Giriş
Sevgili Bayan Pony…
Boş kâğıda, sadece bu adı yazarken bile, kalbim duygu seline kapılıyor ve beni kalemi bırakmaya zorluyor.
Büyük bir rahatlama ve minnettarlık hissiyle derin bir iç çektim ve fark etmeden ellerimi dua etmek üzere birleştirdim.
Şu birkaç haftadır sürekli dua etmekten ve her gün Bayan Pony’ye mektup yazmaktan başka hiçbir şey yapamadım.
Pony’nin Evi çok uzakta… Şimdiye kadar, okyanusun diğer ucunda olmaktan hiç bu kadar nefret etmemiştim. Bayan Pony’nin yanında olabilmeyi, onunla ilgilenebilmeyi ve ona cesaret verebilmeyi ne kadar çok isterdim!
Başlığını bile zar zor yazabildiğim mektubu bıraktım ve Rahibe Lane’nin bana, Bayan Pony’nin bir kriz geçirdiğini ve şimdi iyileşmekte olduğunu bildirdiği mesajı yeniden okumaya başladım.
Onun güzel yazısıyla yazdığı şu kelimeler, bana gülümsüyormuş ve kâğıt üzerinde dans ediyormuş gibi görünüyor.
Sevgili Candy,
Bana şu soruyu soran sesini duyar gibiyim: ‘Rahibe Lane, bu doğru mu? Bunu beni üzmemek için söylemiyorsun değil mi?’ İşte bu yüzden, sana Bayan Pony’nin bir mektubunu gönderiyorum. Kendisini daha iyi hissettiğinde, ondan daha uzun bir mektup alacağına eminim.
Bayan Pony’nin yazmış olduğu birkaç satırı tekrar tekrar okudum, o satırları her okuduğumda kendimi ağlarken buluyorum.
Sevgili Candy,
Seni endişelendirdiğim için üzgünüm, ama artık rahatlayabilirsin. Çocuklarım için daha yapacak çok şeyim var ve sana yeniden sarılmadan önce ölmeye hiç niyetim yok.
Eminim, Tanrı dualarımı duyacaktır.
Paulina Giddings
Parmaklarımın ucuyla imzasına hafifçe dokunuyorum. Bu büyük ve biçimli el yazısı, ait olduğu kişinin şefkatini ve ne kadar sevgi dolu olduğunu kusursuz bir şekilde gösteriyor.
Belki de; bu yazdığı mektupta, onu tanımlayan o güçlü hâlinden eser yok… Ama âdeta onun sesini ve yaptığı taze, sıcak keklerin kokusunu duyabiliyormuşum gibi geliyor bana.
“Bayan Paulina…” Alçak bir sesle söylüyorum adını, tebessüm etmeye gücüm yetmiyor.
Çok uzun zaman sonra, yani biraz büyüdüğüm zaman, öğrenmiştim onun gerçek adını.
“Biliyor musun, bana küçüklüğümden beri Pony derlerdi. Bir komşu çiftliğinde yaşayan küçük, tombul bir midilliye (pony) benziyordum. Anlaşılan o ki, görünüşüm o zamandan beri hiç değişmedi.”
Bayan Pony gülerek anlatmıştı bunu bana.
İsimler hakkında her konuştuğumuzda, Rahibe Lane de, her seferinde, komik bir itirafta bulunurdu:
“Çocukken benim adımla ne kadar eğlendikleri hakkında bir fikriniz var mı? Lane Roach (Hamamböceği)… Soyadımdan utanıyordum… Benimle dalga geçmelerini önlemek için, telaffuzu olabildiğince değiştirmeye çalışırdım. Atalarımın soyadıydı ve ben de onu gururla taşımalıydım, ama bunun yerine çok yanlış davrandım.”
Rahibe Lane’nin o ciddi, tüm kaygılarını ifade eden, dalgın yüzü gözümde canlanıyor…
Pony’nin Evinin sıcacık şöminesi, ateşin çatırdayan sesi, eski sandalyesinde dinlenen Bayan Pony ve bana sıcak çikolata ikram eden Rahibe Lane…
“Dikkatli ol Candy, çok sıcak.”
Şöminenin önünde otururken, uyarısını bitirmesine bile izin vermiyorum, fincanı dudaklarıma götürüyorum ve kendimi yakıyorum. O kış sahnesini çok büyük bir özlemle anımsıyorum…
“Ah Candy… Sen hiç değişmeyeceksin!”
Kahkaha atan Bayan Pony, ateşte kavrulmuş şekerlemelerin lezzeti ve dışarıda yağan kar… Çocukların yattığı yer olan ek bina çoktan sessizleşti; ama ben onların uyumadığını, hepsinin yağan karı izlediğini biliyorum. Biz uyuduğumuz zaman, küçük yavrular sessizce kalkacak ve ertesi sabah öğretmenleri uyandığında onları şaşırtmak için büyük bir kardan adam yapacaklar.
Aynı şeyi ben de yapmıştım, Annie ve Tom ile birlikte. Karın yığılmasını beklerken uyuyakalmayalım diye bütün gece birbirimizi çimdiklemiş ve gece geç saatte yataklarımızdan kalkmıştık.
Beni Pony’nin Evine bıraktıkları için anneme ve babama minnettarım. Burası benim evim, her zaman geri dönebileceğim yer…
Candy Candy Fınal Story’nin tamamını aradım ve buldum yarısını buradan okudum diğer yarısını ise bulduğum İngilizce siteden okudum çok aramama değdi size de devamını okumanızı tavsiye ederim sitenin ”finali siz yazın” bölümünde yazacağım gerçek finalin tamamını yazacağım isteyen okuyabilir tabi ki de Türkçe yazacağım aşağıdaki linkden ulaşabilirsiniz.
Finali Siz Yazın… | Şeker Kız Candy (sekerkizcandy.org)
emeğinize sağlık çoook güzel bir iş yapıyorsunuz. çeviriler devam edecek mi acaba
Emeginize saglik
Candynin askere gonullu hemsire olarak gidiyo teri de askere gidiyo orda yarali olan tery le kavusuyo sonra savas askerlik bitince evleniyo uc cocuklari oluyo iki oglan bi kiz petty biriyle evleniyo obur yetim arkadasi sevdigi oglanla evleniyo sonra ne oluyo lutfen biri devamini yazsin her izledigimde agliyorum duygulaniyorum
Turkce cevırıde bu sekıldemı gecıyor gercekten terry lemı evlenıyor
Ben böyle bişi okumadım görmedim siz nerde gördünüz onlar Terry ile ayrılıyor Terry Suzanna ile mecburen beraber oluyor… Candy in kiminle evlendiği belirsiz kitapta ne Terry ne de Albert ; ki Albert da ona abisi kardeşi o tarz bir ilişki içersinde hem kitapta hem film de sadece tepede ki prens in Albert olduğunu anlıyor yani ilk aşkı ki … Bütün kızların ilk aşkı babasıdır . Yani yine burda ki koruyucu melek misali gösteriyor Albertı … Ama ben de çok isterdim Terry ile birleşmesini Suzanna nın mutluluğu için Terry nin acı çekmemesi için kendi aşkından geçmesi hep hayatta Candy nin birşeyleri… Devamını oku »
Ben bu cizgi filmi her izledigimde cok duygulaniyorum agliyorum cok uzucu bi kizin yetim olmasi yasadigi zorkluklar keske devami gelse
Terry ile kavuşması gerekiyordu.. Bir çizgi filmde bile mutlu son olmayacaksa ne anlamı kalır bunca hatıranın.. Bu arada sizin emeğinize sağlık
Iyiki bu site kurulmuş iyiki izledim iyiki iyiki. Çok çok teşekkürler. Çocukluğuma döndüm
Harikasınız muhteşemdiniz 20 yıl sonra izledim ve gözyaşlarımı tutamadım. Emeği geçen herkese teskler
Harikasınııız iyi ki varsınız gözlerim dolu dolu sevinçten.. sonsuz teşekkürler
İyi ki buldum sizi izledim, okudum…
Ahhh çocukluğum..
Çok çok teşekkür ederim,
Sabırsızlıkla bekliyorum. ❤️
Sibelcim harikasın yine ❤️
Devam edin lutfen 🙂
Cok teşekkür ederim cok güzel Lütfen devamı gelsin.
Diyalogları okurken Candy’nin, Annie’nin sesleri yankılanıyor kulaklarımda. Çok güzel. Devamını bekliyoruz sabırsızlıkla 🙂
Harika.. Devamını bekliyoruz
Aslında Candy’nin çevresi; arkadaşları, dostları ve ailesi bildiği Pony Evi’nin sakinleriyle dolu ama hadi itiraf edelim hepimiz Terry ya da Albert’lı kısımları okumayı, yorum yapmayı bekliyoruz. 😀 Yazarcığım da ısrarla öteki tarafları anlatıyor demek ki… Ne yapalım, yorumlar öyle gösteriyor ki o kısımlar da var ve gelecekler 🙂 bu arada çeviriler için çok çok teşekkür ederim. Bu yapılanın hakkı ödenmez…
bu 2010 çıkan kitap değil sanırım
Merhaba. Çeviriler 2010 yılında çıkan kitaba ait. 🙂
harikasınınz …
Neredeyse orijinaliyle aynı tat, emeğinize sağlık…
Lütfen çeviriye devam edin. Çok güzeldi.
Harika okumaya devam♀️
Tekrar tekrar okuyup hep çocukluğuma dönüyorum
Okurken öyle duygulanıyorum ki… Emeğinize sağlık.
elinize sağlık devamını bekliyoruz
Emeğinize sağlık =)
çok teşekkürler devamını heyecanla bekliyoruz 🙂
Yazıyı candy’nin ses tonuyla onun mimikleriyle okuyan bir ben miyim? Hatta ve hatta bayan pony ve rahibe lanenin seside kulaklarımda çınlıyor sanki. İnşallah türkçeye çevrilir. Tepedeki prens dediği için muhtemelen bay albert ile evlendi ama ben onu hayallerimde hep Terry ile yaşatıyorum…
Aynen sizin gibi dusunuyorum.ve yalniz olmadigimi bilmek mutlu etdi
eski bölümlere nasıl ulaşacağız bulamadım
Eski bölümler derken önceki çevirileri kastettiyseniz, eski sitedeki çevirileri almayacağım. Oradaki çeviriler kitabın farklı sayfalarından karışık bölümlerdi. Kitabın tamamını en başından tercüme edip her cuma siteye eklemeyi planlıyorum. 🙂
Çevirinize sağlık…
Mükemmel olmuş