorlardı.
Archie:
-Albert ın yarın 2 saatlik bir toplantısı var.Tam sırası bu sırada bizde Dolares hakkında bilgi ediniriz.
-Evet Archie hemen planımızı yapalım.
Archie ve Staer planın kusursuz işlemesi için hazırlık yaptılar.Ertesi sabah olduğun da Elisa ya kahvaltıya kalmayacaklarını Albertla toplantıya katılacaklarını söyleyerek evden ayrıldılar.Şirkete vardıklarında Abert ın toplantıya girmesinin ardından alt kata indiler. Staer kapıyı gözlüyordu.Archie dosyaların bulunduğu özel dolabın kilidini anahtarcı dan aldığı anahtarlarla açtı. Staer dosyayı bulmuştu.İçini okumaya başladığında bir an sessizleşti ve dehşete düştü. Archie merakla sordu.
-Ne oldu Staer?
-Oku Archie
Archie okumaya başladığında
-Aman Tanrım bu Dolares Adley bizim teyzemiz mi?
-Evet bu Albert ın diğer kız kardeşi Anthony nin annesinin ikiz kız kardeşi.
-Bizden bunu neden sakladılar.
-Bilmiyorum Archie ilgin bir durum aileden reddedilmiş.
Archie nin gözü pembe renkli mektuplara takıldı.
-Bunlar nedir?
-Bilmiyorum. Açalım bakalım belki bir ip ucu buluruz.
Mektubu açtıklarında acı bir aşk hikayesi ile karşılaştılar. Dolares in Fransız bir adamla ilişkisi olduğu ondan bir çocuk dünyaya getirdiği için aileden dışlandığı yazılıydı. Staer ve Archie okudukları anda birbirlerine bakarak aynı anda
-Çocuk mu? dediler.
Staer:
-Bir varis daha var.
-Evet ama kim?Okumaya devam et.
Mektup da Dolares in çocuğunun elinden alındığı bir başkasına verildiği de yazıyordu. İçinde bebeğin fotoğrafı bile vardı. Ama tam seçilmiyordu. Archie iyice meraklanmıştı. Ama Albert ın toplantı süresi dolmaya başlamıştı. Mektupların sadece bir kısmını okuyabilmişlerdi. Mektupların geri kalınını alarak odadan ayrıldılar.İşlerinin başlarına döndüler. Staer mektupları iş çantasının gizli bölmesine koydu. Akşam olduğunda Archie ,Annie ye Staer la kalcağını söyledi. İşten eve döndüklerinde yemeklerini yediler ve odaya a çekildiler.Mektupları okumaya devam ettiler. Staer mektup da bay Arthur Flecther adında bir isim okuduğunda Archie gözlerini açarak bu ismi duydum. Flecther şirketlerinin sahibi dedi.
-Öyleyse hemen bu adamla görüşelim.
Archie:
-Adresi biliyorum. Şirket arşivinde var.
-Yarın sabah ilk işimiz bu adamla görüşmek.
-Bu damı bulursak sırrı çözeceğiz.
Staer ile Archie mektupları okudukça bayan Elroy un karanlık bir tarafı ortaya çıkıyordu.Ama bu karanlık taraf neydi. Elroy hala bu konunun neresindeydi? Staer mektupları dolabına kilitledi.Sessizce bu düşüncelerle uykuya daldı.
GÜZEL BİR KAHVALTI:
Sabah olduğunda Candy ve Louısa erkenden kalkarak Annie nin evine gittiler. Birlikte harika krepler ve çörekler yaptılar. Elisa yı da davet etmişlerdi. Ama o Richard ile buluşacağını gelemeyeceğini haber verdi. Candy kahvaltı da Hank i ziyaret edeceğini söyledi. Louısa bu ismi duyunca şaşırdı. Hank de kim di?
-O kim Candy?
-Bir arkadaşım Bay Flecther ın torunu.
Louisa çok şaşırmıştı. Candy Louısa nın sakladığı bir şey olduğunu düşündü.Merakla sordu.
-Neyin var?Louısa
-Candy Hank benim erkek arkadaşımdı.
Arkadaşın mı?
-Evet. Babam iflas edince onu terk ettim.Bana çok kızgın.Asla beni affetmeyecek.
Louısa ağlamaya başladı. Candy onu teselli etti.
-İstersen Louısa seni ona götüreyim.
-Hayır Candy o beni asla affetmez.Çok gururludur.
-O iyi bir çocuk olanları anlattığında yumuşayacaktır.
-Ama Candy
-Lütfen Louısa onu ziyarete gidelim.Eve gidip hazırlık yapalım.
Annie:
-Tamam Candy ben de hazırlanayım. Sizinle burada buluşuruz.
-Hadi Louısa eve gidelim.
Candy ve Louısa eve vardıklarında hemen en güzel bahar kıyafetlerini giydiler.Birlikte yaptıkları turtalardan da sepete koydular. Hank i ziyarete gittiler. Hank Candy i karşısında görünce çok mutluydu.Fakat Louısa yı görünce hayretler içinde kaldı.Olanları anlatan Candy Hank ten Louısa yı affetmesini istedi. Hank önce çok zorlandı ama Louısa nın başına gelenleri öğrenince onu affetti. Bu barışmanın ardından Hank onlara küçük bir konser verdi.Güzel bir bahar mevsimi esen yumuşacık bir rüzgar kuşların ağaçlarda cıvıltısıyla birlikte keman sesi birleşiyor,güzel bir ortam ortaya çıkıyordu. Candy e bu keman sesi Anthony i anımsatmıştı.Güzel geçen bir günün ardından evlerine dönen Louısa ve Candy gelecek planlarını konuştular.
***
Archie ve Staer Dolares e ait mektupları okudukça parçaları birleştiriyorlardı. Önce bay Flecther ı şirketin de ziyarete gittiler.Bay Flecther onları görünce tanıyamamıştı.Ama Archie ve Staer kendilerinin Adley ailesinin birer üyesi olduğunu anlatınca bay Flecther çok şaşırdı.Onları çalışma odasında ağırladı.
-Hoş geldiniz çocuklar demek siz bayan Elroy un yeğenlerisiniz.
Staer:
-Evet bay Flecther
Archie:
-Halamı nereden tanıyorsunuz?
Çocuklar halanız ve ben yıllar önceden tanışıyoruz. Şirket ortaklıklarımız vardı.Fakat ben giderek büyüdüm ve ayrıldım.Şimdi konumuza dönelim. Buraya gelme nedeninizi açıklar mısınız?
Archie:
-Bay Flecther biz bu mektuptaki bayanı arıyoruz.
Staer:
-Siz bu bayanı tanıyor musunuz?
Bay Flecther:
-Evet bu bayan Dolares Adley çok güzel bir kızdı. Bayan Elroy onun zengin ve soylu olmayan bir adamla birlikte olduğu için onu aileden sildi.
Staer:
-Nasıl?
-Bakın çocuklar bayan Elroy Dolares i seviyordu. Onu büyük bir ailenin oğlu ile evlendirecekti.Fakat olmadı Dolares karşı geldi.Zaten içinde bulunduğu katı kuralları sevmiyordu. Evden ayrıldı.Sonrada o damla gitti.Bayan Elroy ondan nefret etti. Dolares in bir çocuğu vardı bir kız bayan Elroy onu Dolares ten aldı ama Dolares in haberi hiç olmadı. Bunu ondan gizledik. Cocuğu da eşime verdi. Biz onu bir yetimhaneye bıraktık. Adı şeydi. Yaşlı bir kadın ve bir rahibe ye ait bir yetimhane idi Adı Ponny di sanırım.Bayan Ponny nin evi idi. Evet bu adda bir yetimhane...
Archie:
-Bu bizim bayan Ponny Staer
-Evet kardeşim. Devam edin bay Flecther
Bay Flecther:
-Bir sepetin içine koydum.Karlı bir kış günüydü. Evde ışıklar yanıyordu.Bir çok çocuk vardı.Mutluydular.Onları bir süre izledim.o genç rahibe ve sevimli bayan onlara çok iyi davranıyordu.Bu çocuk için iyi bir yer olduğunu düşündüm.Bu tatlı sevimli kızı da oraya bıraktım.
Archie:
-Bay Flecther acaba onu nasıl bıraktınız üzerinde ne vardı?
-Sarı bir tulum ve yanında da bir bez bebek üzerinde de Candy yazıyordu.Evet iyi hatırlıyorum.Hatta küçük kızın bir de resmi var.Durun çocuklar size göstereyim.
Bay Flecher dolabından küçük kıza ait eşyalar çıkardı. Archie ve Staer a verdi.
Archie:
-Peki Bay Flecther Dolares i nasıl bulabiliriz?
-Onu bulmak daha kolay Elenor Baker onun arkadaşı gidip onunla konuşun ha bu arada onun gerçek adı Carolayn Dolares Adley dir.
Bay Flecther da bazı belgelerde vardı.Onları da verdi. Archie ve Staer eşyaları alır almaz çantaya yerleştirdiler.Bay Flecther a da teşekkür ederek Bayan Ponny nin evinin yolunu tuttular.Bayan Ponny onları sevinçle karşıladı.Birer çay ikram etti. Archie olanları anlattı. Bayan Ponny çok şaşırdı. Candy nin o kız çocuğu olduğunu anladı.Onlara Candy e ait eşyaları verdi. Archie ve Staer Candy nin gerçek bir Adley varisi olduğunu öğrendiklerinde şok olmuşlardı. Dolares Adley onun annesi idi.Hemen bu kadını bulmak için yola çıktılar. Staer ın aklına Terry geldi. Elenor Baker a ulaşmanın tek yolu Terry ile konuşmaktı. Terry nin rol aldığı tiyatro ya gittiler. Terry oyunu bitince onlarla buluştu. Archie ve Staer olanları anlattı. Terry şaşkındı. Candy nin bu durumdan haberi yoktu. Terry e de henüz söylememesini istediler. Terry kabul etti. Archie ve Staer ın uzun konuşmalarının ardından Terry onları Bayan Dolares ile yüzleştirmeye karar verdi. Arabaya binerek Dolares in kaldığı malikaneye geldiler. Dolares tam adı ile Carolayn Terry i görünce çok sevindi fakat Archie ve Staer ı ilk defa görüyordu. Kısa bir merhabadan sonra onları salona alan bayan Carolayn hizmetçiye çay servisi yapmasını istedi. Carolayn Terry i tanıyordu.Ama diğerleri kimdi?Merak ediyordu. Durumu fark eden Terry onları tanıştırdı. Carolyn isimleri duyunca şaşırmış ve endişelenmişti. Terry onu sakinleştirdi ve her şeyi anlatmaya başladı. Carolayn duydukları karşısında sevinmiş ve kızını bulmanın heyecanını yaşamaya başlamıştı. Hemen Candy i görmek istiyordu. Candy ise klinikte idi. Carolayn üzerini değiştirdi. Terry Staer ve Archie yi alarak Candy i ziyarete gitti. Candy ile karşılaştıkları anda Candy e annesi olduğunu anlatan Bayan Carolyn heyecanlıydı. Fakat Candy şaşkın ve korkmuştu. Archie ve Staer Candy le konuştular. Candy anlatılanları can kulağı ile dinliyordu.Heyecanla annesine sarıldı. Hıçkırıklara boğuldu. Bayan Carolayn kızına kavuşmanın mutluluğunu yaşıyordu.Aradan 1 hafta geçmişti. Candy diğer sınavlarını da tamamlamıştı.Artık okul bitmişti.Elisa,Bayan Leagon , Bayan Elroy Candy nin Carolayn nın kızı olduğunu öğrendiklerinde çok şaşırmıştı. Bayan Elroy öfkelenmişti. Archie ve Staerla konuşup, gizli odaya nasıl girdikleri konusunda sorguya çekti. Archie ve Staer odaya girmediklerini şirketteki dosyaları kurcalarken bu isimle karşılaştıkları yalanını uydurmuşlardı.Bayan Elroy Carolayn ı affetmek istemiyordu. Bayan Carolayn da onu affetmiyordu. Bayan Carolayn Candy i kendi nüfusuna geçirmek istedi.Kendi kocasının soy adını verdi. Candy annesiyle kalacaktı.Bay William kardeşine kavuşmanın sevincini yaşıyordu.Mutluydu. Candy artık annesi ile yaşamına devam ediyordu. Durumu bir de Bayan Elenorla konuşan Bayan Caroly nın sevincine Bayan Elenor da katılmıştı.Birlikte Candy Terry Archie Staer la uzun uzun hayatını konuştu. Candy de klinikte bir hemşire olduğunu kendini geliştirmek istediğini söyleyince Annesi ona destek oldu. Aradan iki gün geçmişti.Bayan Carolyn Bayan Ponny i ziyarete gitti. Kızına baktığı için minettar olduğunu ve yaşadıklarını anlattı. Ayrıca Bayan Ponny e yüklü miktarda bağışta bulundu. Rahibe Maria ve Bayan Ponny çok mutlu oldular. Candy çocukların eğitim ve daha iyi şartlarda yaşaması için çalışma başlattı.Artık daha sağlıklı büyüyecekler ve daha çok kimsesiz çocuğu hayata kazandıracaktı. Ona annesi Carolayn Bay Albert Elisa Bayan Leagon Annie Patty,Staer Archie de destek verdiler. Louısa da Candy le birlikte çalışmaya devam etti.Akşam olduğunda Candy annesine Terry olan ilişkisini anlattı. Terry nin kendisi ile evlenmek istediğini söyledi.Bayan Carolayn çok mutlu oldu.Arkadaşının oğlu ile evlenmesi onu mutlu etti.
CANDY EVLENİYOR DÜĞÜN TRAMPETLERİ ÇALIYOR (mutlu son)
Candy düğün için hazırlıklara başlamıştı. Annie ve diğerleri de ona yardım ediyorlardı. Elisa çok güzel düğün çiçeklerinin yapıldığı bir şirketten söz ediyordu. Candy ve Annie yi alarak,bu şirketin yolunu tuttular.Şirketin sahipleri Bayan Jessie ve Bay Barton la düğün çiçeklerinin hazırlanacağı ile ilgili bilgiler aldılar. Bayan Jessie onlara büyük bir katalog çıkardı. Elisa Candy ve Annie bir masaya oturup katoloğ u incelediler.Bir kaç seçenekten sonra karar verdiler.
Elisa:
-İşte bayanlar harika değil mi?
Annie :
-Çok güzel Elisa bu çiçeklere bayıldım.
Elisa:
-Sen ne düşünüyorsun? Candy
-Bence gülleri kullanalım.
-Tamam öyleyse pembe beyaz güllere ne dersin ikisi birlikte daha romantik olur.
-Pekala Elisa
-Sırada davetyeler Candy Davetliler için bir liste hazırlayalım.
-Ama benim tanıdığım fazla kimse yok kasabadan tanıdığım kişiler ve çocukları da ekleyebilirim.
-Ah Candy ben sosyeteden kişiler diyorum.Bak Candy Richard ve Terry nin etrafında tanıdığı bir sürü soylu aileler var. Neyse sen bu işi bana bırak harika bir liste hazırlayacağım.
-Peki Elisa öyleyse bu görevi sana bırakıyorum.
-Şimdi Annem ve bayan Carolay nın yanına gidelim.Bakalım moda evinde güzel gelinlikler buldular mı?
-Hadi o zaman kızlar!Bana yetişin.
Elisa:
-Bekle bizi Cady!
-Hahaha!
Bayan Leagon ve Bayan Carolayn Candy nin gelinliği için ünlü bir moda evi buldular. Bir kaç model seçtiler.
Bayan Leagon:
-İşte bu Carolayn Candy nin zarif bedenine çok yakışacak ne dersin?
-İşte bu zarif şık ve estetik.Üzerine zarif bir fransız danteli istiyorum.Saçlarında da ipekli çiçekler olmalı.
-Bunu da not alalım.
Kısa bir süre sonra Candy Elisa ve Annie de onların bulunduğu moda evine de giderek hazırlıkları tamamladılar. Günlerdir süren provalar ve çalışmalardan sonra büyük düğün için herkes hazırdı. Patty ve Louıisa birkaç aşçı ve hizmetçi ile birlikte düğün pastası
çörekler krepler içecekler hazırladılar.
Patty:
-Harika kurabiyeler yaptın Louısa şu çöreklere bayıldım.
-Sana da öğretirim Patty merak etme Staer a bol bol yaparsın.
-Aslında hep bir pastane dükkanım olsun istedim. Louısa
-Bir tane de biz açalım ne dersin?Patty
-Sahi mi?
-Tabi Candy ve diğerleri de bize katılır.
-Harika! ''Patty ve Candy kurabiyeleri'' ve ''Louısa nın pasta dünyası''
-Hahah! Bu güzel bir isim.
Terry heyecanlıydı.Bay Albert ile birlikte düğün arabasını süslüyorlardı. Archie ve Stear da onlara katıldı.
Archie:
-Bu ne güzel bir araba Terry
-Bu süsleme Richard ın fikri idi.
Archie:
-Zevkli bir adam doğrusu ne de o bir olsa sanatçı
Staer:
-Kesinlikle!
Archie:
-Heyecanlı olmalısın Terry ne de olsa artık damat oluyorsun.
-Evet çok heyecanlıyım.
Bay Albert:
-Ah Terry abartacak bir şey yok. Her şey çok güzel olacak.Rahatla lütfen
-Hey Archie bu balonları ve süsleri kapıyı süslerken kullanırız.
-Tamam Staercığım.
-Hadi bana yardım et.
-Dikkat et Staer uçacaksın. Hahaha!
-Bunları da sen tut Archie
Düğün Bayan Carolayn nın sahil kenarındaki evinin arkasındaki büyük bahçede yapılıyordu.Her yer beyaz pembe güllerle hoş kokulu yasemin çiçekleri ile süslenmişti.Masalarda, sandalyelerde de aynı çiçekler kullanılmıştı.Tıpkı bir cennet bahçesi gibi olmuştu. Annie Patty Louısa Elisa en güzel nedime kıyafetlerini giydiler. Bayan Ponny rahibe Maria yetimhanedeki çocuklar Neil,bayan Leagon ve diğerleri hepsi düğünde idi. Çocuklar için renk renk kurabiye ve şekerler dağıtıldı.Candy ve Terry düğün kıyafetlerini
giydiler ve bahçede yerlerini aldılar.Konuklar mutlu görünüyordu. Büyük bir heyecan vardı. Terry Candy e sonsuza dek evet dedi. Candy de Terry e Yüzükler takıldı.Çocuklar düğünde Candy şarkısını söylediler. Archie ve Staer da onlara eşlik etti. Elisa ve diğerleri de gelin geliyor şarkısını söylediler. Hank müzisyenlerle birlikte vals i başlatmıştı. Candy çok mutlu ve heyecanlıydı.Artık Candy için önünde güzel günler vardı.Tüm yüklerinden kurtulmuş. Yeni bir hayata başlamıştı. Sırada arkadaşları ile gideceği büyük tatil vardı. Archie,Staer Richard Terry Annie Patty Elisa Louısa hatta Hank bile onlara katılacaktı.
Candy Sevinçle yeni evine geldi.Pencereyi açtı yumuşacık kadife gibi rüzgar saçlarını uçuruyordu.Taze havayı içine çekti.İşte artık evliyiz Terry dedi.
-Evet Candy.
Candy düğünden 1 hafta sonra tatile gitmek için hazırlık yapmaya başladı. Candy yeni evinin bahçesini gezdi. Odalara baktı. Her şey çok güzeldi.Annesinin ve Bayan Elenor un hediye ettikleri yeni malikane de Candy Athony i de unutmamıştı. Terry artık onu kıskanmıyordu.Tam tersi Anthony i de sevmeye başlamıştı.Ne kadar zarif bir genç olduğunu daha iyi anlıyordu. Candy yeni evinin bahçesine Anthony nin güllerinden ekti.Bahçıvan ve bir kaç hizmetçi ile birlikte tüm bahçe güllerle bezendi. Candy bu bahçeye onun adını verdi.Şeker Candy adını verdiği gülleri de bahçenin tam ortasına koydu.Çok güzel bir görüntü dedi. Terry.
-Evet onu hep bu güllerle hatırlayacağız tabi teyzemi de..
Terry :
-Artık balayı seyahatine çıkabiliriz. Candy Her şey düzene girdi. Paris İtalya Roma ve Venedik tatili ve diğerleri bizi bekliyor .
-Ah evet bu sefer daha çok eğleneceğiz. Terry
-Evet artık seninle beraber çok mutluyum.Güzel günlerimiz olacak ağlamak yok Candy mutluluk var
-Seni seviyorum Terry
-Ben de Candy
Ertesi gün Candy hizmetçilerle birlikte bavullarını hazırlamıştı. Elisa, Richard ,Neil Britany,Archie Annie Louısa , Hank,Patty,Staer herkes hazırdı. Candy i kapıda konvoy halinde bekliyorlardı. Archie kornaya bastı.
Hadi Candy hazır mısınız? diye seslendi.
Terry:
-Hadi Candy herkes bizi bekliyor.Bavullar arabada her şey hazır
-Tamam geliyorum.
Candy aşağıya indi. Arabaya bindi.Gidelim Çocuklar dedi.
Terry :
-İlk istikamet Fransa (Paris )dedi.
Candy sevinçle bağırdı.
-Bekle beni Paris geliyorum dedi. Terry ve Candy birlikte güldüler.
SON
-
ÖNCELİKLE BU SİTEDE YAZAN ARKADAŞLARA VERY THANKS CANDY NİN YAZARINA SİNİR OLDUM BAHTSIZ BEDEVİ CANDY NİN SONU BÖYLEMİ OLMALIYDI ÇOK EKSİK VAR. NEYSE BEN KENDİMCE BİR ROMAN YAZIYORUM. BİR YAZAR DEĞİLİM AMA OLMAK ÇOK İSTİYORUM. BUNUN İÇİNDE ÇABALIYORUM. AYRICA HAZIRLADIĞIM BİR ROMANIM VAR FAKAT TEKRAR DÜZELTMELER YAPACAĞIM AMA YAZILANLARI OKUYOR SİZİN DÜNYANIZDAKİ BU TATLI HİKAYENİN İÇİNDE SÜRÜKLENİYORUM. CANDY HAYATIMDA İZLEDİĞİM EN GÜZEL HİKAYELERDEN BİRİ ROMANIN YAZARINA BİR SAYGIM VAR . HER NE KADAR KIZSAM DA BÖYLE BİR HİKAYE İLE BİZİ BİRBİRİMİZE BULUŞTURDUĞU İÇİN ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM. BU ONUN ROMANI ONUN HİSLERİ BÖYLE BİTİRDİ. BELKİDE SIKILDI. BİLEMİYORUM. AMA YAZAR, CANDY NİN HALA ONUNLA KONUŞTUĞUNU SÖYLEDİ. DEMEK Kİ HİKAYE BİTMEDİ. ŞİMDİ CANDY BİZİMLE KONUŞUYOR. BİZİM YAZMAMIZI İSTİYOR. ZATEN BİR DEVAMI OLMALI.SİZ DE BÖYLE DÜŞÜNÜYORSUNUZ. BEN HİKAYE Yİ DEĞİŞTİRMEK YERİNE DEVAM EDİYORUM. ÇÜNKÜ UCU AÇIK PARÇALAR VAR. YAZARINA SEVGİLER.
BÖLÜM: 1
CANDY NİN YENİ DÜNYASI
Sabahın erken ışıkları Bayan Ponny nin evini aydınlatıyordu. Her yer taze çiçek kokusu ile doluydu. Candy uyanır uyanmaz,üzerini değiştirdi. Kurin ile beraber koşarak tepeye çıktı.Taze havanın kokusunu içine çekti. Tatlı bir rüzgar saçlarını ve yüzünü okşuyordu.Huzur dolu bir sesle içinden;
-Ah ne güzel! harika bir bahar kokusu burası benim cennetim ve hep öyle kalacak dedi. Candy i seyreden bayan Ponny arkasından seslendi.
-Candy !Candy!
Candy arkasını dönerek cevap verdi.
-Geliyorum bayan Ponny!Hadi kurin gidelim.
Candy,bayan Ponny nin yanına gittiğinde bay Albert ı görünce sevinçle;
-Ah! Bay Albert ne hoş bir süpriz dedi.Bay Albert gülümseyerek cevap verdi.
-Günaydın! Candy seni görmek çok güzel iyi dinlendin mi?
-Çok iyiyim Bay Albert şimdi işe başlama zamanı
Bay Albert emin bir tavırla;
-Ama bugün değil Candy dedi.
Candy şaşırdı.
-Neden Bay Albert?diye sordu.
-Bugün seninle çok önemli bir konuya imza atacağız
Candy meraklı gözlerle Bay Albert a baktı.
-Nasıl bir konu acaba?
-Şu çalıştığın berbat klinik Candy orasını acil olarak restore edilmesi gerektiğini düşündüm.Ben orasının çok da sağlıklı olduğunu düşünmüyorum.Bu nedenle restore ettirmeye karar verdim.Sen ne düşünüyorsun?
-Harika! bir fikir Bay Albert
-Sen yokken biz çalışmalara başladık bile hatta bitmek üzere Candy
Ah sahi mi? Ne güzel
-Ben Bay Martin ile konuştum. O da çok sevindi. Hastalar daha sağlıklı bir ortamda tedavi olacaklar Candy hem yeri bir az daha büyüttük. Daha çok hastan olacak. Şimdi den hazırlansan iyi olur.
-Harika !ne güzel !Çok mutluyum.Bay Albert
-Daha bitmedi Candy sana bir süprizim de var.
-Nedir Bay Albert ?
-Ah Candy sen hiç değişmeyeceksin. Süpriz dedim ya süpriz söylenmez.
-Haklısınız. Bay Albert üzgünüm
Candy kahvaltısını yapar yapmaz.Bay Albert ile birlikte kliniğin yolunu tuttu. Huzurlu ve mutluydu..Acılarını arkada bıraktığı için kendini çok daha hafiflemiş hissediyordu. Candy kliniğe vardığında Bay Martin'i bir grup işçi ile çalışma yaparken gördü.Klinik tamamlanmış gibi görünüyordu.Bay Martin Candy i gördü ve koşarak yanına geldi.Heyecanla;
-Candy Candy! diye seslendi. Candy gülerek cevap verdi.
-Bay Martin! Nasılsınız? Sizi görmek çok güzel
-Seni de öyle Candy Gördün mü? Yeni klinik nasıl? diyerek kliniği gösterdi. Candy sevinçle;
-Burası harika olmuş Bay Martin dedi.Bay Albert ise;
-Bitmiş gibi görünüyor sanırım 3 gün sonra açılışa hazırız.
-Evet Bay Albert dedi piposunu üfleyerek Bay Martin. Candy merakla sordu.
-Ne açılışı bu?
-Çarşamba günü en güzel halinle burada ol Candy büyük bir süprizimiz var sana büyük bir kutlama dedi Bay Martin.
-Kutlamalara bayılırım.Tamam Bay Martin
Bay Albert :
-İstersen içeri girelim Candy bir bakalım yeni yerimiz nasıl olmuş.
-Elbette Bay Albert zevkle
Candy içeri girer girmez gördükleri karşısında neredeyse sevinçten uçacaktı. Her şey yeniydi.Taze boya kokusu içeriyi doldurmuştu. Duvarlar bembeyazdı. Etraf aydınlıktı.Kliniğe getirilen yeni malzemelerde ışıl ışıl parlıyordu. Üstelik tavana doğru baktığında üstte bir kat daha olduğunu fark etti. Merdivenlerden koşarak çıktı.
-İşte bu harika! Ne kadar da büyük bir yer olmuş dedi.Bambaşka bir dünyaydı burası.Hastalarına daha iyi bakabileceğini hayal etti. Yüzünde tatlı bir tebessüm vardı.Sevinçle bağırdı.
-Burası muhteşem! Bay Albert benim yeni dünyam dedi.
Bay Albert
-Sakin ol ! Candy Sanırım sen hiç büyümeyeceksin dedi ve güldü.
-Aslında hiç büyümeye niyetim yok bay Albert dedi Candy neşeyle
Bay Albert pencerenin önüne gelerek bir an düşüncelere daldı.Kısa bir sessizliğin ardından,
-Sana bir haberim var Candy dedi. Candy Albert ın yüzündeki ciddiyeti gördüğünde merakla sordu.
-Nedir? Bay Albert
-Bana sadece Albert de lütfen Candy dedi ve derin bir nefes alarak Terry dedi .
-Terry mi? Ona ne oldu Albert?
-O artık annesi ile çalışıyor Candy gruptan ayrıldı. Candy bir an şaşırdı.
-Sahi mi? Albert şimdi nerede peki?
-Annesi Elenor Baker ile kalıyor.Birlikte yaşıyorlar. Elenor Baker Chicago da kendi adına bir tiyatro kurdu.Profesyonel oyuncularla birlikte bir grup oluşturdu.
Candy derin düşüncelere daldı.Kendi kendine ''o annesi ile birlikte ya Susanna oda onunla ne güzel Terry adına sevindim''.dedi. Bay Albert Candy e baktı ve ne düşündüğünü tahmin edebiliyordu.
-İstersen onu izlemeye gidelim Candy ne dersin dedi. Candy içinde duyduğu özlem hissi ile;
-Sahi mi? Bay Albert bu olabilr mi?Acaba... Candy duraksadı. Hala Terry i sevdiğini anlamıştı. Kurtulamamıştı.Bay Albert
-Tabii Candy siz arkadaşsınız dedi. Candy sevinçle;
-Tamam onu göreceğim dedi.
Akşam olduğunda tiyatronun önü kalabalıktı. İzleyiciler sırayla içeri giriyordu.Az sonra yeşil bir araba yanaştı. İçinden Elenor Baker tüm zerafetiyle arabadan indi. Üzerindeki mavi renkli bir elbise ile bir prenses gibi görünüyordu. Bay Albert Elenor Baker ın yanına giderek merhaba dedi.Bu akşam muhteşemsiniz. Elenor Baker zarif bir edayla karşılık verdi.
-Teşekkür ederim. Bay Albert çok naziksiniz dedi.
Bayan Elenor Candy i gördüğünde gözleri hüzünle doldu.Tatlı ve yumuşak sesiyle;
-Merhaba Candy dedi. Candy üzgündü.
-Merhaba efendim diyerek karşılık verdi. Elenor Baker oğlu Terry nin Candy e olan derin aşkının farkındaydı.Başına gelenleri biliyordu.Yavaşça Candy e doğru yaklaştı ve omuzlarından tutarak,
-Terry ile ayrılmana çok üzüldüm.dedi Candy şaşırmıştı. Konuşmak üzereyken Candy i susturan Elenor Baker sakince;
-Hiç konuşma çocuğum her şeyi biliyorum.Oğlumun Susanna ile mutlu olmadığını mecbur kaldığı için onunla olduğunu seni sevdiği halde vicdanının sesiyle aşkı arasında kaldığını biliyorum. Ama kimse vicdan bile olsa sevmediği biriyle mutlu olamaz Candy inan bana Terry çok acı çekti sende öyle ona gitmelisin. dedi.
-Fakat ya Suzanne bu iyi bir fikir değil efendim.
-Merak etme Candy onlar ayrıldı. Susanna kendisini sevmeyen biriyle yapamayacağını anladı. Terry nin kalbi sendeyken bu nasıl olabilirdi. Hiç bir şey söyleme Candy benimle gel, yoksa onu sevmiyor musun? Onu seviyorsun Candy
Candy nin birden bire gözleri doldu. Elenor Baker gözlerinin içine bakıyordu. Gözyaşları içinde Elenor Baker a sarıldı.
-Evet onu seviyorum. Onu hiç unutmadım efendim.diyerek hıçkırıklara boğuldu.
Elenor Baker:
-Öyleyse gel benimle dedi.Seni ona götüreyim.
-Ama..
-Hadi Candy
Candy bir an durakladı. Duyduklarına inanamıyordu. Terry ve Susaana artık ayrıydı.Birleşmek için hiçbir engel kalmamıştı. Bu bir mucize miydi? dedi Candy kendi kendine Elenor Baker Candy nin gözlerine baktı. Elinden tuttu ve arka taraftaki giriş kapısından kulise götürdü. Kapı açıldığında Terry koridorda Candy i gördü. Şaşkındı.Adeta dona kalmıştı. Candy ise Terry i gördüğünde gözyaşlarını tutamamıştı.Bayan Elenor her ikisinin de elini tuttu ve ellerini bir araya getirdi. Terry Candy nin ellerini avucunda hissediyor ona sarılmak için can atıyordu. Bu bir hayal mi yoksa gerçek miydi. diye düşündü .
Elenor Baker;
-Artık birbirinizi hiç bırakmayın dedi.
Terry, Candy e sıkıca sarıldı. Candy bu anı ne kadar bekledim.Şimdi kollarımdasın bu hayal değil şimdi hiç olmadığım kadar mutluyum dedi içinden Candy ise Terry nin sıcaklığını, kokusunu duyuyor yüreği sevgiyle doluyordu. Bay Albert buna çok sevinmişti.Bayan Elenor a şükranlarını sundu. Elenor Baker artık daha mutlu olduğunu oğlunun mutluluğundan dolayı huzur duyduğunu söyleyerek kulise girdi. Terry Candy e
-Artık birlikteyiz çilli tarzan diyerek kulağına fısıldadı.Her zaman bu sözüne kızan Candy
-Bunu söylemeni bile özlemiştim Terry dedi.Bay Albert onları izliyordu. Birden Terry ile göz göze geldi Terry utanarak,başını kaşıdı.
-Albert seni görmek ne güzel dedi ve sarıldı.
-Seni de öyle koca adam Uzun zamandır görüşmüyorduk. Biliyorsun ben gezmeyi seviyorum.
-Evet öyle ama bir akşam bir yerlerde bir şeyler içeriz değil mi?Albert
-Tabiki Terry eski günlerdeki gibi artık Candy de var.
Terry Candy nin elinden tuttu.Evet artık hiç ayrılmayacağız dedi.
Oyun başlamak üzereydi izleyiciler yerlerini almışlardı. Terry acele ile gitmesi gerektiğini söyleyerek Candy i elinden öptü.
-Görüşürüz çilli tarzan dedi. Koşarak perde arkasına geçti. Candy ve Albert da koltukta yerlerini aldılar.Büyük bir heyecanla oyunu izlediler .Candy oyunun sonunda kapıda Susanna ile karşılaştı.Şaşkındı.Yumuşak bir sesle Susanna
-Merhaba Candy dedi.
Candy başını eğerek karşılık verdi.
-Merhaba Susanna !
Susanna Candy e karşı mahçuptu. Onu Terry den ayırmakla bencilce davranmıştı. Candy ise artık bunların geride kaldığını dost kalabileceklerini umuyordu.
-Seni Terry den ayırmakla bencilce davrandım. Candy
-Bunlar geride kaldı. Artık dosttuz değil mi ? Suzanna
-Zaten hiç düşman değildik Candy dedi.Bay Albert Suzanna yı gördü.
-Nasılsın Susanna diye sordu. Susanna ise
-İyi olmaya çalışıyorum.dedi. Candy e dönerek
-Buralardan gitmeye karar verdim Candy dedi. Candy şaşkınlıkla sordu.
-Neden Susanna?
-Burada tedavi olmam hiçbir işe yaramadı.Tek bacakla yürümek zor üstelik sandalyeye mahkum oldum.dedi. Candy yaşadığı tecrübelere dayanarak Suzanna yı teselli etti.
-Bunun için kendini üzmemelisin Susanna dünyada sakat kalan birçok insan hayat a tutunuyor Ben bir hemşireyim. Çok hasta gördüm.Yaşadığın için Tanrıya şükretmelisin, Seni ayağa kaldıracağım.Sandalyeden kurtulacak en azından tek bacakla yürüyebilecek kimseye muhtaç olmayacaksın.dedi. Susanna gülümseyerek
-Teşekkür ederim Candy sen iyi birisin dedi.
-Artık dostuz Susanna dedi Candy ve ona sarıldı.
Elisa ,ertesi akşam Terry i izlemeye gelmişti.Kulise girmeye çalışıyordu Fakat görevliler onu içeri almamakla beraber kolundan tutup,dışarı çıkarmışlardı.Bu duruma bozulan Elisa sinirinden dişlerini sıkıyordu ki tam bu sırada arkasında duran zarif kumral bir gence çarptı. Genç Elisa yı selamlayarak'' dikkat edin leydim'' dedi Elisa arkasını döndü ve gencin yakışıklılığı karşısında dili tutulmuştu.Bu asil çocuk da kim böyle dedi içinden Genç Elisa' ya yaklaştı.
-Bir sorununuz mu var leydim.dedi. Elisa yakınarak;
-Terry benim arkadaşımdır. Kendisi ile görüşmek istiyorum.Ama izin vermiyorlar dedi.Genç şaşkınlıkla
-Hımm demek Terrius Grandchester sizin arkadaşınız O benim de arkadaşım onunla çok yakınız ben de onu görmeye gidiyordum isterseniz sizi de götüreyim.leydim dedi. Elisa şaşırmıştı.
-A evet ama vazgeçtim.Adınızı bahşeder misiniz beyefendi diye sordu.
-Adım Richard Astor Uluslar arası ilişkilerde Astor ailesi adımızı duymuşsunuzdur. Ya sizin ki leydim
Elisa bu ismi duyunca soylu bir ailenin oğlu olduğunu anladı.
-Adım Elisa Leagon. Leagon ailesinin kızıyım.
-A öyle mi?Sizinle tanışmak benim için bir şeref Leydim.Madem ki içeri girmiyorsunuz o zaman izninizle leydim diyerek uzaklaştı.
Elisa bu gence ilk görüşte aşık oldu.Eve giderken yol boyunca Richard ı düşündü. Richard ise Terry i Kuliste görmüştü.
-Merhaba Terry dedi.
-Merhaba dostum seni burada beklemiyordum.
-Ününü her yerde duymak güzel Terry hayranların kapıda içeri girmek için çabalıyorlar.Güzel leydiler kapılardan kovularak uzaklaştırılıyor.
Terry şaşırmıştı.Kim ?bu acaba diye düşündü.Aklına Candy geldi. Heyecanla kim olduğunu sordu.
-Kimdi? Richard
-Ha adı şey demişti. Leagon ailesinin kızı olduğunu.. ah hatırladım Elisa dedi.
Terry şaşkınlıkla
-Elisa mı? O şeytanın buraya girmediği iyi oldu.
-Bana kalırsa Terry hiç de öyle biri değil
-Ah! dostum insanlar konusunda ne kadar da peşin düşünen birisin onu tanısan böyle düşünmezdin. İnan bana o kızdan uzak dur.Yoksa başın ciddi anlamda belaya girer. diye uyardı Terry
Richard güldü.
-Ah! Terry hiç değişmemişsin dostum.
-Ben senin iyiliğin için konuşuyorum dostum. Richard
-Tamam tamam Terry sen beni hep düşünürsün. Hazırsan çıkalım.
-Hazırım.
Richard ile Terry kulisten çıkıp arabaya binerek uzaklaştılar.
Elisa eve varmıştı. Dalgın ve gülümsüyordu. Neil onu görünce onda garip bir hal olduğunu gördü.
-Neyin var? Elisa çok düşüncelisin.Kardeşim.
-Bu gün soylu ve centilmen bir erkekle tanıştım. Neal O çok yakışıklı biriydi. Astor ailesinin bir üyesi zengin ve asil
-Ah Elisa yine mi aşık oldun. Bana kalırsa çabaların boşa çıkacak.
-Nedenmiş o ?
-Onu nerede gördün Elisa
-Terry nin arkadaşı olduğunu söyledi. Onunla tiyatronun önünde tanıştım.
Neal şaşkınlıkla Elisa ya baktı.
-Terry mi? O zaman bunun olmayacağına garanti ederim. Kardeşim Çünkü onun arkadaşı Candy e yaptıklarından dolayı seninle asla ilgilenmez. Mutlaka seninle konuşmaması için onu tembihlemiştir. Biliyorsun Terry Candy e çıldırıyor.O tam bir belalı okulda Candy i korumak için beni birçok kez tartaklamıştı. Elisa yüzünde sinsi bir ifadeyle Neil a baktı.
-O zaman ben de iyi bir kız gibi davranır Richardın kalbini kazanırım. Terry ide Candy den ayırmak ve Candy nin ağladığını görmek çok güzel olacak dedi.
Neal gülerek;
-Richard Candy den etkilenebilir benim aşık olduğum gibi Elisa
Elisa Neil ın sözlerine sinirlenmişti. Öfkeyle ;
-Ah çok zevksiz birisin Neil O Candy gibi pasaklı birini asla sevmez.dedi. Neil emin bir tavırla kollarını birbirine bağladı.
-Elisa ,geçmişe bir bak Anthony Terry şimdi de Richard sen aşk da hep kaybettin unutma
-Hıh !Bu sefer böyle olmayacak Richard ı ona vermeyeceğim. Onu benden alamayacak
Neil rahat bir tavırla devam ediyordu.
-Elisa, Candy almasa da Richard onu sever emin ol dedi. Elisa bunu duyunca daha da öfkelendi. Bağırarak;
-Sen ne zamandan beri Candy den yanasın söylesene Neil dedi . Neil sakince;
-Ben gerçekleri söylüyorum. Güzel kardeşim sadece gerçekleri hoşça kal Elisa ben odamdayım Annem sorarsa söylersin.diyerek odadan ayrıldı.
-Ah! Neil senden herkesten en çok da Candy den nefret ediyorum.dedi. Elisa nın gözleri öfke doluydu. Ama Richardı düşününce yüreğinde ılık bir sıcaklık hissediyordu. Acaba Richard onu sevecek miydi?
Bayan Leagon eve döndüğünde Candy nin Bay Williamın koruması altında olduğu için ondan kurtulamamaktan şikayetçiydi. Bay Leagon Candy e hak vermişti. Aslında onu sevmişti. Ama bayan Leagon a söz geçiremiyordu. Candy i koruduğu için eşiyle ters düşüyordu. Kimseyi istemediği bir evliliğe zorlayamazdı. Neal, Candy i unutmaya çalışıyordu. Daisy' le vakit geçiriyordu.Öğleden sonra Archie den Candy e bir zarf içinde şık bir davetye ve mektup gelmişti. Archie evde Elroy halanın baskısından sıkıldığı için Annie ile evlenmeye karar verdiği yazıyordu. Candy haberi alır almaz Arhie ' yi ziyarete gitti. Archie Candy i gördüğünde onu sevinçle karşıladı.
-Merhaba Candy seni görmek çok güzel şu kasvetli malikane seninle huzur buluyor dedi.
-Archie teşekkür ederim. Sen iyi bir dostsun. Haberini aldım ve buraya geldim. Demek damat oluyorsun.
-Sence olabilecek miyim?Candy
-Ah! Neden olmasın Archie sen harika, centilmen bir erkeksin sana çok yakışacak.
-Beni rahatlatmayı her zaman başarmış sındır Candy
-Annie nerede?Archie
-O düğün için hazırlık yapıyor kadınları bilirsin.
-Bana neden söylemedi Ona yardımcı olurdum.
-Ah !Candy Brighton ailesini bilirsin küçük kızları büyüdü şimdi evleniyor,bu nedenle her şeye burunlarını sokuyorlar. Annie yi rahat bırakmıyorlar. Evlendiğimde de rahat bırakacaklar mı acaba?
Candy şaşkındı.İlk defa Archie yi böyle görüyordu.
-Archie ,Annie ile evleneceğine memnun değil gibisin.
Archie düşüncelere dalmıştı.Kısa bir sessizlikten sonra Candy nin gözlerine baktı.
-Aslında bunu söylemek pek doğru değil Candy Belkide beni kınayacaksın .Annie senin en iyi arkadaşın üzülmesini istemezsin biliyorum sana yalan söyleyemem sana karşı hep dürüst oldum Candy bunu bilmeni istiyorum.Ben hayatımda bir defa gerçekten sevdim. Oda sendin Candy eğer Anthony ilk seninle karşılaşmasaydı inan seni ona vermezdim. Anthony nin ölümüne çok üzüldüm. Biz kardeş gibiydik ama Candy seni seviyordum. Hem de çok Anyhony öldükten sonra belki bir umut beni seversin sandım sen Terry i seçtin. Annie yi kendi mutluluğum için değil Annie beni sevdiği için evleniyorum.Kalbimde her zaman sen olacaksın Candy bu sırrımı seninle paylaşıyorum. Beni affet Candy ama elimde değil seni daima seveceğim.
Candy duydukları karşısında şoktaydı. Archie nin kendisini bu denli sevmesine şaşırmıştı. Terry olmasına rağmen sevmeye devam etmesine derin bir üzüntü duymuştu. Annie nin sevgisi Archie yi mutlu etmemişti. Candy Archie ye Terry den bahsetti.
-Terry ile tekrar bir aradayız Archie üzülmeni istemiyorum. Lütfen benim için acı çekme seni anlıyorum sen harika bir insansın beni hep korudun yanımda oldun sana minnettarım.Lütfen bir daha bundan bahsetme biz sadece akrabayız ve iki iyi dostuz. Annie üzülmesin.
-Peki Candy bu aramızda bir sır olarak kalacak Terry ile sana mutluluklar dilerim. Umarım mutlu olursun Candy sen bunu hak ediyorsun.
-Teşekkürler Archie
-Hadi içeri gel de birer çay içelim Candy
-Olur seninle çay içmeyeli çok oldu öyle değil mi ?Archie
-Ha hah hafızan çok iyi Candy bu bana Saint Paul okulunu hatırlattı. Saint Paul okulunda az kalsın yakalanıyorduk hatırladın mı?
-Evet Archie Stear la çok korkmuştunuz.
-A evet Stear bazen hatta her zaman itiraf etmek gerekirse onu çok özlüyorum Candy
-Bende öyle
-Neyse bu acı konuları bırakalım. Şimdi düğün zamanı öyle değil mi?
-Haklısın Archie Adleylerde düğün var dedi neşeyle Candy
ÜÇ GÜN SONRA
Candy Albert ile birlikte arabayla kliniğin kapısına yanaştı. Candy kliniğin üzerinde büyük beyaz bir örtünün olduğunu gördü.Restorenin tamamlanmadığını düşündü.
-Albert henüz bitmemiş anlaşılan dedi Candy
Bay Albert gülümsedi.
-Bekle Candy sadece bekle dedi.Kliniğin arka kapısından Archie Annie,Rahibe Maria, Tom ve Bay Martin Şeker kız Candy şarkısı ile ön tarafa geldiler. Candy şaşkındı.
Bay Albert iki işçi ile birlikte beyaz örtüyü yavaşça açtı.Kliniğin adının ''Candy Candy'' olduğunu gören Candy gözyaşlarını tutamadı.
-Çok mutluyum Bay Albert benim adıma bir klinik artık benimde bir işim var. Gerçek bir iş dedi.
-Evet Candy süprizim bu artık sen başarılı bir hemşiresin. Yeni hastalarınla sana hayatta başarılar dilerim.
-Teşekkür ederim Albert bu hayatımdaki en güzel hediye dedi Candy Archie ve Annie şarıkyı söyleyerek Candy i tebrik ettiler.
Güzel bir kutlamanın ardından Terry Candy le tiyatroda buluştu. Romeo ve juliet sahnelenecekti.Ani bir çığlık sesi duyuldu.Karen fenalaşmıştı. Oyunun sahnelenmesine 4 saat kalmıştı.Tiyatroda bir kargaşa oldu. Candy Terry e ne olduğunu sordu.
-Neler oluyor Terry bu kargaşada nedir.
-Candy Kareni tanıyorsun
-Evet Terry
-Fenalaşmış. Durumu ciddi 4 saat sonra oyun başlayacak bütün biletler satıldı. Eğer oyun sahnelenmez ise mahvoluruz.
-Bu çok kötü ama yerine bir başkası oynayabilir öyle değil mi ?
-Evet ama günlerdir hazırlanıyoruz.Oynayacak kimse yok.Ayrıca olsa bile ezberlemek zaman alır.
-Ben oynayabilirim Terry zaten bu eseri o kadar çok okudum ki yapabilirim. Hem seni seviyorum. Bu duyguyu daha iyi yansıtırım. Saint Paul de Juliet olmuştum hatırladın mı?
Terry şaşkınlıkla Candy e baktı.
-Ama Candy Bunu yönetmenle konuşmalıyım.
-Sen hiç merak etme senaryoyu bana bırak
-Ama...
Candy kulise girdi Juliet kostümünü giydi. Karenin masa üzerindeki senaryosunu aldı ve okumaya başladı.Üzerinde yaptığı tekrarlardan sonra yönetmenle konuştu.Yönetmen buna karşı çıkmıştı. Ama Candy ısrar etti.Oyuna 2 saat kalmıştı. Candy ısrarla
-İzleyiciler salonu doldurmaya başladı bile lütfen bırakın oynayayım.dedi
Yönetmen perdenin köşesinden salona baktı. Salon neredeyse dolmak üzereydi. Tüm hazırlıklar tamamdı.Yönetmen ;
-Peki Candy yapabilecek isen sahne senin dedi.
-Teşekkür ederim. Bu harika gidip juliet olayım artık diyerek sevinçle perdenin arkasına geçti.
Perde açıldı. Romeo ve juliet oyunu başlamıştı. Karen hayranları onu sahne de göremeyince şaşırmışlardı. Meraklı gözlerle bakıyorlardı. Candy izleyicilerin bakışlarını yok sayarak oyuna odaklandı. Kendini Juliet gibi düşündü. Onun yaşadığı bu acı aşk hikayesinin ruhunu Terry den uzakta kaldığı süre acı çektiği duygularla birleştiriyordu. Tıpkı Juliet gibi sevdiği kişiden o da ayrılmıştı.O zamanlar ne kadar acı çektiyse bu hisleri sahneye taşıdı ve bu onun müthiş bir performans sergilemesine neden oldu. Son ölüm sahnesinde Terry nin okuldan ayrıldığı günü aklına getirmiş gözyaşlarını tutamamıştı.Tüm seyirci bu gerçekçi sahnelerden etkilenmiş ve ayağa kalkmıştı.Herkes;
-Bravo Bravo!diyordu.Yönetmen şaşkındı.Oyundan sonra teşekkür etti.
-Size teşekkür ederim genç bayan bizi kurtardınız Beklediğimizden de daha iyi bir performans oldu. Karen bile bu kadar iyi oynayamazdı. Size minettarım.
-Bir şey değil.
-Terry gülümsedi.Benim güzel Julietim harikaydın Seni seviyorum Candy tebrik ederim.Bunu kutlayalım ne dersin dedi .Candy mutlulukla,
-Elbette Terry dedi.
Oyundan sonra Candy ve Terry Chicago da şık bir restoranta gittiler. Candy Archie nin düğününden bahsediyordu.
Archie evleniyor Terry dedi Candy
-Ah sahi mi?
-Evet sende gelmelisin
-Bana bir davetye gelmedi.
-Bende senin adına bir davetye var. Terry al bunu Archie sana vermemi istedi.
Terry davetye yi eline aldı ve inceledi.
-Mutlaka geleceğim. Düğünden sonra bizde baş başa bir yerlere gidelim ne dersin Candy uzun zamandır görüşemedik.
-Bu harika olur. Seninle olmayı özlemiştim. Terry
-Juliet rolünde harikaydın. Candy senden böyle bir oyunculuk beklemezdim. Çok gerçekçiydi. Candy üzgündü.
-Aslında senden ayrıldığımda hissettiğim duygulardı Terry Juliet in ruhunu şimdi daha iyi anlayabiliyorum.
Terry Candy nin ellerini avuçlarının arasına aldı.
-Artık ayrılık yok Candy gülümse bakalım çilli tarzan dedi
-Tamam Terry dedi Candy ve neşeyle güldü.

DÜĞÜN ZAMANI
Aradan bir hafta geçmişti. Candy acele ile klinikten çıkıp eve gitti. Üzerini değiştirdi. Su yeşili bir elbise giydi.Uzun sarı saçlarına su yeşili ve beyaz çiçeklerle süslü bir taç taktı. Tıpkı peri kızlarını anımsatıyordu.Aynaya bakıp hazırım dedi.Kapıda Terry vardı. Candy i görünce şaşırdı. Güzel görüntüsünden etkilenmişti. Candy ise Terry i beklemiyordu.Onu evden alacak kişinin bay Albert olduğunu sanıyordu.
-Harika görünüyorsun Candy dedi Terry
-Ah Terry seni beklemiyordum Beni Bay Albert alacaktı sanıyordum.
Terry sitemle kollarını birbirine bağladı.
-Demek öyle çilli genç bayan Albert ı bekliyorsunuz. Ama Bay Albert burada bekleyen bir lady olduğunu söyledi onu almam için de benim gibi genç ve yakışıklı bir şovalye yi görevlendirdi.
-Ah Terry o şovalye sensin demek Peki! genç şovalye ben hazırım. Atınıza atlayıp gidebiliriz.
Terry arabanın kapısını açarak;
Buyrun leydim dedi. Candy ve Terry arabaya bindi. Kiliseye doğru yol alıyorlardı .Az sonra yol kenarında Albert ı gören Candy Terry e durmasını söyledi.Bay Albert arabaya binerek
-Merhaba dedi.
Candy ve Terry aynı anda
-Merhaba Albert dediler.
Terry:
-Albert senin arabanla geleceğini sanıyordum.
-Arabamı tamire bıraktım.Ne yazık ki beni yarı yolda bıraktı. George a bir araba ayarlamasını söyledim.Oda olmadı .Yolda kaldım.İyi ki size rastladım.
-Seni Candy gördü Albert yoksa ben fark edemezdim.
-Teşekkürler Candy
-Bir şey değil Albert Annie ve Archie nasıl çok heyecanlı olmalılar.
-Evet Candy Archie çok heyecanlıydı.
-Peki Annie
-Oda öyle Candy
Candy Annie ve Archie yi düşünüyordu.Özellikle de Archie nin düğün öncesi söylediklerini... Umarım mutlu olurlar. diyerek iç geçirdi.-Terry seni beklemiyordum. Albert nerede?
Kiliseye geldiklerinde içeri girip ön sıralara oturdular. Annie ,Candy ve Terry i görünce gülümsedi. Candy ,Annie nin beyazlar içinde ne kadar güzel ve asil göründüğünü düşünüyordu. Birbirlerine sonsuza dek evet diyen çift çiçeklerle süslü arabaya bindiler. Archie ve Annie çok mutluydular. Davetliler başlarına beyaz ve pembe gül yaprakları atıyordu. Candy, Annie nin gelinliği içinde kendisini hayal etti.Tatlı hayallere daldı. Terry Candy nin bu halini görünce tatlı tatlı güldü.Düğünden sonra evlerine dönen çifti Bayan Elroy karşıladı. Archie ve Annie için yeni bir ev yaptıran bayan Elroy onları odasına çıkardı. Elisa ve Bayan Leagonda oradaydı. Annie nin yeni evinin düzeni için Bayan Elroy a yardım etmişlerdi. Bayan Leagon ve Bayan Elroy odadan çıkarak genç çifti yanlız bıraktılar. Elisa Archie yi ve Annie yi tebrik etti.Ama yine o iğnelemeli laflarını söylemeden geçemedi.
-Tebrik ederim. Archie ve Annie Sanırım Ponny nin evinden gelen bir kız için fazla ihtişamlı bir ev öyle değil mi?
Archie sinirlendi.
-Elisa kapa çeneni!
Annie Archie nin kolunu tuttu.
-Lütfen Archie artık umursamıyorum. Seninle çok mutluyum.dedi.
Archie şaşkınlıkla Annie ye baktı.
-Peki Annie sen artık bir Adleysin. Bence de umursamamalısın. Kahrolası Elisa!
-Ah Archie hoşçakal diyerek odadan çıktı Elisa
-Boşver Archie bugün bizim en mutlu günümüz dedi Annie
-Evet Annie Evet.
Ertesi sabah Bay Leagon a şirketten bir mektup geldi. Acil paraya ihtiyacı vardı.Bankaları aradı ama kredi alamadı.Ne yapacağı konusun da derin düşüncelere dalmıştı.Bir arkadaşını ziyarete gitti.Elindeki acil ödeme yapılması gereken bir senedi ödeyememe endişesiyle doluydu. Fakat oda çok sıkışıktı. Arkadaşı veremeyeceğini elinde yeterli kredi bulunmadığını söylüyordu.Ailesinden gizli İngiltere de Elisa için satın aldıkları küçük bir evi ipotek ettirdi. Bay Leagon ı ancak kısa bir zaman durdurabilirdi.
Öğleden sonra saat dördü gösteriyordu. Terry Candy e bir süprizi olduğunu iş çıkışında Ponny tepesinde buluşmak istediğini yazan küçük bir not gönderdi. Candy notu okur okumaz Ponny tepesine gitti.. Terry i görememişti.Bayan Ponny e onun nerede olduğunu sordu. Bayan Ponny büyük ağacı gösterdi. Terry ağacın arkasında saklanıyordu. Yanında kurin de vardı. Candy i görünce
-Buraya gel çilli tarzan dedi. Candy koşarak yanına gitti. Terry tepenin başında rüzgarda uçuşan saçları arasında Candy e baktı. Candy süprizi merak ediyordu. Terry yere diz çöktü. Cebinden içinde tek taş bir yüzük olan şık kırmızı kadife bir kutudan bir yüzük çıkardı. Candy e verdi. Ardından
-Benimle evlenir misin? Leydim dedi.

Candy şaşkındı. Ne söyleyeceğini bilemiyordu.Gözleri dolmuştu.
-Evet dedi.Sonsuza kadar evet. Terry Candy e sarıldı.Daha sonra da oturup güneşin batışını izlediler.Güneş kızıl rengiyle tepeyi renklendiriyordu. Ponny Tepesi huzurla doluydu.
BÖLÜM :2
CANDY ROMANTİK TATİLDE
Öğle vakti güneşin sıcaklığı ortalığı kasıp kavuruyordu .Archie salonda oturmuş elinde tutuğu bir seyahat gazetesine bakıyordu.
-Annie! Balayına Venediğ 'e gidelim ne dersin dedi.
-Bu çok güzel bir fikir Archie oraya gitmeyi hep istemişimdir. Patty' le tatilde sevgililerimizle Venedik 'e gitmeyi hayal ederdik.
-Öyleyse oraya gidelim.
-Sahi mi ?Archie
-Elbette! Hatta Terry ve Candy nin de bize katılmasını istiyorum. Senin için sakıncası yoksa tabi...
-Ah! bu muhteşem olur.Hemen Candy 'e haber vermeliyim.
-Annie bu kadar aceleci olma istersen bu akşam onları yemeğe davet edelim. Ne dersin?Böylece bu konuyu da konuşuruz. Hep birlikte muhteşem bir akşam yemeği yeriz.
-Tıpkı eski günlerdeki gibi ne güzel peki Archie
Annie Candy i aradı. Terry i de alarak akşam yemekte kendilerine katılmalarını söyledi. Candy de Terry e haber verdi. Terry yeni evli çiftin davetini kırmak istemiyordu. Hemen kabul etti. Akşam hizmetkârlar masayı en güzel şekilde donatmışlardı.Beyaz örtülü yemek masasın da duran pembe güllerin ve yasemin çiçeklerinin kokusu salonu doldurmuştu.Pencereden içeri süzülen yaz melteminin esintisi huzur veriyordu.Az sonra Candy ve Terry içeri girdi. Candy Archie ve Annie nin yeni evini gördüğünde sevinçle;
-Burası bir harika Annie tıpkı bir rüya gibi dedi.
-Evi beğendiği ne sevindim Candy hadi içeri gel
Salona giren Candy i Archie karşıladı. Archie her zamanki tatlı bir ses tonuyla konuşuyordu.
-Evime hoş geldin Candy dedi.
Candy nin arkasında duran Terry seslendi.
-Bana hoş geldin yok mu? Archie
-Ah özür dilerim Terry tabiki sen de hoş geldin. Masaya oturun lütfen
-Masa harika görünüyor Annie dedi Candy
-Annie bu yemekleri sizin için yaptı umarım beğenirsiniz.Bugün tam bir mutfak kuşuydu.diye atıldı Archie
Annie gülümseyerek
-Evet başlayabiliriz Hepimize afiyet olsun. dedi.
Yemekten sonra oturma odasına geçen Annie Terry Candy ve Archie birer çay içerek seyahat konusunu konuştular. Archie ,Annie nin Venedik'e gitmek istemesinden söz etti.
-Biz Annie ile balayına Venedik'e gitmeye karar verdik. Çocuklar Annie oraya gitmeyi çok istiyor. dedi. Candy heyecanla ;
-Venedik mi?
-Evet Candy Annie ye sizin de bize katılmanızı istediğimi söyledim.Siz de bize katılır mısınız.?
Terry ve Candy birbirlerine baktılar.
Terry :
-Aslında bilemiyorum.dedi.
Candy şaşkınlıkla;
-Ama benim bildiğim evli çiftler seyahate baş başa çıkarlar.
-Evet Archie Candy doğru söylüyor.dedi Terry
Archie gülerek;
-Bu doğru ama biz sizinle yani hep birlikte çok daha iyi vakit geçiriyoruz. Hem uzun zamandır birlikte güzel bir seyahat yapmadık. İskoçya da güzel vakit geçirdik ama bu bir okul tatiliydi.Şimdi ise gerçek bir seyahat olacak.Bizim için sizin olmanız da bir sakınca görmüyoruz. Hem Annie ile daha çok balayı yapmak için zamanımız olacak.Siz ne diyorsunuz.
-Ben gelmek isterim. Ya sen Terry
-Mademki sen isteklisin Candy öyleyse peki. Zaten restorant da konuşmuştuk.
-A evet Terry bu bizim için iyi bir fırsat
-Aynen öyle Candy dedi Achie
-O zaman beklesin bizi Venedik geliyoruz. diyerek neşelendi. Candy
Annie:
-Evet Candy ha hah ha
O akşam geçen güzel sohbetten sonra eve dönen Candy tatlı hayallere daldı. Venedik'e gideceği için çok mutluydu.Nasıl bir yer olduğunu merak ediyordu.Hemen odasındaki büyük seyahat kitaplarından birini aldı ve inceledi.Resimlere bakarak Terry ile kendisini hayal etti.
Öğleden sonra Bayan Elroy Leagonlara ziyarete gittiğinde Archie ve Annie nin Venedikte tatil yapacağını söyledi. Salonda onları konuşurken duyan Elisa kıskanmıştı.Kendi kendine;
-Venedik te balayı ha! güzel acaba bende Richard la tatil e gitsem ah muhteşem olurdu.dedi.Bayan Elroy'un kısa ziyaretinden sonra Elisa annesine ısrarla Venedik'e kendisinin de gitmek istediğini söyledi.Kızının ısrarcı tutumuna karşı koyamayan Bayan Leagon
-Peki Elisa orada oturan büyük teyze Ruth un yanında kalabilirsin. dedi.
-Ah anneciğim teşekkür ederim.diyerek odasına çıktı.Saçlarını düzeltti.
Az sonra da aşağı inen Elisa şoföre Richard ın evinin adresini bulması konusunda emirler verdi. Neal ise eve geldiğinde Daisy le kavga ettiklerini Daisy nin kendisini çok kıskandığından bahsediyordu. Elisa kendi kendine derin hayallere dalmıştı.Kardeşinin konuşmasını dinlemiyordu. Bunu fark eden Neil kardeşine
-Neyin var Elisa senin böyle hayallerdesin anşılan..
Elisa:
-Evet çünkü Venedik e gidiyorum.
-Ah evet sende mi?Elisa Duyduğuma göre Annie ve Archie de balayına oraya gidiyorlarmış.Hatta Terry ve Candy de onlara katılacakmış.dedi. Elisa kıskançlık ve öfke ile;
-Ne! Candy de mi?Aman tanrım o pasaklı kızı her yerde görmek zorunda mıyım?Ondan kurtulamıyorum. Hıh ben odama çıkıyorum.
-Ah Elisa ne zaman sakinleşeceksin güzel kardeşim.
Akşam saati Leagonların şoförü dönmüştü. Elisa koşarak kapıya geldi.Merakla sordu.
-Adresi aldın mı?
-Evet efendim. Buyurun
-Peki gidebilirsin. dedi. Rihard ın adresini öğrenen Elisa ona içinde Venedik e gelmesi için bir davet mektubu gönderdi.Ayrıca mektup da kendisinden açıkça hoşlandığından da söz etti..Mektubu alan Richard cevabında şöyle yazdı. 
Sayın Bayan Leagon,
Nazik davetiniz ve bana olan ilginiz beni çok onurlandırdı.Bu davetinizi kabul ediyor,saygılarımı sunuyorum.
Richard Astor
Elisa mektubu okur okumaz sevinç den havalara uçtu.Hemen hazırlıklara başladı. Ruth teyzesini aradı. Geleceğini haber verdi. Candy ile Annie de hazırlık için bavullarını düzenliyordu. Candy çok heyecanlıydı. Çünkü ilk defa Terry ile olacaktı. Bu onun ilk gerçek seyahati idi.
-Ah Annie ne kadar mutluyum bilemezsin. Terry ve ben düşünebiliyor musun?
-Evet Candy harika olacak.

Sabah saat 5'i gösteriyordu. Candy erkenden kalkmış kendine bir fincan çay hazırlamıştı. Odasına girdi bir yandan çayını
içerken bir yandan da hazırlanıyordu. Bavulunu kontrol etti.Az sonra kapıya bir araba yaklaştı. Bu bay Albert ve Terry idi. Candy onları görünce hemen kapıyı açtı ve içeri aldı.Bay Albert;
-Hazır mısın? Candy dedi. Candy heyecanla;
-Hazırım .Bay Albert dedi.
-Öyleyse gidelim. Candy
-Tamam
Terry Candy i gördüğünde
-Merhaba Candy dedi.
-Merhaba Terry dedi.Candy
-Archie ve Annie bizi bekliyorlar.Hadi hemen gidelim.
-Peki!dedi Candy sevinçle
Candy ,Terry ,Albert arabaya bindiler ve İtalya ya gidecek olan gemiye binmek üzere yola
koyuldular.Limana vardıklarında Annie ve Archie onları karşıladı. Gemiye bindiklerinde şık bir kamaraya yerleştiler . Candy havanın çok güzel olduğunu güverteye çıkmak istediğini söyledi. Annie Archie ve Bay Albert onlara katıldı.Martılar pırıldayan denizin yüzeyinden dans ederek uçuyorlardı.Rüzgar ın esintisini duyan Candy nin aklına Terry ile ilk karşılaştıkları akşam geldi.Gülümsedi. Candy i gören Terry neden gülümsediğini sordu.
-Terry seninle böyle bir gemide karşılaşmıştık hatırladın mı?
-Evet Candy pek hoş bir zamanlama değildi. Öyle değil mi?
-Haklısın ama o zaman ben de sen de pek mutlu değildik.
-Ama şimdi mutluyum Candy
-Ben de öyle Terry
-Bu seninle geçireceğim en güzel seyahat olacak.
-Evet Candy Benim de
Bir süre güvertede vakit geçiren Terry Annie Archie Candy ve Albert yemek yemek için geminin büyük yemek salonuna indiler.Güzel bir akşam yemeği yediler.
-Harika bir yemekti. Siz ne düşünüyorsunuz?dedi Archie
-Evet güzeldi dedi. Candy ve Terry
-Siz yemeği beğenmediniz mi Bay Albert dedi.Annie
-Ah! çocuklar ben seyahat yemeklerini pek sevmem fena değil sanırım.
-Ya sen Annie
-Ben de öyle midem hassas olduğu için biz de yemekler farklı yapılır.
Archie gülerek;
-Brightonlarda böyle alıştın Annie zamanla bu yemeklere de alışırsın.
Archie nin bu sözüne herkes gülmeye başladı.
-Artık Adleylerden biriyim. dedi. Annie
Güzel bir akşamın ardından odalarına çekilen Candy ve Annie , Terry Archie ve Bay Albert ın kendi aralarında fısıldadığını duydu.
-Neler konuşuyorsunuz siz söyleyin bakalım dedi Candy
Bay Albert gülümsedi.
-Candy aşağıya inip birer brendy içmek istiyoruz. Şöyle erkek erkeğe konuşacağız.
-Demek erkek erkeğe peki öyleyse size iyi eğlenceler ama sakın fazla kaçırmayın.
-Olur Candy dedi Bay Albert
-Öyleyse bende biraz Annie ile kalayım.Döndüğünüzde haber verirsiniz.
-Peki Candy sen hiç merak etme Hadi gidelim beyler.dedi Bay Albert
Annie Candy nin yanına gelerek;
-Hep böyle seninle seyahat etmek isterdim dedi.
-Evet Annie ben de öyle çok güzel mekanlar ve tarihi yerler göreceğiz.
Şimdiden sabırsızlanıyorum Annie Ah ! Roma ve Venedik ne romantik hep kitaplarda görmüşümdür.
-Şimdi ise yakından göreceğiz.Harika olacak Gondolla gezinti muhteşem Candy
-Gondolla gezinti mi? Annie
-Evet Candy Orada harika bir kanal var. S şeklinde ilerleyen nehir üzerinde gondol ve birbirine sıralı evler
-Annie sen çok bilgilisin. Ben de biraz kitaplara baktım ama daha okuyamadan uyuyup kalmışım.
Annie gülmeye başladı.
-Candy sen hiç değişmeyeceksin
Candy o akşam hep Venedik te olmayı hayal etti. Archie Terry ve Albert da çok eğlenceli vakit geçirmişlerdi.
Gemi İtalyanın Venedik şehrine vardığında Candy Heyecanla;
-İşte sonunda dedi.
-Bay Albert ve diğerleri güldüler.
-Evet sonunda dedi. Bay Albert
Terry Albert Annie ve Candy San Marco
meydanına yakın en iyi otellerin birine gittiler .Odalarına yerleştikten sonra dinlenen Candy hemen Annie nin odasına koştu.
-Hadi Annie hazır mısın?
Annie
-Ah hazırım Candy Archie yi alıp hemen geliyorum Sen beni aşağıda bekle
-Tamam
Archie ve Annie aşağı iner inmez Candy i de alarak San Marco meydanına çıktılar. Bay Albert ı hazırlanmış beklerken gördüler.
-Hadi Venedik turu atmanın tam zamanı dedi. Archie
Bay Albert da yol boyunca onlara rehberlik etti.
-İçinde bulunduğumuz meydanın adı San Marco meydanıdır. Şu karşınızda gördüğünüz harika sanat eseri de San Marco Bazilikası ama buna ''Altınların Kilisesi diyorlar.Öyle anılıyor.
-Neden? Bay Albert dedi. Candy
-Çünkü altın renginde mozaikleri olması nedeniyle böyle deniyor.
-Çok güzelmiş.
Archie;
-Dahası var Candy sarayın bahçesine ilk olarak dönemin şehir yöneticilerinin emriyle 828 yılında inşası başlanmış.Aziz Mark ın naaşının ve eşyalarının yerleştirildiği kilise önce (832) sonra da (976) yılında yeniden yapım sürecine girmiş.
Bay Albert
-En çok gezilen yerlerden biri.
Terry ;
-Dükler Sarayını duymuş muydunuz?
-Hayır dedi. Annie
-Hadi oraya gidelim.
Annie
-Tamam
-Terry:
-Burası da Dükler sarayı (PALAZZO DUCALE) Venedik Cumhuriyetinin yönetim merkezi olarak 9.yy da inşası edilmiş. Ruskin in dediği gibi Dünya nın merkezindeki yapı
Candy
-Oda kim? Terry
-İngiliz bir eleştirmen,yazar ve şairdir.Bu saray görkeminin asıl kaynağı 1309 1424 yılları arasında gerçekleştirilen genişletme çalışmasıdır.
Bay Albert;
-Aferin Terry babanla olmak sana pek çok şey kazandırmış.
Annie,
-Canal Grande ye gidelim.Orasını çok merak ediyorum.
Candy:
-Orasıda neresi ?
-Orası büyük kanal Candy İşte şurası..Gördün mü?
Albert:
-Geldik .Saint Mark Basin ile Santa Lucia tren garı arasında uzanan su hattı ile ünlü kanal burası işte Candy
Candy:
-Vay! çok güzel bayağı derin olmalı..
Albert:
-5 metre derinlik de ve 90 m genişlikte
-Sahi mi?
-Evet Candy
-Ama hiç öyle değil gibi.Burada evler su üstünde nasıl duruyor?
Albert:
-Ahşap kazıklar üzerinde Candy
-Ahşap kazıklar mı?Onlar çürümez mi?
-Hayır Candy Ahşap kazıklar su altında olduğu için oksijen almıyor ve tam tersi kaya gibi sağlam oluyor.
-Ah ne iyi sağlam demek
-Evet Candy binalara dikkatli bak hepsi birbirine bağlı.
-Doğru Bay Albert
Archie;
-Ahlar köprüsü (Ponte dei sospiri) nü gördünüz mü?Bayanlar
-Hayır dedi Annie ve Candy
- Bayanlar baylar gelin gidelim Gondola binelim orada anlatayım.
Candy:
-Gondol' a bineceğiz .Bu harika!-Çok güzel
Archie onları köprüye götürdü. Gondollara bindiler ve anlatmaya başladı.
-Bakın bayanlar 19.yy da Lord Byron tarafından 1602 yılında beyaz kalker taşı kullanılarak yapılmış bu yapıyı Antoni Contino tasarlamış. Köprünün hakkında yerel halk tarafından bir inanışa göre sevgili yada evli çiftler gün batımın da köprünün altında öpüşürse aşkları ölümsüz oluyormuş.
-Ah! ne güzel Archie dedi Candy ve bu köprüden hoşlandığını gören Terry nin aklına gün batımında buraya gelip öpüşme fikri geldi. Annie ise
-Evet gün batımın da buraya gelelim dedi.
Archie;
-Elbette hanımlar
Bay Albert
-Sonra turumuza Rialto Köprüsüyle devam edelim.
-Tamam Bay Albert dedi Archie
Bay Albert onları köprüye götürürken Candy kendisini bir rüya içinde hissediyordu.Bu şehre gelip ziyaret etmediği hiç aklına getiremeyeceğini düşündü.
Rialto Köprüsü yani (Ponte di Rialto ) dedi Bay Albert
-Burası da 16 yy da inşa edildi.Büyük kanal üzerindeki bu harika köprü bir yarışma sonunda Sansovino, Palladio ve Michelangelo arasından , Antonio de Ponte kazanmış. San Polo ve San Marco yu birbirine bağlıyor.İnşası 1181 yılına kadar sürmüş.
Annie:
-Çok güzel değil mi? Candy

Candy
-Evet Annie
-Santa Maria della Salute Bazilikasını göstereyim sizlere diyerek işaret etti Bay Albert
-İşte şurası Bu kilise kenti veba salgınından kurtardığına inanılan Hz Meryem adına 1687 de inşa edilmiştir. ''Veba Kilisesi '' olarak da anılır. Venedik senatosunun açtığı yarışmada kazanan Baldassare Longhena tarafından yapılmış.Bizans ve Yahudi binalarının mimari özelliklerinden esinlenmiş ama bitmesine 5 yıl kala ölünce Vincenzo Scamozzi ye tamamlanmak üzere verilmiş.
Candy Bay Albert i dinlerken Çan sesi ile irkildi.
-Bu çan sesi Aziz Markın çan kulesinden geliyor. dedi. Bay Albert
Çan sesi Candy e Anthony i hatırlatmıştı. Sessizce Anthony dedi.
-Oraya gidelim Bay Albert dedi. Candy
-Pekala gidelim.Çocuklar
Candy kulenin önüne geldiğinde uzun uzun baktı.Bay Albert anlatmaya başlamıştı ki Candy Anthony le ilgili anıları düşünüyordu. Archie durumu fark etmiş, Candy e bakıyor onun Anthony i unuttuğunu sadece anıları hatırlayarak hüzünlendiğini düşünüyordu. Terry ise içeri girmeyi düşünüyordu.
-Acaba içeri girebilir miyiz?
-Bence girmeyelim dedi Albert
Archie
-Neden?
-Çünkü bu kule bana göre uğursuz.
Candy:
-Ne! uğursuz mu? Neden Bay Albert?
-Çünkü pek çok kez depremde ve yangında felaketler yaşadı. 99 metre yüksekliğinde 9.yy da inşa edildi. Felaketler nedeniyle 1902 yılında tamamen çöktü. 1912 de de yenilendi.
Candy:
-Vay canına yeni yapıldı sayılır.
-Neredeyse Candy
Albert:
-İsterseniz Accademia(Galeri) ye girelim.
Annie:
-Orası bir sanat galerisi değil mi? Bay Albert
-Evet Annie
Candy:
-Resim,heykel traş ve mimari alanda eğitim veriliyormuş. diye okumuştum.
Albert
-Aferin Candy
-1750 yılında kurulmuş. Ama Napolyo nun emri ile Scuola Della Carita' ya taşınan okul içerisindeki eserler düzenlenerek kraliyet müzesi haline getirilmiş.Hadi içeri girelim.
Terry Candy Archie ve Annie içeri girdiler. Bir çok esere tanık oldular. Candy Venedik e geldiği için ayrı bir huzur duyuyordu. Galeri gezisinden sonra Bay Albert onları Venedik de şık bir restorant a götürdü.Akşam olduğunda da ''Ahlar köprüsüne'' gittiler. Bay Albert restorant da bir arkadaşıyla bir işi olduğunu söyleyerek genç çiftleri yanlız bırakmak istedi. Terry ,Candy nin elinden tuttu ve onu gondola bindirdi. Archie de Annie yi gün batımını birlikte izlediler. Terry Candy e
-Hadi Candy bana ellerini ver ve yavaşça ayağa kalk dedi.
-Neden Terry diye sordu Candy
-Çünkü zamanı geldi dedi. Terry
-Candy anlamıştı. Aklına Terry nin iskoçya daki öptüğü an geldi.
-Bu sefer tokat atmayacaksın değil mi? Çilli tarzan dedi Terry sessizce
Candy gülerek
-Hayır Terry dedi. Terry köprünün altından geçerken nazik bir şekilde eğildi ve Candy 'i öptü. Archie ve Annie de öpüştüler. Gün batımına doğru sürüklenirken yumuşak bir rüzgar hafifçe esmekteydi.Bu güzel akşam böyle son buldu.

OTEL DE SÜPRİZ KARŞILAŞMA:
Ertesi sabah güzel bir kahvaltının ardından resepsiyona inen Candy Karen ile karşılaştı ve heyecanla seslendi
-Karen !Karen!
Karen Candy i gördüğünde sevinç ile
-Ah Candy bu ne büyük süpriz dedi.
-Nasılsın Karen?
-İyiyim Candy neler yapıyorsun burada
-Terry ve arkadaşlarımla buraya geldim. Tatildeyim.
-Bu çok iyi oldu. Ben ve arkadaşlarım da burada oynadığımız oyunun başarılı performansından dolayı bir kutlama partisi yapıyoruz.
-Bu akşam mı?
-Hayır Candy yarın akşam
-Ne kadar süre buradasın?
-İki gün sonra döneceğiz.Karen
-Öyleyse partiye sen ve arkadaşlarında davetli.Hem davet bu otelde olacak.Üstelik seni tebrik etmek ve teşekkür etmek istiyorum. Romeo ve Juliet oyununda çok başarılıydın. Benim yerime oynayan başka biri olsaydı, üzülürdüm. Ama rolü senin almana sevindim.
-Sadece Terry i kurtarmak istedim.
-Sen ve Terry birliktesiniz. Sonunda Candy utanarak ;
-Evet çok mutluyum Karen dedi.
-A bu arada Elisa yı buralarda gördüm. Dikkali ol.
-Elisa mı?
-Evet sonra görüşürüz Candy
-Görüşürüz Karen
Candy Elisa nın Venedik de olmasından endişelenmişti. Onun bu güzel tatili berbat etmesini istemiyordu. Tekrar lobiden yukarıya çıkıp diğerlerine söyledi. Archie öfkeyle;
-O aptal burada mı? Bu olamaz.
Annie:
-Sakin ol !Archie
-Nasıl olabilirim Annie o çok kötü bir kız canımızı sıkmaya geldi. Bizi kıskandığına bahse girerim..
-Archie haklı olabilir Annie .Kesin bir şeylerin peşinde
Archie:
-Terry nerede?
Candy:
-Odasında Archie
-En azından aynı otelde değiliz.
-Annie:
-Umarım.
Archie:
-Lanet olası Elisa burada da çıktı karşımıza...
Bay Albert aradan geçen 2 saatin ardından Annie Archie Terry ve Candy i alarak şehir turuna devam etti.Onları ''Ca'd'oro''(altın ev ) adı verilen saraya götürdü.
-Burası Büyük Kanal kıyısındaki en gösterişli yapılardan biri olup, zenginlerin Marino Contarinin hikayesini okuduğu, imparator Neronun romadaki altın evlerinden etkilenerek 1438 -1430 yılları arasında ,Bartlomeo ve Giovanni Bona tarafından tamalanmış bir saraydır. Candy ve Annie bu sarayı çok beğenmişlerdi. Archie Murano Adasından söz etti.Bay Albert orasının Avrupanın en büyük üretim merkezi olduğundan bahsetti.. Candy ;
-Bay Albert burada evler rengarenk tıpkı bir tablo gibi ne güzel sokaklar çok dar ama çok şirin
Bay Albert
Evet Candy Bundan sonraki ziyaret...
Terry, araya girerek
-Tabiki Burano adası dedi.
Annie :
-Burano adasını duymuştum.Güzel bir yer olduğu söylenir.
Archie
-Evet Annie hatta 7 kilometre uzağında da San Martino kilisesi var.
Candy :
-Ben burada en çok eylül aylarında geleneksel Burano Regattayı duydum.
Annie
-O nedir Candy
-Yüzyıllık bir gelenek ,balıkları yakındaki adalara götürmenin en güzel yolu
Terry:
-Evet Venedikli Kürek diyorlar. İsterseniz ada ziyaretini bırakıp biraz da tiyatro 'ya götüreyim sizi.
Archie ;
-Şu büyük tiyatrodan mı söz ediyorsun Terry
-Evet.'' Fenice'' tiyatrosundan
Archie:
-Pekala hadi çocuklar gidelim.
Tiyatro ya vardıklarında bay Albert anlatmaya devam ediyordu.
-İşte çocuklar burası
Annie :
-Harika!
Candy :
Muhteşem ne kadar da büyük böyle içeride hangi oyun sergileniyor acaba?
Terry :
-Burada ben de bir oyun sergileyeceğimi umuyorum.
Archie
-Ah evet Terry seni burada görmek bizim için gurur verici bir şey olurdu.
Bay Albert
Umarım olur Terry. Burası ismini mitolojik anka kuşundan almış.San Marco daki San Benedettonun yerine 1792 yılında hizmete alınmış.Ancak tıpkı adını aldığı anka kuşu gibi tarih boyunca yangın felaketleri yaşamış.
Candy:
-Tıpkı o çan kulesi gibi
-Evet Candy doğru.
Terry:
-1820- 1839 yılları Arasında Francesco Bagnara 'nın görev yaptığı 1844 de Giuseppe Verdinin de bir çok eserinin promiryerine ev sahipliği yapmış. Zamanla da Venediğin baş tiyatrosu olmuş.
Bay Albert :
-Sırada Torre dall Orologia (Saat Kulesi )var.
Archie :
-Şu kanatlı aslan figürü olan kule
Bay Albert:
-Evet Archie Yanlış hatırlamıyorsam orası 15.yy sonlarına doğru inşa edildi.1499 da tamamlandı.Kudretli bir yapıya sahip.
Annie
-San Zaccaria Kilisesini merak ediyorum.
-Orası Kent yöneticisi Giustiniano Partici Pazionun emriyle 9 yy da yapılmış.1444 -1504 yılları arasında 60 yıllık bir süreç de tamamlanmış.
Annie:
60 yıl mı?Çok uzun bir süre
Terry :
-Rialto Pazarların a bakalım.
Candy :
-Gidelim.
Bay Albert:
-Bu pazarı daha önce de görmüştüm. 1097 yılından beri kurulur.San Polo da kuruluyor.
Candy.
Nerede? Bay Albert
-Kentin en eski köprüsünün kuzey batısında sebze,meyve ve balık satışı yapılır.
Archie gelmişken pazarı da gezelim.
-Pekala hadi çocuklar!
Archie Annie Candy ve Terry rialto pazarlarını gezdikten sonra otele döndüler.
Candy:
-Harika bir gündü değil mi? Annie
-Evet Candy Çok eğlendim.
Candy:
-Akşam burada bir davet var. Ünlü oyuncu Karen davet etti. Tüm oteldekiler davetliymiş. Ne güzel
-O zaman akşam için hazırlık yapalım. Candy
-Tamam
Annie dolabı açtı ve sarı renkli bir elbise çıkardı. Candy elbiseyi görünce çok beğendi.
-Bu çok güzel Annie
-Akşam bu elbiseyi giymek istiyorum.
Candy heyecanla panikledi.
-Eyvah! Ben yanıma davet için elbise almadım.Ne yapacağım şimdi
-Merak etme Candy senin için de var.Sana bu mor renkli elbiseyi vereceğim. Gözlerinle uyumlu olur. Mor menekşeler gibi...
-Teşekkür ederim. Annie Hemen denemek istiyorum.
-Saçlarına da mor ve yeşil ipek kurdelalar nasıl?
-Harika Annie
-Candy akşam seni hazırlama işini bana bırak bundan sonra moda danışmanın benim
-Peki Annie
-Akşam tam bir Lady olacaksın.
-İkimizde Annie
Akşam saat 8 i gösteriyordu. Annie hazırlanmıştı. Candy i hazırlıyordu.Saçlarına kurdelasını bağladı.Ellerine eldivenlerini taktı. Aynada son kez kendisine baktı.
-Hazırım. Dedi.
Kapıda Terry ve Archie onları bekliyordu. Annie kapıdan çıktı. Ardından da Candy, Archie ve Terry onları görünce uzunca bir ıslık çalmayı ihmal etmemişlerdi. Terry Candy i koluna, Archie Annie yi koluna takarak davetli salonuna indiler.Salonda konukların arasına girdikleri sırada Karen Terry i gördü ve yanına geldi.Konuklardan bazıları Terry i tanımıştı.
-İşte o Terry şu yetenekli oyuncu dediler.
Karen tatlı bir ses tonuyla
-Merhaba Terry seni burada görmek ne güzel
-Sizi de genç bayan dedi Terry
Karen Candy i de selamladı.
-Candy, Elisa burada diyerek salonun köşesini işaret etti.
-Aman tanrım o burada Terry her yerde karşıma çıkıyor.
Terry Elisa yı yanında Richard ile görünce çok şaşırdı. Archie yanına gelerek sinirle;
-Ah! Terry kahrolası Elisa da burada yanında Astorların oğlu ile gelmiş.
-Evet Archie Astorların oğlu Richard arkadaşım olur.
-Elisa ile çıkıyor sanırım.
Annie:
-Evet duymuştum. Onu Roma ya davet eden Elisa .Elisa, Ruth teyzesini ziyarete gelmiş. Teyzesi San Marco Meydanının yukarısında oturuyormuş. Richard a da bir arkadaşı buradaki parti için davetye göndermiş. Elisa ile gelmesinin sebebi bu
Terry
-Aslında Richard ın peşine takılmıştır.Onu uyardım ama beni dinlemedi işte ne yapalım.
Archie:
-Onlar yokmuş gibi davranalım.
Annie:
-Bu olabilir işte
Elisa ile kolkola olan Richard Terry i gördü ve Elisa yı alarak yanına geldi. Elisa Candy i gördüğünde;
-Merhaba Terry sana Merhaba demiyorum Candy dedi küstah bir şekilde Elisa
Candy umursamadı. Candy i gören Richard ondan etkilenmişti.Elini alarak;
-Siz güzel bayan adınızı bahşeder misiniz?Benim adım Richard dedi.
Candy şaşkınlıkla
-Adım Candy Terry nin nişanlısıyım.
Elisa:
-O yalan söylüyor. Richard onun böyle dediğine bakma sadece sevgililer
Terry:
-Yanılıyorsun Elisa biz Candy ile aramızda nişanlandık.Bu geçici bir ilişki değil dedi.
Richard
-Tebrik ederim Terry Görünüşe göre iyi bir seçim yapmışsın.
-Teşekkürler dostum.
Elisa:
-Richard o her zaman kaba bir kız asil bir lady olamadı.
Terry sinirlendi.
-Elisa şu an seninle konuşma zahmetine giriyorsam bu dostum Richard ın hatırı için yoksa seninle asla muhatab olmam biliyorsun. Sen sadece insanları hor görmeyi bilirsin.
-Onun gibi biri ile olduğun için sana acıyorum Terry dedi. Elisa konuklara dönerek seslendi.
-Sayın bayanlar ve baylar size birini tanıtmak istiyorum. dedi. Candy i göstererek
Archie durumu fark etmişti. Elisa Candy i küçük düşürmek istiyordu ki Karen araya girdi.
-Sayın konuklar Elisa nin da dediği gibi sizleri Chicago da sergilediği Romeo & Juliet rolünü başarı ile oynayan Candy White Adley i tanıştırmak istiyorum dedi.
Konuklar alkışlayarak Candy nin etrafına toplandılar.Hepsi tek tek Candy i tebrik ettiler. Terry ve diğerleri şaşkındılar. Archie gülerek
-Elisa fena bozuldu. Bu ona iyi bir ders oldu dedi ve kahkahalarla gülmeye başladı. Annie sevinçle
-Onu Karen kurtardı.Bu ne hoş dedi.
Archie:
-Ah evet Annie kızı küçük düşürmeye çalıştı ama başarılı olamadı.
Karenin bu hareketine şaşıran Candy ve Terry ona teşekkür ettiler. Karen ise
-Siz beni kurtardınız dostlarım asıl ben size minettarım. dedi. Candy e dönerek
-Candy arada sırada Terry ile rol alsan fena olmaz ne dersin diyerek göz kırptı. Candy gülümsedi.
-Olabilir dedi ve hep birlikte güldüler.
Elisa Candy i küçük düşürememenin hırsıyla boğuşurken Richard da konuklarla sohbet ediyordu.Akşam güzel bir vals ile devam ederken Archie Annie Candy ve Terry yarın gidecekleri Roma şehri ziyaretini konuşuyorlardı.
BÖLÜM 3 -
ROMANTİK TATİL ROMA DA DEVAM EDİYOR:
Sabah olduğunda Candy hazırdı. Annie hala uyuyordu. Candy kapısına gelerek yavaşça tıkladı. Achie kapıyı açarak
-Günaydın Candy Sessiz ol !Annie hala uyuyor dedi.
-Ne! uyuyor mu? Ama erken kalkacaktı.
-Akşam laf aramızda beyaz şarabı fazla kaçırdı.Ben hazırım aşağıda biraz hava alacağım sen onunla kal
-Tamam Archie
Candy içeri girdi. Annie nin yatağına yaklaştı ve onu biraz sarsarak
-Kalk bakalım uykucu Annie bugün Romaya gidiyoruz.dedi.
Annie uyandı ve gözlerini ovuşturdu. Candy e baktı.
-Ah Candy sen hazırsın Archie de hazır mı? acaba
-Evet Annie aşağı da
-Ya Terry ?
-O da Bay Albert ile aşağıda kahvaltı için bizi bekliyorlar. Hadi Annie
-Tamam Candy
Candy Annie nin hazırlanmasına yardım etti. Az sonra aşağı indiklerinde Archie Terry ve Albert ı aşağıda sohbet ederken buldular.
Archie
-İşte geldiler.dedi.
Albert:
-Günaydın hanımlar hazırsanız kahvaltıya dedi.
Candy:
-Günaydın!
Albert :
Hanımlar bugün ki seyahatimiz Roma da dedi.
Candy
-Evet Bay Albert gitmek için sabırsızlanıyorum.
Annie
-Ben en çok Trevi yi merak ediyorum.
Candy
-O nedir?Annie
-Aşıklar çeşmesi anlamı bu oraya gidenler çeşmenin başına giderek dilek dilerler. Candy
Terry
Ben Candy i Gianicolo Tepesi yani aşıklar tepesine götüreceğim.
Annie
-Ah çok Romantik
Candy:
-Tıpkı ponny tepesi gibi
Terry ve diğerleri Candy nin ponny tepesi benzetmesine güldüler.
Bay Albert ilk önce Kolezyum a gideceğiz.dedi.
Annie:
-Orası neresi Bay Albert
Terry:
-Eskiden tiyatro ve gladyatör dövüşlerinin sergilendiği bir yerdi.
Archie:
-O zaman vakit kaybetmeyelim.dedi
Sabah yenilen güzel bir kahvaltının ardından arabaya binen Albert, Terry Candy Archie ve Annie Kolezyuma vardılar. Bay Albert onları bilgilendirmeye devam ediyordu.
-Ünü tüm dünya ya yayılan Filavianus amfitiyatro adıyla tanınır.
Archie:
-Görkemli bir yapıya sahip yüksekliği aşağı yukarı 25 m olan Colossus Neronis heykelinden alıyor.
Bay Albert :
-Hayır 30 metre Archie 188m uzunluğunda 156m genişliğinde buranın inşasına İmparator Vespasianın tahta olduğu ms.72 yılında başlamış.
Annie :
-Vay canına
Teryy:
-55000 kişi burada tiyatro ve dövüş sahnelerini izlerlermiş aynı zaman da idamları da
Candy:
-Ne idam mı?Aman Tanrım bu çok kötü
Bay Albert:
-Hayvanları da unutmamak gerek açılışı imparator titus tarafından 8 yıl sonra gerçekleşmiş. 450 yıl boyunca kalmış sonrası depremden dolayı böyle kaldı.Şimdi de Roma Formuna bakalım.
-Romalılar buraya Forum Magnum diyorlar. 1000 yıl boyunca imparorun siyasi ve kültürel merkezi haline gelmiş .MÖ.5 MS. 7 yüzyıl a kadar pek çok dini yapı anıt ve yönetim binası inşa edilmş. Gelelim Novana Meydanına evet bu üzerinde bulunduğumuz meydan ise Novana meydanı şu karşıdaki çeşmeyi görüyor musunuz?
Annie:
-Harika
Candy:
-Çok güzel
-İçlerinde Bernini'nin de tasarladığı dört nehrinde bulunduğu 3 çeşme ile süslenmiş barok stili meydan burası Papa X. İnnocent in isteği üzerine MS. 1. yya kadar İmparator Dominitian tarafından bir stadyum yerine inşa edilmiş.
Candy
-Ne kadar güzel bir sanat çalışması peri masalı gibi
Terry
-Evet
Annie Trevi çeşmesine ne zaman gideceğiz.
Bay Albert
-Pantheon dan sonra
Archie:
-Tüm tanrıların tapınağı
Bay Albert
-İmparator Hadrian tarafından yapılmış.Pagan Roma tanrılarına adanmış bir tapınak nedeni MS.80 yılında yanan eskisinin yerine geçmesiymiş.609 yılında Meryem e adanmış ve kiliseye çevrilmiş.Evet genç hanımlar ve beyler şimdi Trevi ye gidebiliriz.
Annie
-Sonunda Bay Albert
Annie ve diğerleri Trevi çeşmesine vardıklarında orad
a duran bir fotoğrafçıya önünde bir fotoğraf çektirmek istediklerini söylediler. Candy çeşmeyi görür görmez aşık oldu. Bay Albert
-Buranın bir geleneği var ama onu söylemeden önce size bir küçük bilgi vereyim. Şurası poli sarayı ve ana teması deniz olan bu çeşme 1732 de heykeltraş Nicola Salvi tarafından çok sayıda sanatçının desteği ile 30 yılda tamamlanmış.Orta kısmında ana temasını vurgulayan iki deniz ulağının çevrelediği Neptün figürü var.Geleneğe gelince sağ el ile sol omzunuzun üzerinden bozuk para attığınızda dilekleriniz kabul görüyor.
Candy :
-O zaman biz de atalım.Bay Albert sizden rica etsem bozuk para alabilir miyim.?
A tabi Candy al bakalım.
Terry:
-Ben de de var Candy istersen birlikte atalım.
-Tabiki Terry Ben seninle sonsuza kadar olmayı diliyorum.
-Bende öyle
Archie:
-Dördümüz birlikte atalım ne dersiniz?
Terry
-Hadi öyleyse bir iki üç şimdi
Candy , Terry Annie ve Archie çok güzel zaman geçirmişlerdi.Görecekleri birçok sanat eseri ve mekan vardı.
Terry
-Sırada Gianicolo tepesi yani aşıklar tepesine gidiyoruz.dedi.
Albert
-Çocuklar isterseniz siz oraya yanlız gidin Archie ve Terry siz yolu biliyorsunuz. Ben dönüş de sizi ilerideki restorant da bekliyor olacağım.
Terry ve Archie bir ağızdan merak etmeyin Bay Albert dediler ve tepenin yolunu tuttular.Tepeye vardıklarında Candy heyecanla gördüğü manzara karşısında bağırdı.
-Aman tanrım burası benim cennetim ponny tepesine benziyor. Harika!

-Evet Candy hadi dans edelim
-Tamam tıpkı İskoçya daki gibi Terry
Archie :
-Biz de dans edelim Annie
-Elbette sayın şovalye
Candy aşıklar tepesinin kendisi ve Terry ile arkadaşları Archie ve Annie için özel bir yer yapmıştı.Hayatında hiç olmadığı kadar bir mutluluk daha yaşamıştı. Dans dan sonra tepede oturarak rüzgarın ve güzel manzaranın tadını çıkardılar. Elisa ise Candy ve diğerlerinin ne yaptığını merak ediyordu. Richard la Venedik de olan Elisa onu güzel ve şık bir restorant a yemeğe davet etti.Fakat Richard ın hiç keyfi yoktu. Elisa
-Neyin var Richard dedi.
Richard:
-Birşey yok Elisa Bugün kendimi biraz yorgun hissediyorum. Buraya gelmeyeli zaman oldu. Havası beni sarstı anlaşılan Candy ve diğerleri onlar nerede senin arkadaşların olduğunu söylemiştin.
Elisa Richard ın sevgisini kazanmak uğruna her türlü yolu deniyordu. Bu nedenle onlar hakkında iyi konuşuyordu.
-Ah evet onlar bugün Romadalar benim gelmem için çok ısrar ettiler ama seninle baş başa kalacağımı söyledim. Seni neşelendirmek için ne yapabilirim. Söyle bakalım.
-Ah Elisa otele gitsek daha iyi kendimi kötü hissediyorum. Özür dilerim.Gitmem gerek
Richard masadan kalkarak arabacıyı çağırttı ve otele dönmek için yola koyuldu. Elisa yanlız kalmıştı ve bu mutsuz durumundan dolayı Candy i suçladı.Öfke ile;
-Ah kahrolası Candy yine o her şeyi berbat etti.Ondan nefret ediyorum. Hıh onlar Roma da mutlu vakit geçiriyorlar. Bense burada mutsuzum bu hiç adil değil hiç.dedi kendi kendine
Elisa ile İtalya ya gelen Neil bir restorant da oturuyordu. Karşısındaki masada oturan bir kıza aşık olmuştu.Yanına yaklaşarak tanışmak istedi.
Neil:
-Merhaba güzel bayan adım Neil sizinle tanışmak bir şeref dedi.
Genç bayan:
-Merhaba benim adım da Britany
Neil:
-Tanıştığıma memnun oldum.diyerek elini öptü. Fakat Britany elini hızla çekerek
-Bu kadar samimi olmaya nasıl cürrret edersiniz.Lütfen uzak durun dedi ve gitti.Olduğu yerde şaşkın bir halde kalan Neil ne yapacağını bilemedi.Ama peşini bırakmak da istemiyordu.Kendi kendine
-Onu mutlaka elde edeceğim.dedi.Doğruca çiçekçinin yolunu tuttu ve ona bir buket kırmızı gül gönderdi.Gülleri alan Britany onları geri göndermesi için hizmetçilerden birini görevlendirdi. Neil bu duruma çok üzülmüştü. Akşam Britany nin kaldığı otel odasının kapısı önünde durdu.Karşısında Neil ı gören Britany sitemle
-Sizin burada ne işiniz var beyefendi.Neden beni izliyorsunuz.dedi.
-Senden çok hoşlandım. Arkadaş olmak istiyorum.
-Hah güldürmeyin beni lütfen bir daha da kapıma gelmeyin. Yoksa şikayet ederim.
Neil :
-Sizden hoşlandığımı söyledim.Kötü bir niyetim yoktu.Lütfen Leydim. Bana bir şans verin.dedi.
Britany ,Neil konuşmasını sürdürürken kapıyı yüzüne kapatmıştı. Fakat Neil in vazgeçmeye niyeti yoktu.Ona şık bir dükkandan değerli bir broş aldı.Hizmetliler aracılığıyla odasına gönderdi. Ama ne yazık ki Britany onu da geri gönderdi. Neil ne yapacağı konusunda düşüncelere daldı. Eve döndü odasına çekildi. Az sonra da Elisa geldi. Richard la geçirdiği kötü öğle yemeği onu çok üzmüştü. Bu nedenle de morali bozuktu.Odasında uzandığı sırada kapı çalmıştı. Gelen Bayan Ruth du. Elisa ya annesinden bir telgraf getirmişti. Elisa merakla telgrafı okudu.Telgraf da hemen eve dönmesi gerektiği yazıyordu. Elisa meraklanmıştı. Annesini aramak istedi.Fakat Ruth teyzesi çok önemli bir konu olduğunu fazla vakit kaybetmemesi gerektiğini söyledi. Elisa kardeşi Neil ile birlikte bavullarını toplayıp gitmek için hazırlanmaya başladı. Neil yakınarak,
-Anlamıyorum Elisa daha geleli ne kadar oldu ki hem Brtitany i göremeyeceğim.
Elisa
-O da kim Neil
-Aşık olduğum kız
-Ah Candy i unutmana sevindim.
-Annemin bizi apar topar çağırmasına anlam veremedim. Elisa
-Ben de Neil Çok önemli bir konu olmalı ki bizi çağırıyor.
Neil Britany den uzak kalacağı için üzgündü.Otel e gitti ve resepsiyonist e Britany nin kişisel bilgilerini sordu. Resepsiyonist kişisel bilgileri vermese de Neil gizlice almıştı. Anahtarı alıp Britany yokken odasına çıktı ve çekmecelerini karıştırdı. Ev adresini öğrendi not aldı.Acele ile o gelmeden dışarı çıktı .Eve döndü ve odasına gidiyordu ki , Neil ı gören Elisa merakla sordu.
-Neyin var? Neil nefes nefese kalmışsın.Birinden kaçıyor gibisin.
-Yoo birşey yok Elisa bir şey unuttum. Şimdi gidiyorum zaten
-Çabuk ol bavullar araba da şoför bizi bekliyor.Gemi kalmak üzeredir hadi Neil
-Peki Elisa
Elisa ve Neil arabaya geçtiler ve Amerika ya gitmek de olan gemiye bindiler. Candy ve arkadaşları ise bu durumdan habersiz geziye devam ediyorlardı.Aşıklar tepesi gezisinden sonra kendilerini bekleyen bay Albert ile restorant da güzel bir akşam yemeği yiyerek günü tamamlamışlardı.Otele döndüklerinde odalarına çıkıp dinlenmeye koyuldular. Candy ve Annie günlüklerine geçirdikleri tatilin anılarını yazmayı ihmal etmemişlerdi.
Ertesi sabah Bay Albert onları sabah kahvaltısına çağırdı.
-Çocuklar biliyorsunuz bu gün son günümüz Bunu iyi değerlendirin.Yarın yola çıkıyoruz.dedi.
Candy:
-Ama Bay Albert daha 3 gün oldu.
-Çocuklar işlerim dolayısıyla gitmemiz gerek yine geliriz meraklanmayın.
Terry:
-Canınız bir şeye mi sıkıldı. Bay Albert
-Aslında evet Terry ticaret piyasası kötü durumda iflas eden iş adamı sayısı artmaya başladı.Bay Leagon dan bir telgraf aldım.Sanırım borç için kredi taleb ediyor. Elisa ve Neil ı geri gelmeleri için telgraf göndermiş. Onlar da akşam gemiyle geri dönmek üzere yola çıktılar.Bu durumu şimdilik onlardan gizlediğini de belirtmiş.
Candy üzülerek;
-Ah bu çok kötü olmuş.Bay Albert
Archie
-Leagonlar için pek üzülmüyorum doğrusu onlar her şeyi hak ediyorlar.
Bay Albert:
-Bu kadar katı olma Archie Bay Leagon la iş anlaşmalarımız var.Üstelik iş ortaklıklarında böyle şeyler olur.Neyse çocuklar geri dönmek için şimdiden hazırlanın.
Annie
Peki Bay Albert
Candy
-Bu gün madem son günümüz o zaman biraz Palatino Tepesi ve Aziz Petrus meydanına gidelim.
Terry :
-Bu çok güzel fikir
Archie.
-Pekala hanımlar ve Terry
Annie ,Candy ,Archie ve Terry önce Palatino Tepesine gittiler. Her yer taze otlarla ve antik eserlerle çevriliydi. Candy ve Annie burayı çok beğenmişlerdi.
Archie:
-Harika bir manzara Stear ında görmesini isterdim dedi. Terry Archie ye baktı.
-Seni anlıyorum dostum.Ama yapılacak bir şey yok her şey anılarda kaldı. Ara sıra yanıma gel konuşuruz.Böylece kendini yanlız hissetmezsin.
-Ah sağol Terry senin hakkında yanılmışım.
-Yapma Archie o kavgalarımız geride kaldı. Çocukça şeylerdi.
-Haklısın. Annie ve Candy buraya geldiklerine çok sevindiler.
-Evet.
-Hadi onların yanına gidelim.
-Tamam
-Terry !
-Evet Archie
-Candy ile tekrar bir arada olmanıza sevindim. O çok iyi ve dürüst bir kız .Çok acı çekti. Umarım mutlu olur. Onu bırakma Terry ne olursa olsun bırakma o mutlu olmayı hak ediyor.
-Candy e çok değer veriyorsun.
-Evet Terry bir zamanlar ben ve Anthony hatta Stear bile onu sevdik. Ama o anlaşılan hiçbirimize ait değilmiş.Seni tercih ettiği için çok şanslısın.
Terry Archie nin konuşmalarından dolayı Candy e ne kadar değer verdiğini anlamıştı.
-Peki Archie nasiyatın için sağ ol dostum.dedi.
Archie ve Terry Candy ve Annie nin yanlarına geldiler.
Terry:
-İşte bu şu tepedeki mağarayı görüyor musunuz.?diye sordu.
-Evet dedi Annie
-Orası Roma mitolojisine göre imparatorluğun kurucusu iki kardeşler Romulus ve Remus bir dişi kurt tarafından bu mağarada büyütülmüş.
Candy
-Sahi mi? Çok ilginç
Archie:
-Ben bir kurt tarafından büyütülmek istemezdim doğrusu
Annie:
-Neyse çocuklar vakit kaybetmeden Aziz Petrus Meydanını da gezelim.
Archie
-Oradan otel e döneriz.
Terry
-Peki çocuklar
1656 -1667 yılları arası Papa vııı. Alexander için yapılan iki çeşmenin yer aldığı meydana gelmişlerdi. Candy merakla sordu.
-Ne çeşmesi bu?
-Şuraya bak Candy diye işaret etti. Terry
-Sağında Domenico Fontananın sağında Bernini nin tasarladığı iki çeşme var. Bunlar özenle yapılmış birer baş yapıttır.
Candy
-Burada sanata çok değer veriyorlar.Burası ne kadar da büyük bizim ponny tepesindeki çocukların burada olmasını görmesini isterdim.
Archie
-Kesinlikle öyle Candy
-Burada ne çok şey öğrendim. Harika bir gezi oldu. Bunu hiç unutmayacağım.dedi Candy sevinçle
Annie,Archie ve Terry
-Biz de öyle dediler.
Archie Candy Annie ve Terry gezi sonunda otele döndüler.Bavullarını hazırladılar. Bu arada Bay Albert yolculuk için tüm hazırlıkları tamamlamıştı. Leagonlar da ise Bayan Leagon , Bay Leagonın para sıkıntısını gizlediği için tartışmışlardı.Bayan Laegon öfke ile;
-Bu nasıl olur ?Hayatım söyler misin?Nasıl benden gizlersin?
Bay Leagon:
-Bak sevgilim bunu gizlemek pek doğru değildi. Biliyorum ama düzeltebileceğimi sandım.Savaş sandığımdan da kötü gidiyor.Ekonomi sarsılmış durumda Ancak Bay William dan yardım istedim. Şu an seyahatte olduğu için mektupla haber verdim.Yarın dönüyor.Ondan biraz kredi almayı talep ettim. Oda makul karşıladı.
-Ama bana yine de söylemeliydin.
-Harcamalarımızı biraz kısmak zorundayız.
-Harcama mı? Sorun bununla mı çözülüyor?
-Sen ve Elisa sürekli alışveriş yapıyorsunuz? Neal ise arabayla birçok defa kaza yaptığı için bana pahalıya mal oldu.Üstelik yardım yapmamız da gerekliydi Sürekli savaş malzemeleri için tüm zenginlerden yardım talebi istendi.
Bayan Laegon sitemle elindeki yelpazesini sallıyor,olanlara inanmak istemiyordu.
-Mutlaka bu durum çözüme ulaşmalı mutlaka dedi.
Bay Albert, Candy ,Terry ,Annie ve Archie yi otelden alarak Amerika' ya gitmek üzere olan gemiye binmek için yola koyuldu.Limana vardıklarında Candy İtalya ya içinden;
-Hoşça kal görüşmek üzere... dedi ve arkadaşları ile beraber gemiye bindi. Candy ve arkadaşları kamaralarına geçerek bavullarını yerleştirdiler. Annie:
-Güzel bir seyahatti değil mi Candy diye sordu.
-Evet Annie .
-İstersen güverteye çıkalım.Ne dersin.?Candy
-Tabi !Archie ve Terry e de haber verelim.
-Tamam Annie!
Annie ve Candy, Terry nin odasının kapısı önüne gelerek yavaşça tıkladı ama ses yoktu.Ne olduğunu merak etti.Arkasından yaklaşan gölgeyi gören Candy korku ile çığlık attı. Arkasındaki kişi
-Merak etme çilli tarzan benim Terry dedi.
Candy Terry nin olduğunu anladığında derin bir nefes aldı ama kızmayı da ihmal etmedi.
-Terry çok kötüsün.Beni ve Annie yi çok korkuttun.
Terry gülerek;
-Burada ne işiniz var. Siz uyumadınız mı?diye sordu.
-Hayır Terry kamaramızda çok sıkıldık. Annie ve ben size bakmaya geldik.
Terry:
-Ben,Archie ve Bay Albert aşağıda biraz iş konuşması yaptık.Tabi birer brendy içdik.
Candy:
-Bizde içemez miyiz?
Annie;
-Candy! Bir hanımefendi çok içki içmez.
-Sahi mi? Annie içki içmek ayıp mı? yani
-Hayır tabi ama bayanlara pek yakışmadığı söylenir.Sonra sosyetede dedikodu olur.
-Gelmemeniz daha iyi hanımlar dedi Terry
Annie:
-Neden Terry ?
-Çünkü aşağıda konuşulanlar pek iç açıcı değil savaş yüzünden bankalarda kriz dönemi yaşanıyor.Şirketler zor durumda
Candy:
-Olamaz.Bu kötü işte!
Terry:
-Moralimizi yüksek tutmak zorundayız.Hadi hanımlar odalarınıza
Candy:
-Bunun için dua edeceğim.
-Annie:
-Ben de öyle
Terry :
-Odama gidip,uyusam iyi olacak çok yorgunum iş konuşmaları beni yordu. Hanımlar iyi geceler
Annie veCandy:
-İyi geceler Terry dediler ve odalarına çekildiler.
Candy odasına girdiğinde yatmadan önce dua etti ve savaşın biteceğini umut etti. Annie ise bir an evvel eve dönmek istiyordu. Candye ve Annie bu düşüncelerle uykuya daldı.Bay Albert işlerin bazı şirketlerin sıkıntıda olduğunu görünce Bay Leagon a ödeme yapması için bir miktar para yardım etti. Bunu bir mektup ile bildirdi. Candy e Leagon ailesi ile yaşadığı zamanlarda ona destek olduğu için yardım ettiğini de mektup da anlattı.Bay Leagon mektubu alır almaz çok sevindi.Hemen banka ya giderek kendisi adına gönderilen bu parayı borçlarına kullandı ve Elisa ya aldığı evi ipotekten kurtardı.
BÖLÜM 4 -
TATİL DÖNÜŞÜ VE YAZIŞMALAR
Candy ve arkadaşları gemi limana yanaşır yanaşmaz derin bir nefes almışlardı. Annie sevinçle;
Tanrı ya şükür Amerika ya döndük dedi.Güneş ışıkları gemiyi aydınlatıyordu.
Candy:
-Evet Annie?Keşke Patty de bizimle olsaydı.
-Evet ama biliyorsun Stear
-Haklısın onu kaybetmek Patty i çok üzdü. Patty i de çok özledim.Eve gidip ona mutlaka yazmalıyım.
-Ah bu iyi fikir bende öyle...Candy
Candy ve Annie Patty e yazacakları mektubu düşünürken Terry Achie ve Bay Albert iş hakkında konuşuyorlardı.Bay Albert Candy ve diğerlerini eve bıraktıktan sonra dinlenmek üzere odasına çekildi. Candy eve döner dönmez üzerini değiştirip yatağına uzandı.
-Ah ne uzun bir yolculuktu.Ama sonunda evdeyim dedi kendi kendine
Terry ile yaşadıklarını düşündü.Sonra aklına Patty e yazacağı mektup geldi.Hemen yatağından kalkarak yazı masasına yöneldi. Çekmeceden kağıtlarını ve süslü zarflarını çıkardı ve yazmaya başladı. Annie de Patty e yazıyordu. Archie de koltuk da oturmuş, Annie nin yazdıklarını okuyor ve gülümsüyordu.
-Archie:
-Annie şu köprü altından geçerken seni öptüğümü yazdığına inanamıyorum. Elisa nın zor durumdaki şu parti haha ha! Aklıma geldikçe gülüyorum. Karen nin onun oyununu bozması harikaydı.Neden bunu da mektuba eklemedin. Eminim Patty buna çok gülerdi.
-Haklısın Archie düşündüm ama yazmaktan vazgeçtim. Onu buraya davet ettiğimi yazdım. Gelince bol bol konuşur,eğleniriz.
-A evet Annie doğru düşünmüşsün.
Elisa ise eve döndüğün de annesi ve babasının anlatıkları yüzünden morali bozulmuştu. Ama Bay Leagon durumu düzelttiği haberini alınca haberi ailesine vererek mutluluğunu paylaştı.
Bayan Leagon:
Ah Tanrıya şükür! Çok sevindim. Bay William a minnetarım.
Elisa:
-Bu iyi oldu. Rahatladım anne ama tatilim yarım kaldı. Diğerleri Roma da çok iyi vakit geçiriyorlar.
-Merak etme Elisa onlar Roma dan döndü.
-Sahi mi?Anne
-Evet Elisa Bay William mektubun da döndüğünü bildirmiş.
-Bu iyi bir haber işte Archie ve Annie döndüler demek
-Durum düzeldiğine göre bu akşam bunu kutlayalım Elisa. Ben hizmetçilere haber vereyim.Güzel bir kutlama sofrası hazırlasınlar.
Elisa kendi kendine düşüncelere dalmıştı. Annie ve Archie nin Candy ve Terry nin geri dönmesine memnundu.
-Hımm demek geri döndüler dedi Elisa Ya Richard o da döndü mü? Hıh onu hiç affetmeyeceğim. Ya da onu tekrar ziyaret edebilirim. Dönüp dönmediğini öğrenebilirim.dedi.
Neil :
-Bence de bu güzel bir haber dedi.Ben odama çıkıp hazırlanayım.Hadi Elisa sen ne düşünüyorsun öyle
-Tamam Neil geliyorum.
Akşam Leagonlar güzel bir kutlama yemeği yemişlerdi. Elisa odasında Richard ı düşünüyordu. Neil da ev adresini aldığından beri Britany i düşünüyordu.
Neil sabah olduğunda erkenden kalktı ve onun evini bulmaya gitmişti.Arabayı alıp hızla evden ayrıldı.
Candy ise sabah erken kalktığında saçlarını taradı üzerini değiştirdi.Pencereyi açıp,gökyüzüne bakarak sevinçle;
-Bugün güzel bir başlangıç olacak ne güzel bir pazartesi dedi.
Çantasını alarak dışarı çıktı.Taze havayı içine çekti.Heyecanla kliniğine koştu. İçeri girdi.
Merhaba Bay Martin işte döndüm.dedi.
Bay Martin:
-Oh Candy hoş geldin. Tatilin nasıl geçti bakalım. Umarım iyi eğlenmişsindir.
-Bay Martin size anlatacağım çok şey var.dedi Candy
Klinik de her şey yeniydi .Candy için de yeni bir gündü. Etrafı gezdi ve yeni malzemelere dokundu.Huzurluydu. Tatilde gittiği yerleri anlatıyordu. Terry ise tiyatro da yeni oyunu için hamlet rolünü üstlenmişti.Annesi Elenor Baker ile sahne de rol üzerinde denemeler yapıyordu.
Elenor Baker:
-Ah Terry bu rolü almana çok sevindim.Başaracaksın. Bunu da başaracaksın.Oğlum!
-Umarım Anne
-Moralini bozma Terry Artık Candy de var.
-Yine de içim de bir sıkıntı var.
-Gereksiz endişeler can sıkar. Unutma oğlum.
Yönetmen ve diğer oyuncular sahne de yerlerini alarak provalara başladılar.Sahne ve dekor çalışmaları yapan işçiler yoğun bir şekilde çalışıyorlardı. Kulis de kostümler prova ediliyordu. Terry eline hamlet oyununu aldı ve okumaya başladı.
-Olmak veya olmamak işte bütün mesele bu dedi.
-Harika oğlum İşte bu diyerek Elenor Baker oğlunu alkışlıyordu.
-Bana kalırsa biraz daha çalışmalıyım.Anne en iyisini yapmak için uğraşıyorum.
-Ah Terry çok güzel gidiyordun.Devam et
-Peki!
Candy Venedik ve Roma yı anlatırken Bay Martin de onu dinliyordu.
-Ah görmeliydiniz Bay Martin muhteşemdi.
-Senin adına sevindim. Candy
-Kahvaltı yaptınız mı Bay Martin
-Henüz vaktim olmadı Candy
-Benim de öyle evde yanlız yapmayı sevmiyorum.
-Birlikte yapmaya ne dersin şu köşedeki dükkandan birer çörek ve peynir al istersen ben de çayı hazırlayayım.
-Tabi ki hemen dönerim.
Candy köşedeki dükkandan bir kaç çörek ve peynir almaya çıktığı sırada bir kaç adam bir at arabasının içinde yaşlı bir kadını acil olarak kliniğe getiriyorlardı.İçlerinden biri içeri girdi.
-Bay Martin Bay Martin kadın yaralı acile almalıyız. diye bağırdı.
Bay Martin hemen müdahale ederek;
-Hemen yatırın dedi.
Yaşlı kadının her yeri yara içindeydi.Bay Martin ona ne olduğunu sordu.Aralarından bir adam
-Ona kırmızı bir araba çarptı ve gitti.Çarptığı sırada kaldırıma sürüklendi.Yarası ağır
-Neden en yakın hastaneye götürmediniz?
-Fakir bir kadın kimse almadı.
-Bu nasıl olur.Korkunç bir şey.. Tamam siz çıkabilirsiniz Onunla ben ilgilenirim. Candy kliniğe geri döndüğünde Bay Martin i
yaşlı bir kadına acil olarak bakmak da olduğunu görünce telaşla;
-Bay Martin neyi var? diye sordu.
-Hemen bana yardım et Candy kanaması var.
-Ah tabi Bay Martin.
Bay Martin kanamayı durdurmayı başarmıştı.Yaralarını temizledi ve merhem sürdü.Yaşlı kadın sürekli sayıklıyordu.Yüzü terlemeye başlamıştı. Candy başında duruyor, terini siliyordu. Merakla sordu.
-Ateşi var. Ona ne oldu ?Bay Martin
-Bir trafik kazası Candy bir araba çarpmış.Büyük hastaneye fakir olduğu için almamışlar.
-Bu nasıl olur. Hastalara ne olursa olsun bakmak zorundalar.
Onu buraya sokaktan birkaç kişi getirdi.Söylediklerine göre acele ediyormuş.Karşıdan geçerken kırmızı bir araba ona doğru gelmiş.Çarpınca kaçıp gitmiş.
-Ona böyle kim çarpıp kaçabilir.Kim böyle acımasız olabilir.
-Onu getirenler sadece kırmızı bir araba dediler.
Candy çok şaşırmıştı.
Umarım iyileşir.
Bay Martin
-Bilemiyorum. Candy bir süre burada kalması gerekli
-Peki Bay Martin

Patty ,dışarı çıktığında posta kutusunu yokladı.Eline aldığı zarflarda Annie ve Candy yazıyordu.Heyecanla eve girdi.
-Büyük anne! büyük anne !
-Ne oldu?Patty sakin ol!
-Annie ve Candy den mektup var.
-Ah ne güzel Patty oku bakalım ne yazmışlar.
Patty heyecanla mektubu açtı.İlk okuduğu Candy nin yazdığı mektuptu. Patty okumaya başladığı sırada Büyük annesi heyecanlanıyordu.
Sevgili Patty ,
Görüşmeyeli uzun zaman oldu. Annie ve ben seni çok özledik.Üç gün önce Venedik de idik.Burada ben, Terry ,Archie ve Annie çok romantik ve güzel zamanlar geçirdik. Senin de burada olmanı çok isterdim.Bu arada Terry ile tekrar birlikteyiz.Aşıklar köprüsünden geçerken aşkımızı sonsuzlaştırmak için öpüştük.Gondolla gezinti yapmak , gün batımını izlemek çok romantik ve güzeldi.Ayrıca Archie ve Annie de öyle bunu yazarken utanacağını gözümde canlandırabiliyor ve gülümsüyorum.Daha sonra Roma da devam eden gezimiz de Trevi çeşmesinde dilek diledik.Burada kitaplarda okuduğun o güzel tarihi eserler var. Hepsi bir birinden ilginç ve güzel Şu an Amerikadayım. Bu arada eskiden harap halde çalışmış olduğum klinik şimdi daha da büyük ve yeni Bay Albert baştan aşağı restore ettirdi. Adına benim adımı verdi.Yeni bir dünya burası çok mutluyum. En kısa sürede görüşmek dileği ile seni çok seven arkadaşın
CANDY WHİTE ADLEY ' den SEVGİLER
Patty mektup da yazılanları büyük annesine okudukça büyük annesi neşeleniyor.Tatlı bir romantizm duygusuyla;
-Ah Patty ne romantik büyük babanla ben de gitmek isterdim.diyordu.
-Ah büyük anne sen ve şu aşık ruhun
-Patty benim güzel torunum artık kabuğundan çıksan da dünyayı görsen, keşke sen de onlarla gitseydin.
-Ben de bunu çok isterdim. Büyük anne ama onlarla olmak bana Stear ı hatırlatıyor. Arkadaşlarımla olmayı ve ben de onlar gibi romantizm dolu dakikalar yaşamayı gerçekten isterdim. Ama hala Stear ı unutamadım. Onu özlüyorum.Hem de çok
-Üzülme Patty hayat devam ediyor. Hayatının sonuna kadar Stear ı düşünemezsin öyle değil mi?Neşelen bakalım benim tatlı torunum Hadi Annie ne yazmış onu oku bakalım. Patty
-Peki büyük anne
Sevgili Patty
Archie ve ben evlendik. Senin düğünüme gelememene çok üzüldüm.Seni anlıyorum.Sana kızgın değilim. Balayımız da Candy ve Terry i de yanımıza alarak harika bir balayı tatili geçirdik.Roma ve Venedik çok güzel şehirler her yer sanat eserleri ile dolu Venedik deki büyük kanaldan gondolla gezinti yaparak birbirine bağlı rengarek evleri izleyerek kanal gezintimizi tamamladık. Köprünün altından geçerken Archie ve ben aşkımızı birer öpücük ile sonsuzlaştırdık. Candy ve Terry de öyle. Sonra aşıklar tepesine gittik Orada dans ettik.Çok romantikti Akşam otelde tiyatro sanatçılarından ve sosyeteden konuklar arasında bir partiye katıldık.Seninde yanımızda olmanı isterdim.Mutlaka beni ziyarete gelmeni
bekliyorum.
Sevgiler Annie
-Ah! ne güzel ne güzel! demek Archie ve Annie evlendi.Senin de üzülmemen ve yeni birini bularak hayata devam etmen gerekiyor. Torunumun evlendiğini görmek beni çok mesut ederdi. Patty
-Büyük anne ! Daha bunun için çok erken
-Hadi ama Patty sen artık küçük Patty değilsin.
-Tamam büyük anne anşılan bu gece bu konudan vazgeçmeyeceksin.Her neyse ben odama gidip bu mektuplara birer cevap yazacağım.Görüşürüz büyük anne
-Peki benim güzel torunum ben den de selamlarımı ilet.
-Tamam büyük anne sen hiç merak etme...
Patty odasına çıktı ve mektuplara cevap yazmaya başladı.
Candy ise yaşlı kadının başında kendine gelmesi için bekliyor onun iyileşmesi için dua ediyordu. Hastaneye almadıkları için çok sinirlenmişti.Yaşlı kadın sürekli Elenor diyordu. Candy Elenor ismini duyunca şaşkın bir halde kadına baktı. Haline çok üzülmüştü.Acaba bu Terry nin annesi Elenor olabilir mi? diye düşündü.Kim olabilirdi?bu kadın
BÖLÜM: 5
TERRY’NİN ANDREASI
Candy ve Bay Martin tüm gün yaşlı kadının yanındaydılar.Ama bir türlü kendine gelemeyen kadın hala sayıklıyordu. Candy çok üzgündü.
-Bay Martin acaba iyileşecek mi?diye sordu.
-Bilemiyorum Candy sadece bekleyeceğiz.dedi.
Saatler saatleri kovalıyordu Bay Martin ve Candy kadının kendisine gelebilmesi için tüm geceyi yanında geçirmişlerdi. Candy kadının terini siliyor,bir yandan sayıklamalarını dinliyordu. Bu kadının kim olduğunu da içten içe merak ediyordu. Bir süre sonra yaşlı kadın kendine gelmeye başladı. Candy sevinçle
-Kendine geldi Bay Martin.dedi.
Yaşlı kadın:
-Ah kostümler Elenor1 Elenor!
Candy:
-Tamam bayan sakin olun.İyileşeceksiniz.dedi.
Kadın yavaşça gözlerini açtı ve karşısında duran Candy e baktı. Sakin bir ses tonuyla
-Ah siz kim siniz?Neredeyim.?dedi.
-Bir kaza geçirdiniz.İyi misiniz.?Beni anlayabiliyor musunuz.?Bayan
-Bayan Elenor o benden...
-Lütfen heyecanlanmayın.
-İyiyim ben gitmeliyim.Beni bekliyorlar.
-Bütün gece bayan Elenor dediniz. Bayan Elenor kim? Siz kimsiniz?
Yaşlı kadın derin bir nefes aldı ve anlatmaya başladı.
Adım Katleen Ünlü yıldız Elenor Baker ın yanında uzun bir süredir hizmetkarıyım.Bana sabah çok sevdiği bir kostümünü terziden almam için beni görevlendirmişti Biz sabahları çok erken kalkarız.Onun özel bir terzisi vardır.Tüm değerli kostümlerini ona diktirir. Öğle ye yakın bir saatte de tiyatro dan gelip alırlar.İşim yoğundu. Almayı unuttum. Saate baktığımda saat 09.00 u gösteriyordu. Acele ile evden çıktım.Yol kenarında ilerliyordum. O sırada köşeden gelen hızlı bir araba evet o bana çarptı ve ben sonrasını hatırlamıyorum. Candy Elenor Baker ismini duyduğunda çok şaşırmıştı.
-Bu Terry nin annesi ama dedi.
-Evet Terry Elenor Bakerın oğludur.
-Fazla konuşmasanız iyi olur.Henüz iyileşmediniz.Şimdi dinlenmeniz gerek efendim.
-Teşekkür ederim.
Bay Martin:
-Birkaç gün burada kalacaksınız. Bayan dedi. Candy telaşla
-Evine haber vermeliyiz. Onu merak etmişlerdir.Ben nerede kaldığını biliyorum.
Bay Martin:
-Haklısın Candy
Candy Elenor Baker ın evine gitmek için hazırlanıyordu ki yaşlı kadını getiren adamlardan biri kliniğe girdi.Heyecanla
-Ona çarpanı buldum.dedi
Candy şaşkınlıkla adama bakıyordu.
-Kim peki?diye sordu.
-Araba, ona çarpan araba Leagonlara ait etraftan öğrendim.Bir çocuk onu görmüş ve tanımış. Arabayla köşeden çıkarken yaşlı kadına çarpıp kaçmış.Ona vuranın genç bir erkek olduğunu söyledi.Kumral orta boylarda...
Candy tarif edilen kişinin Neil olduğunu anlamıştı. Kızgınlıkla;
-Neil! Bunu Neil yaptı. Bundan eminim pis korkak.Ona bunu ödeteceğim.Nasıl böyle bir şey yapabilir. Bir insanın hayatı söz konusu.
-Sakin ol Candy!
-Nasıl sakin olabilirim Söyler misiniz Bay Martin bu bir suç onu Bay Leagon a şikayet edeceğim.
Candy kazayı yapanın Neil olduğunu anlamıştı.Bay Laegon a içinde şikayetler bulunan bir telgraf gönderdi. Neil ise yaptığı kazadan ötürü çok korkmuştu.Eve acele ile dönmüş odasına kapanmıştı.Bay Laegon telgrafı alır almaz Candy e haber verdiği için teşekkürlerini ve bu konuyla derhal ilgileneceğini yazan bir cevap gönderdi. Bay Leagon ,Neal ı çalışma odasına çağırdı. Neil ne olduğunu anlamamıştı.Kapıyı yavaşça tıkladı ve içeri girdi.
-Evet Baba beni çağırtmışsın.
-İçeri gel Neil ve otur lütfen
-Peki Baba
-Neil ,sen dün sabah bir kabahat işlemişsin.
-Ne kabahati baba ne demek istediğinizi anlamadım.
-Dün sabah neredeydin Neil?
-Dün sabah ve bütün gün evden hiç çıkmadım.
-Bana yalan söylemeyi kes Neil seni ve arabanı görmüşler. Yaşlı bir kadına çarpıp kaçmışsın. Bunu ancak aciz ve korkaklar yapar Neil
-Ama baba
-Konuşurken beni dinle! Bu kabahatlerin sınırı aştı. Bundan sonra arabayı kullanmana izin vermiyorum.Ayrıca iki gün odandan çıkmayacaksın.Anlaşıldı mı?
-Peki baba!
Neil babasından aldığı ceza ile odasına çıktı.
Akşam olduğunda yaşlı kadın kendisini iyi hissediyordu. Evine gitmek istediğini söyledi. Candy onu evine bırakmak için bir araba çağırdı ve yola koyuldu.Eve geldiğinde Elenor Baker özel bir davet vermekteydi.Hizmetçilerden biri kapıyı açtığında yaşlı kadını hemen içeri aldılar. Candy hala iyileşmediğini ve başından geçenleri anlattı. Hizmetçilerden biri merakla sordu.
-Onu çok merak ettik. Neyse ki Bayan Elenor kostümü daha sormadı.
Candy:
-O bir kaza geçirdi. Onu hemen yatırın. Daha iyileşmedi.
-Pekala! Siz de içer gelin küçük hanım kapı da kalmayın.
-Peki Bay Terry içeride mi?Ben onun arkadaşıyım.
-İçeride Bayan Elenor un özel konukları var. Madem ki arkadaşısınız salona girin lütfen
-Hayır ben salona girmeyeyim.
-Peki Küçük hanım
Hizmetçiler,yaşlı kadını odasına götürdüler. Candy ise davetlilerin kahkahalarını duyunca meraklanmış salon kapısına yönelmişti.Kapı aralığından Terry i gördü. Terry çok şık giyinmişti. Candy heyecanla
-Ah Terry ne güzel olmuş.dedi. Candy Terry i süzdüğü sırada onun yanına yaklaşan güzel,zarif ve son derece şık olan bir kız gördü.Kız Terry e iltifatlarda bulunuyordu.
-Dün gece ki oyunun çok güzeldi. Terry Sen o kostümün için de çok yakışıklı görünüyordun.
-Teşekkür ederim. Andrea
-Terry yarın gece seninle baş başa bir yemek yiyelim istiyorum. Böylece daha yakın oluruz. ne dersin?
-Ama... ben ...bilemiyorum.
-Lütfen Terry tüm sosyetenin dilindeyiz. Herkes bizi birbirimize yakıştırıyor.
-Lütfen Andrea bunu daha önce konuşmuştuk.Sana karşı...
Candy ne olduğunu anlamamıştı.Kim di? bu kız ..Terry ile ne işi vardı?Neden onunla bu kadar samimiydi?Candy bu düşüncelerle boğuşurken iki hizmetçi koridorun köşesinde arsızca dedikodu yapıyordu.Onların konuşmalarına şahit oldu.
-Ah şu Andrea tam bir erkek avcısı sosyete de birlikte olmadığı erkek kalmadı.Çok ahlaksız bir kız o şimdi de Terry i esir almış. Duyduğuma göre çok kıskanç ve kendini beğenmiş biriymiş.Sık sık Terry i tiyatro da ziyaret ediyormuş.Hatta bir kere öpüştüklerini bile gören olmuş.
-Sahi mi? Nereden duydun?
-Orada kulisin temizliğini yapan bir arkadaşımdan öğrendim.
-Aman Tanrım demek Terry ha işte buna şaşırmamak gerek Terry bu kızdan etkileniyor desenize
-Hem de ne etkilenme kız ona sırnaşıyor ,Terry de annesinin sosyetik arkadaşlarından birinin kızı diye ona ilgi gösteriyormuş.
-Yakında nişanlanırlar...
-Belkide...
Candy duydukları karşısında şoktaydı. Göz yaşlarını tutamıyordu. Kalbi paramparça olmuştu. Terry nin kendisini aldattığını düşünüyordu.Ağlayarak oradan uzaklaştı.Arabaya bindi.Eve döndüğünde yatağına uzanıp hıçkırıklara boğuldu.
-Senden nefret ediyorum Terry dedi.
BÖLÜM :
TOM'UN ZİYARETİ
Candy dün akşam Terry hakkında duyduklarını kafasından atamıyordu.Kliniğe giderken bile aklı hep Terry deydi.Klinikten içeri girdi ve karşısında koltuk da oturan Tom u gördü.Şaşırmıştı.Bir an üzgün olduğunu Tom a belli etmemek için neşeli davranmaya çalıştı.
-Ah Tom bu ne güzel bir süpriz çok sevindim.
-Ben de öyle Candy Nasılsın?Yeni iş yerinden memnun musun?Burası eskisinden daha güzel oldu.
-Evet Tom sen neler yapıyorsun?
-Çiftlik işleri Candy bilirsin.Bu sene yetiştirdiğimiz çok iyi atlar var. Onları yarışma için daha iyi bir fiyata satmayı düşünüyoruz.Hem sana iyi bir haberim var. Artık rodeo da birinciyim. Beni tebrik etmelisin Candy
-Sahi mi? Tom bu çok güzel bir haber.
-Candy bugün senin neyin var?
-Neyim mi? Hiç bir şey Tom ben iyiyim.
-Ah yapma! Candy seni iyi tanıdığımı bilirsin Sen de bir şeyler var.İstersen öğle yemeğinde konuşalım ne dersin.
-Sana yakalandım.Peki zaten anlatacağım bir dosta ihtiyacım vardı.Gelmen iyi oldu. Tom
-O zaman seni burada bekliyorum.
Öğle saati geldiğinde Candy saat e baktı.
-Hadi Tom gidelim. Ben hazırım.dedi
-Gidelim Candy Şu arka sokak da çok güzel bir restorant biliyorum.Oraya gidelim.
-Tamam
Candy restorant a girdiğin de Tom la bir masa ya gelerek sandalyelere oturdular. Menüden sipariş verdiler. Candy nin Üzgün olmasına üzülen Tom merakla sordu.
-Anlat bakalım Candy seni üzen şey ne doğrusu merak ettim.
-Tom dün akşam Terry i ziyarete gittim.
-Terry mi?
-Evet Sen onunla daha tanışmadın.Benim erkek arkadaşım.
-Anladım. Candy sevgilin yani
-Evet öyle de denebilir.Dün yaşlı bir kadını araba çarpmış ve kliniğe getirmişlerdi.O kadın Terry nin annesinin hizmetkarıymış.
-Çok zengin olmalılar.
-Terry, Grandchester dükünün ve aynı zaman da ünlü yıldız Elenor Baker ın oğludur.Neyse yaşlı kadın kendini iyi hissettiğini söyledi Bende evine bıraktım.Orada bir davet vardı.
-Yoksa seni içeri almadılar mı?Candy
-Yoo hayır ben içeri girmek istemedim.Ama koridorda iki hizmetçinin Terry hakkındaki konuşmalarını duydum.Çok üzüldüm.
-Ne diyorlardı .Candy
-Terry Andrea adında bir kızla konuşuyordu.Hizmetçiler onların birlikte olduğunu söyledi.Beni aldattı. Tom
Candy gözyaşlarını tutamamıştı.Ağlıyordu. Tom Candy e üzülmüştü Onu neşelendirmeye çalışıyordu. Hemen bir kahkaha attı. Candy Tom un gülmesine çok sinirlenmişti.
-Tom neden güldüğünü sorabilir miyim ?Acımla alay ediyorsun.Çok kötüsün.
-Candy sen sadece o iki arsız hizmetçinin dedikosunu duymuşsun Bunu Terry ile konuştun mu?
-Hayır Tom
-Öyleyse artık ağlama bunu Terry e anlat Siz kızlar her şeyi abartırsınız.Böyle şeylere kesinlik kazanmadan inanma
-Öyle mi dersin Yani Terry o kızla ilgilenmiyor öyle mi?
-Bunu bilemem ama peşin hüküm verme Candy En azından bir konuş.
-Peki Tom rahatladım.İyi ki senin gibi dosta sahibim.
-Candy biz kardeşiz unutma!
-Tamam Hadi yemeğimizi soğutmadan yiyelim.
-Haklısın Karnımda acıkmıştı.
-Seni Terry ile tanıştıracağım
-Tamam ama yemekten sonra..hahha
Candy ,Tom la yediği öğle yemeğinden sonra kliniğe dönmek üzere yola koyuldu.. Terry ise Tiyatro daki provalarını erken bitirmiş öğleden sonra Candy i ziyarete gelmişti. İçeri girdiğinde Candy i göremeyen Terry merakla sordu.
-Merhaba Bay Martin Candy i ziyarete geldim. Kendisini görebilir miyim?
-Tabi birazdan döner öğle yemeğine çıkmıştı. Bir arkadaşı geldi. Candy i alıp gitti.
-Peki Beklerim.
-Bir şey içer misin ?Candy dönene kadar birer fincan çay içeriz.Nasıl olur.
-Teşekkür ederim.Lütfen
Tom Candy e çiftlikten bahsediyordu. Archie ve Annie nin ziyarete gelmelerini istedi.
-Archie ve Annie evlendiler ha ve balayı... onları çiftliğe davet etmek istiyorum Yeni rodeo turnuvaları düzenleniyor.Gelip beni izleyin.
-Müsait bir zamanda ortak bir kararla gelebiliriz. Tom
Candy saatine baktı.Saat yemek paydosunu geçmişti. Telaşla
-Ah Tom hemen gitmeliyim. Geç oldu.Öğle paydosu geçti.dedi.
-Meraklanma Candy kestirme bir yol biliyorum.Oradan gidelim.
-Tamam bu iyi işte
Klinikte bekleyen Terry annesi Elenor Baker ın oyununa geç kalmak üzere olduğunu anlamıştı.Saatine baktı.Oyunun başlamasına 20 dk kalmıştı. Terry Bay Martin e
-Candy gecikti.Sanırım daha fazla kalamayacağım.Gitmeliyim dedi.
-Pekala evlat görüşmek üzere dedi Bay Martin
Kliniğin kapısından çıkan Terry arkasını döndüğünde karşı kaldırımda Candy i Tom la görmüştü. Tom ile Candy birbirlerine sarılıyordu.
Terry bunu görünce çok sinirlenmişti.Koşarak yanlarına gitti. Tom u Candy den uzaklaştırıp ona yumruk attı. Yere düşen Tom şaşkındı.Ne yapacağını bilemiyordu. Candy kızgınlıkla,
-Sen ne yaptığını sanıyorsun Terry bu yaptığın çok ayıp!
-Senin bu çocukla ne işin var. Candy
Tom:
-Sen bana çocuk mu dedin?
-Evet ne olmuş.
Candy:
-Dur !Terry kavga etmeyi kes.lütfen
-Terry:
-Candy sen ona sarılmıştın. Bu ne demek oluyor söyler misin?
-O benim kardeşim Tom aynı yetimhane de büyüdük. Aramızda bir şey yok.
Terry duydukları karşısında hem şaşkın hem de mahçuptu. Elini Tom a uzattı.
-Ne kardeşin mi?Özür dilerim.Beni affedebilecek misin?Gerçekten üzgünüm.Bana elini ver lütfen
Candy Tom un düştüğü bu zor durum için utanmış ve üzülmüştü. Ne diyeceğini bilemiyordu. Tom yanağına dokunarak onlara bakıyordu. Aklına Candy nin Terry i Andera dan kıskanması ve Terry nin de Candy i kıskanması durumu gözünün önüne geldi.Gülmeye başladı. Terry , Tom'un gülmesine bir anlam veremedi. Ama Candy anlamıştı.Ayağa kalktı ve siz birbirinizi çok kıskanıyorsunuz dedi.
Terry :
-Şey evet Candy benim nişanlım olur.
-Benim de kardeşim diyerek Tom Terry e bir yumruk attı ve onu yere düşürdü.
-Bu bir kovboy selamıdır Terry Anthony le de böyle selamlaşmıştık.dedi ve Gülmeye devam etti. Terry ayağa kalktı.
-Demek siz kovboylar böyle selamlaşıyorsunuz. ha!
-Evet Terry
-Öyle mi? O zaman
Terry Tom a vurmak için yöneleceği sırada Candy araya girdi.
-Yeter Terry ,Tom yumruklaşmanıza bir son verin.
-Ah Candy biz sadece şakalaşıyorduk.
-Tom seni uğurlasam iyi olacak.Anlarsın ya dedi Candy , Tom a göz kırptı.
-A tamam Candy anladım.Görüşürüz Candy dedi Tom ve uzaklaştı.
Terry :
-Bana bir kardeşin olduğundan bahsetmedin Candy dedi.
-Sormadın ki sorsaydın söylerdim. Terry
-Yumruğu hiç fena değildi.
-Aslında bir yumruk da ben atmak istiyorum sana Terry
-Ooo çilli tarzan beni dövmek istiyor demek neden acaba?
-Sen nedenini bilirsin.Yalancı pis serseri
-Aa bu sözler senin gibi bir kıza hiç yakışmıyor doğrusu Benim çilli tarzanım ı kızdıran nedir?
-Hıh senin burada ne işin var.
-Annemin oyununa seni de götürmek istedim.Seni almaya geldim. Klinikte kimse yoktu.Bay Martin e seni sordum Öğle yemeğinde olduğunu söyledi.İstersen annemin yeni oyununa beraber gidelim.O zaman Tom'a vurduğum için affedersin beni
-Pekala Bay Martine haber vereyim.
Candy kısa bir an kliniğe giderek izin alıp geri dönmüştü. Candy asıl kızgınlığının Andrea olduğunu söyleyemiyordu.Çok üzgündü. Terry üzgün olduğunu fark etmişti.
-Neyin var? senin Candy Tom için üzülüyor isen özür diledim işte hala konuşmayacak mısın?
-Asıl kızgınlığım bu değil
-Neymiş peki
-Dün gece hoş bir kadınla davetteydin değil mi?Terry
Terry şaşırmıştı
-Söyleyin çilli tarzan şimdi de falcı mı oldunuz.
-Hayır Terry seni görmek istedim. Ama sen salonda güzel bir kızla çok samimiydin.Üstelik bu kız sana iltifatlar yağdırıyordu.Öyle değil mi bayım Sevgiliniz Andrea ile çok yakışırsınız birbirinize...
-Candy neler söylüyorsun? Hımm Sen beni kıskanıyorsun. Ha haha!
Terry kahkahalarla gülüyordu. Candy ise gülmüyordu. Terry bir an sustu. Candy nin ciddi olduğunu anladı.Üzgün bir tavırla konuşmasına devam ediyordu.
-Bak Candy Andrea dan hoşlanmıyorum. Annemin çevresindeki sosyetik insanlardan da... Andrea sadece annemin çok da sevmediği benim gibi katlandığı bir arkadaşının kızı o kadar şöhret dünyasında çok dedikodu var. Her şeyi uydurabiliyorlar.
-Ama hizmetçiler onun senden çok hoşlandığını söyledi.
-Evet bu doğru ama ben değilim Candy seni ne kadar sevdiğimi biliyorsun.
-Hıh hiç sanmıyorum.dedi Candy hızla yürüdü. Terry peşinden gitti.
-Buraya gel çilli tarzan sen benim tek sevdiğim kızsın. Tamam mı?
Candy nin elini yakalayan Terry Candy nin gönlünü almayı başarmıştı. Candy Terry e sarıldı ve sokağı aydınlatan sokak lambaları arasında birbirlerine sarılarak romantik oyunu izlemeye gittiler.Yol boyunca Terry Candy e onu gerçekten çok sevdiğini söyledi.
BÖLÜM :7
PATTY 'NİN GELİŞİ
-Patty !Patty!
-Efendim büyük anne Hazır mısın?
-Evet Hazırım büyük anne
-Dikkatli ol Patty
-Merak etme Büyük anne
-Bana oraya vardığında mutlaka haber ver.
-Tamam Büyük anne
Patty Annie nin evine gitmek üzere arabaya bindi. Yola koyuldu.Yolculuk süresi boyunca yanına aldığı birkaç romanı okudu.
Annie ise Patty için evde hazırlık yapıyordu.
-Archie Biliyorsun. Bu akşam Patty geliyor.
-Evet Annie onun için hazırlık yapıyorsun.Sana yardım edebileceğim bir şey var mı?
-Hayır Archie
-Öyleyse biraz dolaşmaya çıkıyorum.Hava bu gün güzel görünüyor.Hem Candy i yeni kliniğinde ziyaret etmek istiyorum.
-Peki Archie
Annie hazırlıkları tamamladıktan sonra Patty i almak için istasyona gitti.Biraz beklemenin ardından istasyon kalabalıklaşmıştı. Trenin düdüğü çalıyordu.Tren istasyona yanaştığında Patty trenden iner inmez gözlüklerini düzeltti etraf da Annie yi aradı. Patty i gören Annie sevinçle bağırdı.
-Patty! Patty !buradayım.
Patty Annie nin sesini duyduğunda onu farketmişti. Yanına koştu ve birbirlerine sarıldılar.
-Ah Annie seni tekrar görmek ne güzel dedi Patty
-Seni de Patty dedi Annie
-Candy ve Archie nerede?
-Candy e senin geleceğini haber vermedim. Süpriz .Archie nin haberi var.O bizi baş başa bıraktı. Erkekleri bilirsin.Kadınlar arasında durmaktan hoşlanmazlar.
-A evet Annie
-Hadi arabaya binelim. Araba bizi bekliyor.
-Tamam
-Nasılsın Annie? Evlendiğini söylemiştin.Evlilik nasıl gidiyor?
-Ah çok mutluyum. Patty Her şey tam da hayal ettiğim gibi oldu. Sen nasılsın?
Patty bir an sustu. Aklına Stear gelmişti.
-Ben iyi sayılırım. Annie Biliyorsun. Stear onu bazen hatta çok özlüyorum.Onunla yaşadığım anıları unutamıyorum.
-Seni anlıyorum Patty ama acılarımıza katlanmak zorundayız.Hayatta kalmanın kuralı bu
-Ama ben her seferinde onu düşünmeden edemiyorum. Annie ,her şey onu hatırlatıyor.Buraya gelirken dayanabileceğimi düşündüm.Ama...
Patty Stear ın ölümüne hala alışamamıştı. Annie ile konuşurken göz yaşlarını tutamamıştı. Annie onu sakinleştirdi.Araba eve geldiğinde Annie;
-İşte benim evim Patty dedi.

Annie nin evi büyük bir bahçe için de güller ve yasemin çiçekleri ile doluydu.Çiçekler rüzgar da uçuştukça kokuları etrafa yayılıyordu. Anni eve Patty büyük merdivenlerden çıkarak kapıdan içeri girdiler.Koridordan yukarı çıktıklarında Annie Patty nin kalacağı odanın önünde durdu.
Annie:
-Senin odan burada Patty senin için özel hazırladım. Çok beğeneceksin.dedi.
-Teşkkürler Annie
-Hadi içeri gir.
Patty odaya girdiğinde yüzünde tatlı bir gülümseme belirdi.
-Burası bir prensesin odası gibi dedi.
-Sen de bir prensessin Patty hadi kendini evinde hisset.
-Eşyalarımı yerleştireyim.
-Sana yardım edeyim.
-Ah zahmet etme Annie ben halledebilirim.
-Ne zahmeti hadi bavulunu bana ver.
-Tamam Annie
Annie ve Patty eşyaları çıkarıp dolaba yerleştirdiler.Daha sonra da salona inip sohbet ettiler.Bu sırada Archie eve dönmüştü. Patty i görünce
-Ah hoş geldin Patty seni gördüğüme sevindim. dedi.
-Ben de Archie
-Eee anlat bakalım Patty neler yapıyorsun?
-Aynı, pek de değişen bir şey yok Büyük annemle beraberim. O da evde olmaktan sıkıldığında yine kendine yapacak bir iş buluyor.
-Ah Patty! Umarım yine başını belaya sokmuyordur.
Annie ve Patty güldüler.
-Hayır Archie artık dersini aldı.Akıllandı.
-Buna sevindim.Baksana Patty istersen bir daha ki ziyarete onu da getir. Bize tecrübelerini anlatır.Hep birlikte dinleriz.
Ah Archie büyük annem burada olsa seni kucaklardı.O da anlatmaya bayılıyor. Günde üç saat onu dinliyorum.
Archie ve Annie Patty nin durumuna güldüler.
Akşam olduğunda sofra hazırlanıyordu. Patty merakla Candy i sordu.
-Candy nerede?Onu görmek istiyorum.
Archie:
-Merak etme!Patty bugün ona uğradım. Bir hastası vardı.Bende bay Martin e ona vermesi üzerine bir not bıraktım. Notu almış olmalıydı.
-Ah bu güzel işte onu ve neşesini çok özledim.Canım arkadaşım,görmek için sabırsızlanıyorum.
Candy öğle saatinde yatalak olan bir hastasını ziyarete gitmiş ve geri dönmüştü.Masasında üzeri Archie yazılı bir not gördü. Merak edip hemen okudu.Notta;
Sevgili Candy ,Patty bu gün bizi ziyarete geliyor.Senin de bize katılmanı rica ediyoruz.
Sevgiler Archie
Candy notu okuduğunda yüzünde bir tebessüm belirdi.Kendi kendine
-Demek Patty geliyor. Bu harika! Hemen hazırlanmalıyım.dedi. Klinikten çıkar çıkmaz eve koştu. Üzerini değiştirdi.Sonra da bir arabaya binerek Annie ve Archie nin evinin yolunu tuttu.Kapıya geldiğinde Annie onu karşıladı.
-Hoş geldin Candy hadi hemen içeri gel.
-Bana bırakılan notu aldım ve hemen buraya geldim. Patty nerede?
-İçeride...
Candy heyecanla salona girdi. Patty i uzun süre görmüyordu. Patty ona baktı ve gülümsedi.
-Merhaba Candy dedi.
Candy nin gözleri dolmuştu.
-Patty seni çok özledim diyerek ona doğru koştu.Birbirlerine sıkıca sarılan arkadaşlar doyasıya kucaklaştılar.
Patty:
-Ben de seni çok özledim. Candy
-Ah Patty
Annie:
-Evet Bayanlar şimdi masaya bakalım.Dedi.
Archie
-Sıkı dostlar artık bir arada... A Candy yemekten sonra gitme lütfen Senin de bizimle kalmanı istiyoruz.
-Memnuniyetle! Bu harika hep beraber güzel bir akşam geçireceğiz.
Archie bir an duraksadı. Düşüncelere daldı. Candy ne olduğunu anlayamamıştı. Annie;
-Ne oldu Archie bir den...
-Bir an kendimi yanlız hissettim Annie Stear ı özledim. Bayanlar arasında yanlız kaldım.
Candy:
-Merak etme Archie ben bu akşam senin için erkek olurum.Tamam mı?
-Archie ve diğerleri Candy e bu sözlerinden dolayı güldüler.
-Candy her zaman bizi neşelendirmeyi başarırsın.Seni seviyorum Candy
Patty ve Annie
-Evet Candy
-Ben de sizleri seviyorum.Unutmayın benim olduğum yerde hüzün olmaz.
Archie:
-Haklısın Candy
Güzel bir akşam yemeğinden sonra herkes odasına çekilmişti. Patty ,Candy ile aynı odayı paylaşmak istedi.Odaya süzülen ayışığı
içeriyi aydınlatıyordu.Her ikisi de bundan huzur duymuşlardı.Ertesi sabah hep birlikte yapılan güzel bir kahvaltının ardından Patty Annie ve Candy şehri dolaşmaya çıktılar.Dükkanlardan alışveriş yaptılar. Patty Büyük annesi için şık bir şapka aldı. Candy de bayan Ponny için güzel bir şal.Dükkan dan çıktıklarında Patty merakla sordu.
-A Candy sakıncası yoksa bir şey sormak istiyorum.
-Evet Patty seni dinliyorum.
-Terry, Şu son gönderdiğin mektup da bir arada olduğunuzu ve güzel bir tatil yaptığını yazmıştın.Başka neler yaptınız anlatsana
-Aslında tatilden sonra bir şey oldu. Kliniğe acilen gelen yaşlı bir kadına yardı ettim Yaşlı kadın Terry nin annesi Elenor Baker ın uzun yıllar yanında çalışan yardımcısıymış.
-Bir saniye Candy Elenor Baker şu ünlü aktrist Terry nin annesi mi?
-Özür dilerim Patty bu bir sırdı.Ama sonra ortaya çıktı. Aziz paul okulunda Terry nin yanlışlıkla odasına girdiğim o akşamı hatırlıyor musun ?Patty gülmeye başladı.
-Evet Candy yakalanacaksın diye korkudan kalbim durmak üzereydi.
-Haklısın Patty işte Terry nin odasına girdiğim de annesinin fotorafını görmüştüm.Oda bana kimseye söylememi tembihlemişti.Bu yüzden size de söyleyemezdim.Her neyse Elenor Baker ın yardımcısını eve götürdüğüm sırada Terry ile Andera adındaki bir kızı samimi bir şekilde konuşurken gördüm. Patty gözlerini açarak
-Ne yoksa onunla beraber mi?
-Hayır Patty kızın ondan hoşlandığını söyledi.Ama Terry onu sevmiyor.
-Bana kalırsa Candy Terry o cemiyetten kimse ile olmaz.Ona güvenmelisin. Terry iyi biri bence
-Umarım.
-Yapma Candy Sen de biliyorsun ki...
Patty nin konuşması yarım kalmıştı. Candy o sırada vitrinde duran elbiseyi görmüştü.Parmağı ile işaret ederek, heyecanla bağırdı.
-Ah bu muhteşem!
Patty ve Annie de görmüşlerdi.Onlar da Candy nin heyecanına katılarak:
-Evet Gerçekten muhteşem! kızlar diyerek dükkandan içeri girdiler. Candy o heyecanla dükkandan içeri girdiği sırada uzun boylu güzel ve zarif olan bir kadına çarpmıştı.Kadınla yüz yüze gelen Candy öylece baka kalmıştı.Kadın da ona bakıyordu.Bu kısa bakışmanın ardından kadın kibarca
-Dikkat edin genç bayan dedi. Oradan uzaklaştı. Candy dona kalmıştı.Ne söyleyeceğini bilemedi. Annie ve Candy merakla ne olduğunu sordu.
Annie:
Ne oldu? Candy
Patty:
-Sen iyi misin Candy
-Gördünüz mü?Ne kadar da güzel bir bayandı.Ona çarpmakla büyük kabalık ettim.Bir özür bile dileyemedim. Ne yazık
Annie:
-Sen de güzelsin Candy
-Evet Candy sen de onun kadar güzelsin.Tabi kendine bakmayı ihmal etmediğin sürece
-Ne demek bu şimdi.Ben...
Annie ve Patty Candy nin ellerinden tutarak elbiselerin asıldığı bölüm e götürdüler. Patty aldığı bir elbiseyi Candy e verdi.
-İşte bu sana çok yakışacak .Candy hadi onu dene sonrada vitrindekini denemelisin.
-Ne yani söyleyin bakalım ben bakımsız biri miyim.? Terry beni böyle beğeniyor. Hıh
Annie ve Patty gülmüşlerdi.
Patty:
-Bak !Candy erkekler kadın gibi kadınlardan hoşlanırlar.Üzgünüm ama sen erkek gibisin .Erkeklerin gizli dünyalarında bakımlı ve zarif kadınlar vardır.Unutma!Terry seni kırmamak için beğendiğini söylüyor olabilir Ayrıca Andrea dan bahsettin Ona kaptırmak istemezsin değil mi?Artık genç bir kadınız unutma Çocukluk geçmişte kaldı.Eğer şık ve bakımlı olmazsan erkekler senden uzaklaşabilir, sen de bakımlı olmalısın.
-Sahi mi? Patty
-Elbette Candy dedi Annie
Patty:
-Büyük annem olsaydı İnan bana seni hemen hazırlamıştı.
Candy, Annie ve Patty ile birkaç elbise ve ayakkabı aldıktan sonra saçlarını da değiştirmişti.Çok güzel ve kibar bir lady gibi görünüyordu.
Patty:
-Terry seni yeni halinle gördüğünde bayılacak.
Annie :
-Evet Candy Muhteşem Eve dönelim artık geç oldu. Archie bizi merak etmiştir.
Eve döndüklerinde Archie yi salonda gazete okurken görmüşlerdi. Annie telaşla
-Üzgünüm Archie geciktiğimiz için özür dilerim
-Ah Hanımlar sizi az kalsın aramaya çıkacaktım.
Patty:
-Candy i nasıl buldun Archie bir erkek gözüyle bak ona
Archie Candy i gördüğünde ağzı bir karış açık kaldı.
-Bu muhteşem Çok güzel ve zarif bir lady olmuşsun Candy Terry seni gördüğün de tekrar aşık olacağına bahse girebilirim.
-Teşekkürler Archie
Annie
-Hadi Candy çayları hazırlayalım,balkona çıkıp birer fincan çay içelim.
Patty:
-Evet bu güzel bir fikir size yardım edeyim kızlar.
Archie Candy nin bu yeni görüntüsünden etkilenmişti.Kendi kendine:
-Candy çok güzel bir kadın oldu. Bir zamanlar ona neden aşık olduğumu daha iyi anlar gibiyim. Terry yeni Candy i gördüğünde acaba onun yeni halini nasıl bulacak. Terry çok şanslı bir adam hemde çok... diyerek düşüncelere dalmıştı.
BÖLÜM =8
İŞ HAYATINA ATILAN GENÇ ADAM
Sabah ın ilk güneş ışıkları Archie ve Annie nin odasına süzülüyordu. Sessiz ve sakin görünen oda hizmetçinin kapıyı vurması ile bozuldu. Archie sesi duyar duymaz yatağında doğrulup,
-Girin! dedi.
Hizmetçi içeri girdi.
-Bey efendi size bay William dan bir mesaj var.dedi.
-Peki masaya bırakın lütfen
Hizmetçi:
-Peki efendim.
Archie yatağından kalktı ve sabahlığını giydi. Bay Williamın gönderdiği mesajı okudu.
Mesajda;
Sevgili Archie,
Seninle bugün önemli bir konuyu görüşmek üzere evimde bekliyor olacağım. Mutlaka gelmen gerekiyor.
Sevgiler Bay William
Archie mesajı okur okumaz üzerini değiştirdi ve arabayı hazırlattı.Bay William ı görmeye gitti. Archie yol boyunca Bay William ın ne söyleyeceğini merak ediyordu.Araba Bay Williamın evine yanaştığında Bay George Archie yi kapıda karşıladı.
-Hoş geldiniz .Bay Archie
-Hoş bulduk .George
-Nasılsınız Efendim?
-İyiyim George Bay William beni çağırtmış. Sen ne olduğunu biliyor musun?
-Hayır Efendim. Yukarıda yazı odasında sizi bekliyor. Buyrun Lütfen
-Teşekkürler George
Archie heyecanla Bay Williamın odasına doğru ilerliyor ne konuşacağını merak ediyordu.Kapıyı çaldı .İçeriden
-Girin lütfen diye bir ses geldi. Archie içeri girdi.Bay William onu gördüğünde sevinçle karşıladı.
-Hoş geldin Archie ben de seni bekliyordum.
-Hoş bulduk Bay William Beni bu kadar acil olarak çağırmanıza sebep nedir? Merak ettim doğrusu
-Lütfen otur Archie biliyorsun. Adley ailesinin tüm işlerini ben devraldım. Uzun zamandır da yanımda çalışanlarla ilerlemeye devam ediyoruz. Düşündüm artık genç bir erkeksin Archie senin de bizimle çalışmanı istiyorum.İşin hazır bile aile işlerini birlikte yürüteceğiz.
Archie şaşırmıştı.
-Ama Bay William benim henüz bir tecrübem yok.
-Biliyorum Archie benimde yoktu.Hatta senden daha küçüktüm. Her şeyi öğreneceksin.Banka hesaplarını şirketteki iş akışını vs. Sen artık iş hayatına atılan genç bir adamsın.Anlaştık mı?Archie Merak etme sana yardımcı da olacağım .Bu konu da yanlız olmayacaksın.
-Peki William amca Teşekkür ederim.
-Sadece Bay William demen yeterli.Amca demek için çok gencim.
-Peki Bay William
-Bir şey içer misin?Archie
-Teşekkür ederim.Bay William ama fazla kalamıyacağım.
-Peki Archie nasıl istersen
Archie Bay William ın kendisini şirkette görev vermesine çok sevinmişti. Artık Adley ailesinin önemli bir üyesiydi.Eve gidip bunu Annie ile paylaşmak istedi. Arabaya bindi ve eve doğru yol almaya başladı. Annie ise Archie nin evde olmadığını acil bir iş için erkenden çıktığını öğrendi. Patty i uyandırarak birlikte kahvaltı yaptılar. Annie, Chicago da bir resim atölyesi olduğunu bir çok kişinin orada resim eğitimi aldığını söyledi. Patty bunu duyunca heyecanla
- Bende gitmek isterdim.dedi.
Annie:
-Ama uzakta oturduğun için birlikte gidemeyiz. Patty
-Büyük annemin burada küçük şirin bir evi var. Burada kalır o zaman seninle birlikte gideriz. Annie
-Archie ye bundan bahsettim.O da kabul etti.
-Güzel Candy de bize katılırsa çok iyi olur.Hadi hemen gidelim .Candy i de ziyaret edelim.
Kahvaltının ardından Annie ve Patty evden ayrıldılar ve Chicago daki sanat atölyelerine gittiler.Burada bir kursa yazıldılar.Daha sonra da Candy nin yanına kliniğe gittiler. Candy küçük bir çocuğu muayene ediyordu. Annie ve Patty i görünce sevinçle
-Çok güzel bir zamanlama hoş geldiniz. Bayanlar dedi.
-Merhaba Candy burası çok güzel olmuş dedi Annie
Patty:
-Evet eskiden daha berbat mı görünüyordu.
Candy:
-Bayanlar şöyle oturun.Size birer çay ikram etmek istiyorum.
Annie.
-Zahmet etme Candy biz kendimiz hazırlarız.Senin işine mani olmayalım.
-Peki
Candy muayne ettiği küçüğü giydirdi ve ilaçlarını yazdı annesine uzattı.Çocuk ve annesi teşekkür edip klinikten çıktılar. Candy ise Patty ve Annie nin yanına gelerek sohbette katıldı.
Annie :
-Bugün Chicago da bir resim kursuna yazıldık. Patty ile birlikte gideceğiz. dedi. Candy
-Güzel bir haber bende katılmak isterdim.Sizce de olabilir mi?
Patty:
-Tabiki neden olmasın Öyleyse sen de bizimle gel Candy
-Sahi mi? O zaman öğleden sonra gidip yazılayım.Boş zamanları da değerlendirmiş olurum.
Annie:
-Tamam anlaştık kızlar.Tıpkı eski günlerdeki gibi diyerek Candy ve Patty e sarıldı.
Archie eve dönmüştü. Annie nin evde olmadığını görünce odasına çıktı ve yatağına uzandı.Düşüncelere daldı.Yeni işi düşünüyordu.Endişeleri vardı.Acaba Elroy Hala buna nasıl karşılık verecekti.diye iç geçirdi.Akşam olunca Annie ve Patty resim malzemeleri almak için dükkana uğradılar Birkaç fırça boya ve tual aldılar.Eve dönmek üzere bir arabaya binip yola koyuldular.
Leagonlarda ise durum;Neil, babasının arabayı kullanmasını yasakladığından beri canı çok sıkılmıştı.Oda hapsinden de kurtulmuştu.Odasında kaldığı sürece sevdiği kız Britany e aşk sözleri ile dolu mektup yazıyordu.Mektuplarında ünlü şairlerin şiirlerinden de faydalanıyordu.Böylece Britany i daha iyi etkileyebileceğini düşünüyordu. Elisa kardeşi Neil in uzun süre odasından çıkmadığını görünce merak için de yanına gitti.İçeri girdiğinde Neil i yazı masasında mektup yazarken buldu. Yavaşça arkasından yaklaştı ve hızlı bir hamle ile elindeki mektubu aldı. okumaya başladı. Neil kardeşinin bu hareketine çok kızmıştı.
-Neil , bu bir aşk mektubu mu?Kardeşim
-Elisa ver onu bana..
-Gel de al o zaman
-Elisa ver dedim.
-A pekela al bakalım.
-Elisa insanların özel mektupları okunmaz.Bu yaptığın çok ayıp ve utanç verici
-AA annem bunu biliyor mu?Neil
-Bundan sakın anneme bahsetme Elisa
-Pekala Neil
-Şimdi beni yanlız bırak
-Tamam çıkıyorum. Seni o aptal mektuplarınla baş başa bırakıyorum.Sersem aşık hıh
Elisa odadan çıktı ve kendi odasında yatağında uzanarak Terry nin yakın arkadaşı Richard ı düşünmeye başladı.Kendi kendine;
Richard dan hala bir haber yok henüz dönmedi.Acaba şimdi ne yapıyor.Onunla mutlaka görüşmeliyim.dedi.
Richard ise İtalya dan sabah dönmüştü.Ama Elisa nın bundan haberi yoktu.Tiyatro ya Terry nin Hamlet oyununu izlemeye gelmişti.Oyundan sonra Terry ile bir barda sohbet etti.
-Biliyorsun Terry İtalya dan yeni döndüm.Buradaki resim çalışmalarım orada büyük ilgi gördü. Burada da bir sergi açmayı düşünüyorum. Elisa yı davet edeceğim. A birde piano çalışmalarım tabii
-Burada sergi açman iyi bir fikir uzun zamandır sergiye gitmemiştim.Evet Candy ide alır gelirim.
-İyi fikir. Candy ,şu güzel hemşire onunla aranız çok iyi birbirinizi çok seviyorsunuz.Çok tatlı bir kız ama gördüğüm kadarı ile Elisa ondan hoşlanmıyor.
-Evet bu doğru. Elisa kıskanç ve kötü ruhlu biri
-Ben kötü ve kibirli insanlardan nefret ederim. Elisa da bunu görmedim Sadece kıskanıyor o kadar .Ama Candy hayat dolu bir kız insana huzur veren bir yapısı var.
-Benim için çok değerli Richard
-Anlıyorum Terry onu çok seviyorsun o da sevilmeyi hak ediyor.Hadi Candy nin ve birlikte olmanızın şerefine
-Tamam Richard Candy nin şerefine
Terry ve Richrd o akşam ki sohbetlerinin ardından evlerine döndüler. Boş ve yarı içen insanların bulunduğu sokakta ilerlerken Terry Candy i ne kadar sevdiğini düşündü.Kendi kendine;
-Acaba benim güzel tarzanım şimdi ne yapıyor dedi.Eve geldiğinde annesi onu sarhoş gördü ve azarladı.
-Terry oğlum bu kadar içmemeliydin. Sabah uyanamayacaksın.
-Ben iyiyim anne merak etme iyi geceler dedi ve odasına girdi.Yatağına uzanıp derin bir uykuya daldı. Üzerini bile değiştirememişti.
Annesi arkasından baktı ve sessizce
-İyi geceler oğlum.dedi.
BÖLÜM =9
BAYAN ELROY UN ÖFKESİ
Sabah olduğunda ,Annie Archie ve Patty birlikte kahvaltı ediyordu. Archie ,Bay William ın kendisine sunduğu iş teklifinden söz ediyordu. Annie ve Patty bu habere çok sevinmişlerdi.
Annie:
-Bu çok güzel bir haber Archie senin adına sevindim.
Patty:
-İsterseniz bunu kutlayalım.
Archie:
-Elbette hanımlar
Bay William ın bu kararından dolayı öfkelenen Bayan Elroy arabasını hazırlatıp Bay Wiliam ı ziyaret etmişti.Bayan Elroy u salonda ağırlayan Bay William ;
-Hoş geldiniz Bayan Elroy dedi.
-Aslında hiç hoş gelmedim. Willam
-Sorun mu? var.
-Sorun mu? Nasıl olur da en ufak bir tecrübesi bile olmayan bir gence bu şirkette görev verirsin.
-Kimden bahsediyorsunuz?
-Elbetteki Archie den o daha çok genç
-Bakın Bayan Elroy ben de bu işin başındayken çok tecrübesiz ve gençtim.Ama bakın şimdi uzmanlaştım.
-Eğitimini tamamlamayan bir genç öyle mi?
-Bu bir sorun olmamalı değil mi? Bayan Elroy
-Ah! nasıl düşünemezsin bunu Archie eğitimini tamamlamalı ve şirkette ancak böyle yer almalı eğitimsiz bir Adley üyesi şirketin onurunu zedeleyebilir. Adley ailesinin asil soyu tecrübesiz ve eğitimsiz kişilerle yürütülemez.Anlaşıldı mı?
-Bakın Bayan Elroy Archie hem eğitim alıp hem de işini devam ettirebilir.Hem ona hemen ciddi bir sorumluluk vermeyeceğim. Archie zeki bir genç işi kolayca kavrayabilir. Bunu başaracağından eminim.
-Bu nasıl olacak Bay William söyler misiniz?
-Siz bunu bana bırakın lütfen! Unutmayın ki! kararları ben veriyorum.Ayrıca tecrübesi olmayan birine bir şans vermezseniz nasıl tecrübe edinebilir.
-Pekala Bay William istediğiniz gibi olsun. Dilerim bir sorun çıkmaz
-Bundan emin olabilirsiniz.
-İzninizle
-Buyrun Bayan Elroy
Bayan Elroy Bay Williamla yaptığı kısa görüşmenin ardından Bayan Leagon ı ziyarete gitmişti.Bayan Leagon Archie nin şirkette görev almasını garip bulmuştu. Neil 'ın da yapabileceğini düşündü.Öğleden sonra da Annie Patty ve Archie ye Saint Paul okulundan birer mektup gelmişti. Patty nin mektubunu büyük annesi teslim almış Annie nin evine postalamıştı. Annie ve Patty mektupları açtılar.Her ikisinde de savaş yüzünden eğitime devam edemeyen öğrencilerin İskoçya da devam edebilecekleri yazıyordu. Archie ne yapacağını bilemedi.Durumu Bay William a bildirdi.Bay William bu durum üzerine verdiği karar da yaz tatillerinde yanında çalışabileceğini okuluna da eğitimini tamamlaması açısından devam edebileceğini yazan bir mektup gönderdi. Annie ve Patty ise gitmeye karar vermişlerdi. Annie Archie ve Patty sabah erkenden , Candy i de alarak çay evinde buluştular.
Annie:
-Candy ,Ben Archie ve Patty Saint Paul okulundan birer mektup aldık.
-Mektup mu?
Patty:
-Evet Candy Savaş yüzünden eğitimimiz yarım kalmıştı.Şimdi de bizi İskoçya daki yaz okulunda devam ettirmemizi istiyorlar.
Archie:
-Aslında orada iyi bir eğitim verdikleri söylenemez.Ben açıkçası gitmeyi düşünmüyorum.
Annie:
-Ben de bilmiyorum. Ama eğitimi mi tamamlamak istiyorum.
Patty:
-Ben de öyle
Candy:
-Sizden yine ayrı kalacağım öyle mi?
Archie:
-Ah Candy böyle söyleme bizler senin her zaman yanındayız. Unutma
-Evet ama...
Annie:
-Ne oldu Candy daldın birden
-Aklma Terry işle yaşadığım şu skandal geldi.
Annie:
-Candy artık bu geçmişte kaldı. İskoçya da çok güzel zamanlar geçirdik.Bunu hatırlamaya çalış
Archie:
-Evet Bu Elisa nın düzenlediği sinsi bir oyundu.Senin bunda bir suçun yok ki
-Evet yine de ben de eğitimime devam etmek isterdim.
Patty:
-Aklıma bir şey geldi çocuklar Neden eğitime Amerika da devam etmiyoruz. Burada da okuyabiliriz.
Candy:
-Olabilir mi?
Annie:
-Neden olmasın Böylece seni de yanlız bırakmayız.
-Harika
Annie:
-Okul üç ay sonra başlıyormuş.
Candy:
-Aslında daha iyi hemşire olmak için yüksek lisans okuyabilirim.Bu işte uzman olmak istiyorum.Bu konuyu bay William a açabilirim.
Annie:
-Güzel fikir Candy bizde bu konuyu bir düşünelim Ne dersin Patty
-Aslın da evet düşünmek gerekli.
-Öyleyse hanımlar hep birlikte okumaya...
Archie:
-Candy yaramaz kız gibisin.
-Az kalsın unutuyordum. Benim gitmem gerek görüşürüz.
-Nereye Candy
-Terry ile buluşmaya Archie
Saat 15:00 i gösteriyordu. Candy tiyatroda sergilenen oyunu izlemeye gitmişti.Oyunun sonunda Terry ile kapıda karşılaşmıştı. Candy nin yeni görüntüsünden etkilenmiş ona bakıyordu. Kendince düşüncelere dalmıştı.
''Hımm benim çilli tarzanım harika bir lady olmuş.''dedi.
Candy:
-Terry ben de seni bekliyordum. Acil konuşmamız gerekli
-A öyle mi? Pekala hava çok güzel şurada bir park var oraya gidebiliriz.
-Peki
Terry ve Candy yemyeşil ağaçların altındaki kadife gibi görünen çimenlerin üzerine oturdular. Terry Candy nin ne söyleyeceğini merak ediyordu.
-Anlat bakalım nedir önemli olan...
-Terry ,Annie Archie ve Patty e Saint Paul okulundan eğitimlerine devam etmeleri için İskoçya daki yaz okuluna gitmelerini bildiren birer mektup geldi.. Ben devam edemedim. Biliyorsun.
Terry bunu duyduğunda alaycı bir şekilde gülmeye başladı.
-Candy şu işe yaramaz okul için kendini bu kadar üzme dedi. Candy sinirlenmişti.
-Terry !Bu hiç de gülünecek bir konu değil
-Aslında ben hiç de bunu önemsemedim. Candy
-Ama ben önemsiyorum Terry işim de başarılı olmam için uzman olmak istiyorum.Ayrıca belki ileride uzman bir hemşire olabilirim.Kendi adıma büyük bir hastahane açabilirim.Tıpkı Marry Jane gibi.
Terry Candy e baktığında onun işini ne kadar önemsediğini anlamıştı.
-Doğru söylüyorsun. Senin bir kliniğin var Neden bir hastanen olmasın.
-Aslında okuldan ayrı olmasaydık belki
-Yapma Candy o okul sıkıcı kurallarla doluydu.
-Sen zaten okulda derslerine çalışmıyordun.Üstelik yaşadığımız o olay beni gerçekten kötü bir duruma soktu.
-O olayı unut Candy Elisa nın bir oyunu idi. Eğer orada olsaydın inan çok mutsuz olurdun.Oradan ayrılman hemşire olmana yol açtı.Bir de bu açıdan bak.
-Evet ama yine de...
Terry Candy nin o olayı hatırlamasını kendisini ne kadar etkilediğini anlamıştı.Onu teselli etmek için evine davet etti.
-İstersen akşam bize gel Candy birlikte yemek yeriz.Annem bu aralar konuk ağırlamıyor.Ev sakin olacak Hem annem sen ve ben güzel bir akşam geçiririz.Ne dersin gelir misin?
-Ah sahi mi? Terry gerçekten gelebilir miyim?
-Tabi ki Candy sen yabancı değilsin.Her zaman, istediğin her zaman gelebilirsin.Annem çilli kızı neden eve davet etmiyorsun diyordu.
-Terry! çilli kız demekten vazgeç lütfen
-Tamam tamam kızma Candy seni kızdırmaya bayılıyorum biliyorsun.
-Peki saat kaçta geleceğim.
-Akşam ben seni alırım.
-Tamam Terry
BÖLÜM :10
TERRY NİN YEMEK DAVETİ
Akşam olduğunda Terry Candy i evden almak için arabayla kapıya gelmişti. Candy üzerine koyu pembe renginde güzel bir elbise giydi. Terry onu gördüğünde çok şaşırdı.
-Çok güzel ve zarif görünüyorsunuz Leydim dedi.Elini öptü.
-Teşekkürler Terry
Candy ve Terry arabaya bindiler. Terry nin yaşadığı eve doğru yola çıktılar. Candy köşede bir çiçekçi gördü Terry e durmasını söyledi.
-Dur! Lütfen Terry
-Neden ?Candy
-Şu köşedeki çiçekçiden bir demet çiçek almak istiyorum. Annen için..
-Peki Candy
Candy seçtiği bir buket beyaz orkideyi aldıktan sonra yola devam ettiler. Eve vardıklarında hizmetçi onları selamladı.
-Hoş geldiniz? Bay Grandchester
-Hoş bulduk. Emily Annem içeride mi?
-Evet koltukta yeni bir makale okuyor.
-Öyle mi?
Terry içeri girdiğinde koltukta oturan annesine sarıldı.
-İşte sana Candy i getirdim anne dedi.
Bayan Elenor Candy i ve yeni halini baştan aşağı süzdü.
-Candy olduğundan emin misin Terry bu kız tam bir lady Candy yaramaz görünümlü bir hemşire idi.
Terry gülümsedi.Bu candy anne artık yaramaz kızdan tam bir hanım efendiye dönüştü.
-Ah çok güzel olmuşsun tatlım Ama ben her iki Candy i de seviyorum.Evimize hoş geldin. Küçük Hanım
-Teşekkür ederim efendim. İltifatlarınız beni mutlu etti.
Candy elindeki bir buket orkideyi uzattı.
-Bu sizin için efendim. Zerafetinizin bir göstergesi lütfen alın
-Ah çok zarifsin Candy teşekkür ederim. Hayranlarımdan sonra aldığım en güzel çiçekler
-Bir hayranınız da benim efendim.
-Candy Teryy bu akşam sizleri yanımda görmek bana huzur veriyor. Oturun bakalım .Yemekler hazırlanana kadar ben de üzerimi değiştireyim.
-Peki anne
Candy evi baştan aşağı süzdü.Gülümseyerek
-Eviniz güzelmiş Terry dedi
-Öyledir.İleride evlendiğimiz de sen de bu evde oturacaksın Candy
-Terry bunu konuşmanın sırası değil
-Ne yani yoksa benimle evlenmeyecek misin? çilli tarzan
-Terry! Tabiki evleneceğim ama daha yapmamız gereken çok şey var.
-Peki anlaşılan bu tarz konular seni utandırıyor Candy
-Terry !
-Pekala genç bayan artık sustum.
-Bu evde mutlu musun?Terry
-Babamla olduğumdan daha çok Candy
-Bay Grandchester ile konuşuyor musun Terry
-Hayır Candy ondan bahsetme lütfen
-Peki Terry
Terry babası hakkında konuşmak istemiyordu. Onunla yaşadığı zamanlar onu çok yıpratmıştı. Terry bir an sessizliğe gömüldü.Aradan geçen kısa bir süre Bayan Elenor üzerini değiştirip aşağı inmişti.Hizmetçilerden Emily kapıyı vurdu ve içeri girdi.
-Efendim yemek hazır sizi salona alabilirim.dedi.
-Peki Emily geliyoruz.Dedi Bayan Elenor
Terry:
-Yemekte ne var anne ?
-Senin sevdiğin şeyler oğlum
Candy ve Terry Bayan Elenor ile birlikte büyük salona geçti. Masaya oturduklarında Candy bir masanın ucunda Terry ve diğer masanın ucunda Bayan Elenor u görünce kendini hiç olmadığı kadar huzurlu hissetmişti.Bir an hayallere dalmış kendisini Terry ile evli bir hanım gibi ve bu ailenin bir üyesi olarak hayal etti. Kendi kendine gülümsedi.Bayan Elenor masadaki sessizliği bozarak
-Evet Candy Terry nin söylediğine göre klinikte hemşire olarak çalışıyormuşsun.
-Evet Efendim.
Terry:
-O gerçek bir hemşire anne
Candy:
-Başarılı bir hemşire olabilmek için daha çok çalışacağım. Bu yüzden eğitimimi daha ileri ki seviyeye taşımak istiyorum.
-Ah evet Candy Terry için de öyle
Terry :
-Anne ben devam etmek istemiyorum Zaten iyi bir oyuncu olduğumu kanıtladım.
Candy:
-Sadece oyuncu olmak yetmez Terry eğer edebiyat konusunda kendini eğitirsen bir gün Shakesphare gibi kendi oyunlarını da yazar bir tiyatro okulu kurabilirsin.
Bayan Elenor:
-Aferin Candy .Benim oğlumda başarılı bir oyun yazarı ve öğretmeni olabilir.Oyunculuğu başardıysa bunu da başarır.Hangi meslekte olursak olalım hayatta öğreneceğimiz çok bilgi var.Eğitim her aşamada önemli gelecekteki çocuklarımıza daha iyi bir gelecek sağlamak için bunu yapmak bir görev
Terry:
-Evet okulda geçirdiğim yanlızlık ... o berbat kurallara sahip okulda sadece öğrendiğim buydu.Kendi başımın çaresine bakmak.O olayın ardından okulu terk etmek en iyi düşünceydi.Babam Grandchester ın sadece Grandchester onurunu korumak için yaptığı bir sözleşmeydi.Benim için değil
-Böyle söyleme oğlum
-Ne yani yalan mı?bu beni başından atmak için yapılmış bir plan senin bir oğlun olduğumu saklaman babamın sayın müstakbel eşi bu ikilem arasında kalan yanlız bir çocuk işte.Ondan en son istediğim Candy i okuldan atmamaları için bir yardımdı.Ama bunu elinin tersi ile geri çevirdi. Hem de düşünmeden beni bir kere olsun anlamadan o okuldan ayrılmakla en iyi şeyi yaptığımı şimdi daha iyi anlıyorum.
Bayan Elenor:
-Candy nin okuldan atılmasına çok üzüldüm.Senin onun için yaptığın fedakarlığı biliyorum Baban bir mektupla bunu bana bildirmişti.Ama hepsi geride kaldı.Artık bir işin var yeni bir amacın bunu daha iyi yerlere taşımak zorundasın. Terry Ben senin için...
Bayan Elenor bir an susmuştu.Aklına eşi ile yaşadığı o tartışmalar geldi.Kendisi de oyuncu olmak için Grandchester soy adını terk etmişti. Bunu çizdiği yol için yapmıştı.Evde oturan, sadece bir lady gibi davranarak Grandchester ailesinin tüm sınıf görevlerini yerine getiren sıradan bir lady den farksız olacaktı.Mutlu bir evliliği olmayan kurallarla yaşayan bir kadın... bu düşüncelerle boğuşurken konuşmasına devam etti.
-Terry seninle çok fazla ilgilenemedim.Biliyorum. Babanın da hayatta yüklendiği sorumlulukları var.Unutma !Sen bir Grandchester sın sen onunda oğlusun.
-Bu konuyu kapatalım anne yemeğimizi yiyelim.Bu konuyu ve onun adını duymak istemiyorum.
Candy Bayan Elenor un düştüğü durumu anlamıştı.Şimdi o okuldan ayrıldığı için doğru bir karar verdiğini lady olmanın hiçbir işe yaramadığını görmüştü.Çok zengin ve soylu olmak ve bu ad altında şımarık hazırcı biri gibi görünmek sadece asalakların yaptığı bir şeydi.Önemli olan topluma daha faydalı insani şeyler yapmaktı.Hemşire olmakla gurur duydu.İçinden kendisini bir kez daha tebrik etti. Terry nin ne kadar yanlız olduğunu neden bu ad altında bunaldığını daha iyi anlayabiliyordu.Zenginlerin büyüklük takıntısı altında ezilmek hayatı istediği gibi yaşayamamak ne korkunç bir şeydi. Terry annesinin üzülmemesi için onu teselli etti.
-Tamam anne bunu da başaracağım. Sıradan bir oyuncu olmayacağım.
-Aferin oğlum.
-Ama hem iş hem okul zor bir durum
Candy nin aklına Patty nin büyük annesi gelmişti.O da özel ders almıştı.
-Terry aklıma bir şey geldi.
-Nedir o Candy
-İstersek özel öğretmenlerle eğitim alabiliriz.Başka yerlere gitmemize gerek yok.
-Güzel bir fikir Candy
Bayan Elenor:
-Öyleyse birlikte ders alabilirsiniz.
-İşte bu gerçekten güzel bir haber Terry ve ben harika
Terry Candy nin bu kadar istekli olmasına çok şaşırmıştı. Bunu okuldan ayrıldıktan sonra yaşadığı acı tecrübelere bağlamıştı.Sadece Candy nin isteği üzerine bile olsa bunu kabul etti.
-Sen istiyorsan Lady im ben de kabul ediyorum.
-Ben de seni gelecekteki başarıların için şimdiden kutluyorum.
-O zaman şerefe bayanlar!
Bayan Elenor ,Terry ve Candy ile keyifli bir akşam yemeğinden sonra odasına çekildi. Onları baş başa bırakmıştı.
-Candy! odamı görmek ister misin?dedi Terry
-Ama bu doğru olur mu?
-Merak etme! Candy annem uykuya dalmıştır bile hem sadece odamı görmeni istiyorum. Yoksa benden korkuyor musun? çilli tarzan
-Terry !tabiki korkmuyorum.
-Ah Candy, Candy lütfen bana güven hadi bana elini ver.
Terry Candy i odasına çıkarmıştı. Terry nin odası özenle düzenlenmişti.Tavandan yere inen kırmızı ipekli kadife perdeler,yaprak yontmalarla süslü , altın varaklı beyaz bir yatak yine aynı desen ve süste bir gardrop Hemen pencereye yakın duvarın köşesinde de bir kitaplık bulunuyordu.Çeşitli tiyaro eserleri ve makaleler kitaplıkta özenle yerini almıştı. Ayrıca çeşitli romanlar da vardı. Tam bir prensin odası gibiydi. Candy
-Odanı beğendim Terry Burası tıpkı bir prensin odasına benziyor.dedi ve kitaplığa yöneldi.Kitaplıkta Shakespeare ın ''Bir Yaz Gecesi Rüyası ''adlı eserini görmüştü.Eline aldı ve yavaşça sayfalarını açtı.Tam o sırada kitabın içinden kapalı bir zarf düştü. Candy yere eğilip zarfı aldı ve üzeri yazılı bir mektup olduğunu anladı.Üzerinde ''aşkım Terry e ''yazıyordu. Candy yazıyı okuduğunda çok şaşırmıştı.İçinde ne yazdığını merak ediyordu.Aynada boynundaki fuları düzeltmekte olan Terry yansımadan Candy i gördü. Candy nin yüzündeki ifade hiç hoşuna gitmemişti.Yanına gitti ve merakla sordu.
-Ne oldu Candy?
Candy kızgındı. Sitemle arkasını döndü. Mektubu ona uzattı.
-Söyler misin ?Terry bu ne anlama geliyor.
Terry mektubu eline aldı. Candy nin elindeki esere bakınca aklına bu kitabı Andrea 'nın, annesinin verdiği özel davette kendisine hediye ettiğini anımsadı .Andrea kitabın arasına bu mektubu da sıkıştırmıştı.İçindeki mektubu hediyeyi aldığı gün fark edemediğinden şimdi görebilmişti.Ne diyeceğini bilmiyordu. Candy öfke dolu gözlerle Terry e bakıyordu.
-Hadi Terry söyle bu ne anlama geliyor.Bu mektup da nedir dedi.
Terry şaşkındı.
-Candy inan bu mektuptan hiç haberim yok.Ben de yeni fark ettim.
-Hıh yeni fark etmiş.Oradan bakınca kolaylıkla kandırabileceğin saf bir kız gibi mi görünüyorum.Sizin hakkınızda yanılmışım Bayım
-Candy lütfen onu sevmiyorum ben
-Bunu külağıma anlat Andrea adındaki bu kız ,onu daha önce de gördüm ve seni uyardım.Demek söylediklerin yalanmış.Ne kadar da budalaymışım sana hemen inandım.
-Bak Candy benden hoşlandığı bir gerçek ama ben onu sevmiyorum.İnan en ufak bir ilgim bile yok.
-Onunla aranda bir şey varsa söyle aranızdan çekilirim.
Terry şaşkın ve çaresizdi. Candy i tekrar kaybetmek istemiyordu.
-Bu asla olamaz Candy benim kalbim sana mühürlü sonsuza kadar seninleyim Bir kere Suzanna yüzünden ayrıldık biliyorsun çok mutsuz oldum.Aynı şeyi bir daha yaşamak istemiyorum. diyerek ona sımsıkı sarıldı.
Benden şüphe etme Candy daima inan Candy diye kulağına fısıldadı.
-Terry ben de seni kaybetmek istemiyorum.dedi Candy
-Bunu unut Candy aptal bir mektup Andrea benden hoşlandığını anlatmak için bunu arasına koyarak hediye etti.Ama o ve mektubu umrumda bile değil. Yemin ediyorum Bende yeni gördüm.Arasında olduğunu tahmin edemezdim. Hadi gel benimle gökyüzü çok güzel yıldızlar ve ay nasıl da parlıyor. Candy balkona yöneldi.Gökyüzü berrak ve koyu lacivertti. Candy gökyüzünü ilk defa böyle berrak ve güzel görüyordu.
-Dilek tutmak istiyorum. Terry dedi
-Bende Candy Senden hiç ayrılmamayı diliyorum.
-Bende Terry sonsuza dek...
Candy ve Terry o akşam balkonda dilek dilerken gökyüzünde ayı ve yıldızları seyrettiler.Gece yi böyle tamamladılar.
BÖLÜM :11
EN İYİ ARKADAŞLAR BİR ARADA
Candy, Terry ile akşam yediği yemekten sonra geceyi Terry nin evinde geçirmişti. Terry ona misafir odalarından birinde kalmasını söyledi.Sabah uyandığında saat e baktı.Heyecanla bağırdı.
-Olamaz! Geç kaldım. Bay Martin bana çok kızacak.Hemen giyinmeliyim. Ama bir dakika giysilerim, giysilerim evde bu davet elbisesi ile kliniğe gidemem.Ne yapacağım şimdi. Candy kendi kendine söylenirken,Terry yavaşça kapıyı vurdu ve seslendi.
-Candy uyandın mı?
Candy ,Terry nin sesini duyunca heyecanlanmıştı
-Aman Tanrım şimdi ona ne söylemeliyim. dedi kendi kendine
-Terry geliyorum.diye bağırdı.
-Aşağıda bekliyorum. Candy
-Dur Terry gitme! Rica etsem anneni buraya çağırır mısın?
-Üzgünüm Candy annem erkenden tiyatroya gitti. Evde yanlızız
-Yoo! bu olamaz ne yapacağım şimdi diye düşündü Candy
Terry merakla kulağını kapıya dayadı.Ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
-Ne oldu? Candy sorun nedir?diye seslendi.
Candy yatağın üzerinde duran yorganı vücuduna doladı. Terry e içeri gelmesini söyledi.
-İçeri girebilirsin Terry
Terry içeri girdiğinde Candy i vücudu yorgana dolanmış vaziyette görünce şaşkınlıkla ona baktı.
-Ne oldu? Candy neden hala giyinmedin?
-Üzgünüm Terry giysilerim gündüz için uygun değiller.Acaba hizmetçilerden biri evden giysilerimi alabilir mi?
Terry gülmeye başladı.
-Ah çilli tarzan bunun için eve hizmetçi göndermeye gerek yok. Anneminkiler ne güne duruyor.Bekle sana onun dolabından bir kaç parça giysi getireyim.
-Sahi mi? Terry
-Hemen dönerim.
Candy kısa bir bekleyişin ardından Terry nin kapı önünde ayak seslerini duydu.Kapıyı yavaşça tıklayan Terry e içeri girmesini söyledi. Tery nin elinde bir kaç elbise vardı.
-Al bakalım Candy bunlar sana olur sanırım.dedi.
Candy elbiseleri görünce sevinçle:
-Ah Terry bunlar çok güzeller acaba hangisini giysem karar veremedim.
-Bence şu kırmızı elbiseyi giy bu renk sana çok yakışıyor.
-Peki bir deneyelim bakalım.İzin verirsen giymek istiyorum Terry
-Pekala sayın prenses hemen çıkıyorum.
Candy kırmızı elbiseyi giydi.Üzerine tam oturmuştu ama biraz uzundu.Bayan Elenor benden daha uzun sanırım.dedi kendi kendine Dışarı çıktı Terry e baktı.
-Nasıl oldu Terry dedi.
-Mükemmel annem ile ölçüleriniz aynıymış. Candy
-Neredeyse
-Hazırsan kahvaltıya Candy
-Ah üzgünüm Terry işe geç kaldım Bay Martin beni merak etmiş olmalı Kahvaltıya kalamayacağım.
-Tamam o zaman biz de kahvaltıyı klinikte yaparız.
-İşte bu olabilir Terry
Candy ve Terry arabaya binerek kliniğe gittiler.Araba kliniğe vardığında , apar topar inen Candy koşarak içeri girdi.
-Üzgünüm Bay Martin geciktim.dedi.
-Günaydın Candy
-Günaydın Bay Martin şeyy..
-Geç kaldın değil mi?
-Evet uyuya kalmışım.
-Merak etme! Candy henüz acil bir durum yok. Çayı yeni hazırladım.Kahvaltı yapmamışsındır umarım.
-Hayır Bay Martin.
-O zaman birlikte yapalım.
-Terry de burada
-Hani nerede?
-Ah bir dakika bay Martin.
Candy dışarı çıktığında Terry e içeri gelmesini söyledi. Terry arabadan indi ve kliniğe girdi.
-Günaydın Bay Martin dedi.
-Günaydın Terry! Candy kahvaltı yapmadığınızı söyledi.Birlikte yapalım Ne dersin?
-Tabi olur.
-Ben hazırlayayım Bay Martin siz Terry ile oturun Lütfen
-Peki Candy
Candy masayı hazırlıyordu..Bay Martin Terry ile sohbet ediyordu.
-Eee Terry tiyatroda işler nasıl?
-Çok iyi Bay Martin bu sefer yeni oyunumuza sizi de bekleriz.Adı ''Bir yaz gecesi rüyası ''
-Evet fırsat bulursam bir akşam izlemek isterim
-Bekleriz.
-Sofra hazır beyler! diye seslendi Candy
Güzel bir kahvaltının ardından Terry tiyatronun yolunu tutmak için hazırlandı. Tiyatro ya vardığında Andrea ile kapıda karşılaştı.
-Merhaba Terry dedi. Andrea
Terry şaşkındı.
-Seni burada beklemiyordum. Andrea
-Yarın akşam bir yaz gecesi rüyası adlı oyun sergilenecekmiş.Onun için geldim.
-Evet bugün provalar var.
-Sana hediye ettiğim kitabı hatırladın mı? Terry
-A evet şu kitap hatırladım.
-İçinde bir mektup vardı.Umarım okumuşsundur.
-Evet ama biliyorsun ki ben bir başkasını seviyorum
-A tabi Terry o aptal kız Candy
Terry sinirlenmişti.Bir den öfke ile Andrea nın yüzüne baktı.
-Onun hakkında böyle konuşamazsın. Hoşça kal dedi.
-Terry! dur lütfen
-Güle güle Andrea
Andrea Terry nin Candy ile olmasına çok kızmıştı.Kendi kendine
''Şu Candy lanet olası kız ondan kurtulmalıyım''.diye söylenmeye başladı. Terry içeri girdiğin de arkadaşı Richard ı gördü.Sevinçle
-A Richard dostum nasılsın dedi. Richard sevinçle karşılık verdi.
Merhaba Terry çok iyiyim.Yeni oyun için sahne düzenlemeleri var dekor için resimleri hazırlıyorum.yeni sahne dekorumuz nasıl?
-Harika olmuş çok gerçekçi bunlar canlı renkler sen tam bir sanatçısın Richard
-Beğenmene sevindim.
-Ben kulise gidip hazırlanayım.
-Tamam Terry sonra görüşürüz.
-Görüşürüz dostum.
Candy öğleden sonra Archie ,Patty ve Annie ile buluştu.Heyecanla
-Arkadaşlar size güzel bir haberim var dedi.
Archie:
-Seni dinliyoruz Candy
-Terry ve ben özel öğretmenlerden ders almaya karar verdik.
Archie:
-Nasıl yani okula gitmeden mi?
-Evet Archie Okula gitmeden... Hatırladığım kadarı ile Patty nin büyük annesi özel ders almıştı.Evde eğitim gördü. Biz de böyle tamamlayabiliriz.
-Bu çok güzel bir fikir Candy Böylece sıkıcı okul kurallarından da kurtuluruz.Tamam Candy ben de seninle aynı fikirdeyim.
Annie:
-Öyleyse bende varım.
Patty çenesini kaşıdı .Düşüncelere daldı kısa sessizliğin ardından gözlüklerini düzeltti.
-Çocuklar ben bunu önce bir büyük annem ile konuşmalıyım Ona haber vermeden yapamam dedi
-Candy:
-Peki Patty sonra bize haber verirsin. Bende Bay William la konuşacağım. Archie istersen sende hem özel eğitim alarak hem de iş yerindeki staja devam ederek eğitimini tamamlayabilirsin.
-O zaman birlikte onu ziyarete gidelim Candy
-Tamam yarın olsun mu? Archie
-Bana kalırsa akşam Candy genellikle akşamları müsait olur.İkimiz birlikte Bay William ı ziyarete gideriz ve konuyu açarız. Annie de Patty ile kalır.
-Anlaştık.
Patty :
Ben de büyük annem ile konuşmalıyım.Size öyle haber veririm.
Annie :
-Bu akşam bir mektup yada telgraf yazalım Patty
-Peki!
Akşam olduğunda Archie ve Candy Bay William ı ziyarete gitmek için hazırlandılar. Archie çok heyecanlıydı.Sormadan duramadı.
-Candy acaba bay William bunu kabul eder mi?
-Bana kalırsa eder.Çünkü; Bay William a iş konusunda daha verimli olacaksın Archie
-Haklısın bu doğru
-Merak etme Bay William bizim kararımıza onay verecek
-Nereden biliyorsun?
-Ah Archie sence bizim gibi kendini geliştirmek isteyen gençler için hayır der mi? Evde eğitim almak daha eğlenceli ayrıca özel öğretmenlerle daha iyi kavramış olacağız.Diplomamızı erkenden alır.Sen işe ben de daha deneyimli bir hemşire olur kademe atlarım.
-Şimdi onay vereceğine inandım.
-Hadi Archie rahatla lütfen gereksiz endişeler insanın içindeki zehirdir unutma
-Tamam rahatladım Candy
Archie ve Candy Bay William ın evine varmışlardı. Kapıyı hizmetçilerden biri açtı. Bay William Bay George la koridorda konuşuyordu. Candy ve Archie yi görünce şaşırdı.
-Çocuklar bu ne süpriz beni şaşırttınız.
Candy:
-Merhaba Bay William nasılsınız?
-İyiyim Candy Söyleyin bakalım çocuklar sizi buraya hangi rüzgar attı.
Archie:
-Aslında Bay William sizinle şu okul meselesini konuşmaya geldik.
-Elroy Hala mı gönderdi sizi
Candy:
-Elroy Hala mı? Hayır Bay William
Archie:
-Bana ve Annie ye Saint Paul okulundan bir mektup geldi.
-Ah evet şimdi anladım.Gelin içeride konuşalım Çocuklar
Archie:
-Peki Bay Willam
Bay William ve Archie içeri geçtiler.Koltuklara oturup Bay William ı dinlediler.
-Şöyle oturun gençler Birer fincan çay ve çörek ister misiniz?
Archie:
-Olabilir
Bay William çay için hizmetçilere görev verdi ve derin bir nefes alarak bacak bacak üzerine attı.
-Okuldan gelen mektuptan haberim var.Bayan Elroy da biliyor. Okula gitmeniz gerekiyormuş.
Archie:
-Evet ama biz okula gitmek yerine evde hep birlikte özel ders almak istiyoruz. Annie ve Candy de öyle
Candy:
-Bay William lütfen bize izin verin.Hem Archie şirkette çalışıp eğitimine de devam edebilir Bende öyle birbirimize daha çok yardım edebiliriz.
-Özel eğitim. Aslında bu kulağa hoş geliyor.Olabilir.Duyduğuma göre Saint Paul de çok iyi eğitim vermiyorlarmış
Archie:
-Lütfen Bay William o sıkıcı okula gitmeyelim.Özel eğitim alalım.
-Evet Lütfen size söz veriyoruz.Başarılı olacağız.
-Pekala çocuklar kabul
Candy ve Archie Bay William ın kararına çok sevindiler. Candy neşeyle
-Çok mutluyum. Bay William bu harika teşekkürler inanın bu sefer sizi mahçup etmiyeceğim.
-Candy sen beni hiçbir zaman mahçup etmedin.Sonuçta bu senin hayatın kararları sen veriyorsun.
Hizmetçinin kapıyı tıklaması ile Bay William konuşmasını durdurdu.
-Gelebilirsin. dedi Hizmetçi çay servisini tamamlarken Candy konuşmaya devam etti.
-Bay William Terry de özel ders alacak biliyor musunuz.
-A bu çok güzel birlikte çalışırsınız.
-Ben de öyle düşünüyorum.Hatta hep birlikte Annie Terry ve Patty
Archie:
-Daha Patty büyük annesinden onay almadı Candy
-Bana kalırsa onay verecek Archie Patty nin büyük annesini iyi tanırım.Hem bizimle olmasını isteyecektir.
Archie ve Candy Bay William la sohbet ederken Annie ve Patty de Patty nin büyük annesine bir telgraf yazmışlardı. Patty endişeliydi.Büyük annesi de özel eğitim almıştı ama arkadaşları olmadan okumuştu.Kendisine izin verebilecek miydi.?diye düşündü. Candy ve Archie Bay William la olan görüşmelerinden sonra eve dönmek üzere yola çıktılar Archie ve Candy çok sevinçliydi.
-Ah Candy çok rahatladım O okula geri dönmek istemezdim doğrusu
-Benim için o okul çoktan bitti Archie
-Evet Candy o olayı hatırlattım sana özür dilerim.
-Önemi yok Archie artık umursamıyorum.Şimdi daha iyiyim artık eğitime devam edeceğim.Amaçlarım için çalışmalıyım. Terry de yanımda ah ne güzel
-Candy Terry i çok seviyorsun değil mi?
-Evet Archie Sen Annie yi sevmiyor musun?
-A tabi Annie
-Archie hala beni sevmiyorsun umarım
-Candy hayır bu konuyu kapatalım.Lütfen Bu beni üzüyor.
-Archie ama..
-Lütfen Candy Unutmaya çalışıyorum.Beni anla
-Peki Archie Çok eğleneceğiz
-Özel öğretmenler de katı olabilir Candy unutma
-Sahi mi?
-Elbette sınıfta değil evde olacağız bu kişiye özel bir durum olacak
-Ben böyle düşünmemiştim. Yani katı olabileceklerini... Neyse sonuçta öğreneceğiz.
-Ah Candy her öğretmen dersine özen ister
-Tamam buna çalışırım.
-Geldik Candy hadi müjdeyi verelim.
-Tamam ama il ben söylemeliyim.
-Peki
Annie ve Patty salonda oturmuş okul günlerini konuşuyorlardı. Archie ve Candy içeri girdiler. Candy üzgündü. Annie merakla sordu.
-Ne oldu?Bay William izin vermedi mi?
Archie:
-Hadi söyle onlara Candy
Annie ve Patty merakla bakıyorlardı. Candy yavaşça gülümsedi ve neşeyle bağırdı
-Bay William kabul etti.
Annie:
-Bu çok güzel bir haber demek okula gitmeden özel ders alacağız.
Candy
-Üstelik kız erkek bir arada
Patty:
-Ah çok iyi ben daha büyük annemle konuşmadım.Bir telgraf gönderdim. Umarım kabul eder.
Candy:
-Merak etme Patty bizim özel ders alacağımıza onay verdilerse sana da verecektir.
-Umarım Candy
Archie hadi bunu kutlayalım. Bayanlar
Candy:
-Tamam
Archie içki dolabından bir şişe şarap aldı ve kadehlere koydu. Elindeki kadehi havaya kaldırdı.
-Herkes havaya kaldırsın Şimdi tüm arkadaşlar bir arada şerefe hanımlar! dedi.
Bay William ertesi sabah Bayan Elroy a özel eğitim konusunu açtı Bayan Elroy a savaş yüzünden uzak kalmadıkları için bu cazip geldi.Özel ders almalarına onay verdi.Hatta eğer çok başarılı olurlarsa Annie ve Archie ödülde vereceğini söyledi. Patty nin de telgrafına cevap gelmişti.Büyük annesi de kabul etmişti.Bu haberi diğerleri ile paylaştı.Herkes çok sevinçliydi.Hep birlikte Terry ide alarak bir kutlama yemeği düzenlediler. Terry kutlamayı kendi evinde yapmak istedi. Archie ,Patty , Annie ve Candy de kabul etti. Elisa ve Neil da haberi annelerinden almışlardı.Onlarda eğitime özel olarak devam etme kararı aldılar.Fakat Candy ve diğerleri ile olamayacakları için çok kıskanmışlardı.Özellikle Terry Candy ile olacağı için sinir olmuştu. Okulda onları ayırmak ve Candy i mutsuz etmek için plan da yapamayacaktı.Bunları düşünürken aklı Richard a gitmişti. Onun döndüğünü şoföründen öğrenmişti.
Neil!
-Evet Elisa Candy ve diğerleri özel ders alacaklar ama biz ise burada yanlız olacağız.Bu Bay William ın kararı ne kötü bu tam bir ayrımcalık Kesin Candy yüzündendir.
-Ah Elisa bu hiç umrumda değil Ben böyle rahatım.Acaba Britany ne yapıyor ona mektup gönderdim ama bana yazmadı.
-Ya Richard o ne yapıyor acaba Neil
-Elisa Richard beni ilgilendirmiyor?
-Britany de beni Neil hıh Ben odama çıkıyorum. Sen o şımarık kızı düşünmeye devam et.
Elisa odasına çıktı. Yatağına uzandı. Her zaman ki gibi Richard ı düşündü. Candy ise kutlamadan sonra eve döndü.Mutlu olduğu için Tanrı ya şükretti.
BÖLÜM :12
GÜZEL BİR KADIN ŞOVALYE
Candy ellerini yıkadı ve malzemeleri düzenledi. Üzerini değiştirdi. Bay Martin saate baktı. Candy e dönerek
-Candy epey geç oldu saat on a geliyor bence artık eve gitsen iyi olur. Hava karardı.
-Peki Bay Martin amma yorulmuşum eve gidip bir güzel dinleneyim. Yarın yeni bir gün olacak.
-İyi Akşamlar Candy
-İyi akşamlar Bay Martin.
Candy paltosunu giydi. Çantasını da alarak ve elleri cebinde dışarı çıktı.Sokak sessiz ve karanlıktı. Birkaç ışığı cılız yanan sokak lambası etrafı ancak aydınlatıyordu. Candy derin hayallere dalmıştı. Kendi gölgesini takip ediyor gibiydi. Terry ve kendisini beraber ders alacakları günü düşünüyordu.Tam sokağın köşesinden dönerken bir kaç serseriye rastladı. Biri kısa boylu esmer ve iri idi.Diğerleri de sarışın ve uzundu.Kısa olan Candy e doğru yürüdü ve sert bir ses tonuyla;
-Hey! sen bizden kaçma! şu elindeki çantayı hemen bize ver bakalım dedi.
Candy korkmuştu.Ne yapacağını bilemiyordu.
-Hayır! vermem rahat bırakın beni dedi.
Serseriler ısrarcıydı.Kısa olan
-Hemen onu bize ver! yoksa seni döveriz. dedi.
Candy etrafına baktı.Kimse yoktu.Ortalık tenhaydı.Geri geri gitmeye başladı ve sonra da koşmaya.. serseriler de peşinden gittiler. Candy bir bahçe duvarının önünde duran çöp bidonunun yanına saklandı hızlı nefes alıp veriyordu. Serseriler etrafta onu arıyorlardı ki uzun olanlardan biri onu gördü.Diğerlerine söyledi.
-Hey! buraya gelin o burada !
Candy koşmaya başladı.''İmdat '' diye bağırıyordu. Kaldırım kenarında koşarken kısa olan önüne çıktı.Bir bıçak çıkardı.
-Çantanı boşalt bayan bizi zorlama yoksa fena olur.dedi. Candy daha da korkmaya başlamıştı ki Arkadan bir bayan sesi duydu.
-Siz pislik herifler onu rahat bırakın hemen yoksa sizi vururum!
Serserilerden biri arkadan gelen sese baktı ve bir kadın olduğunu görünce üzerine yürüdü.Diğerleri Candy i tutuyorlardı.Kadın ince,zarif uzun boylu çok güzel ve sarışındı. Kendisine doğru gelen serseriye sert bir yumruk attı ve onu yere düşürdü.Diğerleri de kadına doğru ilerlediler fakat bu genç ve güçlü kadın onları birer yumrukta yere serdi.Serseriler korkup koşarak uzaklaştılar. Candy korku dolu gözlerle kadına bakıyordu.Şaşkındı.''Kimdi bu kadın ve nasıl bu kadar iyi dövüşe biliyordu. ''diye düşünüyordu.Kadın Candy e yaklaştı.
-Bu saatte sokaklarda dolaşmamalısın küçük hanım dedi.
-Teşekkür ederim Beni kurtardınız.
-Senin adın ne?
-Candy efendim
-Benim adımda Carolayn tanıştığıma memnun oldum.
Candy başını memnun olduğunu belirtircesine eğdi.
-Nerede oturuyorsun? Seni evine götüreyim.
-Teşekkür ederim efendim.Evim şurada geldim zaten
-Seni çok sevdim tatlı bir kıza benziyorsun adın gibi.. Ben iki sokak arkadaki yolun yukarısında büyük yeşil bir arazi var Carolyn nın evi adında işte orada oturuyorum.Mutlaka beni ziyarete gel hem de ne zaman istersen
Candy şaşkındı ama memnundu da bu güzel kadın onu etkilemişti.Yeni tanıştığı halde kendisini davet etmesine bir anlam veremedi.
-Mutlaka efendim dedi.
-Hoşça kal tatlı kız kendine dikkat et dedi Carolayn ve uzaklaşıp gözden kayboldu. Candy bir süre kadının arkasından baktı sonra da yürüyüp eve girdi.Hala olayın şokunu üzerinden atamadı .Kapıyı kilitledi.Bir fincan bitki çayı hazırlayıp, içti.Daha sonrada yatağına uzanıp tanıştığı kadın Carolayn ın ne kadar güçlü ve cesur biri olduğunu düşündü.
''Carolayn'' ne güzel ve zarif bir isim üstelik çok da güçlü bir kadın o serserilere çok iyi bir ders verdi.Ben de öyle olmak isterdim.Neyse çok uykum var Hemen uyusam iyi olacak yarın yeni bir gün beni bekliyor.diyerek tatlı bir uykuya daldı.
Ertesi sabah Candy güzel bir uykunun ardından kahvaltısını yaptı. Üstünü değiştirdi ve kliniğe doğru yol aldı.Dün akşam yaşadıklarının etkisi ile etrafına bakınarak gidiyordu. Sokağın köşesini döner dönmez yaşlı,ton ton görünümlü bir adam gördü. Nefes almakta güçlük çekiyordu.Göğsünü sıvazlamaya başladı. Candy adamı görür görmez endişelendi.Kalp krizi geçirdiğini düşündü.Hemen kontrol etti ve bir araba çağırdı.Adama bakarak endişeyle;
''-Lütfen bayım nefes alın lütfen ''diye bağırıyordu.Yoldan geçen bir araba durdu.İçinde genç kumral uzun boylu bir adam vardı. Candy ve arabayı kullanan genç adam yaşlı adamı arabaya taşıdı ve kliniğe götürdüler. Candy yaşlı adama baktığında onun iyi giyiminden soylu biri olduğunu anladı.Araba kliniğe yanaştığında Candy ve genç adam onu apar topar içer götürüp sedyeye yatırdılar.Nabzını kontrol ederek oksijen verdiler.Aradan geçen 2 saatin ardından yaşlı adam kendine geldi. Candy yavaşça;
-İyi misiniz beyefendi diye sordu?Yaşlı adam etrafına bakındı.
-Burası bir klinik ne oldu bana.dedi.
-Rahatsızlandınız biz de sizi buraya getirdik.Efendim
-Sen de kimsin?
-Adım Candy White efendim.Ben burada hemşireyim.Yolda fenalaştınız. Şimdi benim kliniğimde tedavi altındasınız.
-Ah öyle mi teşekkür ederim.Ama ben iyiyim
-Hemen kalkmayın lütfen biraz dinlenin
-Teşekkür ederim.Adım Arthur Flecther .Flecther ticaret şirketlerinin sahibiyim.Bir torunum var.Adı Hank yakışıklı bir çocuk sen de güzel bir kızsın
-Teşekkür ederim Efendim.
Yaşlı adam saat e baktı. Acele ile doğruldu.
-Saat öğle ye geliyor.Ben iyiyim eve gitsem iyi olacak yoksa torunum beni merak eder.
-Ama dinlenmelisiniz.
-Yoo hayır güzel kız burada kalacak kadar kötü değilim.
-O zaman evinize bırakayım sizi
-Ah bu olabilir.Küçük hanım
Candy ,yaşlı adamı evine götürmek için yanında ona yardım eden gencin arabasına tekrar binerek Bay Arthur un evine gitmek üzere yola koyuldu.Bay Arthur Kendisinden bahsetmeye devam ediyordu.
-Candy ismin gibi tatlı bir kızsın.Benim torunumda tatlıdır .Bay Arthur bir an durdu ve ağlamaya başladı. Candy bu ani duygu değişimine çok şaşırdı.
-Fakat o ne yazık ki tekerlekli sandalyeye mahkum.Çok iyi bir çocuk Candy ama mutsuz tek yaptığı şey keman çalmak onun hiç arkadaşı yok Candy yaşlı biriyim.Fazla ömrüm olduğunu sanmıyorum.
Candy adama acımıştı.Yardım etmek istiyordu.
-Üzülmeyin lütfen onunla tanışmak isterim.dedi.
Bay Arthur göz yaşlarını sildi ve Candy nin elini tuttu
-Sahi mi?Söylüyorsun.Küçük hanım
-A tabi Bay Arthur torununuzla ilgilenebilirim.Belki mutlu edebilirim.
-Pekala Candy sanırım eve geldik.Seni ona götüreyim.
Araba kapıya geldiğinde Candy, genç adama yardımları için teşekkür etti ve onu uğurladı. Ardından bay Arthur ile bahçe kapısından içeri girdi. Bay Arhur un evi çok güzel inşa edilmişti, büyük bir bahçe ve ortasında dev harika bir fiskiye vardı. Evi de tıpkı masallarda anlatılan o harika düş bahçelerinin arasında duran bir şatoya benziyordu.
-Candy ben çocukları çok severim. Hank benim gözümde hala bir çocuk annesini de babasını da bir kaza da kaybetti.O günden beri de mutsuz bir genç aksi ve anlaşılmaz biri yaşadığı olay onu böyle katı yaptı.
-Çok üzüldüm. Ben de yanlız büyüdüm yani bir anne ve babam olmadı. Ne demek olduğunu bilirim.
-Sen nerede yaşıyorsun?
-Ben Adley lerle yaşıyorum.Evlatlık çocuklarıyım.
Bay Arthur bunu duyunca şok olmuştu ve Candy e bakarak;
-Adley mi? Yoksa Bayan Elroy senin...
-Halam olur efendim.
-Aman Tanrım onun gibi bir kadın seni nasıl evlat edinir.
-Onu tanıyor musunuz?
-Elbette Öyleyse sen Dolaresi de tanırsın.
-O kim efendim.
Yaşlı adam bir an durdu ve düşüncelere daldı. Candy nin Dolaresi tanımamasına şaşırmıştı.Susmayı tercih etti.
-Hiç Candy hadi eve girelim de Hank le tanış.
-Peki
Candy ve Bay Arthur bahçeden eve girene kadar yürüyüp sohbet ediyorlardı.Kapıyı açıp içeri girdiklerinde hoş bir keman melodisi etrafa yayılmıştı. Candy büyülenmişcesine merdivenleri takip etti.Bay Arthur odanın önüne geldiğinde kapıyı tıklamasıyla bu güzel dinlendirici melodi kesildi yerini ''girin lütfen'' diyen bir sese bıraktı.İçeri girdiklerinde Hank pencerenin önünde duruyor onlara bakıyordu. Bay Arthur tatlı ve sevecen ses tonuyla
-Merhaba benim güzel torunum nasılsın? dedi.
-İyiyim büyük baba
-Oh oh buna sevindim.
-Yanındaki bu bayan da kim büyük baba
-Ah özür dilerim Bu Candy sabah rahatsızlandım.Bana yardım etti ve buraya gelmem de eşlik etti.Seni onunla tanıştırmak istedim.
Hank Candy i baştan aşağı süzdü. Candy ise yanına yaklaştı ve elini uzattı.
-Memnun oldum.Bay Arthur sizden çok bahsetti.dedi. Hank de elini uzattı ama hiç konuşmadı.Öylece Candy e bakıyordu.Ondan etkilenmişti.Ama sadece arkadaşça bir etkilenme idi. Candy de sessizce Hank e bakıyordu.Onu mutlu etmek konusunda düşüncelere daldı.Soğuk ve donuk bakışları arasında kalmıştı.Acaba onu mutlu edebilir miyim diye düşündü. Candy Bay Arthur ve Hank le birlikte bir fincan çay içti. Biraz sohbetin ardından Bay Arthur Candy e evi gezdirdi. Hank e arkadaşlık etmesi için rica da bulundu ve fırsat buldukça onu ziyaret etmesini de istedi. Candy kabul etti.Bay Arthur Candy e güvendi. Güzel bir zaman diliminin ardından Candy kliniğe döndü. Yarım kalan işlerine devam etti.
DÜK GRANDCHESTER IN TERRY İLE BULUŞMASI
Bay Grandchester ,Amerikaya gelmişti. Önemli işlerini yaptıktan sonra akşam üzeri çalışma odasında oturuyordu. Saint Paul okulunun savaş yüzünden kapalı olduğunu duyduğundan beri Terry i merak ediyordu.Başarılarını gazetelerden sosyeteden özellikle yakın arkadaşlarından öğreniyordu.Savaşın getirdikleri onu da etkilemişti. Terry nin okulu terk etmesine hak vermişti.Mutlu bir aile ortamında olmadığını anlamıştı. Elenor Baker a onunla görüşmek istediğini yazan bir mektup gönderdi.Mektup sabah saatlerinde Bayan Elenor un eline geçmişti. Terry ise odasında oturmuş makaleleri okuyordu ki kapı çaldı.
-Girin!
-Günaydın! Terry
-Günaydın anne
-Nasılsın? oğlum
-İyiyim.
-Ya sen anne bir şey mi? oldu.
-Şey...
-Ne oldu anne?
-Bak Terry babandan bir mektup aldım.Seninle görüşmek istediğini yazmış.
Terry babasının kendisi ile görüşmesine hem şaşırmış hemde kızmıştı. Pencereye yöneldi ve kollarını birbirine bağladı.
-Neden? Bay Grandchester benimle konuşma zahmetine katlanıyor?dedi sitemle
-Seni merak ediyor oğlum.
-Ben onunla konuşmak istemiyorum.
-Yapma Terry o senin baban
-Artık değil
-Lütfen Terry sadece onunla konuşmanı istiyorum.Ona gitmeni değil
Terry bir an düşündü.Babasıyla konuşmak ondan kaçmaktan daha iyi olacaktı.
-Peki anne bunu sen istediğin için yapıyorum.dedi
-Bu gün öğleden sonra gemi limana yanaştığında her zaman kaldığı otelde olacak.Birkaç gün kalıp gitmeyi planlıyor.Seninle sosyetenin her zaman uğradığı çay evinde buluşmak istediğini belirtmiş.
-Tamam
-Senin onu karşılamanı istiyor.
-Peki anne
Terry aslında babasıyla görüşmek hiç istemiyordu.Onun yanında kendini emir aldığı bir esir gibi hissediyordu.Şimdiden neler söyleyeceğini merak ediyordu. Öğleden sonra saat 12 yi gösteriyordu. Terry dışarı çıktı.Rüzgarda uçuşan saçları arasında düşüncelere dalmıştı. ''Bana ne söyleyeceksin garandchester yine bir babam olduğunu mu hatırlatacaksın. Yine onur şeref ve güçten mi söz edeceksin.''dedi.kendi kendine...Terry babasının kaldığı otele geldi ve babası ile karşılaştı.
Soğuk bir bakışla;
-Merhaba dedi.
Bay Grandchester oğluna uzunca bir baktıktan sonra
-Seni iyi gördüm oğlum dedi.
-Ben de öyle sayın grandchester dedi.
-Arabaya binelim. Terry
-Peki
Bay Garndchester ve Terry arabayla çay evine geldiler.Masalardan birine oturup karşılıklı sohbet ettiler.Bay Grandchester ellerini ovuşturuyor konuya girmeye çalışıyordu. Derin bir nefes aldı.
-Bak oğlum dedi.
-Terry
-Terry evet oğlum olduğunu kabul etmek istemiyorsun.
-Artık öyle hissetmiyorum.
-Pekala seninle iyi bir baba oğul ilişkisi yaşamadık biliyorum.Anneni senden uzak tutmak bir yana evde de pek huzurlu olamadın.
-Üvey annem bayan grandchesterdan mı söz ediyorsun.Bana o kadından söz etme!
-Evet üvey annen. Bak Terry benimde zor bir hayatım var.İşime ve yapacaklarıma karşı görevlerim ben bir düküm ve bu saygınlığı korumak zorundayım. Hayat bir oyun alanı ve bende bana düşen oyunu oynuyorum.Bu işte kazanmak da var kaybetmekte savaşın getirileri ve götürülerinden biz devlet adamları sorumluyuz. Etraf da senin tiyatroyu seçmen konusunda ve başarıların hakkında olumlu sözler duyuyorum.Seni tebrik ederim. En azından kendi yolunu buldun.
- Sonunda takdir edilecek bir yanım olduğunu görebildin.
-Lütfen Terry seninle kavga etmeye gelmedim.
-Peki ne için geldin.Okulu bıraktığım için ve ismini terk ettiğim için beni azarlamaya mı?
-Sadece sana ve anne ne mutluluk dilemeye geldim. Elenor la birbirimizi sevmiştik.Ama o tiyatroyu seçti. Seçimler ve dünyalarımız farklıydı.Güzel bir evliliğim olmadığını biliyorum. Üvey annenle de mutlu değilim.Sadece adımı korumaya ve işimi yapmaya çalışıyorum.Senin bana yardımcı olacağını sanmıştım. Ama sen de gittin. Elenor da sen de beni bıraktınız.
-Üzülmemi beklemiyorsun umarım
-Hala aynısın Terry hiç değişmeye niyetin yok!
Terry öfkelenmişti.
-Ne söylememi bekliyorsun Sana sarılmamı mı?Ben de yanlızdım korkularımla acılarımla yapa yanlız bir baba olarak beni anlamadın
Bay Grandchester üzgündü. Terry e baktı.Ona şevkat ve sevgi vermemişti.Gözyaşlarını tutamadı. Terry e yaklaştı.
-Haklısın seni anlayamadım.Şimdi bunun farkına vardığım için geldim.Oğlum
Terry babasının ağladığını ilk kez görüyordu.Şaşırmıştı.Babası ise ona doğru yaklaştı ve sarıldı.Hıçkırıklara boğuldu. Terry ise babasının ne kadar mutsuz olduğunu fark etmişti.Ona acımıştı.Onuru yüzünden kötü evliliğine katlanmak zorunda olduğunu biliyordu.Babasına sarıldı.Sakince;
-Ne zaman istersen görüşebiliriz baba dedi.Bay Garandchester gözyaşlarını sildi.
-Sağol evlat bu beni çok mutlu etti. dedi.Her neyse Candy ne yapıyor. O kızla görüşüyor musun?
Terry şaşırmıştı. Candyden ona bahsetmişti.Ama hiç tanıştırmamıştı.
-Bunu nereden biliyorsun.?dedi.
Bay Grandchester bir sigara yaktı.Birkaç nefes çektikten sonra
-Onunla sen okuldan ayrıldıktan sonra görüştüm senden ayrıldığı için mutsuzdu.Bana senin o okulda mutlu olmadığından bahsetti.
-Evet o hapishaneden kurtulduğum için şanslıyım.
-Candy i seviyor musun?
-Evet, onunla evlenmeyi düşünüyorum.
-Demek öyle o ne yapıyor?
-Başarılı bir hemşire oldu.
-Güzel, sanırım insanlara faydalı bir iş yapıyor.
-Evet bir kliniği var.
-Güzel sana onunla mutluluklar dilerim.Her neyse Terry fazla vaktim yok gemi kalkmak üzere gitmeliyim.
-Annem bir kaç gün kalacağından söz etmişti.
-Evet ama gerek kalmadı.
-Seninle gelmemi ister misin?Baba
-A tabi zevkle
Terry babası ile yaptığı görüşmeden sonra onu limanda kalkmakta olan gemiye uğurladı.Birbirlerine sarıldılar ve Bay grandchester gemiye binerken
-Candy e selamlarımı ilet dedi .
Terry babasının Candy hakkındaki görüşlerinin bu denli olumlu olmasına şaşırmıştı. Candy ona da dokunmuştu.Herkese mutluluk veriyordu.Babasıyla ne konuştuğunu merak etti. Arkasından bir süre baktı ve onun için dua etti.''Umarım bir gün mutlu olursun Grandchester'' dedi. Terry bu düşüncelere daldığı sırada hemen arkasından bir elin omuzunu tuttuğunu hissetti.Başını çevirdiğinde arkadaşı Richard ıgördü.
-Richard!
-Terry seni gördüğüme sevindim dostum Burada ne arıyorsun?
-Babam beni ziyarete geldi. Onu uğurladım.
-Bay Grandchester buradaydı demek Terry babanla sorun yaşadığını duydum.
-Evet.
-Çocukken ebeveynlerle sorun yaşadığımız da seninle buluşur ormana göle giderdik rahatlamak isterdik.
-Evet Richard güzel günlerdi.
-Hatırlıyor musun baban yaramazlık yaptığında seni odana hapsederdi ve sen pencereden kaçardın.Bir keresinde gölde bir kulübede saklandın.Bir kız vardı Sorakine rus bir kızdı.Babanın özel davetlisiydi. Kız senden çok hoşlanmıştı ve öpmüştü.Bütün gün seninle alay etmiştim.Kız senin peşini bırakmamıştı.
-O gün utancımdan odamdan çıkmadım.
-Evet seni çağırdım ama sen gelmedin.Bu arada Candy O nerede?
-Klinikte
-Onu seviyor musun?
-Elbette sana daha önce de söyledim. İyi bir ilişkimiz var.Çok mutluyuz.
-Bende Elisa ile beraberim
-Richard onun hakkında hiç birşey bilmiyorsun.Okuldan onun yüzünden ayrıldım. Candy ile onun yüzünden ayrı kaldım.Seni de mutlu edemeyecek.Ondan vazgeç.
-Terry abartıyorsun.Onunla zaman geçirdiğimden beri bana karşı çok nazik.Belki biraz kıskanç olabilir.Bu her kadında var.
-Ah lütfen Richard bana ondan bahsetme o kızdan nefret ediyorum.
-Peki peki sana şu köşedeki yeni açılan bardan söz edecektim.Oraya gittin mi?
-Yo hayır
-İstersen benimle gel içmeyi severim. Bilirsin.
-Hadi öyleyse gidelim.
Terry ile Rihard yolda ilerlerken Bay Albert ı gördüler.Heyecanla atılan Terry
-Ah bu Bay Albert hadi onu da alalım.
-Merhaba Albert nasılsın?
-Terry sen! Ne işin var burada
-Bar a gidiyoruz.
-Şu yeni açılan mı?
Terry;
-Evet sen de bize katılmak ister misin?
-Elbette orayı ben de duymuştum.Gitme fırsatı bulamamıştım.
Terry:
-İşte fırsat!Hadi gidelim. A bu arada seni dostum Richard ile tanıştırayım.Çocukluk arkadaşım
-Memnun oldum. Richard
-Ben de Albert
Albert:
-E söyle bakalım Terry burada limanda ne arıyordun?
-Babam beni ziyaret etti.Onunla aramızdaki buzları erittik.
-Bu güzel bir haber Terry Babanla barışman a sevindim.
-Tüm yüklerimden kurtuldum.Artık daha iyi bir adam olmaya gayret edeceğim.
-Evlenmeyi de düşünüyorsun herhalde Terry. Ne zaman evleniyorsun?Candy çok tatlı ve güzel bir kız öyle değil mi?
Terry şaşırdı. Richard ın Candy i bu kadar beğendiğini bilmiyordu.Bir an ne cevap vereceğini bilemedi. Şüphelenmişti. Sormadan edemedi.
-Candy i bu kadar beğendiğini bilmiyordum.Yoksa ona karşı hislerin mi? var. Richard
-Hayır dostum. Sen olmasan belki ama sen çok şanslı bir adamsın. Candy harika bir kız.Şımarık kendini beğenmiş,burnunu dik tutmaya çalışan kızlardan değil.O güçlü bir kız.
-Seni duyan da Candy i çok iyi tanıyor sanır.Merak ettim. Onunla ne zaman tanıştın.
-Onunla sadece davette tanıştık. Sen de vardın ve sen tanıştırdın.Hatırlasana
-Hatırladım.Fakat sadece bir tanışmaydı.Oysa ki sen onunla uzun süredir tanışıyor gibisin.
-Haklısın Ama etrafına iyi baksan onu tanıyan çok hastası olduğunu hakkında çok başarılı sevgi dolu bir hemşire olduğunu söyleyen bir çok insan görürsün.Herkes ondan çok memnun
Terry gülümsedi.
-Onun adına teşekkür ederim. Richard
-Bir şey değil.Neyse gelecek akşam bir sanat galerisinde resimlerim sergilenecek. Chicago da harika bir galeri senin ve Candy nin gelmesini istiyorum. dedi.
Richard ceketinin sol tarafındaki iç cebinden birer davetye çıkardı. Terry ve Bay Albet a uzattı.
-Buyrun bay Albert sizi de bekliyorum.
Terry :
-Mutlaka geleceğim Richard.
-Bekliyor olacağım.
-Ben de Richard
-Beklerim Bay Albert
Bay Albert barın önüne geldiklerin de işaret ederek
-Sanırım geldik.Burası öyle değil mi?
Terry:
-Sanırım öyle
Richard:
-Evet beyler kesinlikle burası.Şimdiden söylemeliyim.İçkiler benden
-Terry:
-Pekala Richard
Bay Albert:
-Bir daha ki sefere de benden
Terry:
-Üçüncü buluşmada benden
-Bay Albert ve Richard güldüler.İçeri girdikleri andan itibaren bir çok insanla kaynaşıp arkadaş edindiler. En çok da Terry ününden dolayı tanınmıştı. Candy ise klinikten erken ayrılmıştı. Fazla hastası yoktu. Terry i tiyatroda ziyarete gitti.Ama orada olmadığını erken çıktığını öğrenince evine gidip penceresinin önünde oturdu. Gökyüzünde parlayarak etrafa loş ama güzel bir dinginlik veren ayı izleyerek zaman geçirdi hayallere daldı.
BAYAN LEAGON IN ÖZEL ŞAPKASI
Bayan Leagon erkenden uyanmıştı.Hizmetçilerine emirler yağdırıyordu.
-Ah bu evin hali nedir?Nasıl çalışıyor bunlar Hepsini kovacağım. Teresa !Teresa!
-Evet Efendim
-Hemen etrafı topla akşam için hazırlanmam gerekiyor. Şoföre söyle arabamı hazırlasın.
-Peki efendim.
Bayan Leagon etrafa emirler verirken Elisa odaya girmiş merakla annesinin telaşını anlamaya çalışıyordu.
-Neler oluyor? anne neden bağırıyorsun?
-Elisa bu akşam çok özel,tüm sosyetenin göz doldurduğu ayrıca tanınmış ünlü sanatçıların da yer aldığı bir davet bunun için özel bir kıyafet ve buna uygun bir şapka alacağım. Akşam davette çok güzel görünmeliyim.
-Evet anne mutlaka istediğin modeli bulacağına eminim.sen her zaman şık olmayı başarmışsındır.
-Teşekkür ederim Elisa hemen zaman kaybetmeden çıkmalıyım.
-Ben sana eşlik edeyim. İstersen
-Hayır Elisa sen abin ile kal.Sakın yanlış şeyler yapmayın.
-Anne ben artık küçük bir kız değilim.
-Sana söylediklerimi unutma Elisa ben çıkıyorum.
-Peki anne
Bayan Leagon evden çıktı ve arabasına bindi.Yol boyunca sıralı dükkanlara bakıyordu. Şoförüne bir aksesuar dükkanının önünde durmasını söyledi.Arabadan indi ve içeri girdi.Rafta duran şapkalara bakarken,iki bayanın yeni açılan bir aksesuar dükkanını ne kadar beğendiğini işitti.Hemen merakla arabasına binerek söylenilen dükkana gitti. İçeri girdiğinde dükkanın tasarımına da hayran kalmıştı.Özel şapkalar ve takı tasarımcısı olan aynı zaman da çok kibar, asil sanatçı bir ruha sahip olan bay Gabriel ile tanıştı.Tüm sosyetenin gözde tasarımcısıydı.
Bayan Leagon:
-İyi günler beyefendi Dükkanınızın ve sizin ününüzü duydum.Harika şapkalar tasarlıyor muşsunuz. Benim içinde bir tane vardır. umarım
-Ah elbette madam gelin benimle lütfen
Bay Gabriel bayan Leagon a birkaç model gösterdi.Daha sonra da çok özel bir tasarım olan tavus kuşu figürlü şapkayı önüne sundu.Bu şapkanın üzerine kırmızı yakut taşlar özenle yerleştirilmişti. Son derece asil ve şık görünüyordu.Yakutlar ışıltısı ile göz kamaştırıyordu.Bayan Leagon çantasını açtı ve bu şapkaya yüklü miktarda bir para ödedi.Bay Gabriel e teşekkür ederek eve dönmek üzere oradan ayrıldı. Bun arada Elisa ve Neil da bahçede oturuyordu. Elisa yeni aldığı bir aşk romanını okuyor,Richadrd ı düşünerek tatlı hayallere dalıyordu.Çok beğenerek okuduğu romandaki karakteri kendisiyle özdeştirmiş,kendini kaptırmıştı.Tam bu sırada bahçede üzerinde oturduğu ahşap kanepenin altından siyah büyük bir örümceğin yanına doğru yaklaştığını farketmemişti. Bunu fark eden Neil olmuştu.Heyecanla Elisa ya seslendi.
-Elisa!Dikkat et siyah iri bir örümcek sana doğru geliyor.
-Ne! Örümcek mi? Neil
Elisa çığlık atmıştı.Bir mermi gibi oturduğu ahşap kanepeden fırladı. Neil a sarıldı.Hala çığlık atmaya devam ediyordu. Neil onu sakinleştirmeye çalışıyordu.
-Elisa lütfen sakin ol Artık yok gitti.Hızlıca kaçtı.
-Gerçekten gitti mi abi ah bu durumdan nefret ediyorum.
-Tamam Elisa geçti artık.
Ben eve giriyorum.Odamda okuyacağım.Anneme bunu söylemeliyim.
Elisa sinirle ilerliyordu ki Bayan Leagonın eve döndüğünü gördü.Hemen yanına koştu.
-Anne anne
-Ne oldu Elisa sinirden kıpkırmızı olmuşsun.
-Anne neler oldu bir bilsen bahçede oturmuş kitap okuyordum.Ahşap kanepenin üzerinde iri siyah bir örümcek Çok korktum. sanırım zehirli olabilir.
-Ne örümcek mi?Derhal bahçıvanı çağırıp bahçeyi ilaçlamasını söyleyim.
-İyi olur anne ben odama çıkıyorum.
Bayan Leagon bahçeyi ilaçlaması için bahçıvana görev vermişti.Odasına girdiğinde ise şapkasını pencerenin yanında duran ayaklı askıya astı. Pencere açıktı.Hava da yumuşak bir meltem esiyordu.Evin duvarından pencere kenarına akan sarmaşıklar neredeyse içeriye doğru uzanmaktaydı.Siyah örümcek bu sarmaşıkları kendisine bir yol edinmiş yavaşça içeri süzüldü ve bayan Leagonın şapkasının üzerindeki tüylerin arasına gizlendi. Akşam olduğunda ise Elisa ve Neil davet için hazırlanmış alt salonda bekliyorlardı. Az sonra da bayan Leagon yeni elbisesi ve özel şapkasıyla salona indi.Göz alıcıydı. Elisa şapkayı çok beğenmişti.
-Anne harika görünüyorsun.Çok asil bir şapka Davetin en şık kadını sen olacaksın.Bundan eminim.Yarın şu tasarımcı ile bende görüşmek istiyorum.
-Teşekkür ederim Elisa Hadi hazırsanız çıkalım çocuklar Geçikmek bize yakışmayan bir davranış olur.
-Tabi anne hemen çıkalım.
Neil:
-Araba hazır anne bizi bekliyor.
Bayan Leagon :
-Babanız nerede?
Neil:
-O arabada
Bayan Leagon ve diğerleri arabaya bindiler ve davet edildikleri bay Leagonın çok sevdiği bir dostunun evine gittiler. Bayan Leagonın salona girmesi ile davetlilerin gözleri bayan Leagonın şapkasına yönelmişti. Herkes hayranlıkla bakıyordu.Çok meraklı aynı zamanda da modaya büyük ilgi duyan bir bayan olan kontes Alberta dan övgüler almıştı.
-İyi akşamlar Bayan Leagon bu akşam davetlilerin en şık olanı sizsiniz Şapkanıza hayran kaldım.
-Teşekkür ederim.
-Yakından bakmamın bir sakıncası var mı?
-Hayır tabiki bakabilirsiniz.
Güzel ve özel bir tasarım tasarımcısı kim?
-Bay Gabriel ünlü bir şapka tasarımcısı
-Ah! Şu ünlü tasarımcı bay Gabrielbu beyefendi harika bir sanatçıdır.Bende ilk fırsatta onu ziyaret edeceğim.
Bayan Alberta elindeki gözlüğünü gözlerine yaklaştırdı. Dikkatlice şapka üzerindeki yakutları inceliyordu ki o da ne?Elisa ve Neil ın bahçede gördükleri iri siyah örümcek bayan Leagonın şapkasına gizlendiği yerden çıkıvermişti.Bayan Alberta örümceği görür görmez çığlık atarak;
-O da nedir? Bir örümcek aman Tanrım!
Bayan Leagon:
-Neden söz ediyorsunuz?
-Başınızda şapkanızda bir örümcek var
Bayan Leagon örümceği gördüğünde çığlık attı ve ani bir hareketle fırlatarak davetliler için hazırlanmış yemek masasının üzerindeki büyük kokteyl kasesinin içine düşürmüştü.Salondaki davetliler ne olduğunu anlamaya çalışıyor,şaşkın şaşkın bakıyorlardı.Odadaki hizmetçiler şapkayı masadan aldılar ve örümceği gördüklerinde aralarından biri örümcek diye bağırdı.Diğer hizmetçilerde örümceği yakalamaya çalışıyordu.Masada kovalamaca başlamıştı.En sonunda erkek hizmetçilerden biri onu yakalamayı başarmıştı.Etkisiz hale getirip dışarı atmışlardı.Bu olayı gören davetliler tedirgin olmuştu.Kendi aralarında konuşmaya başlamışlardı. Bayan Leagon masanın üzerinden şapkasını aldı tüyleri sırılsıklam olmuştu.Ne yapacağını bilemiyordu.Utanmıştı.Eşini ve çocuklarını alarak salonu terk etti. Elisa mahçuptu.
-Anne rezil olduk. Lanet olası örümcek.
-Tamam Elisa bu konuyu duymak istemiyorum.Eve gidiyoruz.
Neil:
-Bahçeyi ilaçlatmıştık oysaki
Elisa:
-Kendimi çok kötü hissediyorum.
Bayan Legon:
-Elisa kes artık sesini
-Ama Anne
-Elisa!
-ıhh tamam
Bayan Leagon eve vardığında hemen odasına çıktı ve üzerini değiştirdi.Hizmetçilerine sıcak bir banyo hazırlamalarını söyledi.Elisa ve Neil da odalarına çekildi.Bay Leagon da çalışma odasına geçti.
Ertesi gün Archie bayan Alberta yı ziyarete gitmişti.Kocası ile de iş konuşuyordu.Bayan Alberta davette yaşadığı olayı Archie ye de anlattı. Archie olayı öğrendiğinde şaşırmıştı.İçten içe gülüyordu.Eve geldiğinde kahkahalarla gülmeye başladı.Gülmekten kendini alamıyordu. Annie onun gördüğünde meraklanmştı.
-Ne oldu? Archie seni bu kadar güldüren şeyi merak ettim.
-Annie dün Leagonlar özel bir davettelermiş. Bayan Alberte Bayan Leagonın şapkasında iri siyah bir örümcek görmüş.
-Aman Tanrım sonra
-Tabi şapkayı korkudan fırlatıp atmış.doğru şapka kokteyl kasesine
-Olamaz Archie!
-Olmuş işte anlayacağın Leagonlar rezil olmuşlar. Elisa ve Neil ı düşünsene Ahahah
-Peki örümcek zehirlimiymiş?
-Hayır tabiki zavallı örümcek... Bütün konuklar tedirgin olmuş.Apar topar oradan ayrılmışlar.
-Zavallı Bayan Leagon
-Hem de ne zavallı sükse yaparlarsa olacağı budur.Bunu Candy e de anlatmalıyım. Hhah
-Archie çok muzursun.
-Ah yapma Annie biliyorsun Leagonların başına her zaman böyle olaylar gelmiyor.
-Haklısın Archie Elisa çok bozulmuştur.
-Akşam Candy ve Annie yi eve davet edelim.Bu olayı konuşalım.Onlarda güleceklerdir eminim.
-Tamam Ben onları ararım.
-Annie akşam olduğunda Candy ve Patty i evine davet etmişti. Birlikte yenilen akşam yemeğinden sonra Archie Bayan Albertanın başına gelen olayı anlatıyor,gülmekten kendini alamıyordu. Candy ve Patty bu olayı öğrendiklerinde hem şaşırmış hemde kahkahalarla gülmüşlerdi.
EVDEKİ GİZEMLİ HAYALET
Gece olduğunda gök yüzü koyu lacivert elbisesini giymiş, yıldızları da üzerine örtmüştü. Bayan Elroy baş ağrısı yüzünden uyuyamamıştı. Yatağından yavaşça doğruldu sabahlığını giydi.Salona inmek üzere merdivenlerden aşağı indiği sırada siyah bir gölgenin hızlıca salondan geçtiğini gördü.Çığlık atmaya başladı.
-Hırsız var! Hırsız var! Hizmetçiler hemen buraya gelin!
-Hizmetçiler Bayan Elroy un çığlıkları arasında salona geldiler. Merak dolu bakışlarla Bayan Elroy a bakıyorlardı. İçlerinden birisi
-Ne oldu? Bayan Elroy dedi.
-Hırsız var!
-Nee! hırsız mı?
-Evet şu tarafa doğru gitti.
-Efendim hemen etrafa bakalım.
Hizmetçiler etrafa baktılar ama kimseyi göremediler.Tekrar salona geldiler.
-Efendim kimsecikler yok.
Bayan Elroy sinirlerinin bozulduğunu düşünmüştü.Birden gördüğü şeyin bir yanılsama olabileceğine karar verdi.
-Pekala herkes odasına çekilsin.Sanırım baş ağrım beni hayal görmeye zorladı.Odama çıkıp ilaçlarımı alsam iyi olacak.
-Efendim size yardım edeyim.
-Hayır teşekkür ederim gidip yatabilirsin.
-Peki efendim.
Bayan Elroy odasına geri dönmüştü. Komidinin üzerindeki ilaçlarını içti ve yatağına yatarak uykuya daldı.Ertesi sabah Bayan Elroy kahvaltı yapmak için alt salona inmişti.Hizmetçiler üst kata çıkmışlardı.Acele ile aralarından birisi koşarak bayan Elroy un bulunduğu salona geldi.Bağırarak;
-Bayan Elroy korkunç bir şey oldu!dedi.
-Neyin var ?senin neden bu kadar bağırıyorsun?
-Efendim üst katı temizlemeye çıkmıştım.Bay Stear ve Bay Antoni nin odalarının açık ve dağınık olduğunu gördüm.Sanırım dün eve hırsız girdi.
-Aman Tanrım neler söylüyorsun? Derhal bakın bir şey alınmış mı?Diğer odalar ne durumda?En üst kattaki oda oraya baktınız mı?
-Evet efendim. O oda da kapalı.
-Başka devam et.
-Sadece bir kaç kıyafet efendim.
-Gece iki kişiyi nöbette bırakıyorum. Her yeri kontrol edin. Archie ve Annie ye haber verin. Hemen buraya gelmelerini söyleyin.
-Peki Efendim.
Archie ve Annie sabah erkenden uyanmış bahçede kahvaltı yapıyorlar ve temiz havanın tadını çıkarıyorlardı. Archie temiz havayı içine çekti.Bu gün çok güzel bir gün değil mi?Annie
-Evet Archie eğer öyleden sonra biraz zaman kalırsa gezmeye çıkalım ne dersin?
-Elbette Annie Hatta Candy e de haber verelim.Akşam yemeğini birlikte yeriz.
-Evet Archie
Annie derin bir iç çekti.
-Archie nedense içimde bir sıkıntı var.dedi.
-İyi şeyler düşün Annie
Archie ve Annie konuştukları sırada Bayan Elroy un yardımcısı arabadan iner inmez koşarak içeri girdi. Archie ve Annie çok şaşırmıştı.Ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı.
Archie:
-Buyrun Bay Wilson neden bu kadar telaşlısınız? Yoksa halama bir şey mi? oldu.
-Hayır efendim. Ama Bayan Elroy acil sizi ve eşinizi malikaneye çağırmamı söyledi.
Archie:
-Sorun nedir?
-Sanırım dün eve hırsız girdi.Efendim.
-Ne! Hırsız mı?
Annie:
-Aman Tanrım.
-Sakin olun .Tehlikeli bir şey yok Ama Bayan Elroy sizleri yanında görmek istedi.
-Pekala Wilson bizi bekle hazırlanalım.
-Tamam efendim.
Archie ve Annie hızlıca hazırlanmışlardı. Arabaya bindiler ve eve vardıklarında bayan Elroy u alt salonda endişeli bir şekilde koltuğunda otururken buldular. Archie ilk defa Elroy halayı böyle telaşlı görmüştü.
Archie içeri girdi.Heyecanla;
-Hala iyi misin?
-Ah Archie çok şükür seni gördüğüme sevindim.Oturun lütfen çocuklar size anlatacaklarım var.Dün gece baş ağrım nedeniyle uyuyamadım.Eve hırsız girmiş. Önce bir şey anlamadık ama ertesi sabah hizmetçiler temizlik yaptıkları sırada fark etmişler. Hırsız Anthony ve Staer ın odalarını açıp karıştırmış. Staer ın dolabından bir kaç kıyafet çalınmış. Anthony nin odası çok fazla karıştırılmamış. Nedense oradan bir şey almamış. Değerli bir şeylere dokunulmamış.Bu evde neler oluyor anlamıyorum.Bu gece sizden benimle kalmanızı rica ediyorum.
-Elbette hala seni yalnız bırakmamalıyız.
-Sağ olun çocuklar size yukarıda yanımda bir oda hazırlattım. Orada kalacaksınız
-Peki hala
Bayan Elroy konuşmasının ardından Archie bahçeyi dolaşmak istedi. Annie ile beraber bahçeye indiklerinde Archie nin gözleri Anthony nin güllerine takılmıştı.Derin düşüncelere daldı.Tatlı bir meltem yüzünü ve saçlarını okşuyordu. Annie ,Archie nin dalgın olduğunu görünce merakla sordu.
-Ne oldu ?Archie
Archie derin bir çekerek;
-Bir zamanlar ben ,Anthony, Staer burada birlikte olmaktan çok mutluyduk. Buraya geldiğimde anılar gözlerimde canlanıyor.İçimi derin bir hüzün kaplıyor.Çocukluğumda o günlerimiz renkli ve güzel geçerdi. Ne kadar kızsak da birbirimize kırılmazdık. Sater la tartıştığımızda bizim aramızı düzelten Anthony idi.Şimdi ikisi de yok Anılarda kaldı.Bu yüzden buraya gelmek istemiyorum.Acı hatıraları hatırladığım için bu evde oturmak yerine başka bir eve taşınmak istedim. Annie
Annie Archie yi anlamıştı.Ona sarılarak;
-Archie üzülme lütfen Yanlız değilsin yanında ben varım her zaman da olacağım.
-Biliyorum Annie seni seviyorum.
-Ben de Archie
Archie , birden bire bir sesle irkildi.Ardından arka bahçedeki köpeğin havladığını duydu.Telaşla koşarak arka tarafa geldi.Bahçe duvarı üzerinden genç ince yapılı bir adamın atladığını gördü.
-Dur! Kaçma diye seslendi. Archie peşinden gitse de yetişemedi. Öylece baka kaldı. İçinden bu Elroy halamın söz ettiği hırsız olabilir. dedi.Hizmetçiler sesi duyunca bahçeye indiler. Etrafı aradılar.Ama görünürde kimseyi bulamadılar. Archie ve Annie tekrar içeri girdiler. Salona geçtiler. Bu sırada Elisa ve Bayan Leagon Elroy halayı ziyarete gelmişlerdi.Bayan Elroy onları üst kattaki salonda ağırladı. Annie eve Archie de Elisa yı gördüklerinde alt salonda kalmak istediler. Elisa ile konuşmak istemiyorlardı. Ama Elisa onları pencereden görmüş ve alt salona inmişti.Böylece bayan Leagon ve Bayan Elroy başbaşa kalmışlardı. Elisa kendini beğenmiş tavrı ile salona geldi ve çantasından iki adet davetye çıkarıp,Archie ye uzattı.
-Archie bu davetyeler sergi için sizleri de davet ediyorum.
Archie:
-Ne davetye mi?
-Evet Richard Astor benim erkek arkadaşım Kendisi Chicagoda bir resim sergisi düzenliyor.Tüm sanatçılar orada olacak sizleri de bekliyorum.
Archie:
-Elbette Elisa gelmeye çalışırız.
Annie:
-Teşekkür ederiz Elisa çok naziksin.
-Eğer gelmezseniz Richard çok kırılır.Biliyorsun. O ve ben birlikteyiz.
Annie:
-Biraz evvel zaten bunu söyledin. Elisa
-Bunu kafanıza iyi yerleştirin diye söylüyorum. Candy de bilsin.O kız herkesin sevgilisini elinden alıyor.
Archie:
-Elisa, Elisa Richard iyi bir genç sana nasıl katlanıyor anlamıyorum.
Annie:
-Merak etme Elisa Candy Terry ile unuttun mu?
Archie:
-Evet neden Richard ile olsun.
-Kabalaşma Archie o beni seviyor. Sizin gibi değil soylu ve asil bir genç üstelik başarılı ve yetenekli
-Ah tabi Elisa seni de en çok ilgilendiren bu sanırım.
-Seninle tartışmayacağım. Archie her zaman böyle ukala ve kabasın. Ee Annie sen nasılsın O pasaklı Candy ile görüşüyor musunuz? Demek Terry onunla hala
Annie:
-Bildiğin halde neden soruyorsun.Hem Candy hakkında böyle konuşma o benim en yakın arkadaşım.
-Evet Evet ikinizde Pony nin evinde büyümüştünüz. Hep unutuyorum.
Archie:
-Çok küstahsın Elisa Richard bu söylediklerini duysaydı seninle asla olmazdı.
Elisa küstah bir kahkaha attı.
-Richard beni seviyor ve beni tanıyor. O candy gibi bir kızla konuştuğunuzu bilse ayrıca ponny nin evinden geldiğini de öğrense kesinlikle sizinle konuşmak istemezdi.
Archie gülmeye başladı.
-Ah Elisa Elisa yanılıyorsun. Richard Candy i tanıyor. Terry e Candy hakkında çok iyi şeyler duyduğunu söylemiş.Onlar sıkı dostlar biliyorsun. Terry nin bir dükün oğlu olduğunu da unutuyorsun. Bana kalırsa sen Candy hakkında konuşmaya dikkat etsen iyi olacak.Yoksa Richard ile olan birlikteliğin bir anda sona erer. Terry senden nefret ediyor. Sana dostu hatırına katlanıyor.
-Ne !Richard la Candy tanışıyor mu?
-Evet onunla balayımızda tanışmışlardı hatırlasana davette Candy i küçük düşürmeye çalıştın.
-Bu doğru ama o sadece kısa bir tanışmaydı. Onunla konuştuğunu söylemediniz.
-Annie:
-O Candy hakkında ki tüm söylenenleri biliyor.Etrafta onun çok başarılı bir hemşire olduğunu halk tarafından sevildiğini biliyor.Bu yüzden Candy i de Terry i de sergiye davet etti.
Archie:
-Yoksa bundan haberin yok mu Elisa
Elisa:
-Hayır olamaz.O basit kızı davet edemez.Bunu nasıl yapar.
Annie:
-Richard Terry e söyledi. Terry de Candy e bir davetye verdi.Dün akşam Terry Candy i ziyarete gitti.Birlikte güzel bir yemek yediler. Terry Richardın Candy i bu kadar takdir ettiğini ona söyleyince Candy de kabul etti.
-Yine o kız ondan nefret ediyorum.
Archie:
-Emin ol Elisa o da sana karşı aynı hisleri besliyor.
-Senden de nefret ediyorum.
-Ah Elisa teşekkür ederim. Çok nazik bir ladysin. Saint Paul akademisinden aldığın eğitim sana bir hayli yaramış.Bayan Leagon ve Elroy halam olmasa sana asla tahammül edemezdim.
-Ihh ben gidiyorum.
-Güle güle Elisa umarım hiç görüşmeyiz.
-Bunu Elroy halama söyleyeceğim.Kaba adam!
-Elisa ben kocaman evli bir erkeğim. sence bu şikayetler çocuklukta kalmadı mı?Ben kimseye hesap vermiyorum.Bilmiyor musun?
-Hıh sizi davet etmemeliydim.
-Merak etme boşuna zahmet ettin. Biz davetyemizi çoktan aldık. Terry ve Candy sayesinde bize de birer davetye gelmişti. Ama senin verdiğini görünce söylemedik. Çok zarifsin. Elisa
-Ben gidiyorum. Daha fazla kalmayacağım.
-Güle güle Elisa nazik davranışların için ve davetin için teşekkürler.
-Hıh! Anne anne!
Elisa sinirle odadan çıktı. Bayan Elroy ve Bayan Leagon ın yanına gitti. Bayan Leagon ve Bayan Elroy un sohbetlerine katıldı. Archie ve Annie de odalarına çekildiler. Aradan geçen zamanın ardından Hep birlikte bir akşam yemeği yediler Archie ve Elisa tüm akşam boyunca birbirileri ile konuşmadılar. Candy ise akşam sergi için ne giyeceğini düşünüyordu.Dolabından birkaç giysi seçti. Yatağının yanındaki ayaklı askıya astı. Yarın güzel bir gün olacak dedi.
CHİCAGO DA BAŞARILI BİR RESSAM
Candy, sabah ışıltılı güneş ışıklarının yüzünde dans etmesi ile uyanmıştı.Kollarını açarak;
-Ah ne güzel bir gün Bay Albert ile kahvaltı yapacaktık.dedi.Saatine baktı.
-Eyvah! Gelmek üzere hemen kalkmalıyım.dedi. Mutfağa girdi. Taze sıcak ekmek ve krepler pişirdi.Masayı düzenledi. Tam bu sırada Bay Albert kapıda göründü ve yavaşça kapıyı tıkladı. Candy sesi duyar duymaz Heyecanla;
-Geldi.Bu Bay Albert olmalı dedi.Kapıyı açtı.Bay Albert ın elinde bir buket orkide ve sıcak taze çörekler vardı.Gülümseyerek;
-Günaydın Candy özür dilerim. Sanırım biraz geciktim.
-Sorun değil Bay Albert gecikmeniz iyi oldu. Ben de geç uyandım.Biraz daha uyusaydım,size kahvaltı hazırlıyamayacaktım. Öyleyse kahvaltıya başlayalım. Candy içeriden taze ekmek kokusu geliyor.
-Çok acıkmış olmalısınız.Bay Albert lütfen buyrun.
-Evet Candy haha
Bay Albert masaya oturdu. Candy ise çay servisi yapıyordu. Candy çayları koyduğu sırada Bay Albert sergiden bahsediyordu.
-Candy Chicago 'daki sergiyi merak ediyorum.Uzun zamandır sergilere katılmamıştım. Astor ailesini biliyor musun?Onların biricik oğlu Richard Astor sergide eserlerini sergileyecek.
-Ben de ilk defa oraya gideceğim.Bay Albert daha önce sergiye hiç gitmedim. Terry öğle saatinde gelip beni alacak.Birlikte gideceğiz.
-Öyleyse üçümüz gideriz. Candy
-Sergi sanatsal bir mekanda yapılıyor.Birçok başarılı ressam da burada. Richard ın adı Chicago da daha çok duyuldu.
-Terry ile gideceğim için çok heyecanlıyım.Bay Albert
-Umarım iyi vakit geçirirsiniz. A bu arada Candy söyleme fırsatım olmadı.Dersler ne durumda?
-Çok iyi Bay Albert Klinikte boş kaldığım zamanlarda sürekli alıştırma yapıyorum.Bir yandan da kendimi geliştiriyorum.
-Buna sevindim Candy Eğer imtihanlara girersen doktor bile olabilirsin.
-Ah evet Bay Albert neden olmasın.
-Annie ve Patty ne durumda?
-Onlarda çok iyi bay Albert Haftaya Patty lerde ders çalışacağız.Bir ay sonra sınavlar başlayacak.
-Patty nerede kalıyor?
-Patty büyük annesinin Chicago da küçük bir evleri var. Oraya taşındı. Patty hep burada.
-Bu güzel bir haber Candy. Peki hastalara yetişmekte zorlandığın oluyor mu?İstersen yanına birini tayin edebilirim.
-Teşekkür ederim Bay Albert buna şimdilik ihtiyacım yok.
-Pekala Candy
Candy saat e baktı. Bay Albert la yaptığı koyu sohbetle ve bu güzel kahvaltıyla öğle saatini getirmişti.
-Bay Albert saat öğleye geliyor hemen hazırlanmalıyım. Terry birazdan gelir.
-Tamam Candy ben seni salonda bekliyorum.
Candy odasına çıktı ve hazırladığı kıyafetlerini giydi.Üzeri çiçek ve dantel süslü şapkasını taktı.Tam bu sırada bir korna sesi duydu.Pencereye koştu.Gelen Terry idi. Sevinçle;
Geldi. Hazırım şimdi gidebiliriz.Bay Albert
-Bay Albert o zaman buyrun bayan Candy dedi. Kapyı açtı.Bay Albert ve Candy kapıdan çıktılar ve Terry nin arabasına bindiler.Bay Albert Terry i gördüğünde;
-Merhaba! Terry Nasılsın? dedi.
-İyiyim Albert ya sen?
-Ben de iyiyim.
Terry Candy e baktı. Benim güzel leydim nasıl bakalım dedi. Candy kızardı.
-İyiyim Terry Çok heyecanlıyım.dedi Sevinçle
Bay Albert ve Terry güldüler. Candy onların gülmesine sitemle karşılık verdi.Kollarını birbirine bağlayarak
-Neden güldünüz beyler?Komik olan nedir?
Albert:
-Sadece bir sergi Candy abartmaya gerek yok
-Ama ben ilk defa katılıyorum.
Terry:
-Haklısın Candy Özürdileriz.
-Affedildiniz beyler?
Yolda geçen uzun bir sessizlikten sonra Bay Albert Terry Candy Chicago ya varmışlardı.Uzun geçen yol Candy nin heyecanını iki katına çıkarmıştı.Araba kapıya yanaştığında Archie ve Annie yi gördüler yanlarına giderek;
-Merhaba dediler.
Archie:
-Merhaba çocuklar sizi gördüğüme sevindim.Sıkılmaya başlamıştım.
Candy:
-Neden Archie?
-Erken geldik. Kimse yoktu.Bekledik.
Bay Albert diğerlerine kısa bir merhaba dedikten sonra ünlü iş adamlarından bay Thomas' ı gördü.
-Çocuklar siz içeri girin yanınıza gelirim dedi.
Archie:
-Tamam Bay Albert
Terry:
-İçeri girelim. Richard geldi mi acaba?
Archie:
-Henüz görmedim.
Annie:
-Candy daha önce sergiye katılmadım.
-Ben de Annie
Annie:
-Tüm sanatçıların en güzel eserleri burada sergileniyormuş.
-Evet ben de öyle duydum.
Annie:
İçerisi çok kalabalıkmış.
-Sahi mi?
Terry ,Candy Archie ve Annie Elisa yı ve arkadaşlarını kapıdan içeri girerken Richard la kolkola gördüler. Terry Elisa yı gördüğüne hiç memnun olmamıştı.Kızgınlıkla
-Elisa nın burada ne işi var?çocuklar dedi.
Archie:
-Elisa ile Richard birlikteler bundan haberin vardır sanıyordum.
-Evet birlikte olduklarını biliyorum,ama onu davet edeceği aklıma gelmemişti.
Annie:
-Kız arkadaşı olduğuna göre onu da davet edecektir. Terry öyle değil mi?
-Yine neler saçmalayacak acaba ?Umarım sorun çıkarmaz.
-Annie:
-Elisa dan bunu beklerim doğrusu
Archie:
-Merak etme Terry Richard a kendisini iyi bir kız olarak tanıtıyor.
-Nereden biliyorsun?
-Elisa bu kendisini bir lady olarak toplumda göstermeyi bilir.Rezil olmak onun en büyük korkusu
-Pekala öyleyse içeri girelim.
Salona giren Terry ve Candy Elisa nın kötü bakışları ile karşı karşıya kalmıştı.Bunu fark eden Richard Terry nin Elisa dan hoşlanmadığını söylediği o konuşma aklına gelmişti. Elisa ya arkadaşlarının yanında kalmasını söyledi.Hemen Terry nin ve diğerlerinin yanına giderek;
-Hoş geldiniz baylar ve bayanlar dedi.
Terry ve diğerleri :
-Hoş bulduk dediler.
Richard dostu Terry e baktı.Yüzündeki ifadeyi görüyordu.
-Seni gördüğüme çok sevindim. Terry dedi.
-Bende öyle Richard dedi Terry
Richard Candy i gördüğünde elini alarak zarif bir şekilde öptü. Candy her zaman ki gibi kızardı.
-Hoş geldiniz Leydim. Demek başarılarıyla ve tatlılığıyla insanları kendine hayran bırakan o güzel bayan sizsiniz.Bayan Candy dedi.
Candy:
-Çok zarifsiniz teşekkür ederim. Bay Richard diye cevap verdi.
Richard Terry i kolundan tutarak benimle gel dedi.
Terry:
-Nereye gidiyoruz? diye sordu.
-Sana en güzel tablomu göstereyim.
-Peki!
Richard diğerlerine baktı.
-Sizler rahatınıza bakın biraz sonra döneriz.Çocuklar
Archie:
-Peki Richard
Annie:
-Elisa geliyor.
Archie:
-Yine ne zırvalayacak acaba?
Candy.
-Haklı olabilirsiniz çocuklar?
Elisa arkadaşlarını yanına alarak Annie ve Candy nin yanına gelmişti.Küçümseyici bir bakış ile Candy i süzüyordu.Eldivenlerini düzeltti. Kollarını birbirine bağladı.Başını kaldırdı.
-Demek sende buradasın Candy senin gibi sonradan görme bir kızın burada ne işi var. Sanki sanattan anlıyormuş gibi bir de sergiye geliyor.Öyle değil mi? Hanımlar
Archie kızgınlıkla atıldı.
-Elisa! bu yaptığın çok utanç verici
Candy:
-Bırak konuşsun Archie artık umrumda değil Elisa bu her zaman ki gibi kendisini küçük düşürüyor.
Elisa:
Senin gibi bir kız buranın havasını kirletiyor.
Archie:
-Giderek küstahlaşıyorsun Elisa sen çok kötü bir kızsın.
Candy:
-Sinirlenme Archie Ben Terry' nin yanına gidiyorum. Archie siz burada kalın.
Candy ,Richard ve Terry nin yanına gitmişti. Gözü bir tabloya takıldı. Üzerinde duran çok hoş ve zarif bir kadın resmi dikkatini çekti.
Ne güzel duruyor.Çok zarif bir kadın dedi. kendi kendine tam bu sırada Richard ve Terry arkasında belirdi.
Richard:
-Candy nasıl buldun? Ah özür dilerim. Diğerlerini tamamen unuttum.Yanlarına gidelim.
Candy:
-Onlarda birazdan gelir. Elisa ile sohbet ediyorlar.Tabloların harika sen tam bir sanatçısın. Richard
-Resimden anlıyor musun? Candy
-Aslında senin kadar olmasa da biraz anlıyorum.Bunun için de arkadaşlarımla resim kursuna gidiyoruz. Annie ve Patty de öyle
-Demek resimle ilgileniyorsun.Buna çok sevindim. Bir gün resimlerimizi yemyeşil tepelerde yaparız.
Candy:
-Yemyeşil tepeler mi?
-Evet huzur dolu yemyeşil bir ortamda resim yapmak gibisi yok.
-Benim öyle bir tepem var. Adı da Ponny tepesi.
Candy birden derin hayallere dalmıştı.Bayan Ponny i görmeyeli uzun zaman olmuştu. İşler ve ders yoğunluğu nedeniyle hiç fırsatı olmuyordu. Ponny tepesini ve oradaki çocukları anlatmaya başladı.
- Rahibe Maria Bayan Ponny ve şirin çocuklar onların bu tepede koşmaları şarkı söylemeleri o kadar güzel ki sende orada olsaydın onları ve ponny tepesini çizerdin.Temiz harika bir hava yeşil,kadife gibi görünen çimenlere uzanmak huzur verici.
Bu çok güzel Candy beni heyecanlandırdın. Benimde yeni peyzaj resimler yapmam için yeni mekanlara ihtiyacım var.Bana çok güzel bir fikir verdin.Teşekkür ederim.
Elisa, Archie, Annie Richard ın yanına geldikleri sırada Elisa,Candy nin Ponny tepesinden bahsettiğini duymuştu. Hemen araya girerek;
-Orası felaket bir yer Richard İlham almak için güzel bir yer olmadığını söyleyebilirim.Pasaklı çocuklar ve iğrenç ponny tepesi hıh
Candy bunu duyduğunda öfkesini gizleyememişti.Sürekli ponny tepesi yüzünden aşağılanmasına artık dayanamıyordu.Öfkeyle doğruldu.Ama Terry onu engelledi.Bir elini asil bir edayla beline koydu diğer elinde kadehi vardı.
-Sen ona aldırma Richard ponny tepesine gittim. Elisa abartıyor.Huzur dolu bir yer.Kadınları bilirsin. Her şeyi beğenmezler dostum. Mutlaka görmen gerekli Elisa resim sanatından anlamıyor.İnsanları kalıba sokmayı kendisine rol çizmiş. Sanat her yerde var öyle değil mi Elisa
Elisa:
-Ben seninle konuşmuyorum Terry
Terry:
-Benimle konuşmadığını biliyorum Elisa ama sevdiğim kız hakkında konuşmalarına dikkat et. lütfen Kıskançlık hastalığı geçirdiğini biliyorum.Sanırım bugün kıskançlık önleyici hapını almamışsın Yine yüzün sararmaya başladı.
Elisa Terry nin söyledikleri karşısında şaşkınlıktan öylece kalakalmıştı sesini bile çıkaramamıştı. Richard durumu anlamış,ortamı yumuşatmaya çalıştı.
-Ah çocuklar gerçekten bizde sanat üzerinde böyle tartışmalar yaparız.Bu aralar peyzaj resimler çok daha rağbet görüyor.Diğer ressam dostlarımla bu konu ve mekan konusu üzerinde sıksık tartışırız. Chicago da birçok ressam bu konuda anlaşamaz.Hatta Robert Henri gibi başarılı bir ressamın kompozisyonlarında şehir hayatının sefaletini çizdiği için '' kül kovası''adını verdiklerini biliyor muydunuz?Fikirler her zaman beğenilmeye biliyor.
Terry:
-Onlarda Elisa gibi sanattan anlamıyor da ondan Richard
-Terry lütfen dostum.
-Peki peki
Candy Richard ın sözlerinden resim sanatının zor bir meslek olduğunu anlamıştı. Richard baktı.
-Resim sanatı anlattıklarına bakılırsa hiç de kolay bir meslek değilmiş.Her sanatta olduğu gibi bunun da zor yanları varmış.
-Evet Candy
Annie:
-Tabloların çok güzel Richard benim ve Archie nin de resmini yapar mısın?
-Portre istiyorsunuz.Ama ben şu aralar peyzaj ile uğraşıyorum.çocuklar ama fırsat bulursam seve seve yaparım.
Archie:
-Teşekkürler Richard
Richard:
-Bir atölyem var yeni yaptırıyorum.Size de göstermek istiyorum.
Candy :
-Ah bu çok güzel hep merak ederdim. Ressamların çalışma yaptıkları atölyeleri görmek isterdim.
Elisa:
-Bu kadar meraklı olma Candy
Richard:
-Seni de yeni eserlerimle tanıştırırım Candy Hatta senin gibi hoş ve güzel bir lady ile resim yapma şerefine erişmek benim için bir gurur kaynağı Candy
-Bu harika olur Richard Teşekkür ederim.
Annie:
-Ben ve Patty de size katılabilir miyiz?
-Elbette Annie zevkle...
Richard ın bu sohbeti sırasında sergide görev alan sanat danışmanlarından biri yanına gelmişti. Richard ın kulağına eğilerek tablosunun yüksek fiyata satıldığını öğrenmişti.Heyecanla diğerlerine döndü.
Beyler ve bayanlar biraz evvel aldığım habere göre tablolarımdan ikisi satılmış.
Terry:
-Bu çok güzel bir haber dostum.
Candy :
-Çok sevindim Richard
Elisa:
-Bu başarını kutlamak için seni bir akşam yemeğe davet ediyorum.Birlikte baş başa bunu kutlarız.Değil mi hayatım
-Elbette Elisa
Annie ve diğerleri şaşırmıştı.
Annie:
-Elisayı görüyorsun değil mi Candy
-Evet sanırım ona sırılsıklam aşık onu hiç böyle görmedim.
Archie:
-Sanırım onu kendisine böyle bağlıyor.
Candy:
Evet haklı olabilirsin.
Archie:
-Ben daha çok Richard ın başarısına gölge düşürmesinden korkuyorum.Bu konu da ciddi endişelerim var.
Annie:
-Merak etme Archie Elisa işini bilir.
Archie Elisa ya uzun uzun baktı.Derin düşüncelere daldı. Bu kız tam bir baş belası Richard bu şeytan da ne buluyor anlamıyorum.Dedi içinden Candy ise Richard la olan sohbetine devam ediyordu.
-Gerçekten çok mutlu oldum. Richard atölyeni ve çalışmalarını mutlaka görmek isterim. Annie ve ben senden çok şey öğreneceğiz.
Candy sen zarif ve tatlı bir genç ladysin. Böyle neşeli nasıl olabiliyorsun.bu kadar neşeyi nereden buluyorsun.Sen tam da resmi yapılacak bir kızsın.Hayat dolusun.
Terry:
-Adı gibi herkese neşe verir.
Elisa duydukları karşısında Candy i çok kıskanmıştı ve yeni planlar düşünmeye başladı... Candy i ondan uzak tutabilmek için ne yapabilirim diyerek düşüncelere daldı.Kıskanç bakışlarını Candy den alamamıştı. Annie bunu fark etmişti. Ama bir şey söylemedi. Acrchie ise dün gece yaşadığı hırsızlık olayını düşünüyordu.Bunu fark eden Candy merakla sordu.
Neyin var Archie bir den daldın.
-Şey Candy sanırım aklıma birşey geldi.
-Yüzün bir den bire soldu iyi misin?
-İyiyim Candy sonra anlatırım.
Richard Terry ile koyu bir sohbete dalmıştı. Elisa arkadaşlarıyla Candy hakkında dedikodu yapmaya başlamıştı.Bir yandan da davetin tadını çıkartıyordu. Annie ve Archie onlara baktılar. Candy i sessizce alarak salonun diğer kısmına geçtiler. Candy bir anlam veremedi iyice meraklanmıştı.
-Neler oluyor Archie
-Candy seni telaşlandırdığım için üzgünüm ama dün gece neler olduğunu bir bilsen
-Ne oldu anlatır mısın lütfen
-Peki sakin ol! Dün gece Elroy halamın evine hırsız girdi.
-Ne ! Hırsız mı?
Annie:
-Evet Candy ve Anthony Stear ın odalarını karıştırmış ama değerli bir şey almamış
Archie:
-Sadece birkaç kıyafet o kadar
Candy:
-Ama neden değerli eşyalara dokunmamış şüphelendirici bir durum
Archie:
-Benim de kafamı kurcalayan bu işte neden kıyafet bu işte bir iş var.Amacı farklı olmalı.
Candy:
-Archie başka bir şeyin eşinde olmalı Evi çok iyi bilen biri ki kolayca kaçabilmiş.
Archie:
-Doğru söylüyorsun Candy Kesinlikle evi çok iyi biliyor.
Annie:
-Bu gece de gelir mi? dersiniz çocuklar
Archie:
-Ben nöbette olacağım.
Annie Archie konuştukları sırada Terry ve Richard onların yanına geldi.
Terry :
-Nereye kayboldunuz çocuklar
Archie:
-Salon kalabalıktı Terry biraz sıkıldık .
-Archie Richard la konuşuyorduk bir akşam şöyle erkek erkeğe bir araya gelelim.Ne dersiniz?
Candy:
-Demek bizi istemiyorsunuz hıh!
Terry yaptığı hatayı fark etmiş hemen elindeki kadehi kaldırarak
-Beyler kadehlerimizi bu güzel başarıya ve hanımlara kaldırıyorum.dedi.
Archie ve Richard güldüler. Kadehlerini tokuşturdular. Candy ve Annie de gülerek onlara katıldılar.
Candy:
-Başarılı ressamımızın şerefine dedi.
SEVGİ DOLU DUYGUSAL BİR KARŞILAŞMA
Sergiden sonra akşam eve dönen Archie ve Annie bayan Elroy ile yemekteydi.Bayan Elroy kadehinden bir yudum aldı.
-Bu ev çok sessizleşti. Çocuklar eskiden Anyhony ve Stear ın tatlı sesini duyardım.Onların burada olmaları beni neşelendiriyordu.
Bayan Elroy un bu konuşması Archie yi şaşırtmıştı. Çünkü bayan Elroy asla duygusal yönünü göstermeyen bir kadındı. Son günlerde de sık sık rahatsızlanıyor, baş ağrılarından şikayet ediyordu.Başını ovuşturdu ve yavaşça masadan kalktı.
-Çocuklar sizlerle kalamayacağım için üzgünüm Odama çıkmak istiyorum. Ağrılar beni zorluyor.
Annie:
-Peki Elroy hala siz nasıl isterseniz
Archie Bayan Elroy un ardından şaşkınlıkla öylece kala kalmıştı Annie ye baktı.
-Halamı hiç böyle görmedim. Annie bu aralar dalgın ve içine kapanık duygusal konuşmalar yapıyor.
-Ben de ilk defa böyle görüyorum Sanırım yalnızlık ona birçok şeyi görmesini sağladı. Archie
-Sanırım haklısın zaman herkesi ve herşeyi değiştiriyor.Neşe dolu olan bu evi şimdi kasvet ve sukûnet sardı.
-Üzülme Archie ben yanında olacağım.
Yemekten sonra odalarına çekilen Archie ve Annie ani bir gürültü ile uyandılar. Archie hırsız olduğunu düşünüyordu.Hemen ayağa kalktı. Annie korkuya kapılmıştı.
-Archie çok korkuyorum.
-Korkma Annie burada kal hemen dönerim.
Archie ikinci sesin ardından bir mermi gibi odadan fırladı ve koridora baktı.Yine o siyah silüeti gördü.Hızla koşan bu silüetin peşinden gitti ve ardından bağırdı.
-Dur! Kimsin sen?
Archie hızla koşarak silüeti takip ediyordu. Bu siyah silüet genç bir erkek bedeninden başkası değildi.Evi çok iyi biliyordu ki uzun koridorlardan koşarak bahçeye çıktı. Bu gencin hızına yetişemeyen Archie tıkanıp kalmıştı.Hızla nefes alıp veriyordu. Fazla beklemeden koşmaya devam etti.Hizmetkarlardan birinin tek el ateş ettiğini işitti.Acele ve heyecanla ne olduğunu öğrenmek için bahçeye çıktı. Annie ise silah sesini duyduğunda Archie ye bir şey olduğunu düşündü ve korkuyla odadan dışarı çıkarak merdivenlerin başına geldi.Bir süre öylece bekledi. Aşağıya doğru baktı ve bağıran hizmetkarları görünce koşarak aşağıya indi. Archie bahçenin arka tarafına doğru ilerlediğinde bahçe duvarına yakın bir mesafede siyahlı gencin yerde uzanmış incecik bedenini gördü. Hizmetkarlardan biri atıldı.
-Efendim onu vurmadım yerde birbirine dolanmış sarmaşıklara takılıp yere düştü ve başını duvara çarptı.
-Aman Allahım ölmüş olabilir.
Archie endişelendi. Ölmüş olup olmadığını kontrol etti. Sağ bacağından akan kan sızıntısını gören Archie bu gencin kim olduğunu merak etti. Yüzündeki siyah maskeyi yavaşça sıyırdı ve gördüğü yüz karşısında donup kaldı. Bu nasıl olabilirdi. Bu genç Stear dan başkası değildi. Annie merak ve korku içinde Archie yi izliyordu. Arkasından seslendi.
-Archie ne oldu?
Archie cevap vermiyor Stear a bakıyordu. Adeta kendinde değildi. Annie bulunduğu yerden koşarak yanına geldi. Archie yi sarsmaya başladı.
-Archie! Archie cevap ver
Annie yerde uzanmış yatan gence baktı Heyecanla Stear dedi. Annie de şaşırmıştı.
-Bu nasıl olur Archie lütfen kendine gel
Archie sessizce bu Stear Annie o yaşıyor. dedi
-Evet Archie ama o ölmüştü.
-Sanırım bu bir rüya Annie
-Hayır Archie lütfen kendine gel o Stear ölmemiş.
Bahçıvan hemen atıldı.
Efendim Onu hemen içeri taşıyalım. Yaralanmış.
Archie zor da olsa kendine geldi ve Stear ı hizmetçilerle odasına taşıdı.
Archie:
-Hemen bir doktor çağırın! halam uyandı mı?
-Hayır efendim
-Ona henüz haber vermeyin.
-Peki efendim.
Bayan Elroy içtiği ağrı kesiciler nedeniyle derin bir uykudaydı. Bu nedenle hiçbir şey duymamıştı. Archie ve hizmetkarlar Stear ı odasına taşıdılar. Kısa bir süre sonra da doktor geldi, Stear ı tedavi etti. Ama kendine gelmemişti. Archie ve Annie sabaha kadar başında beklediler. Sabah a karşı saat 4 ü gösteriyordu. Archie ,Stear ın bacağındaki yaranın kanama yaptığını fark etti. Bu arada Annie hizmetkarlardan ilk yardım çantasını istedi. Archie durumu Candy e anlatmaya karar verdi. Bu saatte doktor bulamayacağını anladı ona en iyi Candy yardım edebilirdi.Ne de olsa o başarılı bir hemşireydi.Arabayı alarak acele ile yola çıktı.Bu arada Annie hizmetkarların getirdiği ilk yardım çantasıyla kanamayı durdurmaya çalıştı.Kısa bir süre sonra Bayan Elroy uyandı, hizmetçilerin koşuşturmalarını görünce ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Koridorda ilerlerken Stear ın odasının açık olduğunu fark etti. İçeri girip baktığında onu görünce kendi kendine;
-Bu nasıl olur Stear aman Allahım bu Stear hayır rüya görüyor olmalıyım. İlaçlar bana yan etki yapmış olmalı dedi ve düşüp bayıldı.
Annie yardımcılara haber verdi. Bayan Elroy u odasına taşımalarını söyledi. Archie ise Candy nin evine geldiğinde heyecanla kapıyı çaldı. Yatağından uyku sersemi kalkan Candy kapıyı açar açmaz Archie yi karşısında görünce hem şaşırmış hem de ne olduğunu anlamamıştı.
-Candy bu saatte geldiğim için üzgünüm seni rahatsız ettim. Hemen gelmelisin.
-Ne oldu? Archie
-Lütfen hiçbir şey sorma ve benimle gel Çantanı da al Bir yaralı
-Bir yaralı mı ?
Archie Candy nin paltosunu ve çantasını alıp hızla onu elinden çekti telaşla apar topar arabaya binmesini söyledi.Arabaya bindiklerinde hızla malikanenin yolunu tuttular. Archie yaralının Stear olduğununu söylememişti.
-Neler oluyor? Archie anlatmayacak mısın? diye sordu Candy
-Lütfen Candy eve vardığımızda anlayacaksın.
-Pekala Archie seni ilk defa bu kadar gergin görüyorum.
-Üzgünüm Candy
Malikaneye vardıklarında Archie Candy i hızla koridorlardan geçirerek Stear ın odasına götürdü. Candy Annie yi görünce şaşkınlıkla
-Neler oluyor artık söyler misin Annie dedi.
Annie Stear ı gösterdi Candy korku ile irkildi Ellerini yanaklarına kapadı ve heyecanla
-Stear bu dedi. Bayıldı.
Archie telaşla Candy i ayıltmaya çalışıyordu.
-Candy lütfen şimdi bayılmanın sırası değil uyan lütfen dedi.
Annie :
-Uyan lütfen Candy aç gözlerini...
Kendine gelen Candy kendisini toplayarak :
-Çocuklar o Stear değil mi gördüklerim doğru mu? Hala uyuyor olmalıyım.
Archie:
-Hayır Candy uyumuyorsun bu rüya değil o Stear hadi kalk ve bize yardım et o yaralı
-O yaşıyor ve yaralı ha! Nesi var? Yarası nerede?
-İşte burada Candy ona ilk müdehaleyi yapmaya çalıştım kanama biraz durdu ama tekrarlayabilir.
-Bu nasıl oldu?
-Duvarı çıkarken taşlardan biri bacağını yardı.Kanama tekrar başladı Candy işte..
-Tamam merak etmeyin işin bu kısmını bana bırakın Candy yarayı pansumanlayıp, uyuşturucu iğne yaptı.Yarayı dikmesi gerekiyordu. Bunun için zor da olsa bunu başardı ve yarayı sardı.Aradan geçen bir saatin ardından Stear yavaşça kendine geldi. Gözlerini açar açmaz Archie ile göz göze geldi. Stear yavaşça doğruldu ve Archie nin boynuna sarıldı.Göz yaşlarını tutamadı. Hıçkırıklara boğuldu.
-Yaşıyorum Archie artık evime döndüm.diyerek bağırdı. Buradayım kardeşim eve döndüm.
Candy Stear ı izliyordu.
-Savaşta yaşadıkları sinirlerini yıpratmış olmalı dedi.
Archie de aynı şeyleri düşünüyordu.
-Evet Candy haklısın.Üzülme Stear ben buradayım bitti. Savaş bitti.Birlikte iki kardeş eski günlerdeki gibi...
Stear bacağındaki uyuşturucunun etkisinin geçmesiyle canının acıdığını hissetmeye başlamıştı. Bağırmaya başladı.
-Çok acıyor dayanamıyorum.
Candy hemen bir iğne daha yaptı. Stear sakinleşmeye başladı. Yavaşça uzandı. Archie odaya yemek getirmeleri için hizmetkarlara haber verdi. Yemeğin ardından biraz da olsa kendini toparlayan Stear yaşadıklarını anlatmaya başladı.
-Çok kötüydü Archie yaşananları hayatım boyunca unutmayacağım. Etrafta yaralı insanlar ve kolu bacağı kopmuş bir grup askerler vardı.Biri kopan bacağını yerine takmaya bile çalışıyordu.Kan gölüne dönen topraklar acıyla bağıran çocuklar kadınlar gözlerimin önünde ölen asker arkadaşlarım Hissettiklerimi tarif bile edemem Savaş sırasında uçağım bir düşman askeri tarafından vuruldu ve düşürüldü. Çok ciddi yaralandım. Kan kaybından bayıldım. Hayatımı kurtaran o hemşireye minettarım. Disiplinliği ve soğuk kanlılığı ile başarılı bir hemşire olan Franny e çok şey borçluyum .
Candy Franny nin ismini duyunca şaşırmıştı.Aklına pek de anlaşamadığı kendisi tarafından hiçbir sebebi yokken sevilmediği oda arkadaşı Franny geldi. Heyecanla atıldı.
-Yani Franny onu gördün demek
Stear:
-Evet Candy bizim Franny senin arkadaşın o çok cesur bir hemşire yaralılarla tek tek ilgilendi. Hiç düşünmeden kanını verdi. Ona hayatımı borçluyum.
-Aslında gönüllü olarak benim yerime o katıldı. Ona ben de teşekkür borçluyum
Candy pencere önüne yaklaştı ve sessizce ona teşekkür etti. Tanrıdan onu koruması için dua etti.
Archie heyecanla atıldı.
-Bize senin öldüğün söylendi Bu zamana kadar ne yaptın? Neden gizlendin?
-Savaş sırasında kargaşa yaşandı.Sedyeye askerleri yerleştirirken yanlışlıkla üniformaları karıştırdılar. Kimi askerin yüzü tanınmaz haldeydi. Ölen arkadaşım Phillip ti. O cesur biri Yanlışlıkla benim öldüğüm sanıldı. Yaralarımızı sararken benim üniformamı çıkardılar onun cesedi üzerine örttüler onun üniforması olduğunu düşündüler. Böylece benim adımı aldı.Bu yanlışlığı anlamaları zaman aldı.İşte bu kadar
Archie:
-Artık her şeyi unut hepsi geride kaldı. Sen artık yaşıyorsun hayat devam ediyor. Seni gördüğüme nasıl sevindim anlatamam
Candy:
-Stear bana verdiğin müzik kutusunu bir veda olarak verdiğin için sana kızgınım İyileştikten sonra bunun acısını çıkaracağım.
Stear bir kahkaha attı.
-Ah Candy haklısın çok üzgünüm seni üzmek istememiştim. Yoksa çok üzülürdün eminim.
-Evet ama o müzik kutusunu ben Patty e verdim. Seni kaybettiği için mahvolmuştu Bir daha kimseyi sevemeyeceğini düşünüyordu. Derin bir yasa boğuldu.
Stear bu sözler karşısında derin düşüncelere daldı. Sessizce ;
-Onunla nasıl yüzleşeceğimi bilemiyorum.
Archie gülmeye başladı. Diğerleri şaşırmıştı. Archie bunu fark etti.
-Ah özür dilerim çocuklar ama Patty i biliyorsunuz. Stear ı karşısında görürse kesin panikler ve hortlak görmüşçesine bayılır.
Annie ve Candy güldüler. Stear ın yüzünde ise acı bir tebessüm vardı.
-Evet bayılır. Ama benim ona veda etmem ve şimdi tekrar yüzleşmem nasıl olacak beni affedebilecek mi Ya hayatında başka biri varsa bilemiyorum.
Annie:
-Benim aklıma bir şey geldi. çocuklar
Candy:
-Nedir Annie ?
-Bir kutlama partisi yapalım Böylece tüm sevdiklerimizi bir araya toplayarak ve Patty ile Stear ı karşı karşıya getirerek ... Anladınız sanırım.
Candy:
-Ben anladım bu harika bir fikir.
Archie:
-Bunu Elroy hala ile konuşmalıyım.
Annie:
-Evet şimdi uyuyalım Stear da dinlenmeli.
Archie:
-Sen bu gece burada kal Candy Stear a göz kulak ol Elroy hala bir şey söylerse ben ilgilenirim.
-Olur Archie sabah beni gördüğün de çok kızacak ama Stear için buna katlanmaya değer
-Merak etme Candy sen rahat ol Halam Stear ı gördüğünde sana kızmayı aklına bile getirmeyecektir.
Candy gülerek cevap verdi.
-Umarım Stear ı görünce yine bayılmaz.
Archie:
-Bayılacağına bahse girerim. Biz odamıza çıkıyoruz bir şey olursa bize haber ver iyi geceler..
-İyi geceler
STEAR İÇİN GÜZEL BİR KUTLAMA PARTİSİ
Archie ve Annie güzel bir günle başlayan kahvaltının ardından Elroy hala ile konuştular. Candy ve Stear ise uykudan uyanmış kahvaltı ediyor,odada sohbet ediyorlardı.Bayan Elroy odaya girdi. Stear ı görüce çok mutlu oldu. Candy i gördüğünde ise yüzündeki mutlu ifade ciddiyete dönüştü.Onun burada olmasından hoşlanmamıştı. Fakat Archie tarafından Candy nin Stear a yardım ettiğini öğrendiği için hiçbir şey söylemedi. Stear ın yaşadığı haberini aldığı ve onu canlı gördüğünden beri morali yükselmiş tanrıya dua etmek üzere kiliseye gitmişti. Archie ve Annie de Stear ın odasına girdiler.
Archie:
-Günaydın sevgili Stear
-Günaydın Archie
-E nasılsın bu sabah bakalım
-Gayet iyiyim.
-Ya sen Candy
-Ben de çok iyi uyudum.
Archie:
-Elroy halam için üzgünüm Candy
-Üzülme Archie ben alıştım.
Archie:
-Şimdi ne yapıyoruz.
-Ben gitmeliyim Archie klinikte bir hastamla randevum vardı.
-Peki Candy ben de seni bırakayım. Şu parti işini akşam konuşuruz.
-Tamam Archie bana haber verirsiniz
-Anlaştık. Elroy halam a henüz bahsetmedim.Onunla konuşur konuşmaz haberi alırsın.
-Peki
Candy eve bile uğramadan doğruca kliniğe gitmeye karar verdi. Genç ve yakışıklı bir hastası onu beklemekteydi.İçeri girdiğinde karşısında Terry i gördü. Terry yolda gelirken küçük bir kaza geçirmişti.Kolundan yaralanmış Bay Martin tarafından tedavi görüyordu. Candy Terry i karşısında görünce endişelendi.
-Terry!sana ne oldu?
-Ah! telaş yapma Candy sadece ufak bir kaza
-Nasıl oldu bu?
Yolda giderken kaydım. Yerde duran muz kabuğunu görmedim.Kolum sıyrıldı. Burada insanlar pasaklı olmalı.
-Pasaklı mı?
-Evet.
-Terry bir muz kabuğu parçası seni bu hale getirdi. ha haha
-Ne o çilli tarzan demek gülüyorsun.
-Tamam özür dilerim.Canın çok acıyor mu?
-O kadar değil
-Biraz istirahat et.
Bay Martin
-Candy kahvaltı ettin mi?
-Evet Bay Martin
-Ben yukarı çıkıyorum Candy bir hastam var. Sen Terry ile ilgilen
-Peki Bay Martin. Terry sana anlatacaklarım var. Duyunca çok şaşıracaksın.
-Seni dinliyorum.
Stear o yaşıyor Terry
-Ne! Gerçekten mi?
-Evet onun için bir kutlama partisi hazırlayacağız.
-Ama bu nasıl oldu.
-Anlatayım.
Candy Terry e Stear la nasıl karşılaştıklarını eve giren gizli hayaletin de o olduğunu anlattı. Terry duydukları karşısında kahkahalarla gülüyordu.
-Stear ın yaşıyor olmasına çok sevindim. Tıpkı eski günlerdeki gibi yine bir aradayız.
-Bunun için bir parti vereceğiz. Archie den haber bekliyorum.
-Öyleyse hemen hazırlık yapmalıyım. Candy kolum iyi oldu. Tiyatroya dönmeliyim. Prova için
-Peki Terry ama bu kolla çalışma yapabileck misin?
-Sadece bir sıyrık Candy çok zorlanmam
-Pekala öyleyse sana kolay gelsin. Terry
Archie Bayan Elroy ile parti meselesini konuşmuştu. Candy e bir haber gönderdi. Candy bu haber üzerine Archie ve Annie ile birlikte hazırlık yapmaya başladı.Liste hazırlandı. Candy, Terry ,Bay Albert ve Bay Martin e de birer davetye gönderdi.Tüm hazırlıklar tamamdı. Stear Patty ile karşılaşacağı için çok heyecanlıydı. Annie Patty e gönderdiği mektuba bir cevap almıştı.Geleceğini yazıyordu.Bir kaç günlüğüne büyük annesinin yanında kalan Patty sonunda eve geri dönmüştü.Kapıda davetyeyi gördü. Fakat Stear ın yaşadığından haberi yoktu.Bunun kendi aralarında kutlayacakları özel bir parti olduğunu sanıyordu.Bunun için de fazla heyecanlı değildi. Elroy Hala da büyük bir davet yapmayı düşünüyordu. Fakat Archie nin ısrarı üzerine başka bir zamana ertelendi.Şimdilik kendi aralarında özel bir kutlama yapmak istemişti.
Parti zamanı
Candy üzerine yeni aldığı gülkurusu pembesi elbisesini giydi.Şarap rengi şapkasını başına başına taktı. Aynı renkteki çanta ve ayakkabı ile tıpkı bir lady gibi görünüyordu. Annie de lila elbise ve mor bir şapka takmıştı. Archie ve Staer da çok şıktılar. Asil birer bey efendi gibi görünüyorlardı.Bay Albert Terry ve Bay Martin de hazırdı. Patty i bekliyorlardı. Patty salona girmek üzereyken Staer yemek dolabının yanına saklandı. Candy kısa bir konuşmadan sonra bir süprizi olduğunu açıkladı.Meraklı gözler üzerine toplanmıştıki Stear ı yanına çağırdı. ve gözler ona çevrildi. Patty onu gördüğünde donup kalmıştı. Bayılacağını sanıyorlardı. Archie ve Annie endişelenmişlerdi. Genelde sürekli bayılan Patty nin donup kalması öylece Staer a bakması onları korkutmuştu. Bu Patty de nadir görülen bir davranıştı.Hiçbir şey söylemiyordu. Candy ve Archie ona baktılar Candy yavaşça seslendi Archie de koluna dokundu
-İyi misin? Patty dedi.
Candy.
-Patty lütfen konuş. dedi.
Patty Staer a doğru yürüdü. etrafında dönerek onu inceliyordu. Staer da ona bakıyor, ne yaptığını anlamaya çalışıyordu. Patty gözlüklerini düzeltti. Elinde tuttuğu pembe işlemeli çantasından bir zarf çıkardı.Zarfın içinde bir mektup bulunuyordu.Mektubu okuması için Candy e verdi.
-Oku lütfen Candy .dedi.
Candy mektubu aldı ve okumaya başladı. Mektupda şöyle yazıyordu.
Sayın Bayan Patty Bu mektubu karargahtan yazıyorum.Arkadaşınız Staer hayattadır.Ailesine ulaşamadığımız için bu mektubu size gönderiyoruz.Yanlışlıkla karışan üniformalar yüzünden bir yanlış anlaşılma sonucu öldüğü sanıldı.Bu durum için çok üzgün olduğumuzu belirtiyoruz.Yapılan bu hatayı en kısa zamanda telafi edeceğiz.
Saygılar Komutan Langford
Candy mektubu bitirdikten sonra şaşkınlıkla
-Yani onun hayatta olduğunu biliyordun.dedi
-Evet ama inanamıyordum. Henüz ailesine de bildiri gelmemişti. Ne yapacağımı bilemiyordum.Bana inanmayacaklarını düşündüm. Ayrıca mektubun bana acımasızca yapılan bir şaka olduğunu düşünmeye başladım. Ama mektup resmi bir yerden geliyordu.O zaman bunu paylaşmanın bir yolunu bulmak için Bayan Elroy ile konuşmam gerektiğini anladım Fakat Bayan Elroy son günlerde çok rahatsızlanıyordu. Bunun onu daha kötü yapabileceğini düşünerek sessiz kaldım.Beklemeyi tercih ettim. Sonrada şimdi karşımda olduğunu görünce aman Allahım Staer bu sensin ...
Patty göz yaşları içinde Staer a sarıldı. Bu sarılma herkesi duygulandırdı.Bay Albert bu hüzünlü havayı dağıtmak için harekete geçti. Annie ye baktı. Annie durumu anlamıştı. Piyanonun başına oturdu. Staer aramıza hoş geldin diyerek şarkı söylemeye başladı diğerleri de ona eşlik etti.Güzel bir yemeğin ardından Terasa geçen gençler bolbol sohbet ettiler. Staer yaşadığı tatlı acı komik ne varsa anlatıyordu. Bay Albert ve Bay Martinde komik anılarını anlatarak bu güzel akşama renk kattılar. Archie kardeşine sarıldı tekrar burada olduğun için çok mutluyum dedi.
Terry:
-Tekrar yanımızda olman çok güzel aramıza hoş geldin dostum dedi. Terry elindeki kadehi kaldırdı.
-Şerefinize çocuklar dedi.
Archie:
-Tekrar hayatta olman şerefine! dedi diğerleri de ona eşlik etti.Akşam böyece son buldu.
HANK İLE BULUŞMA
Bayan Elroy dün akşam ki kutlamanın ardından sabah erken saatte dua etmek için kiliseye gitmişti. Yolda dönerken şoförüne Bayan Leagon a verilmek üzere bir mektup teslim etti. Mektup da Stear ın hayatta olduğuna dair bir mesaj yazılıydı.Bay ve Bayan Leagon haberi aldıklarında hem çok şaşırmış hemde çok sevinmişlerdi. Hemen Adley malikanesine geldiler. Elisa ve Neil içeri girer girmez Staer ın odasına çıktılar. Elisa kapıyı açtığında ve Patty i gördüğün de çok şaşırmıştı.
-Ah! Patty demek sen de buradasın ne zaman öğrendin?
-Dün akşam bana da haber geldi. Elisa
-Demek öyle
Neil çiçeklerle Staer a yaklaştı.
-Hayatta olmana sevindim. Staer her ne kadar anlaşamasak da dedi. Staer şaşırmıştı. Neil da ki bu değişim ve nazik davranışa alışık değildi.
-Teşekkür ederim Neil çok zarifsin.
Elisa:
-Staer aramıza hoş geldin. Yaşıyor olmana sevindim. Fazla kalamayacağım. Bugün önemli bir randevum var. Daha sonra yine kuzenler bir arada konuşuruz.Anlatacak çok şeyin olmalı. Patty ile seni baş başa bırakıyorum. Hoşça kal
Neil:
-Ben de çıkıyorum. Hoşça kal Staer
Neil ve Elisa odadan ayrıldılar. Staer Patty e baktı
-Onları görmeyeli bir hayli değişmişler.dedi.
-Sanırım bir parça haklısın.
-Seni seviyorum Patty
-Ben de Staer
Onlar konuşurlarken bir kapı sesi duyuldu .Gelen Bayan Laegon dı. Staer içeri girmesini söyledi. İçeri giren Bayan Leagon
-Merhaba Staer dedi.
-Merhaba Bayan Laegon
-Hayatta olduğunu görmek güzel Staer bu güzel saati senin için aldım.Güzel günler de kullanman dileği ile
-Teşekkür ederim. Bayan Laegon Çok naziksiniz.
-Arkadaşın Patty de burada demek
Merhaba Bayan Leagon
-Merhaba Patty sizi yanlız bırakalım Zaten Konuşacak çok zamanımız olacak.Görüşmek üzere Staer
-Görüşmek üzere Bayan Laegon
Bayan Laegon ın bu gösterişli edayla saati vermesine çok şaşıran Staer Laegonlar günah çıkarıyor herhalde iyilik saçıyorlar dedi. Patty bunu duyunca gülmekten kendini alamadı.
Candy ise klinikteki işlerini bitirir bitirmez öğleden sonra daha önce söz verdiği gibi Hank i görmeye gitti. Hank salonda büyüleyici bir sesle keman çalıyordu. Candy kapı aralığından kemanın büyüsüne kapılmış dinliyordu .Candy nin geldiğini ve kendisini dinlediğini fark eden Hank kısa bir merhabalaşmanın ardından içeri gelmesini söyledi.
-Kapıda öyle durmayacaksın değil mi Candy hadi içeri gir ve otur lütfen.
-Bu güzel melodi.Çok güzel çalıyorsun.
-Beğendiğine sevindim. Bu parça Çaykovski ye ait adı kuğu gölü
Çaykovski mi?
-O da kim?
-Büyük bir rus bestekar Tanımıyor musun?
-Hayır Hank
-Anlaşılan Klasik müzik dinlemiyorsun
-Klasik mi?
-Evet sana bununla ilgili çok şey öğreteceğim anlaşılan
-Betthowen, Bach,Brahms,Chopin ,Mozart vs.
Bunlar ünlü kalsik müziği yaratan sanatçılardır.
-Galiba bu konuda sen çok bilgilisin.
-Merak etme sana hepsini öğreteceğim. Sana çalmanda yardımcı da olurum.
-Ah sahi mi ?
-Elbette biz artık dostuz Candy
-Bu harika Diğerleri de buna bayılacak
-Diğerleri mi?
-Evet Seni arkadaşlarımla tanıştıracağım.Sevgilim Terry ile de o çok iyi biri
-Demek bir sevgilin var
-Evet
-Senin gibi tatlı ve güzel bir kız yanlız kalamazdı herhalde
Candy kızarmıştı.
-Teşekkür ederim Hank dedi.
-En kısa zamanda diğerleri ile de tanışalım.
-Benim de bir sevgilim vardı Ama beni terk etti.Neyse bunu anlatıp canını sıkmak istemem.
-Ne zaman anlatmak istersen dinlerim.
Şimdi sana piyano da güzel bir parça çalmak istiyorum.
-Beethowen ''ayışığı ''parçasını çalacağım.
-Peki seni dinliyorum.
Hank Candy e çaldığı tüm parçaları ve onlara ait bestekarları tek tek anlattı. Candy dinledikçe kendini farklı bir dünyada bulmuştu. Hayatında öğrenmesi ve renk katması için ne çok şeyin var olduğunu anlamıştı. Hankle hiç tatmadığı bir huzur yakalamıştı.Onunla harika bir arkadaşlık kuracağını anladı.Güzel geçen günün ardından Hank Candy i uğurladı. Candy eve dönmek için yola koyulduğunda Terry ile karşılaştı. Terry yeni biten kısa bir gösteriden geliyordu. Candy i orada görünce şaşırdı.
Candy! Senin burada ne işin var?Klinikte olduğunu sanıyordum.
-Bir arkadaşımı ziyarete geldim. Adı Hank
-Hank mi? O da kim?
-Şey onunla hastam Bay Arthur sayesinde tanıştım.Çok iyi ve tatlı biri
-Demek tatlı iyi öyleyse sana onunla mutluluklar.
Terry lütfen yanlış anladın. O sadece benim arkadaşım Sen de tanıyınca seveceksin.
-Onunla asla görüşmeni istemiyorum.
-Terry! dur lütfen o çok yanlız Terry hiç arkadaşı yok. Bunun ne demek olduğunu bilirsin.
Terry bir an durdu ve Candy nin ona nasıl mutluluk verdiğini yanlızlıktan kurtardığını hatırlamıştı.O bir hemşire idi ve hastalara şifa vermek için görevini yapıyordu.Onu anladı.
-Pekala onunla konuşmana izin veriyorum ama dikkat et onunla çok samimi olma
-Sen ne zamandan beri bu kadar kıskanç oldun Terry
-Seni sevdiğim ilk günden beri çilli bayan
-Terry seni seviyorum.
-Hank sana çilli bayan dediğimi biliyor mu?
-Terry! yine beni kızdırma
-Tamam tamam kızma Hadi bize gidip birer çay içelim. Sen bana Hank i anlat bakalım.
-Bu harika seninle çay içmeye bayılıyorum.
-Bende..
Candy Terry e Hank i ve öğrendiği bestekarları anlattı. Terry Hank hakkında fazla ön yargılı davranmıştı. Onu daha yakından tanımak istedi.Bunun içinde onunla en kısa zamanda tanışmaya karar verdi. Laegonlar ise Adley lerden ayrıldıktan sonra evlerine dönmüşlerdi. Akşam saatlerinde Neil kız arkadaşı Britany i ailesi ile tanıştırmak için yemeğe davet etti. Neil ,Britany ile geçen uzun yazışmalar ve buluşmalar sonucunda onunla ciddi bir ilişkiye hazırlanmıştı.Bunu ailesinden gizli tutmuştu. Annesine bir ilişkisi olduğunu söylediğinde Bayan Leagon çok sinirlenmişti.Ama Britany nin soylu ve zengin bir aileden olduğunu öğrenince hemen onay verdi. Elisa Britany e odasını ve birbirinden şık elbiselerini gösterdi. Onunla iyi arkadaş olmuşlardı. Neil yemekte Britany ile nişanlanmak istediğini açıkladı.Bayan Leagon ise bu kararın erken olduğu kanısındaydı. Oğlu için öncelikli planları vardı.Bunu şimdilik askıya aldı. Neil gece boyunca Britany i ve aşkını düşündü. Elisa da Richard la geçirdiği güzel zamanları günlüğüne aktarmayı ihmal etmedi.
BAŞ BELASI ANDREA
Hava kapalıydı. Yağmur çiseliyordu. Terry arabasına bindi. Oyunun son provasına yetişmek için çabalıyordu. Araba tiyatroya geldiğinde koşar adımlarla merdivenlerden çıktı.Kulise girdi.Kostümünü giydi.Üzerini değiştirerek eline aldığı piyesi okumak için sahneye çıktı.Bu Andrea nın kitabını hediye ettiği yeni oyunun adı Shakespeare ın''Bir Yaz Gecesi Rüyası'' adlı oyundu.Saatler sürmüştü.Yoğun geçen provaların ardından Terry yorgun düşmüştü.Eve gitmek için sabırsızlanıyordu.Kulise girdi ve tekrar üzerini değiştirdi.Makyajını temizliyordu ki birden kapının açılması ile Andrea içeri girdi. Terry çok şaşırdı.Kızgınlıkla;
-Burada ne işin var?Andrea lütfen çık dışarı.
Andera Terry nin söylediğini hiç dikkate bile almadan yanına geldi.
-Sana bayıldığımı biliyorsun. Terry Böyle davranmak sana hiç yakışmıyor.
Andrea kötü kalpli ve dişiliğini erkekler üzerinde kullanan ahlaksız bir kızdı. Terry onun bu özelliğini biliyor,gün geçtikçe hakkında duyduğu ve bilhassa gördüğü şeylerden ötürü ondan nefret ediyordu.Etrafında onun gibi bir sürü insan vardı. Bu cemiyette her şey vardı. Andrea hem kıskanç hem de kendini çok beğenen biriydi. Elisa dan bile daha kötüydü. Terry öfke ile;
-Sana dışarı çıkmanı söyledim Andrea!
-Bu imkansız Terry bana bir öpücük vermezsen çıkmam.
-Seni öpmek mi?Ölürüm daha iyi Senden nefret ediyorum. Sana annem yüzünden katlanıyorum.Yaptıklarına tahammül edemiyorum.
Terry odadan çıktı ve hızla merdivenlerden koşarak aşağı indi. Arabasına bindi.Evine doğru yol alıyordu. Kafasında derin düşünceler vardı. Her şeyden soğuyordu sanki tiyatro onu mutlu etmiyordu. Annesinden ayrılmak kendi kendine bir şeyler yapmak istiyordu. Onunla kalmak etrafındaki arkadaşlarına dayanmakta zorlanıyordu. Bu düşüncelerle eve vardı.Odasına kapandı. Son günlerde yaşadığı stres de sinirlerini yıpratmıştı.Bayan Elenor Baker da Bayan Carolayn ı ziyarete gitmişti.Onunla geçmişe dayalı derin bir dostlukları vardı.Bu Candy i serserilerin elinden kurtardığı bayan Carolay nın ta kendisiydi.Aslında bayan Carolayn çok zengin ve hanımefendi bir kadındı.Hayat ona ayakta tek başına kalmayı öğretmişti. Birçok kez bayan Elenor un hayatını kurtarmıştı.Bayan Carolayn yıllar önce bebeğinin zorla elinden alınmasının ardından derin bir ızdıraba sürüklenmiş,bebeğini bulma umudu ile hayata sıkı sıkı tutunmuştu. Teselli bulacağı tek dostu bayan Elenor du. Birbirlerini ziyaret ederek dertleşiyorlardı.
-Elenor bugün nasılsın ?Bakalım
-İyiyim Carolayn yeni oyun için provalar yaptık .Haftaya gösteriye başlıyoruz.
-Umarım yine başarılı olursun. Oğlun Terry onun da başarısı dillerde sanırım seni bu işte geçecek.
-Artık yaşlanıyorum sanırım. Emekliye ayrılma zamanım geldi. Terry benden daha başarılı olacak buna eminim.
-Sen nasılsın? Carolayn
-Ben hala onu bulma umuduyla yaşıyorum.
-Bir gün bulacaksın Carolayn. Hayatına neden birini almıyorsun?
-Ah bir de bununla uğraşamam. Onun ölümünden sonra kimseyi sevemedim.Sevmek de istemiyorum.
-Böyle yapmamalısın.
-Çocuğumu bulmak istiyorum. Tek düşüncem bu. François onu da çok özlüyorum.
-O artk yok Carolayn bu gerçeği kabul etmek zorundasın.
-Yapamıyorum.
-Yapmalısın.Başka elden ne gelir.
Caraolyn içinde sevdiği adama karşı derin hisler besliyordu. Çocuğunun babasını kaybetmek ona acı vermişti.Çocuğunu da bulmak istiyor,tek dileğinin ona kavuşmak olduğunu söylüyordu.
Öğleden sonra Elisa Richardla buluştu.Hava öğleden sonra güneşin açması ile canlandı. Birlikte bahar havasının tadını çıkarmak için göl kenarına inmişlerdi. Elisa Richard ve kendisi için küçük bir piknik sepeti hazırlamıştı.Ona taze kurabiyeler ve vişneli turtalar yapmıştı. Üzerine de yeni aldığı bahar elbisesini giymişti. Richard Elisa nın Candy den neden bu kadar nefret ettiğini anlamıyordu.Bunun basit bir kıskançlık olduğunu düşünüyordu.
-Elisa Candy den neden bu kadar nefret ediyorsun.
-Richard lütfen ondan bahsetme o çok kötü biri göründüğü gibi değil
-Elisa çok ön yargılısın. O çok nazik ve güzel biri üstelik hakkında çok iyi şeyler duyuyorum. Eğer senle tanışmasaydım. Ona çıkma teklif ederdim.
-Richard bunu bana nasıl söylersin?
-Ah Elisa lütfen seni seviyorum. Sen olmasaydın dedim. Ama şimdi sen varsın öyle değil mi?
-Pekala bu konuyu kapatalım Richard Senin için yaptığım taze kurabiyelerden almalısın.Bayılacaksın.
-Tamam Elisa
Richard Elisa nın yaptığı kurabiyelerden bir tane aldı.
-Harika olmuş Elisa dedi.
-Beğenmene sevindim. Richard
O gün Richard Elisanın Candy den ne kadar nefret ettiğini bir kez daha anlamıştı.Onun hakkında güzel şeyler söylemesi bile Elisayı çıldırtmaya yetmişti. Elisa ise Richard ın Candy den hoşlanmasından korkuyordu. Anthony onun olmamıştı. Terry de ama Richard onu kaybetmeyi göze alamazdı.Bu güzel saatlerin ardından eve döndü. Yeni bir plan hazırladı. Richard dan onu uzak tutmak için aralarını açmayı düşünüyordu. Richardın sanat merkezindeki ünü herkes tarafından takdir ediliyordu.Bu yüzden Elisa Candy nin adını ve imzasını taklit ederek Richard hakkında kötü bir mektup yazdı.Mektupta onu taklit resim yapmakla suçlayan bir sahtekar olarak değerlendirmişti.Mektubu bitirir bitirmez Postalamak için acele ile arabaya bindi. Postaneye vardığında kapıdan içeri girdi.Görevli memura mektubu acil postalamasını söyledi. Eve döndü.Aradan bir hafta geçti. Richard kahvaltı sırasında hizmetçisi tarafından sanat merkezinden gelen bir telgraf aldı. Richard telgrafı alır almaz acil olarak merkeze gitti. Candy nin imzası olan o mektubu gördü ve okudu.Çok sinirlenmiş,öfkeden deliye dönmüştü.Merkezle konuştuktan sonra hemen Candyle konuşmak için kliniğe gitti.Öfkeyle Richard ı kapıdan içeri girdiğini gören Candy çok şaşırdı.
Merhaba Richard neyin var çok sinirli görünüyorsun.dedi Candy
Benimle konuşma Candy nasıl böyle bir şey yaparsın.
-Ne oldu?Richard Neden bağırıyorsun?
-Yazdığın şu iğrenç mektup Candy al oku.
Candy mektubu okuduktan sonra ne söyleyeceğini bilemedi.Çok şaşkındı.
-Ama bu nasıl olur Bunu ben yazmadım.ki
Candy el yazısını tanımıştı Bu Elisa nın el yazısı idi.
-Bunu ben yazmadım Elisa yazdı. Richard
-Sus lütfen Candy Elisa benim kız arkadaşım neden benim hakkımda böyle bir şey yazsın Sen gerçekten kötü biriymişsin.
Ama Richard inan bana bunu Elisa yazdı Bu yazı onun...
-Elisa böyle bir şeyi sevdiği erkeğe yapacak biri değil Candy senden nefret ediyorum Seni görmek istemiyorum.
Richard söylediği sözlerden sonra öfkeyle dışarı çıktı. Candy düştüğü bu durum karşısında ağlamaya başladı.Bay Martin Candy nin ağladığını görünce çok üzülmüştü.
-Ağlama Candy hadi sil göz yaşlarını dedi.
-Ama bay Martin ben yapmadığım bir şey için suçlanmaktan bıktım. Bunu Elisa yaptı.Biliyorum.
-Tamam Candy eve git dinlen biraz
-Peki Bay Martin
Candy paltosunu giydi.Çantasını koluna taktığı gibi evinin yolunu tuttu ve yol boyunca bu durumu nasıl düzeltebileceğini düşünüyordu. Elisa değil de kim neden yapmış olmalıydı. Archie ve Annie ile konuşmak istiyordu.Onlarla konuşmak kendisine iyi gelecekti.
***
Andrea ise Terry i elde etmeye kararlıydı. Bayan Elenor u ziyaret etme bahanesi ile evine gitti.Fakat Bayan Elenor un evde olmadığını erkenden tiyatroya gittiğini, Terry nin yanlız olduğunu hizmetçilerden öğrenmişti. Andrea sessizce Terry nin odasına çıktı. Kapıyı açarak içeri girdi. Terry sesi duyduğunda annesi sanmıştı.Hemen yatağında doğruldu ve onu gördüğünde endişelenmeye başlamıştı.
-Buraya kadar gelmeye ve odama girmeye nasıl cürret edersin.dedi öfke ile;
-Terry lütfen Candy i bırak ve benim ol.
-Kapa çeneni Andrea!
-Eğer benimle olmazsan Candy e birlikte olduğumuzu söylerim. Tüm sosyete ye bunu anlatırım.
-Artık çok oldun Andrea çık dışarı evimden de odamdan da çık seni bir daha görmek istemiyorum.
Terry Andrea yı apar topar kolundan tutarak dışarı çıkardı. Hizmetçiler Terry i hiç böyle görmemişlerdi. Andrea arabasına bindi ve evine gitmek üzere yola koyuldu. Yolda Richard ı gördü. Şoförüne durmasını söyledi. Tatlı bir ses tonuyla;
Merhaba Richard Sinirli görünüyorsun.dedi.
-Merhaba Andrea burada ne işin var.Seni tiyatro da sanıyordum.
Terry e uğradım.Sen neler yapıyorsun?
-Sanat galerisinden geliyorum. Candy Terry nin kız arkadaşı onun hakkında yanılmışım.
-Ne oldu? Ne yaptı?
-Hakkımda bir sahtekar olduğumu yazan bir mektup yazmış.
-Bu korkunç bir şey ne ayıp!
-Elisa yı dinlemeliydim. Beni uyarmıştı.
Elisa mı? O da kim?
-Kız arkadaşım.
-Senin bir kız arkadaşın olduğunu bilmiyordum.
-Leagonları bilirsin Onların kızı
-Ah tamam Leagonlar sinirlenme şekerim. Kendine iyi bak. Candy için canını sıkma
-Sen de Andrea
Andrea şoförüne yola devam etmesini söyledi.Yol boyunca Terry i düşündü. Onu seviyordu. Terry ise bir haftadır. Tiyatro çalışmaları yüzünden strese girmişti. Kendisinin bile anlayamadığı bir depresyon geçiriyordu. Kendisini odasına kapattı. Kahvaltı bile yapmamıştı.
CANDY NİN HÜZNÜ
Candy yaşadığı olay yüzünden uyuyamamıştı. Kendini üzgün hissediyordu. Sabah klinikte muayne ettiği birkaç hastasının ardından Archie ve Annie ile konuşmaya gitti. Yolda kaldırım kenarında yürürken köşeyi döndüğünde Bay Albert ile karşılaştı.
Bay Albert Candy deki hüznü hemen anlamıştı.
-Merhaba Candy seni mutsuz görmeye alışık değilim. Biliyorsun.
-Merhaba Bay Albert sizi görmek ne güzel inanın çok mutlu oldum.
-İşte bu Candy beni görünce mutlu olacağını bilseydim daha önce gelirdim. Söyle bakalım Candy nereye gidiyorsun?
-Archie ve Annie ile konuşmaya gidiyordum.
-Eğer vaktin varsa bir kahve içelim seninle
-Şey ben...
-Candy bir sorunun varsa benimle de konuşabileceğini unutma
-Elbette Bay Albert bir sorunum var.Bunu nereden anladınız?
-Seni iyi tanıyorum Candy .
-Tamam Ama Annie ve Archie
-Sonra görüşürsünüz.
-Pekela Bay Albert
-Öyleyse hadi bakalım. Seninle güzel bir restorand da yemek yiyelim ve sonrada kahvelerimizi içelim.
Candy Bay Albert ile birlikte restorand a girdi. Güzel bir yemeğin ardından kahvelerini içerek anlatmaya başladı.Bay Albert duydukları karşısında hem şaşkın hemde üzgündü. Ne söyleyeceğini bilemiyordu. Elisa dan şüphelendiği düşüncesinde hem fikirdi.Ama yeterli kanıtı yoktu. Candy e nasıl yardımcı olabilirim diye düşündü. Aklında tek isim vardı oda Terry
-Candy bunu Terry ile konuşmayı düşünmedin mi?
-Evet aslında bu konuda bana Terry yardım edebilir onunla çok iyi arkadaş
-Durumu Terry e anlat Candy arayı yumuşatabilir.
-Hemen gidip Terry ile konuşmalıyım.
-Sakin ol Candy
-Özür dilerim Bay Albert
-Archie ve Annie ile konuşmayacak mıydın?
-Evet ama önce Terry ile konuşmalıyım.
-Kahvelerimizi bitirelim sonra Terry ile konuşmaya gidersin.Akşam da Archie ve Annie ile konuşursun.
-Yoo Bay Albert Annie ve Archie ye daha sonra anlatırım.
-Tamam Candy
Candy e Bay Albert ile konuşmak iyi gelmişti.Rahatlamıştı.Masadan kalktığı sırada yan masa da olan bir genç bitkin bir şekilde yüzü koyun yatıyordu. Bu Terry den başkası değildi. Geçirdiği depresyonla evden uzaklaşmak ve içmek için buraya gelmiş içkiyi fazla kaçırmıştı. Dün akşamdan beri de oradaydı. Tanıdıkları içinde kimse karışmamıştı. Candy onu görür görmez hemen yanına gitti. Bay Albert da ona yardım etti.
-Terry ! Sen..
-Onu kaldıralım Candy
-Evine götürelim.Bay Albert
-Evet Candy
Candy ve Bay Albert Terry i kaldırarak araba ya bindirdiler.Evine götürüp odasına çıkardılar ve yatağına yatırdılar. Candy onu muayine etti ve şiddetli bir depresyon geçirdiğini anladı.Bir süre başında bekledi.Bayan Elenor gösteri için sahnedeydi ve oğlundan haberi yoktu.Ne olduğunu bilmiyordu.Evine de uğramamıştı Arkadaşlarından birinin evinde kalmıştı. Candy Terry nin sayıkladığını soğuk soğuk terler döktüğünü gördü. Ateşi yükseliyordu. Gece boyunca restorant da kalmıştı üşütmüştü. Candy ona ilk müdahaleyi yaptı.Beklemeye başladı. Bay Albertda bekliyordu. Aradan geçen saatlerin ardından Terry yavaş yavaş kendine geldi ve gözlerini araladı. Karşısında Candy i gören Terry sevinçle doğruldu.
-Candy sen buradasın Andrea o o yok Tanrıya şükür.
-Sakin ol Terry Andera nın ne işi var burada söyler misin.
-Ah Candy o kız bir şeytan ondan nefret ediyorum.
-Sana ne oldu? Çok içmişsin. Neden bu kadar içtiğini söyler misin? Bana içmeyeceğine söz verdin.
-Özür dilerim Candy Sanırım fazla kaçırdım. Lütfen bu gece benimle kal Candy sana ihtiyacım var.
Bay Albert :
Bence de kal Candy Terry çok mutsuz görünüyor.Hem şu meseleyi de konuşursunuz.
-Pekela Bay Albert
-Ben gidiyorum Candy Terry sana emanet.
-Tamam Bay Albert
Bay Albert oradan ayrıldı.Evine doğru yola koyuldu. Terry ve Candy baş başa kaldı.
Candy:
-Terry bir daha içmeyeceğine söz ver.Yoksa asla yüzüne bakmam.
-Tamam çilli tarzan Sen nasıl istersen.
Terry Candy nin yanında kalmasından mutlu olmuştu.Fakat içinde Andrea nın onu tuzağa düşürme endişesi vardı.Ondan nasıl kurtulacağını düşünmeye başladı.Fakat bu durumu Candy i üzmemek ona hissettirmemek düşüncesi vardı. Candy i kaybetmek istemiyordu. Candy ise Terry e Richard dan bahsetti. Ona olan biteni anlattı. Terry bunu duyunca çok şaşırdı ve üzüldü.
-Candy kesin bu Elisa nın marifeti seni Richard dan kıskandığı için yapmış olmalı bunun başka bir açıklaması yok.
-Nereden biliyorsun? Yeterli kanıtımız yok ki
-Sen merak etme Candy ben bu olayı çözeceğim.
-Richard bana inanmayacak
-Ben ona Elisa nın kötü bir kız olduğunu ispat edeceğim.
-Korkuyorum Terry sana her zamankinden daha çok ihtiyacım var.
-Korkma Candy ben yanındayım.
Candy Terry nin tesellisi karşısında biraz da olsun rahatlamıştı.İkisi de zor günler geçiriyordu. Ama atlatacaklarına inanarak geceyi birlikte geçirdiler.
STEAR IN YENİ HAYATI
Stear geçen zamanın ardından iyice toparlanmış,artık tamamen iyileşmişti. Bayan Elroy ,Annie Stear ,Archie ile yaptığı kahvaltının ardından Bayan Leagon ı ziyarete gitmişti. Annie ve Pattie ise resim kursuna gitmek için hazırlanmış yola çıkmışlardı. Stear Archie ile baş başa kaldığı sırada Archie hizmetçiye söylediği kahvelerin birini Stear a uzattı ve konuya girdi.
-Staer dün bay William la senin hakkında konuştum.Seni de şirkete almaya karar verdik.
-Şirkete mi?
-Evet benimle beraber çalışacaksın.
-Birlikte sen ve ben bu harika!
-Stear buna karşı çıkmayacağını bildiğim için benimle aynı çalışma odasında çalışacaksın.
-Aynı ofiste öyle mi?
-Evet güzel abicim. Eşyaların her şeyin hazır.Önce iş hakkında gereken bir eğitim alacaksın.
-Pekala hazırım.Bay William bana bu konu da güvenebilir.
-Merak etme Stear birlikte her türlü zorluğun üstesinden gelebiliriz.
-Seninle çalışmak güzel olacak kardeşim.
-Ben de aynı fikirdeyim. Kardeşler bir arada ha hah ha
-Tıpkı eski günlerdeki gibi Staer
-İstersen şimdi şu ofisi bir görelim.
-Bugün öğleden sonra Bay William la görüşeceğiz. George bizi almaya gelecek.
-Tamam. Madem vakit var. Öyleyse odamın düzeni için plan yapalım.
-Bu konuda sana yardım edebilirim.
-Eşyalarımı atmadınız değil mi?
-Ah Stear Elroy halam birçoğunu attı diyebilirim.
-Ne! Bu olamaz. Umarım değer verdiğim şeyleri atmamıştır.
-Merak etme! Ben onları aldım.
-Sen bir harikasın Archie
-Yeni oda düzenin için alışveriş yapalım.Sonra da Bay William la olan görüşmemize gideriz. George un gelmesine 4 saat var.
-Haklısın. 4 saat boş boş oturmak yerine odan için yeni fikirler üretelim.
-Hadi o zaman alışveriş zamanı
Staer, Achie ile birlikte yeni odasının düzeni için hazırlık listesi hazırladı. Yeni icadları için de bazı malzemeler de alacaktı. Askerde iken birçok şey düşünmüştü. Bunlardan Archie' ye henüz söz etmedi. Dışarı çıktıklarında Staer taze havayı içine çekti.
-Ne güzel bir hava öyle değil mi?
-Evet.
-Burada olduğuma şükrediyorum.
-Ben de Staer
-Arabamın yeni halini görmelisin.
-Yeni hali mi?
Staer garaja girdi ve örtüyü kaldırdı.İncelemeye başladı.Derin bir iç çekti.
-Arabamı özlemişim kardeşim. Onunla gezmeyeli uzun zaman oldu.
-Ah olamaz bu külüstür ile mi gideceğiz.
-Archie lütfen ona böyle söyleme
-Yapma Stear biliyorsun.Geçmişte onunla çok yolda kaldık.
-Evet ama dediğin gibi geçmişte kaldı.
-Onun bütün parçalarını yeniledim. Dün sabah temizlemesi ve tamiri için onu bir ustanın ellerine bıraktım.Bütün gece bununla uğraştı.
-Umarım iyi tamir etmiştir ve bizi yolda bırakmaz.
-Merak etme kardeşim. Hadi bin bakalım.
-Tamam Staer
Staer ile Archie yola çıkmışlardı. Yolda ilerlerken virajı döndükleri sırada ağaçların arasından bir sincap yola atıldı. Staer aniden fren yaptı.
Archie:
-Dikkat et Staer
-Benim suçum değil aniden yola atıldı.
-Tamam sakin olalım.
-Moral bozmaya gerek yok değil mi? Archie
-Evet kardeşim
-Neyse yolumuza devam edelim.
-Ha ha ha
Stear ile Archie yola devam ettiler. Candy ise sabah erken kalktığında saat 09:00 u gösteriyordu. Candy Terry ile yaptığı kahvaltının ardından hazırlandı ve kliniğin yolunu tuttu. Kapıya doğru yöneldiği sırada sedyelerden biri içeri giriyor diğeri dışarı çıkıyordu.Büyük bir koşuşturma vardı. Yaralıları taşıyan hemşireler Bay Martinle birlikte acil odasına girip çıkıyor.Yaralıları pansuman ediyorlardı. Candy telaşla koşarak içeri girdi.Hemen üzerini değiştirip, Bay Martin e yardım etti.Yaralılardan biri genç bir kızdı.Ağır yaralıydı. Candy onunla ilgilendi.Yüzü kandan seçilmiyordu.Yapılan ilk müdahalenin ardından acil odasına alındı. Candy yüzündeki kanı temizlemeye başladığı sırada koluna serum bağladı.Acil kana ihtiyaç olduğunu anladı ve hemen kan torbalarından birini yerleştirdi. Kanama kısa bir süre sonra durdurdu.Genç kızın yüzündeki kanı temizlemeye devam etti. Onu getiren görevlilerden birine kim olduğunu sordu.Fakat kimse bilmiyordu.Bay Martinle konuşmaya çalıştı. Candy ondan da bir cevap alamadı. Üzerinde işçi,elbiseleri bulunan bir kadın Candy e yaklaştı.
-Merhaba Bayan Candy ben iki sokak arkada çamaşırhane de çalışan bir görevliyim.Orada şeflik yapıyorum. Kazan dairesinde patlama oldu. Ağır yaralı var.Yaklaşık 50 kişi yaralı.Hastane de fazla yer bulamayınca size getirdik.
-Anlıyorum.Peki bu genç bayanın adı nedir? Ailesine haber verelim.
-Onun adı Louise
-Peki siz şöyle oturun.Tüm yaralılar hakkında birer rapor istiyorum.Lütfen bu konuda bana yardım edin.Kimlik tespiti yapılanların ailelerine haber verelim.
-Peki! Efendim.
-Bayan Candy demeniz yeterli
-Ah özür dilerim. Adım Carlotte
-Peki Carlotta başlayalım.
Candy çamaşırhane şefi Carlotta ile birlikte yaralıların tüm bilgilerini tek tek kayıt etti.Fakat Louise nin yüzü ona yabancı gelmiyordu.
Carlotta a onun hakkında sorular sordu.
-O yanlız Bayan Candy kimsesi yok.
-Kimsesiz demek nerede yaşıyor.
-Louise zengin bir ailenin kızıydı. Okuldan ayrılmış.şu Londra daki büyük okul Aziz Paul Kraliyet Okulu babası iflas edince annesi ile çalışmaya geldiler. İş istediler .Çok fakirdiler.Bir süre benimle yaşadılar. Ama annesi dayanamadı.Öldü. Louise benimle kalıyordu. Sonra küçük bir eve yerleşti. Bildiğim bu.
-Teşekkür ederim. Carlotta
Candy Louise e yaklaştı. Dikkatle yüzüne baktı.Çalışmaktan yüzü çökmüş ve saçının ön kısımları ağarmıştı.Derin düşüncelere daldı.Birden heyecanla bağırdı. Onu tanımıştı.Kendi kendine;
-Aman Allahım bu Elisa nın arkadaşı Louise Aziz Paul Okulundan Babası iflas etmişti. Demek aileni kaybettin. Louıse ne acı
Louise derin bir uykudaydı. Candy diğer hastalarla ilgileniyor.Bir yandan da Louise e bakıyordu. Yoğun geçen zamanın ardından yaralıların yakınlarına tek tek ulaşılmıştı. Candy biraz dinlenmek için üst kattaki odasına çıktı.Bay Martin de yorgun düşmüştü. Carlortta ile birlikte beklemeye başladı. Aradan 1 saat geçti.
Candy odasından çıktı. Hemşire ile yer değiştirdi. Bay Martin dinlenme odasına çıktı. Carlotta da eve gitmek için klinikten ayrıldı. Candy Louise nin kendine gelmesini bekliyordu. Aradan saatler geçmişti. Louise yavaşça gözlerini araladı.Karşısında Candy i görünce şaşırdı.
-Candy sen!
-Evet Louise lütfen sakin ol.Yaralısın.Yaran çok taze her an kanama yapabilir.
-Demek buradasın Candy
-Evet yaran ağır kıpırdama lütfen Çok kan kaybettin.
-Peki Candy
-Candy ben çok üzgünüm
Louise ağlamaya başladı. Candy anlamıştı.
-Üzülme Louıse dinlen konuşacak çok şeyimiz var. Düşünmemeye çalış.
-Yanımda kal Candy
-Tamam Louise ben yanındayım.
Öğleden sonra Archie ve Staer alışverişin ardından Bay Williamla buluştu.Bay William Staer ı gördüğünde gülümseyerek
-Hoş geldin. Staer yeniden aramızda olman çok güzel dedi.
-Teşekkür ederim. Bay William
-Sana yeni masanı ve çalışma odanı göstereyim. Hadi beyler benimle gelin
Bay William onları odaya çıkarıp kapıyı açtığında Staer ihtişam karşısında çok şaşırmıştı. Her yer özenle ve büyük bir işçilikle hazırlanmış mobilyalarla ve dolaplarla donatılmıştı. Geniş varak süslemeleri ve birbirinden değerli heykeller Bay William gittiği ülkelerden aldığı antika heykeller göz dolduruyordu. Staer kendini bir kontun sarayında gibi hissetti.
-Burası bir ofisten çok saraya benziyor.
Archie:
-Evet fazla gösterişli Adley ailesi hakkında öğreneceğin çok şey var. Staer Adley ailesine değer doğrusu
-Öğle mi?dersin.Bence fazla abartılı Archie,
Bay William :
-Hadi geç bakalım koltuğuna otur şöyle
Stear koltuğuna oturdu ve gülümseyerek ;
-Fazla rahat insan burada uyuya kalır.
Archie:
-Hahhah arada işten fırsat kalırsa kestirirsin Staer
-Hahahah haklısın Archie
Bay William:
-Çok çalışmaktan olabilir.Birer kahve içelim mi?Beyler erkek erkeğe şu ticaret meselelerini konuşalım.
Archie:
-Hayır demem doğrusu
Staer:
-Bende öyle
Archie Staer ve Bay William kahvelerini söyledikten sonra koyu bir iş muhabbetine girmişlerdi.Savaşın getirmiş olduğu kriz yüzünden bankalarda para işleyişi biraz durgundu.Bazı küçük şirketler tek tek kapanıyordu.Bay William yeni fırsatlara kapı açmak düşüncesindeydi.Aklına büyük bir at çiftliği kurma fikri geldi. At yetiştirecek ve onları satacaktı. Bunun için Tom un çiftliği bir yatırım olacaktı.Büyük at yarışı hipodromlarına satış sağlanacaktı.Ayrıca yurt dışına pazarlamayı da düşünüyorlardı. Onlar böyle konuşurken kahveler geldi.ve Staer tam bir iş adamı edasıyla koltuğuna yerleşti.Kahvesinden bir yudum aldı.
-Kahve tek kelime ile harika dedi.
Archie:
-Bay William şu senet işi ne olacak?
-Onu ben halledeceğim Archie
-Yarın çiftliğe bakmaya gideceğiz değil mi?
-Elbette Staer ı da alırız.O da görmüş olur.
Staer:
-Akşam bunu kutlayalım.
Archie:
-Bu aralar fazla içmiyor muyuz beyler?
Bay William:
-Evli olmanın zor yanları sürekli izin almak
Staer:
-Patty ile ben de böyle olacağım.herhalde
-Anlaşılan bayanlar bize çok çektirecek.Hah hah
Archie ve Staer Bay William la geçirdikleri güzel bir günün ardından eve döndüler. Candy ise hala hastanedeydi.Uzun uzun hastalarla ilgilendi.Geçen karmaşıklığın yerini sükunet almıştı. Candy Louisa ile birlikte kaldı. Geceyi onun başında geçirdi.
LOUİSA NIN YENİ EVİ
Sabah olduğunda Louısa gözlerini araladı. Candy ona bakıyordu. Gülümseyerek
-Nasılsın? Louısa diye sordu.
Louısa:
-İyiyim Candy Bu sabah kendimi daha iyi hissediyorum.
-Louısa bayan Carlotte bana başından geçenleri anlattı.Çok üzgünüm.Gidecek yerin olmadığını da söyledi. İstersen benimle kalabilirsin.
Louısa şaşırmıştı.
-Candy onca yaptığım kötü şeylerden sonra ben...
-Merak etme Louisa onlar çocukça şeylerdi Artık geride kaldı. Ben hepsini unuttum.
Louısa Candy nin ellerine sarıldı. Ağlamaya başladı.Geçmişte Candy e yaptığı onca şeyden sonra çok pişman ve üzgündü.
-Çok özür dilerim Candy sen aslında iyi biriydin.
-Üzülme Louisa ağlama lütfen hepsi geride kaldı. Şimdi senin için hayata yeni bir sayfa açma zamanı
Sen çok iyisin Candy hayatımı sana borçluyum. Her şeyimi kaybettim.Annem Babam ve kardeşim. hiç kimsem yok Candy Sende öksüzdün Candy sana yaptığım ve söylediğim kötü şeylerin cezasını çektim. Artık seni daha iyi anlıyorum.
-Bak Louısa şimdi beni iyi dinle güzelce iyileş Daha sonra benim evime taşınırsın.Birlikte yaşarız. Ben de yalnızım Tabi bir de kurin var.
-Sahi mi? Beni kabul edecek misin ? Candy
-Elbette hatta artık yeni bir işin var. Louisa Candy nin ellerine sarıldı.
-Sana minettarım Candy dedi.
-Birlikte çok güzel günlerimiz olacak Louisa
Candy Louısa ya ikinci bir şans vermişti.İnsanlar ne kadar kötü de olsalar bir şans daha hak ettiklerine inanıyordu. Çünkü Tanrı merhametini esirgemezdi.Rahibe Maria ve Bayan Ponny ona bunu öğretmişlerdi.
1 Hafta sonra
Saat sabah 10:00 u gösteriyordu. Stear ve Archie kahvaltıdan sonra Stear ın odasına çıkarak tüm detayları tamamlamışlardı. Yeni eşyalar icad yapmak için malzemeler, hepsini hizmetçiler yardımıyla düzenlemişti. Archie de her zaman ki gibi ona yardım etmişti. İşleri bitince de havanın güzelliğinden faydalanmak için gölde balık tutmaya gitmişlerdi. Archie olta takımını çıkardı. Yemi yerleştirdikten sonra oltayı fırlattı. Derin bir nefes alarak işte hayat bu dedi.
-Hava harika! Staer
-Evet kardeşim keşke kızları da alsaydık.
-Yoo birlikte vakit geçirmeyeli çok oldu.
-Haklısın ne zaman olsa onlarla geliriz.
-Temiz hava ve güneş
Birden Archie nin oltasında büyük bir hareketlenme oldu.Heyecanla bağırdı.
-Staer şuna bakmalısın kocaman bir balık dedi.
-Evet tebrikler Archie ben de bir şey yok şimdilik istersen eve gidip bunu ne yapabileceğimizi düşünelim.
-Yemeği ben yapacağım. Bu akşam ki aşçınız benim
-Tamam Archie eve dönme vakti. Sonra yine geliriz. Bu güzel hava uykumu getirdi.Biraz dinlenmek istiyorum.
-Yapma Staer yeni geldik.
-Archie inan şu düzenlemeden sonra şimdi yorulduğumu anladım. Hem bu balık burada beklerse kokmaya başlayacak.
-Sanırım Haklısın Stear Hem halamı bilirsin Benim için endişelenmeye başladı.
-Şu yaşadıklarımız onu fena sarstı. Baş ağrıları azalıyor
-Bana kalırsa daha da artıyor. Bazen de Archie geceleri üst katta dolaşıyor.
-Uyku problemi var.
-Evet. Ama nedense aşağı da dolaşmıyor.
-Yorulmamak için olabilir.
-Hahaha Staer sen çok kötüsün
-Ne yani üst katta neden dolaşıyor.
-Bilemiyorum Staer hadi eve gidelim dediğin gibi bu balık kokmaya başladı.
-Haha ha ha!
Archie ve Stear balık avından sonra eve vardılar.Güzel bir zaman diliminin ardından biraz dinlenmek için odalarına çekildiler.
Candy ise Patty ile yapacakları ders çalışma randevusunu iptal etmişti. Louisayla ilgilenmek zorundaydı. Nasıl olsa sınavlara bir ay vardı. Louisa ya yeni odasının göstermek için eve götürmüştü. Louisa çok mutlu olmuştu. Candy e sarıldı.Ağlamaya başladı. Yaşadığı olaylar sinirini bozmuştu.
-Ah Lütfen artık üzülmek yok Louisa yanındayım birlikte güzel günlerimiz olacak ben de yanlızlıktan çok sıkılmıştım.
-Yeni ve temiz bir odada uyumayalı çok oldu. Candy inan zor zamanlar geçirdim.
-Seni anlayabiliyorum. Louisa ben de okuldan kovulduktan sonra çok sıkıntı çektim. Bir çok işte çalıştım.
-Hayat insana çok şey öğretebiliyor.Ben bir restorant da bir aşçının yanında çalıştım.Çok güzel yemekler biliyorum.
-Sahi mi? Louisa
-Evet sana da öğretebilirim.
-Harikasın!Ama önce yemek yapmak için alışveriş yapalım.
-Ben de seninle gelebilir miyim? Candy
-Elbette bir liste hazırlayalım.
-Ben harika hauçlu mantarlı sebze yemeği ve domates çorbası yapıyorum.
-Öyleyse biraz domates ve sebze yemeği için havuç ve mantar alalım.Ben de elmalı turta yapacağım tatlı da ben den
-A Candy brokoliyi de unutma!
-Tamam diğer malzemeleri de yazdım. Hadi gidelim.
Louisa ve Candy yemek yapmak için dışarı çıkıp taze sebze ve meyve almak için dışarı çıktılar. Yolda ilerlerken Elisa ya rastladılar. Elisa yı şık bir dükkandan şoförü ile birlikte çıkarken gördüler.Fakat Elisa onları görmemişti. Louisa onu görünce çok üzüldü.Çünkü eskisi gibi arkadaş değildiler. Elisa okuldan ayrıldığından beri arkadaşı Loıisa yı hiç aramamıştı.Hatta bir kart bile atmamıştı.Bu yüzden artık onunla dost değildi. Candy durumu anladı ve Louisa yı teselli etti.
-Üzülme Louisa Yeni bir hayatın olacak ve yeni bir de işin
-Ne iş mi?
-Evet seni kliniğimde çalıştıracağım birlikte hastalarla ilgileneceğiz.
-Ama nasıl olur Candy ben hiçbir şey bilmiyorum ki
-Öğreneceksin.Üstelik eğitimine de devam edeceksin.
-Ama ben eğitim nasıl alacağım bu nasıl olacak?
-Merak etme dışarıdan özel öğretmenlerle eğitim alıyorum Ben de Patty Annie Archie ve Staer içinde bir şeyler hazırlayacağız. Sen de bize katıl Louıisa ne dersi?
-Candy bu çok güzel ne diyeceğimi sana nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum.
-Merak etme her şey yoluna girecek Şimdi alış-verişimizi yapalım. Şu sokakta harika bir pazar var taze sebze ve meyveyi orada bulabiliriz. Alış verişten sonrada güzel bir çay demler turtamızı yeriz tamamı moral bozmak yok.
-Tamam Candy hadi gidelim.
Candy Louisa yı neşelendirmeyi başarmıştı. Birlikte taze sebze ve meyve aldılar.Eve döndüklerinde Louisa yemek yaparken Candy de turtayı hazırlamaya başladı. Birlikte çok eğlendiler. Louisa daha önce Candy ile arkadaşlık etmediği için ne kadar pişman olduğunu anlamıştı. Gerçek dostlar insanın her zaman yanında olmalıydı.
Elisa,Louisa yı görmemişti ama Yolda araba ile giderken Andrea ya rastladı. Henüz tanışmıyorlardı. Elisa onun ününü duymuş,hemen bir imza istemek için şoförüne arabayı durdurmasını söyledi.Arabadan inerek yanına yaklaştı.
Ah! Merhaba Adım Elisa Leagon efendim. Sizin bir hayranınızım Bir imzanızı rica edebilir miyim? Lütfen dedi.
Andrea ismi duyar duymaz hemen aklına Richard gelmişti. Leagon ailesinden ve kız arkadaşı Elisa dan söz etmişti. Andrea bunu fırsat bilmiş ve hemen elini uzatarak
-Siz Richard Astor un kız arkadaşısınız değil mi ?dedi.
Elisa heyecanla;
-Evet Richard Astor benim erkek arkadaşım olur. Siz onu nereden tanıyorsunuz?
Andrea Elisa nın bu sözüne biraz küstah bir tavır takınarak cevap verdi.
Bayan Leagon bu cemiyette herkes birbirini tanır.
-Ah özür dilerim düşünemedim.
-Her neyse sizi bir akşam evime davet ediyorum. Öğleden sonra saat 4 de şoförüm sizi gelip alacak.
-Kendi şoförüm de getirebilir. Bayan Andrea
-Davetlerime geç gelenlerden hoşlanmam. Bayan Leagon bu nedenle şoförümün sizi almasını istedim. Yarın öğleden sonra saat 5 de çay a bekliyorum.
-Buyurun bu da istediğiniz imzalı resmim iyi günler...
-İyi günler Bayan Andrea
Elisa resmi imzalatır imzalatmaz hemen çantasına koydu. Kendisini bekleyen arabasına bindi.Yol boyunca Richard la olmanın onu ünlendirdiği hissine kapılarak kendini önemli hissetmeye başladı. Eve döndüğünde yaşadığı bu durumu annesi Bayan Leagon a anlattı. Bayan Leagon Elisa adına çok sevinmişti.
Elisa ertesi gün öğleden sonra saat 5 de Andrea ile buluştu. Andrea onu salona aldı.
-Hoş geldin Elisa
-Ah hoş bulduk Andrea
-Seni buraya davet etmemin bir sebebi var. Elisa
-Öyle mi?Nedir peki
-Evet şu Candy denen kız onu çok iyi tanıyormuşsun
-Evet bir zamanlar evimizde hizmetçiydi.
-Sahi mi?
-Evet neden onunla ilgileniyorsunuz?
-Ondan nefret ediyorum. Bu nedenle onu Terry den ayırmak istiyorum.
-Ah üzgünüm ama bu imkansız
-Neden?
-Çünkü onlar birbirlerini çılgın gibi seviyor.
-Sen bana yardım edersen artık sevmeyebilirler.
-Ne demek istiyorsunuz?
-Onları ayırmam da bana yardım edeceksin.
-Hayır Richard la Terry arkadaş bunu yaparsam benden uzaklaşabilir.Üzgünüm bayan Andrea bunu yapamam.
-Öyleyse hemen git buradan
Elisa şaşkın bir halde baka kaldı.İçinden bu kız tam bir şeytan dedi.Gaddar ve bencil
-Pekala iyi günler.
Elisa Andrea nın evinden hızla ayrılarak bir arabaya bindi.Evine gitti.Bu olayı unutmak için bir roman okumaya koyuldu.
TERRY NİN HEDİYESİ
-Terry yaşadığı stres ve yoğun provalardan sonra artık yeni oyun için hazırdı. İlk günden büyük alkış ve beğeni alan Terry çok mutluydu. Ön koltuk da yerini alan Richard çok etkilenmiş, ayakta alkışlamıştı. Oyunun sonunda arkadaşı Terry i tebrik etmek için yanına gitti.
-Merhaba ! Terry harikaydın. Dostum.
-Merhaba Richard beğenmene sevindim.
-Bunu kutlayalım.
-Yoo mâlesef eve gidip dinlenmeliyim.Hem Candy ile buluşup onu yemeğe götüreceğim.Akşama hazır olmalıyım.
-Candy senin kız arkadaşın bana kalırsa onunla ilişkine dikkat etmelisin.
Terry şaşkınlıkla
-Ne demek istiyorsun? Richard Elisa ile onu birbirine karıştırıyorsun. Candy çok iyi biridir.
-Pekala bunun için tartışmayalım.
-Bak Richard seni anlıyorum.Aranızda geçen olaydan da haberim var.
Sahi mi?Demek anlattı. Öyleyse beni anlamalısın.
-Kadınlar konusun da inan yeterli bilgiye sahibim Candy bizim cemiyetteki kızlara benzemez. Onun bu olayda suçu olduğunu sanmıyorum.
-Peki mektubu kim yazdı? Hayaletler mi?Onun imzası var.
-Richard lütfen
-Neyse sana yarın yeni atölyemi göstereceğim. Yarına kimseye söz verme
-Tabi ki söz verdiğim gibi geleceğim. Yarın öğleden sonra görüşürüz.
-Görüşürüz.
Richard tiyatrodan ayrıldıktan sonra arabasına binip atölyesinin yolunu tuttu. Terry de Candy ile buluşmadan önce ona şık bir dükkandan pembe renk de bir eldiven aldı ve güzel bir paketleme yaptırdı. Sonrada arabasına bindi. Kliniğe gitti. Candy hazır bekliyordu. Üzerinde onu zarif gösterecek bir elbise giymişti.Arabaya binerek daha önce randevu verdikleri restoranta vardıklarında Candy heyecanlıydı.
-Çok şık bir yer Terry dedi.
-Burası en gözde yerlerden biridir.Uzun süren provalar ve senin işlerinden dolayı baş başa kalamamıştık.
-Evet Terry bu iyi oldu.
Candy ve Terry kendilerine özel olarak ayrılan masalardan birine oturdular.Yemek ve içki servisinin ardından Terry harika bir şarap ustasıyımdır diyerek elindeki kadehi yudumladı.
-Güzel Candy
-Başarın için de kadeh kaldıralım Terry senin adına mutluyum.
-Ben de öyle ama bazen tiyatro dışında başka bir iş yapmak istiyorum.
-Nasıl bir iş?
-Aslında hep bir çiftliğim olsun ve sakin bir yaşam sürmek isterdim Candy
-Ben de öyle Terry çiftlikleri bu kadar seviyorsan seni Tom' un çiftliğine götürebilirim.
- Tom beni kabul eder mi?
-Elbette Terry Tom iyi biridir.
-Tamam bunun için daha sonra bir plan yapalım.
-Anlaştık.Diğerleri de gelir. Archie ,Staer ,Annie Patty, Loıusa bile
-Evet birlikte güzel zamanlar geçirebiliriz.
-Pekala çiftlik ve başarının şerefine kadeh kaldıralım. Şerefe Terry
Candy ve Terry aralarında yaptıkları bu kutlamanın ardından Terry konuşmasına devam etti.
-Bugün Richard la karşılaştım.
Candy üzgündü.Cevap veremedi.
-Üzülme Candy seni üzmek için söylemedim. Seni onunla barıştıracağım.
-Bu olmaz Terry benden nefret ediyor.O mektubu benim yazdığımı düşünüyor.
-Merak etme yarın öğleden sonra yeni atölyesine gideceğim. Kimsenin bilmediği gizli bir atölye
-Sahi mi? Gizli bir atölyesi mi? varmış.Çok esrarengiz görünüyor. Terry
Terry güldü.
-Bu bir tiyaro eseri olabilir.Esrarengiz ressamın gizemi
-Ha hah Terry senin hayal gücün çok geniş.
-Aslın da bunu yazabilirim. Bir oyunda ben yazmalıyım.
-Olabilir.
Aradan geçen zamanın ardından saat 5 i gösteriyordu. Candy ve Terry sohbet ettikleri sırada Neil ve Britany i arka masalardan birinde gördüler. Candy onları gördüğünü söylediğinde Terry rahatsız olmuştu.
-Her yerde bunları görmek beni rahatsız ediyor. Hep Elisa ve Neil kardeşlere rastlıyoruz.
-Bir banka soyguncusundan söz eder gibisin Terry Hah hah
-Hadi Candy gidelim.Biraz açık havada yürüyelim.
-Tamam yemek güzeldi. Terry yine geliriz.
-Elbette
Candy ve Terry masadan kalktıkları sırada Neil onları görmüştü. Ama umursamadı. Britany e olan aşkından artık eskisi gibi Candy ile uğraşmıyordu. Terry arabasını restorant ın özel bölümüne park etmişti. Candy ile yol kenarındaki parklardan birine oturdu. Elindeki paketi arkasında saklıyordu. Candy fark etmişti.
-Ellerin neden arkada Terry bir şey mi? Saklıyorsun.
-Evet Candy senden bir şey kaçmıyor.Bu senin Candy sana küçük bir hediye
-Teşekkür ederim. Terry
-Aç bakalım beğenecek misin?
Candy kutuyu açtı ve içinde bir çift eldiven gördü.Gülümseyerek;
-Bunlar çok şık Terry .Harika teşekkür ederim Çok zarif bir hediye
-Bir şey değil Candy Sana çok yakışacaklar.
-Hemen takmalıyım.
Candy eldivenleri eline geçirdi.Zarif bir eda ile uzattı. Terry de uzanan eli zarifçe öptü. Güzel sonbahar havasında yürümeye devam ettiler. Daha sonra da arabayı park ettikleri alana dönerek eve gitmek üzere binip uzaklaştılar. Candy eve döndüğünde Louisa pencereden dışarı bakıyordu. Terry onu fark etmiş.Kim olduğunu sordu.
O Louisa Terry hatırladın mı?Şu babası iflas eden ünlü iş adamının kızı
-Louisa Elisa nın kız arkadaşı
-Evet
-Candy ona nasıl güvenebilirsin?
-Merak etme Terry o artık iyi biri
Candy Terry e Louisa nın yaşadıklarını anlattı. Terry duydukları karşısında çok şaşırmış ve üzülmüştü. Ama bir yandan da Candy e yaptığı onca şeyin cezasını ödediği için de adaletin yerini bulduğunu düşünüyordu. Kapıya vardıklarında Louisa Terry ile karşılaştı ve korku ile geri çekildi. Candy kolundan tutarak
-Gel Louisa korkma! Terry erkek arkadaşım sana zararı dokunmaz.
Terry atıldı.
-Merhaba Louisa merak etme her şey geçmişte kaldı.
-Terry özür dilerim. Çok karmaşık bir dönemden geçtim.
-Candy bana anlattı. Artık iyisin. Buna sevindim.
-Teşşekkürler Terry
-Neyse bayanlar ben gidiyorum.Size iyi akşamlar
Candy :
-İyi akşamlar Terry
Candy Terry i yolcu ettikten sonra Louisa ya baktı. Louisa biraz üzgündü.
-Nasılsın? Louisa Umarım ben yokken kurin seni üzmemiştir.
-Hayır üzmedi Candy gayet iyiydi.Güzel vakit geçirdik. Kurin iyi bir dost
-Bir de poppy var.O bayan Ponny nin yanında Kurin benimle kalıyor.Aslında Kurini orada bırakmıştım. Kurin beni özlediği için yer değiştirdim. A bu arada poppy bir kokarca
-Ne! Kokarca mı?
-Evet
-Candy onlar pis kokarlar.
-Merak etme poppy eğitimli
-Neyse ki burada değil.
-Korkma o iyi bir hayvan senin hiç evcil hayvanın olmadı mı?
-Hayır Candy Annem evde böyle şeyler istemezdi. Çay yapmıştım Candy hadi birlikte birer fincan içelim.
-Harika olur. Evde sohbet edecek birinin olması ne güzel Şimdi sen varsın Louisa Artık birlikteyiz.Yarın izinliyim.Seninle alış-veriş e çıkıp yeni elbiseler alalım. Ne dersin Louisa
-Sahi mi? Candy
-Elbette sonra da Bay Albert ı ziyaret e gideriz.
-Ne için?
-Senin okul meselen için .
-Okul mu?
-Louisa sen de bizimle birlikte eğitim alacaksın. Haftaya da Patty e gidip ders çalışacağız.Daha önce çalışma ayarlamıştık ama olmadı.Bu sefer çok çalışmalıyım. Sınavlar başlayacak. İlk sınav bu sen de geç kalmadan bizimle mezun olursun.
-Bay Albert kabul edecek mi?
-Merak etme ben her şeyi halledeceğim.
-Bu çok güzel Candy artık hayatım düzene girecek.
-Hadi çaylarımızı içelim.
RİCHARD IN ATÖLYESİ
Elisa sabah uyandığında kahvaltıya inmek üzere hazırlandı ve salona inerek sandalyesine oturdu. Annesi bayan Leagon Neil ın kız arkadaşı Britany den söz ediyordu.
-Elisa bugün evde olmayacağım. Neil ın kız arkadaşı Britany nin ailesi ile tanışacağım.Annesi benimle tanışmak istedi. Bu önemli bir ziyaret
-Bu iyi haber anne bende Richard ı ziyaret edeceğim.
-Peki Elisa geç kalma olur mu?
-Merak etme anne
Kahvaltının ardından Elisa Richard ı ziyaret edeceği için çok heyecanlı ve mutluydu. Rihard ise Elisa ya önemli bir işi çıktığını buluşmayı ertesi güne ertelediğini yazan bir telgraf gönderdi.Fakat Elisa nın henüz eline geçmemişti. Bundan habersiz olan Elisa üzerine yeni aldığı elbiselerinden birini giydi ve Richard ın evine gitmek üzere yola koyuldu.Yolda ilerlerken Candy ve Louısa yı gördü. Çok şaşkındı.
-Bu Candy ve Louısa Candy nin onunla ne işi olabilir. Louısa onunla nasıl konuşur.Onları takip etmeliyim. Candy bir iş çeviriyor olmalı.
Elisa Candy ve Louısa yı takip etmeye başladı.Cadde kenarında ilerlerken Terry nin onları arabasıyla yoldan aldığını gördü.Çok mutlu görünüyorlardı. Elisa onları mutlu gördüğünde kıskançlık duygusu içini sarmıştı.Onları takip etmeyi bırakıp yolunu değiştirmek üzereydi ki Richard ı az ileride yolda beklerken buldu. Terry nin arabayla onu da yoldan almasına şaşırmıştı. Saat e baktı. Randevu verdiği saat le aynıydı. Elisa buluşacakları saatte Richard ın onlarla gitmesine çok kızmıştı. Kendisini kandırdığını düşündü.
-Bu olamaz Richard neden onlarla benimle randevusu vardı. Beni kandırdı.Benimle oynuyorlar.dedi.
Onları takip etmeye devam etti. Candy Terry nin hediye ettiği eldivenleri takmış boynunda da şalını bağlamıştı. Richard arabaya bindiğinde Candy e soğuk bir bakış atmış, konuşmuyordu. Terry onları barıştırmak istiyordu.Bu yüzden atölye ye varmayı bekliyordu. Atölye ye vardıklarında arabadan inerek atölye ye yönelen Richard nazik bir edayla kapıyı açtı.
-İçeri buyrun bayanlar dedi.
Elisa arkalarından bir rabayala onları takip etmiş,gizlice izliyor ve dinliyordu. Terry Candy Louısa Richard ın daveti ile içeri girmişlerdi. Terry atölyenin içerisini gördüğünde çok beğenmişti.
-Burası çok güzel dostum.
-Beğendiğine sevindim. Daha çok düzenlemeler yapılacak burası alt kat hadi gelin size eserimi göstereyim.Adı'' Trevi de aşk ın rüyası''
Candy tabloyu görür görmez heyecanla atıldı.
-Ah ne güzel bir tablo dedi. Ama Richard kırgındı. Candy e buz gibi baktı. Candy nin ,onun bu tavrına karşı yüzü asıldı. Terry durumu kurtarmak için hemen araya girdi.
-Richard lütfen bu kırgınlığa bir son verelim. Ne dersin? Hadi benim hatırım için barışın lütfen
Richard Terry nin ısrarlarına karşılık istemsizce elini uzattı. Candy kendisine uzanan eli sevinçle kavradı ve mahcup bir halde özür diledi.
-Özür dilerim Richard aslında bu mektuptan hiç haberim yoktu. Taki sen bana gelene kadar inan bana ben yazmadım. Bu benim yazım değil.
-Peki kim yazabilir?Elisa mı?
-İnanmadığını biliyorum.Ama Bu yazı Elisa nın yazısı
-Tamam Candy birbirinizden nefret ettiğinizin farkındayım.
-Yoo Hayır ben ondan nefret etmiyorum. O benden ediyor.Neden yapıyor anlamıyorum.
-Tamam Candy seni affediyorum. Tabloma yaptığın iltifattan dolayı seni affediyorum.
-Teşekkür ederim Richard sen iyi arkadaşsın.
Terry :
-Barıştığınıza göre artık gezmeye devam edelim.
Richard yanında duran tabloyu gösterdi.
-İşte bu en iyi manzara resmim İtalya da yapmıştım.''sahilde iki adam'' arkadaki binaları görüyor musun?renklerin dokunuşları güneş ışığının verdiği renkler yansımaların denize vuruşu harika!
-Richard çok güzel dostum.Yaz geldiğinde yine gidelim. Olur mu?ne dersin?
-Tabi bayanlarda bize eşlik eder sanırım. Bayanlar!
Candy:
-Elbette Louısa da bize katılır.
Louısa :
-Şey ben Candy
Candy:
-Neden olmasın sen,ben,Patty,Archie,Annie,Stear,Terry,Richard
Terry:
-Tabi Elisa da olacaktır.
Candy:
-Richard varsa oda olacaktır.
Richard:
-Sanırım Elisa ile başka zaman gideriz.
Terry:
-Niçin başka zaman?
Richard soruyu cevapsız bırakmıştı. Elisa ise dışarıda duvara yaslanmış açık pencereden onları dinliyordu. Richard ın düşünceli hali onu tedirgin etmiş kendisini sevmediği hissine kapılmıştı. Öfkelenmişti. Candy Richard ı etkilemiş olmalı o artık beni umursamıyor. Anthony,Terry şimdide Richard o herkesi elimden alıyor.Bir şeyler yapmalıyım.dedi. Kendi kendine Richard Terry Louısa ve Candy atölyeyi gezdikten sonra dışarı çıkmışlardı. Candy Louisa ile birlikte alış veriş yapmak için onlardan ayrıldı. Terry ve Richard da Bay William ı ziyarete gitmek için arabalarına bindiler. Elisa da Candy ve Louisa nın peşine takılmış onları takip etmeye koyulmuştu. Candy ve Louisa şık dükkanlardan birbirinden güzel elbiseler aldılar.Birlikte gezdiler,sonbahar mevsiminin tadını çıkardılar.Havalar gitgide soğumaya başlamıştı.Gökyüzünde parlayan güneş sonbaharın turuncu ve sarı renkleri sokakları süslüyordu.Kuru ağaçlardan düşen sarı ve turuncu yapraklar etrafa güzel bir görüntü vermişti. Louisa uzun süredir mutsuzdu.Ama Candy nin ona hayat vermesi ile bu mutsuzluğu son buldu.
-Candy çocukluğumdan bu yana hiç mutlu olmamıştım. Harika bir zaman geçirdim.Senin yanında vaktin nasıl geçtiğini anlamıyor.
-Sahi mi? Louisa teşekkür ederim.Şuradan biraz şekerleme alalım mı? İster misin?
-A tabi Candy
Elisa Candy ile Louisa nın arkadaşlıklarını görünce çok kıskanmıştı.Kendi kendine söylenmeye başlamıştı.
-Candy hayatımdaki her şeyi çalıyor. Arkadaşımı da çaldı. O çok arsız biri ondan nefret ediyorum.Dedi. Üzüntü ile eve geri döndü.Hızla merdivenlerden çıkarak odasına kapandı ve ağlamaya başladı. Bayan Leagon ve Neil eve henüz dönmemişlerdi. Candy ve Louisa da alış verişten sonra evlerine geldiklerinde hemen mutfağa geçerek sıcak bir fincan çay ve taze çörek yiyerek tatlı sonbahar havasını pencereden izlediler ve sohbet ettiler.Daha sonra da aldıkları birbirinden şık elbiseleri deneyerek bir lady taklidi yaptılar. Kurin de onlara bakarak ne yaptıklarını izliyordu.
KÖTÜ BİR PLAN
Candy ve Louisa sabah saat 08 :00 de buluşarak, Bay Albert ı ziyarete gittiler. Louisa çok heyecanlıydı.Bay Albert olanları öğrendikten sonra Louısa ya yardım etmeye karar verdi. Artık eğitimine devam edecekti. Candy ve Louisa çok mutlu oldular. Candy Louisa yı kliniğe götürdü. Bir iş de sağladı. Bay Martin Louisa ya küçük hemşire adını koydu ve yapacağı işler konusunda da bilgi verdi. Üst kattaki hastaların yemekleri ile ilgilenecekti.Bir kaç saatliğine kalarak kısa süreliğine de olsa klinikte bazı bilgiler edindi. Candy ise klinikte çocuk hastalarla beraber zaman geçirdi.Onlara moral verdi. Aradan geçen iki günün ardından Bay Albert Louisayı bir takım evraklar için yanına çağırdı. Eğitimini üslenmek için birkaç imza ve bilgi gerekliydi. Candy sabah uyanır uyanmaz güzel bir kahvaltı masası hazırladı. Loisayı ve Kurini çağırdı. Kurin sepetinden koşarak masaya oturdu. Louısa da onun yanındaki sandalyeye yerleşti.
Louisa:
-Krepler harika Candy dedi.
-Teşekkür ederim. Ama ben size katılamayacağım.
-Neden? Candy
-Geç kalıyorum da ondan bu sabah daha erken gitmeliyim. Aşı günü, kasabadaki çocuklar aşı için gelecek hazırlık yapmalıyım.
-Benim de Bay Albert ile randevum var.Acaba bir sorun mu oldu?
-Çok güzel olacak endişe etme neyse ben çıkıyorum.
-Bir şeyler atıştırsaydın Candy
-Klinikte bir şeyler yerim.
-Eldivenlerin çok hoş. Terry nin hediyesi zevkliymiş.Dur ona uygun bir de şal takmalısın Candy Geçen alış verişe gittiğimiz gün taktığın şalı boynuna sar hava serin biliyorsun.
Louisa Candy e eldivenlerinin renginde bir de şal verdi. Candy hemen boynuna sardı.Sevinçle
-Teşekkür ederim Louısa Hoşça kalın. dedi ve çıktı.
-Görüşürüz Candy dedi Louısa
Candy hızlı adımlarla ilerlerken yolda arabası ile Stear a rastladı.
-Merhaba Candy
-Merhaba Stear
-Hadi bin Candy seni işe bırakayım.
-Teşekkür ederim. Araban çok güzel Staer sanırım yeni
-Yeni sayılır Benim eski arabamdı baştan aşağı yeniledim.
-Sahi mi? Staer sanki yeni gibi boyası ve cilası harika olmuş
-Bizi eskisi gibi yarı yolda bırakmayacak.
Candy gülmeye başladı.
-Umarım Staer hahaha
Candy kliniğe vardığında Staer a teşekkür etti ve içeri girdi.
Günaydın Bay Martin dedi.
-Günaydın Candy Kahvaltı ettin mi?
-Hayır Bay Martin geç kalmak istemedim.Bu nedenle yapmadım.
-Merak etme daha bir saat var.Aşı kampanyası için ben tüm hazırlığı tamamladım. Sen sadece aşı yapacaksın.
-Bu çok güzel keşke size yaptığım krepleri de getirseydim.
-Ben köşedeki dükkandan aldım. Hadi vakit kaybetmeyelim. Ha şu arkadaşın Louısa o da gelecek mi?
-Bugün Bay Albert ile randevusu var.
-Peki Candy
Candy Bay Martinle kahvaltı yaptı ve ardından hemen üzerini değiştirdi. Hastalarla tek tek ilgilenmeye koyuldu.
***
Bayan Leagon ise sabah kahvaltı da Britany den övgü ile söz ediyordu.
-Neil, Britany ve ailesi çok asil insanlar
-Evet anne bugün buluşmayı planlıyorduk. Fakat bugün tüm hastanelerde aşı kampanyası var. Yollar kalabalık olacak .Bu nedenle yarın görüşeceğiz.
-Aşı kampanyası mı?
-Evet anne klinikler de dolu yoğun bir çalışma var.Şu hastalıklara karşı bilirsin.
-Anladım. Neil.
Neil çok mutluydu. Elisa herkesin mutlu olduğunu görünce sinirden lokmalarını daha hızlı çiğniyordu.Ne yapmalıyım diye düşündü.Ben neden mutsuzum.dedi kendi kendine sonra yüzünde sinsi bir ifade belirdi. Aklına bir fikir geldi. Masadan kalkarak;
-İzninizle çok özel bir işim var. diyerek salondan ayrıldı.
Bayan Legon şaşkındı. Arkasından seslendi ise de Elisa çoktan odasına çıkmıştı.Hızla hazırlandı.Aşağıya indi.Hemen şoförüne kendisini kostüm satan bir dükkanın önünde bırakmasını söyleyerek bindi.Araba dükkanın önüne geldiğinde Elisa içeri girdi ve saatler sonra yaşlı bir kadın kılığında çıktı.Sonra da Candy nin çalıştığı kliniğe gitti. Candy çocuklarla ilgileniyordu. Bay Martin de bir çocuğu muayne ediyordu. Tam bu sırada kalabalıktan istifade eden Elisa Candy nin çalışma odasına girdi. Masanın yanında duran sandalye üzerindeki eldiven ve şalı gördü. Gizlice çantasına koydu,odadan ayrıldı.Hastaların arasına karışarak yavaşça kapıdan süzüldü. Richard ın atölyesinin yolunu tuttu.Şoföre hızla ilerlemesini söyledi. Richard ın atölyesine vardığında arka kapısından içeri girdi. Onun en çok severek ve özenle yaptığı tablosunu,çantasında daha önceden hazırladığı bir bıçakla haince saplayarak parçaladı. Bıçağı şovalenin yanına koydu yere de eldiven ve şalı bıraktı.Hızla çıkarak oradan ayrıldı.Fakat atölyenin kapısı önünden geçerken
bir çocuk onu gördü. Elisa onu fark etmedi. Hızla arabaya bindi.Çocuk da arkasından bagaj kısmına atladı ve gizlendi. Elisa eve varmadan yol ağzında sıralı duran çalıların ve ağaçların arasında şoföre durmasını söyledi.Arabadan inerek çalılara koştu üzerindeki kostümü çıkarıp oraya bıraktı.Bunu gören çocuk şaşkınlıkla Elisa yı izliyordu. Elisa geri döndü arabaya binerek eve gitmek üzere yola devam etti.Araba eve vardığında hiç bir şey olmamış gibi içeri girdi Odasına çıktı. Bayan Leagon a da yeni bir kitap almak için çıktığını ama istediği kitabı bulamadığını söyledi.
Çocuk bir saat içerisinde gördükleri karşısında kendi kendine
-Vay canına bu yaşlı bir bayan değilmiş. Acaba neyin peşindeydi. dedi.
Kapıda duran levhada ''Leagon malikanesi'' yazıyordu.Çocuk buranın Leagonlara ait olduğunu öğrenmişti. Ayrıca yerde parlayan sarı ve pembe taşlı bir küpe gördü.
-Değerli bir şey sanırım bu küpe bu bayanın olmalı dedi. Cebine koydu kostümlerin bulunduğu yere geldi. Çalıların arasından alarak,tekrar bulunduğu yere dönmek için yol kenarında bekledi.Kısa bir bekleyişin ardından bir araba gördü.Durması için işaret etti.Araba yanaştığında
-Bayım lütfen beni cadde üzerindeki sanat atölyelerinin olduğu yerde bırakabilir misiniz?diye sordu.
-Tabi bin bakalım.
-Teşekkür ederim efendim.
-Bir şey değil.
Çocuk sanat atölyelerinin önüne vardığında arabadan inerek iki sokak arkasında olan Richard ın gizli atölyesinin kapısından içeri girdi.Tabloyu ve bıçağı fark etti.Şüpheleri doğru çıkmıştı.Kendi kendine;
-Evet bunu o genç bayan yaptı.Bay Richard a söylemeliyim.dedi.Koşarak oradan ayrıldı. Richard ise tüm hazırlıkları tamamlamıştı.
Yeni tablolarını galeriye göndermek için atölyenin yolunu tuttu.İçeri girdiğinde en sevdiği tablosunun bıçaklanmış olduğunu gördüğünde dehşete düştü. Yanında duran şalı ve eldiveni bulunca bunu Candy nin yaptığını anladı. Atölyeyi kilitleyerek arabasına bindi ve kliniğe gitti. Oysa ki Candy klinikten ayrılmış,acil de yatan hastalar için hastanelerden birine serum almaya gitmişti. Tam bu sırada Terry de Candy e akşam Louısa ile kendisini izlemek için ona tiyatro biletlerini getirmişti.Kapıda Richard la karşılaştı. Richard ın telaşlı olduğunu görünce merakla sordu.
-Richard senin burada ne işin var?Dostum çok gerginsin.Ne oldu?
-Candy o kız bir şeytan
Terry şaşırmıştı.
-Ne demek istiyorsun?
-Candy benim atölyeme girip tablomu parçaladı.
-Bu olamaz Candy asla böyle bir şey yapmaz.
-Öyle mi?Peki bu şal ve eldiveni tablomun yanında buldum.
-Ama bu Candy e hediye ettiğim eldiven
-Evet Terry atölyemi sen, ben, Candy ve Louisa dan başkası görmedi. Biliyordu. Öyle değil mi?
-Evet ama Candy bunu yapacak kadar vahşi ve kötü olamaz.
-Olmuş dostum.Hem de şeytan olacak kadar
-Hayır bunu Candy ile konuşmalıyım.
-Richard sakin ol.
-Sakin olmak mı?Nasıl olabilirim.Bir hafta kaldı.Daha çok işim var.Ne yapacağım şimdi?
Terry endişelenmişti. Candy e inanıyordu.Fakat bunu kim yapmıştı. Mektup ve şimdi de bu resim dedi kendi kendine Elisa dan şüphe ediyordu.Ama Elisa gizli atölyenin yerini nereden bilecekti. Bu düşüncelerle boğuşurken Candy kliniğe döndü ve acele ile içeri girdi. Richard onu gördüğünde öfke ile atılacaktı ki Terry onu durdurdu.
-Candy seninle acil konuşmam gerekli
-Terry senin oyunda olduğunu sanıyordum.
-Hayır. Akşam saat 9 da. Sana bu biletleri getirdim. Louisa ile seni alacağım. Fakat bir şey oldu.
-Ne oldu? Terry
-Candy biri Richard ın atölyesine girip onun en önemli tablosunu parçalamış.Açıkçası bunu senin yaptığını düşünüyor.
-Hayır bu doğru değil Ben yapmadım. Asla böyle bir şey de yapmam Richard her nedense hep beni suçluyor.
Richard atıldı.
-Öyleyse kim yaptı.Bunu sadece sen ve Louisa biliyordu. Terry ve kendimden şüphe edecek değilim ya!
-Bilmiyorum. Richard ama yemin ederim. Ben yapmadım.
-Peki bu şal ve eldiven senindi. Tablomun yanında buldum.Hatırladığım kadarıyla onu takmıştın.
-Evet ama şal başımdaydı.Onu hiç çıkarmadım.Eldivenlerde elimdeydi.
-Ama bu nasıl olur.Onları çıkarmadın ise orada nasıl olabilirler?
Terry:
-Hatırladım.Evet Richard Candy doğru söylüyor.Onu hiç çıkarmadı. Ayrıca Louisa ile alışveriş 'e gittiklerinde başındaydı.Elinde de eldivenler vardı.
Richard:
-O zaman daha sonra girmiş olabilir misin?Girdin Parçaladın ve bizden sonra eşarbı orada bıraktın.
Candy :
-Hayır bu doğru değil sizden sonra atölyeye gitmedim. Buna Louisa şahit sizden sonra tüm gün benimle idi.Ona sorun.
-Öyleyse sen yapmadıysan kim yaptı?
Terry.
-Atölyeye gidelim. Belki bir ip ucu buluruz.
Richard:
-Pekala gidelim.
Terry ve Richard apar topar arabaya binerek atölye ye gittiler.Kapıda onları gören çocuk koşarak Richard ın yanına geldi.
-Bay Astor!Bay Astor! durun lütfen
-Sen de kimsin?
Benim adım Thomas buralarda bana hafiye Thomas derler. Ayrıca sizin bir hayranınızım.
-Ne hayran mı? Sen burayı nereden biliyorsun?
-Sizi tanıyorum. Atölyenizi de gördüm.Meraklı bir çocuğum ben sizi takip ettim. Sizinle konuşmak eserlerinizi de görmek istedim.
-Yoksa içeri giren sen miydin?
-Yoo bayım yanıldınız.Ben bir hafiyeyim.
Richard, bunu duyunca gülmeye başladı.
-Demek hafiyesin. Öyleyse söyle bakalım.
Thomas gördüklerini esrarlı bir biçimde anlatıyordu.
-Bakın bayım bu sabah buraya bir kadın geldi.Yaşlı bir kadındı.
Richard:
-Yaşlı mı?
-Evet. Atölye ye girdi ve 15 dk sonrada çıktı.Onu gizlice takip ettim Arabasına bindi.Araba yol kenarındaki ağaçların arasında durdu.Çalıların arasına girdi ve üzerini değiştirdi.Kostümünü çıkarmıştı. Yani ben onu gerçekten yaşlı bir kadın sandım. Arabaya bindi. Yola çıkmadan ben de arabanın arka tarafına saklandım.Nereye gideceğimizi merak ediyordum.Bir süre sonra araba Leagon malikanesinde durdu ve kumral genç bir bayandı. Arabadan indi.Çok heyecanlıydı. Acele ediyordu.
Terry:
-Leagon malikanesi mi?
Thomas:
-Evet Bayım.Gelin size kostümleri de göstereyim. Onu takip ettikten sonra geri döndüm.Kostümleri çalıların arasından alıp çuvala koydum. İşte buyrun o kostümler
Thomas atölyenin arkasına koyduğu kostümleri çıkardı.
-Çuvalı açıp bakın isterseniz. İlginç bir bayan doğrusu
Terry ve Richard çuvalı açıp içine baktılar. Kostümler içindeydi.
Terry:
-Anlaşıldı. Elisa bu
Richard:
-Bu olamaz O bunu nasıl yapar?
Thomas.
-İşte buyrun bu küpe o bayandan düştü.
Richard, küpeyi görünce Elisa nın olduğunu anladı. Şaşkınlıktan ne yapacağını bilmiyordu.Biraz düşündükten sonra Leagonların malikanesine gitmeye karar verdi.
Terry:
-Sağ ol Thomas büyük bir iş başardın. Al bakalım sana bir peni
Richard yıkılmıştı. Kadınlara güvenilmeyeceğini bir kere daha anlamıştı. Terry de dostuna çok üzülmüştü.
Terry:
-Richard onunla konuşmalısın.
-Evet şimdi oraya gidiyorum. Kostümleri bana ver.
-Lütfen kötü bir şey yapma Richard.
-Merak etme ben ne söyleyeceğimi biliyorum.
Richard arabasına binerek Leagon malikanesinin yolunu tuttu. Elisa Richard' ı pencereden gördü, heyecanla kapıya koştu.
-Ah! Richard hoş geldin. Canım.Seni görmek ne güzel
-Merhaba Elisa ben de seni gördüğüme sevindim.
-Nasılsın?
-Çok merak ettiysen söyleyeyim. Hiç iyi değilim.
Elisa şaşırmıştı.
-Neden bana bağırıyorsun?Ne oldu?
-Sen ne olduğunu biliyorsun.
-Neyi?
-Daha ne kadar iyi kız rolü yapacaksın Elisa
-Ne demek istiyorsun?
-Bu sabah erkenden atölyeye geldin.Tablomu parçaladın.
-Sana inanmıyorum Richard bunu nasıl söylersin. Benim böyle bir şey yapabileceğime nasıl inanırsın.
Richard cebinden çıkardığı küpeyi uzattı.
-Bu küpe sana ait değil mi?
Elisa korkuya kapılmıştı.
-Şey ben..
-Kostümlerini de al bunlar senin olmalı.
-Ama ben
-Hiç bir şey söyleme Elisa sen gerçekten kötü birisin.Masken düştü.Nasıl yapabildin?
-Ben yapmadım.
-Yalan söyleme seni görmüşler. Suçu Candy e atmak istedin.Amacın onu kötü göstermekti.
-Hayır bunu o yaptı.
-Kapa çeneni Elisa hala yalan söylüyorsun. İtiraf et.
-Şey ben ne söyleyebilirim.
-Ama neden Elisa seni sevdiğim halde bu kötülüğü niçin yaptın? Senden nefret ediyorum.
-Hayır bu Candy nin suçu bizi birbirimizden ayırmak için yaptı.
Richard öfkeden çılgına dönmüştü. Şiddetle Elisa ya vurdu.
-Hala bana yalan söylüyorsun. Elisa sen çok kötü birisin. İnsanların mutluluklarını kıskanan biri
Elisa ağlamaya başladı.Dudakları titriyordu. Hizmetçi onları görmüştü. Yanına geldi.
-Ah Bayan Elisa ne oldu size?dedi.
-Richard ,senden ayrılıyorum Elisa dedi ve koşarak arabasına bindi.Oradan ayrıldı.Hizmetçi Elisa yı alarak odasına çıkardı. Yatağına yatırdı. Çok kötü görünüyor, ağlıyordu.Yaşadığı bu durum yüzünden depresyona girmişti. Tüm gün boyunca odasından çıkmadı. Richard Candy' e kendisini suçladığı için özür diledi. Sergiye katılmaktan vazgeçti.Evine gitti. Odasına kapandı. Derin düşüncelere daldı. Terry arkadaşının düştüğü duruma çok üzüldü. Candy de bu olayı akşam olduğunda Louisa ya anlattı. Louisa hiç şaşırmamıştı.
-Bak!Candy Elisa yı çok iyi tanıyorum.Bunu neden yaptığını da iyi biliyorum.
-Neden acaba Louisa neden?Ben ona ne yaptım?
-Anlamıyorsun Candy Elisa evin tek kızı. Tek bir kız olmak şımarık olmaktır. İlgiyi kendi üzerine çekmediği zaman kıskançlık yapıyor.Çünkü sen ilgi odağısın.
-Ben ona bir şey yapmadım ki!
-Evet yapmadın ama mutlusun Candy insanlar kendileri mutlu olamadığında başkalarının mutluluğunu kıskanır.
-Sanırım haklısın şimdi anlayabiliyorum.
-Elisa ile yaptığım arkadaşlık boyunca onu iyi tanıdım. Annesi onu şımarttı. Bir Lady olabilmesi için ona yüklendi. Bayan Leagon ın katı kuralları vardır. Bir çok kez ona sert ve kuralcı davrandığını gördüm.İşin derinliklerinde sevgisizlik yatıyor. Candy Elisa yı kimse sevmiyor. Richard onu seviyordu ama kıskançlığı yüzünden onu da kaybetti.
Candy birden onunla geçirdiği zamanları hatırladı. Annesinin onu yetiştirdiği tarzı ve bayan Ponny nin kendisine olan yetiştirme tarzı farklıydı. Anthony de annesinin sevgisi ile büyümüştü. Terry anne sevgisinden uzak kalmıştı. Her şey de sevgi yoksunluğu vardı. Elisa Anthony i seviyordu. Ama o Elisa yı sevmiyordu. Terry de onu sevmemişti. Richard da şimdi ondan nefret ediyor. Candy bu düşünceler arasında heyecanla;
-Louisa ben Elisa ile konuşmak istiyorum.dedi.
-Neden?
-Bunlara sebep benim ondan
-Hayır Candy bu doğru değil,bunu yapma eğer yaparsan daha kötü olacak. Bırak bunu kendisi halletsin.
-Ama..
-Hayır Candy beni dinle buna sebep annesi onu bu hale getiren o Yıllar boyunca lady olma kuralları yüzünden kaç genç kız aynı acıları yaşadı biliyor musun? Candy zengin bir çok ailenin kızı olmadığın için şanslısın.
-Sanırım haklısın Louisa Annie de bu durumdan şikayetçi oldu. İlk başlarda güzeldi ama sonra...
-İşte şimdi beni anladın Candy. Bu Leagonların sorunu bırak onlar halletsin.
Candy Louisa nın söylediklerini kısa bir an düşündü.
-Pekala Louisa senin söylediğin gibi olsun dedi.
-Şimdi yemeğimizi yiyelim. Harika bir çorba ve soslu makarna yaptım.
-Sahi mi? Makarnaya bayılırım. Salata da benden..
-Öyleyse mutfağa Candy .
-Peki ha ha ha
ELİSA GÜNAH ÇIKARIYOR
Candy ,Louisa ile yemekte iken Elisa ise yaşadığı olay yüzünden büyük üzüntü duyuyordu. Yemek yemedi.Kimse ile konuşmadı. Annesi onunla konuşmak istedi. Ama odasına kimseyi almadı.Aradan geçen bir günün ardından Neil da Elisa ile konuşmak istese de Elisa istemiyordu. Günlerdir yemek yemiyor,uyuyamıyordu.Giderek ciddi anlamda depresyona girmeye başlamıştı.Annesi ve babası durumu anlamış,hastaneye götürmüşlerdi.Bayan Leagon,Bayan Elroy a haber verdi.Aynı zaman da Archie ve Annie de haberi almışlardı. Stear ve Bay Albert da hastaneye gelerek Elisa yı görmek istediler.Fakat Elisa kimse ile görüşmek istemedi.Bu durum karşısında bayan Leagon Richard ı ziyeret etmeye karar verdi. Fakat Richard görüşmeleri reddetti. Bayan Leagon çaresizce hastaneye döndü.Doktorlarla görüştü. Annie Archie ve Staer ,Candy e olan biteni anlattıklarında Candy durumu anlamıştı. Elisa yı ziyaret etmeye karar verdi. Louisa onu durdurmaya çalışsa da Candy onu dinlemedi.
Archie:
-Elisa yı hiç böyle görmemiştim.
Annie:
-Ben de öyle sanırım büyük bir duygusal travma geçiriyor.
Candy :
-Onu ziyaret etmeliyim.
Louisa :
-Hayır Candy senden nefret ediyor. Yanına gidersen daha kötü davranabilir. Hırçınlaşabilir.
Candy:
-Öylece bu duruma sessiz kalamam benden nefret etse de ona yardım etmeliyim.Bu benim görevimin bir parçası ben hemşireyim. Hastalara duygusal olarak da dokunmak zorundayım.
-Hastalara bakmak görevin Elisa ya değil.
-Bunu nasıl söylersin.Ona öfkeli olduğun için böyle söylüyorsun.
-Hayır Candy sana daha önce de söyledim. onu iyi tanıyorum.
-Bana kalırsa çok fazla değil. Gidip onunla konuşacağım.
-Pekala Candy şans seninle olsun.
Candy üzerini değiştirdi. Elisa 'yı ziyaret etmek üzere yola çıktı. Yoldan geçerken bir buket çiçekte almayı ihmal etmedi.Hastaneye vardığında bayan Leagon onu görür görmez öfke ile karşıladı.
-Senin burada ne işin var Candy Her şeye sen sebep oldun. Defol git buradan seni görmek bile istemiyorum.
-Lütfen bayan Leagon onunla konuşmama izin verin.
-Asla! Hemşire! Hemşire!
-Buyurun efendim bir sorun mu? var.
-Derhal bu kızı buradan çıkarın.
-Ama bayan Leagon lütfen bu çok önemli..
-Hayır! git buradan Candy ve asla geleyim deme!
Candy apar topar hemşireler tarafından odadan çıkarıldı. Elisa ise derin bir uyku halindeydi.Kabuslar görüyordu.Kabuslarında şeytanların onu rahat bırakmadığını,bugüne kadar yaptığı kötülükler yüzünden onu rahatsız ettiklerini görüyordu.Günlerdir bu böyle devam etti. Elisa bir sabah büyük bir çığlıkla uyandı.Annesi çığlığını duyar duymaz yanına koştu.
-Elisa iyi misin? Elisa lütfen bana bak. Buradayım.
-Anne beni yalnız bırakma çok korkuyorum.
-Buradayım Elisa sakin ol.Hepsi geçecek.
-Anne su istiyorum.
-Tamam Elisa
Bayan Leagon komidin üzerinde duran sürahiden bir bardak su alıp, Elisa ya verdi. Elisa ter içindeydi. Hemen hemşireleri çağırdı. Onlardan Elisa nın üzerini değiştirmelerini istedi.Hemşireler Elisa nın üzerini değiştirip yemek yedirmeye çalıştılar sadece sıvı gıda alabilen Elisa aldığı ilaçların ardından tekrar uykuya daldı. Geçen on dakikadan sonra durumu ağırlaşıyordu. Candy haberi alır almaz. ona Richard ın yardım edebileceğini düşündü ama Richard onu görmemekte gururlu davranıyordu. Candy çaresiz her şeye kayıtsız kaldı. Elisa tekrar kötü kabuslar görmeye başladı.Sürekli bağırıyor,terliyor ve inliyordu.Bayan Leagon kiliseden acil olarak bir rahip getirdi.Bayan Leagon ve rahip Elisa için dua etmeye başladılar.
Rahip :
-Evet Bayan Leagon şimdi onun için dua edelim. Söylediklerimi tekrar edin lütfen
Bayan Leagon:
-Peki efendim.
Rahip ve Bayan Laegon Elisa için dua etmeye başladılar. Bu sırada Elisa kötü kabuslar görmeye devam ediyor, yaptığı kötülüklerin cezasını çekiyordu. Bırakın beni bir daha asla yapmayacağım diye bağırıyor, terliyor ve titriyordu. Rahip durumu anlamıştı.
Rahip:
-Neden olduğunu anladım.Bu kız tanrı tarafından cezalandırılıyor. Kötü şeyler yapmış olmalı Bayan Leagon
-Bu olamaz benim kızım öyle şeyler yapmaz.
-Lütfen saygılı ve sessiz olun.Dua etmeye devam edin. Yada beni onunla yalnız bırakın.
Bayan Leagon endişeliydi.Rahibi yalnız bırakıp doktorlarla görüştü.Doktorlar sadece beklemekten yanaydı. Archie Stear ve Annie yaşananları öğrendiklerinde Candy e anlattılar. Candy Bayan Ponny nin dua ederken ona söylediklerini hatırladı.Tekrar Elisa yı ziyaret etmeye karar verdi. Ne olursa olsun onu görmeliydi.Gizlice hastaneye odasına girdi.Hemşire ve bayan Leagon odada yoktu. Dışarıda bekliyorlardı. Candy Elisa nın vücudunu muayine etti. Saçlarını okşadı ve yüzündeki teri sildi. Boynun da taşıdığı Bayan Ponny nin verdiği meryem ana kolyesini yastığının yanına bıraktı.Tanrıdan onu affetmesi için dua etti.Sessizce odadan ayrıldı.Ertesi sabah Elisa gözlerini araladı. Pencereden süzülen güneş ışıkları yüzünde dans ediyordu.Hemşire odaya girdi.Doktoru çağırdı.
-O uyandı efendim.dedi.
Bayan Leagon bunu duyduğunda hemen odaya girdi.
-Elisa iyi misin? Yanındayım canım dedi.
Doktor içeri girdiğinde Elisa nın sağlığının iyi olduğunu söyledi.Hemşirelere;
-Artık iyi durumu atlattı.Şimdi yemeğini getirebilirsiniz.dedi.
Bayan Leagon :
-Nasılsın Elisa iyi misin?diye sordu
Elisa annesine baktı ve sessizce;
-Candy i görmek istiyorum anne dedi. Bayan Leagon şaşkınlıkla
-Bu olamaz hayır bunlara o sebep oldu. Elisa
-Lütfen anne!
Rahip ve doktor Elisa nın yanına geldi ve isteğinin yerine getirilmesini istediler.Bayan Leagon kızının tekrar hastalanmaması için kabul etti. Candy haberi alır almaz hemen hastaneye geldi. Elisa nın yanına vardığında ona baktı.
-Merhaba Elisa nasılsın? Beni görmek istediğini söylediler.dedi.
Elisa yatağında doğruldu.Annesine sadece Candy ile kalmak istediğini söyledi. Archie Staer Annie ve Bay Albert da hastaneye gelmişlerdi ve onlarda Elisa nın Candy i görmek istemesine çok şaşırdılar. Hatta endişe ettiler. Elisa Candy e tebessüm etti.
-Lütfen yanımda otur Candy
-Pekala Elisa
Elisa kısa bir an düşündükten sonra;
-Ben çok kötü biriyim Candy sana çok kötü şeyler yaptım.
Candy şaşkınlıkla ;
-Elisa ama..
-Lütfen dinle Candy biliyorum ve kötü olmamın bedelini ödüyorum.
-İyi olacaksın Elisa ben onları unuttum bile..
Elisa:
-Hayır Candy bana dürüst ol lütfen yıllardır kendimi tanıyamamışım.Hep bir lady olma üstün olma arzusu yüzünden mutluluğun ne olduğunu anlayamamışım.Sen neşeli en ufak şeyden bile mutlu olabilen birisin.Ben bunun ne olduğunu anlayamadım. Anthony Terry Richard seni sevdiler.
-Elisa Richard bana aşık değil o seni seviyor.Sen bunu yanlış anlıyorsun.
-Candy eğer Terry olmasaydı,Richard sana ilgi duyabilirdi.Kimse beni sevmiyor,çünkü ben kötü biriyim.İçimdeki şeytan beni ele geçirdi.Bunun nedeni sevgisizlik bunu anlayabiliyorum.Tanrı beni cezalandırdı. Candy Artık değişmeye karar verdim.Bundan sonra dost olalım.
Candy Elisa nın dost olmak istemesine çok şaşırdı.Ne diyeceğini bilemiyordu. Bir şans vermek istedi.
-Dost mu? Sahi mi?Beni kandırmıyorsun değil mi? Elisa
-Hayır Candy
-Elbette Elisa artık dostuz.
Elisa gülümseyerek;
-Teşekkür ederim Candy Lütfen beni ziyarete gel.
-Tabi Elisa
Elisa nın bu ani değişimi Candy ve diğerlerini büyük bir şaşkınlığa uğrattı. Archie ve Louisa bu duruma şüpheyle bakıyordu. Annie ve Staer da gerçekçi olmadığını ,ama bir yandan da yaşadıklarından dolayı dersini aldığını düşünüyorlardı. Elisa gerçekten değişmiş miydi? Yoksa geçici bir durum muydu? Bilemiyorlardı. Fakat Elisa gerçekten değişmişti.Aradan geçen günler ve Candy nin sık ziyaretlerinden sonra Elisa bambaşka biri olmuştu.Sağlığına kavuşmuş,yenilenmiş,mutlu görünüyordu. Candy i evine bile davet etmiş, yaşadıklarını paylaşıyordu. Candy ise ona hala güvenmiyor,şaşkınlıkla bakıyor,iyi davranmaya özen gösteriyordu.Bayan Leagon bu duruma şaşırmıştı ama Candy den de hoşlanmıyordu.Eve gelmesinden rahatsızlık duyuyordu. Archie ve diğerleri de Elisa nın Tanrı tarafından cezalandırıldığını anlamışlardı Elisa nın anlattıklarından bunu çıkarıyorlardı. Richard ise Elisa nın iyi olduğunu öğrendiğinde bu duruma sevinmişti.Ama hala güvenemiyor,affetmekte kararsız kalıyordu. Candy ısrarla Richard ı ziyaret ederek ondan Elisa yı affetmesini rica etti.Artık tamamen değiştiğini söyledi. Richard biraz düşündükten sonra Candy nin ısrarı üzerine Elisa yı ziyaret etti. Elisa bu ziyarete çok sevindi. Candy e de teşekkür etti. Elisa ile bir süre sohbet eden Richard ondaki değişikliği görünce ilişkisine devam edeceği konusunda bir karar verdi. Candy bunu kutlamak için bir parti düzenlemek istedi. Elisa çok mutlu oldu. Annesi de onun bu mutluluğuna ilk defa şahit oluyordu.
CANDY NİN SINAVI 
Candy sınavları yaklaştıkça geriliyordu. Elisa nın parti kutlamasını 1 hafta ertelemişlerdi. Patty Candy nin yoğun çalışma temposu yüzünden onu aralıksız çalıştırıyordu.
-Ah Patty seninle bir türlü bir araya gelemedik. Sana gelip ders çalışıp güya hazır olacaktım.
-Merak etme! Candy ben seni hazırlayacağım. Zaten ben çok çalıştım. Sana da anlatırken tekrar etmiş olacağım. Louısa da bizimle oda öğrenmiş olacak.
-Annie ne durumda
-O hazır Candy evde tekrar yapıyor.Hem bu ilk sınav diğer sınav iki hafta sonra merak etme başaracaksın Candy
-Umarım Patty
Candy Patty ile birlikte gece gündüz çalıştı, bu arada Bay Martin de hastalarla Louisa ile birlikte ilgileniyordu. Louisa akşamları onlara katılıyor, gündüzleri de Bay Martinle çalışıyordu.Sınav günü geldiğinde Candy dua etti ve sınav sorularını rahatlıkla cevapladı. Patty ve Annie de sınavdan sonra soruların kolay olduğunu iyi sonuçlar alabileceklerini söylediler. Candy soruları rahatlıkla cevaplamasına rağmen yine de tedirgindi.
Patty:
-Neyin var? Candy
-Umarım hepsi doğrudur.Kolay sorulardı ama yine de tedirginim. Patty
-Yapma Candy bitti işte bütün bir hafta çalıştık.Haftaya sonucu öğreniriz.Hem diğer sınav var.ona çalışacağız.
Annie:
-Elisa için bir parti hazırlığı yapacağız.
-Evet belki bu bizi rahatlatır.
Patty:
-Merak etmeyin bu sefer ki sınav daha kolay olacak.
Candy:
-Umarım.
ADLEY MALİKANESİNDE GİZLİ BİR ODA
Staer odasında yatağına uzanmış bir türlü uyuyamıyordu. Yatağından kalktı ve pencereye yöneldi. Gökyüzünde ay ve yıldızlar parlıyordu. Patty i düşünüyordu. Birden bir kapı açıldı. Merdivenlerden yukarı çıkan ayak sesleri
duyuldu. Staer seslere kulak verdi.Yavaşça ayak uçlarına basarak kapıya yöneldi.Kulağını kapıya dayadı ve sessizce sesleri takip etti.Sesler bittiği anda kapıyı açmak üzereydi ki,bir kapı kilidi sesi duyuldu.Kapı yavaşça açılıp kapandığı anda Staer kendi odasının kapısını açtı ve kapısının aralığından kim olduğuna baktı.Kimsecikler yoktu.Tekrar kapıyı kapattı.Bir süre düşündükten sonra saatine baktı.Saat gecenin yarısını çoktan geçmişti.Tekrar kapıyı açtı ve koridora çıktı.Sessizce merdivenlerden çıkarak sesin geldiği yöne doğru ilerlemeye başladı. Merdivenin yukarısına baktığında en üst kattan bir ışık süzmesinin merdiven boşluğunu aydınlattığını gördü.Işığı takip etti ve koridorun sonuna vardığında bir odanın olduğunu fark etti. Çok güçlü bir ışık yanıyor ve kapı altından süzülüyordu. Staer bu odanın varlığını yeni fark ediyordu.Parmak uçlarında ilerlemeye devam etti. Odaya yaklaştı. Kapı hafif aralıktı. Aralıktan içeri baktı. Bayan Elroy u gördü.Çok şaşırdı. Bayan Elroy kendi kendine konuşuyor,ağlıyordu. Staer şaşkın bir halde kalakaldı.Nefesini tuttu ve izlemeye devam etti. Kendince düşüncelere daldı.
-Elroy hala neden burada ve niçin ağlıyor.? O duygusuz bir kadındı.dedi Bayan Elroy elinde kalın ve büyük bordo renkte kitaba benzeyen bir şey vardı. Sayfaları çeviriyor,neden diyor ve ağlamaya devam ediyordu. Staer ne olduğunu anlamaya çalışsa da çözemiyordu. Bir süre izledikten sonra bayan Elroy ayağa kalktı elindeki bordo renkli kitaba benzeyen şeyi kasaya koydu. Staer bunu görünce merakla baktı. O da ne dedi? kendi kendine bir kasa burada ne işi var?Halam bir şey saklıyor olmalı dedi.Bayan Elroy kasayı kapatıp,tam kapıya yöneliyordu ki Staer yavaşça oradan ayrıldı ve hızla odasına koştu.Aradan geçen kısa bir zamanın ardından Bayan Elroy odayı kilitleyerek kendi odasına girdi. Staer korkuya kapılmıştı.Odada ne vardı?Bunu Archie ile paylaşmalıyım.dedi. Yatağına yattı ve uyumaya çalıştı. Sabah uyandığında, kahvaltıdan sonra Archie yi ziyaret etti. Archie onu karşıladığında yüzündeki ifadeyi gördü ve merakla sordu.Olanları anlatmaya başlayan Staer bir yandan anlatıyor.Bir yandan kahvesini içiyordu.
Staer:
-Halamı gördüğümde ağlıyordu.Üstelik elinde kitaba benzeyen bir şey vardı.Tam olarak göremedim. Bu yüzden ne olduğunu anlayamadım.
-A yapma Stear halamı hiç ağlarken görmedim. O duygusuz biridir.Kardeşim inan bana..
-Hayır Archie o ağlıyordu.Bana kalırsa sakladığı bir şey var.Bir sır. Üstelik o odayı ilk defa görüyorum.Üst katta böyle bir odanın varlığını bile bilmiyordum.Yeni öğrendim.
Archie hafızasını taradıktan sonra aklına bir şey gelmiş olduğunu belirten bir ifade ile cevap verdi.
-Hatırlıyor musun? Halam küçük yaşlardan beri yukarı çıkmamamızı söylerdi.
-Evet Archie hatırlıyorum.
-İşte bir gün halam evde yokken o odaya girip bakacağız.
-Ama anahtar onda nasıl alacağız?
-Orası kolay odasını araştırırız.
-Anahtarı aldığımızı anlarsa,hem anahtar nerede saklı bilmiyoruz.
-O zaman o yokken bir anahtarcı çağırıp,kilide uygun olanını yaptıracağız.
-İşte bu olabilir.önce halamı evden nasıl göndereceğiz bir onu düşünelim.
-Aklıma bir şey geliyor ama o kişi bunu yapar mı?
-Kim?
-Elisa
-Elisa mı?Bunun Elisa ile ne ilgisi var?
-Bak Staer halam Leagonlara ziyarete giderse bayan Leagon ve Elisa onu davet ederlerse bizi de o sırada bu işi hallederiz.
-Ama bunu Elisa ya nasıl söyleyeceğiz. Ona güvenebilir miyiz?
-Ben onunla konuşurum.
-Pekala bir dene bakalım kardeşim.
Staer ve Archie bu konuşmanın ardından Elisa yı ziyarete gittiler. Elisa onları sevinçle karşıladı. Bir o kadar da şaşkındı.Neden ziyarete geldiklerini merak ediyordu.
-Ah Hoş geldiniz kuzenler sizi hangi rüzgar attı.Söyleyin bakalım.
Archie:
-Elisa sana söyleyeceklerimiz var bizimle gel.
Elisa Archie ve Starın yüzündeki ifadeden endişelenmişti. Merakla onlara bakıyordu.
-Çocuklar neler oluyor? Neyiniz var?
Archie ve Staer Bay Leagonnın çalışma odasına girdiler. Elisa yı içeri çektiler ve sessizce anlattılar. Elisa duydukları karşısında şaşkındı.
-Elroy hala gerçekten ağlıyor muydu? Staer dedi.
-Evet Elisa o odada bir şey var.Bunun ne olduğunu çözmeliyiz.
-Haklısınız ben de merak ettim. Fakat size nasıl yardımcı olabilirim.
Archie:
-İşte biz de senden yardım istedik. Sen halamı ziyaret etmesini rica edeceksin.Biz de o sırada odayı arayacağız.
-Hımm güzel bir fikir.Fakat bir bahanem yokki ne için davet edeceğim.
-Beş çayına ne dersin.Hem bayan Leagon da katılır.
-Ah evet bu olabilir.Ama Annie de gelmeli Onu lafa tutmak kolay olur.
-İşte bu süper bir fikir.
Elisa:
-Pekala diyelim ki geldi.Siz o sırada bu işi tamamlayabilecek misiniz? Ya bir sorun olursa..
-O haklı anahtarcı hemen ölçüyü alabilecek mi?
Elisa güldü.
-Ah çocuklar siz çok safsınız.Yapmanız gereken anahtarcı 'dan ona uygun bir anahtar alabilmek. Ellerinde kapıları açabilecek yüzlerce anahtar olacaktır. Anahtarcıya şöyle diyeceğiz. Üst kattaki odanın anahtarlarını kaybettik. Acil açmamız gerekiyor.Bize yardımcı olun diyeceğiz. Sonra o uyurken sessizce gireceksiniz.
Staer:
-Sen de o gece benimle kalırsın. Kardeşim beni özlemiş bahanesi ile..
Elisa:
-Yemekte Elroy halaya uyku hapı içireceksiniz. Derin bir uykuda anlamayacak. O uyuduktan sonra oadaya girceksiniz.
Stae:
-Sen gözcülük edersin Archie
-Anlaştık.
Elisa:
-Ben şimdi kendisine bir çay daveti göndereyim. Anneme de söylemem gerekli.
Stear.
Ben de anahtarcı ile konuşayım.
Elisa:
-Yarın saat 4 de davet edeceğim.Bayan Elroy un gelmesi 5 i bulur.En fazla 3 saat kalır. Siz de bu sırada anahtarcıyı çağırın bakalım açabilecek mi?
Staer:
-En geç 8.5 da gelir.Eve gelmeden bir anahtar bulursunuz. yada ellerinde yoksa yapılmasını beklersiniz.
Archie:
Teşekkürler Elisa
-Bir şey değil çocuklar dikkatli olun.
Archie.
-Görüşmek üzere..
Archie ve Staer konuşmalarının ardından şirkete döndüler. Archie Elisa ya güvenmek konusunda biraz şüpheciydi.Staer ise kardeşine hak vermiyor değildi.Bir aksilik çıkmasından endişe ediyordu. Elisa akşam yemekte annesine;
-Yarın Bayan Elroy un bize gelmesini istiyorum dedi.Annesi şaşkınlıkla cevap verdi.
-Neden Elisa Bir sorun mu? var
-Hayır anne biraz değişiklik olur. Annie de gelmeli.Güzel bir 5 çayına ne dersin? Elroy halay a yeni keşfettiğim pastamdan yapmak istiyorum.Ayrıca Richard ı da davet etmek istiyorum. Elroy hala ile de tanışmış olur.
-Peki Elisa bu güzel bir düşünce aferin sana bir haber gönderelim.
-Ben o işi sabah yaptım anne Richard ve Elroy halaya şoför arcılığı ile birer haber gönderdim.geleceklerini söylediler.
-Hımm neden bunu yaptığını daha önce haber vermedin?
-Ah anne bunu kabul edersin diye düşündüm.
-Elisa bundan sonra karar alırken bana da sormayı ihmal etme.
-Özür dilerim anne seni kızdırmak istemedim.Çok ani oldu.
-Tamam Elisa bunu sonra konuşuruz.Hazırlık için hizmetçileri bilgilendirmeliyim.
-Ben onlara haber veririm anne zaten pastamı yapmaya başlayabilirim.
-Ben de biraz dinlenmeye çıkıyorum.
-İyi uykular anne
Elisa Richard ve bayan Elroy un geleceğine dair haber alır almaz Archie ve Stear a haber verdi. Archie ve Staer çok sevinmiş ve heyecanlanmışlardı. Akşam yemek de bayan Elroy bayan Leagon ın davetine gidebileceğini öğrendiğin de birbirlerine bakıp gülümsediler.
Bayan Elroy bunu farkettiğin de merakla sordu.
-Siz neden birbirinize sırıtıyorsunuz bakıyım.
Archie:
-Şey halacım Stear la yarın gölde balık tutmaya gidecektik. Bunun sevinci ile gülüyorduk. Yarın hava çok güzel olacakmış.
-Sakın geç kalmayın çocuklar akşam sizi evde görmek istiyorum.Archie:
-Siz merak etmeyin Elroy hala
-Peki çocuklar ben kütüphanedeyim.
Staer:
-Bizde çalışma odasında olacağız.
-Kolay gelsin çocuklar
-Teşekkürler Elroy hala..
SIR PERDESİ ARALANIYOR
Sabah olduğunda Archie ve Stear bayan Elroy un evden gitmesinin ardından hemen anahtarcının yolunu tuttular.Bay Alberttan da işe gelemiyecekleri için de izin aldılar.Bay Albert a okul ile ilgili işleri olduklarını söylediler. Bayan Leagon ve Elisa tüm hazırlıkları tamamlamışlardı. Annie de kimseye bir şey söylemeden Archie nin söylediklerinden yola çıkarak Elisa ile ne yapacaklarını konuştular. Archie ve Staer anahtarcıya vardıklarında anahtarcıya ne yapacağı konusunda bilgi verdiler.Aradan geçen bir saatin ardından Archie,Stear ve anahtarcı malikaneye vardı ve odaya çıktı.Kilide göre bir anahtar uydurmayı başardı. Archie ve Stear çok sevindiler.Ödeme yapıp anahtarcıyı gönderdiler. Archie ve Stear saate baktıklarında daha çok erken olduğunu düşündüler.Bayan Elroy un gelmesine daha çok vakit vardı.Bu yüzden geceyi beklemek yerine hemen odaya bakmaya karar verdiler. Archie odayı aydınlatmak için kapı kenarında,duvarda duran düğmeye bastı. O da aydınlanır aydınlanmaz,özenle dizilmiş bir takım tozlu eski eşyalar gördüler.Bir kadına ait olduğu süslü olmasından belli oluyordu.
Archie:
-Burası nedir? böyle kime ait?
-Bilmiyorum Archie
-Burada bir kasa var.
-Evet bu o kasa halamın içini açtığı ve o kitaba benzer şeyin olduğu kasa
-İyi ama nasıl açacağız?
-Stear cebinden bir anahtar seti çıkardı.
-İşte bununla
-Onu nereden buldun?
-Ahatarcıdan aldım.Tabi ödünç
-Yani çaldın Stear
-İnan bana kötü bir niyetim yoktu. Halamın evde olmaması büyük bir şans geceyi bekleyip ona yakalanma riskini göze alamam.
Sanırım haklısın. Ama bu anahtarlar başımıza dert olacak.
-Merak etme anahtarcıya düşürdüğünü söyler veririz.
-Bu iyi bir fikir.Pekala ne duruyoruz. Aç bakalım.Bu sır neymiş görelim.
Stear kasayı açtı. İçinde büyük bir albüm gördü.Bu bayan Elroy un baktığı albümdü.Heyecanla;
-İşte Staer bu o dedi.Hemen içinden çıkarıp kapağını açtı ve sayfaları çevirdi. Stear açar açmaz daha önce aile albümünün içinde yer almayan aileden kişiler gördü.Çok şaşırdı.Sırayla sayfaları özenle çevirdi.Yüzü tanıdık birine benzeyen yirmili yaşlarda bir kadın yüzü gördüler.Son derece güzel ve alımlı olan sarı saçlı,mavi gözlü, zarif ve naif bir bedene sahip,bir bayan fotoğrafı vardı. Archie şaşkınlıkla ve hayranlıkla;
-Çok güzel bir kadın bunu daha önceki albümlerde görmedim.Hani şu halamın bize ezberlettiği albüm aile üyeleri bulunan
-Evet kardeşim altta bir isim var ama tozlu olduğundan tam seçemiyorum.
Ben bakabilir miyim?Belki seçebilirim.
-A tabi Archie gözlerim eskisi gibi görmüyor.
-Staer seni kırmak için söylemedim.
-Yoo kırılmadım.
-Pekala öyleyse bir bakalım
Archie resmin altındaki yazıya doğru eğildi.İsmi okudu.
-''Dolares Adley'' yazıyor dedi.
-Bu ismi hiç duymadım Archie
-Evet ben de öyle
-Ama benim merak ettiğim halamın neden ağladığı bu genç bayanı tanıyor olmalı.
-Evet tanıyor,bu isim senin de söylediğin gibi şu bize gösterdiği albüm herkesin ismini bilmek zorunda olduğumuz.
-İşte şimdi oldu deminden beri söylüyoruz.
-Neyi?
-Bu genç bayan aileden biri görünen o ki halamın bizden sakladığı ve bizim de bilmememizi istediği bir sır var.
Bunu öğrenmenin tek yolu bu ismi araştırmak nasıl yapacağımızı da biliyorum.
-Anlamadım nasıl olacak.
-Şirkete gidip aile ile ilgili dosyalara bakıp,bu isim de biri var mı diye bakacağız.
-Güzel kardeşim ama ben nerede olduğunu bilmiyorum.
-Ben biliyorum. Alt katta adleylere ait bir oda var tüm gizli bilgiler burada Albert eğitim konusunda bilgi verirken bana söz etmişti. Yarın Albert toplantı da iken biz de bu odaya girip araştıracağız.
-Tamam hadi halam gelmeden çıkalım.
-Daha gelmesine 1 saat var.
-Biz işimizi hallettik.Yapacak başka şey yok.
-Pekala.
Archie ve Staer odadan çıkıp kapıyı kilitlediler. Herşeyi yerli yerinde bırakmışlardı.Sanki hiç dokunulmamış gibi.Archie evine dönmek istedi. Staerla kalmaktan vazgeçti. Annie yi yanlız bırakmak istemedi.Bayan Elroy eve döndüğünde çok mutlu görünüyordu. Keyifli vakit geçirdiği her halinden belliydi. Archie nin gittiğini bile fark etmemişti. Staer hatırlatma yaptığında cevap bile vermemişti.Yemeği Leagonlarda yemişti. Staer da bunu duyunca bayan Elroy un kuralları ihlal ettiğini fark etti.Ona göre herkes saatin de masada olmalıydı. Bu kuralı unutmuş görünüyordu. Staer hiç bozuntuya vermeden yemeğini yedi ve odasına çekildi. Aklında Dolares adındaki o genç bayan vardı.Bayan Elroy un ise Annie ve Elisa nın güzel zarif ve terbiyeli genç bayanlar olması ile ilgili güzel düşüncelere dalmıştı. Adley ailesi asaletini devam ettirecekti.
ELİSA İÇİN BİR PARTİ
Candy tüm sınavlarını başarı ile tamamladı.Tüm yüklerimden kurtuldum dedi. Annie ve Patty sonuçları öğrendi ve mutluluktan çığlık atıyorlardı.Artık bitti. diye haykırıyorlardı. Archie ve Staer da derslerinin bir kısmını başarmışlardı. Geri kalanlar için tatilde çalışmak zorundaydılar. Sadece 2 hafta daha uzatılmıştı. Candy Annie Patty Elisa ile buluştular. Parti için hazırlık yaptılar.Güzel bir liste hazırladılar. Louısa da öğrendiği tarifleri hazırlamaya koyuldu. Çörekler,pastalar,birbirinden lezzetli yemekler,balonlar ,süsler hazırladılar.Parti Leagonların arka bahçesinde yapılmasına karar verdiler Masalar sandalyeler çiçeklerle süslendi. Neil kız arkadaşı Britany e de haber verdi.Oda çeşitli kanepeler hazırladı.Baharın gelmesi ile her yeri taze çiçek kokusu sarmıştı.Bahçe süslerle ve çiçeklerle cennet gibi olmuştu. Elisa bu parti hazırlığı içindeyken aklına bir piknik yapma düşüncesi geldi.
-Kızlar hazır bahar gelmişken neden bir piknik yapamayalım.
Candy:
-Harika Elisa resimlerimizi de getirir yaparız.
Elisa:
-Resim mi?Ah evet Candy ben ve Richard ne güzel..
-Elisa nın bu sözüne herkes güldü.
Annie:
-Öyleyse resim malzemelerimizi getirip pikniğin tadını çıkaralım.
Patty:
-Ben bir yer biliyorum.Tam bir cennet hatta bir göl kenarı.
Candy:
-Neresi? Patty
-Aslında tam bir göl denemez orasına ''Kuğu Gölü'' diyorlar. Çok zengin bir iş adamı araziyi satın alıp dev bir göle çevirmiş.İçinde kuğular var Çok güzel ve zarifler.Ben birkaç defa gittim. Büyük annemle birlikte sizleri de götürbilirim.
Elisa:
-Harika Patty Beylere de haber verelim Onlar da bize eşil ederler.
Annie :
-Evet bunu için bir gün ayarlayalım.
Annie Patty Candy ve diğerleri tüm hazırlıkları tamamlamışlardı. Parti akşamı herkes doyasıya eğlenmişti.Elisa nın bu kadar mutlu olduğunu daha önce kimse görmemişti.Annesi Bayan Leagon da fark etmiş Elisa yı bu güne kadar fazla sıktığını anlamıştı. Archie Staer la kaldı. Annie de çok yorgundu. Elisa partiden sonra arkadaşlarını bırakmayıp üst katta bir misafir odası ayarladı. Britany bay Albert Patty ve büyük annesi evlerine dönmüşlerdi. Candy Annie ve Staer Archie de Leagonlarda geceyi geçirmişlerdi.Bayan Elroy da Bayan Legon nın yanındaki misafir odasında kaldı.Archie Staer la yapacakları işi konuşuyorlardı.
Archie:
-Albert ın yarın 2 saatlik bir toplantısı var.Tam sırası bu sırada bizde Dolares hakkında bilgi ediniriz.
-Evet Archie hemen planımızı yapalım.
Archie ve Staer planın kusursuz işlemesi için hazırlık yaptılar.Ertesi sabah olduğun da Elisa ya kahvaltıya kalmayacaklarını Albertla toplantıya katılacaklarını söyleyerek evden ayrıldılar.Şirkete vardıklarında Abert ın toplantıya girmesinin ardından alt kata indiler. Staer kapıyı gözlüyordu.Archie dosyaların bulunduğu özel dolabın kilidini anahtarcı dan aldığı anahtarlarla açtı. Staer dosyayı bulmuştu.İçini okumaya başladığında bir an sessizleşti ve dehşete düştü. Archie merakla sordu.
-Ne oldu Staer?
-Oku Archie
Archie okumaya başladığında
-Aman Tanrım bu Dolares Adley bizim teyzemiz mi?
-Evet bu Albert ın diğer kız kardeşi Anthony nin annesinin ikiz kız kardeşi.
-Bizden bunu neden sakladılar.
-Bilmiyorum Archie ilgin bir durum aileden reddedilmiş.
Archie nin gözü pembe renkli mektuplara takıldı.
-Bunlar nedir?
-Bilmiyorum. Açalım bakalım belki bir ip ucu buluruz.
Mektubu açtıklarında acı bir aşk hikayesi ile karşılaştılar. Dolares in Fransız bir adamla ilişkisi olduğu ondan bir çocuk dünyaya getirdiği için aileden dışlandığı yazılıydı. Staer ve Archie okudukları anda birbirlerine bakarak aynı anda
-Çocuk mu? dediler.
Staer:
-Bir varis daha var.
-Evet ama kim?Okumaya devam et.
Mektup da Dolares in çocuğunun elinden alındığı bir başkasına verildiği de yazıyordu. İçinde bebeğin fotoğrafı bile vardı. Ama tam seçilmiyordu. Archie iyice meraklanmıştı. Ama Albert ın toplantı süresi dolmaya başlamıştı. Mektupların sadece bir kısmını okuyabilmişlerdi. Mektupların geri kalınını alarak odadan ayrıldılar.İşlerinin başlarına döndüler. Staer mektupları iş çantasının gizli bölmesine koydu. Akşam olduğunda Archie ,Annie ye Staer la kalcağını söyledi. İşten eve döndüklerinde yemeklerini yediler ve odaya a çekildiler.Mektupları okumaya devam ettiler. Staer mektup da bay Arthur Flecther adında bir isim okuduğunda Archie gözlerini açarak bu ismi duydum. Flecther şirketlerinin sahibi dedi.
-Öyleyse hemen bu adamla görüşelim.
Archie:
-Adresi biliyorum. Şirket arşivinde var.
-Yarın sabah ilk işimiz bu adamla görüşmek.
-Bu damı bulursak sırrı çözeceğiz.
Staer ile Archie mektupları okudukça bayan Elroy un karanlık bir tarafı ortaya çıkıyordu.Ama bu karanlık taraf neydi. Elroy hala bu konunun neresindeydi? Staer mektupları dolabına kilitledi.Sessizce bu düşüncelerle uykuya daldı.
GÜZEL BİR KAHVALTI:
Sabah olduğunda Candy ve Louısa erkenden kalkarak Annie nin evine gittiler. Birlikte harika krepler ve çörekler yaptılar. Elisa yı da davet etmişlerdi. Ama o Richard ile buluşacağını gelemeyeceğini haber verdi. Candy kahvaltı da Hank i ziyaret edeceğini söyledi. Louısa bu ismi duyunca şaşırdı. Hank de kim di?
-O kim Candy?
-Bir arkadaşım Bay Flecther ın torunu.
Louisa çok şaşırmıştı. Candy Louısa nın sakladığı bir şey olduğunu düşündü.Merakla sordu.
-Neyin var?Louısa
-Candy Hank benim erkek arkadaşımdı.
Arkadaşın mı?
-Evet. Babam iflas edince onu terk ettim.Bana çok kızgın.Asla beni affetmeyecek.
Louısa ağlamaya başladı. Candy onu teselli etti.
-İstersen Louısa seni ona götüreyim.
-Hayır Candy o beni asla affetmez.Çok gururludur.
-O iyi bir çocuk olanları anlattığında yumuşayacaktır.
-Ama Candy
-Lütfen Louısa onu ziyarete gidelim.Eve gidip hazırlık yapalım.
Annie:
-Tamam Candy ben de hazırlanayım. Sizinle burada buluşuruz.
-Hadi Louısa eve gidelim.
Candy ve Louısa eve vardıklarında hemen en güzel bahar kıyafetlerini giydiler.Birlikte yaptıkları turtalardan da sepete koydular. Hank i ziyarete gittiler. Hank Candy i karşısında görünce çok mutluydu.Fakat Louısa yı görünce hayretler içinde kaldı.Olanları anlatan Candy Hank ten Louısa yı affetmesini istedi. Hank önce çok zorlandı ama Louısa nın başına gelenleri öğrenince onu affetti. Bu barışmanın ardından Hank onlara küçük bir konser verdi.Güzel bir bahar mevsimi esen yumuşacık bir rüzgar kuşların ağaçlarda cıvıltısıyla birlikte keman sesi birleşiyor,güzel bir ortam ortaya çıkıyordu. Candy e bu keman sesi Anthony i anımsatmıştı.Güzel geçen bir günün ardından evlerine dönen Louısa ve Candy gelecek planlarını konuştular.
***
Archie ve Staer Dolares e ait mektupları okudukça parçaları birleştiriyorlardı. Önce bay Flecther ı şirketin de ziyarete gittiler.Bay Flecther onları görünce tanıyamamıştı.Ama Archie ve Staer kendilerinin Adley ailesinin birer üyesi olduğunu anlatınca bay Flecther çok şaşırdı.Onları çalışma odasında ağırladı.
-Hoş geldiniz çocuklar demek siz bayan Elroy un yeğenlerisiniz.
Staer:
-Evet bay Flecther
Archie:
-Halamı nereden tanıyorsunuz?
Çocuklar halanız ve ben yıllar önceden tanışıyoruz. Şirket ortaklıklarımız vardı.Fakat ben giderek büyüdüm ve ayrıldım.Şimdi konumuza dönelim. Buraya gelme nedeninizi açıklar mısınız?
Archie:
-Bay Flecther biz bu mektuptaki bayanı arıyoruz.
Staer:
-Siz bu bayanı tanıyor musunuz?
Bay Flecther:
-Evet bu bayan Dolares Adley çok güzel bir kızdı. Bayan Elroy onun zengin ve soylu olmayan bir adamla birlikte olduğu için onu aileden sildi.
Staer:
-Nasıl?
-Bakın çocuklar bayan Elroy Dolares i seviyordu. Onu büyük bir ailenin oğlu ile evlendirecekti.Fakat olmadı Dolares karşı geldi.Zaten içinde bulunduğu katı kuralları sevmiyordu. Evden ayrıldı.Sonrada o damla gitti.Bayan Elroy ondan nefret etti. Dolares in bir çocuğu vardı bir kız bayan Elroy onu Dolares ten aldı ama Dolares in haberi hiç olmadı. Bunu ondan gizledik. Cocuğu da eşime verdi. Biz onu bir yetimhaneye bıraktık. Adı şeydi. Yaşlı bir kadın ve bir rahibe ye ait bir yetimhane idi Adı Ponny di sanırım.Bayan Ponny nin evi idi. Evet bu adda bir yetimhane...
Archie:
-Bu bizim bayan Ponny Staer
-Evet kardeşim. Devam edin bay Flecther
Bay Flecther:
-Bir sepetin içine koydum.Karlı bir kış günüydü. Evde ışıklar yanıyordu.Bir çok çocuk vardı.Mutluydular.Onları bir süre izledim.o genç rahibe ve sevimli bayan onlara çok iyi davranıyordu.Bu çocuk için iyi bir yer olduğunu düşündüm.Bu tatlı sevimli kızı da oraya bıraktım.
Archie:
-Bay Flecther acaba onu nasıl bıraktınız üzerinde ne vardı?
-Sarı bir tulum ve yanında da bir bez bebek üzerinde de Candy yazıyordu.Evet iyi hatırlıyorum.Hatta küçük kızın bir de resmi var.Durun çocuklar size göstereyim.
Bay Flecher dolabından küçük kıza ait eşyalar çıkardı. Archie ve Staer a verdi.
Archie:
-Peki Bay Flecther Dolares i nasıl bulabiliriz?
-Onu bulmak daha kolay Elenor Baker onun arkadaşı gidip onunla konuşun ha bu arada onun gerçek adı Carolayn Dolares Adley dir.
Bay Flecther da bazı belgelerde vardı.Onları da verdi. Archie ve Staer eşyaları alır almaz çantaya yerleştirdiler.Bay Flecther a da teşekkür ederek Bayan Ponny nin evinin yolunu tuttular.Bayan Ponny onları sevinçle karşıladı.Birer çay ikram etti. Archie olanları anlattı. Bayan Ponny çok şaşırdı. Candy nin o kız çocuğu olduğunu anladı.Onlara Candy e ait eşyaları verdi. Archie ve Staer Candy nin gerçek bir Adley varisi olduğunu öğrendiklerinde şok olmuşlardı. Dolares Adley onun annesi idi.Hemen bu kadını bulmak için yola çıktılar. Staer ın aklına Terry geldi. Elenor Baker a ulaşmanın tek yolu Terry ile konuşmaktı. Terry nin rol aldığı tiyatro ya gittiler. Terry oyunu bitince onlarla buluştu. Archie ve Staer olanları anlattı. Terry şaşkındı. Candy nin bu durumdan haberi yoktu. Terry e de henüz söylememesini istediler. Terry kabul etti. Archie ve Staer ın uzun konuşmalarının ardından Terry onları Bayan Dolares ile yüzleştirmeye karar verdi. Arabaya binerek Dolares in kaldığı malikaneye geldiler. Dolares tam adı ile Carolayn Terry i görünce çok sevindi fakat Archie ve Staer ı ilk defa görüyordu. Kısa bir merhabadan sonra onları salona alan bayan Carolayn hizmetçiye çay servisi yapmasını istedi. Carolayn Terry i tanıyordu.Ama diğerleri kimdi?Merak ediyordu. Durumu fark eden Terry onları tanıştırdı. Carolyn isimleri duyunca şaşırmış ve endişelenmişti. Terry onu sakinleştirdi ve her şeyi anlatmaya başladı. Carolayn duydukları karşısında sevinmiş ve kızını bulmanın heyecanını yaşamaya başlamıştı. Hemen Candy i görmek istiyordu. Candy ise klinikte idi. Carolayn üzerini değiştirdi. Terry Staer ve Archie yi alarak Candy i ziyarete gitti. Candy ile karşılaştıkları anda Candy e annesi olduğunu anlatan Bayan Carolyn heyecanlıydı. Fakat Candy şaşkın ve korkmuştu. Archie ve Staer Candy le konuştular. Candy anlatılanları can kulağı ile dinliyordu.Heyecanla annesine sarıldı. Hıçkırıklara boğuldu. Bayan Carolayn kızına kavuşmanın mutluluğunu yaşıyordu.Aradan 1 hafta geçmişti. Candy diğer sınavlarını da tamamlamıştı.Artık okul bitmişti.Elisa,Bayan Leagon , Bayan Elroy Candy nin Carolayn nın kızı olduğunu öğrendiklerinde çok şaşırmıştı. Bayan Elroy öfkelenmişti. Archie ve Staerla konuşup, gizli odaya nasıl girdikleri konusunda sorguya çekti. Archie ve Staer odaya girmediklerini şirketteki dosyaları kurcalarken bu isimle karşılaştıkları yalanını uydurmuşlardı.Bayan Elroy Carolayn ı affetmek istemiyordu. Bayan Carolayn da onu affetmiyordu. Bayan Carolayn Candy i kendi nüfusuna geçirmek istedi.Kendi kocasının soy adını verdi. Candy annesiyle kalacaktı.Bay William kardeşine kavuşmanın sevincini yaşıyordu.Mutluydu. Candy artık annesi ile yaşamına devam ediyordu. Durumu bir de Bayan Elenorla konuşan Bayan Caroly nın sevincine Bayan Elenor da katılmıştı.Birlikte Candy Terry Archie Staer la uzun uzun hayatını konuştu. Candy de klinikte bir hemşire olduğunu kendini geliştirmek istediğini söyleyince Annesi ona destek oldu. Aradan iki gün geçmişti.Bayan Carolyn Bayan Ponny i ziyarete gitti. Kızına baktığı için minettar olduğunu ve yaşadıklarını anlattı. Ayrıca Bayan Ponny e yüklü miktarda bağışta bulundu. Rahibe Maria ve Bayan Ponny çok mutlu oldular. Candy çocukların eğitim ve daha iyi şartlarda yaşaması için çalışma başlattı.Artık daha sağlıklı büyüyecekler ve daha çok kimsesiz çocuğu hayata kazandıracaktı. Ona annesi Carolayn Bay Albert Elisa Bayan Leagon Annie Patty,Staer Archie de destek verdiler. Louısa da Candy le birlikte çalışmaya devam etti.Akşam olduğunda Candy annesine Terry olan ilişkisini anlattı. Terry nin kendisi ile evlenmek istediğini söyledi.Bayan Carolayn çok mutlu oldu.Arkadaşının oğlu ile evlenmesi onu mutlu etti.
CANDY EVLENİYOR DÜĞÜN TRAMPETLERİ ÇALIYOR (mutlu son)
Candy düğün için hazırlıklara başlamıştı. Annie ve diğerleri de ona yardım ediyorlardı. Elisa çok güzel düğün çiçeklerinin yapıldığı bir şirketten söz ediyordu. Candy ve Annie yi alarak,bu şirketin yolunu tuttular.Şirketin sahipleri Bayan Jessie ve Bay Barton la düğün çiçeklerinin hazırlanacağı ile ilgili bilgiler aldılar. Bayan Jessie onlara büyük bir katalog çıkardı. Elisa Candy ve Annie bir masaya oturup katoloğ u incelediler.Bir kaç seçenekten sonra karar verdiler.
Elisa:
-İşte bayanlar harika değil mi?
Annie :
-Çok güzel Elisa bu çiçeklere bayıldım.
Elisa:
-Sen ne düşünüyorsun? Candy
-Bence gülleri kullanalım.
-Tamam öyleyse pembe beyaz güllere ne dersin ikisi birlikte daha romantik olur.
-Pekala Elisa 
-Sırada davetyeler Candy Davetliler için bir liste hazırlayalım.
-Ama benim tanıdığım fazla kimse yok kasabadan tanıdığım kişiler ve çocukları da ekleyebilirim.
-Ah Candy ben sosyeteden kişiler diyorum.Bak Candy Richard ve Terry nin etrafında tanıdığı bir sürü soylu aileler var. Neyse sen bu işi bana bırak harika bir liste hazırlayacağım.
-Peki Elisa öyleyse bu görevi sana bırakıyorum.
-Şimdi Annem ve bayan Carolay nın yanına gidelim.Bakalım moda evinde güzel gelinlikler buldular mı?
-Hadi o zaman kızlar!Bana yetişin.
Elisa:
-Bekle bizi Cady!
-Hahaha!
Bayan Leagon ve Bayan Carolayn Candy nin gelinliği için ünlü bir moda evi buldular. Bir kaç model seçtiler.
Bayan Leagon:
-İşte bu Carolayn Candy nin zarif bedenine çok yakışacak ne dersin?
-İşte bu zarif şık ve estetik.Üzerine zarif bir fransız danteli istiyorum.Saçlarında da ipekli çiçekler olmalı.
-Bunu da not alalım.
Kısa bir süre sonra Candy Elisa ve Annie de onların bulunduğu moda evine de giderek hazırlıkları tamamladılar. Günlerdir süren provalar ve çalışmalardan sonra büyük düğün için herkes hazırdı. Patty ve Louıisa birkaç aşçı ve hizmetçi ile birlikte düğün pastası
çörekler krepler içecekler hazırladılar.
Patty:
-Harika kurabiyeler yaptın Louısa şu çöreklere bayıldım.
-Sana da öğretirim Patty merak etme Staer a bol bol yaparsın.
-Aslında hep bir pastane dükkanım olsun istedim. Louısa
-Bir tane de biz açalım ne dersin?Patty
-Sahi mi?
-Tabi Candy ve diğerleri de bize katılır.
-Harika! ''Patty ve Candy kurabiyeleri'' ve ''Louısa nın pasta dünyası''
-Hahah! Bu güzel bir isim.
Terry heyecanlıydı.Bay Albert ile birlikte düğün arabasını süslüyorlardı. Archie ve Stear da onlara katıldı.
Archie:
-Bu ne güzel bir araba Terry 
-Bu süsleme Richard ın fikri idi.
Archie:
-Zevkli bir adam doğrusu ne de o bir olsa sanatçı
Staer:
-Kesinlikle!
Archie:
-Heyecanlı olmalısın Terry ne de olsa artık damat oluyorsun.
-Evet çok heyecanlıyım.
Bay Albert:
-Ah Terry abartacak bir şey yok. Her şey çok güzel olacak.Rahatla lütfen
-Hey Archie bu balonları ve süsleri kapıyı süslerken kullanırız.
-Tamam Staercığım.
-Hadi bana yardım et.
-Dikkat et Staer uçacaksın. Hahaha!
-Bunları da sen tut Archie

Düğün Bayan Carolayn nın sahil kenarındaki evinin arkasındaki büyük bahçede yapılıyordu.Her yer beyaz pembe güllerle hoş kokulu yasemin çiçekleri ile süslenmişti.Masalarda, sandalyelerde de aynı çiçekler kullanılmıştı.Tıpkı bir cennet bahçesi gibi olmuştu. Annie Patty Louısa Elisa en güzel nedime kıyafetlerini giydiler. Bayan Ponny rahibe Maria yetimhanedeki çocuklar Neil,bayan Leagon ve diğerleri hepsi düğünde idi. Çocuklar için renk renk kurabiye ve şekerler dağıtıldı.Candy ve Terry düğün kıyafetlerini
giydiler ve bahçede yerlerini aldılar.Konuklar mutlu görünüyordu. Büyük bir heyecan vardı. Terry Candy e sonsuza dek evet dedi. Candy de Terry e Yüzükler takıldı.Çocuklar düğünde Candy şarkısını söylediler. Archie ve Staer da onlara eşlik etti. Elisa ve diğerleri de gelin geliyor şarkısını söylediler. Hank müzisyenlerle birlikte vals i başlatmıştı. Candy çok mutlu ve heyecanlıydı.Artık Candy için önünde güzel günler vardı.Tüm yüklerinden kurtulmuş. Yeni bir hayata başlamıştı. Sırada arkadaşları ile gideceği büyük tatil vardı. Archie,Staer Richard Terry Annie Patty Elisa Louısa hatta Hank bile onlara katılacaktı.
Candy Sevinçle yeni evine geldi.Pencereyi açtı yumuşacık kadife gibi rüzgar saçlarını uçuruyordu.Taze havayı içine çekti.İşte artık evliyiz Terry dedi.
-Evet Candy.
Candy düğünden 1 hafta sonra tatile gitmek için hazırlık yapmaya başladı. Candy yeni evinin bahçesini gezdi. Odalara baktı. Her şey çok güzeldi.Annesinin ve Bayan Elenor un hediye ettikleri yeni malikane de Candy Athony i de unutmamıştı. Terry artık onu kıskanmıyordu.Tam tersi Anthony i de sevmeye başlamıştı.Ne kadar zarif bir genç olduğunu daha iyi anlıyordu. Candy yeni evinin bahçesine Anthony nin güllerinden ekti.Bahçıvan ve bir kaç hizmetçi ile birlikte tüm bahçe güllerle bezendi. Candy bu bahçeye onun adını verdi.Şeker Candy adını verdiği gülleri de bahçenin tam ortasına koydu.Çok güzel bir görüntü dedi. Terry.
-Evet onu hep bu güllerle hatırlayacağız tabi teyzemi de..
Terry :
-Artık balayı seyahatine çıkabiliriz. Candy Her şey düzene girdi. Paris İtalya Roma ve Venedik tatili ve diğerleri bizi bekliyor .
-Ah evet bu sefer daha çok eğleneceğiz. Terry
-Evet artık seninle beraber çok mutluyum.Güzel günlerimiz olacak ağlamak yok Candy mutluluk var
-Seni seviyorum Terry
-Ben de Candy
Ertesi gün Candy hizmetçilerle birlikte bavullarını hazırlamıştı. Elisa, Richard ,Neil Britany,Archie Annie Louısa , Hank,Patty,Staer herkes hazırdı. Candy i kapıda konvoy halinde bekliyorlardı. Archie kornaya bastı.
Hadi Candy hazır mısınız? diye seslendi.
Terry:
-Hadi Candy herkes bizi bekliyor.Bavullar arabada her şey hazır
-Tamam geliyorum.
Candy aşağıya indi. Arabaya bindi.Gidelim Çocuklar dedi.
Terry :
-İlk istikamet Fransa (Paris )dedi.
Candy sevinçle bağırdı.
-Bekle beni Paris geliyorum dedi. Terry ve Candy birlikte güldüler.
SON
-
Şu kişiden alıntılanmıştır: sekerkizcandy.org tarhinde 07/08/2018, 21:48Foruma hoş geldin Reyhan 🙂
Daha derli toplu olması için senin yerine öykünü buraya taşıdım. Bu başlık altında yazmaya devam edebilir misin?
Yazdığın ve bizimle paylaştığın için teşekkür ederim. 🙂
Foruma hoş geldin Reyhan 🙂
Daha derli toplu olması için senin yerine öykünü buraya taşıdım. Bu başlık altında yazmaya devam edebilir misin?
Yazdığın ve bizimle paylaştığın için teşekkür ederim. 🙂
Şu kişiden alıntılanmıştır: reyhansenel tarhinde 08/08/2018, 17:49ÇOK TEŞEKKÜRLER SEVGİLER... KENDİME AİT OLAN ROMANI MI DA SİZİNLE PAYLAŞACAĞIM. UMARIM BEĞENİRSİNİZ.
ÇOK TEŞEKKÜRLER SEVGİLER... KENDİME AİT OLAN ROMANI MI DA SİZİNLE PAYLAŞACAĞIM. UMARIM BEĞENİRSİNİZ.
Şu kişiden alıntılanmıştır: sekerkizcandy.org tarhinde 16/08/2018, 13:51Hikâyeyi okumayı henüz bitirebildim. Ayrıntılı yazamayacağını söylemiştin ama bence yeterli derecede ayrıntılı olmuş. Hikâye çok güzel gidiyor, tebrik ederim. Eve giren Stear mı acaba merak ettim. Hikâyedeki tek eleştirdiğim nokta, Candy Saint Paul Akademisi'ndeki eğitimini tamamlamadı ama daha sonra iyi bir hemşirelik okulunda eğitimini tamamlayarak meslek edindi. Devamında belki yüksek lisans, doktora gibi bir eğitim alabilir. 🙂
Hikâyeyi okumayı henüz bitirebildim. Ayrıntılı yazamayacağını söylemiştin ama bence yeterli derecede ayrıntılı olmuş. Hikâye çok güzel gidiyor, tebrik ederim. Eve giren Stear mı acaba merak ettim. Hikâyedeki tek eleştirdiğim nokta, Candy Saint Paul Akademisi'ndeki eğitimini tamamlamadı ama daha sonra iyi bir hemşirelik okulunda eğitimini tamamlayarak meslek edindi. Devamında belki yüksek lisans, doktora gibi bir eğitim alabilir. 🙂
Şu kişiden alıntılanmıştır: reyhansenel tarhinde 17/08/2018, 23:20Haklısın ama ben onu mesleki bir kurs eğitimi olarak hatırlıyordum yani hemşirelik sınavına giriyor ve mesleki bilgilerden dolayı kazanıyor. genel bir kültür eğitimi almadı sanıyordum yanlış mı hatırlıyorum. Çünkü onu bayan ponny baş hemşireyi tanıdığı için gönderiyordu. orayı tekrar yazacağım Evet eve giren Stear doğru tahmin ayrıntı derken karşılıklı uzun dialoglardan bahsettim. Ama vakit bulabilirsem tekrar üzerinden dialoglar halinde geçebilirim. Beğendiğine sevindim.
Haklısın ama ben onu mesleki bir kurs eğitimi olarak hatırlıyordum yani hemşirelik sınavına giriyor ve mesleki bilgilerden dolayı kazanıyor. genel bir kültür eğitimi almadı sanıyordum yanlış mı hatırlıyorum. Çünkü onu bayan ponny baş hemşireyi tanıdığı için gönderiyordu. orayı tekrar yazacağım Evet eve giren Stear doğru tahmin ayrıntı derken karşılıklı uzun dialoglardan bahsettim. Ama vakit bulabilirsem tekrar üzerinden dialoglar halinde geçebilirim. Beğendiğine sevindim.
Şu kişiden alıntılanmıştır: sekerkizcandy.org tarhinde 18/08/2018, 13:37O dönemde, o ülkede eğitim sistemi nasıldı, animede bu ne kadar iyi yansıtıldı, bunlar uzun uzun tartışılacak konular ama benim animeden anladığım kadarıyla bize çok iyi gösterilmese de Pony'nin evinde bir eğitim görüyorlar. Ama Archie, Stear, Anthony, Eliza nasıl bir eğitim aldı, özel ders mi aldılar bunlar pek gösterilmemiş. Saint Paul Akademisi'nde ise kızlar iyi bir lady olarak yetiştirilirken erkeklere de genel dersler dışında sanırım genel olarak din eğitimi veriliyordu. Mary Jane Hemşirelik Okulu ise Saint Paul Akademisi ile eşdeğerde ama daha çok meslek edindirmeye yönelik bir okul. Yine genel dersleri (matematik vs) görüyor olmaları gerekir. Yani kısacası o grupta en iyi eğitimi Candy aldı gibi görünüyor. 🙂
Senin de dediğin gibi hikayen sanki devam bölümlerin bir özeti gibi olmuş, cümle yapılarından ve diyaloglara yer vermemenden dolayı. Ama yine de çok iyi gidiyor. Eve giren kişinin Stear olduğunu söylemeseydin keşke, sürpriz olsaydı. 😀
O dönemde, o ülkede eğitim sistemi nasıldı, animede bu ne kadar iyi yansıtıldı, bunlar uzun uzun tartışılacak konular ama benim animeden anladığım kadarıyla bize çok iyi gösterilmese de Pony'nin evinde bir eğitim görüyorlar. Ama Archie, Stear, Anthony, Eliza nasıl bir eğitim aldı, özel ders mi aldılar bunlar pek gösterilmemiş. Saint Paul Akademisi'nde ise kızlar iyi bir lady olarak yetiştirilirken erkeklere de genel dersler dışında sanırım genel olarak din eğitimi veriliyordu. Mary Jane Hemşirelik Okulu ise Saint Paul Akademisi ile eşdeğerde ama daha çok meslek edindirmeye yönelik bir okul. Yine genel dersleri (matematik vs) görüyor olmaları gerekir. Yani kısacası o grupta en iyi eğitimi Candy aldı gibi görünüyor. 🙂
Senin de dediğin gibi hikayen sanki devam bölümlerin bir özeti gibi olmuş, cümle yapılarından ve diyaloglara yer vermemenden dolayı. Ama yine de çok iyi gidiyor. Eve giren kişinin Stear olduğunu söylemeseydin keşke, sürpriz olsaydı. 😀
Şu kişiden alıntılanmıştır: reyhansenel tarhinde 18/08/2018, 17:53ben zaten dialoglara daha sonra yer vermeyi düşünüyorum. Hikaye oturduğu zaman konuşmalara yer vereceğim. Stear olduğunu bildin ne yapayım söyledim işte ponny nin evindeki eğitim bana ana okulu gibi geldi. hahaha Zaten amacım devam ettirmek ti çünkü çok saçma bir yerde bitti. ponny tepesinde başladı orada son buldu.
ben zaten dialoglara daha sonra yer vermeyi düşünüyorum. Hikaye oturduğu zaman konuşmalara yer vereceğim. Stear olduğunu bildin ne yapayım söyledim işte ponny nin evindeki eğitim bana ana okulu gibi geldi. hahaha Zaten amacım devam ettirmek ti çünkü çok saçma bir yerde bitti. ponny tepesinde başladı orada son buldu.
Şu kişiden alıntılanmıştır: reyhansenel tarhinde 21/08/2018, 19:38müzik kısmından videoları nasıl gönderebiliyorsunuz
müzik kısmından videoları nasıl gönderebiliyorsunuz
Şu kişiden alıntılanmıştır: reyhansenel tarhinde 22/08/2018, 12:03romana fotoğraf nasıl ekleyebilirim Ekle kısmında olmuyor.
romana fotoğraf nasıl ekleyebilirim Ekle kısmında olmuyor.
Şu kişiden alıntılanmıştır: bird-one tarhinde 24/08/2018, 20:22Şu kişiden alıntılanmıştır: reyhansenel tarhinde 22 Ağustos 2018, 12:03romana fotoğraf nasıl ekleyebilirim Ekle kısmında olmuyor.
Kendimce detaylı bir şekilde burada açıkladım, umarım yardımcı olur 🙂
Şu kişiden alıntılanmıştır: reyhansenel tarhinde 22 Ağustos 2018, 12:03romana fotoğraf nasıl ekleyebilirim Ekle kısmında olmuyor.
Kendimce detaylı bir şekilde burada açıkladım, umarım yardımcı olur 🙂
